
Bu podcast bölümünde Haluk ve konuşmacı (SPEAKER B) inşaat şantiyelerinde dijital dönüşümün ne zaman ve nasıl başlaması gerektiğini tartışıyorlar. Temel argüman, sadece tablet, drone ya da WhatsApp grubu gibi teknolojik araçların dağıtılmasıyla dönüşümün gerçekleşmediği; asıl dönüşümün veri yönetimi, iş akışı haritalaması ve doğru problemin tanımlanmasıyla başladığıdır. Katılımcılar, AI ve diğer dijital çözümlerin uygulanabilmesi için öncelikle "nerede takıldığımızı", "hangi verinin kararları etkilediğini" ve "iş akışının kim, ne zaman, nerede veri ürettiğini" belirlemenin şart olduğunu vurguluyor. Dijital dönüşümde sıkça görülen hatalar – kötü tasarlanmış sistemler, kullanıcı direnci, veri toplama ama karar destek sistemine dönüştürülmemesi – ele alınarak, başarılı bir dönüşümün pilot uygulama, ölçülebilir KPI'lar (rapor hazırlama süresi, revizyon hataları, malzeme kayıtları, iş güvenliği süresi, plan‑gerçekleşme farkı) ve sürekli geri bildirim döngüsüyle ölçülmesi gerektiği belirtiliyor. BIM'in 3‑boyutlu model olarak değil, zaman, maliyet ve kalite verileriyle bütünleşmiş bir karar platformu olarak kullanılması, dronlar, giyilebilir sensörler ve kamera sistemlerinin gerçek zamanlı ilerleme takibi ve risk tespiti için nasıl entegre edilebileceği örnekleniyor. Ancak bu teknolojilerin faydalı olabilmesi için verinin zamanında, doğru ve güncel olması, yapay zekanın sonuçlarının mühendislik değerlendirmesiyle doğrulanması ve sorumluluğun insanlarda kalması gerektiği vurgulanıyor. Son olarak, dijital dönüşümün bir IT projesi değil, yönetim kalitesi ve süreç iyileştirme projesi olduğu, insanları sürece dahil etmenin, küçük pilotlarla başlamanın ve elde edilen sonuçları ölçerek ölçeklendirme kararının kritik olduğu sonucuna varılıyor.
Chapters
Selamlar, Dijital Tuğlar'ın yeni bir bölümünde yine belki kulaklarınıza benzer gibi gelebilir ama aslında konular birbirine çok benziyor. Bir sürü konu birbirine benziyor. Biz bazen bazı konuları tekrarlama ihtiyacı varız çünkü önemi hiçbir zaman azalmıyor. Önemi azalmayınca da bunun tekrar etmenin bir fayda getireceğini düşünüyoruz. Bugün de yine dijital dönüşüm üzerine konuşuyoruz çünkü günümüzün en sıcak konularından bir tanesi değil mi abi? Yanılmıyor muyum? Yani dijital dönüşüm. Bu bakımdan dijital dönüşümle ilgili olarak hem kendi fikirlerimizi hem oradan buradan duyduklarımızı, araştırdıklarımızı, konuştuklarımızı, fikir alışverişinde bulunduğumuz her konuyu Sizle paylaşmaya çalışıyoruz izleyicilerimizle. Bugün de yine dediğim gibi dijital dönüşümle ilgili olarak firmalar, şantiyeler ne yapmalı diye anlatmaya veya tartışmaya çalışacağız. O zaman şöyle gıcık gıcık sorularla başlayayım. Şimdi hani bir şantiyenin dijital dönüşümü ne zaman başlar sorusunu şöyle söyleyeyim. Yani şantiye personeli... Tablet dağıttın, işte ne bileyim akıllı telefon verdin veya ne bileyim işte drone uçurdun. Yoksa WhatsApp grupların ismini dijital şantiye koordinasyonu falan diye değiştirdin. Şimdi gerçekten nerede duruyoruz, nasıl bir şekilde bu işlere başlamalıyız onu belki de bir iki kere daha tartışmamız gerekiyor diye düşünüyorum.
Evet, bence biraz fazla konuşmak da belki bu konularda iyi bir şey bazı şeylerin pekişmesi için. WhatsApp grubunun adını koordinasyon diye yazınca koordinasyon sağlanmıyorsa dönüşüm dijital dönüşüm dediğimizde de onu dedik diye o olmayacaktır. Dijital dönüşüm yeni cihazların sahaya gelmesinden çok biz bilgiyi nasıl yönetiyoruz o yönetme biçimimizdeki değişimle gelecek. Bilgiyi yönetme biçimimizin.
Değişikliği dijital dönüşümün... Evet abi çok doğru söyledin. Burada aslında mesele tablet dağıtabilmek değil. Tabletin içinde ne olduğun, hangi bilgiyi nereye aktardığın ya da tablet dağıtımla neyi amaçlıyorsun, bu tabletle ne yapacak insanlar, haritaya mı bakacak, hava durumuna mı bakacak, yemek programına mı bakacak, ne yapacaklar o önemli.
Çok doğru abi yani o bilginin nereden geldiği. Kim tarafından doğrulandığı, hangi kararları etkilediği. Çünkü şantiyede zaten veri var.
Veriden dolayı bir sürü cengiz.
Bir hali. Günlük raporlarda var, toplantı tutanaklarında var, revizyon çizimlerinde var, Excel dosyalarında var ve insanların hafızalarında var. Sorun bu veriyi birbirleriyle konuşturmak. Bunu başarmak lazım.
İçin ekstra hazin tarafı da herkes de kendi sutlu kaydın en harika ve en kusursuz kayıt olduğunu düşünüyor. Şimdi dolayısıyla burada bir problem var gibi gözüküyor bana.
İşte abi şöyle bir şey, dijital dönüşümün tam da başlangıç noktasını söyledin. Çünkü herkes farklı bilgiyle çalışıyor. Aynı projeyi değil, aynısındaki farklı projeleri yönetiyorsunuz demektir.
Tabii bu dediğini düşününce aklıma daha önceki haftalarda konuştuğumuz o zaman ne yapacak hemen paraları bastırıp herkesin kullanacağı bir yazılım mı alacak ne yapacak bu adamlar?
Abi bunu birkaç programımıza söyledik yine söyleyeceğiz abi bizi davet eden yerlerde de söylüyoruz danışmanlığını verdiğimiz firmalarda da söylüyoruz önce problem tanımlanacak. Yani IT veya AI tarafına girmeden evvel biz nerede tıkanıyoruz, sıkıntımız nerede, en fazla zaman nerede kaybediyoruz? Çünkü bize AI zaman kazandırıyor, erken görmemizi sağlıyor. Günlük ilerlememiz doğru ölçülüyor mu? Yoksa revizyonlar sahaya geç mi ulaşıyor? Malzeme takibi mi aksıyor? Hak ediş verilerimizi mi tartışıyoruz? İlk önce bunu tespit edelim. Biz neden yapay zekayı istiyoruz? Evet. Bizim derdimiz.
Kesin. Ben de aynı şeyi söyleyecektim. Aslında temelde ilk başta kendi kendine sorulması gereken şey şu belki de. Biz AI'ye niye ihtiyaç duyuyoruz? Hangi sorunumuzu çözecek? Değil mi? Yani çıkış noktamız bu olması lazım diye düşünüyorum.
Kesinlikle abi çok. Yani teknoloji kötü bir süreci iyileştirmiyor. Yalnızca onun ne kadar kötü olduğunu daha az gösteriyor. Bu nedenle ilk yapacağımız, hep ilk ilk diye konuşuyoruz ama Yani sorunlarımızı belirledikten sonra iş akışını anlamamız lazım. Yani kim hangi bilgileri ne zaman üretiyor, bu bilgi kim tarafından onaylanıyor, sonra nereye aktarılıyor, hangi kararı kullanıyor? Çünkü yapay zeka, yazılımlar, dijitallik bizden bunu istiyor. Workflow istiyor, iş akışı istiyor. Onu belirlememiz gerekiyor.
Bu dediklerin evet bir projenin inşaatında çok önemli. Ne diyelim mesela? Raporlama, günlük raporlar. Bunların merkeze ulaştırılması, raporlarının bir yere ulaştırılması ve bir yerde incelenmesi, depolanması ne dersen de gerekiyor. Şimdi nasıl olacak da ben bu işte yapay zekayı kullanırsam veya yapay zekayı kullanmaya karar verirsem verimlilik artışı elde edeceğim?
Çok güzel bir soru. Şimdi çok güzel. Dijitalleşme bir kere şunu söyleyeyim. Kağıt formu aynen alıp telefona bilgisayara taşımak değil. Önce o rapordaki her bilginin gerekli olup olmadığına bakmak. Önce bir o raporu temiz kafayla bakmak diyeyim. Sonra sağım öncesinin birkaç dakika içinde girebileceği basit bir yapıyı kurmak. Arayüzü oluşturmak. Yapılan imalatı, çalışan ekip sayısını, kullanılan malzemeye gecikme nedenini mümkünse konumla ilişkilendirilmiş. Fotoğrafı toplamak ve bunları zaten bundan sonra da yapay zeka yapacak artık. Önce biz bir yapalım gösterelim onu sınırları çizelim diyorsun. Aynen ondan sonra artık biz bunlarla uğraşmayacağız. Bu dediğim her şeyi yapay zeka yapacak.
Bu o zaman şeye benziyor. Günün sonunda raporu hazırlayacak adamın anlattıklarındaki bir zatrap da altına almayı konusunda düşünün. Günün sonunda rapor hazırlayacak adamın kucağına her şeyi atıp da hadi bunları düzenli bir rapor haline getir dişler olarak da Oraya gönder olmamalı, olamaz da zaten.
Değil Haluk işte onu yaptığın zaman ne oluyor? Bunu hep bugüne kadar böyle yapılarak zaten. Evet. Olarak geldik. İlk gün dolduruluyor o rapor.
Ondan sonra bir heyecanla.
İnteleniyor, dediğin gibi artık o heyecan bir düşmeye başlıyor. Sıkıntı geliyor, sıkıntı basıyor. Üçüncü günde sistemde kullanıcı adını unutuyor. Neydi ben falan yani girmek istemediği için her şeyi unutmaya. Siber güvenlik önlemi almalısın abi.
Hayatın bir parçası. Bak o zaman tabii bu dediklerinden sonra birinci gün, ikinci gün, üçüncü gün insanlar artık bıraktığı için sonra da diyor ki dijital dönüşüm ekibi merkezdekere ya kardeşim sağdan bir türlü veri gelmiyor biz ne yapacağız nasıl bu işin altına kalacağız demeye başlıyor değil mi şikayetler atmaya başlıyor.
Şimdi bir kere bir direnç olayımız var zaten o klasik onu bir kenara koyduk ama. Sadece direnç değil, kötü tasarlanmış bir sistem de işimizi bozabilir.
Kesinlikle.
Dijital araç sağdaki işi kolaylaştırmıyorsa, çalışan onu fazladan bir bürokrasi, fazladan bir iş yükü olarak görür. Şantiyede kullanılmayan teknoloji, yani ne bileyim böyle masayı üstüne alırsanız hiç tuhaf bir masa süsü, hiçbir işe yaramayan, onun gibi düşünebiliriz bunu da.
Evet bu da o zaman şöyle saçma sapan bir sonuca doğru gidiyor. Bir sürü veri topladığını düşünüyorsun. Bu verileri hiçbiri yönlendiremiyorsun, bir yere kanalize edemiyorsun. Bir şey yapıyormuşsun. Hop bunlar o zaman eskisi gibi, belki de çok daha kötü bir şekilde tozlu raflarda yerini alıyor değil mi?
Kesinlikle abi yani örneğin işte planlananla ilerlemeyi, planlanan ilerlemeyle gerçekleşen ilerlemeyi günlük olarak karşılaştırabiliriz.
Evet.
Son miktar hedefinin altında kaldıysa bunu ay sonundaki raporda değil aynı gün görebiliriz. Sorunun ekipman, iş gücü, malzeme ve proje revizyonundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını inceleyebiliriz. Bunu ne zaman yapabiliriz? Artık yapay zekaya geçtiysek yapabiliriz. Yoksa bir zaman sonra anca önümüze gelen raporlarla görebiliriz ama yapay zekada bunu direkt olarak o anda görme.
Şansımız var. Zaten düşünsene bu soruyu soruyorsun işte bu iş neden gecikti diye soruyorsun ve üç hafta sonra cevap alabiliyorsun. Bu tamamen aslında amaçladığın dijitalleşmeye tam bir ters durumu ortaya çıkarıyor. Yanılıyor muyum abi?
Kesinlikle. Ya geç gelen doğru bilgi çoğu zaman yanlış bilgi kadar da pahalı.
Kesinlikle.
Dijital şantiyenin, dijital şantiyedeki dijital dönüşümün temel kazancı problem oluştuktan sonra açıklamak değil, büyümeden en küçük haldeyken fark etmek. Yani yapay zekam bize verdiği en önemli kazanımlardan biri erken uyarı sistemi.
Evet, şimdi tabii aklıma BİM geldi. BİM biliyorsun yıllar içinde kullanım alanı muazzam genişledi. Evvela işte ne bileyim binalarda kullanılıyordu ama şimdi BİM neredeyse metro projelerinde bile... Bütün BİM altında bütün yapının veya bütün ürünün dijitalleştirilmesi konuşuluyor. Sence de BİM'de burada devreye giriyor mu ya da girmeli mi abi?
Giriyor abi. Yani bence BİM'i yalnızca üç boyutlu güzel bir model olarak görmek gerekiyor. Model iş programı, maliyet, metraj, kalite kayıtları vesaire ilerlemesiyle ilişkilendirildiğinde Ancak gerçek değerini üretiyor. Yani bir elemanın tasarımını, planlanan yapım tarihini, gerçekleşen durumunu ve maliyetini aynı yapı içinde takip edebiliyorsun abi.
Tabii o zaman şöyle bir görüntü gelsin gözünün önüne. Sağdaki işte adamlar konuşuyorlar, işte personel konuşuyorlar. Evet bu model çok güzel ama ben elimde güncel çizim yok. Ben neye göre yapacağım imalatı diye bir eğer tartışma, bir konuşma başlıyorsa o zaman demek ki bir yerlerde bir tıkanıklık oluştuğunu öngörmemiz lazım veya bir yerlerden bize güncel bilgi akmıyor diye düşünmek lazım.
Kesinlikle zaten bilginin kalitesi bu dijital modelinde ekran görüntüsünün kalitesiyle değil sahadaki kararların ne kadar iyileştirildiğiyle ölçülmek. Doğru söylüyorsun. Dijital görünümlü eski bilgi.
Evet, evet. Şimdi tabii bunu bir adım daha öteye götürdüğümüz zaman bu dijitalleşme konusunda işte aklıma hemen aslında uzun belki aylardır konuştuğumuz ve güncelliğini hiç kaybetmeyen işte dronlar geliyor, kameralar geliyor, artık giyilebilir sensörler var, bunlar çok konuşuluyor. Bunlar gerçekten işe yarıyor diye düşünüyorum. Senin görüşün ne abi?
Doğru probleme bağlandığında yani problemi doğru tespit ettiysek ve drone da bu probleme bağlayacak bir çözüm ürettiriyorsak doğru. Çünkü drone ile ne yapabiliriz? Düzenli bir sağ görüntüsü alabiliriz. İlerlemeyi ölçebiliriz. Ulaşılması zor bölgeleri kontrol edebiliriz. Bunu robot köpeklerle de keza yapabiliriz. Sensörlerle ne yapabiliriz? Beton sıcaklığını. Ekipman kullanımını, çevresel koşulları izleyebiliriz. Kameralardan gelen görüntülerle bazı güvenlik risklerini tespit etmek mümkün olabilir. İşte bunların hepsinde aslında dronu kullanabiliriz.
Tabii. Hani elinde imkan var ama bunu ne kadar kullandığınla alakalı. Düşünsene abi, dronları uçuruyorsun gerçekten projedeki ilerlemeyi takip etmek için ama görüntüyü kimse izlemiyorsa veya bunu takip etmiyorsa Yanılıyor mu?
O şey işte pahalı bir şantiye belgeseli, drone ile çekilmiş pahalı bir şantiye belgeseli diye düşünüyorum onun. Veri toplamak başarı değil. Başarı veriyi zamanında karara dönüştürebilmek. Gecikiyorsa eğer o verinin karara dönmesi veya nasıl karar alınacağı hala o veri ona ışık tutmuyorsa o zaman yaptığımız işte doğru değil de. Çünkü sonuç niçin bütün bunları yapmamızın nedeni? Doğru karara ulaşmak. Evet. Ulaşamıyorsak yaptığımız iş boş.
Bütün bu konuştuğumuz süreçler, ekipmanlar, aletler aslında hepsi yapay zekayı en etkili ve verimli şekilde kullanabilmek adına. Tabii şimdi yapay zekayı şantiyeye aldığımızda veya aldığımız düşündüğümüzde bir şantiyede ne yapabilir yapay zeka veya ne beklenmelidir sorusu geliyor benim aklıma.
Halil'cim şöyle diyeyim ben sana o soruya hemen.
Lütfen buyur.
Çok şey yapabilir. Özetleyebilir ki zaten bir sürü insan bence şu anda onu yapıyor. Gecikme eğilimlerini inceleyebilir.
Çünkü programlar... Ya bunu unutma abi. Bu özetleme konusu çok acayip biliyor musun? Yani insanlar artık öyle manyak bir çağda yaşıyoruz ki kimsenin kimseye bir şey okumaya vakti yok. Şimdi pdf'ten bir dosya açtığın zaman bile işte adop kullanıyoruz. Adop hemen çat diye çıkarıyor. Bu uzun bir dosyaya benziyor. Senin için özetleyeyim mi? Çok manyak bir çağda yaşıyoruz yani gerçekten. Kimsenin okumaya vakti yok.
Halbuki o küçük detaylarda saklan şeytan ayrıntı da gizlidir değil mi? Ya olacak bir şey değil. Tabii bunun şeyi ne de görsel versiyonunu mu diyeyim görüntülü versiyonunda hızlı çevrimlerle iki hızında YouTube izlemek gibi ikimizin de yaptığı bir şey var. Yani o da ayrı bir şekilde bilmiyorum ama orada aslında özetlen daha hoş bir şey var. Diğerinde o sana ne özet veriyorsa onu kabul ediyorsun. Yani biraz burada tehlike var. Yani bu her şeyi özete bindirmek özellikle sözleşmesel konularda bence ciddi riski var. Daha neler yapar dersek gecikme eğilimlerini inceleyebiliyor. Çünkü planı verdiğimiz zaman o planla ilgili her şeyi bize analiz edebilir. Planı verdiğinizde planı bütçeyi nakit akışını her şeyi analiz edebilir. Ifadeleri bulabilir. Geçmiş verilerden mali hesapmalarına ilişkin uyarılar üretebilir. Toplantı notlarından sorumluları terminlerini çıkarabilir. Tabii bunlar hem mühendislik değerlendirmesinin yerine geçmemeli. Şimdi şunu söyleyeceğim yani burada bu anlattıklarımızın bir yerde de yanlış anlaşılmasını istemiyorum. Bunların hepsini yapabilir. Daha da bunları yapabilecek saatlerce konuşabiliriz ikimizden. Ama, ama işte bu ama çok önemli. Bu verileri, bu yaptıklarını sistemi birbiriyle konuşturacak bir rek mimarisi kurgulamadıysak, mevcut veri ve ajanları biz birbiriyle konuşturamıyorsak, yapay zekayı son derece verimsiz kullanıyoruz. Evet. En güzel herhalde böyle şey yapabilirim. Kullanıyormuş. Kullanıyoruz ama bu kadar. Yani ajanları birbiriyle konuşturabilmemiz lazım.
Tabii burada senin söylediğini göz ardı etmemek lazım. Yani yapay zekanın verdiği sonuçların mühendislik değerlendirmesi yerine asla geçmediğini bilmemiz lazım. Bu da şu anlama geliyor. Şimdi yapay zeka bize bir uyarı verdiği zaman işte ne diyecek? Bu imalat gecikecek gibi gözüküyor veya gecikecek diyor. O zaman... Hemen böyle aman hemen oturup şuraya haber verelim işte yükleni alt yüklenince yazı yazalım şunu haşlayalım böyle azarlayalım yerine aslında ilk önce hemen bir veriyi değerlendirmemiz gerekiyor. Gerçekten bu veri bizim bu sonuçlara varmamız için doğru verimi kaliteli verimi ve güncel verimi bunları anlamak gerekiyor.
Kesinlikle yani veriyi ve gerekçeyi kontrol edeceğiz. Yapay zeka hızlı bir yardımcı olabilir fakat sorumluluk bizde bunu unutmamamız gerekiyor. Sistem bile son derece özgüvenli bir şekilde bunu hep söylüyorum. Kendinden emin bir şekilde yanlış sonuç verebiliyor. En tehlikeli tarafı mesela insan da yanlış bilgi veriyor ama bu kadar güvenerek yapmıyor. Eğer beden dilini iyi okuyabiliyorsanız insanın yanlış bilgiyi yalan halüsinasyonlarına şüphelenirsiniz. Evet. Bu yok.
Yani o toplantıda çok konuşuyor.
Cumhurbaşkanı Ankara'yı nasıl şeylikte, ciddiyette söylüyorsa, size son derece olmayacak bir yalanı da aynı ciddiyette söylüyor.
Bu zaten şimdi bir sonraki soruma geleceğim. Hani insan tarafı, dijital dönüşümde insan tarafı diye şey geldi aklıma. Hani bazen toplantıya girersin, karşı taraftaki kendi argümanlarını konuşur veya bir şeylerini seni çürütmeye çalışır. Bazen şu interval diyor ya, kesin yalan söylüyor. İşte şunu yaptım bunu yaptım kesin yalan söylüyor dersin ve o hissiyatına doğru çıkabilirsin. Bu onun gibi yani yapay zekanın söylediği her şeyi doğru gibi kabul etmek de çok büyük bir handikap olabilir. İşleyişte, sürecin işleyişinde ama şimdi tabii insan tarafını hiç göz ardı etmemek lazım. Şantiye'de veya işte ne bileyim. Şirketlerde, proje yönetimlerinde herkes aynı şekle veya aynı heyecanla yaklaşmaya da bilir değil mi bu dönüşüm olayına?
Şimdi çok güzel, çok güzel bir noktanın altını çizdim. Çünkü insanlar yalnızca teknolojiye değil belirsizliğe de direniyor. Zaten bizim belirsizlik esemediğimiz şey. Bu sistem belirsizliğin arkasında acaba'lar başlıyor. Bu acaba neler olabilir? Benim performansım mı ölçüyor? Yoksa benim işim mi zorlaştıracak? Bir de bununla mı uğraşacağız? Hata yaptığım dahiliyime mi kullanacak bu hatayı? Patrona söyleyecek benim durumumu. Şimdi bunlar başladığı anda, yani yapay zeka bilinçlendirme eğitiminden kastettiğim bu, hayır kardeşim sana bunları yapmayacak, senin işini kolaylaştırıp verimini arttıracak. Hikaye bunu anlatmamız lazım. İşte yönetim teknolojinin neden kullanıldığını açıkça anlatmadığında, çalışanlar sistemi gelişim aracı değil bir denetim mekanizması gibi görüyorlar. Bu da başka bir direnç mekanizmasını ortaya çıkarıyor.
Kesin. Abi bir de tabii şimdi biliyorsun özellikle büyük şirketlerin bir kendi merkez ofisleri var. Bir de değişik coğrafyalardaki şantiyeleri var. Büyüklüklü şantiyeleri var. Hani bu tip süreçlerde genelde ne olur? Satın alma yapmanın gücüyle vesaire neyse ne dersen de ve bunu sahnede bir kutu içinde gönder buradaki bilgisayarlarınıza yükleyin diye. Ya bir başka deyişle belki de kurumsal verilmiş bir kararın şantiyedeki hayatla uyuşamaması gibi bir riski de taşıyor sanki bu kararlar. Yanılıyor muyum ne diyorsun?
Çok doğru o kopukluk zaten bizim... Yani hayatımızın en dramatik kısımlarından biri. Çünkü sahada kullanacak insanları tasarım sürecine katmak gerekiyor. Bu yapay zeka ile ilgili değil. Her anlamda projenin içine sahada bu işi yapacak insanları katmayıp yukarıdan bir emirle bunu yapmaya kalktığınız anda mutlaka bir yerlerde tökezlersiniz. Pilot uygulama yapılmalı, geri bilim dilimi alınmalı, sistem adım adım geliştirilir. Dönüşüm insanlara yapılan bir şey değil bence. İnsanlarla birlikte yapılan bir süreç.
Kesinlikle çok çok doğru söyledin. Buna katılıyorum. Tabii şimdi burada onu yaptık bunu yaptık. Hani soru var ya çok başarılı olduk veya işte biz çuvalladık hiç istediğimiz gibi gitmedi. Tabii soru şu başarıyı nasıl ölçeceğiz o zaman? Çok güzel. Bu yıl biz acayip dijitalleştik.
Niye?
Çünkü 28 tane program aldık, bununla şantiyelere gönderdik. Her taraf tıkır tıkır çalışıyor. Bunun kriteri nedir? Nasıl bileceğiz?
Ölçemediğin bir şeyi kontrol edemezsin. Söz vardı değil mi? Somut göstergeler gerekiyor ölçebilmek için. Ölçülebilirlik gerekiyor diyelim. Rapor hazırlama süresini ne kadar azaldık? Şimdi aklıma gelen bir şey.
Çok çok önemli bir şey değil mi?
Podcast öncesi hazırladıklarımı söyleyeyim. Revizyon kaynaklı hatalar düştüm. Malzeme kayıtları azaldı mı? Bunlar bizim en büyük dertlerimiz. İş güvenliği birimleri daha hızlı mı sonuçlanıyor? Planlanan ve gerçekleşen ilerleme arasında fark küçüldü mü? Yönetim daha erken ve daha doğru karar verebiliyor mu? Bu tip böyle somut ölçülebilir göstergeler üzerinden hareket ettiğimizde işler başarıyı daha doğru tanımlayabiliriz.
Yani bir nevi kaç tane lisans aldın kardeşim? Le değil değişen iş sonucu veya verimliğin arttığı noktalarda görülüyoruz. Yani hangi işlerde gerçekten özlenen kolaylıklar sağlandı veya işte ne bileyim verim arttı sağlandı bunlar sanki parametre olacak gibi ya da olması gerekiyor gibi.
Ya dijital dönüşüme hep söylüyoruz, söyleyeceğiz de bunu söylemeliyiz de bir yazılım satın alma projesi değil. Bu gözle lütfen bakmayın. Bir IT projesi değil. Bir yönetim kalitesi projesi. Sizi aynalayan bir proje. Sizin ne durumda olduğunuzu önce bir görmeniz lazım. Ona göre de hareket etmeniz lazım. Yani ne durumda olduğunuzu anlayıp ona göre kurgunuzu oluşturacaksınız ve yapay zeka ile daha ileri gideceksiniz.
Evet.
Yani buna bir araç teknoloji. Ama iyi düşünüp iyi kurgulanması gerekiyor.
Kesinlikle katılıyorum.
Çünkü bunu satın aldığınız bir yazılım yapamaz.
Evet, o zaman toparlamaya başvururum abi. O zaman biz dijitalleştirmeden ne anlamamız gerekiyor, onu belki birkaç maddede sağlamamız lazım. Birincisi bizim süreçlerimizle ilgili bir iyileşme sağlayacak mı? Problemlerimizi ortaya çıkarmamız lazım ki bunu anlayabilmek için sağdan doğru verileri toplayabilmemiz lazım. Bu verileri de doğru kararlara bağlayabilmemiz lazım. Tabii bütün bunları yaparken insan her zaman... Ön planda çünkü karar verme ancak o süreçleri bilen bir insan vasıtasıyla olabilir diye düşünüyorum. Senin görüşün ne abi?
Katılıyorum insan her zaman ön planda. İnsanları sürece mutlaka katmalıyız ve küçük bir pilotla başlamalıyız. Yani bütün projeleri kullanmak değil. Ve buradaki sonuçları ölçmeliyiz. Bu puliyottan aldığımız sonuçları ve doğru dersleri kaydetmeliyiz ve yapay zekayı da bu doğrultuda geliştirip öğretmeliyiz yapay zekayı da buna. İşe yarayan uygulamayı büyütürken işe yaramayanı yalnız işte para harcadık diye yaşatmaya da çalışmamalıyız. Bu da çok yanlış bir şey. Ya bu kadar para verdik hadi bunu yapalım mı? Yok böyle bir şey. Ya para verirsek verdik ne yapalım? Hatta para verdiğinde daha büyük zarara yol açmasın. Şilerle de yola çıkmış olabiliriz. Zaten bu çalışmalar bize doğru mu ilerlediğimizi, yanlış mı yola başladığımızı gösterecek.
Aslında yani şey bu, herkesin elinde bir tane tablet var. Dakika süper dijital olduk biz. Her şeyimizi sayısal ortama geçirdik. Olmuyor maalesef. Tamam abi ne bileyim başka söylemek istediğin bir şey var mı diye düşünüyorum. Yoksa bugünkü konuşmamızı da kapatabiliriz diye düşünüyorum.
Kapatabiliriz. Ya şöyle bir şeydi belki. Dijital şantiyeye dönüşümünü konuştuk bugün. Dijital şantiyeye doğru bilginin, doğru insana karar vermek için hala zamanı varken ulaştığı şantiyedir. İş işten geçmeden ulaştığı şantiyedir. Böyle benim söyleyeceklerim.
Teşekkürler abi bugün program için de. Sağ olun. İzleyicilerimiz de inşallah keyif almıştır. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere inşallah.
Görüşmek üzere.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?

İNŞAAT SEKTÖRÜ YAPAY ZEKAYA HAZIR MI, YOKSA SADECE HAZIR OLDUĞUNU MU SANIYOR?





