In this casual Turkish dialogue, Speaker B shares that his foot has become swollen and painful, prompting a brief health check with Önder. He mentions that he is not seriously ill and references family members such as Nurhan, Halil, Münek, and Melike, sending greetings and updates about their well‑being. The speakers exchange well‑wishes, discuss possible tea gatherings, and coordinate future visits, showing concern and camaraderie. The conversation is informal, with repeated phrases and a supportive tone, reflecting everyday family communication.
Chapters
Ne yapalım? Hiçmiş. Ne yapmıştır kız?
Yok yani hiç üzülmeyin. Aksız yere söylenmeye bakın.
Tamam.
Önder'e gittim işte ayağım bile biraz rahatsız. Oturacağım şeyde. Dedi bir bakayım hastaladım mı? Caydeyi açtım. Dedi bir geringem lazım yara. Dedi bir sorayım bakayım bir geringem neydi?
Hani?
Yani hastalanmadım. Hafıza'da Nurhan'la hep selamları var. Işte benim ayağımla biraz duracağım şişti bu son günde. Işte Nurhan'da dedi ki anne gel biraz dinle. Yani çayda falan da kesti, çayda falan da gelebiliriz. Hani duranlar bir sersele gidirdi. Yani gezmediğin neyin neyin neyse efendim. Ha annen görürsün. Ha şimdi annen görürsün. İşte yet mi türlü, yetmemi türlü. Halil de iyidir. Münek de iyidir. Ha oldu selam söyle. Ha oldu bir gelince bağlayacağım. Ha hayırlı akşamlar. Güne güne güne.
Sağ ol.
Iyi akşamlar bir yer ince. Bir yer inkenin şey altıya ve üç çayda yanaştık konuştuk.
Canım aman. Bir yer ince.
Biz de senden incinmedik. Beni ben eee eee nasıl ki ben nasıl ki ben tenere teşvikmediniz buranın yanına gelmişim. Bir kere ben bir ayarım şişti. Buradaki mi ne oldu? Bak şeyi gördü.
Üçte iki.
Yani bir kere senin bir kere senin canımsa olsun bir kontrol et ki buradan doldurur rahatlıkla da. Yerle bir kaba ayarımı Allah heli verin. Yerle benim ayarımdaydı. Üç günler ülkeye gelmişti. Şıştı ki. Bu anda dedi ki anne şimdi hafızayı yollasam Melike'yi yollasam sen Melike'ye şey demesin. En güzel izin alayım.
Gel.
Ama şimdi orada söylemişler ki benim beni şehitlerle Durdu mu hep acılarıydı? Ne ben duranmak her zaman geliyorum. Gel gel duranmak kesin gel. O zaman da başka türlü söz söylediler. Sana söylemezler. Sen isen binlerce söyleyeler. Sen isen binlerce söyleyeler.
Bu.
Bu. Yani ne bir şey ayırt etmezsin? Aşı sen de ben hepsinden çok severim. O oldu bitti. Aşı hadi hem de kızlar da. Aşı da ağzı Hümraniye'deki hikayedeki yine diğerini yazdı ya da daha şey varsa Naida ablam demiş ki havayı herkes tellerden teşvikli. Yani olur ki bir şey bir şey desin. Diyor ki diyor ki Naida ablam tellerden teşvikli.