İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?

Bu Dijital Turlar bölümü, inşaat firmalarının yapay zeka uygulamalarına geçmeden önce veri yönetimini nasıl düzenlemeleri gerektiğini konuşuyor. Konuk Ali İhsan, veri her yerde olduğu, ancak dağınık ve kalitesiz olduğunda AI’nın fayda sağlamayacağını vurguluyor. İlk adım olarak şirketin ürettiği tüm veri setlerinin envanterinin çıkarılması, nerede saklandığı, kimlerin sahibi olduğu ve ne kadar güncel olduğu belirleniyor. İkinci adım veri sahipliği; her veri kümesinin bir sorumlusu ve bakımını yapan kişi atanmalı. Üçüncü adım standartlar: dosya isimlendirme, kodlama, aktivite ve maliyet kodları gibi yapıların tutarlı olması sağlanmalı. Dördüncü adım erişim ve güvenlik: rol‑bazlı izinler, hassas bilgiler (sözleşme, finans) korunmalı ve AI’nın da erişebileceği veri sınırları tanımlanmalı. Beşinci adım veri kalitesi ölçütleri (güncellik, doğruluk, tamlık, tutarlılık, izlenebilirlik) tanımlanıp ölçülmeli. Altıncı adım yedekleme, arşivleme ve veri saklama politikaları oluşturulmalı; geçmiş projelerden öğrenmek için “Return of Experience” mekanizması kurulmalı. Yedinci adım pilot projelerle veri hazırlığı test edilmeli, kalite ölçülerek AI’nın gerçek değer üretip üretmediği görülmeli. Konuşma, bu adımların büyük, pahalı yazılım yatırımlarından ziyade disiplinli, adım‑adım bir yaklaşım gerektirdiğini, veri yönetiminin şirketin proje başarısı ve rekabet gücüne doğrudan etkisi olduğunu vurgulayarak sonlanıyor.
Chapters
Dijital Turlar'ın yeni bölümünde bütün izleyicilerimize hoş geldiniz diyoruz.
Merhabalar.
Bugün yine bomba konulardan bir tanesini konuşacağız. Bugüne kadar hep... Anlatıkları orası veri veri veri tamam veri de inşaat firmaları veya şimdi projem için firmaları bu verileri nasıl yönetmeli konusunu da birazcık değinmemiz lazım. Abi o zaman hemen hızlıca ben başlıyorum. Bu başlık böyle sanki çok kurumsal gibi duruyor ama aslında çok da hayatın içinde bir konu değil mi? Çünkü veri dediğimiz şey bazen işte bir tabloda bazen bir hak ediş dosyasının ekindeki dokümanlarda Yani ne bileyim projedeki ilerlemelerin fotoğrafla belirtildiği yerlerde ya da hadi kusura bakma o bilgi bende kalmış paylaşmamı unutmuşum diyen adamlarda duruyor bazen de. Ne diyorsun sen nasıl görüyorsun bu veri olayını?
Çok güzel bir giriş yaptın. Hani şöyle veri her yerde. Evet. Şimdi bize inşaatta yapay zeka, inşaat... Projelerinde yapay zeka konuşulduğu zaman hep şu karşı çıkmayla karşılaşıyordum. Diyorlardı ki bizdeki veri temiz değil kirli. Evet bizdeki verinin sıkıntıları var. Bunu bir kenara koyuyorum. İşte veri yok. Hangi veriyi alacağız? Nereden gelecek? Yani şöyle bir tabii düşünce doğal olarak geçmiş yazılımlarda geçmiş özellikle SAP programlarında ERP'lerde bir veri girişi vardı. Rapor alınıyordu. Sistem böyle dönüyordu. Şimdi buradaki veri girişi artık insan eliyle olacak veri girişi değil. Yani insanların etrafına veri dolaşıyor. İşte fotoğraflar veri. Mail kutusundaki maillerimiz veri. Planlama mühendisinin Excel dosyası veri. Satın almacının telefonumda yaptığı konuşma veri, teknik ofisinin masa üstü veri, yapay zeka bu anlamda bu verileri alıp yorumlayabilecek durumda. Yani şu korku olmaması lazım. Çünkü geçmişte bunu ben de kendi iş yerinde yaşadım ve bir takım projeleri başlatılmasıyla ilgili tereddütler yaşadım. Bu sistemi çalıştırmamız için verilerin girilmesi lazım ve Yine her gün düzenli veri giriş çıkışı olması lazım.
Katılıyorum.
Şimdi bu yok artık. Tabii ki veri temiz olmalı, veri doğru girmeli ama veri zaten ortada. Yani yapay zekanın buradaki şeyini çok iyi düşünmeliyiz. Artık yapay zeka bize gereken, yani biz programa gereken veriyi kendi alıp sistemin içine koyuyor. Yani bir insanın her gün böyle bir veri operatörü gibi girmesine gerek yok.
Amur yorul gibi veri.
Evet evet bu yok artık. Bunu çok çok iyi düşünmemiz lazım abi. Bu çok önemli. Veri her yerde. Yeter ki biz bunu nasıl kullanacağımızı anlayalım.
Peki hemen şu soruyu sorayım peşine. Madem veri her yerde. Ben hiç bu işlerde bir tecrübesi olmayan bir insan olarak şunu sorsam. İlk adım ne olmalı derken. Yani hemen çok pahalı bir yazılım alıp böyle mi devam etmeliyim işe? Nasıl olmalı?
Yok yok yok. O zaten bu işte başlangıçta yapılacak en büyük yanlış. Bilmem ne şimdi veri envanteri yani şirket hangi verileri üretiyor? Nerede tutuyor? Kim sahip? Ne kadar güncel? Hangi kararlar için kullanıyor? Bir kere biz insan olarak bu işi nasıl yönettiğimizi bir yere kaydını tutmalıyız. Bir proje verisi, maliyet verisi, sözleşme verisi, satın alma verisi, insan kaynakları verisi, kalite iş güvenliği verisi. Bunları ayrı ayrı görebilmemiz lazım. Bir kere önce biz veriyi bir düzen içine almalıyız diye düşünüyorum Halit'cim.
Yani bu şeye benziyor. Evvela kendi evini bir düzene sokacaksın. Yani envanterini sokacaksın. Evvela kendi evini. Fabrikada malzeme sayımı yapar gibi hani yıl sonlarında. Birazcık ona benziyor değil mi? Yanılmıyorum.
Çok güzel. Şimdi ikinci adıma da şöyle gelebiliriz ki ikinci adımda veri sahipliği. Yani her veri setinin bir sahibi olmalı. İş programını kim sonunda maliyet kodları kim tarafından güncelleniyor? Tedarikçi kayıtlarını kim temizliyor? Sözleşme yüzünü doğru yüzünü kim garanti ediyor? Sahiplik yoksa veri hızla bozuluyor. Yani verinin bir sahip sorumluluğu olması lazım. Bunun sorgulamasını yine yapay zeka yapacaktır. Ama biz insan olarak bunların kayıtlarını tutmamız lazım. Çünkü bunu soracağımız insan bu veri nerede? Çünkü veriyi sisteme sokamadığımız zaman, sokması için o çalışmayı yapmadığımız zaman sistem işlemeyecek. Bunu tanımlamalıyız.
Bu anlattıkların kulağı tanıdık geliyor esasında. Çünkü bütün veriler ortalığa saçılmış vaziyette ve aslında kimliğin içinde ne var bilmiyorsa, eğer bilmiyorsa gerçekten ortada ne gerçekten değerli bir veriden bahsedebiliriz. Ya da veri olduğunu iptal sek bile ya bu kaçıncı sürüm acaba bu bilginin? Son sürüm mü? En güncel bilgi mi? Böyle bir durum ortada oluşmuyor verinin dağınıklığından. Şimdi o zaman da ne oluyor? Herkes kendi doğrusuyla çalışıyor. Sonra ilk fırsatta gerçekten beraber çalışılması gerektiği zaman bütün bu veriler birbiriyle çelişmeye, çakışmaya başlıyor. Dolayısıyla dediğin çok doğru. Hani biz kendimizi düzeltemezsek o zaman veriden de çok bir şey beklemeye şansımız olmuyor gibi düşünüyorum.
Yok işte sen zaten üçüncü adımın da kapısını açtın.
Öyle mi?
Standartlar, standartlar abi dediğin şey Yani biz standartını oluşturmalıyız değil mi? Dosya atlarımız, kodlama yapısını, kodlama yaptığı her şeyin başında.
Çok önemli.
Çünkü orada sistem artık sayı üzerinden hareket ediyor değil mi? Yani sözle kelimeyle de hareket ediyor ama kodlama yapısı önemli. Aktivite kodları, maliyet kalemleri, hangi kalemlerle biz bu işi yapacağız, lokasyon kırılımları, tedarikçi isimleri tutarlı olmalı. A mühendislik öbüründe küçük A veyahut A B mühendislik dememenimiz lazım. Yapay zeka ve analitik sistemlerin en sevdiği şey tutarlık. Zaten o insan olmadığı için her bir küçük tutarsızlıkta bir noktanın bile eksik olmasından bayrak alıyor. Bayrak kalkacak ve ikinci başka bir şey gibi görecek. Taş oran veya başka bir veri gibi görecek. Bu da tabii sıkıntı olacak. Biz kendi zihnimizde toparlarız da ama şey yapay zekadan böyle bir şey bekleyemeyiz. İşte bir promptu nasıl böyle küçük bir hata yaptığımızda çıktığımızda kadar fark ediyorsa bu da önemli. Standartlaşma önemli.
Bu anlattıklarından şu çıkıyor, şunu anlıyorum, hissediyorum. Aslında ortaya konulması gereken şey böyle bir adam akıllı, döküman kontrol sisteminin hem zihinlerde hem de... Pratikte yerleştirilmesi gibi gözüküyor. Mesela örnek olarak aklıma şey geliyor. İşte BİM çıktılarıyla maliyet planlama ve satın alma kodlarının konuşabilmesi mesela. Bu modeldeki eleman başka isimle, başka bir kaynakta başka isimle, başka bir kaynakta başka isimle eğer anılıyorsa senin demin söylediğin gibi hani prompttaki yanlış şekilde saçma sapan sorunla şuraya doğru gidiyor. O zaman bütün bu yanlışlıklar bize böyle bir veri ilişkisini kopma noktasına geliyor veya veri çelişkisi doğuruyor. Bu da o zaman bizim amaçladığımız şeyin çok daha gerisinde kalıyor diye düşünüyorum.
Çok güzel dedim. Halbuki yani veriler verilerle, ajanlar ajanlarla, ajanlar verilerle bunlar hep birbirleriyle konuşmalı. Kuracağımız yapı böyle olmaz. Zaten yapay zekanın felsefesinde bu var. Birbirleriyle konuşup. Buğurdan da bir üstünü üretmek gibi. Ve tüm projenin yaşam döngüsü içinde bunu düşünmemiz lazım. Yani sadece belli bir kesit üzerinden düşünmememiz lazım. İşte teklif, tasarım, satın alma, yapım, teslim, işletme her aşamada üretilen veri bir sonraki aşamaya temiz bir şekilde, bozulmamış bir şekilde geçebilmeli. Aksi takdirde her proje... Başında işte hafızayı sıfırlamış oluruz. Yani bir birinin işte dediğin çok güzel bir nokta yani konuşma konusu satın almadaki verinin metraj, metrajlık verinin maliyet kontrolü buralarda hep aynı verinin farklı versiyonuna farklı bir şekilde bize hizmet etmesi lazım.
Aynen. Çok çok güzel şeyler söyledin abi. Burada şu geliyor hemen aklıma ilk soru olarak. Peki biz veri kalitesi nasıl ölçeceğiz? Çünkü benim verim harika. Bunu söylemek kolay ama gerçekten ben söylediğimle elimde olan şey uyuşuyor mu yoksa ükürüyor muyum ben? Bunu nasıl anlayacağız?
Şöyle şimdi basit kriterlerle başlayabiliriz. Nedir bu? Güncellik. Veri güncel bir soru mu? Doğruluk doğru mu? Doğru veri üzerinden mi hareket ediyoruz? Tam mı yoksa eksik mi? Değil mi? Bu da bir sorgu. Tutarlı mı? İşte satın almadığı 10 yazan hak edişte 15 mi yazıyor gibi değil mi? Ve bu veriyi biz izleyebiliyor muyuz? Bugün 10, yarın nereden geldi bu 10? İşte sahada Ali söyledi, yarınlar da veri mi söyleyecek, ne olacak? Kimin üzerinden bu geliyor o veri? Akıyor değil mi? Bunu nasıl izlediğimiz bu. Yani veri kalitesini bu bahsettiğim işte 5... Ilk aklıma gelen, yani aklıma gelen değil de ilk bizim hazırladığımız şeyle söyleyebiliriz. Bu soruların cevaplarıyla da veri yönetimi daha sağlıklı olur diye düşünüyorum.
Tabii burada bir de şey geliyor aklıma, hani tamam veri var, iyi veri tabanı unutuyordum, bir erişim konusu var. Hani yetkilendirme kim ne kadar veriye ulaşacak, ne kadar bilgi de görebilecek. Bu işte çok kısıtlamalar getirirsek acaba... Amacı hizmet etmemiş olur muyuz insanların bu verileri kullanmasından çekinirler mi veya işte ne bileyim benim kullanımda kardeşim kullanılmaz sunulan veriler benim işime işime yaramıyor deyip bu işten böyle bıkkınlık, sıkınlık falan oluşur mu diye düşünüyorum. Yani verinin kullanımının ne kadar pratik olup olmayıp pratikten öte verinin kullanımının ne kadar verimli olduğu da çok önemli diye düşünüyorum.
Abi şöyle verinin erişimi Her yerde olduğu gibi role göre tasarlanmalı. Yani sen hangi veriyi almalısın, yanındaki arkadaşın hangi veriyi almalı, hangi veriyi almamalı. Proje ekibi ihtiyaç duyduğu bilgiye hızla erişmeli ama ticari teklif, kişisel veri, sözleşme stratejisi, finansal bilgi gibi hassas alanlar korunmalı. Yapay zeka kullanımı ile bu daha da önemli bir hale geliyor. Çünkü veri ortada, bu verinin bir de kimin nereye ne zaman nasıl ulaşma konusu var. Veriyi bir de yani veriyi şimdi biz insan üzerinden biraz önce bahsediyoruz ama analiz eden bir yapay zeka sistemi olduğunda yapay zekanın da hangi verilere ulaşması gerektiği konusu da ayrıca çok ciddi dikkate alınması gereken konu. Zaten mesela firmaların bazıları yapay zekayı entegrasyona girmesi yani firmalarına entegre etmesindeki. Çekingenliği verinin kullanımı noktasında. Ya bunu bence Haluk bir programda uzun uzun konuşalım. Çünkü senin biliyorum bu konuda benden çok daha fazla söyleyeceğin şeyler var. Bunun da bence burada bu soruyla beraber bunu da şey yapalım, altın çizelim. Yani bir programda bu veri güvenliği ve şirketlerin bu endişesinin nereye kadar doğru, nereye kadar doğru olmadığınızla.
Konuşalım. Evet. Bu bu tabii senin söylediklerinle beraber ve bu zamana kadar söylediklerimiz de aslında veri sadece bir klasörleme gibi değil bu veri tabanı dediğimiz veya veri kartı dediğimiz şey. Eee aslında işin içine güvenlik ve yetki meselesi de var. Senin söylediğin gibi. Bunu net bir şekilde eee ortaya koymamız lazım gerektiğini düşünüyorum.
Çok doğru. Şimdi yedekleme, arşivleme bunların hep belli bir politikası, prosedürü olmalı. Proje bittikten sonra veriler kaybolmamalı. Ama her şey de kontrolsüz biçimde saklanmamalı. Yani çünkü veri bolluğu da kirliliği, veri kirliliği de ortaya çıkabilir. Hangi veri ne kadar süre tutulacak, nasıl aranacak, nasıl anonimleştirilecek bu kurallar da belirlenmeli. Yani veri sadece kullanıldığı zaman değil, kullanımının sonrasında da bir değerdir. Bunu veriyi bu boyutta bakmamız lazım.
Tabii bu söylediğin çok önemli. Özellikle benim belki 30 sene önce söylediğim şirketlerin proje bir verilerinin tekrar ana merkez durumda bunun değerlendirilmesi. Tabii kurumsal hafıza tarafı çok önemli veri derken. Şirketler geçmiş projelerinden ne öğrenmek istiyor? Ama çoğu zaman bu veriler okunabilir olmadığı için bir dersler çıkarılamıyor. Return of Experience dediğimiz yani bu projelerde yaşananlardan edinilmiş derslerin kurumsal hafıza oluşturacak şekilde şirket verilerine veya şirket hafızasına yüklenebilir olması ve bunun da paylaşılabiliyor olması ben çok kıymetli olduğunu düşünüyorum.
Doğru bu dediğin en stratejik taraf. Neden dersen şimdi geçmiş projelerdeki mali hesapmaları, tedarikçi performansları, işte claim nedenleri, kalite hatası, iş güvenliği bütün bunlar düzenli tutun da şirket gelecekte daha iyi. Tekip veriyor. Daha iyi plan yapıyor. Başına gelebilecek riskleri daha iyi yönetiyor. Yani veri yönetimi bir arşivcilik gibi değil, kurumsal bir öğrenmenin altyapısı olarak düşünmemiz lazım. PMA'yın da, sağ ol, PMA'yın da zaten learning lesson dediği öğrenilmiş derslerde altını çizdiği bu. Bu doğru dersleri çıkarmamız lazım. Bunları çıkaramıyorsak hayattaki insanların da yapması gerektiği gibi, çıkaramıyorsa yaşadıklarından o hataları yaparak canı yanar ve acı çeker. En sonunda hayat biraz daha şeyini arttırır arttırır artırır. En sonunda ya doğruymuş ben böyle yapmalıyım diye o dersi alırsınız. Bazıları da almadan bu hayattan geçer gider. Yani firmalar için de projeler için de geçer.
Kesinlikle burada tabii böyle güzel bir ifade biçimi ortaya çıkıyor. Sanki veri yönetimi diye. Bir şey çıkıyor. Aslında çok basit sorular soruyor bu veri yönetimi dediğimiz veya oldu bu yaklaşım. İşte verinin sahibi kim? Bu verinin doğrusu kimde? Kim değiştirebilir? Kim onaylar? Kim kullanır? Hatta hata çıkarsa bu veride bu veriyi kim düzeltecek? gibi konular belki de veri yönetimi altında. Sınıflandırılması kontrol edilmesi gereken konular olarak aklıma geliyor açıkçası düşününce.
Çok doğrusun Ali. Şimdi veri yönetimi böyle bürokratik bir başlık gibi göründü, duyuldu belki. Söyleneceği veri yönetimi falan böyle.
Çalıştaylar yapılıyor onunla.
Çalıştaylar falan gibi aynen. Fakat projede bir güven üreten bir şey bu. Yani örnek diyelim birazcık. İşte maliyet raporu, satın alma raporu farklı rakamlar söylediyse. Yönetim hangi rakama inanacak?
İşte veri yönetimi bu.
İş programıyla sağ gerçekleşmesi çelişiyorsa hangisi esas alınacak? Veri yönetimi şu da demek değil. İş programı şeyse vs. Hayır. Orada işte bir sorgulama ekseni oluşacak. Şunu şöyle yap, bunu böyle yap, bunu kontrol et. Oradan zaten o sorgulama sonrasında biz doğru veriyi anlayacağız ve göreceğiz. Şey bu veri yönetimi. O zaman kararlar yine eski düzene, kara düzene kara kitaba kişisel tartışmalara dönecektir.
Tabii bu bütün bu konuşuklarımızda şu da geliyor insanın aklına hani eskiden ne vardı? Ansiklopediler vardı değil mi? Böyle veri bu kadar havada uçuşmazken de eskiden aradığımız bilgileri ansiklopediye giderdik. Yani o bizim için neydi? Böyle bir master planı.
Meydanlarız.
Master doküman gibiydi. Şimdi veri konusunda da böyle sanki bir master data, master veri, master veya master... Master da Türkçesini düşünün. Sanki böyle ana gibi diyebilirdi. Yani ana veri kaynağı olabilir. Şimdi düşünsene abi, işte tedarikçi listelerini yüklemişim buraya, malzeme kodlarını koymuşum, işte konumları koymuşum, çalışan kayıtları var. Ve bir bakıyorsun ki esasında bu çok... Güvenliğin ana kayıtlar çok doğru değil. Ve sana yanlış sonuçlar üretiyor. Çünkü sen şimdi katastrofeyi yaşayabileceğin katastrofiyi. Çünkü sen buradan bela alıp belki de yukarıya raporlayacaksın.
Evet, evet. Yani ana bir diri temizliği böyle sıkıcı gibi gözükse de aslında çok değerli bir şey. Ne bileyim aynı tedarikçi üç farklı isimle geçiyor olabilir. Performans analizini nasıl yapacaksın? Çünkü diyorum yapay zeka o oralar üzerinden hareket edecek. Biz insan olarak anlamamız kolay ama o anlamayacak. Aynı malzeme beş farklı kodla girildiyse fiyat karşılaştırması bozuluyor. Aynı lokasyon farklı biçimlerde yazılıyorsa kalite hatası, harita da göremeyiz. Yapay zeka bu kirliği bazen yakalar ama asıl çözüm standart ve disiplinli bir veri giriş. Şimdi... Şeylerde çok olur işte bankalarda başka yerlerde de işte telefonla ararsa bu telekomünikasyon şeylerinde şirketler var. Sistemimiz bozuk sistemimizde bir sorun var.
Güncelleme yapılıyor en sevdiğim laf bu.
Güncelleme yapılıyor. Aslında orada yapılan bence çoğunlukla bir veriyle ilgili sıkıntı. Ya yanlış veri girişi.
Ya ulaşamıyor.
Ulaşamıyor o veriye. O çağrı merkezindeki hanımefendinin bize şu anda sistemimiz bekliyor, güncellenmiyor falan gibi kayıt arma cevaplarını verdik diyor.
Ama sen orada bileklerini kesiyorsun tabii.
Tamam sen mahvoluyorsun. Böyle bir şey yok ve bizler, Ali İhsan ben bunu anlıyoruz aslında. Bunlar diyoruz ki bu firma verisini yönetemiyor demek.
Evet.
Yönetemiyor.
Tabii şimdi aslında veri yönetimi yönetemiyor dedim de veri yönetimi günlük küçük disiplinlerin toplamı gibi sanki. Yani verini temiz tutacaksın, verini kontrol edeceksin, verini paylaşılabilir bir yer ayarlayacaksın. Bir sürü küçük böyle check listen var sanki onların toplamı gibi.
Aslında her şey, bütün stratejiler küçük alışkanlıklarla. Oluşuyor. Yani küçük alışkanlıklarla biz bir strateji oluşturuyoruz. O küçük alışkanlıklar çok önemli diye düşünüyorum.
Tabii şimdi yapay zeka burada ne katma değer katıyor bize? Ancak iyi yönetilen bir veri olması lazım. Yapay zekanın kabiliyet ve kapasitesini kullanmak için. Yoksa yapay zekaya dağınık klasör, dağınık bir veri seti verip de ondan sonra ondan muceler beklemek Yani şantiyeye plansız bir ekip gönderip de hadi siz bilirsiniz ne yapacağınızı demek. Evet. Bir durum oluşur orada çıkıyor.
Yani yapay zekayı konuşmadan önce inşaat firmaları mutlaka veri güvenliğini konuşmalı. Ya bunlar ne kadar sonuçta olur? Bir kere yani veri olmadan yapay zeka demo olacağı gibi güvenilir veriyle anca biz karar sistemi olur. Bunu mutlaka başka bir bölümde belki bölümlerde. Dediğim gibi ben biliyorum senin bu konuda çok daha fazla kafa yordun ve anlatacakların var. Halbuki bunu bir konuşalım, şey yapalım diyorum başka bir bölümde.
Peki abi o zaman kapanışa doğru geliyoruz. Şimdi sana bir soru sorayım o zaman. Peki nereden başlayacak bir firma? Vedi yönetildiğinde ilgili bir şey mi yapacak o zaman?
Şöyle güzel bir soru, güzel bir özetlemeyle toparlayayım. Güzel söyledin. Bir envanteri. Yani nerede ne verimiz var. Kritik veri setlerinin sahiplerinin belirlenmesi. Hangi veriden kim sorumludur? Güzel. Üçüncüsü temel kodlama ve dosya standartlarının oluşmak. Yani üçüncüsü standartlar. Envanter, sorumluluk ve standartlar. Dördüncüsü erişim ve güvenlik kuralları. Kim ulaşabilir, kim ulaşamayabilir? Güvenlik nedir? Bunun içine yapay zeka gibi bir dosyamız da girecek bu arada. Evet. Kişiler ve insanlar arasında bir kural değil bu. Beş pilot projenin seçimi ve mutlaka pilotla bir demo yapacağız. O veri kalitesini orada ölçeceğiz. Ve altıncısı da geçmiş proje verisini öğrenme amaçlı kullanmaya çalışacağız. Çünkü veriyi en çok besleyecek şey geçmişteki verilerimiz. Bu veriler üzerinden biz ne kadar fazla ister o kadar doğru analizler yapıp doğru sentezlere... Ulaşabiliriz diye düşünüyorum.
Belki buraya bir tane şey ilave edebilirim. Bu saçma sapan dosya isimleri var diyorum. Çünkü senin söylediğin yanlış takip etmeysem temel kodlama diye söylemiştin üçüncü maddeyi.
Evet.
Üçüncü maddeyi temel kodlamanın temelinde esasında şey var. Takip edilebilir bir dosya sistemi olabilmesi lazım. Dolayısıyla saçma sapan dosya isimlerinden de kurtuluyoruz diye düşünüyorum. Ya da bu saçma sapan dosyadan kurtuluyoruz gibi.
İşte böyle bir tören yapmalı ve bence o tören günü veya törende sembolik bir milat olabilir diye düşünüyorum sektörümüz.
Bunu hatırlarsan daha önceki bölümlerde konuşmuştuk. Şu anda YouTube'da da var izleyicilerin ödeyecek. Aslında bu veri yönetimine ilgili şunu söylemek belki söyleyebilir, uygun olabilir. Bu aslında IT'nin bir arka oda işi değil mi yönetimi? Yani tekliften şantiyeye, finansmandan iş güvenliğine artık aklına ne gelebiliyorsa bir proje hayatında ortaya çıkan bütün bunların hepsi veya buradaki verilerin ne kadar sağlıklı ve kaliteli olduğu esasında şirketin belki toplumdaki veri tabanın kalitesini ortaya çıkaracak.
Kesinlikle yani iyi yönetilen veri iyi yönetilen proje kadar değerli olacak.
Kesinlikle kesinlikle.
Bunu unutmamamız lazım. Iyi yönetilen proje kadar bizim veriyi de iyi yönetmemiz gerekecek diye düşünüyorum.
Evet yani bu demin senin söylediklerine ilave olarak bu demin saydığım maddeleri ilave olarak ben son sözümü de söyleyeyim sana vereyim abi sonundan sen kapandın o zaman. Aslında mükemmel bir sistem kurmayı beklemek zorundaysın. Bunu çabalamak zorunda değilsin. Küçük küçük standartları takip ederek bunu uygulayarak aslında çok... Belki büyük yatırımlar gereken bir yazılım satışı olmak yerine bu tip bir disiplini yerleştirerek belki çok daha faydalı bir işlem veya bir şey yapmış olabilirsin. Kendi için diye düşünüyorum.
Çok şükür katılıyorum. Ben kısacık bir şey yapacağım. Bu sefer bazı programları çok uzatıyorum. Siz neler yapıyorsunuz? Bunların altına yazın. Youtube videolarımız olabilir, Spotify olabilir, LinkedIn olabilir. Nasıl? Veriyle ilişkiniz nasıl? Dertleriniz ve kazanımlarınızı paylaşırsanız birçok arkadaş buradan faydalanır diye düşünüyorum. Bugünlerde bizim gündemimizin yapay zekaya girdiğimiz günlerde gündemimizin bu özellikle veri yönetimi olması gerektiğini altını çiziyorum, çok önemsiyorum. Ama bunu sadece biz böyle 50 tane program yaparak değil, sizlerin oradaki yorum katkılarıyla da. Olacak diye düşünüyorum.
Evet. Katılıyorum.
Tamam.
Kapatabiliriz.
Kapatabiliriz. Peki. Görüşmek dileğiyle.
Görüşmek dileğiyle.
Aynen.
More from Cem

İNŞAAT SEKTÖRÜ YAPAY ZEKAYA HAZIR MI, YOKSA SADECE HAZIR OLDUĞUNU MU SANIYOR?






