Trabzon Gezi Vlog: Akçaabat Köftesi ve Atatürk Köşkü Turu

Emre and friends explore Trabzon, touring the free Atatürk Köşkü with Black Sea views during the Culture Festival, then eat at Cemil Usta for Akçaabat köfte, kuymak, and seafood. They drive toward Samsun and stop at a village house to explore.
Chapters
Herkese Trabzon'dan merhabalar. Diyorum ki burada yiyeceğin mısır dünyanın en lezzetli mısırı olabilir. Ben almam ki o zaman şu an. Sertme kahvaltı gelsin. Bir köfte alalım.
Sertme kahvaltı mı dediniz?
Bir tane kuymak alalım.
Hayır, ben yemeyeceğim.
Bilahana sarma alalım. Domatesler bahçeden mi efendim?
Yok, ben yedim.
Ah, ben yiyemem ki bahçeden diye. Sen müteahhitsin, burayı yapan sensin. Balkonu içeriye katacaksın. O zaman neden burayı balkon yapıyor? Az katı bana satıyor musun? Trabzon'un 3. yurmaktayız. Arka da uçağımız var. Hava nasıl?
Mis, çok güzel. Şu anda anladım neden tüm Arapların Trabzon'a geldiğini.
Uçağınızdan inip yürüyorsunuz abi. Otobüs falan yok.
Az önce uçakta ben dedim ki yürüyerek gideceğiz. Hayır aşkım saçmalama diyor bana. Havalimanında hiç yürüyerek gider mi insan diyor. Otobüse gideceğiz diyor.
Herkese Trabzon'dan merhabalar. Trabzon'a geldik ve uçaktan inerken görüntüleri de çektik. Böyle yağışta beklemiyordum, böyle havada beklemiyordum. Hiç de bakmadık hava durumuna ki böyleyiz. Üstümüz başımız böyle.
Ay seni yesinler mi? Çok şanslıyız aşkım ya, çok mutluyuz.
Evet, normalde Cristina'dan dolayı 15 euro mu ne para verdiğimiz müze kart olayına bugün kültür festivali olduğu için Trabzon'da... Eyvah söyleme,
ne zaman 15 euro verdim ya?
Hiçbir zaman vermedim ona parayı. Vermedik de o kadar para istiyorlar. Bugün ücretsiz olarak geldik. Kültür festivali, Trabzon Kültür Festivali sağ olsun. Atatürk Köşkü'ndeyiz. İçeri girmek parayla ya.
Yalan söyleme ya.
Ümidim gençliktedir yazıyor bak. Böyle de bir yer göremezsin Türkiye'de. Yatak odası burada. Dinlenme odasının sadeliğine bakar mısın? Ooo banyo yıkılıyor.
Ne oluyor?
Bence güzel.
Atatürk Köşkü'nün önündeyiz. Köşkün önünde böyle bir manzara hakim.
Seyir
terasından herkese selamlar. Fotoğrafçımız burada. Güzel bir manzara var. Tamamen denize bakıyoruz. Şehirden çok deniz görüyoruz buradan. Köfteciye de gideceğiz şimdi. Köftenin tadı nasıl olduğunu düşünüyorum. Şehir manzara çok... Şu an umurumda değil. Burada yiyeceğin mısır dünyanın en lezzetli mısırı olabilir biliyor musun? Türkiye'de köftesi meşhur olmayan yer 1'dir 2'dir. Sen beni dinle. Diyorum ki burada yiyeceğin mısır dünyanın en lezzetli mısırı olabilir. Daha iyisini de gördüm diyor. Ben almam ki o zaman şu an. Herkes Arapça biliyor. Ben abi Dubai'de yaşıyorum. Ama ben Arapça bilmiyorum. Ben Türkçe konuşmuyorum, İngilizce konuşuyorum abi. Kaynamıştan alalım sanırım. Sen ikisine 100 lira ver abi.
Bir tane, bir tane.
Ye ya. Adam ikram ediyor, farkında değilsin sen şu anda. Abi çok teşekkür ediyoruz. Bu lezzet için sana dualarımı edeceğim. Youtube'da da izlersin. Bek cennete gidecek adam değilim. Niye abi ya, kim bilir. Mısırcımız bize mısır verdi. İkisine 100 lira verdik. Mısırlar bir çok yüzüyor.
Bu da senin bu arada. Ver
pozunu ver pozunu. Trabzon.
Kapat klimayı kapat. Çok soğuk.
Şu anda o çok meşhur Cemil Usta'ya geldik. Hemen burası deniz. Yağmur yağmaya devam ediyor.
Bu mudur öneriniz? Bu iyi.
Nereye geçelim? Abi geldik Cemil Usta'ya. İlk defa geliyoruz, Trabzon'da da ilk günümüz. Cemil Usta'da da ilk deneyimimiz. Güzel bir mekan, Denizli'de sıfır beklemiyorduk. Merkezde de var değil mi buradan? Trabzon merkezde var. Merkezde var değil mi? Aynı yani Cemil Usta. Sertme kahvaltı. Gelsin. Bir köfte alalım.
Sertme kahvaltı mı dedin?
Bir tane kuymak alalım.
Hayır ben yemeyeceğim.
Bir lahana sarma alalım. Bir akçabat biraz, bir tane çoban.
Emre ben yemeyeceğim bunları.
Şaka yapıyorum ben de yemeyeceğim. Akçabat köfte alacağız başka da bir şey yemeyeceğiz herhalde. Tamam başka ayran alırız. Biraz var mı? Yaprak antrikot, dürüm. O zaman biz iki tane bir porsiyon akçabat köfte, iki ayran alalım. Ya ben anlamadım burada yaz yok mu abi? Burası hep mi böyle? Bereketli mi geldin bizden mi ötürü? Gerçi bizim de bir uçak adam geldi de. 1969'dan beri bu adamlar burada kuymak yapıyor, çorba yapıyor, kaygana yapıyorlar. Akçabat piyaz, bak böyle geliyor Akçabat piyaz. Bak bak. Köfte bu. Mezgit. Hamsi ızgara. Levrek buğulama. Aha. Dana bonfile. Yaprak antrikot mu demişti değil mi? Öyle bir şey dedi adam. Yaprak dedi ama bir.
Ooo.
Sucuk fena gözüküyor da, ellemli sucukmuş. Abimizin dediği kadar var mı? Dedi ki dünyanın en iyi köftesi budur. Bunun daha ötesi yoktur. Ama dedi kişiden kişiye ve ete göre değişir. Dolayısıyla bakacağız. Ben köfteyi gerçekten beğendim. Böyle bir görüntüye sahip. Ama etin lezzeti bence daha biraz böyle güzel yapıyor köfte. Şöyle bir tatlı geldi. Ben dedim ki ziyan olmasın abi al. Bak şimdi bak tepkiye bak. Nasıl? Beklemiyordun değil mi böyle bir şey? Köfte dedi şey diyemem ama buna dedi her türlü kefil olurum. Abi dediğin kadar var ya. Yemin ederim dediğin kadar var yani. Bu acayip güzel bir şeymiş. Bunları satıyor musunuz siz? Giderken alsak mı acaba ya bizimkilere falan? Bu balmış o yüzden hoşunuza gittik. Bal fındık. Ne o ne o ne o? Yap dansını, yap dansını. Az önce yaptığın o çılgın dansını yap aşkım. Suat ustada yemeğimizi yedik ve Suat usta geride kaldı. Şimdi yürüyüş tarzı işler yaptık. Böyle sonsuz bir deniz, kara deniz. Evet, anı itibariyle Ünye'ye neredeyse gelmiş bulunmaktayız. Ağımız yine deniz. Yol boyunca Trabzon'dan Samsun'a gidiyoruz şu anda. Samsun'da son 100 km'miz kaldı. Heyecanlıyız. Hediyeler aldık. Arkada poşetler var biraz böyle sağa sola. Yine sunan fındık aldım. Çarşısına girdik. Biraz kalabalıktı. O yüzden dedik tamam çık yeter.
Ya küçükler de var. Merhabalar,
eviniz çok güzelmiş. Ne iş yapıyorsunuz? Bir bakabilir miyiz, tur yapabilir miyiz? Tabii ki buyurun. Burası bahçemiz. Şimdi evin içine geçeceğiz. Küçük ama yeterli. Yeterli, idare eder. Burası 3 katlı bir ev. 2,5 mu? Mutfak baya geniş. Bizim ev kadar bir mutfak var. Salata yaparsın. Salatamız hazırlanıyor. Domatesler bahçeden mi efendim? Ah ben yiyemem ki bahçeden diye. Sol tarafta bir odamız var. Oooo bu nedir ya? Ya neyi dahası var? Bir şey diyeceğim. Burayı sen müteahhitsin. Burayı yapan sensin. Madem burayı yapıyorsun. Balkonu içeriye katacaksın. O zaman neden burayı balkon yapıyorsun? He öyle diyorsun. Havalı harbiden de havalı esiyor yani.
Ben de esiyorum ileride böyle. Komşu oluruz sizin.
Alt katı bana versene. Komple komple komple.
Yok öyle yok.
Hayır nasıl hayır yok.
Bence biz yanına narsa alalım komşu olalım.
Ya nereye alıyorsun narsa buralardan? Artık yok ki.
Balar, kaya güney.
Alt katı bana satıyor musun?
Ama istediğin kadar süresiz kalabilirsin.
Süresiz istediğim zaman... Diğer kızdan kal, sana göre. Oooo, dayısın da var he. Bizde de var evde.
Şimdi kızı da açacaksın. Aynı otel gibi düşün. Dolabı var.
Süper. Buraya köy evi dersen çarpılırsın. Değil mi?
Yatak odamız var.
Bu namaz burada bu manzarayla mı kılınıyor?
Yok bu mazda da yatıyoruz. Burada perde çekmeye gerek yok.
Harbiden gerek yok perdeye yani. Kaç kilosun bir bakalım. Ben söyleyeyim sana 89.2 Kaçmış? 89.2 dedim mi? Bilemem normalim şu anı gördüm ben. Aşağı iniyoruz. Sağ tarafa bakalım. Ha burası benim odam mı şimdi yani?
Şurada çift kapı var yalnız.
Çift kapı ne için? Kimden koruyorsun kendini?
Ben hanımı kaçırdım biliyor musun? Torunum burada kaldı. Kaçmasaydı çift kapı yaptım buraya.
Oo bahçe güzel.
Benim torunum kalıyordu. Hep alttan böyle böcek böcek gelir diye korkuyordu böcekten. Dede korkuyorum dede kalktı bir kapı da yapmadı.
Bu kapı ondan. Şimdi asıl büyük olay benim oda. Bu oda benim odam mı? Beş yıldızlı otel odası. Oda çok güzel ya. Çok güzel. Maşallah. Şimdi iki buçuk kat dedik, yarısı buçuk aşağısı. Asıl olayımız yukarıda mı yoksa? Abartmaya gerek yoktu. Misafir gelir. Şeyiyle köyde yaşanır mı? Her yer dertli toplu ya.
Aç kapıyı. Film çekeceğiz.
Aç kapıyı, film çekeceğiz.
Burada... Bir yatağı varsa burada var.
Ben burada kalayım desem burada kalabiliyor muyum?
Tabii ki.
Burası ne güzel ya.
Bir şey bırakmıyor, nasıl güzel.
Aa, sabun kokuyor.
He, sabunlar kurutuyor burada. Buraya da şöyle küçük bir motosiklet yaptım. Çocuk çay may demiyor sanırım da. Motosiklet istiyor diye.
Burası en güzel yer.
Olayımız budur.
Asla evde denemeyiz. İsteyeni satar mısın? Mümkün değil. Paha biçilemez miyim?
Para değeri yok buranın.
Abi çok güzel güle güle oturmalıyım maşallah.
Gerçekten para sar değeri yok benim için.
Doğrudur.
Bir de kendiniz için yaptığınız için.
2 saatlik rotanın ardından uçağımıza biniyoruz. Yürüyerek indiğimiz Trabzon'dan sonra yürüyerek Samsun'da uçağa biniyoruz. Uçağımız burada.
More from Ömer

DUBAİ'DE OTO SANAYİ AÇMAK: Barış Yalmancı ile Sanayi Turu, Lüks Otolar ve İş Kurma Hikayesi









