AI Dönüşümü Bir IT İşi Değil, Felsefi Bir Değişimdir!

In this Turkish podcast episode, hosts (referred to as Speaker A and Speaker B, with occasional mentions of Haluk and Ali) discuss the transformation that artificial intelligence (AI) brings to the construction industry, arguing that it is not merely an IT project but a deep philosophical and organizational change. They critique the common misconception that AI implementation is just about buying software or assigning the task to the IT department, emphasizing that successful AI adoption requires a shift in thinking, corporate culture, and decision‑making processes. The conversation covers several interrelated issues: the poor quality and fragmented nature of data in construction firms (relying on Excel sheets, WhatsApp groups, and informal notes), the loss of corporate memory when key personnel leave, and the need for robust data governance. They stress that AI should serve as a decision‑support tool that amplifies human expertise rather than replaces it, and that the human judgment, experience, and intuition remain essential. The hosts highlight cultural barriers such as fear of reporting bad news, punitive attitudes toward errors, and a lack of trust, which hinder accurate data collection and AI effectiveness. They propose that before selecting any AI tool, companies must first clarify their strategic goals (e.g., faster delivery, transparency, learning orientation, safety, employee satisfaction) and develop a clear decision‑making architecture that defines who produces, validates, and uses data. Practical examples are given, such as using AI to predict project delays, cost overruns, and safety risks, but the speakers warn that without clean, well‑structured data and a supportive culture, AI will produce misleading results. The episode also touches on ethical considerations, noting that large AI firms are hiring philosophers to address AI ethics and that AI should be designed to be more human‑like in understanding. Finally, they conclude that AI transformation succeeds only when the entire organization, from top management to field workers, embraces a learning mindset, trusts the data, and views AI as an augmenting partner rather than a threat.
Chapters
Merhabalar bugün dijital tuğla da yine böyle ezber bozan bir şey konuşacağız. Felsefe konuşacağız. Bu bu iş iticilerin değil diyeceğiz. Biraz iticileri kızdıracağız belki. Eğer işi biraz felsefi bir iştir, işi bilenlerin işidir. Sadece bir teknoloji işi değildir. Bunun üzerine baya bir konuşacağız. Halukcuğum evet ne diyorsun?
Evet abi çünkü demin de söyleyeceksin, IT'ciler belki bize uyuz olacak bunları diyoruz ama bu gerçekten senin dediğin gibi böyle bir zihinsel dönüşüm gibi değerlendirmek lazım. Çünkü sadece elini bilgisayar yapıp kullanmak değil, aslında bütün belki de bundan sonraki çalışma şeklini değiştirmek gibi değerlendirildiği zaman evet, AI dönüşümü gerçekten sadece bir ekipman dönüşümü değil, bir felsefi yaklaşım olacak gibi oluyor. Üzerinde çok konuşacağız ama ben hemen şöyle bir anekdotla gideyim. Hani geçen gün yine AI üzerine bir toplantıdayız. Konu tabii ki her zaman o bilgi ve yapay zeka zaten herkesin... Gündeminde yapay zeka. Daha ilk beş dakikada biri dedi ki ya bu işi IT'ye verelim onlar halleder. Ben açıkçası hemen itiraz etme ihtiyacı hissettim. Çünkü bu iş aslında IT işi değil. Bütün şirkette bir dönüşüm olması gerekiyor ve dolayısıyla sadece IT'nin yapacak bir şeyi değil diye söyledim. Aslında demek istediğim şuydu. Eee eğer meselesinin evet dediğim gibi bir dönüşüm ve eee ekipman olarak değil bir program yükleyerek değil aslında tamamen bir zihinsel dönüşümle hallolması gerektiğini savundum ben açıkçası.
Kesinlikle. Yani şey gibi görünüyor abi, bir yazılım meselesi gibi işte bu yazılımı alalım, bunun lisansını da alalım, bu işte böyle gitsin gibi görünüyor ama böyle değil. Hatta hatırlarsan zaten biz bu bölümü çekmeye geçtiğimiz bölümümüzde sevgili dostumuz Cihan Değeri konuk ettiğimizde dijital dönüşüm lideri olarak farklı firmalarda görev almış Cihan da bize bunları söyledi. Daha yaşa biz de aynı şeyleri düşünüyorduk. Hatta gel bunun bir bölümünü çekelim dedik. Ve şimdi de o bölümdeyiz.
Aslında bu şey gibi hani IT'lerden konuşuruz ya sanki biri çıkacak işte aktif AI modülü aktife edildi. Artık hak edişler düzgün çıkıyor falan diye bir şey söyleyecek. Sanki sihirli bir el değecek de her şey harika olacak. IT ekipmanları getirdi. Yazılımlar yaptı diye böyle bir şey yok esasında.
Yok.
Yok.
Ya olay, abi düşünce biçimini değiştirme. Düşünce biçimi olduğu zaman işin içine felsefe giriyor. Zaten artık büyük yapay zeka firmaları filozof diyorlar, felsefe mezunlarını işe alıyor. Çünkü yazılımın etiği açısından da bu gerekli. Bir de makinelerin biraz kopuk gitmemesi için, daha insan gibi olması için, insanı daha iyi anlaması için. Biz diyor hep diyor şey düşünüyoruz diyor makinelerin insan gibi olacağı ve bizi korkutacağını düşünüyoruz ama galiba diyor olacak olan insanlar makine gibi olacak diyor. Böyle bir sıkıntı da var. Bakalım yani biz kararlarımızı neye göre veriyoruz? Aslında bunları iyi bilir isek biz dijital dönüşümü de yapabiliriz. Şirketimize AI'yi daha doğru entegre ederiz. Bu şeyde programda söylediğimiz gibi olacak. Bunu baya konuşacağız bu bölümde.
Abi güzel bir soru sordun. Hani biz kararlarımızı neye göre veriyoruz derken. Aslına bakarsan günümüzde şantiyelerde genelde üç şeye göre karar veriliyor sanki. Bunlardan bir tanesi tecrübe, bir tanesi aciliyet ve en çok kimin sesi çıktıysa sanki ona göre karar veriliyor gibi.
Evet. Ya şimdi şirketin yapısı, işleyiş düzeni. Doküman yönetimi, raporlaması, daha sayamadığım bir sürü konu var ama bunlar ne kadar iyiyse biz şirketimize AI'yi o kadar iyi entegre edebiliriz. Şimdi bozuk bir sistemin üzerine kurulacak AI de doğal olarak sorunlu olacaktır. Yani veri eksik giriliyorsa, raporlar böyle süslenerek üst yönetime sunuluyorsa, kötü haberi aman biz haber vermeyelim değil mi?
Ben vermiş olmayayım.
Bir mucize beklemek yapay zekanın ne mucizesi hiçbir şey beklemememiz lazım. En fazla şu olacak çok hızlı yanlış sonuç üretecek ve bizim kafamızı daha fazla karıştıracak. O zaman da ya yapay zeka işini bu yapay zeka işini olmadı bu gibi olmadı demezler de bu yapay zeka da anlamadı bu işten. Biz vazgeçtik yine eski sistemimize döndük. Sahneleri yaşanacak diye düşünüyorum.
Kesin bu aslında her zaman konuştuğumuz aynı konuyu tetikliyor. Veri kabiliyeti veya veri yönetimi, veri desteklenmesi falan diye. Aslında bu dediklerimizin üzerine şunu söylemek belki uygun düşebilir. Yapay zeka şirketinin aynısı gibi olacak belki de. Ne verirsen onun üzerine koyarak gidecek. Bu işte hep konuşuruz ya bunu aylardır belki bir seneden vardır. Ne kadar iyi bir verin varsa, veri kümen varsa, veri birikimin varsa yapay zekadan sana geri dönüşte o oranda iyi olacak. Aksi takdirde boşa kürek çekiyor gibi olacaksın.
Kesinlikle. Abi şöyle bir şey de diyebiliriz yani yapay zeka şirketin zeka seviyesini değil şirketin düşünme sistematini geliştirir. Yani düşünme sistematini geliştirir. Bu bizim için de geçerli, bireyler için de yani geçen yine bir yazıda okudum şey diyor yapay zeka işte bizim beynimizi alıp götürür mü falan diye soruyorlar ya diyor Evet, evet çünkü bu tehlike de var çok ciddi. Yani buraya girersem programı bitiremeyiz. Akıllı kullanıcılar yapay zekayı kendilerine bir asistan gibi alıp kullanırlar ama daha az akıllı mı diyelim artık orayı ne dersek fazla bu işe hakim olmayanlar ise yapay zekanla asistan olurlardır. Yani böyle bir tehlike var. Biz düşünücü sistematiğimizi yapay zeka ile değiştirmemiz lazım. Entegre etmememiz lazım. Onun için de önce bir sağlam bir düşünme şeklimiz olması lazım ve bunun farkında olmamız lazım.
Çok güzel söyledin abi. Yani düşünme disiplini yoksa kaosla beraberine geliyor. Bu konu çok kritik dediğim gibi bu konu çok kritik. Çünkü inşaat sektöründe veri dediğin şeyi aslında çoğu zaman Excel ya da WhatsApp'ta WhatsApp gruplarında bazen sahamın bazen de saham öncesinin defterinde bazen de abi onu en iyi şu bilir seviyesinde gidiyor bizim Maalesef veri dediğimiz şey.
Haluk o izinliyse o arkadaş şirket bir hafıza kaybı yaşıyor. Birden sistem duruyor ve işler kilitleniyor.
Hem de ne hafıza kaybısı kesinlikle. Şimdi şantiyede en güçlü veri tabanı bazen ayaküstü sohbetlerde ortaya çıkabiliyor abi. Kim hangi imilatı ne zaman yaptı, hangi alt yüklümcü nerede takıldı veya hangi kalem patlayacak. Bu da kötü senaryo tabii ki ama aslında Bunların hepsi sanki böyle bir çay sohbetlerine, ayak sohbetlerine konuşuluyor gibi ama maalesef buna sistemi girmiyor.
Tabii ki.
Sistemi girmiyor.
Yani bilgi kişilerin bilgisayarında kaldığı sürece organizasyonun öğrenme ihtimali yok, imkanı yok. Yapay zekadan önce şirketin öğrenme kültürüne de bakmak lazım. Yani bunları bir oturtup ondan sonra bunun üzerine biz yapay zekayı nasıl entegre ederiz diye işte felsefe dediğimiz de birazcık bu işi düşünmek. Düşünme kısmını düşünme olarak yani nasıl yapacağımızı düşünmeliyiz diye şey yapıyorum. Yoksa IT'lilere ver, IT'ciler de yapsın, ondan sonra sok at.
Kesinlikle katılıyorum dedikten abi. Bunu şöyle düşünmek lazım, bunu sahaya indirirsek ya da sahaya indirgebilirsek nasıl olacak? Yani şöyle sorsak soruyor, bir inşaat firması biz AI dönüşümüne başacağız dediğinde ilk işi ne olmalı geliyor aklıma? Dediğimiz bu büyük bilgisayar odaları yapmak mı, yazılım seçme ekmeği, danışmanlık çağırmak mı ya da aslında gerçekten şirket ne istediğini biliyor mu? Bunları bunları öne çıkarmak lazım veya aklına gelen ilk sorular bunlar.
Kesinlikle Ali. Yani şunu düzce sormak lazım. Biz hangi kararları daha iyi vermek istiyoruz? Yani aslında bir sürü yanlış... Kararların hatalı verilmesinden karar sürecinde yaşanıyor ve bunlar sisteme işlenmediği için de görünmüyor ki bir bölümü de biz bunun üzerine konuşacağız. Bu pekala da önemli. Yani hangi kararlar ne bileyim yapay zeka sonuçta bir araç. Yani karar kalitesini arttırmak için kullanacağımız bir araç. Bunu unutmamalıyız. Yani planlamayı mı maliyet tahmini mi iş güvenliği riski mi ki bunların hepsini yapabiliriz. Ama bunu nasıl yapacağız? Satın almayı, sözleşme yönetimi, insan kaynağını nasıl geliştireceğiz? Buradaki karar alma mantığını, sistematikliğini nasıl geliştireceğiz? Bunları netleştirmek lazım. Ondan sonra yapay zekayı zaten yapay zekanın yapacağı onu bir sürü dökümanı yükleyip bunların içinden bizim istediğimiz doğrultuda sonuçlara ulaş demek. Yani herkes yapay zekanın kullanım şekli bu. Çıkarımları yap. Hikaye bu. Ama o doğru şeyler ne senin şirketin için? Bunu bilmeleri lazım.
Bunu bildiklerin çok doğru. Zaten bu konunun umurgası oluşturan felsefi yaklaşımlı çok iyi o. Yani aslında biz eğer kullanalım değil de nerede daha hazırlanmak istiyoruzun peşine düşmeliyiz. Ya da eee nerede verimliğimizi yapay zeka sayesinde artırabiliriz mi? Her kere peşine düşmemiz gerekiyor.
Aynen. Yani şey abi olay teknolojiyle değil. Doğru sorularla başlıyor. Doğru soruları sormamız lazım. Önce soruları sormamız lazım. Bir IT firmasını arayıp bir IT danışmanı destekçisiyle değil. Biz bunları oturttuktan sonra yine işi bilen yani konuyu bilen insanlardan nasıl bir IT desteği alacağımızı çerçevesini çizmeliyiz. Yani IT'ci arkadaş bunu çizemez. Yani çizer çizer de ama yeterince bize anlaması mümkün değil. Şirketi anlayabilmesi mümkün değil. Dışarıdan hiç kimsenin bir şirketi tam anlayabilmesi mümkün değil. Şirket işte kendini iyi anlatıp istediklerini nerelerde sıkıntı yaşadığını söyledikten sonra ondan sonra zaten IT'ci arkadaş da yardımcı olacak, yapay zeka da yardımcı olacak Evet, evet katılıyorum.
Bu dediklerinde hani şey geliyor insanın aklına, günümüzde en çok kullanılan program nedir? Excel falan geliyor. İşte Excel demişken aklıma şu geliyor, yani halen bakıyorum bir numaralı yardımcı araç olarak kullanmaya devam ediyor günümüzde. Çünkü Excel ciddi bir alışkanlık esasında. Şantiyelere baktığımızda veya günlük kullanıma baktığımızda Excel... Çok insanın eli ayağı olmuş gibi durumda ve bunu değiştirmek de çok kolay da değil açıkçası.
Ya işte burada bu Excel çalışmalarının ana sisteme kurum hafızasına yüklenip orada olması lazım. Yani kişilerin kendi bilgisayarında kendi yorumlarıyla kalıyorsa o Excel dosyaları o zaman işte kurumsallaşma kurum hafızası olmuyor. Ama mutlaka orada yaptığımız işlerin sistemimize entegre etmemiz lazım. Yani orada bir arkadaşın aldığı not, orada bir arkadaşın yaptığı kabul sistemin diğer noktalarını da o bağlamda, yani geniş bağlamda etkili olması lazım.
Kesinlikle. Kesinlikle. Tabii bir de işin komik yanına değineyim. Hani bir de bu dosyaları isimlendirme konuları var. Ekserle falan bir şey. Planlama final. Planlama final son, planlama final son revize. Ondan sonra planlama final son revize gerçek son. Şimdi bunları, ya bu tarzı yapay zekaya yüklendiğiniz zaman yapay zekada valla terk edip gidebilir yani sistem.
Abi yapay zekaya şu soruyu sorabiliriz belki. Bu dosya isimlerinden bir travma analizi çıkar. Bu dosya isimlerini verenler nasıl travmalar yaşıyor acaba?
Aklından neler geçiyordu?
Ki yapay zeka inanıyorum buna baya mantıklı cevaplar verecek.
Kesin, kesin. Abi tabii işin nükleüsü bir yana, şakası bir yana sahada gerçekten problem şu. Bunu hala bugün de yaşıyoruz. Cep telefonları var, tabletleri var, böyle elimizde çok teknolojik oyuncaklar var ama insanlar veri girmeyi hala ek bir iş, hatta zulüm sayıyor. Çünkü veri girmenin kendisinin faydası olmadığını düşünüyor. İlahi iş yapmak zorunda. Kaldığını düşünüyor. Gün sonunda raporu dolduruyor ama ertesi sabah yine aynı koordinasyon sorunuyla boğuşuyor. Dolayısıyla faydalanmıyor bu işten.
Yani şimdi sağ çalışan diyor ki abi veri gireceksem diyor o zaman ben de bir şey almalıyım. Yani ben buna baktığımı ayırdım. İşte burada yapay zeka daha adaletli davranıyor bence. Niye? Çünkü sen veri giriyorsan sana diyor işte ben otomatik olarak günlük raporlardan risk uyarısı çıkarırım. Imalat gecikmelerini erken gösteririm, malzeme bekleme sürelerini analiz edebilirim, iş güvenliğini tekrar eden riskleri sağa yanlaşırlığı şekilde dönmesini sağlayabilirim. Yani sen evet bir vakit harcayıp veri giriyorsun ama karşılığında ben de senin işini kolaylaştırıyorum. Ve bu aslında son derece de adaletli bir sistem. Belki de biz bugüne kadar o veriyi girip de ee bu veriler niye giriliyor, ne işe yarıyor? Dijital bürokrasi diyorduk. Yani bu boşuna burada iş yapılıyor diyorduk. Ama şimdi yapay zeka o işin boşunu olmadığını sahaya gösterdiği anda saha daha bu veriyi girme konusunda titiz ve istekli de olacak. Yani bugün işi daha çok ağrıyacağına daha erken tehlikeyi görebilecek diye düşünüyorum.
Zaten aksi takdirde... Sahada çalışan personel için bunun içine kıdemli müdürden formene kadar düşündüğümüz zaman sağ mühendisinin veya diğer bütün personel gözüne yapay zeka şu hale geliyor. Merkez bizden zaten günlük yaptığının işlerinin üstüne bir de bunu çıkardı kardeşim of bunlarla mı uğraşacağız demeye geliyor.
Kesinlikle. Kesinlikle biraz önce dedim ya bir dijital bürokrasi oluyor. Evet. Kötü tasarlanmış bir dijitalleşme kağıt işini azaltmadığı gibi. Kadın ekran versiyonunu üretmiş oluyor. Yahtar ekranda bu sefer dolanmaya başlıyor. Ve tabii bu daha kaotik. Daha kaotik bence.
Evet. Yani şöyle, aslında şöyle demek lazım belki de. Yani her toplantı salonunda yazmak lazım böyle büyük portföylerle. Çünkü bu senin söylediğin niye önemli? Çünkü dijital dönüşüm diye öyle formlar geliyor ki insanın bazı evrimine. Eskiden de hani bazı şeyleri imza atıp geçiyordu. Orada işte gördüm okudumunu tasdik etmek adına. Şimdi aynı şeyi 3 ayrı platformdan giriyormuş hissi de oluyor. Sanki bir anda işin dijitalleştirmeyle böyle çıldırmış gibi gözüküyor.
İşte abi burada burada şey önemli yani felsefi meselenin ikinci tarafı bence insan boyutu.
Evet.
Yani insanı sistemden çıkaracak bir AI dönüşümü söz konusu olamaz. Bir kere baştan felsefenin noktalarından biri bu. Insanın kararını güçlendirecek. İnsana yardımcı olacak. Yani yapay zekayı hep söylenen biraz klişele işte karar verici değil, karar destekleyici. Bugün için söylenen bu. Bilmiyorum yarın nerelere girer.
Zaten o şarkı uyuyoruz ya.
Bugün uyuyoruz. Aynen.
Çünkü abi dediğin gibi standart her şantiyelerde her şey standart olarak yürümüyor. Hiç beklemenin işe doğru ne bileyim. Hava değişebiliyor, zemin sürpriz yapıyor. Işi verdiğin sahada çalışanlar, alt yükleniciler eee başka işe koyuyor, proje revize oluyor. Her türlü şeyle karşılaşabiliyorsun. Ne bileyim proje üçüncü taraflar ayrı isteklerle gelebiliyor. Belediyeler var. Ondan sonra itfaiye kurumu var, o var, bu var. Işveren başka türlü düşünüyor, başka şeyler istiyor. Üzerine baskı kuruyor. Bir sürü değişiklik çıkabiliyor karşına. Ve bunları yönetmek gerekiyor.
Kesinlikle abi işte burada insan yargısı bence çok değerli. İnsan yargısı veriyle temas ettiği anda da, veriyle insan yargısı temas etmediğinde bu zar sezgiler geliyor, tecrübe geliyor. Bunlar önemli gibi mutlaka görünse de ama sıkıntı da yaratabiliyor kimi zaman. İşte ikisini birlikte kullanacak gibi bir harmoni içinde gitmeli işleyiş.
Bu şeye benziyor. Tecrübeyle veri kavga etmeyecek, ikisi de aynı masada olacak. Anladı kolay değil mi söylemesi? Söylemesi anladı kolay yani.
Aynen. Bir de abi şey var yani, geleceğin mühendisi, bugünün mühendisi, veriden korkmamalı. Veriye soru sorabilmeli. Yani veriyle biraz didişebilmeli. Zaten işini doğru yapıyorsa bunu yapabilir. İşini doğru yapmıyorsa veriden korkar.
Korkar, korkar. Bu noktada, bu noktada... Belki başa dönüyoruz ama yönetimin rolü gerçekten çok büyük ve önemli. Çünkü sahaya artık biz yapay zeka kullanıyoruz demek çok kolay. Bunu ne diyorsun abi sen anlaşılmıyor ne demek istediğin falan diye tepkiler gelebilir. Ama üst yönetim hala kötü haberi cezalandırıyorsa eğer işte ne bileyim hani insanlar korkuyor dedik ya veri girmekten falan. Kimse sisteme o zaman doğru veri girmek istemeyebilir. Durum kötü dahi olsa bunu rapor etmek istemeyebilir.
Kesinlikle.
Bu korkabiliyorum unutma. Hatta olan işleyişi bile sabote eder.
Bravo.
İşini doğru yapmaya çalışanı da abi kendi yanına çekmek isteyebilir. Çünkü biliyor ki olan doğruyu söylediğin zaman dayak yiyeceğim.
Kesinlikle. Abi işte bu veriyi güven kültürü içinde düşünmemiz gerekiyor. Suçlu bulmaksa insanlar gecikmeyi saklar. Ama amaç erken önlem almaksa veri o zaman değerli hale gelir. Yani AI dönüşümünün felsefesi bence burada saklı. Yani şirket hakikati ne kadar kaldırabiliyor?
Evet.
Bu önemli.
Çok doğru bir noktaya değindin abi.
Ezik olmamalı şirket. Aşağılık kompleksine düşmemeli.
Çünkü abi hepimiz projelerde çalıştık. Aslında sorun geç fark edilmiyor. Ama geç söyleniyor. O veya bu sebeple. Ya da hiç söylenmiyor. Bu hiç söylenmediği zaman dolayı. Aman bir yerde ortaya çıkar diyor belki veya ne kadar kaçabilirsem o kadar kaçayım diye insanlar. Çünkü demin söyledim ya hata cezalandırma demek varsa eğer hata demek cezalandırma demekse... O zaman kimse cezalandırmayı istemeyecektir. Dolayısıyla veri eksik, gedik veya tam doğruları yansıtmıyor olacak.
Kesinlikle. Abi bir de yani kültürü diyoruz ya şirket kültürü. Yapay zekâ sadece şık raporlar üretsin diye düşünüyorsak raporlar güzel olur, grafik renkli olur ama proje yine aksar, sarpa, sapar.
Kesinlikle, kesinlikle. Tabii AI tarafında işler güzel giderken diğer tarafta aslında birçok sorun belli ki katlanarak büyümeye devam ediyor olabilir. Bu demin demiş ki korkuyor insanları ediyor diye. Dolayısıyla buna çok dikkat etmek lazım.
Kesinlikle. Yani ilk yatırım işte bunun için zaten programın başından beri yazılıma değil, kararın mimarisine yapılmalı. Kim hangi veriyi üretiyor? Kim doğruluyor bunu? Hangi karar hangi eşikte alınıyor? Hangi veri sağdan merkeze merkezden sahaya dönüyor? Bunlar net değilse işte o zaman teknoloji de bizim havada uçar gider. Bulut bulut okula proje şeyse olur.
Çok doğru çok doğru. Burada küçük bir örnek vermeye çalışayım. Diyelim ki bir firmada projelerin geçmiş projelerin metrajı maliyet süre değişkenlik kayıtları üzerine düzenli tutulmuş olduğunu söyleyeyim. Parametrelerden yeni bir teklif hazırlanırken bu firmanın çalıştığı işlerle ilgili olarak yapay zeka bunu bu tecrübeleri doğru sonuç verileri geçmişteki tecrübeleri bunlardan öğrenip şöyle bir önermeyle karşımıza çıkabilir. Işte bu tip projelerde şu kalemler sapıyor. Bu süre tahmini iyimser görünüyor diyebilir. Burada bize bir uyarıcı uyarıcı görev yapabilir. Bu çok değerli bir örnek olarak karşılığına yapay zekanın kabiliyeti ve kapasitesi açısından bakarsak Çok doğru, kesinlikle katılıyorum Haluk.
Çünkü yani mesela geçmiş projelerde maliyetler doğru sınıflandırılmadıysa, revizyonlar kaydedilmediyse, taşeron performansı ölçülmediyse, sistemin öğreneceği şey de sınırlı olur. Yani zaten verimiz de sınırlı olur. Yani yapay zeka geçmişten öğrenir ama geçmiş kayıt altına alınmadıysa... Ortada öğrenecek kurumsal bir hafıza yoktur.
Hiç yok. Bu hafıza deyince aklıma şey geldi. Biliyorsun inşaat işlerinde genelde hafıza orada çalışan personel kadardır. O gittiği zaman hafıza da gidememiş.
Bazen de rakip firmaya gider ve şirketin hafızası da oraya gitmiş.
O şey gibi. Bomba atmış gibi. Bomba atmış gibi. Tabii bu söylediğinde kurumsal hafıza transferi oluyor gibi. Hem de belki de maaş açıyla.
Tabii tabii. Tabii ne oluyor? O adama bir yeni iki verip o firmanın onluk, yirmilik bilgisini almış oluyor ucuz bir şekilde. İşte bunun önüne geçmek için yapay zekayı akıllı kullanmak gerekiyor diye düşünüyorum. Aynı zamanda bilgiyi hani kişiden işte organizasyona taşıma meselesi diye düşünüyorum. Yine bunu yaparken insanların tehdit altında hissetmemesi hep dediğimiz gibi. Güven içinde olması lazım. Yani senin bildiğini biz sisteme alacağız. Sonra sana gerek kalmayacak duygusunu yaşadığı zaman o çalışan arkadaş doğal olarak o bilgiyi saklamaya veyahut da ya ben o bilgiyle gideyim bir alırken öbür tarafta iki alırım kafasında düşünmeye başlayacak. Tabii işin insan kaynakları boyutu da var. Yani bu arkadaşları zaten içeriye hiçbir şekilde almamak dışarıdan iyi sınamak da gerekiyor diye düşünüyorum.
Bu söylediklerine bağlı olarak aslında belki de doğru yaklaşım şu olmalı. Kişiyi hani dediğim gibi korkutmak, kürtmek, onu böyle içine kafanı kaynayabilmek yerine aslında şu ortaya çıkmalı. Senin tecrübeni görünür yapacağız. Böylece aynı hata on kere daha tekrarlanmayacak veya diğer projelerde başımıza gelmeyecek. Senin tecrüben bundan sonraki projelerimizde aydınlatıcı bilgi olarak yer alacak hissi uyandırıldığı takdirde çok kıymetli hale gelecektir diye düşünüyorum.
Yani yapay zeka insan tecrübesinin rakibi değil, iyi tasarlanırsa onun çoğaltıcısı. Kelime biraz farklı belki ama çoğaltıcısı olmalı diye düşünüyorum.
Kesinlikle abi o zaman gıcık bir soruyla devam edeyim. Peki şirketler bu dönüşüme başlarken sence en sık hangi hatayı yapıyor olabilir?
Abi o hep yaptığımız bir şey var bizim aslında. Araca amaç sanmak. Hangi AI aracını almalıyız diye başladığın zaman zaten çuvallamış oluyorsun. Oysa önce biz hani şunu sormalıyız. Biz nasıl bir şirket olmak istiyoruz? Evet. Daha hızlı mı? Daha şeffaf mı? Daha öğrenen mi? Daha öngörülü mü? Daha güvenli mi? Çalışanlarının daha mutlu olduğu bir şirket mi? Yani bu soruları yanıtlamanız lazım ki aslında bir nevi... Hangi AI aracını almalıyız? AI aracı diye bir şey yok yani. Biz buradakini göndereceğiz. EY'den aldıklarımızla buradakini geliştireceğiz. Yani hikaye burada.
Tabii bu şeyi aslında bu belki de tek cümleyle ifade etsem aslında yapay zeka şirketin karakterini ortaya çıkarıyor gibi. Bu dönüşümde ne yapmak istediği noktaya anlatmaya çalıştığı sürece.
Kesinlikle yani teknik kapasiteyi değil yönetimin olgunluğunu da test ediyor. Eksik veriler, korku kültürü, departmanlar arası kopukluk bunların hepsi görünür hale geliyor yapay zekayı. Yapay zekayı biraz da bunlar sevmiyor firmalar ama sorunlar yoksa rekabet avantajlarını kaybedecekler.
Kesinlikle aslında şunu da söylemek belki mümkün. Şirketler yapay zekadan korkmuyor diyebiliriz ama yapay zekanın ortaya çıkaracağı gerçeklerden ürküyor olabilirler. Yani eee hani ağzımıza eee alışmış jargonla söylersek işte kara kaplı defter deriz ya ya da pandoranın kutusu açılması gibi yapay zeka sisteme entegre olduğu zaman eee ortaya çıkan gerçekler veya doğru ifadeyle söyleyeyim gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlayacak. Bu belki ürkütüyor olabilir insanları.
Alikcim bu bölümün podcast'ın bence bu manşeti olabilir. Yani diyoruz ki bazı şirketler yapay zekadan korkmuyor aslında ortaya çıkaracağı gerçeklerden korkuyor.
Evet.
Ben derslerimde çok derdim öğrencilere bu dersin manşeti ne olsun? Hep beraber dersimizin manşetini koyalım diye. Evet şu ana kadarki en iyi manşet senden geldi. Yapay zeka dönüşümünü IT departmanı halletsin diye üstlerinden atarlarsa konu teknik bir böyle entegrasyona karışıyor ve felsefi olarak da zaten işselleşmiyor. Halbuki bu bir düşünme, öğrenme, karar kalitesi meselesi olarak sahiplenildiğinde o zaman dönüşüm tabii daha gerçek, daha verimli oluyor diye düşünüyorum.
Bu söylediklerinin fiziki iş yapılan sağlarda yansıması oluyor. İşte ne diyeyim, şantiye şefi, planlama mühendisi, satın almacı, kaliteci, iş güvenliği ne kadar sayabilirsen say. Bu dönüşümde hepsinin bir rolü oluyor. Bu rolü de içselleştirebildikleri takdirde bu dönüşüm başarılı oluyor. Yoksa yapay zeka sadece merkez ofiste güzel bir oyuncak olarak kalmamalı.
Yok abi yani inşaatta dönüşüm de yani merkezde tasarlanıp sahaya dayatılacak bir şey değil. Bizim çok severiz yani merkez üzerinden yönetmeyi. Ya merkez üzerinden yönetilecek zamanlar olur. Bu yanlış bir şey de değildir ama yapay zeka entegrasyonunda merkezden tasarlanıp sahaya gönderilen bir yapay zekayı düşünemeyiz. Yani çünkü niye sahanın dili... Temposu, baskısı, sahnin öncelikleri bunları anlamamız lazım yapay zekadan önce. Günlük raporlar işte ne zaman giriliyor, kimler onu girişte kullanıyor, kimler çıkışlarını alıyorlar, fotoğraf nasıl etiketleniyor, işte revizyon bilgisini kim veriyor, taşon ilerlemesi nasıl doğrulanıyor. Bunlar gerçek hayat soruları. IT soruları.
Bunlar zaten çoğu zaman toplantı notuna yazılıyor ama hayatın gerçekleri toplantı notu değil de sahada çok önemli bir binçin arıza yaptığını ortaya koyuyor.
İşte felsefi yaklaşım bu alüktüm ya soyut bir laf değil. Son derece pratik bir şey aslında bütün bu konuştuklarımız. Yani şirketin hakikate öğrenmeye, hataya, karara ve insana nasıl baktığıyla ilgili bir konu.
Evet abi o zaman biraz toparlamaya başlayalım. Biz AI dönüşüm bir IT işi değil derken IT'yi önemseniyor değiliz sakın abi öyle anlaşılmaz. Yani iyi seyircilerimiz böyle değerlendirmesinler.
Ama küçücük bir şey parantez atayım. Zaten bütün dünya bunu kabul ediyor. İşte bugün Codex'ti, CloudA'nin kod programlarıydı. Bunların hepsine baktığımızda artık sözlü söyleyerek kod yazabiliyorsunuz. Şimdi böyle de bir yere gidiyor. Yani zaten ilk önce hani bu IT ile ilgilenen insanların işini tehdit etmeye başladı yapay zeka. Böyle de böyle de bir şey var. Biraz daha insan kalabilmek, derin düşünebilmek, konuyu daha iyi anlamak. Zaten bu insanların üreteceği promptlar ve ajanlar çok daha kaliteli ve nitelikli oluyor. Yani prompt ve ajan üretmeyi yapay zeka da yapıyor bu arada. Ben de yapay zekayı prompt üretirken kullanıyorum, ajan üretirken kullanıyorum ama ben onu okuduktan sonra hayır diyorum bir de burayı koy bakalım bir de bunu koy. Aklıma bir şey gelip onu daha entelektüel boyutuyla verebiliyorum. Zaten bence bu insanların önünün daha açılacağı bir zaman diye düşünüyorum. Ya artık arkadaşlar da eğer bu işin bu entelektüel boyutunu da hayatlarına eklediklerinde, kendilerini zenginleştirdiklerinde o zaman ITC'likleri de çok gelişmiş olacak. Ve onların önünde biz duramayı biliriz. Çünkü bizden fazlaları var onların. Bir teknik bilgi fazlaları var. Ama işi bilmek, entelektüel tarafı bilmek, işin felsefesini bilmek işte orada tecrübe geliyor diye düşünüyorum.
Kesinlikle. Yani aslında şöyle de özetleyebiliriz belki. IT bölümü evet motoru kuruyor ama direksiyonda yönetim kültürü ve değişiklik değişme isteği... Sahibi olmak gerekiyor. Bütün bunların hayata geçebilmesi için. Abi o zaman şu bir de şu soruyu sorayım sana. Biz bugün doğru bilgi doğru kişiye doğru zamanda ulaştırabiliyor muyuz? Eğer cevabın hayırsa yapay zeka bize anlatacak neler söyleyebilir?
Yani tabii ki ulaştıramıyoruz bunu. Yani Biraz biz bu iş böyle yazının güncellemesi değil de düşüncenin güncellemesi diye bakmamız lazım diye düşünüyorum. Yani sadece teknolojiyi kullanmak değil de hani daha iyi karar vermek, daha hızlı öğrenmek, daha az tekrar etmek. Biraz kendimi tekrarladım kendimi veya kendimizi tekrardığımızı düşünüyorum ama birazcık iş bu tarafta. Zaten hani bu bölümün de. Amacı işin tersi olduğunu şey yapmak. Bu soyut değil aslında bunların hepsi somut şeyler. Baktığınız zaman yani somut tarafını hatalar veya sıkıntılarla karşılaştığımızda ya da büyük zararlarla karşılaştığımızda görüyoruz diyebilirim.
O zaman ben son cümlemi söyleyeyim. Senin de son cümlelerini alın. Ondan sonra kapatalım bu siyasi istiyorsan abi. En baştan beri söylediğimiz gibi gerçekten Bu işe bütün firmanın sahip çıkması gerekiyor. Yapay zeka ile çalışma veya yapay zeka ile verimliliğini artırma, daha etkin çalışma, bunun sonunda tabii karlılığını da artırmak olarak baktığımız zaman bu insan yoğun bir süreç ilk başta. Çünkü dediğimiz gibi şirketlerin buna bir kültürel dönüşüm olarak yaklaşması gerekiyor. Burada yapay zekanın bir adeta özü gibi gösterilmeyip Bu çalışanlar ve insanlar için destekleyici, tamamlayıcı ve onları bir adım odaya götürücü bir araç olarak değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu farkındalık ve bu birikimle ancak bir dönüşüm sağlanabilir.
Kesinlikle. Yani insan ortadan kalkmayıp insanın daha güçleneceği bir dünya ve zaman geliyor. İnsan da bu güçlenmeyi yapacak kadar. Güçlü bir tür diye düşünüyorum. Bundan da hiçbir endişem yok ama her insan mı? Değil tabii ki. İnsan kendini güçlendirerek hem yapay zeka karşısında daha dik ayakta durabilecek. Neresini güçlendirecek? İşte sanatı güçlendirecek. Entelektüel tarafını güçlendirecek. Daha derin düşünme yeteneğini güçlendirecek. Çünkü biliyoruz ki yapay zekanın erişemeyeceği çok yer var. Ve biz buralarda çok daha kuvvetliyiz. İstediği kadar makine öğrensin, öğrensin, öğrensin. Ama bizim yani matematik olarak da nöron ve senep sayımızı mukayese edildiğinde çok çok düşük olduğunu tüm bilim adamları da söylüyor. Yeter ki biz beynimizi iyi kullanalım diye ben kendi sözlerimi de kapatıyorum.
Tamam. Bugünlük bu kadardı o zaman. Tamamdır. İzleyicilerimize, dinleyicilerimize. Teşekkür ederim. Bir sonraki bölümde yine ilginç bir konuyla görüşmek üzere.
Evet, evet, evet. Görüşmek üzere diyelim o zaman.
Teşekkürler.
Bay bay, bay bay, bay bay.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






