İNŞAAT SEKTÖRÜ YAPAY ZEKAYA HAZIR MI, YOKSA SADECE HAZIR OLDUĞUNU MU SANIYOR?

Bu bölümde, Hilal ev sahipliği yaptığı bir podcastte, inşaat mühendisliği ve proje yönetimi uzmanı Cem Kafadar ile meteoroloji‑malzeme mühendisliği ve sözleşme yönetimi uzmanı Haluk Enginer'i konuk ediyor. Katılımcılar, inşaat sektöründe yapay zekanın (YZ) mevcut durumunu, hype ve gerçek arasındaki farkları, geçmişteki dijital girişim deneyimlerini ve YZ’nin sektöre entegrasyonunda karşılaşılan zorlukları tartışıyor. Konular arasında veri kalitesi ve gizliliği, YZ modellerinin halüsinasyon riski, büyük sözleşme ve doküman yönetiminde YZ uygulamaları (ör. Harvey, Primora), YZ’yi benimsemek için liderlik eğitimi ve tekrarlayan görevlerin otomasyonu gibi adımlar, jeopolitik faktörlerin (İran savaşı, Körfez ülkeleri, Afrika) inşaat projelerine etkisi ve risk sermayesi artışı yer alıyor. Bölüm ayrıca, katılımcıların önerdiği kitaplar, YouTube kanalları ve filmler gibi öğrenme kaynaklarını ve Türkiye’nin AI vizyonu, TÜBİTAK destekli açık veri girişimlerini de ele alıyor. Genel olarak, inşaatta YZ’nin potansiyeli vurgulanırken, veri kalitesi, güvenlik, insan denetimi ve stratejik planlama gibi kritik ön koşulların altı çiziliyor.
Chapters
Merhabalar bugün podcast bölüm 28'deyiz. İnşaatla dijital dönüşüm mü, dijital kargaşa mı? İnşaat sektöründe yapay zekanın gerçek yüzünü ve hayal kırıklığını konuşacağız. Ve misafirimiz Cem Bey, Cem Kafadar. Teşekkür ederim. Hoş geldiniz Cem Bey. Ve Haluk Enginer, Haluk Bey hoş geldiniz. Cem Bey siz inşaat mühendisi uzmanlığı tarafından, Haluk Bey siz aslında meteoroloji malzeme yüksek mühendisliğiniz tabii ki. Branşınızda detaylı konuşuruz. Biz aslında bölüme girmeden evvel böyle kendiniz ve yaptıklarınızdan bahsetmenizi isterim. Ben isterseniz Cem Bey siz de başlayalım buyurun.
Şimdi bir kere İlhalcığım çok teşekkür ederim bizi davet ettiğin için. Bir de Haluk'ta biz dijital tool olarak ikili olarak ilk defa bir yere misafir gidiyoruz. Başka yer derken podcast edemedim. Podarkast ediyoruz. Bu da çok özel bir şey. İlk defa hayatımızda bir podarkast olacağız. İlhalcığım bu harika bir şey. Yayınlarını keyifle seyrediyordum ve çok da böyle imrenerek bir gün biz de orada olur muyuz diye çok soğuk ortak dostlarımızla karşılaştık. Aynen ve çok mutlu oldum. Şimdi ben 1987'de İstanbul Teknik Üniversitesi'ni bitirdim inşaat mühendisi olarak. Ondan sonra ağırlıkla işte proje yönetimi üzerine şantiyede görev aldım. Yani benim... Uzmanlıklarım, bakışım inşaata proje yönetimi üzerinden diyeyim. İşin daha endüstriyel boyutu tarafıyla gittim. İşte 90'ların sonunda içime bir virüs girdi. Bir virüse yakalandım, internet virüsü. Onu sonra uzun uzun konuşuruz. Ondan sonra da işte internet, insan kaynakları hepsi beraber bir şekilde gitti diyebiliriz. Bir yıl 40 yıl doldu. Bu yıl 40 yıl doldu.
Maşallah, gene bir 40 daha.
Doldururuz, doldururuz.
İnşallah şimdi proje yönetimi üzerinde devam ediyoruz. Süper.
Bu yapay zeka ile entegre etme.
Zaten onu konuşacağız detaylarına gireceğiz maddem madde şimdi. Haluk Bey'e verelim.
Teşekkürler. Biz de burada olmaktan çok mutluyuz. Çünkü fikir alışverişi, bilgi zenginliği her zaman çok önemli. Ben de 95 Orta Doğu mezunuyum. Meteoroloji Malzeme Mühendisliği'ne mezunum. Bir beş sene falan makinede çalıştım. Baktım binane olmayacak. Dedim ki ben proje yönetimine doğru kayayım. Kaydım şöyle oldu. Aslında otomatiğiyle başladım. Sonra satın alma fonksiyonu derken kendimi inşaat sektörüne buldum. Yirmi yıldan fazla oluyor ve yirmi yıldan fazla da proje yönetiminde ve bunun belki de son on yedi, on sekiz hatta on dokuz senesi kontrat yönetimi üzerine çalışıyorum. Değişik coğrafyalarda çalıştım.
Süper Cem. Bir kere çok teşekkür ederim beni kırmadığınız, geldiğiniz. Çok sevinçliyiz. Yani dijital, evet. Ben dijital toplayı gördüğümde de böyle gerçekten yalnız olmadığımı hissetmişim. Çünkü inşaat sektöründe de bu tarz böyle podcastta gerçekten spesifik sektör uzmanları tarafından çok az nitelikli çekimler var. Bu sebeple birbirimize kınık olmak bana da...
Evet, bu arada biz de seni konuk edeceğiz.
Evet, bir sonraki bölümümüzde inşallah. Şimdi aslında yapay zekayı şöyle konuşmak istiyorum. Buzzwords hatta böyle diyorum. Burada biraz hayal kırıklığından başlamak istiyorum ben. Önce. Çünkü daha biraz gerçekçi ve ayağa yere basan bir şeyden konuşalım. İlk deneyimlerinizden konuşalım mesela Cem Bey sizde. İlk deneyimlediğinizde ne oldu, ne hissettiniz? Ya bu iş bu kadar kolay mıydı falan. Ne gibi böyle birkaç cümle gelir sizden?
Birazcık çok güzel başlangıç yaptım bence. Ben üniversiteleri gittiğimde de hep onu söylüyorum. Yani hep başarı hikayesi değil. Başarısızlık hikayesinden insanın öğrenmeye karşı yatkınlığı daha fazla. Şimdi ben 1998'de internette tanıştım ve büyülendim, çarpıldım ve dedim ki yani bunu çok net dedim bir daha hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak çok büyük bir devrimdi bu. İşte o zaman 35 yaşlarındayım. Ve hemen sınıf arkadaşlarımı buluşturacak 282c.com diye bir web sitesi yarattım. Bız da şu an bir tutmaya başladı falan o yapı rehberine nete evrildi. Fakat orada daha ilginç bir şey oldu. Bir elektronik posta grubuyla bizim yılların diyeyim işte 87 mezunuyum şu sıkıntı hep meslekte görüyordum. Bilgi paylaşılmıyordu. Bilgi hep saptanıyordu. Öyle dedim o elektronik posta grubuyla herkes her şeyin sorsunu öğrensin. Ondan sonra biz Kerem Hanek'e ile çok sevdiğim dostumla onu... Inşaat bendisi de bir inşaat komu yaptı. Bir inşaat komunun sloganı da şuydu inşaat sektörünün sosyal ağı adıyla ve o zaman 30 bin üyeye falan ulaştık. Fakat şimdi başarısız bir hayal kırıklığı kısmına geleyim. Sunucu ücretini veremiyorduk yani sunucu maliyetini kaldıramıyorduk ve yatırımcı bulamıyorduk. O zamanlar böyle melek yatırımcılar da yok ya da biz beceririz. Ekosistem yok. Ekosistem yok ayrıca şimdi bence şöyle bir eleştiri de yapacağım yani ben 82'de Teknoloji 28'inde çıktım. Bize işin işletme boyutunu çok göstermiyorlar.
Hala göstermiyorlar.
Hala göstermiyorlar. Bu tabii itiyle alakalı değil yani. Akademiyle ilgili. Akademiyle alakalı.
Komünist eğitiminin genel problemi.
Genel problemi. Yani işletme yok.
Ekonomi ve hukuk eğitimi çok eksik.
Ve bunun eksikliğini biz 30'lu yaşlarda iki icat mühendisi olarak bu proje ve başarısızlıkla sonuçlandı. Ama şurada... Doğru davrandığımızı düşünüyorum. Facebook yokken biz vardık. Yani sosyal ağ olarak. Facebook mantığında, çünkü Kerem Korkunç vizyonu yüksek bir arkadaşımda, biz bunu kurmuştuk. LinkedIn'den etkilenmiştik falan. Ve baktık Facebook geldi Türkiye'ye yok dedik. Bu iş daha büyük firmalar tarafından yapılacak. Ve hemen çıktık. Zarar da etmedik şey olarak. Mesela orada algoritmalarla ilgili ilk savaşım diyeyim ben bu algoritma işine çok takıl. Mesela bir inşaatın başında bir olması aslında o zamanki sortun alfabetik olmasından kaynaklanıyor. Ve biz hep başta çıkardık. Biri koyduğu için bana inşaat desem iyi de çıkacağız. Birinşaat.com orada. Aslında bir algoritmayı kangurmak için konmuş bir şeydi o bir. Öyleydi sonra da bizim firmanın adı oldu. Bir çarpılmamda yapay zeka. Yapay zeka da çıkar çıkmaz. İşte burada ben... Ne yapılır, inşaat sektöründe ne yapılır falan derken kitabın yapısı çıktı. Yani bir ben inşaatta yapay zeka üzerine bir kitap yazsam bana çerçeveyi oluştur, içeriği oluştur diye promptlarla, bilmi üzerinde prompt verip kitabı yazdım 3 ayda. O zamanki chat chipiti 3,5 versiyonuyla. Hayal kırıklığı değil. Yapay zeka daha yolculuğu devam eden bir süreç. Dediğim gibi dünya hiçbir zaman eskisi gibi olmadı. Ben orada da hani baktığımda şey görüyorum. Ama ben mesela bir hayal kırıklığım şudur. İnternetin çıkışıyla yapay zeka arasındaki sürecin bu kadar uzayacağını beklemiyordum. Mesela bu bana çok uzun geliyor.
Öyle mi?
E tabii internet 97'lerde 96'larda çıktı. Yapay zeka bu salgın sonrası 2020 sonrası hayatımıza girdi. Bu kadar uzamamalıydı. Sadece şimdiki hıza bak.
Orada biz 2017'de ben 2016'da ilk konuştuğumuzu falan hatırlıyorum. Hatta 15'te. 2015'te ilk duyduğumda ne diyorlar ya falan diyordum anlamıyordum yani. Hani böyle toplantılara falan da gidiyorduk. Böyle yurt dışı etkinliklerini Amerika'da falan duymuştum falan. Ne oluyor ya falan anlamıyordum da yani.
Bir de kışkı yaşadı yapay zeka.
Bir çıktı sonra bir yapay zeka çıktı. Sonra geri gitti falan.
İnternetinde de oldu.
Öyle mi?
İnternetinde bir ilk çıkışıyla böyle bir... Patladı işte yahoo'ydı falan bir sürü site sıkıntılar yaşadı sonra ikinci çıkışta oturdu. Bence burada da benzer bir patinaj yaşayabiliriz diye düşünüyorum.
Mesela benim hayal kırıklığım şeydi ben böyle yapay zekayı ilk böyle kullandım çok etkilendim işte böyle birkaç bir şey yazdım benim aklıma bir şeyler yaz falan dedim beni bir anlattı bir anlattı hani beni bana anlattı yani hani aa dedim yükselmedi sonra bir baktım internette böyle LinkedIn'de insanların profil Herkes aynı şekilde anlatmış dedim yani. Benim için öyle bir hayal kırıklığıydı ki bu. Sonra şey dedim bir daha ben asla kendimi anlatmıyorum. Çok tek tek tipleştirmişti yani.
Tabii tabii.
Seviyoruz. Evet. Aaa falan. Sonra benim hayal kırıklığım budur mesela. Bu çok kişisel bir, asla inşaat değil ama hani böyle bir şeydir. Sizde nasıl oldu?
Valla ben hani mesleki hayal kırıklıklarını burada anlatmayacağım. Çünkü çok anlamı yok ama yapay zekaya dair... Bir iki bir şey söylemek gerekiyorsa evet geriye dönüp literatürü veya araştırmaları tanıdığınız zaman 2015-2016'larda falan konuşulmaya başlamış. Ben bunu kendi adıma Davos görüşmeleri galiba pandeminden önceydi. Davos görüşmelerinde yapay zekanın konuşulduğunu gördüm ve ilk tepkim şu olmuştu. Eyvah dedim artık hiçbir şey güvenilmez hale gelecek. Çünkü yapay zeka dediniz yani benim zekam var sizin zekanız var bir de başka bir zeka daha var. O zeka Allah bilir neler üretecek. Hep onu düşünmüştüm. Ama bu demin hani Elite'in örneğini verdiniz ya. Beni öyle bir anlattı ki falan. Şimdi yapay zekanın bu yıkama, yağlama veya halüsinasyon özelliği bunun önüne geçilemiyor. Bunu ancak siz kendi evinizde kullandığınız yapay zekaya talimat vererek bir daha bana böyle şeyler söyleme dediğiniz zaman kesiyor.
Evet.
Ben de mesela ilginç olan noktalardan bir tanesi yapay zekanın. Hep böyle veri eğitiminden bahsediyoruz ya. Bir senden fazla aynı yapay zeka motoruyla çalıştığım için mesela benim davranış türümü öğrendi, davranış tarzımı öğrendi, ne sorular soracağımı öğrendi, ne şekilde cevaplar beklediğimi öğrendi ve soruyu sorup kestim bıraktığım zaman da teşekkürler veya iyi günler deyip bırakıyor. Eskiden şöyle yapıyordu. Mesela bundan herhalde 6-7 önceydi bir akşam oturuyorum evde şey konuştum. Aklıma şey takıldı. Kelvin ve santigrat varken... Niye ikisi birden ihtiyaç duyuluyor? Yani santigratla kelvin her şeyi açıklayamıyorsun. Buna girdim ben şimdi. Bunu yazmaya başladım. Bana şey demeye başladı. Haluk sen ne kadar harika sorular soruyorsun. Fiziğin temellerini yeniden yazıyorsun. Böyle saçma sapan şeyler söyledi. Şimdi en son Antropi'nin çıkardığı bu fabel ve şeyde mistikti galiba. Onun raporunun 139. sayfasında. Hala halüsinasyonu engelleyemediklerini itiraf ediyorlar. Bu sistemin bir bug olarak kalacak mı kalmayacak mı? Bu kadar geliştirilen şeyde halüsinasyonu hala engelleyemiyor olmaları belki de bir hayal kırıklığı olarak önümüzde duruyor olabilir. Bunun önüne geçebilecekler mi? Vallahi hiç bilmiyorum. Neçede okumuş çocuklar. Bir çözüm bulacaklar.
Sorum şu olacak benim. Bu verileri... Yani dediniz ya bir takım veriler gücüm ona yetiyorum sonra ben ondan sonuç alıyorum. Bu verileri girdiğim noktada nereye atıyorum, kime atıyorum falan bunları hiç sorgulanıyor mu bunlar? Özellikle inşaat sektöründe inşaat yöneticileri bunu soruyor mu?
Kesinlikle.
Söyleyeyim mi peki?
Buyur abi.
Ben söyleyeyim. Şimdi verilerin üzerinde daha konuşmaya çok fazla başlamak. Daha bir veri gündemimiz yok. Bunlar ama Hilal'e... Kadar doğru söylüyorsun ki en çok konuşulması gereken konu, en çok üzerinde durulması gereken konu. Şu anda bu yok. Bu olmadığı gibi başka iki tane bence kötü şey var. Birincisi veri kalitemiz. Ne yazık ki veri kalitemiz ııı sıkıntılı. Inşaat sektörü için söylüyorum. Şimdi bu veri kalitesiyle çünkü biliyoruz ya bir promptta bile bir cümle, bir virgül nasıl sonucu etkiliyor? E şimdi inşaat projelerindeki veriye baktığınız zaman oradan yapay zekanın alacağı çıkışla ilgili bir kere önce bir verin akış sistematini doğru kurgulamamız lazım. Bu var. İkinci konuda çok enteresan sanki firmalarımız böyle verileri çok kaliteliymiş gibi aman hiç kimse görmesin işte güvenlik güvenlik güvenlik güvenlik. Okey güvenlik çok mühim zaten bu işin en önemli saça yaklandığından biri güvenlik ama. Ama güvenliği bu kadar önemseyip hiç atalet gösterip hareket etmemek de ayrı bir.
Benim gözlerim iki tane. Önemsiyorsan niye WhatsApp'tan ekibine yazıyorsun bir şeyler?
Yani o kadar çok şey var ki bravo bravo.
Bence girişime geçememenin bir diğer sebebi tüplerin öncü olmak istemeyişiyle alakalı.
Ben kopyalamayı seviyorum.
Evet sonra önce.
Hele bir deneşsin sonra bir daha.
Tüplerin öncü olduğu için aslında. Ama veri gizliliği tarafı. Sorgulamanın aslında ben o Whatsapp kurtulana dönen işsaliyelerin o o o yani o kadar şeyler pdf'lerden gani gani veriler çıkar yani orada kimsenin haberi yok.
O kadar net veriler var ki. E senin poda. Evet. Senin podanın çıkışı.
Burada veri gizliliği veya şeyle ilgili ben de bir örnek vererek anlatmaya çalışayım. Bu yakın zamanda belki duymuşsunuz Mercy diye bir film. Yayınlandı, vizyona girdi. Konu aslında tamamen yapay zekanın hayatımıza ne kadar girmiş olabileceği veya bundan öngörülebilir bir gelecekte neler yapabileceğinin kabiliyetini anlatan bir film. Emniyet müdürü pozisyondaki adam sanık sandalyesinde karşısında yapay zeka bir hakim ona suçlamalarını söylüyor. Suçlaması da eşini öldürmüş olması. Bütün kanıtlar onu gösteriyor. Ve şöyle bir şey öneriyor. Bir buçuk saat vaktim var. Bir buçuk saat içinde yüzde doksan sekiz olan katil olma oranını yüzde seksenleri çekmen lazım ki ben infazı durdurayım. Yoksa bir buçuk saat sonra infaz olacak. Ve bunu yapabilmen için senin emrine bütün kayıtları, kameraları, özel yazışmaları, webcamleri... Aklınıza ne gelebilecek? Kızının gizli saate hesabı... Instagram hesabı da bunlara giriyor. Şimdi bu bir yandan adamın kendini temize çıkartması için çok faydalı bir araç silsilesi gibi gözüküyor. Diğer yandan da tamamen gizliliğin ortadan kalktığı her bilginin ulaşılabilir. Yani yetkili kişiler tarafına ulaşabilir. Yoksa sen ben ulaşabilecek değiliz. Ulaşabilir olduğunu gösteriyorum. Dolayısıyla bu siber güvenlik konusu veya firmaların... Özellikle inşaat sektörüne özellikle gidiyoruz. Kayıt üretmede bu özellikle uzun dönemli projelerde kayıtların ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Çünkü hak talepleri, ihtilaf giderme, hak edişler ne aklınıza ne gelirse bütün bunların hepsi kayıtlara dayanıyor. Bu kayıtların ortalıklarda saçılmıyor olması lazım. Çünkü bunların bazıları da ticari olarak hassas yani commercial sensitive dediğimiz konular. Bunların üst yönetimin bilgisi dahilinde olmadan hiçbir yere gitmiyor olması lazım. Çünkü işverenlerime mektup gelmiştir, bütün proje yönetimini kovuyorum diye yazıyor olabilir. Anlatabildim mi? Bu tip bilgilerin şirket içinde kalmasını ister yöneticiler. Bizim geliştirmiş olduğumuz Primora diye bir kontrat yönetim çözümü var. Bunun da özelliği bu söylediğim bilgiler veya veriler ışığında bunun da offline çalışıyor ve tamamen şirketin kendi sınırları içinde bilgilerini hapsettiriyor. Kullandığı ve yönlendirdiği bir sınava karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla bilgi güvenliği önemli, nereye gittiği önemli. İnsanlar bundan endişe duymak da haklı. Çünkü dediğiniz gibi WhatsApp'tan irsaleyi takip ettiğin zaman bu veriyi Meta şirketi eğitim için kullanıyor. Eğitim için kullanıyor ne demek? Endonezya'daki bir kişi de bunları çok rahat görebiliyor demek.
Körfez ülkeleri var. Yani bizimle aynı inşaat geleneksel... Yöntemlerine hakim ama biraz daha paranın ııı stabil ve hüküm sürdüğü bir coğrafya. Iıı inşaat büyüme oranlarının işte yüzde dokuzları, on küleri falan bulduğu yerler var içeride. Iıı dolayısıyla burada ııı şeyi merak ediyorum yani size önce döneyim Cem Bey aslında. Iıı özellikle İran savaş etkilerini belki hani ııı biraz ufak değinip oradan tekrar yapay zekaya çekebiliriz. Buradaki belirsizlik döneminde inşaat, oradaki gelişmeler ve teknolojinin bu tarafta yazacağı hikaye ne olabilir?
Şimdi geçtiğimiz aylarda ilginç bir yazı okudum. Nerede okuduğumu da hatırlayamadığım için kaynak veremiyorum ama biraz önce hani dedin ya yapay zeka beni çok övüyor ediyor. Önce ben ona inandım sonra da oradan dedim. Şimdi şurada. İlginç bir nokta var. Yani Amerika Birleşik Devletleri'nin İran saldırısının bugün bakıldığında bunu Amerikalılar da herhalde söylüyor. Keşke yapmasaydık dedikleri çok nokta var. Yani bu muhtemelen bütün dünyaya da özellikle Amerikalılar neden biz bu işe giriştik dediklerini düşünüyorum. Şimdi işte burada diyorlar ki yapay zeka... Promptlarla beraber çok fazla dal kovukluk yaptı. Sen bu işi bir haftada bitirirsin dedi. Böyle bir yazı ben bunda çok gerçeklik duyabiliyorum. Diyeceksin ya koca Amerika oturup da yapay zekanın lafını dinlette girdi demiyorum. Ama bütün verilere baktığınız zaman sizin 10 günde 15 günde savaş bitireceğinize dair ama orada bir halk var ve o halk çaresiz bir şekilde ne yapacağını bilmiyorsun. Bunu bilmiyor. İran halkının veya İran'da nasıl bir mesela hani yapay zeka neye ulaşır neye ulaşamaz diye hep bir soru soruyoruz.
Orada bir insan var.
Orada bir insan ve bir toplum var. E ne oldu bu toplum bir ay önce kendi rejimlerine karşı yürüyen toplum bir ay sonra birlik oldu. Yapay zeka bunu işte hesap edemez. Bence inşaatta eee şunun altını bir kere daha çizdi. Sözleşme Neden? Şimdi Hürmüz Boğazı'nın kapanması, İran'ın füzeler atması o bölgeye, tedarik zincirinin gecikmesi, aksaması, bunların hepsi nereye geliyor? Sözleşmeye geliyor. Sözleşmenin tamamı da ama sözleşmede bunlar önceden öngörülmemişti. Çok normal yani her şey öngörülmediği bir kültür. Olağanüstü bir durum oldu. Burada bence asıl ezber bozdu İran. İran ezberi bozdu dedi ki ben kafam bozulduğum an buraya saldırı yapabilirim. Ayrıca bir ezber daha bozuldu. Küçük ülke dediğimiz ki aynı şeyi Ukrayna Rusya'ya da yapıyor. Küçük ülkelere dronlarla büyük ülkelere kafa tuttuğunu gördük. Ha şimdi buradaki ezberler bozulduğu zaman o bölgedeki yatırımcı için... Risk sermayesi yükseliyor.
Yani artık yatırımcı... Bakın çekmek istiyor.
Aynen. Hem çekmek istiyor hem de yeni yatırıma girerken beş değil altı diyor. Yedi diyor. Bu da neyi getirecek? Fiyatların artmasını getirecek. Yani o bölgedeki üretilen ürünler, hizmetler daha pahalanacak. Çünkü risk sermayesi artıyor. Ve bir bu tarafı var işin boyutu var. Ki ben mesela burayı düşündüğüm zaman... Afrika'nın tekrar öne çıkacağını yani Afrika pazarının bizim içinde ki bizim Afrika'da da Türklerin çok güzel yatırımları var ve çok mutlu oluyorum bundan dolayı Afrika'ya biraz daha bakmamız gerekecek körfezle beraber. Çünkü Afrika'da belki para yok, hukuk yok diyoruz ama ihtiyaç yok. Orada da öyle bir şey var. Birazcık bizim de ezberlerimizi değiştirmemiz gerekiyor. Diye düşünüyorum ama sözleşme yönetimi ve döküman yönetiminin ne kadar önemli olduğunun altını çizdim.
Evet. Ben girişimcilik serüvenime başlarken bir mentorum bana şunu demişti. Hilal bu hayatta bu işi bir işi bu işi değil bir işi büyütmek istiyorsan rüzgarı arkanı alacaksın. Bu rüzgar bir savaş bir anlık bir şey atık olabilir. Bir olağanüstü bir hal olabilir. Dolayısıyla etrafındaki bölgeye herhangi bir duruma hep okuman gerekiyor. Yani Yiye çok söylemişti. Bu sadece inşaat spesifiğinde değil. Ben bu dediğinizi girişim bir iş kurma pratiği olarak da hani bu fikri olan herkese söylüyorum bence. Yani ben de bunu sürekli kendime hatırlatıyorum. O rüzgar neyse onu hemen arkaya almak gerekiyor. Bu bir covid ise aldım hemen gittim. Yani getir bugün nasıl büyüdüyorsan covid de. Gerçi şu an kötü bir durumda ama yani hani. O kovuş olmasaydı şu an bunu getir bugünkü durum değişiyor.
Tabii konjöktürel durumu iyi değerlendirmek gerekiyor.
Evet çok iyi konumlayıp orada durmak gerekiyor bence. Şu ankinin de ben bu İran konusunun da biraz hala fırsat olduğunu düşünüyorum. Hatta bu sebeple hazır bu aradayken poder buradan veriyor. Zulür de gideriz falan diye. Böyle çok ekip içi konuştuğumuz anlar oluyor. Birkaç böyle etempimiz de oldu falan. Bakalım. Söyleşmeler tarafında tabi ki buradaki ben uzmanlığına deniyoruz değil mi?
Fidik.
Peki. Şimdi yapay zeka aslında dünyada çoğu avukatlık firmasından da kullanılıyor. Belki duymuşsunuzdur Harvey diye bir modül var. Yapay zeka offline olarak bunu genelde avukatlık firmalar çünkü biliyorsunuz gizlilik, avukat ve müvekkil gizliliği çok önemli. Önemli olduğu için bu konuda hassaslar. Ama Harvey gerçekten burada ciddi ve üretken sonuçlar çıkarıyor ama Fizik sözleşmeleri özeline baktığımız zaman evet, EEA araçlarının bu sözleşmelerle beraber çalışıp çalışmayacağı konusunda hala tedirgütler var. Çünkü fizik gerçekten prosedürel bir sözleşme yönetimi biçimi. Çok fazla döküman üretiliyor günümüz programında. Artık işte ne bileyim hak talepleri var, mektuplar var, toplantılar var. Bu döküman hacmi o kadar büyük kalere geliyor ki örnek veriyoruz işte yine Körfez'den konuşuyorduk. İşte Birleşik Arap Emirlikleri'nde yapılan bir demir yolu projesindeki döküman Akonex'te kullanan geçmişte çok defalar Akonex'te kullanmış birisi olarak düşünün. 10 binlere, 15 binlere, 20 binlere, 50 binlere geliyor artık döküman adedi mektuplar ve çizimler. Sorunlar her şey bunları tasdif etmek yapmak çok kolay değil. Dolayısıyla yapay zekadan buradan yararlanmak artık enayilik durumuna geliyor. Birazcık da kaçınılmaz hale geliyor. Ama şöyle bir handikap da var. Yapay zekayı böyle tek başına sanki kurtarıcı araçmış gibi kullanmak şöyle bir şüphe doğuruyor. Ya kardeşim yapay zekanın çıkardığı her şeye nasıl güveneceğiz veya kesinliği nasıl bileceğiz? Çünkü bir halüsinatif İki olmayan şeyler uyduruyor. Dolayısıyla buradaki insan kontrolü sözleşme yöneticileri tarafından hala daha elde tutulması gereken önemli faktörlerden bir tanesi. İnsan kontrolünde yardımcı bir araç olarak yapay zeka evet bize gerçekten büyük bir merhamet. Kesinlikle kesinlikle. Yani şey gibi bu yanınızda süper bir yardımcı var sizi böyle süper bir hale getiriyor ama. Son söz yine sizde.
E tabi.
Oynayalım. Hadi kısa bir şey altın çizeceğim. Özellikle ihtilaflı konularda insan devri dışı bırakmamak lazım.
Kesinlikle çok tehlikeli bir şey.
Evet doğru.
Peki burada mesela ilk bir firma dedi ki inşaat yöneticisi ben artık dedi bu podcast dedi ne dedi? Dedi ki ben dedi AI yolculuğuma başlıyorum yarın.
Harika.
İlk ne yapsın?
Gerçekten esasında ilk... Ne yapmak istediğini öğrenmeli bence. Daha doğrusu şöyle söyleyeyim. Ben hemen gideyim işte Cloud'dan, işte ne bileyim ChatGPT'den bütün pro'ları basayım, paraları hepsini alayım, şirketi herkesle açayım, kullanayım. Böyle bir şey yok. Bunun bir amacı da yok. Şirketine gerçekten yapay zekayı entegre etmeyi düşünen bir insan veya bir yönetim şunu hesaba katmalı. Ben yapay zekayı şirketimizin bünyesine... Aldığım zaman bir, hangi konularda ilerleme sağlayacağımı düşünüyorum. İki, hangi konularda verimliliği artıracağımı düşünüyorum. Üç, hangi konularda gerçekten karlılığımı artıracağımı düşünüyorum. Bunlara bir net karar verebilirse veya aksayan yerlerinin neresi olduğunu ortaya koyabilirse o zaman yapay zeka ile ilgili kendisine veya bünyesine almak istediği şeylerde konusunda daha sağlıklı bir yol alabilir diye düşünüyorum.
Bence buradaki ilk adım repetitif işlerine bakması gerekiyor.
Kesinlikle.
Yani en hızlı veriyi orada alabilir, en hızlı verimi orada alabilir diye düşünüyorum. Bilmiyorum siz ne dersiniz?
Şimdi ben Halil Hanım dediğini şöyle toparlayacağım. Bir kere kendi promptunu oluşturacak şirket neden yapay zeka? Yani neden ben bunu istiyorum? Neden istiyorum? Şimdi bu soruyu sorduğu anda zaten ilk devrimi yapmış oluyor. Bu soruyu soracak. Ondan sonra benim önerim kesinlikle üst yönetimin yapay zeka bir... Bilinçlendirme eğitimi alması bu işi bilenler tarafından. Kesinlikle önce CEO üst yönetim bu eğitimi alacak. Ve bu bilinçlenmeyle beraber onlar düşünmeye başlayacak. Sonra ilgili personel bu eğitimi alacak. Artık o eğitimi alındıktan sonra bu arkadaşlar bir masada oturup kendi firmalarında nasıl bir yapay zeka ııı olgusuna kurulacak ihtiyaç olduklarına kendileri oluşturacak.
Bu konu özellikle bu ATI'nin felsefi bir dönüşümü olduğuna dair ciddi bir makale hazırlıyoruz. Öyle mi? Evet ciddi bir makale. Yani yakında onu yazacak uzun kapsamlı bir araştırmanın sonunda ortaya çıkaracağız makale. Yani fayda üreteceğini düşünüyorum açıkçası. Nokta.
Evet ben bir de şuna inanıyorum. İnşaat özellikle firmaları daha böyle birden fazla iş yapan firmalarda projeler böyle dere beylikler olarak yönetiliyor kurumsal firmalarda. Kesin. Burada bir şey var, burada bir ürün kullanılış fayda var. O derebelliğinden haberi yok falan. Halbuki aynı firma.
PMI zaten diyor ki en büyük hata nedeni iletişim kopukluğu diyor. PMI diğer numarayı iletişime koya.
Evet. Yani buradaki bu projedeki faydayı koy buraya. Bunun bir ortak personelim yok. Aslında o şirketlerde dijital dönüşüm departmanları da var. Görüyorum, biliyorum yani olduğunu. Ama yine de böyle derebe o proje yöneticisi yani o projenin işte bilmem ne karayolu, deri yolu projesinin proje yöneticisi ne biliyorsa ekip de o kadar biliyor. Diğerinin ne biliyorsa ekip de o kadar biliyor ve bunların ikisi asla aynı firma olmasına rağmen birbiriyle konuşamıyor.
Şöyle bir şey de var bu özellikle Avrupa'da firmalarda var bizde maalesef yapılmıyor bu return of experience diye bir süreç var. Yani değişik katmanlarda. Hangi projelerde hangi dersler çıkarıldı, hangi sorunlarla karşılaştığında ne sorun ne çözüm üretildi. Bütün bunların hepsinin geri döndüğü bir merkez olsa ve bunlar sağlıklı bir şekilde tasnif edilse işte yapay zekanın güzelliği zaten burada ortaya çıkacak. Ancak böyle sağlıklı veri geldiği zaman 12 sene sonra başka bir projeye giderken geri dönüp bakacaklar aynı coğrafyada belki bir değişik problem veya benzer problem yaşamışlardı. Oradan feyz alarak belki çözümleri çok daha önce üretecekler. Ama bu dediğiniz ortada yoksa yapay zeka ne yapacak? Tihribaz mı?
Peki, kapanışa geçiyorum artık. Sözümüzü sonlayamaktan önce de bir soru. Ya bir soru değil, bir öneride bulunan, dinleyenlere. Bu konuyla ilgili yapay zeka tarafında bir kitap, bir araç, bir tavsiye. Yani önerebileceğiniz bir kitap, kullandığınız bir araç. Araç ve bir tavsiyecim var.
Ben Harari diyorum. Harari'nin kitapları ve özellikle son kitap Nexus. Ve ondan bir önceki kitap 21. yüzyıl için 21 ders. Bu işin felsefesini öğrenmek çok önemli. Felsefesini öğrenmeden ki Harari bence çok büyük bir bilim adamı. Ayrıca ben Harari'nin YouTube'da olsun, TED'de olsun, başka yerlerde olsun bütün sohbetlerini de dinliyorum ve inanılmaz vizyonu yüksek bir insan. Yani teknik değil ama harar ediyorum. İkinci konuda Türkiye'de çok başarılı bir hanımefendi var. Çiçekle Teknoloji YouTube kanalı. Ben hayranlıkla kaçırmadan seyrediyorum. Yani müthiş çalışkan ve haftada birkaç tane YouTube videosu oluşturuyor. Yani yapay zeka meraklıysanız mutlaka Çiçekle Teknoloji'yi seyredin derim.
Çok iyi. Kullandığınız bir araç.
Evet evet evet ben hastasıyım yani YouTube şeyi olarak.
Aynen.
Süper. Süper peki siz?
Ben aslında tabii literatür tararken de karşıma hep bir kitap çıkıyor dünyada en çok satanlardan. Maalesef İngilizce. Maalesef değil miyim de İngilizce yani Türkçe çevirisi yok bunun. Melanie Mitchell'ın kitabı işte Artificial Intelligence A Guide for Thinking Humans diye bir kitap. Buna aslında artificial yani yapay zekanın A101'i diyebiliriz. Bu kitabı. Aklıma iki üç şey geldi öneri olarak. Birincisi 1950'lerde İngiliz matematikçisi Alan Turing ile başlayan bu süreci gerçekten tartışmasını okumak çok vizyon açıcı olabilir. Keza Cahit Arf Hoca'nın da makineler düşünebilir miye konusunu takip edebilirler. Ve bir film tavsiye edeceğim. The Forbidden Project diye. Belki duymuşsunuzdur bilmiyorum. Galiba yapım yılı. Amerika'nın Hollywood'da yapay zekayı konu aldığı belki de ilk film ve dünyanın o zamanlardaki belki de perspektifi veya görüş açısını yansıtıyor ama bugünleri anlatıyor. Hatta bizden daha da öteye giriyor filmin sonu. Sonu kötü bitiyor onu söyleyeyim. Ama daha ilgilendirici. Bunlar bunlar yazında artık işler birazcık daha gevşediği zaman insanların şey eğlenceli veya vakit geçirdiği zaman. Içerici olabilir diye düşünüyorum.
Çok güzel bir son yaptınız. Bu arada 13 Haziran'dı galiba. Türkiye Yapay Zeka Vizyonunu açıkladı Cumhurbaşkanı'yla. Bizler de TÜBİTAK desteği aldığımız için çağrılmıştık. Girişimciler gelsin ve bir takım profesyoneller falan. Orada bu vizyonu yapmakta bence biraz geç kalındığını herkes gördü. Ama orada da bu cümleden bahsedildi. Cahit Arfoca'nın Erzurum şeyinde Evet evet üniversitedeki belge yol seminerinde Evet tam bende matematik düşünebilir mi diye Makine düşünebilir mi diye Seminerlerin kitabı var orada Orada mesela öyle bir video ile başladı zaten Evet o Youtube'da da var isteyen bulabilir o videoyu Cahit Arfoca'nın videosu var Yani Cahit Arfoca'nın kendisi değil ama Yeniden üretilmiş Cahit Arfoca'ya benzetilmiş ve konuşma tonuyla yavaş yavaş anladık.
Çok güzel, çok dokunaklı bir video ve çok öyle içinde onlarca mesaj barındıran bir video.
Burada ben de hani kapanış yapmadan bir olsa oradan şey bahsetmek istedim. Mesela o vizyonda ben şey dedim hani acaba ne anlatılacak? Çok merak ediyorum deyip gittim etkinliğe. Hani bizim hiç kapalı modelimiz yok, bir şey yok falan hani geliştirdiğimiz yok. İşte TÜBİTAK bilgeden bahsettiler falan hani bizim Türkiye işte Türkiye ve Türkiye Cumhuriyeti'ler ellen Aslında tabanlı bir bilgiye çalışmasından daha açılmadı halka da. O ve o temelli kapalı sistemlerin bizim coğrafyamızı özel geliştirmesi tarafından kamu, enerji, sağlık, inşaat yoktu. Bir sektör daha vardı. İnşaat yoktu. Kamu verilerinin girişimciler açılacağını söyledi. Yani bu şey demek, hastane verilerinin tabii bu çok kıymetli bir dataset oluşma tarafında çok yani. Ben de geliştirmeye çalıştığım için biliyorum onun zorluğunu. Biz mesela bir sürü açık set bulabiliyoruz ama altında hiçbiri ticari kaynakla kullanılamaz diyor. Hepsi akademik bazlı kullanılabilir diyor. Mesela Apple'ın da var çok güzel setleri var Apple'ın yayınladığı ama ticari kaynakla kullanamıyorsunuz. Yani siz bir akademik paper geliştiriyorsanız o modeli alıp geliştirebilirsiniz ama ticari bir şey üretemezsiniz onun üzerine. Velhasıl burada mesela Türkiye vizyonunun da bence... Bizim bunları konuşabiliyor ve bunun daha fazlasını konuşabiliyor olmamız için oturması gerekiyor. Önde de kamunun olması gerekiyor.
Kesiyor. Çünkü çok defalar karşımıza çıkıyor. İşte internete gidiğimizde, gazete açtığımızda veya işte veri merkezi inşaatları patladı, o oldu, bu oldu. Bunlar niye yapılıyor? Çünkü bu amacı hizmet etmek için. Avrupa Birliği tarafını takip eden eğer dinleyicilerimiz varsa veya siz de biliyorsunuz. Muazzam bir yapay zeka yatırımı ve Avrupa Birliği biliyorsanız muazzam destek var. Hem fiziki olarak inşaatlarını destek var hem de geliştirilmesi konusunda destek var. Çünkü artık eskiden dünya belki jeopolitik olarak kutuplara ayrılmıştı ama şimdi resmen bilgi kutuplarına ayrılıyor gibi. Amerika kendini izole etti. Şimdi Avrupa Birliği affedersiniz sazan gibi kaldı ortada. Çünkü büyük oranda çok bağımlıydı o tarafa. Şimdi kendi verilerini işleyip... Daha belki de üstün sistemler geliştirmek zorunda. Çin tarafı zaten tahayyül edemiyoruz neler olup bittiğini çünkü biz bunu 6'ya 7'ye belki de 8'e 9'a 10'a adam ofisinden 5G'nin gerçekten hızıyla sahada ekskavatör kullanıyordu. Sahaya gitmeden ekskavatör kullanıyordu. Şimdi bunlarla mücadele etmeyi beceremezsek biz 3. Dünya ülkesi bir de... O yüzden hep diyoruz ya işte teknoloji devrimi teknoloji 203040 şimdi bunu 50 diye mi adlandırıyoruz bilmiyorum ama eskiden yine bir şekilde imvelip yakalınıyor işte trenler atlıyor ama bu roket gibi gidiyor artık karşı markasına neresi alacağız?
Doğru.
O yüzden çok çok akıllı davranmamız lazım.
Evet. Çok teşekkürler. Vallahi ağzınıza sağlık.
Biz teşekkür ederiz. Biz yine ağırlıklı uzattık galiba.
Evet.
Fena değil yani.
Çok tuttum kendimi.
Çok teşekkürler ağzına sağlık geldiğiniz için.
Sağ ol biz de seni bekliyoruz.
Biz de çok iyiyiz.
Aynı şekilde dijital konuda da poderi böyle uzun uzun uzatırız.
Uzun uzun çalıştırırız inşallah.
Bizde süre sınırı yok.
Ama bizde de iler yönetsin yoksa süre sınırı olsun. Yani hem konuk olsun hem yönetici olsun. Bakın nasıl değişik bir şey.
Başka bir model.
Kapattığımdan bir şey söyleyeyim. Hani bu YouTube'un otodabin güzelliği var ya İngilizce çeviriyor. Bizim videolarda problem çıkıyor. Neden? Çünkü G2 seviyesini büyük ihtimalle anlayamadığı için. Yemin ediyorum. Ya neler yaptım yok bir yerde takılıyor.
Neyse burada döndürmedik çok fazla. Buraya çevirtiriz bence. Evet bizler podcast bölümü 28'in sonuna geldik. Sürü imkan sağlayan Bilgi Lütfen Ömer Merkezi'ne, yayın imkan sağlayan Akdemik Mark Merkezi'ne çok teşekkür ederiz. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






