Yaz Basketbol Kampı Nasıl Seçilir? Sinan Güler, Güler Legacy hakkında Sıkça Sorulanları Cevapladı

In this Turkish-language interview, host Speaker A conducts a comprehensive FAQ with former professional basketball player Sinan Güler about Güler Legacy, the family‑run basketball summer camp organization he co‑manages with his father Necati Güler and brother Muratcan Güler. Sinan recounts the founding of Güler Legacy in 2010‑2011, inspired by his own experiences at elite U.S. camps such as Michael Jordan and Five Star, and the desire to create a Turkish‑based environment that uses basketball as a tool for broader personal development. He explains the distinct roles of each family member, the camp’s structure (ages 11‑22, with a regular program for 11‑16 and an elite 17‑22 track), daily schedules, and the partnership with Özge University that provides facilities and a “home‑like” atmosphere. The conversation covers the registration process, the values guiding coaches and volunteers, notable alumni who turned professional, and the organization’s long‑term vision that includes greater technology integration and an enduring alumni network. Sinan emphasizes the camp’s aim to foster life skills, responsibility, and community, urging parents to view the program as more than basketball training. The interview ends with closing remarks and an invitation for prospective athletes to apply.
Chapters
Güler Legacy hakkında en çok merak edilenler videosunun herkese merhaba. Bugün sevgili Sinan abiyle beraberiz. Sinan abi hoş geldin. Hoş bulduk. Uzun yıllardır 2011'den beri Güler Legacy ile beraber basketbol temelli bir değer üretiyoruz aslında. Ama şirkette alakalı çok fazla merak edilen şeyler de var. Bugün onları sırasıyla cevaplayacağız.
15. yılımızı yakışır bir şekilde cevaplayabiliriz umarım.
Aynen öyle. En temelden başlayalım. Güler Legacy nasıl ve neden kuruldu?
İlk kuruluş noktası tabii ki 2010 Dünya Şampiyonu sonrasında... ...sportif anlamda yapabileceklerimin... ...ve ailemden öğrendiğim, aldığım bütün değer önerilerinin... ...paylaşılabileceği bir ortam yaratmak odağıyla çıktı. O sıralar... Neyi nasıl yapabilirim? Biraz daha ülkede oluşan diğer spor organizasyonlarından farklı olarak nasıl yapabilirim? Bir de çocukluğumda nelerden beslendiğimi görerek bunu yaratabilirim düşüncesiyle bir yaz kampı yapmak, hem abimle benim birlikte gittiğimiz yaz kamplarından, hem babamın Türkiye'de organize edilmesine vesile olduğu yaz kamplarından esin ederek bir organizasyon yapma niyetiyle yola çıktık.
Peki. Necati Güler, Muratcan Güler ve Sinan Güler, üç farklı figür. Bu üçlü bir arada Güler Legacy'nin içindeyken kim hangi rolü temsil ediyor?
Aslında rollerimiz aynı zamanda biraz oyuncu karakterlerimizi, biraz insan olarak karakter farklılıklarımızı da dengeleyecek bir noktada. Şeyi söylemek belki mütevaziliğin dışına çıkıyor olabilir. Yani bu işin lokomotifi uzun seneler boyunca... Ben oldum. Şimdi abimle beraber onu yönetebiliyor olmamız ve babamın vizyonunu bir şekilde paylaşabiliyor olmamız özel. Bu noktada rolleri nasıl farklaştırabiliriz diye düşünecek olursak bence babamın tutkusu ve oyuna olan sevgisini yansıtabileceği bir ortam yaratıyoruz onun için. Ve olabildiğince kendi hikayesini özellikle genç antrenörlerle paylaşabileceği belki... Biraz jenerasyon farkının girdiği noktada oyuncularla kendini bir arada hissedebileceği bir ortam yaratarak ilerliyoruz. Abim bugün bence direksiyonda ve işimizi ilerletmek ve büyütmek adına çok önemli adımlar atıyor. Ama aynı zamanda sporculuğundan geldiğimiz karakter özelliklerini ortaya koyabilecek olursak düzeni ve disiplini koruyan bir biri. Ben de tabii sporculuk kariyerimde yakaladığım imkanlarla birlikte Hem biraz ön plana çıkan, biraz daha hikayeyi anlatma fırsatı olan... ...hem de merakımdan dolayı, hep böyle kutunun dışında neler varı kovalamayı sevdiğimden dolayı... ...biraz daha böyle işin dışarıda neler olabilir, nasıl daha geliştirebiliriz, neleri farklı yapabiliriz... ...düşüncesiyle ilerleyen bir noktadayım. Belli noktalarda üçümüz birbirinin kişisel özelliklerini tamamlayan... Yerlerde, belli noktalarda hem birikim gereği hem olaylara bakış açılarımızın farkından dolayı farklı düşündüğümüz yerler de var. Bunları da olabildiğince dengelemeye çalışıyoruz.
Gittiğiniz Murat Çan abiyle beraber kamplardan bahsediyorsun abi düzenli olarak. Zaten Michael Jordan kampı da senin düzenli olarak anlattığın en meşhur kamp. Ama muhakkak söylediğin gibi orada edinilen tecrübeler bir şeyleri şekillendirdi Güler'le göz sözlerinde. O Michael Jordan kamplarında o yaşanılan deneyim Güler Legacy'yi nasıl şekillendirdi? Yani oradan alınan örnekler neler?
Öncelikle kampın içeriği ve sadece Michael Jordan kampı değil burada, burada geçmişten bugüne Amerika'daki basketbol özellikle yani temele tabana yayılan basketbolda çok önemli etkisi olan kamplara da gitme şansı yakaladık. Bunlardan bir tanesi Five Star. İşte AAU ya da Prep School turnuvaları ve onun etrafında şu an dolaşan bir basketbol sahnesi ve endüstrisi olduğunu düşünürsek bu yaş grubunda daha öncesinde bu Faiz'ların ve ona benzer kampların yönettiği bir dünya vardı. Bütün üniversite antrenörlerinin, bütün potansiyeli yüksek olan sporcuların katıldığı, tarihine baktığında NBA draftlarına girmiş ve ilk ondan seçilmiş. Bir sürü oyuncunun her seneden en az bir oyuncunun o kampı görmüş olduğunu gördüğümüz bir ortam var. Oradan biz kampların içeriklerini aldık. Michael Jordan'dan ben iki tane kampına gittim ayrı iki sene içerisinde ve Michael Jordan'ı orada görmek, onun aurasıyla aynı ortamın içerisinde bulunmak tabii ki paha biçilmez bir tecrübe. Ben çocukluğumu Michael Jordan olma hedefiyle büyüyen bir... Birey olarak aslında ondan aldığım enerjiyi paylaşabileceğim, belki işte yeni sinangülerler yaratmak olmasa bile benim kariyerimden ve ailemin basketbol tecrübesinden feyz alarak kendi hayatlarına katkı verebilecek, farklı şeyler yapabilecek insanlara ulaşabileceğimizi düşündüm. Onu biraz aldığımızı söyleyebilirim. İçeriğin içerisinde biraz daha farklılaşmak, biraz daha sadece... Sadece basketbol değil, dışarıda neler yapılabilir, basketbolun içerisinde olup da birlikte neler yapılabilir, takım olma algısı, bireysel sorumluluklar, sağ dışında bazı koyduğumuz standartlar ve koyduğumuz kurallar aslında biraz da bir bireyin takımla beraber geçirdiği vakitte kendi üzerine düşen sorumlulukları da anlatmasını ve onları göstermesini istediğimiz şeyler. Bunları yaratmaya çalışıyoruz.
Kamp demişken biraz bence Gülerlegesi kampıyla alakalı temel şeyleri de cevaplandıralım isterim. Kaç yaş aralığında çocuklar, sporcular katılabiliyor?
11 ile 22 yaş arası sporcular katılabiliyor. Bu sene biraz daha farklı bir yol ilerleyelim istedik. 11-16 yaş grubuna normal kamp standartındaki programı düzenliyor olacağız. Aynı zamanda birkaç senedir büyüttüğümüz, ben oyuncuyken çok faydalandığım ve o yaz kampında kendi yeteneklerine odaklanmanın getirdiği... Gereksinimleri biraz daha yoğun bir antrenman temposuyla gösteren 17-22 yaş aralığı içinde bir elit kamp düzenliyoruz. Bu iki kampı bir arada yapıyor olmamız biraz da aslında abilik, ablalık, kardeşlik ortamlarını yaratabilmek ve herkesin bir arada vakit geçirdiğini ve aslında hikayelerin nerelere evrimleşebileceğini gösterebilmek.
Peki kamplarda sadece basketbol öğretme... Amacında mı gülerlekesi yoksa felsefe çok daha geniş mi?
Hedefimiz tabii ki basketbolu araç olarak kullanmak. Hayata dair belki biraz vizyonlarına insanların bir şeyler katabiliyor olmak. Sporun içinde bulunduğu değerleri paylaşacağımız ortamları yaratmak. Ve bizim grula söylediğimiz şeylerden bir tanesi, bugüne kadar yaz-kış yaptığımız organizasyonlarda 4 bin aşan sporcuğa ulaştık. 4 bin içerisinde belki 50... Bir tane profesyonel hayatına devam eden, şu an aktif olarak oynayan veya oynamış sporcu vardır. Ama geri kalanları spordan öğrendikleriyle ya spor endüstrisi içerisinde belirli şeyler yapıyorlar ya da kendi hayatlarında spordan faydalanabilecekleri bir alan da yaratıyorlar. Bunu yaratabilmek önemli. Profesyonel sporcuların hikayelerini takip ediyor olmak bize inanılmaz gurur veriyor. Ama en çok mutlu eden şeylerden bir tanesi de spordan öğrendiklerini hayatın getirdiği noktada kendi faydalarına fayda yaratacak bir ortama getirdiklerini görmek.
Basketbolun yanındaki en temel vizyonun yardımcılarından bir tanesi de aslında senelerdir kampın yapıldığı Özge'nin Üniversitesi. Burada en merak edilen konulardan bir tanesi baya uzun seneler oldu. Neden her yıl Özge'nin Üniversitesi?
Bizim çok önemli bir paydaşımız. Burada Hüsne Özge'nin vizyonu ailesiyle beraber kurduğu ortam ve hayalini kurduğu ortamın içerisinde şu an o tesislerde çalışan ekiple beraber bugüne kadar yarattığımız bir dinamizm var. O dinamizmi korumak bize çok büyük faydalarla beraber geliyor. Biz bir yas tatili kampı yapmak istemiyoruz. En azından odaklandığımız değerler önerisinin içerisinde şu anda bu şekilde ilerliyoruz. Belli bir zaman sonra bu tabii ki değişebilir ama Özge'nin üniversitesinde bulunuyor olmak bize aslında Özge'nin ev sahipliği yarattığı bir ortam değil, daha çok bizim kendi evimizde hissedebileceğimiz bir ortam yaratıyor. Belki de Türkiye'de üniversite... Üniversite kampüsleri arasında en ileriye dönük vizyonla yaratılmış spor tesislerinden bir tanesinde herkesin tek bir çatı altında hareket edebileceği bir ortam sağlıyor Özey Üniversitesi bize. Bu yüzden de onlar bizden memnun, biz de onlardan memnun ve artık ilişkimiz, dinamizmimiz, enerjimiz her sene büyüyerek ilerliyor. O yüzden de çok keyifli bizim için özelliğinde olmak.
Güler Legacy kampının ilk gününe sabah saatlerinde gelen bir sporcu önündeki bir haftayı neler yaparak geçiriyor? Belki burada kamp tarihlerini de söyleyebiliriz.
6 Temmuz 11 Temmuz tarihinde beraberiz inşallah katılan sporcularımızla birlikte. İlk geldiklerinde aileleriyle birlikte geliyorlar. Kayıt süreci ve odalarını görmek, odalarına yerleşmek. Süreçleri aslında sağ dışında geçirerek başlayan bir ortam. Daha sonrasında ilk günümüzü biz daha çok sporcuyu tanımakla geçiriyoruz. Kendimizi tanıtmak ve sporcunun kendisini tanımakla geçiriyoruz. Burada performans testleri ve takımlara ayrılma etkinliklerimiz var. Ve akşamı da aslında takımlar yeteneklerinin ne olabileceği ve... Nerelerde denge kurmamız gerekiyor. Teknik ekiple beraber bunları tasarladığımız bir ortam var. Ondan sonra haftanın geri kalanı bir gün hariç neredeyse birbirine çok benzer bir noktada. Sabahları istasyonla başlıyor kahvaltı sonrası. Her yemek arasında bir kere sahaya giriliyor öyle diyebilirim yani. Sabahları istasyonla başlıyor. Öğlen daha çok küçük alanlı oyunların olduğu bazen 3-3 turnuvalar bazen 1-1 turnuvalar bazen oyunun içerisinde yapabileceğimiz simülasyonları tekrar ettiğimiz oyunlarla geçiyor. Akşam da olabildiğince maç yapmalarının oynayarak öğrenebilecekleri bir ortam yaratmanın önemini düşünerek sporcularımız maçlarını yapıyorlar. Yoruluyorlar. Hepimiz için belki de yorucu bir süreç kesinlikle ama yorulurken aynı zamanda keyifli bir vakit geçiyor. Tek gün değişik bu günün tarihlerine kampımızın tarihlerine göre değişiyor ama kampın ortasında böyle bir Artık dinlenme günü yaratmaya çalışıyoruz. Ve sabahki antrenmanlar veya işte belli bir 3'e 3 turnuvası ve benzeri bir şey yaptıktan sonra günün kalanının boş olduğu, biraz daha seminer etkinliklerini oradaya yapmaya çalıştığımız ekipçe fotoğraflarımızın çekildiği ve sonrasında da geleneksellerleşen pizza ve sinema gününü yaşıyor oluyoruz. O bir tarafında. Bir de tabii bence hepimizin en büyük şansı kampa misafir olarak gelen CT. Yanılmıyorsam 12. senesi bu sene. 12 senedir kamplarımıza hiç soru bile sormadan sadece bana tarihleri söyleyin diyerek geliyor ve bütün sporculara, benim sporculuğuma çok büyük katkısı olan biri ve en çok herhalde sporcularımıza sorsak en çok yoruldukları ama aynı zamanda en keyif aldıkları vakitlerin CT'nin kliniklerinden ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Bunun dışında takvimlere uyuyorsa spor dünyasından tanıdıklarımızı davet ettiğimiz ve kendi tecrübelerini paylaşabilecekleri alanlar yaratmaya çalışıyoruz. Atladığım bir şey yok herhalde.
Daha ne olsun derim bence. Sinan abi kampa katılan sporcuların kamp sonunda en çok hissetmesini istediğin şey ne?
Yorgunluk. Kamptan sonra yorgun olsunlar ve mutlu olsunlar. Ben bunu düşünüyorum. Bir de yani bir gerçek de var. Benim sporculuğuma, abimin sporculuğuna bu Amerika'da gittiğimiz kampların en büyük getirdiği şey farklı rekabet ortamlarını görebilmek ve kendimizi orada nasıl rol buluyoruz, kendi karakterlerimizi nasıl anlatabiliyoruz oynayarak bunu görebilmek. Ben o süreci burada yaratma çabasının içerisinde de herkesin kendini tanımasını tanıyabileceği ortamı onlara sunmayı ve kendilerini nasıl farklılaştırabileceklerini göstermeye çabalıyoruz aslında. Bu yine tekrar etmek gerekirse basketbol araç olarak kullandığımız basketbol yeteneklerini göstererek bunu gösterebildikleri ama bu kamptan çıktıklarında da hem sağ içerisinde hem sağ dışında kendilerini daha iyi tanıyan bireyler olarak hayatlarına devam etmenizi sağlamak istiyoruz.
Peki aileler çocuklarını neden Gülerle Gazi'ye emanet etmeli?
Bunu ben kendim cevaplarken böyle şey böyle mütevazi huylarım böyle titremeye başlıyor bir noktada. Basketbol hayatını adamış bir aileden geliyoruz. Çok şanslıyız ki babam genç yaşlarında basketbolla tanışmış ve hayatını buna adamış. Çocuklarını o şekilde büyütmüş. Biz çocuklarımızı basketbolun içerisinde büyütmeye çalışıyoruz abimle beraber. Aynı zamanda da... Bizim kampımıza katılan her bireyinde ailemizi bir parçası olarak görüyoruz. Ve olabildiğince onların basketboldan keyif alabilecekleri ama basketboldan öğrendiklerini de kendi hayatlarında paylaşabilecekleri bir ortam yaratmak istiyoruz. Ben bunu söylerim.
Legacy kültüründen genel olarak bahsediyoruz zaten. Güler ailesi olarak 40 yılı aşan basketbol mirasını gelecek nesillere taşımak nasıl bir duygu?
Kendimi... Ve ailemi fazlasıyla şanslı görüyorum. Birincisi basketbol sayesinde bir hayat öğrenme fırsatı yakaladığımız için. İkincisi, üçümüzün oynadığı basketbol kariyeri düşünürsek, 60 seneye yakın varıyor neredeyse. Bununla beraber oynadığımız takım sayısı, takım arkadaşı sayısı vesaireye geldiğimiz noktada tanıdığımız insan bu spor sayesinde katlanarak, çarpılarak büyüyor. Orada miras aslında bizim mirasımız değil. Biz basketbol mirasını paylaşacak bir ortam yaratıyoruz ve basketboldan öğrendiklerimizi insanlarla paylaşmaya çalışıyoruz. Bunu da çok değerli buluyorum ben. O yüzden zaten babamın spora dair duyduğu tutkusu, abimin spor, gelişim ve onlara gösterdiği özeni, benim biraz daha işin farklı taraflarında belki yaratıcılık olsun, belki enerji olsun. Onlardan öğrendiklerimi bir yere getirmiş olmam. Bunların hepsi topun kendisi, potanın kendisi ve sahanın içerisindeki bize paylaşılan bir sihrin eseri bence. Onu da insanlarla paylaşıyor olmak her zaman heyecan verici.
Güler Leges'in uzun vadeli hayali nedir sorusu var. Belki bunu biraz şöyle de geliştirebilirim. Ana dinamik parçalardan biri olarak birkaç yıl sonrayı... Güler Legacy için nasıl görüyorsun abi ve insanların zihninde Güler Legacy nasıl bir yer etsin isterdin?
Burada biraz belki öz eleştiri yapmak gerekebilir. Güler Legacy'yi kurarken ve şekillendirirken... ...haliyle abimin ve benim en tep, tepe seviyede yoğun olduğumuz dönemlerde... ...kendi ailelerimizi kurarken ve büyütürken aslında bu işleri yapmaya başladık ve... ...çok sıkışık bir takvimin içerisinde bunu yapıyorduk ve... Yine bir tercih olarak da biz kış etkinliklerinde daha farklı organizasyonlara yöneldik. Standart bir spor akademisi veya bir spor kulübü şeklinde hareket etmedik. Burada tabii vizyon olarak inandığımız şeyler olmasının yanında... ...içinde bulunduğumuz ailesel şartların da getirdiği şeyler olduğunu söyleyebilirim. Gülerlegesi nereye evrilsin isterim? Ben teknolojiyi seven biri olarak, teknolojiyle haşır neşir biri olarak ve... Bugün bilgiye ulaşımın neredeyse inanılmaz bir bolluk içerisinde olduğu, fiziksel aktiviteye de inanılmaz ihtiyacımız olan bir dönemde, tabii ki bu ikisinin harman olduğu bir alan yaratabilmek isterim. Bunun için teknolojiyle ve teknoloji şirketleriyle yakınlığımız zaten aslında belki paylaşabileceğimiz şeylerden bir tanesi de performans testlerinden tutun, farklı alanlarda teknolojiyi her zaman kamplarımızın içerisinde. Bulundurmaya çalışıyoruz. Hayalini kurduğum ve daha iyi olmasını dilediğim şeylerden bir tanesi sporcularımızın ve antrenörlerimizin kampa gelip gittikten sonra o kampın aslında bir buluşma yeri olduğu ama diyaloğumuzun bitmediği bir ortama evrimleşebilmek. Bunun için kimsenin kendi kulüplerinden ayrılmasına ve kendi hayallerinden vazgeçmesine gereken bir dünya yok. Tam tersine biz onların yanında nasıl bir yol arkadaşı oluyoruz bunu yaratabilmek önemli. Kampta birbirimizi tanıyoruz, değerlendiriyoruz. Onun devamında da bizim sunduğumuz içerik aslında insanların bireysel gelişimine fayda sağlamalı. Olabilecekleri en iyi insan olmasına yol açmalı.
Antrenörlerimiz demişken, kampta sporcularımıza düzenli olarak eşlik eden bir gönüllü ekibimiz ve aynı zamanda bir antrenör ekibimiz var. Koçluk yaklaşımımızın temelinde hangi değerler var Güler Legacy olarak? Gönüllü ekiplerimizin de değerleri içerisinde değerlendirilebilir.
Gönüllü ekibini seçerken özellikle dikkat ettiğimiz şey bizim kamplarımızı gelip gördüler mi oyuncu olarak? Oradan tecrübe ettikleri dünyayı paylaşmaya niyetliler mi? Ve de taşın altına ellerini koymaya hazır insanlar mı? Bunları görmeye çalışıyoruz. Antrenörlerimiz ve yaklaşımımız olabildiğince pedagojik formasyonla... Bilgi birikimine sahip, antrenörlük tecrübesi de kazanmaktan öte yetiştirmeye ve öğretimi ön planda koymaya çalışan insanları bir araya getiriyoruz. Antrenörlerimizin çoğu sporun içerisinde aktif olarak devam eden ve farklı rollerde görev alan insanlar. Bu yüzden de şanslıyız. Çünkü onların birikimlerini hep beraber bir masaya yatırıp oradan bir ortam yaratma imkanını duyuyoruz. Bir de demin söylediğim gibi bu miras bizim değil. Biz basketbolun sahip olduğu mirası insanlarla paylaşmaya çalışan bir platformuz. O noktada da herkesin birikimine çok değer veriyoruz. O birikimlerden faydalanmak da önemli. Yani üç antrenörden bahsetmek burada ben önem taşıdığını düşünüyorum. Birincisi Bora. 15 sene önce, 2011 yılında ilk kampımızı yaptığım seneden beri Bora her yaz bizle. Ve neyi neden başlattığımızı ve bugün neden yaptığımızı çok iyi bilen bir antrenör. O yetiştirici rolde bizleri yetiştiren antrenörlerden, o bayrağı alan insanlardan bir tanesi. Bir diğeri Emre Beşer, benim yıldız takımdan itibaren takım arkadaşım. Beraber basketbol sahasında oyuncu olarak paylaştığımız ve aslında çocukluğumun en ayrıyet hissettiğim takımının bir parçası. Birlikte gittiğimiz turnuvalar olsun, beraber hayatın içerisinde öğrendiklerimiz olsun. O takımın bir parçası olduğundan dolayı da beni... Ve ailemi çok yakından tanıyor, biliyor. Ve neler yapmak istediğimizi çok iyi şekilde görüyor. Bir diğer antrenörümüz de Mahmut Şimşek. Şu an Antalya'da antrenör. Ama kendisi Hakkari'li ve bizim sosyal bir girişim olmamızı önüne açan hikayenin baş karakterlerinden bir tanesi. Basketbola ve basketbolda sayesinde ulaştığı yere kendini adamış. Ve onu insanlarla, özellikle ihtiyacı olan insanlarla paylaşmaya her zaman hazır olan biri. Bu hikayeleri çoklaştırabiliriz. Olabildiğince de ona çabalıyoruz aslında. Bu antrenörlerin yanına katılan her insan da hepimizin yaratmaya çalıştığı dünyayı çok iyi bir şekilde görüyor ve anlıyor ve tabiri caizse taşın altına elini koyuyor.
Kişisel bir soru gelsin o zaman. Şu şekilde, Gülerle Gassil'e alakalı en gururlu ve özel hissettiğin anı soracaktım abi ama... Bunun sanki cevabını biliyorum o yüzden geliştirerek soracağım. Belki kamptan çıkan herkes profesyonel oyuncu olmuyor ama... ...sen profesyonel kariyerinde... ...Gülerle Gazi kamplarında sporcu olmuş. İki sporcumuzla... ...süperlikte karşılıklı oynama şansı elde ettin.
Evet.
Ne hissetmiştin?
İkincisini kim olduğunu biri kayracaksın.
Kerem Bulat.
Kerem Bulat. Ooo Sakarya'da mı oynuyordu o da?
Evet. Sakarya'da.
Kerem Bulat Sakarya'da oynuyordu. Halen de devam ediyor oynamaya. Kayra Can da şu an Belçika'da.
Evet, acayip.
Ki bu arada Ömer Can İlyasoğlu, Yiğit Can Saybir, Görkem Doğan bunlar da bizim Türkiye'de ev sahipliği yaptığımız 5-star kampının sporcuları. Daha da var yani bu arada. Unuttuğum isim kesin var yani orada. O yüzden aslında bayağı sporcuyla bir araya gelme şansını yakaladık ama özellikle Kayra Can ve Kerem daha da farklı bir noktada. Özellikle Kerem yanlış hatırlamıyorsam Bursa katılan sporcularımızdan da. Onu o bizim için bir şans. Yani gerçekten benim böyle basketbol sahası içerisinde bireysel olarak yaptığım parçası olduğum başarıların yanında bir o kadar da önem taşıyan hikayelerdir. Çünkü onu görebilmek, onun geldiği noktayı görebilmek apayrı oluyor ve çok mutlu oluyorum.
Güler Legesi yaz kamplarına kayıt olmak isteyen bir sporcu son kampa katıldığı güne kadar nasıl bir yol ve süreç izlemeli?
Kayıt formunu doldurması aslında ilk adımı başlatıyor. Ondan sonra ekibimiz veliye ve sporcuya ulaşarak neler yapılması gerektiğini, sorabilecekleri diğer soruları cevaplayarak ön kayıt formunu aslında resmi kayıt formuna ve ilerleyen sürece başlatıyor.
Son olarak da belki tavsiye niteliğinde bir soru yöneltmek lazım. Şimdi 4000'den fazla sporcuya dokundu Güler Legacy. Genç bir sporcunun bugünü düşündüğümüzde... Neden kendine yatırım yapmalı ve bütün vizyonunu basketbol odaklı mı şekillendirmeli?
Aslında dengesi zor bir soru. Bir tarafından bir vizyonu şekillendirmek üzere bir araca ihtiyacımız var, bir alana ihtiyacımız var. Okul burada bir yere kadar yetiyor. Basketbol bizim için bir araçtı ve bu aracı biz olabildiğince insanlarla paylaşmaya çalışıyoruz. Profesyonel sporculardan bahsettik, kamplarımıza katılıp daha sonrasında spor endüstrisinde profesyonel olarak çalışmaya başlayan insanlardan da bahsettik. Ama bazısı da gerçekten orada gördüğü ve yapması gerektiklerini anladığı noktada benim imkanım buna yetmeyecek. Zamansal olarak olabilir, finansal olarak olabilir, genel imkan olarak bulunduğu bölgenin getirdiği şeylerden dolayı olabilir. Ama buradan öğrendiklerimi kendi hayatıma nasıl şekillendirebilirim gibi de görebiliyor. Yakın zamanda geçmişten katılmış sporcu velilerle böyle yeniden diyaloglara başladığımda... Ben kamptan sonra önümün tıkalı olduğunu gördüm ve bırakmak zorunda kaldım diyen de oluyor. Bugün dünya çapında 14-15 yaşından sonra %70 sporun içerisinde bulunan insanın spordan uzaklaştığının istatistiki verilerini her yerde konuşuyoruz. Ve değişmiyor bu. O bir tarafından ya nasıl bırakır, bırakmak ne demek falan gibi düşünebileceğim bir yerden olabilir ama bir tarafından huni de daralıyor. Basketbol vizyonundan kazandıklarını hayatın geri kalanında kullanma ihtimali apayrı bir noktada. Onun getireceği fırsatlar apayrı bir noktada. O yüzden tutunacak bir şeyin olması ve onu araç olarak görebilecek bir yer çok önemli. Diğer tarafında hayat dengeyle güzel, özel ve bir şey yaratılabilir. Ve herkes kendi yaratacağı hikayeden aslında sorumlu. Ben basketbolcu babamın hayrına olmadım. Babamı izlediğim için ve baba mesleğinin içerisinde büyüme şansım olduğu için oldum. Herkes de bu şansa sahip değil, bunun da farkındayım. Bugün en çok gördüğümüz şeylerden bir tanesi velinin hırsı bazen çocuğun isteğinin önüne geçebiliyor. Aslında biz burada çocuğunun isteğinin ne olduğunu yönlendirebilecek bir şey yaratmak niyetindeyiz. Bu basketbol ise onun da arkasında olabildiğince durmaya çalışıyoruz.
O zaman kapanış sözleri için abi seni kamerayla baş başa bırakıyorum.
Belki tekrar etmek gerekir. 6-11 Temmuz 2026'da Özceyinler Şisesi'ndeyiz. Sporcularımızla bir araya gelmek, onlarla kampta beraber vakit geçirmek ve bize hayatın bambaşka yönlerini göstermiş. Ulaşmanın hayalini kurduğumuz her şeye yardımcı olmuş. Basketbolu insanlarla farklı şekillerde tanıştırabiliyor olmak büyük fırsat. Teşekkürler.
More from Sinan

NBA League Pass'de bir süre önce başlamış olan #NBAHoopCities de sıra İstanbul'da









