Companies Spend Millions Managing Project Risks. But Who Manages Decision Risk?

In this Turkish‑language interview, host Haluk and guest Cem Kafadar examine why construction and engineering firms invest heavily in traditional project risk management while largely ignoring "decision risk" – the hidden costs and consequences of poor decision‑making. They argue that decisions are rarely documented with measurable data (who made it, why, assumptions, alternatives, expected outcomes), making it impossible to assess their quality or learn from them. The conversation highlights cultural and hierarchical barriers such as ego, group pressure, and informal decision‑making that prevent transparent recording. They illustrate the problem with concrete project examples – contractor selection, design approvals, procurement, and on‑site execution – showing how a single bad decision can cascade into cost overruns, schedule delays, and quality issues. The duo proposes practical remedies: a simple five‑question decision log, a critical‑decision inventory, AI‑driven assistants that capture rationale, surface biases, and generate checklists, and a shift toward organizational learning through documented decision records and Return‑of‑Experience (REX) processes. They stress that improving decision quality is essential for digital transformation, arguing that AI can augment—not replace—human judgment, and that firms must build a culture where decision transparency is valued and systematically managed.
Chapters
Merhabalar, Mixat Ulay'a hoş geldiniz. Bugün izleyicilerimize yine ilginç bir konudan bahsedeceğiz Cem Hocam'la beraber. Konumuz ne? Aslında çoğu şirkette başımıza gelen işte neden şirketler proje sistemini yönetmek için milyonlarca dolar harcıyor? Ama karar risklerini bertaraf etmek için hiçbir şey yapmıyorum. Buradan yola çıkarak işte projelerde karar kalitesinin nasıl yükselir onu biraz konuşacağız. Konunu birazcık daha derinleneceğiz ve karar riski nedir onu anlatmaya çalışacağız biraz. Hemen şöyle başlasam işte proje riskini yönetiyoruz ama karar riski niye sahipsiz kalıyor derken risk maddesi geldi aklıma hemen abi. Risk maddesleri vardı biliyorsun değişik renklerde. Projeler başlarken bunlar hazırlanır. Ve bunlar çeşitli renklerde insanların önüne konulur. Herkes baktığı zaman o farika gözüküyor. Yani şey bile denir, ya boşver projeyi, birazcık bu resme bakalım biz, birazcık buna ilgilenelim yeter. Çıkarın için içinden sanki.
Kesinlikle. Abi şeyden kaynaklanıyor bu, şimdi bunu biz somutlaştıramıyoruz. Yapay zekada der ya, bir şeyi veriye çevirebildiğiniz her şeyi ben çözerim. Yani yapay zekada veriye döktüğünüz her şeyin çözümü var. Şimdi burada karar kalitesinde bu veriye dökülemiyor. Ne zaman verildi, niye verildi, alternatif var mıydı, neydi? İşte buralar soyutta kaldığı için bunu değerlendiremiyoruz ve buradaki sıkıntıdan kaynaklanan zararı da riski de göremiyoruz. Sıkıntı buradan geldiğini düşünüyorum. Çok güzel dedin. Ama karar kalitesinin durumunu görecek raporu biz göremiyoruz. Çünkü karar kalitesini ölçecek veriye dönüştüremiyoruz. Birazcık bugün burada neler yapabiliriz? Yani yapay zeka bize ki yapay zekan zaten bizden en çok istediği bu karar kalitesinin güçlenmesi nasıl destek olabilir şeklinde bugün birazcık bunları konuşacağız Halit'cim değil mi?
Bu söylediklerini ilave eden hemen bir örnek vermeye çalışayım. Hani bir yangın tüplerini biliriz. Bütün her kattara koyarız. İşte şirketin veya işte bir binanın da yaşadığım binanın da her katında vardır. Yangın tüpünü niye alıyorsun? İşte belli riskleri bertaraf ettiğini düşünüyorsun ama bu yangın tüpünün kullanılacağı zaman veya kullanılmasına sebep olan Kibrit nerede çakıldı, niye çakıldı, niçin bu yanına çıktığı hiç düşünmüyoruz. Buna ilgilenmiyoruz daha.
Güzel söyledin. Yani karar risklerini dikkate almıyoruz. Çok doğru.
Tabii şimdi belki şu gelebilir izleyicilerimizden aklına. Ya işte karar karardır kardeşim. Yönetici kararını verir, ekipte uygular diyebilir. Ama şantiyelerde ve projelerde pek de böyle olmuyor. Bir karar veriyorsun veya bir karar vermek zorunda kalıyor. 3 ay sonra belki maliyet oluyor bize. Ne bileyim bir karar veriyorsun planlamada belki kritik hatta düşüyorsun o verdiğin karar yüzünden. Başka aktivitelerin hiç olmaması gereken aktiviteler belki kritik hatta düşüyor. Bir karar veriyorsun kalite problemleri ortaya çıkıyor. Bütün bunların hepsi sana maliyet olarak geri dönüyor. Aslında bir nevi kar topu gibi sanki iş yiyip önümüze doğru geliyor. Ne diyorsun abi sence de?
Abi çok çok güzel tespit. Bunlar kar topu gibi önümüze geliyor. Bunlar görünüyor ama kararın kendisini göremiyoruz.
Doğru söylüyorsun.
Süreci göremiyoruz. Gecikmeyi, maliyet artışını, zararları her şeyi görüyoruz. Yani mesela ben yapay zeka ile çalışırken şeyi sorarım ona bazen gerektiği noktada. Mantık zincirini sorarım. Evet. Düşünce zincirini sorarım.
Buraya nereden geldin gibi değil mi?
Buraya nereden geldin diye hani böyle lise yıllarında, ortaokul yıllarında sonuç yanlış çıkınca ocağa derdik ki hocam bak sonuç doğru doğru. Yani yol doğru bakar en azından. Ama sonuç yani iyi niyetli hocalarımız da belki bizim hatalarımıza göre o yoldan dolayı bize birazcık puan verirlerdi. Şimdi burada biraz puan ötesinde yapay zekanın gittiği yol, düşünce zinciri bize aslında başka şeyleri de gösteriyor. Biyastarı gösteriyor, ön yargıları gösteriyor, algoritmanın o kirli taraflarını gösteriyor. Niye sen daha önce bunu düşünmeyip de... Bu taraftan işe baktın. Bunları düşündürüyor. Artık biz yapay zekayı böyle her çıktığını löp diye atlamadan bunları da sorgulamamız lazım. Zaten o zaman biz yapay zekadan istediğimiz verimi alırız diye düşünüyorum. Yapay zekanın işte bugün şeyi kullanmaya başladık. Tarih olarak da bölgesinin chat şifresi 5.6 sol çıktı. Onu kullanıyoruz. Ama yarın çok daha farklı modeller çıkacak. Çok daha. Gelişmeler olacak ama buradaki yapay zekanın mantık zinciri nasıl geliyor sorusu yapay zeka var olduğu sürece de bizle beraber gidecek. Yani biz de onun kararlarını nasıl aldığını sorgulamak durumundayız. Aynı şey inşaat proje yönetimi için de geçiyor.
Evet, evet. Bu dediklerini desteklemek adına veya işte birazcık daha bakış açısını değiştirmek adına, çeşitlendirmek adına. Söyledin yani demin yapay zeka veriye bakar, veri üzerine çalışır diye. Şimdi kararın bir metrajı da yok. Kararı bir şeyle de ölçemiyorsun. Demirin ne bileyim ton diyorsun, işte betonun metreküpü diyorsun, adam saat diyorsun planlamada, programlamada. Ama yanlış karar verdin mi, neyle ölçeceksin bilemiyorsun. Yani bu yanlış karar bana siliminden ne bileyim bilmem kaç kaloriye sebep oldu falan diye bir şey söylemiyor. Daha keşfedilmedi diye düşünüyorum bunu.
Keşfedilmedi ama bedeli var. Bedeli keşfedildi yani bedeli var. Yekiyoruz. Birimi keşfedilmedi. Bir boyut analizi yapılamıyor diyeyim. Yanlış satın alma stratejisi, yanlış sözleşme modeli, yetersiz mobilizasyon kararı, geç kalmış tasarım onayı veya eksik veriyle verilmiş planlama kararı, klasik risk kayıtlarında sonradan risk gerçekleşti diye görünüyor. Oysa aslında risk gerçekleşmiyor. Kararın sonucu ortaya çıkıyor. O karar neden, nasıl, niçin öyle verildi? Bunu sormamız gerekiyor diye düşünüyorum.
Kesinlikle katılıyorum. Bu dediklerim çok önemli. Çünkü biz genelde risk oldu diye söylüyoruz ama aslında risk değil. Kötü kararın faturasının vadesi ortaya çıkıyor sanki. Veya bize ödeme zamanı denk geliyor. Söylediğin gibi... Risk zaten başta var ama riskin bir şeye dönüşmesinin sonucunu çekiyorum biz orada.
Kesinlikle. Abi genelde risk yönetimi olay odaklı.
Evet.
Fakat biz işte karar yönetiminde şunları sorabiliriz. Biz neyin dayanarak bu kararı verdik? Kabullerimiz neydi? Kim verdi bu kararı? Kimler verdi? Hangi varsayımlar gizli tutuluyor? Alternatifler gerçekten değerlendirildi mi? Değerlendiriyor mu? Kararın geri dönüş maliyeti nedir? Yani bir sıkıntı yaşandığı durumda, bir senaryoda. Şimdi bunları bir beş yıl önce konuştuğumuzda bir teknik ofisönsü ya da işte proje direktörü bize derdi ki ya Cemciğim bunları yapacak bizim ne elemanımız var, ne insanımız var? Bu dediklerin çok maliyet. Ya biraz hayali konuşuyoruz. Ha işte burada, burada yapay zeka devreye giriyor. Artık bunlar için bir maliyet yok. Sizin aradığınız yapay zeka botunuz bunların hepsini size dakikada siz elinizi yıkamaya gidip gelinceye kadar veriyor. İşte dava bu. Onun için de biz ne diyorduk? Yani bu kadar şey istenmez şantiyeden. Yukarıda üst yönetim olarak isteyemeyiz. Çünkü bunları nasıl yapsınlar bu arkadaşlar? Orada iki tane işte teknik ofis mühendisi var. Biri mimar, biri mühendisi. Nasıl yetiştirecekler? Ama artık öyle bir şey yok. İşte burada şu anda o mimar mühendis teknik ofisçi arkadaşın bunları analiz ederek yapay zeka ile nasıl beraber çalışalım derken işte bunları karar aşamasında bakabilmesi lazım. Ve üst yönetim belki tam hakim değilse de aşağıdan yukarıyı dürtmesi lazım. Sen nasıl aldın? Nasıl verdin? Şimdi böyle çok basit bir checklist bile. Önlerini açabilir firmalar.
Evet. Buna buna bir örnek vermeye çalışayım sahadan işte proje hayatından. Eee hani ne bileyim proje başında bu işi mevcut ekip eee çeker Karabey'e veya bu işi mevcut ekip çekip çevirebilir, yapabilir, bu işin üstesinden gelebilir diye eee düşünüyorsun. Aslında kimse kötü niyetli değil en başta. Yapılabileceğini düşünüyorlar ama işte herkes tecrübeli. Ama ortada gerçekten bu adamların Yani tanımlanmış bir bütün var ve onun karşılığında şu kadarcık bir insan bu bütünü ortaya çıkarabilir mi diye düşünüyorsun. Ortada veri yok. Sadece herkes tecrübe ediyor. Geçmiş projelere bakıyorsun, benzer iş yükü işte ne olmuş, aynı ekipten veya aynı benzer projede, aynı projede kaç ekip işi götürmüş, kaç ekip aynı şekilde bu işi yapmaya çalışmış, kritik pozisyonlarda yeleklemeye gerek var mı falan filan. Ortada net bir veri yok. Sadece işte o proje şöyle yapmıştık, böyle olmuştu. Oraya on adam daha yakın çıkıyor. Sonra üç ay geçiyor arada. Planlama bakıyorsun kaymaya başlıyor. Yani hem hesap ettiğini hem de sözleşme altında uyman gereken takvimlere uyuyamıyorsun. Teknik ofis kitleniyor bu durumda. Saha bekliyor çünkü planlamada geride kalmışsın. Belki malzeme tedariği gecikiyor. Sonunda dönüp dokuyorsun. Dönüp dolaşıp risk toplantısına giriyorsun. Diyor ki... Kaynak yetersizliği bizki gerçekleşti. Orada zaten o vardı. Son derece tuhaf bir duruma geliyor. Yani bilmiyorum bunu hepimiz yaşamışız diye düşünüyorum.
Kesinlikle abi o zaten vardı orada. Yeni çıkmadı ki. Onun varlığından dolayı bizim farkındalığımızın yükselmesi lazım.
Tabii burada yani demin söylediğim gibi aslında herkes iğne ser gibi yaklaşıyor. Ya biz bu işi yaparız diye. Birazcık da herhalde inşaat sektörünün bu şeyi... İkinci gücü böyle, iyimserlik. Evet. Hallederiz abi.
Ya ya ya ya.
Projenin tümü sanki 60 bin liranın planı yazılmış gibi, herkes bitmiş gibi hissediyor bu durumu.
Ya bizim böyle milli sloganlarımız var ya, sen merak etme abi o iş bende hiç sen falan gibi. Yani bizim futbolda olduğu gibi hani şantiyede de bizim çocuklar var. Böyle gerçekten iyi niyetliler, iyi niyetle yapmak istiyorlar. Ne bir sistemleri var ne bir programları var. Atakite gidiyorlar son derece iyi niyette. İşte bu böyle olmuyor. Yani modern organizasyonlarda iyi niyet tek başına yönetim sistemi olmuyor. Karar kalitesi yönetilmediğinde de şirketler aynı hataları farklı projelerde tekrar tekrar tekrar ediyor. Yani yapay zekanın birçok faydası var. Bunları hep işte kaçıncı bölüm oldu bilmiyorum konuşuyoruz ama bize ders saldırması, ders alma farkındalığımızı yükseltmesi, daha önce yaşanmışlardan işte o learning lesson denilen, learned lesson denilen piyamayın çok üstünde durduğu konuda bize artık çok rahatlıkla o dersleri gösterebiliyor yapay zeka.
Kesinlikle, kesinlikle abi burada bunu zaten en baştan beri... Söylüyorum insan faktörü çok kritik çünkü kararlar sadece veriyle verilmiyor. Yani bir hiyerarşiyle takip ediyoruz. Alışkanlıklarla veriliyor. Bazen de baskı ile veriliyor. Bazen de toplantıda sesi en çok çıkan kim bağırıyorsa onun yönünde veriliyor. Dolayısıyla insan faktörünün burada negatif etkisini de hissetmiyor değiliz açıkçası.
Tabii ki. Mesela aşırı özgüven, geçmiş başarıya fazla güvenme. Kötü haberi yukarıya taşımaktan çekinme, ilk fikre saplanma, grup baskısı, mahalle baskısı vardı değil mi? Bunlar hep görünmeyen maliyet kalemleri. İşte karar kalitesini bunları fark ederek, bunları fark ettiğimiz anda neler yapacağımıza dair prosedürler belki oluşturmak. Karar kalitemiz, karar kalite prosedürü oluşturmak. Böyle durumlarda bir bakalım abi şunu şey yapalım biz bu kararı veriyoruz toplantıda ama şu prosedüre bakalım burada bir şey atlamış olmayalım. Bir şey atlayamayız artık çünkü yapay zeka her konuda bizim yanımızda. Hiçbir açığımız olamaz. Olmaması lazım. Yeter ki açık burada olmasın.
Evet burada bu dediklerine ilaveten bir de şey vardır meşhur hani üç kelimelik bir şey patron böyle istiyor. Yani bu her şeyin böyle. Üstünü bir anda kapatıp patlatıp geçiyor kardeşim duruma.
Aynen. Valla şöyle bir sebeplere girersek neden oluyor diye. Birinci sebep proje riskini biz baştan beri konuştuğumuz soyut olduğu için kolay raporlayamıyoruz. Yani soyut kısmını en azından. Bir risk listesi yapılabilir. İşte olasılık etki matrisi konur. Sorumlu kişi atanır. Yönetim bunu çok sever çünkü görünürdür. Yani genelde de biz bunları yaparız. Ama karar kalitesinde işte bunları yapamadığımız için karar kalitesinin arkasında kültür, yetki yapısı, yönetim alışkanlıkları işte bunları birazcık sorgulamamız lazım. Biraz bugüne kadar çok üstünde durmadığımız, kafa yormadığımız daha kültüre ve işin felsefesine yönelik konulara eğilmeliyiz diye düşünüyorum.
Bu birinci sebebi hemen sen eminim ikinci üçüncüleri de açıklayacaksan ben araya hemen bir cümle söyleyeyim. Hani bu işte risk matrislerini duvarlara atarız kocaman böyle. Bu şey gibi gösteriyor gözüke böyle. İşte bu kötü kararları biz nasıl normalleştiriyoruz diye saçma sapan bir durum ortaya çıkarabiliriz.
Aynen aynen aynen. Yani ikinci sebebe hani buradan gelirsek kararlarının kişiselleştirilmesi. Bir kararı analiz etmek çoğu şirkette kararı veren kişiyi eleştirmek gibi algılıyor. Bu bir algı problemi de. O yüzden karar sonrası değerlendirme yapılmıyor. Çünkü o beyefendi, o hanımefendi ayıp olur diyoruz. Kim yaptı sorusu nasıl oldu sorusunun önüne geçiyor. Bizim için kim daha önemli, kim yapmıştı? Bu, bu, bu yap, bu suç. Biz olaya genelde bu etiketten, me üzerinden gittiğimiz için işte bunları yapay zeka ile tabii burada yani belki... Bir programda bambaşka konuşmamız lazım. Hierarşik organizasyon yapısını da tabii yapay zeka değiştiriyor. Değiştirecek. Ya bugün bir yeni mühendiste CEO arasında tabii ki tecrübe olarak çok büyük fark olmasına rağmen yapay zekadan bilgiye ulaşma açısından baktığımız zaman fark artık eskisi kadar değil. Böyle bir şey var yani. Böyle bir şey var. Yani aynı demek istemiyorum. Bu bakımdan bu hiyerarşiyle de bizim şey yapmamız lazım. Yani bu kişiselleşmekten çok proje ve olay bazında düşünmek. Yani o suçtu, bu yaptı, şu yaptı, sen yaptın, gel hesap ver. Buna girdiğimiz zaman zaten biz şey yapamıyoruz. Yani karar kalitesini de hep korkarak, risk almadan hareket ediyoruz. Ondan da tabii farklı bedellerini ödüyoruz.
Dediklerin hepsine katılıyorum. Bu ikinci sebepten yola çıkarak şöyle bir benzetme de ben yapayım. Aslında bu söylediklerin hepsi projelerde geçerli. Hani bu demin anlattın ya hesap verebilir durumda olmak, verdiğin kararların nedenlerini açıklayabilir olmak önemli. Projelerde böyle böyle. Diyelim ki hata analizi yapalım diyorsun. İki dakika sonra, şimdi toplantısın hatayı atlardı, herkes savunmayı geçiyor. İşte ben mail attım, ben WhatsApp attım. Ben toplantıda söyledim, yani bir anda böyle toplantıda konunun esasını anlamaya çalışırken şey gibi mahkeme salonunda herkes savunma yapıyormuş gibi delil dosyasına dönüyor gibi o. Çok acayip oluyor.
Kesinlikle, kesin. Ya şey, bu karar riski yönetimi suçlu aramak değil. Bir kere bunu kabul etmemiz lazım fikren. Karar sistemini biz iyileştirmek istiyoruz. İşte iyi organizasyonlar sadece doğru insanları bulmaya çalışmıyor. Doğru kararların çıkabileceği ortamı, atmosferi, ekosistemi yaratmalı.
Bu güzel bir slogan oldu.
Sağ ol. Bugünün manşeti gibi gidiyor.
Bazen böyle kahraman yönetici aranıyor projelerde veya şirketlerde. Her şeyi görecek, hızlı karar verecek, herkesi yönetecek. Ama projeler büyüdükçe... Bu kahramanlık modeliyle yetmiyor, dar geliyor artık. Bunu sürdürmek mümkün değil.
Tabii ki, kesinlikle. Büyük projelerde karar kalitesi bireysel zekadan çok organizasyonun disipliniyle bağlantılı bir şey. İşte doğru veri akışı, açık yetki sınırları, alternatif senaryolar, karar kayıtları, varsayım takibi ve karar sonrası öğrenme mekanizmaları. Istediğimiz şeye gidiyoruz. Bakımdan da o konuyu bireysellikten çok organizasyonel boyutta düşünmeliyiz.
Tabii burada çok önemli bir şey söyledin. Yani kararların hani birliğe dönüşülmesi için kaydedilmesi önemli. Karar kaydedeyince aklına insanların hemen şey de gelecek. Ya yeni bir form mu çıktı şimdi bir de bu kadar çok şey varken yani bizi izleyenler diyor ki kardeşim zaten binlerce form vardı.
Bir de bu iki adam çıktı bize sürekli daha onu da yok organizasyon yok form yok bilmem ne. Çok doğru bir aslında espriyle belki belki de espriyle bir giriş yaptır ama Haluk'cığım çok doğru çünkü kötü uygulandığındaki bunlar karar yönetimi de bürokrasiye dönüşüyor. Burada amaç bizim fon doldurmak değil kritik kararları izleyebilmek. Mesela şu beş soru bile yeterli olabilir. Yani şu anda aldığım notlardan söylüyorum. Bu karar hangi veriye dayanıyor? Hangi varsayımlarla alındı? Alternatifleri neydi? En kötü makul senaryo nedir? Ne zaman tekrardan gözden geçireceğiz? Bunlar hep böyle sayısal karşılığı olmayan ama karar yönetimi açısından son derece önemli sorular.
Buna benzer şu da mesela söylemişler, ne bileyim kararın şantiyede yine beton işleri devam ediyor. Beton dökümeden önce sınav testi istiyorum diyorum bir tanesi. İşte kararda akışkan mı, çok mu kuru veya ne bileyim içindeki agrega gibi varsayımlar var mı, yok mu? Bütün bunların hepsine bakmak gerekiyor. Yani böyle bir kararı alınmasına sebep olunacak etmenler ve etkenler nedir? Onların da bu söylediğin gibi belki karar kayıtlarında...
Ortaya çıkması gerekiyor işte ben bu betonu beğenmedim gönderdim niye göre beğenmedin onu bir söylemen lazım ki biz de anlayalım bilmiyorum anlatabildim mi kesinlikle çok güzel bir benzetme bu çünkü karar da beton gibi döküldükten sonra düzeltmek pahalı hatta bazı kararlar döküldükten sonra kırılmadan düzelmiyor yani kırıp dökmeden düzelmiyor kırıp dökmek sadece burada betonu dökmek değil insanları organizasyonu yapılan işi bir sürü şeyi kırıp döküyoruz ki bunlar betonun kırılmasından çok daha ağır maliyetler olan şeyler.
Kesinlikle tabii kırıp dökmeye işi sözleşme tarafında da başımızı çok ağrıtabiliyor. İhale paketlerinde yanlışlıklar, taşıma seçimlerinde yanlışlıklar, muğlak kapsamlar bu en çok başardıran konulardan bir tanesi. Başta hızlı olsun diye bunları belki çok önemsemeden geçiyorsunuz, hızlı gidiyorsunuz. Sonra sahada her... Konuda her bir iş kaleminde tartışma çıkıyor. Bu bizim kapsamda değil diyor. Bu zaten revizyon gerektiriyor. Bu ilave iş benim için. Hak ediş dönemi geldiği zaman da herkes hukuk fakültesi mezunu olmuş gibi konuşmaya başlıyor. Herkes birden sözleşmeci kesiliyor.
Haluk'cığım bu şöyle bir şey yani taşeron seçimin sadece fiyat karşılaştırması değil. Bu böyle bir kültür vardı. Onu yavaş yavaş işte matrislerin sonuna açıklama yazın. Bu neden böyle? Neden bu en düşüğü seçtiniz? Neden en yükseği seçtiniz? Çünkü fiyat karşılaştığımızda yavaş yavaş bu kültür değişti. İşte burada da karar riskin devreye girmesi lazım. Bu kararı verirken. Neler sorulabilir? İşte kapasite ne bu taşeronun veya karar verdiğimiz yüklenicinin? Geçmiş performansı ne? Nakit dayanıklılığı ne? Ekip kalitesi ne, iş güvenliği kültürü ne, sözleşme okuru yazarlığı hangi düzeyde? Bunların hepsi birer karar geridesi. Bunların hepsi basit checklistlerle ölçülüp o matrislerde yer verilmesi lazım. Artık Excel'ler değil mi böyle binlerce makrolarla çalışan işleri var ki onların da artık kullanılmayacağı yerlere doğru gidiyor. Çünkü yapay zeka ile hele wipe coding'de bunlar sözlü söyleniyor. Bitti. Direkt çıktığıyı alıyorsun. Direkt artık yani biz bu söylediklerimiz belki şöyle anlaşılabilme edeceğim. Biz bunları biliyoruz. Zaten şantiyede var da bizim bunları yapmaya vaktimiz olmuyor. Yok vaktiniz var artık. Artık o kilitlenmiş, o 5 dakikada açılmayan Excel dosyalarından kurtulmamız lazım. Direkt olarak Vibe Coding'de dokümanı verip, çalıştıracağımız dokümanı verip, Vibe Coding'den de sözlü olarak... Sormamız lazım. Taşonun kapasitesi nedir? Bundan nesi nedir? O da bize zaten diyecek ki o veriyi girmedin sen. Değil mi? Veyahut da veriyi girdin bütün bu beş taşonun kapasitesinin verilerine baktığımızda kapasite açısından birinci veri bu. Bir küçük örnek vereceğim. Haluk bunu belki daha önceki programlarda söylemiş olabilirim. Kış aylarında işte bir lastik ayakkabı, spor ayakkabı alacaktın. Bizim yıllarımızda lastik ayakkabı derdik ki spor ayakkabı şimdi. Eskiden ne yapıyordum? Gidip işte Nike'da, Duster bilmem Puma'yı da onlara dükkanlarına gidip mağazalarına gidip sonra onları internetten bakmaya başladık falan. Şimdi öyle yapmadım. Chat GPT'ye isteğimi söyledim. Nedim benim isteğim? Bir kere yaşımı söyledim. 60 yaşındayım. Şehirde yaşıyorum. Bu ayakkabıyı şehirdeki yürüyüşlerimde giyeceğim. Hafif olmasını istiyorum. Kış aylarında soğalmamasını istiyorum. Estetik olarak görüntüsünün güzel olmasını istiyorum. Bu kadar bak komut bu. Ve o kadar güzel bir çıktı aldım ki işte bu pahalı ama nedeni bu. Bunu hiç düşünmeyebilirsiniz bu pahalı çünkü hem pahalı hem de şu noktada dezavantajı var gibi. O kadar güzel karşılaştı sonra Nike'ın şeyini söyledi bana Pegasus modelini söyledi ve ben gerçekten de gittim bir mağazaya dedim ben de bu Pegasus modelini istiyorum. Yapay zekâda bu. Abi çok güzel anlatmış. Vallahi biz dedi bu detayı bilmiyoruz. Çok doğru bir tespit bu. Pegasus ve aldım ve son derece mutluyum. Ha şimdi yarın artık alışverişler de buraya gidecek. Taşeron seçimleri de buraya gidecek. Bakayım ve bunu sözlü yaptı. Hiçbir şey yok. Çekçikte girdim. Ben bu bu bu bu insanın bunu istiyorum. Ben bu bu bu ölçekte bir projede şu aşamada şu tarihte başlayacak, bu tarihte bitecek, bu bütçede bir beton taşörünü arıyorum, işte betonhane demir taşörünü arıyorum, hafriyat taşörünü arıyorum dediğimiz anda zaten bu çıktı çıkacak ve bunu karşılaştır dediğinde. Yani yeter ki bunun kullanma kültürünü hızla öğrenmeye çalışalım. Zaten hızla öğrenmeye çalışanlar, ya bu bize göre değil falan filan diye böyle dalga geçenleri... Geçip gidecek o kaplumbağa tavşan hikayesindeki gibi onlar uyurken onlar ya ne bize ne ya inşaata yapay zekayı mı olurmuş bu da neydi bu bizim işimiz değil falan diyen arkadaşlarla ne yazık ki ilerleyen zamanlarda adadan ayrılacak onlar onlar ayrılacaklar evet onlar adadan ayrılacaklar dediğim gibi artık onlar ne yaparlar ne ederler bilmiyorum ya ne yapacaklarını ben size söyleyeyim hemen hızla yapay zekaya adapte olacaklar keşke bu kadar geç kalmasaydı Çünkü bu bu kadar kolay bir şey. Yani onların yapamayacağı, hiç kimsenin yapamayacağı bir şey değil bu. Bunu unutmamamız lazım. Son derece kolay bir şey. Yeter ki zihinsel olarak yaklaşımımız bizim bu konuda şey olmasın, korkak olmasın.
Evet. Bu demin söylemiş olduğun bu örneklerden önce işte sadece fiyat önemli değil kısmıyla ilgili olarak hemen kısa bir cümle geçeyim. Sen konuşma devam edersin. Bu en düşük teklif konusu. En düşük teklif esasında bize sonradan daha büyük problemler olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü belki en düşük teklif verdiği sana ilk başta maliyet olarak, finans olarak ve cazip gözükse de teklif kapasite ve yeterlilik olarak belki de yetkinlik olarak olmaması gereken birini seçtiğin için sana bu belki peşinden artık onlarca yüzlerce toplantı, niye bu toplantılar? Çünkü sorunları çözmeye çalışıyorsun. Bu olarak geri dönüyor. Dolayısıyla buradaki dengeyi iyi korumak lazım. Yapay zeka ile ilgili zaten kısımları sen anlattın birazcık, üzerinden geçtin. Ben hani çok şey olmasın diye, İngilizce'nin bunalmasın diye birazcık konuyu hızlandırmaya çalışıyorum.
Kesinlikle. Çok teşekkür ederim sana.
Veri çok önemli senin söylediğin gibi. Bu hani... Çöp içeri çöp dışarı konusu var ya garbage in garbage out konusu çünkü hane bir söz hani bu harika bir söz bu gerçekten güzel bir terminoloji İngilizce biz de çöp içeri çöp içeri diye konuşuyoruz ne girerse sen olsun evet anlamların galiba bir sonu ne yersen olsun senin ne kadar sadece yemek yırtanız varsa hiç şey yaptım aynen senin ne kadar kaliteli verin varsa sonuçlarda hani anlatıyorsun ya çeçipikten soruyorsun ama çeçipikteki veri eğer dandik kalitesiz iş yaramaz bir veriyse aradığın konuyla ilgili o zaman sonuçta kötü oluyor.
Kesinlikle. Kesinlikle çok doğru söylüyorsun. Garbaca çok sevdiğim bir söz. Karar risk yönetimi dijital dönüşümün kalbinde yer almalı. Çünkü dijitalleşme sadece raporları hızlandırmak değil, daha iyi karar vermek için organizasyonun da bir yerde hafızasını güçlendirmek. Gibi düşünebiliriz.
Peki o zaman hemen şu soruyu soruyorum ve çekiliyorum. Geri gidiyorum da sana böyle görmem lazım. Bu karar mekanizmalarıyla ilgili konuşuyoruz. Peki pratik olarak bir şirket sence nereden başlamalı? Nasıl yapmalı?
Böyle bir kritik karar envanteri çıkarmalı. Her karar değil çünkü. Projenin kaderini etkileyen kararlar neler bunlar? İşte bir ihale stratejisi olabilir, sözleşme modeli olabilir. Değil mi? Maliyet artık yer mi yapacağız, birim fiyat mı yapacağız? Çok güzel onlar. Onlar çok tatlı.
Tabatajik kedi girdiler yoruk.
Aynen, aynen, aynen, aynen. Ne güzel bir şehirde yaşıyoruz yani. İstanbul kedilerimiz, sözleşme modeli, ana ekip atamaları bunlar kritik konular. İşte tasarım onayı süreçleri, tasarım geç onaylanma, iş geç git çekimi. Belirlememiz gerek. Taşınma seçimi ııı satın alma paketleri gibi.
Süper. Bu bu aslında şunu ortaya çıkarıyor. Iıı kararlarla ilgili de bir veri manzumesi olacağı için bir karar kararlar notları veya karar notu tutulmalı. Kim kim ne karar verdi, niçin verdi, ne zaman verdi? Çünkü yarın bir problem çıktığı zaman geri dönüp baktığın zaman bu kararı hani kim verdi de suçlu aramıyorsun ama O günkü şartlarda elindeki verilere göre niçin bu kararı vermiş, neden bu karara ulaşmış? Bunu öğrenmek çok önemli diye düşünüyorum.
Kesinlikle abi bunu yapay zekadan da isteyebiliriz. Çok basit bir şekilde bu kararla ilgili alınmış notları bir yerde tasnif et diyebiliriz. Ben şu an mesela yapay zekada bir ajan çalıştırıyorum. Her sabah saat 9'da bana bir gün önce gelen maillerim içinde en öne çıkan beş tanesini ve benim aksiyon almam gereken beş maili hatırlatıyor. Diyor ki işte Haluk diyor yazdı dijital tuğlayı saat kaçta yapacaksınız? İşte bilmem kim diyor Kenan yazdı diyor akşam buluşacak mıyız? Gibi gibi şeyleri yani bu da aynı şekilde yapay zeka da bunu çözecek zaten. Yani ne diyor işte. Hangi kararları aldın şey yap. Çünkü burada bu niye önemli? Karar sonrasını biz gözden geçirmemiz lazım. Evet. Gözden geçireceğiz ki diyeceğiz ki bunu niye aldık? Bu niye böyle oldu? O zaman bunun analizini yapabileceğiz. Varsayımımız tuttu mu? Varsayım bilmemiz lazım. Bir yerde bu notların olması lazım diye düşünüyorum. Biz şimdi neyi farklı yapardık? Bu yaşadığımız acı deneyimden sonra. Evet. Soruları sormalısın.
Bu aslında birazcık da bir de sanki bir kültür meselesi haline gelecek gibi, bir kültürel dönüşüm yaratacak gibi. Çünkü en baştan beri söylediğimiz belki de bizim bu podcastleri yapmaya başladığımızdan beri en çok ortaya çıkardığımız şey birini tutup da kulağından cezalandırmak değil, suçlu aramak değil, kim nerede hata yaptı. Bu refleksen kurtulup... Buradan ne öğrenildi? Sistem ne öğrendi? Kişiler ne öğrendi? Refleksine geçmek gerekiyor. Aslında bu yüzden büyük firmalar bu Return of Experience'de yani REX dökümanı bu bildirimleri istiyorlar. Niye istiyorlar? Örnek olarak A firması Orta Doğu'da büyük bir iş yapıyor. De ki bir buçuk milyar dolarlık bir proje, bir altyapı projesi. Ve oradan çalışan personelinin yani karar verici yetkide personelinin Proje sonunda bir geri bildirim istiyor. Bu projede başına neler geldi? Hangi aksiyonlar aldın? Hangi kararlar aldın? Hangi çözümler ürettin? Bütün bunları böyle bir geri bildirim malzemesi olarak toparlıyor ve bu sadece bir kişiden değil, hemen hemen herkesten alıyor bunu. Dediğim gibi karar verici ve yönetim konumunda olan veya işte ne bileyim belki de daha alt kadrolara yönelik ve bütün bunları değerlendirerek kendine muazzam bir beni tabanı yaratıyor. Bu beni tabanı ne yapıyor? Ben hangi kararlara hangi şartlar altında nasıl aldığımı anlatabiliyor ki bir sonraki projeye giderken belki benzer durumlarla karşılaşılacak ve aynı kararları almaya çalışacak. Bu bakımdan önemli olduğunu düşünüyorum.
Çok güzel söyledin. Bir olgunluk isteyen bir şey bu karar risk yönetimi. Yani çünkü egonun azalması lazım, öğrenmenin artması lazım. İyi yönetilen şirketlerde işte kararlar kişilerin bir prestij alanı değil, organizasyonla ortak yönetimi. Zaten yavaş yavaş biz yapay zeka ile buna dönmemiz lazım. Aslında yapay zeka bize şunu söylüyor, hiçbiriniz büyük değilseniz burada ben varım diyor. Yani kibirlenmeyin diyor. Aslında çok sosyal anlamda da bizim bakışımıza çok değiştirecek bir şey. Ben biliyorum, bende bilgi falan yok böyle bir şey. Benden de destek alın, beraber bir doğru organizasyon modeliyle bu projeyi iyi noktaya götürün. Yapay zekanın da söylediği şey bu abi.
Evet, çok çok doğru bir noktaya değindin abi. Bu anlattıklarımızla işte ne bileyim sektörü tercüme etmeye kalksak veya çalışsak işte ne bileyim şantiyede sadece beton, demir ve kalıpla yapılmıyor değil mi? Aynı zamanda şantiyede bir sürü karar alınıyor. Ve bu kararlar bazen kötü bazen de iyi kararlar. Ama imalattan daha da pahalı hale gelebiliyor. Eğer karar doğru alınmadıysa, yanlış demiyorum, doğru alınmadıysa, doğru alınmadıysa.
Abi işte risk listesi var ya, bu risk listesiyle beraber o risklerin üreten karar mekanizmalarını, risklerin üremesi durumunda, olasılığı durumunda karar mekanizmalarını, işte ne bileyim şantiye su basarsa bu karar verecek orada ne yapılacağını. Yangın çıkarsa bu karar verecek orada ne yapacağı. Yani böyle bir anda aklıma hep böyle felaket örnekleri geldi ama yani şey olarak bu risk listesiyle de risk listesinin yanına belki bir kolon daha açıp karar nasıl verilecek, hangi kriterlerle nasıl hareket edeceğiz bir de buna bakmalıyız diye düşünüyorum abi.
Çok doğrusun. Zaten eğer biz bu disiplini kuramazsak her proje aynı filmi izlemeye devam ederiz. Başta her şey çok iyi, iyimser ve çok böyle mükemmel gibi başlanır, değerlendirilir. Sonra ilerledikçe böyle her taraftan değişiklikler ve vizyonlar böyle sağanak yağmur gibi yağmaya başlar. Ama her konuda değişiklikler. Sonra ayın sonunda tabii para almak gerekiyor, hak ediş kavgaları ortaya çıkar. Toplantıların hepsinde hep aynı öğretici veya cümleler. Ya bir sonraki projede bu konulara daha çok dikkat edelim. Bir önceki projede de aynı şeyi söylüyordun. Şimdi ben çok biliyorsun, bu kafayla bir sonrakine rahat bir şey söylemeye devam edersin.
Kesinlikle. Bu meşhur şey var ya, toplantı sonundaki iyi niyetli kapanış, aman dikkat edelim abi.
Aman dikkat edelim.
Dikkat edelim, buna dikkat edin. Bak genç mühendisler özellikle böyle bir kulak çeker. Bak buna dikkat et tamam mı canım benim falan gibi. Abi dikkat etmek sistem değil. Hatırlamak sistem değil. Iyi niyet sistem değil. Bunlar söz ve uçan şeyler. Bir daha yapmamalıyım, bir daha yapmayalım cümlesini bir hafızaya dönüştürmek önemli olan. Bir daha yapmayalım, bir daha yapmayalım mı düşün. Yoksa aman dikkat et, aman bilmem ne yap. Tam bir... Kademe öteye çıktınız. Bir daha yapmayalım. Bir daha yapmayalım dediğin zaman dikkat et dediğinde bak boş. Dikkat et abi dikkat et. Sağına karşıdan karşıya geçerken dikkat et başka. Karşıdan karşıya geçerken önce sağına sonra soluna işte sonra tekrar sağına bak demek başka. İşte bunu da yapmalıyız yani dikkat et değil. Bunu bir daha yapmayalım mı nasıl yapmalıyız?
Bu neye benziyor biliyor musun abi? Bizde tabii kültürel bir konu bu. Hani her şeye aman Allah korusun derdi. Allah korusun şöyle olsun. Halbuki Allah insana akıl vermiş. Allah insana akıl vermiş. Allah'ın sürekli seni korumak gibi bir görevi yok. Sana bu aklı vermiş. Ne yapman gerektiğini biliyorsun. Karşıdan karşıya dediğin gibi geçerken sağa sola bakmazsan Allah seni niye korur? Sen kendi kendini koruyamadıktan sonra. Peki o zaman konuyu toparlamaya çalışalım. Çünkü yeterince konuştuk. Tabii projenin sistemini yönetmek çok önemli. Karar sistemini yönetmekten sadece yönetmeden sadece semptomları takip ederek de çok bir yere varamayız. Bilmiyorum son olarak kapanış olarak ne demek istiyorsun abi? Neler söylemek istersin?
O zaman kapanışa şöyle diyelim. Yani artık hani en çok veri yani hep biz böyle niteliksel ölçüyoruz ya bir şeyleri. En çok veriye sahip olanlar değil. En iyi karar sistemine sahip olanlar biraz daha önde olacak diye düşünüyorum. Yani veri kadar veriden biraz daha öne çıkacak olan karar sistemleri bir şeylere atlamamak diye düşünüyorum. Şimdi son sözü işte biz bunları dediğim gibi yapay zeka ile beraber üretiyoruz bu dokümanları. Yoksa bu kadar çok şeyi bilip bir anda hızlı hızlı size anlatmamız kolay değil. O zaman ben bazen şey yapıyorum, acaba işte sen de yapıyorsun muhtemelen. Son sözü yapay zeka bırakıp hadi bakalım sen ne diyorsun bunu diyorum. Bazen komik bir şey söylüyor, bazen çok güzel bir şey söylüyor. Ben şimdi yapay zekanın kapanışta bize söylediği sözle kapatmak istiyorum kendi tarafımda en azından. Diyor ki yapay zeka böyle bir podcast'ı kapatırken kararlarınızı sağlam, risk matrislerinizle... Mümkünse gerçekten kullanılır olsun. Ne diyorsun abi?
Çok güzel. Güzel bir kapanış bize önermiş yapay zeka dostumuz bunu söylerken. Belki de dinleyicilerimize, izleyicilerimize onların düşünmelerini tetiklemek adına şu soruyu sorayım, ondan sonra kapatalım. İşte izleyicilerimiz en son yaşadıkları projede bir problemi düşünsünler, bir akıllarına gitmesinler. Gerçekten olsa bir risk var mıydı yoksa aylar önce verilmiş bir kararın menfi bir sonucu olarak mı bu ortaya çıkmıştı? Bununla ilgili belki bir cimnasi yaparlar isterlerse bu yeğenimizin altına yorum olarak da yazabilirler. Biz de paylaşmakla mücadele ederiz. Mutluluk duyarız.
Çünkü bu interaktif paylaşımlar, sohbetler, tartışmalar, katkılar bu programdaki söylenenlerin üstüne... Bir katma değer üretir. Ben bunu çok değerli buluyorum. İlla ki bizim YouTube kanalımızda değil. İşte biz Haluk'la LinkedIn'de de paylaşıyoruz. Facebook'ta da paylaşıyoruz. Efendim şöyle söyleyeyim. Instagram'da da paylaşıyoruz. O mecrais takip ediyordur. LinkedIn'den yazabilir ki LinkedIn'de artık baya herkesin olduğu yer. Bu arada LinkedIn'le ilgili bir haber okudum. Söylemeden geçemeyeceğim. LinkedIn doğru yani doğrudur bence de. %41'i yapay zekayla oluşturmuş. Çelik'te LinkedIn'i çok acayip bir alan ve yapay zekanın en çok LinkedIn'de kullanıldığı.
Yani şaşırmam, şaşırmam daha doğrusu.
Yok yok şaşırmıyorum ben de şaşırmıyorum.
Çok doğru değil ama şaşırmıyorum.
Şaşırmıyorum. Tabii bunu doğru kullanmak önemli şey olarak. Biz de işte açık açık diyoruz ve de yapay zekadan destek alıyoruz ama herhalde bot gibi konuşmuyoruz değil mi Ali burada?
Tabii ki yani biz vakit kazanmak için araştırmalarımızda gerçekten yapay zekanın gücünü kullanıyoruz. Daha çok şey anlatalım. Çünkü ben aklıma o anda üç tane şey gelmişken aratmak için bana o üçünü buluyor, alternatif olarak şunlara da bakmak ister misin diye söylüyor. Yani aslında bir sessiz asistan beni dürtüyor oradan. Haluk bak burada iki tane daha çok önemli konu var. Bir de onlara bak. Yani biz yapay zekanın burada bize olan katkısını zaten yatsıyamayız. Bana şunu demiyor, Haluk bırak senin cümlelerini, gel benim cümlelerimi kullan demiyor.
Zaten biz kullanmayız onu, kullanamayız.
Çünkü çok mekanik o. Yapay zekan değil de çok mekanik. Bize en büyük faydası senin dediğin gibi abi, bu bizim araştırmalarımızda gerçekten bize çok vakit kazandırıyor. Konularla ilgili araştırmalarda. O bakımdan bunu sorumlu ve faydalı kullanmayı becerebilen herkes aradan kendisi.
Haluk çünkü çıktı kalitemizi de şöyle arttırıyor. Bizim az zamanda çok şey anlatmamızı sağlıyor.
Kesinlikle.
Bu çok önemli bir şey. Ha diyecekler belki ya siz zaten çok konuşuyorsunuz. Başka bir şey. Çok konuşuyor olabiliriz. Biz ama çok konuşup çok çok şey anlatıyoruz. Evet. Bir de o hikaye var. Yine en azından tekrar etmiyoruz, şey yapmıyoruz diye. Hatta ve hatta ben artık komutlarımda şey diyorum ona hazırlatırken Metni. Diğer programlarda konuştuğumuz şeyleri tekrarlama bak.
Evet evet. Aynı konuları getirme araştırma konusunda.
Aynı konuları getirme şeklinde böyle işte. Evet o zaman ne yapıyoruz abi?
Bugünlük bu kadar.
Bugünlük bu kadar diyoruz.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Görüşmek üzere şimdilik hoşçakalın.
Görüşmek üzere iyi günler.
Abi dur şimdi kaydediyorum.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






