Dijital Tuğla - Bölüm 14: Yapay Zeka ve Gelişimi… Yapay Zeka Nedeniyle İnsan Emeğine Yönelik Tehd...

Bu bölümde Cem Kafadar ve Haluk Enginar, yapay zekanın inşaat sektörüne hızlı bir şekilde nüfuz etmesini, getirdiği verimlilik artışlarını ve otomasyon fırsatlarını tartışıyor. ChatGPT, Midjourney, Boston Dynamics robot köpeği gibi örneklerle AI’nın planlama, çakışma tespiti ve rapor üretiminde sağladığı zaman kazançları (%15‑20) ele alınıyor. Bunun yanında, AI’nın veri girişi, rapor yazımı ve analiz gibi görevleri devralmasıyla ortaya çıkan iş kaybı, ekonomik eşitsizlik ve sektördeki güç dengesizliği endişeleri vurgulanıyor. Katılımcılar, büyük teknoloji firmalarının AI üzerindeki kontrolü, büyük dil modellerinin kara kutu doğası, şeffaflık ve etik sorunları, ve uluslararası düzenlemelerin yetersizliği gibi konulara değiniyor. İş gücünün yeniden beceri kazanması, AI okuryazarlığı ve devlet‑özel sektör iş birliğiyle eğitim programları gerekliliği öneriliyor. Podcast, AI’nın insan emeğini tamamen ortadan kaldırmak yerine, insan‑AI hibrit modelinde birlikte çalışması gerektiği görüşüyle sonlanıyor; ancak kontrolsüz güç birikiminin toplumsal riskleri ve düzenleyici boşlukları da tartışılıyor.
Chapters
Yapay zekanın inşa sektöründe var olan ve gerçekleşmesi çok muhtemellerin etkilerini tartıştığımız, en son teknoloji ve trendleri konuştuğumuz, gerçekle alakası olmayan şeyleri, söylentileri ve bilim kurgu romanlarına dikkate almadığımız, hatta bunun tam da aksine yapay zeka dünyasında aslında neler olduğunu anlattığımız Cem Kafadar ve Haluk Eginar tarafından hazırlanan dijital tuğla podcastimize hoş geldiniz.
Merhaba sevgili dinleyiciler, Dijital Tuğla podcastimize hoş geldiniz. Bencem.
Ben Haluk Enginar.
Bugün podcast serimizin en bence kıymetli ama bir taraftan da en rahatsız edici alaca karanlık bölümünü yapıyoruz.
Gücün karanlık tarafı.
Yani kafamızın tasını arttırması durumuna birazcık şu masamızın üstüne dökerim Haluk.
Bu şey... Sadede gel. Efsanevi soru. Ya kardeşim bu işin fişini çekebilir miyiz geliyor aklıma ama... Burada hemen bir şey söyleyeyim abi bak şimdi aklıma geldi. Hani hep bunları konuşurken sürekli seyrettiğim filmler geliyor. Bilmiyorum seyretmiş miydin? Ölümecek Adam 2 serisine.
Seyrettim ama hatırlamıyorum yani.
Tom Holland'ın oyundakiler son serisi ama Tobey Maguire'nin oyundu vardı. Bir doktor oktopus vardı bu. Hani omurgasına dört tane kol yerleştiriyor. Doktor oktopusun çizgi filmi de vardı ben çocukken. Şimdi bir sahnede bir deney yapıyor. Hani bu Çin'lerin yaptığı yapay güneş var ya. Tabii şey arkadaki kollar yapay zeka ile çalışıyor ama omurgasına bağlı ve kontrol adam da yapmak istediği de bir bilim adamı olarak insanlara sınırsız enerji sağlayarak fosil yakıtları olan şeylerin...
Galiba hatırladım.
Bağımlılığının ortağın kalkması. Son derece iyi niyet yapıyor fakat bir yerde bir aksaklık oluyor. Bir o şey güneş evvela küçük olduğun halde büyümeye başlıyor. Kontrol dışına çıkıyor. Proses ve bir yerde bir arka yapıp adamı şey atlıyor. Kollar atlıyor. Kontrolü kaybediyor ve fiş çekmeye geliyorum. Spiderman hemen geliyor. Aletin fişini çekiyor. Ama alet durmuyor. Artık tamamen kendi başına çalışır duruma geliyor.
Tabii.
Şimdi bizdeki durumda bu mu? Bilmiyorum. Bilmiyorum. Herhalde bu.
Ne diyor gibi yani çünkü o hep konuştuğumuz sıkıştığımızda çekeriz fişini. Olur bir tane ya fişini çekeriz dediğimiz şeyde artık görüyoruz ki o fişi pek kolay çekemiyoruz. O zaman bugün özellikle bu programda onu konuşacağız belki ama hepimizin de konuşması gereken o noktaya gelmeden neler yapabiliriz değil mi Haluk?
Bu konu güzel olduğu için ben kahvemizi de yanıma aldım. Böyle zevkle içiyorum. Şimdi tabii bizi dinleyenler arasında kod yazanlar var, sağa yöneticisi, şantiye müdürleri var, planlamacılar var, bütçeyle uğraşanlar var, var oğlu var. Herkesin aklına gelen soru şu belki de, ya kardeşim hep konuşuyorsunuz bunu da, bu yapay zeka işsiz mi kalacağım, bana yardımcı mı olacak, ne olacak? Ya bana bunu birazcık daha açıklayın diyorlar belki de.
Şimdi ağırlık veriyoruz. Biz bugün dedik ya, yapay zekanın fişini çeker miyiz, çekmez miyiz? Falan diye aklıma şey geldi bunları konuşurken o bizim fişimizi çeker mi? Bir de o var yani belki biz onun fişini çektik çekmedik derken bizim de fişimizi çeker mi?
Çoğu insandaki endişe bu değil mi abi? Taputtum ben işsiz kalacağım diye. Yani şimdi bu podcastte her şeyi açık diliyle konuşmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla sorduğun soru çok... Yerinde ve doğru. O zaman gel abi hadi yapay zekanın gelişimi ve iş hayatının etkisini biraz konuşalım.
Hadi gidelim.
Şimdi o zaman ilk aklıma şu soru geliyor. Yapay zeka nasıl oldu da bir anda ya? Şimdi tabii cep telefonlarını hatırlarsın abi. Hani hayatımıza girdi, gelişti. Özellikle son belki de 10 senede cep telefonlarının kapasitesinin, kabiliyetinin gelişimi inanılmaz. Ne oldu da yapay zeka bir anda dün daha Excel maksorlarıyla uğraşırken... Hayatımıza girdiği şiir yazıyor, resim çiziyor. Hatta sahte görseller bile üretiyor bizi kandırmak için.
Tabii tabii. Ya ve bir de o cep telefonlarını bahsettin. Onların ilerlemesi yapay zekamın kaysi edilmeyecek kadar ağır oldu.
Kesinlikle.
Yapay zekam korkunç bir hızla gidiyor ve bundan sonra da korkunç hızlı gideceğini teknolojistler de zaten bunu üretenler de sama altman gibi kendileri ifade ediyorlar makineler. Tahmin ettiğimizden çok daha hızlı öğreniyorlar öngörümüzden diye. Yani düşünce içimi 2015'te yapay zeka şantiye raporu yazacak deselerdi hiçbirimiz ya bu nasıl olur demezdik ama şimdi ne oldu? ChatGPT çıktı, Cloud var, DeepSeek var, Midjourney var. İşte Boston Dynamics'ın spotu şantiyete belki yazıyor falan. Yani abi şantiye raporu yazacak kimse hayır demediği gibi şu söyleniyor artık yani doğal olarak. Insandan daha iyi yazacak.
Evet.
Abi şimdi senin... Yani misal burada şu anda.
Tabii şu senin az önce söylediğin Sem Altman'ın dediği hani tümce var ya o kadar hızlı gelişiyor ki takip edemiyoruz. Şimdi bu tabii ilk planda insanın tüylerini diken diken ediyor. Acaba...
Kesinlikle.
Onu da etmiştim. Bunu yapan adam... Bunu yapan adam bile acaba tılsıyor mu ortaya çıkardığı şeyden diye. Evet.
Şunu bey... İfade o.
Bütün bu gelişim inşaat sektörüne nasıl dokunuyor onu da anlamaya çalışıyoruz. Çünkü bizim bütün amacımız burada bu.
Tabii ki. Tabii. Abi şöyle bir verimden başlarsak bu yapay zeka diye bir oradan bir girelim istersen.
Tamam.
Bu makine senin 2023 rapor bak 2023 rapor.
Çok da yeni ha.
Hem yeni hem eski.
Tabii ki yıl olmuş doğru.
Aynen diyor ki yapay zeka destekli planlama sistemleri sayesinde büyük projelerde yüzde 15-20 oranında zaman kazancı var. Düşünsene eskiden yani 3 hafta süren planlama işi birkaç saate düşüyor. Hem planlamadan hem de sonunda çıktıdan yani işin çıktısından %15'ini kazanıyoruz.
Ya tabii şimdi düşünsene otoköt operatörleri var. Oturuyorlar masalarda çiziyorlar. Masalar dediğim bilgisayarların başlarında çiziyorlar. Bunları alıyorlar. Başka taramaları böyle layer layer üst üste koyuyorlar. Ve çakışmaları bulmaya çalışıyorlar. Bunu yaparken gözden kaçırabilir, hata yapabilir, doğru çakıştıramayabilir. Halbuki o yapana kadar zaten yapay zeka iki dakika önce bulmuş. Sana demiş ki on yedi tane hata buldun kardeşim. Git bunları düzelt diyor sana.
Aynen işte. O çok kritik yani. Çünkü yapay zeka sadece bulmuyor abi yorumluyor da.
Sinir bozucu değil mi?
Evet evet yani statik projeyi analiz ediyor. Ama işte bizim belki programda hep söylediğimiz bir şey var. Statikçi gibi hissedemiyor, edemeyecek. Burası da bir şey yani. Onu yönlendiren bir inşaat zekası. Yeni bir kavramı koymuyorlar.
Şimdilik kaydıyla inşaat zekası hala yapay zekanın önünde gözüküyor. Ama bunun ne kadar böyle gideceğini bilmiyoruz. Yani yapay zeka kendini geliştirirken öğrenerek gelişiyor. Dolayısıyla öğrenmelisi bizimki gibi değil. Uzay mekiği gibi, dinlik bir şekilde yani. X-ray grafiğini düşün abi, kesintisi yukarı doğru giden bir eğri var.
Kesin bak biz programlarımızda hep konuşuyoruz işte sen filmlerden güzel örnekler versen o filmler şey yani bilim kurgu filmleri ve bunlar birkaç yıl önce o filmler gibiydik. Yapay zekanın yaptıkları o filmlere benzetiyorduk ama. Bugün artık yazılımlara entegre olmuş durumda bunlar. Geldiğimiz nokta bu yani.
Bu dediğine güzel örneklerden bir tanesi veya bir karşısına işte Autodesk, Trimble, Bentley gibi endüstrinin devleri yapay zekanın ürünlerini kendi işlerine gömdü bile. Anladın mı? Yani sektör lideri şunu diyor. Direnmeyin kardeşim birlikte çalışın.
Aynen. Şimdi abi kritik soru. Milyon dolarlık paykısırlardan biri. Peki, verimlilik artıyor. Eyvallah bunu söyledik.
Sorun geleceğini tahmin edebiliyorum.
Kimi yararlanıyor? Patronlar mı, çalışanlar mı?
Güzel bir soru. Şimdi, yapay zeka sadece yönetim katına fayda sağlıyorsa işin içinde bir gerçekten dengesizlik var demeyi, bir tuhaflık var demektir. Yani bir sahnenin artık rapor hazırlanmasına ihtiyaç olmadığı için... Işten çıkarılabilir argümanı sanki ortaya çıkıyor gibi. Tabii etik meseleleri de ortaya çıkıyor. Bunu etiklerde konuşmuştuk etik konularda ama yani ya da ya da ya da bu senin dediğin gibi fayda sağladığı anda acaba ne tip riskler ortaya çıkarıyor? Bunları çok iyi anlamamız veya analiz edebilmemiz gerekiyor.
Patron çalışan derken ben sormaktaki şeyin bir yerde de şu insan kaynaklarına da ben öyle bakarım. İnsan kaynakları departmanı patronun katındaysa patronun insan kaynaklarıdır.
Kesinlikle.
Çalışanın en alt kattaysa insanın insan kaynaklarıdır. O bakımdan o kat örneğiyle şey yaptım. Sonuçta abi teknoloji bir araç. Biz yapay zeka ile nereye gideceğimiz onu kullanma şeklimizle bağlı. Nasıl kullanıyorsak oraya gideceğiz abi.
Evet tabii insan emeğine tehdit ve ekonomik eşitsizlik konusunu ele aldığımız zaman En çok kimi tehdit ediyor sorusunun geldiğinizde. Evet abi. Şimdi belki de şöyle cevaplamak lazım bu soruyu. Yapay zeka... Evet, herkesin varoluşuna bir tehdit gibi duruyor şu anda. Ama sırasıyla, yani bu hani silsile halinde devam edecek. Önce veri girişi yapanı, sonra rapor yazanı, ardından analiz yapanı... Bir şekilde... Şeye gelecek belki. Sen ne iş yapıyorsun kardeşim? Senin yaptığın her şeyi ben yapıyorum zaten. Durumuna gelecek belki de.
Tehlikeli nokta o. Evet. Şimdi yani yapay zeka kendi CV'sini genişletiyor sürekli.
Evet.
Onu da yapıyorum, bunu da yapıyorum diye şey yapıyor. Bizimkiler daralmaya başlıyor. Ben böyle bazen önüme gelen özgeçmişleri arkadaşlarımla gülerdik şey derdim. Özboşa geçmişler. Hani. Özboşa geçmişler. Yani adam 20 yıl çalışmış bakıyorsun. Kaydeden bir şey yok. Kaydeden. Şimdi yapay zekada bize bunların özü boşa geçmiş. Diyebilir mi bilmiyorum ama şu var yani mühendisinin işine karışırken artık kalıp ustasının düzenine de karışacak noktaya doğru geliyor bu sevgili arkadaşımız.
Bu dediğini çok güzel bir örnek işte bu Boston Dynamics'in meşhur köpeği var ya bundan ne kadar sonra 10 sene önce mi ilk defa görmüştük hatırlamıyorum.
Galiba.
Yani o civarlarda bir yerde de lan ne kadar çirkin iğrenç bir şey falan diyorduk şimdi artık hayatımızın parçası şantiyelerde gezen robot şeklinde. Turluyor, fotoğraf atıyor, veri topluyor. Bazısına göre caslık yapıyor, bazısına göre belki ne bileyim şantiyenin daha verimli çalışması için veri topluyor. Ama ortaya net gerçekleri çıkarıyor kesinlikle.
Ve çok enteresanlık hiçbir kelime konuşmadan. Konuşmadan yapıyor bunu.
Dur dur et dedim.
Bari çağrı şantiyede tepinen şantiye şeflerimiz gibi değil yani. Şovmenler gibi değil. Bu tamamen konuşmalar her şeyi alıyor. İşte biraz da belki tehlikeli tarafı bu. Yani buradan tabii şuraya gidebilir. Çünkü verimliliği hep biz minimum kaynak maksimum kardiye ölçtüğümüz için. Az insan çok veriye doğru yavaş yavaş gidecek gibi de bir şey var. Yani bunun doğru görünmekle beraber bunun başka şeyleri de, tehlikeleri de var.
Bu dediğin örneği birazcık abartarak bir şey söylemek istiyorum. Nükte katsın diye. Abi düşünsene belki de şey göreceksin. Şimdi bu köpek işte bu Boston Dynamics'in robot köpeği şantiyede geziyor. Diyelim ki tespit ettiği bir grup işçi var. Bunlar bir hayli verimsiz ve belki de kaydırıyorlar, lak lak yapıyorlar. Bir rapor, iki rapor, üç rapor bunlar raporluyor kendine. Ve işte bir ayın sonunda belki gidiyor onların yanına. Çırt diye sırtındaki otomatik yazıcından kovuldun diye bir yazı çıkarıyor. O herhalde korkunç bir şey olur diye düşünüyorum. Yani şimdi bugün itibariyle yapay zeka sayesinde bir şantiye yönetimi ofisi beş kişiyle yönetilebilir hale geliyor neredeyse. Çünkü çoğu şey otomasyona dönüyor, sensörlere dönüyor, uzaktan izlenebilir hale geliyor. O zaman 15 kişiyle başlayan işte 10 kişi yok oldu veya ihtiyaç duyulmuyor. Bu 10 kişi ne olacak?
Ne olacak ya? Şimdi köpeğe çok abi şey yapmayın, laf atmayın. Şöyle benim Liverpool Üniversitesi'ndeki kuzenimle ilgili Volkan'ın oda arkadaşı o. Söylemiştin evet evet. Oldu işte ben inşaat yapay zeka yazacağım zaman onu sordum falan ya bu robotlar ne abi dedi o robot benim oda arkadaşım yan odada dedi bir robot var robot köpek var falan diye yani ama kulağına gider falan şimdi o şey yapabilir ya eskiden yer planlaması ne bileyim işte eskiden de yerinde firma böyle senin yerini alıyor diyorsun böyle gülüyor sonra bakıyorsun işsiz kalıyor abi öyle bir yere gidiyoruz ya maalesef yani bu tabii gerçek bireysel bir sorun olmanın ötesine geçip toplumsal bir travmaya da dönüşme durumu ortaya çıkıyordu.
Çünkü yapay zekadan şu anda en çok faydayı kim görüyor? Doğru dürüst olmak yoksa büyük firmalar görüyor.
Yani şimdi şeyde de öyle dünya ekonomisine baktığında kazancına da baktığında yani Google, Amazon, Meta, OpenAI, Tesla bunlar kazançlarını katlıyor. Küçük firmalar hala Excel'de didinip duruyorlar yani böyle de. Bir güç eşitsizliği değil mi?
Kesinlikle güç eşitsizliği. Yani sanki mesele burada güç eşitsizliği gibi. Bunu ön plana çıkarmak lazım gibi. Yani yapay zeka artık bilgiye, yazılıma, donanıma ulaşan kazanıyor ama diğerleri sadece izliyor gibi. Bunu daha önceki oturumlarda konuşmuştuk hatırlarsan. Yani ulaşılabilir mi, ulaşılamaz mı, yatırımın geri dönüşü falan diye hep konuşmuştuk ama bu gerçekten senin söylediğin gibi bir...
Ve şey de gelecek ha, bunun sonunda yani bir ekonomik eşitsizlik zaten var o tabii.
Evet.
Olgundan beri var ama bu gittikçe aradaki makasın açılması, bu işin daha uçuruma dönmesi, iş gücünün bir segmentasyonunun başlaması yani yapay zeka yönetenler ve yapay zekanın yönettiği insanlar gibi bir iki şeye girmesi gibi senaryolar önümüzde yani.
Evet.
Hatta bu yaşanmaya bile başlandı.
İlk planlı insanı kulağına çok vahşice gibi geliyor ama yapacak bir şey yok. Çünkü... Burada belki de önce olarak devletlerin ve bu konuda şaşan kurumların yapması gereken belki de en önemli şeylerden bir tanesi insanları yapay zekaya karşı değil yapay zeka ile birlikte çalışacak şekilde donatmayı öğrenmek gerekiyor.
Benim şu an böyle sen söyledikten sonra aklıma gelenler eğitim. Evet. Yeniden beceri kazandırma bu çok gerekecek.
Kesinlikle.
İlk programda dedik ya sanayi devriminden tarımdan sanayi devrine geçerken tarım işçilerini çiftçilerini Fabrika işçisine çevirmek o kadar zor değildi ama şimdi fabrika işçisini hizmet çalışanına verana isteyebilmek o kadar kolay olmayacak. İşte bu yeniden beceri kazandırmayı anlatmak gerekecek bir noktada şu var yani kas gücü işte otomasyona uğradık makineler geldi fabrikalara ama bugün beyin gücü otomasyona yapay zeka ile uğradı ama daha kolaylaşacak da bu sefer çalışanların işi. Yani şimdi çok gözde büyütülüyor böyle nasıl ben işte yapay zeka şey veri analizi veri analisti demek bile böyle çok büyük kelimeler gibi oluyor ama aslında belki o tarımdan dönen şeye göre o kadar da zor değil daha bir kolay işte yeniden beceri kazandırma bence yani devletlerinde kurumlarında insanlarından yararlanacak Bu tip sosyal projelerin içinde olması lazım diye düşünüyorum.
Son derece haklısın.
Sosyal destek sistemleri, bu hep konuştuğumuz yapay zeka okuryazarlığı. Evet. Bunları öğrenmek zorundayız abi. Öğrenmezsek maalesef kaybeden canı yanan çok kişi olacak.
Son derece haklısın abi. Bu yapay zekanın hayatımızın her alanına girdiğini konuşuyoruz. Kriter sadece verimlilik olacaksa herkes için veya patronlar için veya şirketler için evet insan faktörü dışarıda kalıyor gibi. Insan sistemi merkez noktalıysa yapay zeka muazzam bir yardımcı olacak.
Evet çok güzel özetledin.
Dolayısıyla hani güç, etik sorular ve yapay zeka kontrol etme sorunu başlıklı konuya girersek sana hemen bir milyon dolarlık bir soru sormak istiyorum. Diyelim ki yapay zeka gerçekten güçleniyor. Bu kontrolsüz güç güç değildir. Kim kontrol edecek bunu?
Şu anda bakınca yani dünya çapındaki teknoloji devlerinin elinde. Çok önemli bir güç bu dediğin. Evet. İşte ne, Amazon'un AI tabanlı depo yönetimi diyorsun, Tesla'nın otonom sürüş algoritmaları diyorsun, Meta'nın kullanıcı davranış analizleri diyorsun, DeepSeek'in bilmediğimiz daha işte parmakları tuşlayarak aldığı veriler diyorsun falan. Fakat baktığın zaman bunların hepsi bize gibi görünmekle beraber biraz da algoritmaya... Çalışan sistemler çünkü bu şekilde algoritmalarını geliştiriyorlar.
Şeyi hatırlarsın değil mi? Bu Meta'nın yani Zuckerberg'in Amerikan parlamentosuna gidip de veya şeyde temsilciler meclisiydi galiba ya da senatoda ya da hesap verdiğini, bu algoritmalı kullandığını falan yani o verinin ne kadar büyük bir güç olduğunu yani bu şeye benziyor büyük balık küçük balığı yutar şimdi artık şey diyorsun resmen büyük veri küçük insanı yönetir durumuna geldik.
Evet, evet. Şimdi işte belki sormamız gereken bu kontrol mekanizmasını biz nasıl kuracağız? Evet. Yani bu artık tamamen mahkemelerle, hukukla bir yere kadar gidecek o şeyi dediğin gibi. Facebook kurucusunu mahkemeye almak gibi yani ne kadar bunu mahkemeye de çözersen tabii ki hukuk önemli. Bunu baştan bir kere kurallarını doğru kurgulamak lazım. Çünkü yani şeffaflık yine önemli. Hangi yazılım... Karar alma sürecine kadar şeffaf. Bu regulasyonları bence vakit geçirmeden yani Hararen'in Nexus kitabında da yazdığı gibi hızla gündemimizi almalıyız. Bir insan olarak yani bunu Türkiye veya bizler için, mühendisler için konuşmuyorum. Bu 8 milyar insanın da gündeminin en önemli konularından biri olmalı diye düşünüyorum.
Çok doğru söylüyorsun. Burada bir belirsizlik var gibi sanki. Çünkü çoğu yapay zeka modeli özellikle de Bu large language model dediğimiz büyük dil modelleri abi bir kara kutu gibi. Hop geldik mi yine aynı yere? Kara kutu kurmuşuz.
Evet.
Çünkü nasıl karar verdiğini bilmiyoruz. Bize bir şey söylüyor ama neden niçini şu anda açıklamıyor bize.
Evet işte bu noktalar mühim şeffaftan kastım. Mesela ne bileyim işte algoritma bir mühendisin işe alınmaması yönünde karar veriyor.
Şu anda zaten... İK modül olarak düşünüyorsun değil mi?
Evet. Yani belki inşaat sektöründe çok fazla kullanılmıyor ama özellikle finans sektöründe, bankalarda, yapay zeka işe alımlarda Düşünsene mesela mülakata girdi.
Şey diyor ki yapay zeka ben adayı çok tedirgin gördüm. Böyle birazcık terliyordu. Sanki bana yalan söylüyor gibi geldi. Desene yapacaksan.
Hadi bakalım.
Adam belki hasta olacak.
Yapısal. Evet.
Belki hasta olacak.
Ne kadar güzel söylüyorlar. Şimdi mesela şey var. Ben dinleyen dostlara da söyleyeyim sana da. Fotoğraflar üzerinden çok derinlikli kişilik analizi yapıyor ya.
Evet doğru diyorsun.
Ve ben ona... Şeye chat chipitiye şöyle bir promptla sordum dedim ki ben fotoğraflar üzerinden kişilik analizi yapabilmem için sana hangi soruları sormalıyım dedim. Dinleyici dostlarımız bunu sorabilirler.
Kendileri de deneyebilirler.
Deneyebiliyoruz zaten harika bir prompt listesi verdi bana kendisi veriyor. Zaten şey çok iyi abi yani dip research için onu kullanıyorum. Sen promptla benden daha şey kafaya uğrasan diye şey yap. Çetçe bir de sohbet robotuna prompt oluşturmak. Evet, evet. Sohbet robotuna prompt. O bizim unuttuğumuzu o unutmuyor. Abi o kadar enteresan. Yani bu arkadaşın 10 sene sonra hayata ya şu verdiği poz üzerinden bir öngörüde bulunuyor. Yani burada tabii şunun altını çizmeliyim belki. O iyi değerlerle eğitildiği için pozitif tarafta çiziyor.
Evet, evet, evet.
Yani bundan bir şey olmaz.
Bundan bir yönetim kurulu başkanı olur. Veya binane olmaz demiyor.
Olmasında ama öğrenmenin yolu var arkadaşlar. O da peki bu arkadaşım başına negatif ne gelebilir? Ya da sen bunun için olumsuz ne düşünüyorsun? dediğinde o zaman veriyor olumsuzluklarını.
Potansiyel negatiflikleri söylüyor.
Bunu öğrenmek istiyorsanız mutlaka ona şey yapın. Ben bir gün şey demiştim ona ya demin sen Cem Kafadar'ı tanıyorsun. Bu Cem Kafadar'ın bir şeyini yani anlat bakalım nedir yani? Bir döktüydüm falan. O kadar güzel şeyler söyledi ki bunların hepsi doğru tamam da... ...ben böyle bir adam... ...tamam bu öyle diyeyim de bir sürü de eksiğim, gediğim var. Eksiğiz yaz dediğinde... ...şakır şakır eksikler döküldü. Onlar da doğru bu arada onu da söyleyeyim. Sonra da şey dedim abi suot analizimi yap. Geliştirmem için...
Her şeyden meyine diş eder miyim?
Önerilerini söyle falan diye. İşte o zaman dedi ki podcast yap. Şaka demiyorum yani. Tamam mı? Yani gerçi o podcast'ı yap dediğini şimdi hatırlıyorum. Ben de o podcast'ı yap dedi diye podcast'ta girişmedim ama mesela onların önerilerinden biriydi. Sen deydi teknolojiye çok kafa yoruyorsun, bu konuda kitap yazdın. Bunu podcast'ta besle. Bak samimi şu an aklıma geldi. Ben onu unuttum gitti tabii orada podcast'ı yap dediğini. Bu da bak işte bir yerde geldi.
Yine çok dağıttık abi. Şimdi abi artık bu veri karmaşası ya da veri kirliliği ya da... Etrafta o kadar çok şey dolanıyor ki insanlar artık gördüğüne inanma noktasına geldi. Gerçeklik yapay zekanın sahne arkasında yeniden yazdığı bir senaryo gibi oldu. Ya bu şey geliyor aklıma Davos'ta bu konuşulmuştu ilk defa yapay zeka. Bunlar herhalde 4-5 sene önceydi. İlk aklıma gelen tepki şuydu kendi kendime Eyvah hapı yuttuk. Yani yapay zekanın artık hayatımıza gireceği ve daha çok yer kapacağını da düşündüğüm zaman ilk aklıma gelen tepkilerden biri. Artık hangi veriye güveneceğimiz konusunda çok inceleyip sık dokunmalıyız diye düşünmüştüm kendi kendime.
Kesinlikle. Zaten işte post-truth denilen gerçek ötesinde en büyük sıkıntılarından biri bunu her alanda görüyoruz, şey yapıyoruz. Şimdi işte abi milyon dolarlık soru sende patlıyor. Fişi çekebiliyor muyuz? Hani durdurabiliyor muyuz?
Bütün gıcık soruları da bana söylüyorsun. Tabii tabii çekersin fişi ama hangi fişi?
Hangi fişi?
Çeçe biteni fişini gösterir misiniz bana lütfen? Yoksa ne bileyim Midjourney'in sunucularımı... Artık yapay zeka her yerde. Bulutta, buzdolaplarında artık biliyorsun ekranlar var. Sana o günkü programını açıklıyor. Şöyle yapacaksın. Harita bile var buzdolapların üzerinde artık. Gideceğin yolu gösteriyor. Dolayısıyla ben de bu konuyu hala araştırıyorum. Bunu da biz zaten sohbet konusu yapacağız seninle. Gerçekten yapay zekanın... Düğmesini kapatabilir miyiz konusu? Çünkü söylendiği gibi olması mümkün değil. Mümkün değil. Bunu ayrı olarak irdeleyelim ama.
Şimdi olay artık uluslararası boyutu.
Tabii tabii.
Hukuk da öyle, fiş de öyle. O kadar dağınık ve devasa bir organizma ki yani hangi ülke durduruyorum dese diğerleri devam edecek. Aksine bırak durdurmayı hiçbiri bir takım regulasyonlarla... Hukuki yaptırımlar veya böyle sert kararlar dahi alamıyor. Çünkü işte Avrupa bu konuda çok hassas. Ben çok Avrupa'nın çabalarını takdir ediyorum. Keşke dünyanın her yeri Avrupa gibi olsa ama Avrupa'da da muhalifler şunu diyor haklı olarak abi sen durdurursan Çin'le Amerika durdurmayacak ve biz geri kalacağız.
Şimdi böyle de bir şey var. Tabii gizli projeler, silahlanma sistemleri, şirketler.
Pişi çekmeyi bırak yani yapıla... Kanuni düzenlemelerde bile bir arada hareket edemiyoruz.
Evet yani yapay zeka ile ilgili olarak onu nasıl kullandığımız veya gücün yapay zeka değil de bizim onu nasıl kullandığımız da ortaya çıkması lazım diye düşünüyorum. İşte etik kurallar, şeffaf mekanizmaları, bağımsız denetim sistemleri bunlar bunlar çok önemli. Bilmiyorum yapay zeka ile yol almak mı, yol dışına çıkmak mı? Ne diyorsun abi? Ne geliyor aklına?
Değil yapay zekanın asistanı olarak çalışmaya başlarız eğer şey yapmazsak biz buralarda yeterli farkındalığa ulaşmazsak diye düşünüyorum. Tehditlerini de beraberinde getiriyor çünkü bundan kaçış yok. İşte hangi yöne eğileceğimiz bizim elimizde. Şimdi ben hep şunu söylüyorum yani tarihi kazananlar yazmıştır.
Evet.
Hepimizin bildiği bir gerçeği.
Evet evet.
Alternatif tarihi üretiliyor ediyor falan ama zaten mevcut tarih de... Başta başına bir tartışma konusu ama artık geleceğin tarihini algoritmaları yazanlar yazacak artık.
Tabii şimdi...
Bugünün galiba manşetlerinden biri.
Kesinlikle kesinlikle yapay zeka yani doğru amaçla veya doğru ellerde insanı destekleyen, işimizi kolaylaştıran bir araç olarak bulunabilir ama kontrolsüz bırakılırsa veya böyle bir şey mümkün olursa sadece meslekleri değil insanlığın yönünü de değiştirebilir. Hani hep diyoruz ya kontrolsüz güç güç değildir. Onun gibi açıkçası.
Bir de abi yani sistemin içinden insanı bertaraf ederse canım dostum yapay zekanın da işi zorlaşır. Kendi kendinin fişini çekmiş gibi oluyor. Şimdi bak yapay zeka işte mimari proje çiziyor, keşif metraşı hazırlıyor, ak edişi yapıyor, şu bu falan ama bir sıvı çatlağının ne anlama geldiğini, neden duvarın orasında o çatlağın başladığını anlaması çok da kolay değil. Yani bunu hala biz biliyoruz.
Evet bunu hala insan biliyor doğru söylüyorsun. Yani özellikle bizim sektörde inşaat sektöründe yapay zeka ile birlikte çalışmayı öğrenmek artık bir ayrıcalık değil mecburiyet haline geliyor. Bundan kaçışımız yok gibi.
Kesinlikle yani bu zorunluluk sadece teknolojiyi öğrenmek de değil abi. Aynı zamanda etik düşünmek, insan faktörünü unutmamak. Yani verimlilik uğruna insanın onurunu da göz ardı etmeden biz bu işi yürütmeliyiz Haluk.
Çünkü düşünüyorum. Benzetebiliriz işte kule bençi gibi kaldırır taşırır bir yere götürür hızlandırır ama nereye koyacağına nasıl dengeleyeceğine yine insan karar veriyor. Bu kararı veremezse o zaman o iş devriliyor.
Kesinlikle abi çok şahane bir benzetme yaptın. Yani şöyle bağlayabiliriz belki Haluk'cığım yapay zeka bizi işimizden etmeye değil işimizi dönüştürmeye geliyor. Ama bu dönüşümü yönetmek için teknik bilgi kadar insanı da anlamak gerekiyor. İnsanı anlamadan bizim sahip olduğumuz teknik bilgiler ne yazık ki boşta kalacaktır.
Kesinlikle katılıyorum. Bu her zaman söylediğimiz gibi bu konu hakkında zaten daha kapsamlı bir fişekebilir miyiz seansı yapacağız ama bugün için belki de benim adıma söylenecek son sözler. Evet insan ve yapay zeka birlikte çalışmaya yani hibrit modeli devam etmeye. Bu konuda güç hani gücün kontrol dışına çıkmaması adına insanın son karar verici ve bunların uygulayıcısı olması gerekir diye düşünüyorum hala. Yakın zamanda bu değişir mi? Valla geleceği okuyamadığıma göre şu anda bir şey diyemiyorum ama.
Zaten cevabını kimseler veremiyor. Biz de burada beyin fırtınası yapıyoruz dinleyicilerimizin. Yeni snapslarını çalıştırmaya belki gayret ediyoruz.
Zorluyoruz onları.
Zorluyoruz kendimiz de yeni snapslarımızı yani orada uyuklayan nöronları harekete geçirip onlar arasında yeni bağlantılar üretiyoruz diye düşünüyorum. Yani biz bunu yapıyoruz. Ben inanıyorum bizi dinleyenler, düşünenler yani söylediklerimizin üzerinde kendi beyin fırtınanı yapanlar da beyinlerinde yeni snapslar oluşturuyor diye düşünüyorum. Ve daha fazla iç karartmadan toparlayalım diyorum.
Bugün de bizi dinlediğiniz için. Aynen. Teşekkür ederiz. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere diyoruz.
Evet. Şöyle yine ben son sözü, son söz demeyeyim de son sözü sevgili yapay zekaya bırakıyorum. Şöyle yazmış, böyle ara ara seviyorum onu. Ya nasıl bitirelim? Sevgili dostum dediğinde diyor ki yapay zeka ile dost kalın ama piriz fişine de çok uzak olmayın. Böyle de espriler yapabiliyor dostumuz.
Yani yaklaşırsan çarparım demeye getiriyor.
Evet evet evet. Çok komik ya.
Peki abi. Peki. Görüşmek üzere.
Diğer programlarda görüşmek üzere sevgiler.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






