Dijital Tuğla - Bölüm 18-1: Yapay Zekayla Gelen Büyük İşsizlik Dalgasına Karşı İnşaat Sektö...

Bu podcast bölümünde Haluk Eginat ve Cem Kafadar, yapay zekânın inşaat sektörüne ve genel istihdama potansiyel etkilerini derinlemesine tartışıyor. Konuşma, yapay zekânın beyaz yakalı işlerin yarısını beş yıl içinde yok edebileceği öngörüsüyle başlıyor ve hızlı (ani) ve kademeli (aşamalı) işsizlik senaryolarını karşılaştırıyor. McKinsey, Goldman Sachs, Dünya Ekonomik Forumu, PwC ve Oxford Economics gibi kurumların raporlarından alınan istatistikler (ör. 2025'te %40 işçi azaltımı, 2027'ye kadar 83 milyon iş kaybı, 69 milyon yeni iş) referans gösteriliyor. Katılımcılar, genç mezunların ve yeni neslin deneyimsizlik sorununu, AI destekli yeniden beceri kazandırma, dijital okuryazarlık ve mentorluk programlarıyla aşmanın gerekliliğini vurguluyor. ChatGPT, AI ajanları ve Deep Research gibi araçların pratik kullanım örnekleri, veri erişimi, rapor üretimi ve araştırma süreçlerindeki farkları açıklıyor. AI'nın verimlilik artışı, maliyet düşüşü ve yeni iş fırsatları yaratma potansiyeli, aynı zamanda insan yaratıcılığı, etik ve güven konularının da tartışıldığı bir çerçeve sunuluyor. Bölüm, inşaat sektöründe AI entegrasyonu için kültürel dönüşüm, organizasyonel yeniden yapılandırma, eğitim reformu ve uzun vadeli stratejik planlamanın önemine değinerek, ikinci bölümde daha detaylı eylem planları ve senaryoların ele alınacağını belirtiyor.
Chapters
Yapay zekanın inşa sektöründe var olan ve gerçekleşmesi çok muhtemel derin etkilerini tartıştığımız, en son teknoloji ve trendleri konuştuğumuz, gerçekle alakası olmayan şeyleri, söylentileri ve bilim kurgu romanlarına dikkate almadığımız, hatta bunun tam da aksine yapay zeka dünyasında aslında neler olduğunu anlattığımız Cem Kafadar ve Haluk Eginat tarafından hazırlanan dijital tuğla podcastimize hoş geldiniz. Selamlar bugün yine acayip bir konuyu konuşacağız. Camocamla beraber aslında belki de herkesin kafasında tilkileri dolaştıran veya ne bileyim güncelde hepimizin böyle eyvah eyvah diye düşündüğü konu yani. Ne diyoruz o zaman yapay zeka ile gelen büyük işsizlik dalgası varsa buna karşı inşaat sektörü ne yapmalı? Gerçekte bu var mı yok mu? Evet hocam hadi bakalım.
Abi Haluk'cığım sağ ol güzel bir açılış yaptın. Abi bu her şey şeyle başladı. Herhalde bir hikaye oldu. Antropik CEO'su bu Darıya Amadöye'nin çalıştığımız işlerde yakında kan banyosu yaşanacak. Ardından da dedi evet kan banyosu. Aradığından da yapay zekanın bir beş yıl arasında tüm beyaz yakalı işlerin yarısını yok edebileceğini.
O zaman endişe haksız değil gibi sanki değil mi?
Evet, evet, evet. Çok enteresan. Yani bu çok ilginç bir çıkış ve işsizliğin yüzde on yirmiye sıçrayabileceğini söyledim. Biz dinleyicilerimiz hatırlar herhalde bir iki ay önce Sematman'ın bir TED konuşmasında makinelerin bu kadar hızlı... Öğreneceğini öngörmemiştik derken ki yüzündeki ifadeyi konuşmuştuk. Bu iş yani kontrolden çıktı lafını sevmiyorum. Onu demek istemiyorum ama çok hızlı gidiyor. Tahminlerin çok ötesinde gidiyor diye düşünüyorum. Sen şimdilik arıyor ama diye deyince gülüyorsun da.
Şimdi anlattığın şeyler o kadar çok şeyi kafama çarşıyor ki bir acaba diyorum bilim kurgu filminde mi yaşıyoruz? Çünkü bu... Makinelerin öğrenme hızı ve insanların bunlara veri yükledikçe bunların çıldırmış bir şekilde ilerlemesi. Ama hemen güncel yakalayalım dedim.
Bu meşhurdayız.
Coldplay konseri var. Ne diyorlar biliyorsun abi internette. Coldplay bu hafta sonu 4 single çıkardı.
Coldplay'lan me diyorlar bir de.
Çok çok acayip gerçekten.
Özgür.
Yani. Yapay zeka ile ilgili konuşurken Coldplay'in bu araya böyle reklam gibi gitmesi de çok acayip.
Sen bir konuyu kısaca anlat istersen herkesin belki şeyi olmayabilir.
Malum hani konserlerde artık akıllı kameralar geziniyor etrafında insanların. İskenmiş bu. Evet duygularına göre şey yapıyor. Tabii bunun hakkında bir sürü komple törleri de var. Ooo. Yani onlara giriyorum. Başka bir gate değil başka bir gate yaparsınız ama.
Kiz kamera yakalanıyor.
Kameralar böyle yakalarken bu ikisini yakalıyorlar işte romantik anlar, şarkılar falan derken veriyorlar da gazı, veriyorlar da gazı. Şak diye bunlar kabak gibi kameranın önünde. Ondan sonra bir sürü tabii... İkamüdürü. Şey ya... Çevir çevir. Aynı şirkette yani yasak ilişki.
Tabii tabii.
Bize düşmez bunun yardımları.
İkamüdürü. Hayır ilginç olan onun büyük ekranda birden görünmesi. Sio ve İkamüdürünün bir anda yasak ilişkisini...
Hani sobelenmek deriz ya. Bundan daha iyi bir tarih olamaz herhalde sobelenmek. Dolayısıyla yani yapay zeka her yere nüfus etmiş vaziyette. Kesinlikle. İşsizlik de bu konulardan belki de en can sıkıcı olanlarından bir tanesi olarak önümüzde duruyor.
Kesinlikle, kesinlikle. Şimdi abi şöyle iki tane senaryo var. Aslında ben bütün bu değişimlerde, dönüşümlerde buna benzer iki senaryo olduğunu hep düşünüyorum. Biri hızlı senaryo. Yani pataköte büyük bir hızlı işsizlik dalgasının gelmesi. Açarak eski iş alandaki insanların o şekilde yetiştirmesini sağlayarak gelişmesi. Benim çok sevdiğim Ayşegül İldeniz oksijendeki yazılarını takip ediyorum kitaplarını. Aynı şeyleri o da söylüyor. Ayrıca yurt dışındaki yani youtuburlar olsun bu konuya kafa yoran insanlar olsun şu anda görünebilen hani buzdanın görünen kısmı diye dediğim bu iki senaryo var. Bu iki senaryo üzerinde şimdi ben şöyle önce bir hızlı işsizlik dalgası ve bunun Bunu neye dayandırıyorlar? Bunu bir kısaca anlatayım. Şimdi hızlı işsizlik dalgasına ne yazık ki ben de biraz daha fazla şans veriyorum. Nedeni, bizim kapitalist sistem hep kafa üzerinde, kafa, kelle hesabı üzerinden gitmiyor mu? Yani şu departmana beş kişiysek iki kişiye indirmeyip bir karlılık olarak şey yapıyor. Ve daralı acaba o hoca da sürekli...
Çeyrek, çeyrek, çeyrek kahveyi kesmek gibi.
Aynen, kelle, kelle. Üç, beşi üçe indir, beşi üçe indir. Geliştirmek yani insana azaltıp da karlılık peşinden gitmemek ama şu an benim ne yazık ki benim de üzülerek hani gözlediğim sanki bu iş birazcık böyle hızlı girip birazcık duvara çarpacağız ve canımız yanacak diye düşünüyorum. Şimdi bu tez savunanlar şu verileri öne çıkarıyor diyor ki McKinsey'nin raporunda düzenli yapay zeka kullanımı şirketlerde bir yıl içinde %33'ten 65'e çıktı.
Yani rutinleri yapay zekaya devsettirdi.
Evet, rutinler buraya devretti. Yani çıktığını gösteriyor.
İki katına çıkmış.
İki katına çıkıyor. Goldman ve Saks'ın önerisi de şeyde 2023 şeyde öngörüsü de 300 milyon işin yok olacağı şeklinde yönetsel ve yasal işlerin yarısına yakını ortadan kalkacağını öngörüyor. Tabi bunların hepsi öngörüyor. Yani öyle dinlesin. Şekilde bakıyoruz. Dünya Ekonomik Forum'un 2005 raporunda da işverenlerin yüzde kırkının işçi azaltacağını 2025'te mi?
2025'te değil mi?
2025'te değil mi? Yani yüzde kırk işçi azaltmasını planladıklarını söylüyor. Özellikle de burada giriş seviyesindeki beyaz yakalı işlerin tehlike altında olduğu öngörülüyor. 2027'ye dek de 83 milyon iş yok olacak. 69 milyon işte yeni iş ortaya çıkacak deniyor ve Altını çizdikleri de abi özellikle taşımacılık, üretim sektörleri, muhasebe, ıslanlık gibi destek işlerinin yok olmaya yakın azalacağını söylüyorlar.
Hemen lafını keseyim abi. Sen devam edersen bu şeye benziyor. Üniversiteden yeni mezun çocuklar iş arayışması, iş görüşmesi gidiyorlar da tecrüben var mı diye absürt bir soru soruyor.
Evet, evet ya.
Tövbe tövbe gerçekten ıslak sopalık sorular gerçekten.
Ya işte sonlarda görüştük.
Şimdi dediğin gibi eğer dünya ekonomik... Veya forumunun veya işte diğer uzman araştırmacının öngördüğü gibi üniversite mezunu veya mesleğe yeni başlamış bir iki senelik kişilerin işsiz kalacak olması muazzam sosyolojik ve toplumsal program patlama seviyesi. Ne yapacak bu insanlar? Ağaç kabuğu mu yiyecek bu insanlar? Hiçbir üreticilik olmadan, hiçbir şekilde aklını, vücudunu kullanamadan öyle ot gibi yaşayıp gidecek mi insanlar? Çok korkutucu geliyor mesela.
Kullanmama durumuna karşı karşıyayız. Tabii bunun nedeni şu aslında hani yapay zeka rutin işleri yaptığı için şunu istiyor artık işveren insan deneyimini katsın işin içine. Şimdi zavallı yeni mezun arkadaşlarımızın böyle bir deneyimi yok. Sektörel deneyimi yok.
Çalışmadan önce ne yaparlar?
Bunu içine sokamadıkları zaman da yani o senin dediğin ilent soru yani deneyimin ne? Ne kadar deneyimim var yok abi işte geçen ay mezun olmuşum. Yani bunu soklamadığı için de şeyde düşüyor otomatikman devreden düşüyor. Çünkü rutin işi zaten yapay zekayı yapıyor.
Şey gibi Türk filmlerindeki kötü patronlar vardı bir zaman seni mi besleyeceğiz falan diye. Yani maalesef çocuklar o aşamaya geliyor gibi. Abi bu senin dediklerinden devam ederse.
Devam eder maalesef.
Hani geçişlerde ikinci bir tez var.
Öbürünü öbürünü teze isterken. İyi tezi sana bıraktım halükarda.
Yani böyle kademeli geçiş gibi öngörüyor. Yeni dereceli, yeni kademeli işler.
Sağlıklı olan da bu.
Belki de yani kademe kademe geçiş gibi, faz faz geçiş gibi. Tabii bu daha iyi ve sağlıklı bir senaryo. Belki de insanların olmasını istediği senaryo. Ve belki de gerçekten toplumumuz için en sağlıklı olan senaryo da bu olabilir. Yani bu şimdi tabii senin söylediğin gibi bu kafaya bu işe kapı patla örtmüş kurumlar var işte MIT var mesela. Onların da raporlarına göre aslında işlerin... Çok az bir kısmı otomasyonla yapılabilir diyor. Geri kalan işte insanların işlerini yapay zeka yardımıyla daha verimli hale getirmesi. Şimdi bu kulağa çok güzel geliyor ama gerçekte bunu yaşayacak mıyız yaşamayacak mıyız zaman gösterecek. Otomasyon da tabii verimlilik getirecek. Bu tartışmaz bir gerçek. Ama otomasyonun getirdiği verimlilikle beraber belki de hizmet sektörü de. Birazcık ucuzlayacak yani ürünler ve hizmetlerin de ucuzlaması ortaya çıkacak. Bir yandan bazı işler kaybolurken bazı yandan da diğer işler ortaya çıkacak belki de bu gelişimle. Kaçılmaz yani PricewaterhouseCoopers bir rapor yazmış 2024 senesinde diyor ki ekonomik ekonominin diğer taraflarında yeni işler ortaya çıkarırken 2030'da dek en az 16 trilyon dolarlık yeni bir değer yatırımı yapılacağını söylüyor bu yapay zekalar. Tabii iş kayıpları, yapay zeka makine öğrenmesi, sürdürülebilir konularda uzmanlara ihtiyaç olacak. Çünkü yapay zeka dediğimiz şey, ne esasında? Veri yükleyerek bir şeyler ürettiğimiz bir makine diyeyim artık tamam en kolay anlatacağım şekilde. Dolayısıyla insan yaratıcılığı veya o... Hani hep bağımsallık diyoruz ya kontekste.
Evet.
Olmadan yapay zekanın zaten çok bir gücü yok. Dolayısıyla insanı tamamen resmi dışına çıkarmak çok kolay değil gibi. Yapay zeka çalışanların verimini artıracak çünkü bazı yükleri üzerinden alacak, sen daha verimli çalışacaksın.
Kesinlikle.
Daha katma değerli işlere yöneleceksin belki. Bundan hep söylenen işte veya öngörülerden bir tanesi de üniversite mezunu çalışanlar bundan daha kolay yararlanabilecek. Çünkü belli bir yetkinlik seviyesinde. Belli bir bilgi seviyesinde olacaklar. Teknik bilgiye ihtiyaç duyan, yapay zeka kullanan insanlar bundan daha çok faydalanacak. Problem çözme yetenekleri belki gelişecek. Bütün bunların hepsi konuşuluyor. Tabii burada nasıl söyleyeyim, variyeti öğretmekte bitiremeyiz. O kadar çok şey söyleyebiliriz ki. Ama yapay zekanın etki... Iş ve işsizlik konusunun ele alındığı zaman büyük bir etki yaratacağı evet kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza duruyor.
Şimdi abi yani biz öngörüleri söylüyoruz. Bana da hani gittiğim yerlerde hep soruyorlar işte ne düşünüyorsun, ne oluyor falan. Lütfen diyorum yani herkes öngörüyor şu anda kimse neyin ne olacağıyla ilgili bunu böyle olacak diyen diyemiyor. Yani bizim Andropik şeyse CEO'su da zavallı adam cazip başına geldi falan kampanyası dedi ama ya da bir öngörü sonuç itibariyle. Abi şunu düşünüyorum şimdi bu yapay zekayı hadi zorla zorla bir milyar insan kullansa ki onda ne kadar sağlıklı kullanıyor tartışılır. Yedi milyonu henüz bu işten farkında değil. E şimdi böyle bir dünya üzerinde böyle hızlı dönüşen değişen bir saldırı demeyeyim de yani bir rüzgarla şeyle karşılaşıyorsak burada çok ciddi sıkıntıların bize beklediğini düşünmeyiz. Bu değişim sancısı hep. Zaten şey mesela yazın kışın pek hasta olmayız da ilk barda son barda oluruz. Niye hava çünkü değişir. Birden 10 derece düşer 10 derece çıkar falan o arada gideriz. Şimdi bu değişimi işte geçiş sancısını bence tüm dünya yaşayacak. Tüm dünya çok sert yaşayacak ama burayı geçtik. Hani kalan sağlar hayatta kalıp da gidenler gittikten sonra da Yani birkaç vites ileri gideceğini düşünüyorum. Çünkü neyi düşünüyorum? Şimdi evet biz bugün şu iş gitti, bu iş gitti bir sürü işimizin kaybolduğunu söylüyoruz, kaybolacağını söylüyoruz. Bunlar da gerçek doğru. Ama insanın çözemediği o kadar çok şey var ki. Beyni çözemedik. Biyolojiyi çözemedik. Galaksiyi çözemedik. Hayvanları çözemedik. Okyanuslar duruyor. Hayvanları çözemedik. Mesela yani kuşlar niye sabahları çok ötüyor, öğlenleri daha az ötüyor, akşamları tekrar ötüyor falan. Yani orada nasıl bir enerji sayısı var? Birbirlerine ne diyorlar? Bir kuşla kedi nasıl konuşuyor? İki kedi karşılaştığında ne yapıyor? Aslında bunların yapay zeka ile ben şöyle çözüleceğini düşünüyorum. Modellenecek. O kedinin hareketini sürekli modelle modelle modelle oradan çıkarsam yapacağım. Yani kedi mutlu olduğu zaman işte sağa doğru hafif çıkıyor, koyruğunu sağlıyor bilmem ne. Kediyi çözebileceğiz biz. Kuşu da çözebileceğiz.
Kedinin mesela çözülen bir yanı var abi. Araya gireyim madem. Biraz eğlence olsun. Kediler sadece insanlara miyav dermiş?
İşte. Çok enteresan bir olay. Bir şey diyor bize yani.
Abişe'ye sıfıra gidenler çıtalılarla falan karşıladılar. Çıta böyle miyav, miyav, miyav yapıyor.
Çok acayip. İşte buna daha çok bak. Ne olacak insanla? Şimdi ha bu nasıl ekonomiye dönüşecek? Bu başka bir konu. Çünkü paraya dönmeyen hiçbir şey yaşamaz. Yani bunun mutlaka bir paramodeli, paraya dönük bir modellemesi de olması lazım. Yani daha galaksi var şu var yani oturup da sanki biz dünyayı falan çözmüşüz. Yapay zekada ya da eyvah biz ne yapacağız? Eyvah biz zaten biz bu işleri yapmayalım. Biz bu işleri yapalım. Beynimizi geliştirecek işleri yapalım. O bakımdan iyiyim Selim. Ama işte o geçiş var ya o da biraz kanlı manyol şey.
Yani kan götüreyim gözüzecek bir şey.
Çok sıkıntılar yaşanacağını düşünüyorum abi.
Bu yapay zekanın şeye etkisi de çok acayip olacak. Öğretme ve öğrenme süreçlerine de çok etkisi olacak. Yani işte ne bileyim bizim günümüzde artık çok mesela meslek liseleri konuşulmuyor. Çıraklık, staj gibi konular önemli hale gelecek. Burada çocuklar belki öğrenmenin ne olduğunu öğrenecekler yapay zeka sayesinde. Yani ezbere bir şeyler öğrenmektense, özber öğrendiklerinin hayatta bir işe yaramadığını görecekler. Belki bu yapay zeka öğrenme modellerini veya metotlarını değiştirecek. Çocuklar daha iyi öğrenerek hayata kendilerini hazır hissedecekler. Ne bileyim ücretlendirme belki değişecek. Yapay zekayı kullanan kullanmayan yapay zeka ile üreten yapay zeka kullanarak verimlilik ve üreten şirketlerin başka bir belki de ücretleme modeline geçmesi söz konusu olabilir. Hani şey demin konuşuyorduk bu giriş seviyesi beyaz yakalılar diye. Dediğin gibi bunların bir kısmı belki yapay zekaya aktarılınca yapay zekaya ne kadar deneyim aktarabiliyorsan sistem içinde o kadar ayakta kalma şansın yüksek olduğunu düşüneceksin ama o zaman bu beyaz yakalar ne olacak? Bunları nasıl faydalanacaksın bu insanlardan? Yani bunları ırgat gibi kullanıp hepsini tarlada çalıştıracak halin yok. Hop geri dönüyorum şeylere daha önce konuştuğumuz haftalarda gibi gerçekten üniversitede herkesin okuma ihtiyacı var mı? Herkes bunu yapmalı mı? Insanlar yeteneklerini değerlendirmeli mi? Veya bu çocukları daha en baştan itibaren bu teknolojinin ilerleyişine bakarak acaba nasıl daha iyi bir şekilde eğitmeliyiz? Nasıl daha faydalı bir şekilde, daha yaratıcı bir şekilde, daha topluma katkı verici bir şekilde, daha verimli bir şekilde nasıl bir birey haline getiririz? Belki de bunları düşünmemiz gerekecek.
Kesinlikle. Abi şimdi gençler konusu çok önemli. Dedik ya bunlar beş yıl, ilk beş yıl içindeki gençler için görülüyor. Çünkü belli tecrübe deneyim olmadığından bunu yapay zeka ile öğütemiyor, harmanlayamıyor diyoruz. Fakat gençlerin şöyle bir avantajı var aslında. Biz tabii gençleri bence bugüne kadar doğru kullanamadık. Bizden kastım lütfen buradaki hep evrensel konuşuyorum. Yani sadece bizim ülkemiz falan şeklinde değil. Zeka ve hayal güçlerini daha fazla kullanmak. Kullanmak zorunda. Ve zeka ve hayal gücünün de daha fazla olduğu yıllar gençlik yıllar. Yani beyin daha genç, daha enerjik ve ben şunu düşünüyorum, biz gençlere daha zor problemler verip bunları çözmelerini isteyeceğiz. Şimdi gençlerin büyük bir kısmı yapay zeka ile yaşlı kuşağa göre daha iyi ilişki kurabiliyor, daha iyi prompt üretebiliyor onları, daha iyi işlerine sokabiliyor. Ona verilen zor bir problemi bir gencin altından daha rahat kalkacağını düşünüyorum. Şey yap o şu evrakı yaz şu Word dosyasını şey yap Excel bilmem çalışması yap falan bu tip şeylerde genci kullanırsak kullanamayacağız zaten çünkü artık bunları yapay zeka alıyor biz genci daha derin düşünmesini sağlayacak daha entelektüel güçlerini ortaya çıkaracak şekilde kullandığımızda korkunç verim elde edeceğiz kullanamazsak da bu gençlerin kırıltısını nasıl göreceğiz değil mi? Değil mi? Aynen bak şimdi bunu kimler yapıyor yani biz bu podcastler öncesi baya böyle yoğun çalışıyoruz Atlasian yapıyor, Private Waterhouse Coopers yapıyor, Goldman Sachs yapıyor. Stajyer ve yeni okul mezunlarına direkt müşterilerle gerçek sorunlar üzerinden çalışma yaptırıyor bu firmalar.
Evet.
Araştırır zaman. Yani çünkü aklın yolu bir abi yani. Aklın yolu bir. Yani gençlere zaten bence bizim bugüne kadar yaptığımız ayıptı. Yani genç alıp da fotokopiyle bilmem. Ya stajyer önemli o kadar mühim bir kaynak ki. İlk ayışımda çok stajyerle çalıştım. Ve o arkadaşları ertesi gün ben normal bizim firmamızın çalışanı seviyesinde işin içine soktum ve çok iyi verim aldım. Bu kadar yani bizde böyle hep bir genç şey yapması işte işi bozar, işi karıştırır. Sen bir dur bakın abini ablanı seyret falan. Bu yanlış. Bir de abi yine ben Ayşegül Deniz'in bu ifadesi kariyer intiharı yani. Eğer yapay zekayı bir genç hayatının içine sokmuyor, nasıl işin içinde geliştiririm demiyorsa bu gerçekten kariyer intihar. Yani şey gibi biz bu arkadaşlar hani ne bileyim kendini öldürmeye kalkan birini gördüğümüzde refleks olup ne yapıyorsun arkadaşım yapma etme dur atlama oradan falan diyorsak ki diyoruz bunu işte bu yapay zekayı hayatına sokmayan gençlere de arkadaşım ne yapıyorsun sen ya sen yok olacaksın ya kalıyorsun yani bu bir kariyer intihar. Bu kadar bence hassas olmamız lazım. Yani çocuklarımız, gençlerimiz, akademisyenler için öğrencileri, yani yeni gençlerin işe girdiğinde, yani bu yapay zekanın içine olabildiğince fazla sokmalıyız. Bunun başka çeşidi yok. Ve onun sonucunda biz fazlasıyla kağıt ve kat alacağız diye düşünüyorum harika.
Tabii. Burada dediklerine bir ilave yapayım. Ben de bizim Otomizyoner Derneği'nin kariyer mentörü olarak hiçbir ücret almadan tamamen yeni mezunlara veya mezun olacak... Arkadaşlarımıza mentorluk yapıyoruz. Çok da güzel bir program. Çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Menti olan arkadaşlarımıza da zaten hiçbir şekilde akıl vermek yok. Tamamen eşit paydaşlık üzerine yapılan konuşmalar. Son iki senedir verdiğim tavsiye ve en önemli tavsiye bence şu. Yapay zeka ışık ışığıyla ilerliyor. Lütfen ucundan, sapından bir yerinden yakala. Onunla beraber ilerle. Çünkü bunu reddederek... Arkasında kalarak falan bir şekilde bir yere ulaşmanın mümkünatı yok abi. O yüzden çok önemli söylediğin gibi.
Bizim yaşımızdakiler belki bunun demin lüksleri var. Artık abi ben işte ya sizin içinde kalmayacağım. Daha böyle doğayla falan bir hayatta yaşayacağım. Böyle yapay zeka çok büyük saygı duyarım. Okey kabul ediyor. Ama ya ben hayatımı sürdürmek zorunda. Çocuklar var işte torunlar bilmem ne ekonomik kaygılarım var. Deyip de neymiş bu yapay zeka diyen arkadaşların da işi çok zor.
Katılıyorum.
Çok zor. Evet asıl sorumuza gelelim abi yine hep bunları konuşarak başlıyoruz. Bu bize de iyi bir açılış oluyor. Biz şimdi bu makinelerle yarışacak mıyız yoksa yan yana mı iş yapacağız? Ne diyorsun?
Aslında bunu biz sıkıntılı konuşuyoruz.
Çok konuşuyoruz ama bizi de açtırıyor.
Şimdi bu az önce senin söylediklerin gibi bu bir yapay zeka ile yarışacak durumda değiliz biz. Çünkü zaten bunu biz yarattık. Bunu niye yarattık?
Çok güzel diyorsun.
Bizi daha iyi, daha güçlü hale getirsin diye. Bu şey gibi, hani Transformers vardı ya filmde, her tarafından silahlar dönüştürüyordu, arabalar birden silah dönüştürüyordu. Yapay zekada seni böyle güçlü hale getiriyor. Sanki kollarında, sırtlarında bütün cephaneliğin savaşa hazır hale geliyor. Savaş derken mecaze anlamda tabii. Çünkü rekabet var piyasada, başka insanlar var, başka şirketler var. Dolayısıyla... Bununla rekabet edersen sanki robotla rekabet ediyormuşsun gibi olacak. Çünkü o adam yorulmuyor, etmiyor, para vermiyor, çayı içmiyor.
WhatsApp gruplarında dedikodu yapmıyor. Arışmak aslında tek şey.
Bunu yanına alıp beraber güçlü bir şey olmak.
Ama bizim de tabii bu sevgili robot kardeşlerimiz diye sahip olmadığımız bir gücümüz var. Çok değerli ve robotların bence... Hiçbir zaman olamayacağını düşündüğümüz kriz anında doğaçlama çözüm bulabilme kapasitesi. Değil mi?
Tabii ki. Şimdi yani hep hep konuşuruz ya hani yapay zekanın bir duygusu yok. Herhangi bir şekilde sana bir duygusal tepki vermiyor. Tamamen verilir üzerinden matematiksel öngörülerle sana bir şekilde kendi sonuçlarını sunuyor. Dolayısıyla... İnsan gibi veya ne bileyim işte sağdaki şantiyedeki proje müdürü gibi, usta gibi sana bir akıl vermiyor. Dolayısıyla işte ne bileyim sen bir şeyi yanlış yapıyor olabilirsin veya şunu da şöyle yap diye sana biri söyleyebilir ama yapay zeka evet burayı yanlış yaptın çökecek geri zekalımsın sen. Der geçer belki de anlatabiliyor muyum? Dolayısıyla yapay zeka bir düzeltiyorum insan bir robot gibi davranmayabilir ama. Burada şey önemli beraber beraber bir şekilde beraber yapmak önemli.
Yani şimdi nasıl robot bir taşıyıcı kotladığı gibi taşır yani tamam altında zemin çökerse sistem hatası verir. Sistem hatası da durur ama usta ne yapar abi ahşap destek atar halatla bağlar sonra çökmeye karşı sabit durmasını sağlar falan. Şimdi şöyle bir şey yapmışlar. Yine sayılara girelim. İnşaat sektörü dünya genelinde yaklaşık 165 milyon kişi istihdam eden yani ekonomik büyümesi, altyapı yatırımlarına yön veren devasa bir sektör. Şimdi çok büyük. Dünya Ekonomik Forum'un Future of Jobs Report 2025 raporunda da diyorlar ki inşaat ve madencilik sektörlerinde yapay zeka otomasyon 2040'a kadar 6.1 milyon işin yok olacağını söylüyor. Ama buna karşı da Oxford Economics ve MEPI gibi kuruluşlarda 2.7 milyon diyor yok olacak işe. Şimdi bunları nereden aldın dersen şeyden aldım. Yapay zekanın, daha doğrusu chat chipinin yeni özelliği ajan yayınlandı biliyorsun. Ajan'a bunu sorarak çünkü Semal Pano'nun diyor yani normal chat chipi diye işte diyelim 3. Veriyle eğittiysek, dip research'u 5 ile eğittiysek bunu 8 ile eğittik diyor ve gerçekten de yani tüm dinleyenlere ki biz tabii böyle çekme yaptan birkaç zaman sonra koyuyoruz belki o anda herkes ajanına zaten alışmış olacak kullanacak fakat bu olay tamamen yapay zeka ajanlarını gidiyor ve şu an ne kadar incelediğim belki daha pazar sunmaya inandım valla 4-5 defa da gördüğüm şey Türkiye için tabi biraz daha.
Ayı not düşelim hatta ayın yanlış söylemiyorsam yok ya cuma cumartesi pazartesi.
Cuma oldu galiba.
25 Temmuz'da yayınlandı galiba.
Benim dip research şeyim bir aylık 25 gibi bitiyor. Orada ne oldu haklarım falan diye kontrol ederken aa baktım ajan özelliği açılmış falan böyle. Evet tarihi de verdiğimiz iyi oldu. Burayı kurcalayın arkadaşlar çünkü şöyle bir şey var. Bu 24 dolarlık üyeliği ne üyelik oluyor daha bir konumuz? Klasa.
Klasa.
Klasa profesyonel diye. Orada 40 hak veriyor. Yani 40 tane ajanı kullanma hakkı veriyor. Şeyde de 25 hakkınız var. Dip research'te de. Ya buralardan kürkünç raporlar üretebiliyorsunuz. İşte dediğim gibi ben de bu çalışmayı oradan aldım. Onu da söylemeliyim.
Bu senin dediklerini ilaveten birkaç daha şeyi de söyleyeyim. Araştırma sonuçlarında, benim önümdeki araştırma sonuçlarından da birkaç örnek vereceğim ama... Şimdi tabii ChatGPT'ye bir ücretsiz versiyonu var. Bir de bizim gibi ücret ödemeniz versiyonu var. Maalesef, ne kadar artık yok o kadar köfte gibi... Parayı birazcık vermeniz gerekiyor. Daha faydalı, daha sağlıklı araştırmalar yapılmak için. Veya daha derinlemesine bilgiyi daha kolay elde edebilmek için. Çünkü ücretsiz olanla ücretli olasılığında veya hatta pro arasında bile şey olarak kabulü, kabiliyet kapasitesi, hız ne dersiniz?
Sınır veriyor.
İstersen fark.
Şey belli bir şeyde kesiyor lütfen değil mi? Evet.
Şey düzeyi düzeyi düşürüyor.
Düzeyi düşürüyor. Ya Deep Research'te şunu yapıyor, ikimiz de bunu kullanıyoruz. 25 aylık hak veriyor. 10 hattan sonra 11. hatta diyor ki sana... Bunu diyor bu seviyede değil daha alt seviyede sana sonuç üreteceğim diyor. Ama şunu da söylememiz lazım. İlk Deep Research raporlarında işte 10 bin kelimelik falan tabii yani nitelikli başka bir şey muhakkak ama 10 bin kelimelik rapor olurken şimdi onu 20 bine çıktı ve burada daha az kaliteli dediği 7-8 binleri artık zorlamaya başladı. Yani bu arada her ay ben onun kalitesinin arttığını görebiliyorum. Daha çok veriyle eğitiliyor.
Küçük bir insan tane söyleyeyim ondan sonra konumuza devam edin. Bu chat chipit'in yeni çıkardığı agent ve deep research arasında bile arayüz olarak muazzam fark var.
Bravo arayüzü anlatalım çok güzel o yani.
Deep research'te bir şey sorduğun zaman tamam diyor çalışıyorum diyor ama çalışıyorum yazısı çıkıyor sadece. Arka planda bir şey var. Yanında birazcık bir şeyler veriyor ama çok kısa. Fakat burada şey gibi ajanda canlı yayın gibi bir ekran açıyor. Sanki hızlandırılmış yayın gibi üzerinden tarıyor. Yani nereye gittiğini, hangi kaynaklara baktığını hepsini net net görebiliyorsun.
Geride gidebiliyorsun.
Ve şeyde evet, şeyde YouTube'un YouTube'un sanki live cubuğu gibi onu geri görebiliyorsun. İşte ne bileyim ilk başladığının birinci dakikasında neredeydin, şimdi neredesin gibisinden. Onu tabii, tabii gittikçe kullanıcı dostu ve daha kolay kullanılabilir hale getirmeye çalışıyorlar. Hiçbir şeyin sonu yok. Bu da çok ışık hızıyla ilerleyen bir teknoloji. Dolayısıyla demin az önce iki üç dakika önce konuştuğumuz konuya gelelim. Savaşmayalım bununla beraber devam edelim.
Bir küçük şey daha söyleyeyim sen girmeden abi. Bir de mesela benim son iki aydır falan chat chip de onu öne çıkarıyor. Sana raporunu veriyor sonucunu veriyor. Normal chat chip de özelliğini söylüyorum. Sana bunu da vereyim mi diye ufuk açıcı bir önüne şey çıkarıyor. Hatta önce bir iki şimdi üç çıkarıyor. Üç tane istersen diyor böyle yola gidelim, istersen böyle ilerleyelim, istersen böyle. Ve sen o şeyden sonra gerçekten onu düşünmemişsin. Yani öyle bir bağlam kuruyor ki orada, aa diyorsun çok iyi. Sana bir yol açıyor oradan. Bilmiyorum yani bence korkunç bir şey. Tabii bu arada bugün çok iyi iki haftık galiba da yolda konuştuğumuz şey bu bizim beynimiz alıp götürecek bir kısım var. Onu bambaşka bir bıraktık. Ama o benim kafamın içinde yani bu ne oluyor bize değil. Artık bu düşünüyor falan şeyinde o korkuyu da yaşamıyor değilim yani.
Abi o konuyu muhakkak konuşalım.
Onu başka bir gün mutlaka konuşalım.
İnsan kafanın içinde virüs yani ne oluyor veya benim beynim gidiyor mu? Çiftçi veya diğer ajanların veya diğer yapay zeka modüllerinin gerçekten bıraktığı izleri etkiler konusunu ayrıca konuşalım.
Ya bunu bir program yapalım abi hatta iki programlık yani çünkü beynimizi geliştirdiği çok açık ben bunu. Ki yazdığım kitap döneminde de gördüm. Bence çok ciddi hasarlarda verebiliyor.
Kesin.
Yani bunu bunu yine kendisine sorarak.
Belki yüz yıl geçtikten sonra insan düşünce yapısıyla ne olacak?
Bak ne güzel bir ajan sorusu çıkardık abi. Yapay zeka yüz yıl sonra insana nasıl beyni beyni verdiğini.
Bunu niye söylüyorum biliyor musun? Hani bu sürekli telefona böyle kamburca bakıp oturuyoruz ya elimizde.
E tabii. Burada otuz bin falan.
Bunu sormuşlar. Galiba 100 yıl sonra veya 200 yıl sonra insan vücudu ne şekle gelecek diye. Affedersin C harfine dönüyor insan vücudu. Eğik boyunlu, tambur görünüşlü. Çünkü sürekli telefona bakmaktan fizyolojisi bozulacak diye insanların söylüyor. Çünkü bilmiyorum. Şimdi diyelim ki 3 nesil geçti.
Evriliyor mu?
Sürekli bakmaktan belki de DNA kodları değişecek. İnsan omurgası artık eğridir denecek belki de bilmiyorsun ki. Çok acayip.
Çöğe devrim var yani dediğin çok doğru.
Belki de insanın beyninin alma kapasitesi yüzü sana maymunla geriye mi gidecek acaba bilmiyor musun? Çünkü her şey başkası yapıyor.
Bunlar da öngörü işsizlik gibi. Şu anda kimse bunları bilmiyor. Ama bunlar konuşulmalı. Bunlar konuşulmalı. Yani bir farkındalık düzeyimizi arttırmalıyız. Ve bence bu podcast'taki en büyük faydanın olduğunu düşünüyorum. Dinleyicilerimiz açısından bir farkındalığı arttırıyoruz. Ve bunu arttırmamız lazım. Bunları daha çok konuşmamız lazım. Şimdi bu... Komple teorilerine girmeden.
Tabii. Ütopyk şeyler konuşmadan gerçekten ne olabileceklerine fikir üretmek önemli. Şimdi bu tabii konumuzla ilgili olarak bu yine McKinsey'nin raporlarından bir tanesi demiş ki, inşaat sektörüne özellikle örnek göstererek, yaptığın aktivitelerin görevlerinin %49'u mevcut teknolojide otomatikleştirilebilir demiş.
Anladın mı?
Ancak ya tabii tamamen otomatik hale gelecek iş payının yüzde beş olduğu belirtiliyor bütün inşaat sektöründe. Bu da bu da hani kanakacak diyordu ya.
Evet inşaatta çok kanakmayacak. Bravo bravo.
Burada iş kaybının belki de kısıtlı olabileceğine dair emareler gösteriyor. Yani her sektör aynı acıyı çekmeyecek galiba.
Evet bizim bizim sektörümüzde o şey var bu. Tonu Bilir Başbakan'tan ayrıldıktan sonra çok güzel bir enstitü kurdu ve çok güzel çalışmalar yapıyor. Mesela o da bir rapor yayınlamış. Bu konuştuğumuz konularla ilgili yapay zekadan kaynaklanabilecek zaman tasarrufunun sadece %16 olduğunu belirtiyor. Ve inşaat sektörünün diğerlerine göre daha az etkileneceğini vurguluyor ki ben Tonu Bilir Enstitüsü'nün raporuna da katılıyorum. Biraz insani şeylerin kalması da bence güzel. Yani insan, insan yapan zekadan daha yaratıcı bir yaratık yani bunu unutmamak lazım. Biz tamamen insanı devre dışı bıraktığımız sektörlerin bence daha ciddi sıkıntıları olacak. Ama inşaatta insan tamamen devre dışı olmayacak. Zaten şeyin de, ben kitapta yazmıştım, bu kitabı da yalanlıyor aslında. Tamamen otomasyona dayalı bir robotların olduğu şantiye olmayacak. Yani çok net bir şekilde bütün bu kurumların, çünkü bunu da araştırıyorum ben, böyle bir şantiye yok. Ben kitapta onu birazcık farazi olarak yazdım. Aslında tabii düşünmek lazım onu ama bu olmayacak. Yani bunu şu anda net olarak söyleyebiliriz diye...
Yine bu konuda benzer olarak işte McKinsey'in Türkiye için hazırladığı, işte Future of Work diye bir rapor var 2023'te hazırladığı. Onda da 2030'a kadar... Işte 7.6 ya 8 milyon mertebesinde işin tehlikeye girebileceği ama bunun karşılığında da en az bir o kadar daha yeni iş olanağı doğacağını söylüyor. Yani işsizlik korkusu abartılıyor demeyeyim ama birazcık sadece bir tarafından görülüyor gibi.
Evet.
Yani sadece kayıplar tarafından, kazanımlar tarafından da bakmak lazım belki.
Çok doğru. Şimdi işte burada hemen o soru geliyor. Bu yeni işlere kimler girecek? İşat Mühendisler mimarlar mı? Bizim bildiğimiz insanlar mı? Yoksa bilgisayar mühendisleri mi? Daha IT'ye eğitim almış ki insanlar mı? Buradaki stajyerler mi? Şimdi burada böyle bir şeyle karşı karşıyayız.
Tabii o zaman şey gibi, AI gibi cevaplarsak bu soruya kardeşim veri yetersizse üzgünüm kusura bakmayın. Yani aynı şey insanlar aynı başına geçiyor.
Yani sağ mühendisi eğitmez seni abi. Yapay zeka onu es geçiyor. Ama 3 ayda sağ mühendisini yapay zeka operatörünün dönüştürebilirsen işte o zaman mucize başlıyor.
Katılıyorum çünkü adamı cephaneyle donatıyorsun. Tüslü bir cephane ona faydası olacak bir cephaneyle donatıyorsun. Yani aslında bu dönüşüm mümkün düşündüğün zaman. Elinde işte ne bileyim metrajetleri tutan adamla bugün drone ile arazi tanımayı da öğrenebilir. Hani şeyler söyleyenler var böyle ellerinde dürbünlerle anlasınlar diye küçük dürbün gibi şeyler topografi aletleriyle bakıyorlar. Yani birincisi cesaretlendirmek lazım belki. Sen bu işi yapabilirsen öğrenebilirsin. Dolayısıyla sen bu fiziki olarak 3 kilometre öreye gidip de topografi aletini oraya dikeceğine... Sen bu dronu öğrenebilirsin. Dron X, Y, Z koordinatlarıyla sana bunu çıkarabilirsin. Kesinlikle. Bunları ceserden direkt yapabiliriz.
Halbuki şu, bence yapay zeka ile yeniden yetiştirme projeleri devreye girmeli. Yapay zeka ile yeniden insanları yetiştirmeliyiz. Yani sağdaki mühendise de sen işini kaybetmeyeceksin. Sadece işinin şekli değişecek dememiz lazım. Bunu ürkütmememiz lazım. Bu aksit takdirde işler daha zorlaşır. Politikalar üretmeliyiz.
Yüzde yüz katılıyorum. Bunun için de şirketlerin gerçekten bir düşünce devrimi geçirmesi lazım belki de. Çünkü kurum içi eğitim diye hep konuşuruz ya insanların daha doğrusu şirket içinde çalışanların küçük veya büyük ölçekli şirketler bu değişimlere ayak uyduracak şekilde yani mesleklerin de dönüşüme giriyor olması lazım. Bu şeye benziyor. Görüyoruz kaynak ustası elinde kaynak yapıyor ama yarın öbür gün eli titremeyen çok daha hassas bir şekilde kaynak yapacak bir robotu kullanacak bir ustanın söylemesi lazım. Yani ne bileyim mesela orası kaynatılmaz düşüncesini o robota söyleyecek adam çünkü orayı yapmayacaksın orada boşluk bırakacaksın sonra devam edeceksin diye söyleyecek bir bilenin olması gerçekten önemli.
Şimdi ister istemez de benim küçük bir operasyon riskim var belli değil onun da taramada belli olacak da şöyle bir şey var doktoru da etmiş en kötü sonuç ne olur falan filan yani korkma robot yapacak ameliyatı oh dedim ya rahattın. Şimdi samimiyetle bunu söylüyorum çünkü robotun hata yapma imkanı yok. O küçücük bölgede küçücük bir şey olacak orada korkma dedi ya robot yapıyor yani robotun böyle bir şeysi var ama yanında doktor olacak tabii. Robotu bıraktım daha dişimden. Milyatını yap gel demeyecekler.
Eskiden kesmeden işte laproskopiyle yapılıyor deniyordu. Şimdi laproskopinin ötesine geçiyor. Robot yapacak deniyor.
Tabii tabii. Mesela bu çok hoş bir şey. Bir daha burada şey var yani sektör sendikalarıyla, üniversiteleriyle, kamusuyla beraber kapsayıcı bir geçiş planı hazırlanmıyor. Yani bunu sadece üniversitelerin yapması, sadece özel sektörün yapmasında beklemeniz bu. Her dönüşümde, her yeniliğin oluşmasında... Olması gereken bir şey diye düşünürüz diye şeyi konuşalım ya. Şantiye psikolojiyi.
Ya şimdi aslında bizim klasik şantiyelere baktığın zaman abi sesi en çok çıkar sanki en çok biliyordur patron budur gibi algılanmıyor mu?
Her zaman öyle değil mi? Maalesef maalesef ama artık abi işler eskisi gibi değil. Çünkü robot sessiz çalışıyor ve sensörleriyle 5 saniyede bir analiz yapıyor. Hadi bakalım. Bas bas bağıran şantiye şefi ne diyecek buna hadi bakalım.
Sessiz giyin ya duruşuyla.
Aynen.
Eşinizi şantiyede veri kazandığımız zaman. Tabii şimdi bir yandan da şunu diyorum hani dediğin ya inşaat psikolojisi veya şantiye psikolojisi. Herhangi bir şekilde beşeri ilişki kurmadığım yine güvenebilecek misin?
Tabii tabii tabii. Şefe güven bağırmadan değil de abi söyledikleriyle yaptıklarının tutarlığından gelmeli ki zaten öyle oluyor. Bardıyla söyleyiyle yaptığı tutmuyorsa zaten o havada kalıyor onun güveni. O orada bir şov yapıyor, şovmen oluyor. Kimse de onun şeyini takmıyor ama sistem maalesef onu takıyormuş gibi,miş gibi yapmasını sağlıyor. İşte yapay zeka o tutarlığı sağlayabilirse bence başarılı olur ama insani bağı kuramayacağı çok açık tabii orada.
Evet bu şeyye benziyor. Şimdi tabii birazcık daha ileri teknolojiyle donatıldı şantiyeler. Her anını izlediğini düşünürsen adam yani adam dediğim yapay zeka geliyor diyor ki kardeşim o kolonu biraz kaydır diyor işte milimetrik olarak söylüyorsan bir de gıcık eder gibi. Yanına inşaat müdürü inşaat tekliflerini işlediğim bir mühendisi var diyor ki ya kardeşim ben 30 yıldır bu işi yapıyorum sen nereden çıktın şimdi üşümlere tekayyip falan diyorsun. Böyle acayip bir durum değil mi?
Şimdi işte abi böyle sen nereden çıktın teneke bozuntusu dediği anda şey oluyor yani kalfaya da işin yönetiminden öte kalfanın kimliği de tehdit edilmiş oluyor. Yani sen benden iyi mi bileceksin falan durumuna getirdiğin an kalfayı onun kimliğini tehdit ediyorsun ki işte orada zaten duygusal zeka falan filan işler tamamen kalfaya çıklaşıyor.
Bunun çözümü ne kardeşim diye biri sorduğu zaman o zaman şu geliyor ilk planda akla. Evet yapay zekanın sahip olduğu güçle beraber çözümleri önerecek veya çıkışları önerecek. Ondan sonra da bir insan bunu değerlendirecek ve ona göre karar alacak, devam edecek.
Aynen. Yani bizim şantiyedeki iş yapım metodolojilerimiz yavaş yavaş yeniden tanımlanacak teknolojiyle birlikte. Kesinlikle. Veri destekli ortak akıllı olacak. Bu arada veri veri derken biz insanı da daha fazla dahil edeceğiz sistemin içine. Yani tepeden büyük üst akıllı oradan böyle yapılacak mı? Merkezden yönetilen şantiyeler var. Böyle saçma şey olur mu ya? Şantiye şantiye kendini yönetebilmesi lazım. Bu yönetim sistemleri de bence değişecek. Belki daha büyük ölçekteki yönetim şeyleri de değişecek bilmiyorum. Ama yani daha merkezi... Ciriyetten daha küçük küçük küçük alanlara yönelmeye başlayacak bu iş diye düşünüyorum. Sadece yapay zeka ile değil tabi de.
Bireysel bazda baktığınız zaman hani hep diyoruz ya yapay zekayı direnç falan diye yapay zekanın ortaya koyduğu bir aksaklık eksiklik veya daha net bir şekilde söylesek yanlışlık insan egosuyla çatıştığı zaman tabi acaba fırtına mı kopacak?
Ya aynı işte liderlik burada başlıyor abi. Değil yanına konumlandırabilirsem bu çalıştığın arkadaşının veya senden altta olarak tanımlandığı artık bu alt üst lafları da bana çok şey geliyor yani ilkel geliyor tamamen bir yatay organizasyon üzerinden düşünmeliyiz ki zaten bence yapay zekan getirecek güzelliklerden biri de o olacak bu emir komuta zinciri emir komuta değil nereden geliyor ikinci dünya savaşından çünkü bütün dünya iki tane savaş geçirmiş 40 yıl içinde o zaman Ne oluyor bir askeri yaklaşım, bir emir komuta.
Bu bir kültür oluyor abi. Evet.
Şimdi ama bakıyorsun işte son savaş yani büyük savaş, dünya savaşı olarak 45'te bitiyor. 45'ten bugüne 80 senede dünya büyük savaş görmemiş.
Evet.
Birçok savaş onların başka hikayeleri var oralara girmeyelim ama o zaman artık yeni çağ yani bizim çocuklarımız bir savaş görmedikleri için daha özgürlükçü düşünebiliyorlar ve bu komik geliyor. Ama zaten...
Yerden emir alma ihtiyacı olmuyor.
Savaş görmüş hatta iki savaş görmüş. Bu insanlar doğal olarak onu öyle yap. Işığı kapa, yemeğini bitir, sofru tabağını bırakma mantığıyla şirketler yönetildi. Bence bugünün ordusu da artık daha değişik yönetilecek. Dünya değişiyor.
Bir zihin devrimi gibi.
Aynen. Ve yapay zeka bunu hızlandırıyor.
Kişisel zeka veya takıntılar yerine yapay zeka veya veriler böyle olduğunu ortaya çıkarıyorsa o zaman doğrudur onu izlememiz lazım deme cesareti belki de oluşacak.
Aynen. Ali... Hayır pardon lütfen.
O bakımdan o bakımdan bu dönüşüm belki de gerçekten bir cesaret işi olacak abi. Kesin bunu hissediyorum.
Kesinlikle. Yani şöyle Ali böyle beyin fırtınası gibi hayalimizi şey yapan 5 sene sonra şantiye ustası nasıl biri olacak? Yani hala konunun gücüne güvenecek mi? Onun gücüne güvenerek mi iş yapacak yoksa içinde bulunduğu ekosistemin işlemci hızına mı daha fazla güvenecek? Yani bunu nasıl hayal ediyorsun? Gel biraz o hayalden girelim bakalım o hayal bizi nerelere götürecektir.
Kasklı cyborg.
Evet, evet, evet.
Aslında gerçekten bu dönüşümün farkına varmış olan kişiler ya da kurumlar yapay zeka takviyesini alarak çalışacaklarını düşünüyorum. Çünkü bunu yapmayı buna direnenler muhakkak arkada çalışacak. Arkada kalacak.
Kesinlikle.
Dolayısıyla rekabetçi olamayacak. Ve yavaş yavaş silinip gidecekler.
Kesinlikle.
Bu hani doğal seçim, doğal seleksiyonları belki de inşaat sektörünün doğal seçimi olarak ortamımızda gözümüzün önünde duruyor belki.
İşte biz belki bu programı, belki de bu programı yapış nedenlerimizden biri bu. Ya bu farkındalığınız yüksek olsun. Fark edin büyük bir tehlike var. Ama büyük tehlikeler her zaman büyük fırsatlar da getirir.
Katılıyorlar.
Şimdi bütün zenginlere yani zenginler demeyelim de büyük firmalara gelirleri yüksek ve bunların çoğu savaş döneminde kurulmuştur. O şüphe o savaş kriziyle bir fırsat bulmuşlardır o firmalar.
Evet.
Şey yapmışlardır. Bu senin tanımın güzel böyle biz de konudan konuya atlayarak gidiyoruz ama yani hem baba canı hem veriye dayalı bir işçi usulü patru şeylik ustabaşılık olacak dedik kaltalık olacak diye düşünüyorum. Usta resmi gözümün önüne geliyor. Gerçi betonu yerleştirme düzeltme işini robotları geçecek mi diye de bir an böyle düşünüyorum. Hem onu söyleyip hem onu söyleyerek. Yani sonuçta ikisini bir arada yönetme hikayesi abi.
O zaman tabii bu beş yılda veya önümüzdeki yıllarda ne gerekecek diye düşündüğümüz an minimum düzeyde bir dijital okuryazarlık gerekiyor.
Çok çok.
Şimdi bugünlerde ekonomi sıkıntısı olduğu için herkes de finansal okuryazarlık. Çok ağır da telesenk olmuş bir jargon olarak duruyor. Şimdi dijital okuryazarlık dönemi. Çünkü ERP sistemlerinde günlük ilerlemelere bakacak. Onları kaydedecek. Bir drone'un vermiş olduğu verileri nasıl okumam gerekiyor onu bilecek. Sistemin ortaya çıkardığı otomatize olduğu bir sistem düşünüyoruz ya. İş emirlerini nasıl okumam gerekiyor? Onlar nasıl yapılacak? Ve bütün bunlardan sonra ben nasıl... Bir geri bildirim vermeliyim. Belki de bütün bunları çekip çevireceği bir dijital okul yazarlık gerekecek.
Kesinlikle. Abi şöyle diyelim yani geleceğin ustası için sadece usta başının gözünün içine değil dijital panelin yüzüne de bakmayı öğrenecek. Şimdi bu bölüm çok uzun yani çok konuşma zaten biz bu bölümün ilk kısmını dünyadaki işsizlik dalgası üzerinden inşaat sektörüne girmeksizin konuştuk. Bu bölümü iki bölümden oluşturalım bu işsizlik dalgasını diye düşündük Haluk'la. Ve bunu burada keselim ama ikinci bölümde neler konuşacağız derseniz kısa, orta ve uzun vadeli sektörün eylem ajandası nasıl olmalı? Kar mı, insan mı? Bu karlılık ve insanın arasındaki adalet biraz böyle Marx'a da gideceğiz gibi geliyor. Marx'a değil de Marx'a gitmek gibi. Var çünkü adalet önemli yani bütün hikaye Marx'ın sınıf savaşlarından çıkıyor birazcık bu yapay zeka bu sınıfsal farkları veya karlılığı kazancı kaybı daha da mı arttırır yani uçuru mu daha mı arttıracak biraz bunları konuşacağız yapay zeka okur yazarlığı nasıl olacak bunu konuşacağız biraz da böyle Şeyi mesela böyle bir senaryo kurduk. Tüm şantiyelere yapay zeka asistanları gönderiyorsa birden Türkiye'de böyle nasıl bir görüntü ortaya çıkıyor.
Denetçi gibi.
Denetçi gibi sabah geldi yapay zeka var bunları konuşacağız. Sonunda biraz böyle eğlenceli bir bölüm yapacağız. Biraz olabildiğince uçuk fikirlerle yapay zeka ve insan arasında nasıl bir etkileşim oluşabilir. Böyle hayal gücümüzden yola çıkıp ikinci bölüm biraz daha eğlenceli olacak onu çok net söyleyebilirim biraz kampanyasıyla başladık. Şey siz siyosunun davasından...
Korku filmlerinin girişi gibi orada bir kesinti oldu mikrofonda kusura bakmayın. Korku filmleri gibi girdik ama ikinci bölüme abi istiyorsan ara verebiliriz burada.
Burada ara verebiliriz.
İkinci bölüme geçebiliriz.
İkinci bölüme geçelim. Aynen.
Tamam peki ikinci bölümde görüşmek üzere.
Görüşmek üzere. Okay.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






