Dubai’de Okul Kayıt Süreci ve Eğitim Masrafları | Aileler İçin Bilmeniz Gerekenler

In this Turkish‑language YouTube interview, host Speaker A talks with Tuğçe Hanım about her family’s recent move to Dubai and the entire process of enrolling their two children (ages 3.5 and 7.5) in local schools. The conversation covers the overwhelming variety of private schools (over 200), the PHD rating system used to rank them, and how parents decide on a curriculum (British, IB, American, Indian, French) based on the child’s interests and family budget. They discuss practical enrollment steps – timing (starting two months before the school year), required documents, teacher references, and a six‑stage assessment for younger children. The interview highlights Dubai’s distinctive educational model: no daily homework, project‑based challenges (e.g., 30‑minute mountain walks), strong parental involvement through workshops and coffee mornings, and extensive extracurricular options such as coding, 3‑D printing, and sports. Logistics like school proximity, traffic, and bus policies are examined, with Tuğçe noting they chose a home near the school to avoid long commutes. The hosts also compare living costs, emphasizing “chiller‑free” housing, free electricity, and community amenities in Creek Harbour, which offset higher rent. Throughout, they share personal anecdotes, recommendations (early research, school tours, matching school size to the child’s temperament), and cultural observations about Dubai’s multilingual, diverse environment. The aim is to provide Turkish families considering relocation with concrete, experience‑based guidance to avoid costly mistakes and ensure a smooth educational transition for their children.
Chapters
Bugün Tuğçe Hanım'la birlikteyiz. Çocuklarıyla ve okula gidişiyle Instagram'da yaptığı videolarla biz onu bulduk. Bu sefer konumuz çocuklarınız, eğitim. Neler yaptınız?
Zor ve meşakkatli bir süreçti bizim için. Şimdi sizi izleyenler bence çok faydalanacak. Dubai'de 200'ün üzerinde özel okul var.
Peki sizin düşünceniz ne oldu? Yani oradaki o seçimleri neler belirledi?
Mesela burası bir İngiliz okulu ve günlük bir ödev sistemi yok kesinlikle. Ve bu yarışmanın belli challenge'ları var. Bu challenge'lardan biri 30 dakika dağ yürüyüşü yapmak.
Çocukların okula gidiş gelişi vs. bu konuları ne yaptınız?
Türkiye'deki öğretmenin referansını çok önemsiyorlar.
Hangi okuldalar? İsim alabilir miyiz okul ismini? Herkese merhabalar, bugün Tuğçe Hanım'la birlikteyiz. Kendisiyle çok kısa süre içinde tanıştık. Kendisi de çok uzun süre olmadı Dubai'ye yerleşeli. Çocuklarıyla ve okula gidişiyle, sosyal medyada, Instagram'da yaptığı videolarla biz onu bulduk. Ve çok ilgimizi çekti.
Dubai'de okullarda ilginç gelen şeyler part 2. Okullarda ödev yok. Gün içinde belli görevler veriliyor ve okul bitmeden tamamlanması bekleniyor. Veliler okul sistemine dahil ediliyor. Parent Workshop, Coffee Morning gibi etkinlikler düzenleniyor.
Tuğçe Hanım hoş geldiniz. Nasılsınız?
Merhaba, teşekkür ederim. Siz nasılsınız?
Biz deyiz. İyi ki geldiniz, bizi kırmadınız.
Davetiniz için ben teşekkür ederim.
Biz dedik ki, şimdi YouTube'a giriş şeklimiz de böyle oldu. Herkese dedik, olabildiğince bilgi verelim. Ve insanlar rahat bilgiye ulaşabilsinler. Özellikle Türkler buraya geldiğinde hata yapmasınlar. Ceplerinden daha fazla para gitmesin. Daha kolay ulaşılabilsin her şeye. Amacımız buydu. Yine benzer bir konu başlığı altındayız. Bu sefer konumuz çocuklarınız, eğitim. Neler yaptınız?
Öncelikle yaptığınız şey çok güzel ve faydalı bir şey. Çünkü biz Dubai'ye yerleşmeden önce bu anlamda çok fazla bilgi edinememiştik. Dolayısıyla alaylı şekilde çok çaba sarf ederek ve kimi zaman yanlış yoldan giderek ve başa dönerek özellikle bu eğitim sürecini tamamladık. Zor ve meşakkatli bir süreçti bu süreçin. Şimdi sizi izleyenler bence çok faydalanacak.
Bir anne olarak en önemli şey, özellikle böyle belli yaşlara ulaşan çocuklar için artık bebeklik bitti, çocuk büyümeye başladı, ne yapılabilir şimdi? Küçükken artık onu nasıl emziririm derden çıkıyor konu.
Artık eğitim var işin.
Gerçeği bu. Çok daha karmaşık. Çocukların ergenliği var. Şimdi farklı bir dünya yaşıyoruz artık. Yani bu Türkiye'de çok farklı, Avrupa'da çok farklı, Amerika'da çok farklı. Siz bir avukatsınız aynı zamanda. İşte işlenen suçları da biliyorsunuz, düzeni de biliyorsunuz. A'dan Z'ye aslında siz buna da hakimsiniz. O yüzden gidişatı da tahmin edebildiğiniz için eğitim sizin için çok önemli.
Çok.
Buna ilgi gösterdiğinizde ben de farkındayım, fark ediyorum. Çocuklar kaç yaşındaydı?
Biri 3,5 değeri 7,5. Yani biri kreş çağında, öteki ilkokul çağında.
Çok güzel. Tam olması gereken yerdeler şu anda. En önemli yaşta buradalar. Peki Türkiye'de nasıl bir eğitim alıyorlardı?
Türkiye'de Türk müfredatıyla tabii ki İngilizce, yabancı dil ilkokul çağındaki çocuğum kreş döneminde İngilizce eğitimi aldı fakat tabi olduğu müfredat Türk müfredatıydı.
Özel bir okuldalardı. Fiyat anlamında genelde biz kıyasladığımız zaman birçok aileye burada işte ev sahibi yaptık ondan sonra eğitim süreciyle de ilgilendik ve gördüğümüz şey şu oldu kıyaslandığı zaman Türkiye'deki okullardan daha uygunu da burada güzel okullar var.
Kesinlikle öyle.
Doğru mu?
Evet.
Biz sizden dinleyelim biraz o zaman. Neler araştırdınız? Nasıl oldu? Zor olduğuna eminim böyle.
Şimdi bizim sürecimiz şöyle başladı. Öncelikle şöyle bir yanılgıya düştük. Biz Kulaktan Dolma okul ismi alıp bunu okulu araştırmaya başladık. Ama sürecin öyle olmaması gerektiğini yolun ortasında fark edip geri döndük. Öncelikle PHD diye isimlendirilen bir sistem var. Burası okulların skorlamasını yapan bir kurum. Dubai'de 200'ün üzerinde özel okul var. Onlarca müfredat.
Hepsi de çok iyi.
Hepsi de çok iyi. Ancak insan fazla çeşitliliğin olduğu yerde kafası da karışıyor. Dolayısıyla hangi bütçede, hangi müfredata tabi bir okul seçmeliyim 200 okulun arasında çok zor.
Evet.
Buradan okulların bilgisine ulaşıp öncelikle ben hangi klasmanda bir okul seçmeliyim mi eleyebiliyoruz. Sonra müfredata karar vermeliyiz. Biz İngiliz müfredatı mı, IB mi, Amerikan mı, Hint mi, Fransız mı o kadar sayısız seçenek var ki. Bunda da tabii ki ebeveynlerin çocuğunu yönlendirmek istediği kısım kadar çocuğun neye ilgi duyduğu ve yeteneğidir ön plan. Benim çocuğum sosyal bir çocuk mu yoksa analitik düşüncesi daha baskın bir çocuk mu? Bunu karar verdikten sonra müfredat kısmını da bir kenara koyuyoruz. Sonra işin içine biraz bütçe giriyor. Bu çok öznel bir konu. Fakat şunu söyleyebilirim ki Türkiye'deki standart bir özel okuldan çok daha uygun fiyata çok daha kaliteli bir eğitim alabilirim.
Kesinlikle. Bunu da ben gözlerimle gördüm. Hafta sonu eğitime giden, burada bir abimin çocuğu. Palm Jumeirah'da, Golden Mile var orada. Crash tarzında bir yer. Ve gittik oraya işte onun oğlunu almaya. Gördüğümüz manzara şuydu. Dedim abi ne yapıyorlar burada? Her biri işte kodlamayla alakalı bir şeyler öğrenmiş. Küçük bilgisayarları var böyle. Thinkpad dediklerimiz o küçük bilgisayarlardan. Hepsinde küçük küçük böyle kodlamalar yapıyor. 5 yaşında, 6 yaşında çocuklar. Ve her biri bir oyuncak üretiyor. 3 boyutlu yazıcıdan. Ya bunlar şaka gibi şeyler. Biz 5 yaşında 6 yaşında hiç yani bırakın bunları bir de İngilizce konuşuyorlar. Türk çocuk orada ana dili gibi İngilizce konuşuyor. Hintlisi öyle işte Avrupalısı öyle. Herkes çok güzel ortak dilde farklı kültürleri öğrenebiliyor. Öğretmenleriyle çok güzel anlaşabiliyorlar. Bunlar harika şeyler.
Şimdi Türkiye'de insanlar daha çok çocuğunu güvenli bir ortamda eğitim alsın ve İngilizceyi öğrenebilsin diye özelliklerle göndermeyi tercih ediyorlar. Fakat burada bunlar defolkta kendiliğinden gelen şeyler. Yani bunlar için ekstra para ödemenize gerek yok. Siz başka şeyler satın alıyorsunuz.
Kesinlikle öyle, kesinlikle. Çünkü zaten hani bizim sektörümüzde de böyle baktığınız zaman. Şimdi çoğu işte bu böyle. Hali hazırda belli bir kalite zaten var. Bunun üstüne ne sunabilirsiniz? Şimdi biz burada neler sunuyoruz? İşte insanlar geldiği zaman işte VR gözlüklerle ev falan geziyoruz artık. Türkiye'den çok daha farklı bir teknoloji kullanıyoruz. İşte inşaat firmalarının kullandığı materyalleri gösteriyoruz. Bunlar mesela Türkiye'de yok. Olanın üstünde bir şey pazarlamazsanız artık zaten Dubai'de her sektör için böyle. Olamazsınız, markette olamazsınız. Eğitim anlamında çok değerli, çok önemli bilgiler bunlar. Peki sizin düşünceniz ne oldu? Yani oradaki o seçimleri neler belirledi? Çocukların spor aşkı nasıldı? İşte bu sıcak havalar vs. bunlara nasıl uyum sağladınız? Çünkü birçok aileden birçok yorum alıyorum ben. Sizin nasıl oldu?
Evet. Biz İngiliz sistemini seçtik, British sistemi. Çünkü benim çocuğum biraz daha akademik eğitime yatkın bir çocuk. Bu arada akademik eğitim deyince insanların gözünde böyle işte müthiş işte matematik, sayısal, sürekli ders çalışıyor gibi bir şey canlı anlasın. Buranın akademik eğitiminin ödev sisteminden bahsedeyim. Mesela burası bir İngiliz okulu ve günlük bir ödev sistemi yok kesinlikle. sürekli proje yapıyorlar. Büyük oğlum Çınar ilkokul seviyesinde İngiliz okulunda ve yapacağı proje şu, sene sonunda bir yarışmaya katılacak ve bu yarışmanın belli challenge'ları var. Bu challenge'lardan biri 30 dakika dağ yürüyüşü yapmak, evde ütü yapmak, bulaşıkları yıkamak, harçlığını biriktirip amaç uğruna harcamak gibi challenge'ları var ve bu çocuğun bir ödevi. Dolayısıyla hayatın içinde ama aynı zamanda teknolojiyle
harmanlanmış bir eğitim fırsatı Bazı basit şeyler de anladığım kadarıyla dahil ediliyor bu projelendirmeye ama ailenin söylemesi yerine okulda bir ödev ve çocuk zaten gündelik hayatında yaptığı şeyleri de araya bunları serpiştirmişler ve kendini başarılı hissediyor haliyle yaparak. İnanılmaz başarılı bir konu.
Dubai'de bir spora yönlendirilmeyen çocuk yok gibi bir şey.
Yok, evet.
Bir enstrüman, spor, bunu öğretmenler gözlemleyip çocukta neye yeteneği varsa ona yönlendirerek ilerliyorlar. Çınar futbolu çok seviyor. Burası da futbolun kalbi gibi bir şey. Sabah biraz erken antrenman yapıyorlar. O biraz can sıkıcı olabiliyor bizim açımızda. 6.40'da antrenmanlar başlıyor. Çünkü sıcaktan etkilenmek gerekiyor.
6.40 ama mükemmel bir zaman. Hava durumu ile alakalı. Çünkü bazen biz plaja gidiyoruz, kite beach'e. Çok güzel oluyor işte. Tam böyle gün doğumu gibi 6.40.
Ben de gün erken başlamayı sevenlerdenim. Çok sıkıntı olmuyor ama tabii o hazırlık süreci biraz yıpratabiliyor bazen.
Evet. Peki çocukların okula gidiş gelişi vs. bu konuları ne yaptınız? Bir servisleri mi var yoksa?
Okul seçiminde bu da önemli. Çok güzel bir konuya değindiniz.
Evinize yakın mı? Biz önce okul seçtik. Sonra ev mi seçtiniz?
Odaya yakın ev seçtik.
Bravo.
Çünkü bazı Dubai'de bazen sabahları trafik olabiliyor. Bunun yanı sıra bazı okullar bazı mesafeye servis de koymuyorlar. Mesela biz bir okulu çok beğenmiştik. Servisle yarım saat 40 dakika sürecekti ve okul dedi ki hayır çocuğun mental sağlığı bizim için daha önemli bu uzun bir yol. Ben 5 sene İstanbul'da yaşadım böyle 2-2,5 saat yol giden çocuklar biliyorum. Sırf hani iyi bir okul diye yani bu yaklaşım bana o kadar farklı geldi ki burada bile hissettim farkını. Hatta dedi ki size okul önerebilirim. Hangi bölgede oturmayı düşünüyorsanız size okul önereyim. Açın listenizi. Ve birlikte şu okul iyi, bu okulu çok önermem gibi yönlendirmeleri oldu.
Ve beğendiğiniz okuldan da bu tercihleri duymak aslında sizi mutlu etti.
Aynen öyle.
Rekabet de olmasına rağmen.
Evet evet.
Harika.
Yıkıcı bir rekabet yok burada.
Aynı zamanda benim bildiğim bir bilgi de şu, çocukların okullu kayıtları için Eylül ayında gelirseniz zorlanabilirsiniz. Haziran, Temmuz yani Eylül'de okul başlıyor. En azından iki ay öncesinde burada olmanız gerekiyor.
2 ay bile yeterli değil. Bir önceki sene bitmeden bazı işlemleri başlatmış olmanız gerekiyor. Çünkü çoğu okul full. İyi okullar, top okullar da yer bulmak biraz zor olabiliyor. Bir de denklik meselesi var.
Yani Türkiye'deki okulun Yani kıyaslama gibi bir durum mu söz konusu? Buraya kayıt olurken Türkiye'deki... Bazı evrak işleri oluyor. Değerlendiriyorlar değil mi bunları da?
Evet, kesinlikle. Yani özellikle eğer kreş çağından başlamayacaksa çocuk altı aşamalı bir sınava tabi tutuluyor. Bu sınav yine böyle akademik bir sınav değil. Çocuğun şekilleri değerlendirebiliyor mu? Dile yatkınlığı nasıl? Mesela öğretmenin referansı... Türkiye'deki öğretmenin referansını çok önemsiyorlar. Yani Çınar nasıl bir çocuk? Yeri bildiriminin çok önemsiyorlar. Onun dışında tabi evrak işleri oluyor. Konsolosluktan bazı belgelerin onaylatılması, apostillenmesi gibi. Dolayısıyla biraz bu sürece erken başlamalarını kavsiye ediyoruz.
Ya buna değer vermeleri harika bence. Çünkü insanlar artık... Biz mesela bir işe alım sürecinde de olabiliyoruz. İşe alım sürecinde bize bir CV geliyor. Biz bile değerlendiriyoruz şimdi. İşe alımda bu normal. Ama özgeçmişe baktığımız zaman örnek veriyorum. İşte biz bir emlak ofisiyiz. Emlakçılıkta 4 yıl tecrübem var diyor. Ve 4 yıl tecrübeye baktığımız zaman 1 yıl farklı yerde, her yıl farklı bir emlak ofisinde veya inşaat firmasında bir yerde çalışmış. Dolayısıyla 4 yıl tecrübeli olmuyor aslında. 1 yıllık tecrübesi farklı farklı yerlerde olmuş oluyor. Eğer biz bunu dediğiniz gibi standartlarla uygulamaya başlarsak aslında herkes bunun farkına varır ve çok daha basit. Çok daha özel konular. Çocuğun ilk başta başladığı okulun dediğiniz gibi kreş tarafından itibaren yani kreş yaşlarından itibaren başlaması. Eğer değilse de olduğu yerin referansları ve bu çocuk üç kere mi okulu değiştirmiş? O zaman çok farklı bir şey çıkabiliyor ortaya. Yani dört farklı, üç farklı öğretmenle muhatap olmuş demek. Şimdi beşinciye geliyor ya da dördüncü öğretmeniyle tanışacak. Şimdi küçük yaşta çocukların tanıştığı kişiler de çok önemli. O psikolojik yapı, olduğu şehir. Dedik ya hani sıcak havalar falan bunlardan etkilendiler mi? Çünkü çocuk aklı biraz da özellikle küçük yaşta daha farklı çalışıyor. Bunun üzerine ben birçok kitap da okudum. Hani biz çocukluğumuzda neydik, şimdi ne olduk? Bunlar da çok önemli. Sıcak havadan etkilenen çocuk artık ödev yapmak da istemeyebilir. Hani bunlar da var. Eğer okulu bunları sevdiriyorsa o zaman harika. 6.45'te o çocuk eğer futbol kursuna gidiyorsa inanılmaz. Seve seve gidiyor. Burada zorlanan ebeveynler oluyor.
Çocuklar koşa koşa gidiyor. Sonuç olarak farklı bir kültüre, farklı bir ülkeye gelmesine rağmen oğlumdan okulu sevmedim. Okula gitmeyeceğim gibi tek bir cümle duymadım. Bu muazzam bir şey. Gerçekten bulunmaz bir kıymet. Bu ne kadar aslında okulu sahiplendiğini Çok
doğru, çok kritik bir soru o zaman sormak istiyorum ben. Muhtemelen tam şu anda bunu izleyenler bunu soracaktır. Hangi okul değil henüz, o değil onu aslanına sayılacağız. Sorum şu, farklı bir okula gitmiş olsalardı bu kadar mutlu olurlar mıydı? Yani sizin orada annelik rolü, onlarda çok büyük ihtiyaçlarını karşıladı mı daha doğrusu? Sizin yaptığınız bu görev, görevinizi yerine getirebildiniz mi anne olarak?
Çocuğum için doğru tercihi yapabilmiş miyim?
Evet.
Soru bu mu?
Yani eğer başka bir okulda olsaydı, evet bizim işte arkadaşlarımızın çocukları buraya gidiyor. Onlar örnek veriyorum İstanbul'da değildi çocukları. İzmir'de okuyorlardı. İşte orada farklı bir özel okuldalardı. Yine çok başarılı. Burayı tavsiye ettiler, biz buradayız. Ama belki de sizin çocuğunuz orada aynı şekilde motive ve mutluluğu duymayacaktı, görmeyecekti.
Doğru, bu çok doğru bir soru. Çünkü başta dedim ya, çok fazla okul listeledik ve sonra gezmeye başladık. Bu arada bir sonraki aşama aslında okul, school tour dediğimiz okullardan randevu alarak bu okulları gezmelerini muhakkak öneririm.
Harika.
Çünkü bir ebeveyn olarak bazı şeyler listede yazıldığı gibi değil. Bu bir matematik değil. Okulun içine girdiğin anda hissettiğin şeyin de çok büyük önemi var. Mesela biz bir okulu çok önerilmişti. Müfredatı bize uygundu. PHD'ye skorlaması çok yüksekti. Ama sadece çok büyük olduğu için eledik. Bence ilkokul çağındaki benim oğlum o kadar büyük bir okuldan hoşlanmayacaktı. Biz daha butik bir okul tercih ettik. Çünkü o okulun her metre karesine kendi ulaşabilmeli. Bu anlamda kendini rahatsız etmeli.
Orada her yerde bir anı hatırası artık bellekte daha kolay olacak.
Yani şirkete girer gibi değil de gerçekten bir ilkokula girer gibi hissetmesini önemsedik. Sorduğunuz soruya evet diyebilirim.
Kesinlikle bence de öyle. Peki sizler için nasıl oldu? Siz herhangi bir okula kayıt olmadınız geldiğiniz zaman. Birisi daha annelik yapmadı. Sizin uyumunuz nasıl oldu Dubai ile alakalı?
Yetişkin olma sorumluluğuyla kendimizi araştırarak bu adapte olduğumuzu tamamladık.
Yaşadığınız yer bir müstakil bir yer mi yoksa?
Müstakil değil, Creek Harbour bölgesi.
Creek Harbour'dasınız, bir dairedesiniz. Yeni gelişen bir bölge. Bir dairemi satın aldınız, kiraladınız. Mutlusunuz evinizde. Klima faturası ödemiyorsunuz.
Evet. Klima faturası ödemiyoruz. Hatta bir bilgi. Elektrikli araç aldım. Aracımın elektrik faturasını da ödemiyorum. Çünkü binada elektrik bedava.
Süper. Elektrik de bedava.
Dairenin içinde elektrik bedava.
Ortak kullanımdaki elektrik bedava. Kısa bir bilgi geçelim. Chiller Free dediğimiz bir durum bahsettiğimiz az önceki. Yani klimaya herhangi bir ücret ödenmiyor. Bazı bölgelerde bu var. MR'ın yaptığı işte Creek Harbour bölgesinin tamamı MR tarafından inşa ediliyor ve orada da yine Chiller Free var. Keyifli bir bölge. Hemen orta kısımda bahçesi var. Çocuklarla oynuyorsunuzdur orada. Çok güzel.
23. katta oturuyoruz. Daha 7,5 yaşında oldum ama o kadar güvenli buluyorum ki. Biraz daha dil konusunda rahatladıktan sonra... Bırakabilirim. Aşağıdaki yeşil alanda tek başına oynayabilirim.
Bazı komünitelerde gittiğim zaman görüyorum çocuklar dışarıda. Hatta olabildiğince gidip sohbet etmek istiyorum. Çünkü merak ediyorum. Türkiye'den çok farklı. Türkiye'de eskiden öyleydi. Hatırlıyorum bizim çocukluğumuz öyleydi. Sohbet ederdik, konuşurduk falan ama şimdi arası ortası yok. Ya gittiğin zaman o çocuk çok eğitimsiz. Eğitimsiz derken ahlak anlamında bahsettiğim yani. Kötü sözler söylüyor birbirlerine. Biz küçükken mahallede birbirimize bile küfür etmezdik mesela. Hani o çocuk yetişme şekli vardır ya, kira da ödüyorsunuz aileyle. Biz bununla alakalı video yaptık geçtiğimiz günlerde. Türkiye'de kiracı olduğunuz zaman aidat ödüyorsunuz. Klima faturası değil ama bir elektrik faturası ödüyorsunuz. Çünkü merkezi sistem klima çoğu yerde yok Türkiye'de. Bunları da hesaba kattığımız zaman, evet Dubai'de pahalı bir kira var. Fakat kıyaslarsak aslında kimi zaman avantajlı da olabildiğimizin ben farkına vardım. Küçük detaylara bakarsak eğer bunun gibi çadır freyi klima ödemiyoruz. Klimanın ben size eğer ortalama işte 1 artı 1 ya da 2 artı 1 bir dairede 1500 liram aylık ortalama 15.000 TL gibi tutarlara geliyor şu anda 11 katı gibi. Bu da baktığınız zaman Türkiye'de bir kira bedeli neredeyse. Sadece klima. Biz bunu ödemiyoruz burada. Ama Türkiye'de olsaydık da Türkiye'de işte belki 5000-6000 gibi bir elektrik faturası ödeyecektik klimadan dolayı. İklimler biraz farklı. Aslında burada da kış sezonu hep 24-25 derece olduğu için klimaya da ihtiyacımız yok baktığınız zaman. Aydat dediğimiz bir konu var. Neredeyse her binada bir sürü kullanım alanı, ortak kullanım alanları var. Havuz, barbekü alanı, muhtemelen sizin de barbekü alanınız var. Evet. Ondan sonra spor salonunuz, güvenliğiniz, otoparkınız ve dediğiniz gibi elektrikli şarj istasyonunuz. Tesla mı var araç?
B7.
B7 daha güzel. Ben çok daha seviyorum. Sedan mı?
Ben de seviyorum. Su.
SUV harika o zaman. Bir BYD yani herkesin hayali şu anda. Suda yüzen arabası da var. Bir yeni çıktı.
Evet evet. Ben de teknolojilerini beğeniyorum.
Çok güzel. Şimdi bütün bunlardan faydalanıp bir de aidat da ödemiyoruz aslında. Aylık bir kira bedeli kadar da aidat
olduğunu düşünürsek Hele ki İstanbul'da aidat tutarlarına inanamıyorum gerçekten. Özellikle böyle bir site ortamında yaşanıyorsa aidatlar çok yüksek. Burada ödediğiniz kiranın içinde.
Ve araba dedik, o arabanın şarj istasyonunu bulmak da İstanbul'da çok zor.
Aynen öyle.
Yaşadığın sitede de öyle. Şimdi bunun meraklısı da var. Ben biraz daha böyle motor sesini duymak istiyorum. Benim böyle daha gürleyen bir arabam olsun düşüncesindeyim. Elektrikli araba harika bir olay. Ama tabii buna önem verenler için veya mesela Dubai hükümeti de buna önem veriyor. Elektrikli araçlar için parklara ücret ödenmiyor mesela Dubai'de. RTİ'nin parklarına herhangi bir ücret ödenmiyor elektrikli araç sahipleri tarafından. Değerlendirecek olursak aslında böyle bir gerçek de var. Ben bundan biraz söz etmek istedim. Siz bir klima faturası ödemiyorsunuz, işte ortak kullanım alanlarınız var ve bir community tarzında olduğu için orada site yaşamı dediğimiz Türkiye'deki ondan daha güzel bir yaşam var aslında orada. Çünkü sitede biraz daha böyle kısıtlı kalıyorsunuz, kapalı kalıyorsunuz.
Dolayısıyla bir süre sonra yapacağınız şeyler bir kısır döngüye giriyor. Ama burada çok fazla fırsat var. Evet, belki Türkiye'den daha ucuz değil ama Türkiye ile aynı parayı ödeyerek çok daha kaliteli bir hizmet satın aldığımızı söyleyebiliriz.
Çok doğru. Herhangi bir aile için bence bu çok önemli bir konu. Yaşayacakları yer çok önemli bir konu. ClickArbor'a yakın okul var mı sorusu bana daha dün geldi. Emin olmamakta bir isim verdim ama siz muhtemelen o yakın okula gönderiyorsunuz zaten çocuklarınızı. Hangi okuldalar? İsim alabilir miyiz okul ismi?
Creek Harbour'a en yakın okul bildiğim kadarıyla Swiss International.
Tamam.
Ama ben oraya göndermiyorum. Oranın müfredatı İngiliz müfredat değil. Ben Kent Kalıcı'ya gönderiyorum. Eşimin işyerine de yakın. Tam böyle evli iş ortası. Bu giderken bırakıyor. Ben alıyorum.
Çok güzel.
Servis düzeninde.
Çok güzel. Süper.
Küçük olan kreşte, o 40 abire zaten yürüme mesafesinde.
Çok güzel.
Sabahları skuterle kaskını takıyor, skuterle kreşe gidiyor, park ediyor. Sonra çıkınca aynı şekilde dönüyor.
Çok güzel, maşallah. Ben çok teşekkür ederim. Yani bir sürü soru cevapladınız. Bu böyle bir işte 15-20 dakikalık bir video belki ama bana kalırsa 4 aylık bir emek belki de 5 aylık bir emeğin sonucu. Şimdi izleyenler çocuğumu okula mı göndermeliyim diyebilir. Hayır. İlk başta dediğimiz gibi biraz daha önem verirseniz belki mutlu da olmayabilir aynı okula giderlerse. Komşuda olabilirsiniz. Belki komşusu olursanız Tuğçe Hanım'ın orada yaşamaktan siz mutlu olmazsınız. Belki bir müstakil yerde yaşamak istersiniz. Aynı şekilde çocuğunuz da sınıf arkadaşı olabilir ama belki çocuğunuz o okulda mutlu olmaz. Daha büyük bir okul ister. Ya anne Dubai'ye geldik biz neden büyük okula gitmiyoruz da diyebilir. Bunları sormanız gerekiyor biraz çocuklarınıza. Umarım faydalı bir video olmuştur. Ben çok teşekkür ediyorum. Sizin söyleyecekleriniz.
Şunu söyleyebilirim, hangi okulu tercih ederlerse etsinler, kaliteli ve güvenli bir ortamda olacaklarına emin olabilirler ve dünyanın hiçbir yerinde parayla satın alınamayacak bir kültürel çeşitliliği kucaklayabiliyorum.
Çok doğru, evet.
O yüzden biz çok mutluyuz.
Doğru. Kesinlikle. Keşke biz de zamanında burada buna benzer bir okul doğa eğitimi almış olsaydık.
Ben de bunu içimden geçirdim.
Değil mi? Okulu görünce dediniz değil mi bunu? Çok teşekkür ederiz Tuğçe Hanım. Çok sağ olun. İyi ki geldiniz.
Çok sağ olun.
Kendinize iyi bakın. Bizi takip etmeyi, videomuzu beğenmeyi unutmayın. Kalın sağlıcakla. Daha buna benzer içerikler isterseniz yorumlarda lütfen belirtin. Bay bay.
More from Ömer

DUBAİ'DE OTO SANAYİ AÇMAK: Barış Yalmancı ile Sanayi Turu, Lüks Otolar ve İş Kurma Hikayesi









