Dijital Tuğla - Bölüm 18-2: Yapay Zekayla Gelen Büyük İşsizlik Dalgasına Karşı İnşaat Sektö...

In this episode of the Dijital Tuğla podcast, hosts Cem Kafadar and Haluk Eginat discuss the profound impact of artificial intelligence (AI) on the construction industry, focusing on the looming risk of large‑scale unemployment and how the sector can proactively respond. They outline short‑, medium‑ and long‑term planning horizons, advocating for pilot and hybrid construction sites where humans and AI collaborate. The conversation moves to AI literacy, emphasizing the need for prompt engineering skills and digital literacy across all roles, from engineers to winch operators, and highlights the acute shortage of such skilled trades. They propose educational reforms, new vocational programs, and reskilling funds to bridge the gap. Ethical considerations are examined, including fair distribution of AI‑generated value, proposals for robot taxes, universal basic income, and the role of unions and policy bodies. The hosts discuss metrics for AI‑driven workforce transformation, new KPIs centered on learning and adaptability, and the importance of equitable AI access to avoid widening social divides. Practical aspects such as data collection, prompt design, validation of AI outputs, and handling hallucinations are covered. Finally, they envision future scenarios where AI becomes an integral team member, with empathy modules, motivational systems, and even AI‑mediated decision‑making, while warning about potential societal and psychological impacts. The episode ends with a call for balanced investment in both AI technologies and human capital.
Chapters
Yapay zekanın inşa sektöründe var olan ve gerçekleşmesi çok muhtemel derin etkilerini tartıştığımız, en son teknoloji ve trendleri konuştuğumuz, gerçekle alakası olmayan şeyleri, söylentileri ve bilim kurgu romanlarına dikkate almadığımız, hatta bunun tam da aksine yapay zeka dünyasında aslında neler olduğunu anlattığımız Cem Kafadar ve Haluk Eginat tarafından hazırlanan dijital tuğla podcastimize hoş geldiniz. Evet şimdi bu işsizlik konusunun ikincisine başlıyoruz. Ben de kahvemi aldım.
Türk kahvesi.
Çünkü eğlenceli olunca ben Türk kahvesi gizli oluyor be.
Kesinlikle. Vallahi bilah.
Evet abi hadi bakalım.
Amerikan o.
Aç konuyu bakalım. Aç konuyu yakalım orada biçirler.
Abi şöyle bir şimdi bir kere bu. Kısa, orta, uzun vadeli ne olacak bunları bir konuşmak lazım. Yani yapay zekaya hadi hazır olun yapay zeka geliyor falan diyerek bu iş olmayacak. Bunun bir planlaması olması lazım. Ne diyorsun Haluk Cumhur?
Evet katılıyorum yani bu şey gibi bir anda ya işte CV'nizi bırakın yapay zeka baksın değil mi? Geri dönünüz geri dönecek işte yapay zeka. Ya bu kadar tabii söylendiği kadar. Aşağılayıcı demeyeyim de rahatsız edici değil herhalde. Bir belli bir planda programda yürümesi lazım diye düşünüyorum.
Biraz o plan programın üzerine kafa yormalıyız diye düşünüyorum. Önce istersen kısa vadeli şeyleri, hedefleri konuşalım. Yani bir iki yıl içinde ne yapmalıyız?
Valla herhalde abi bu konuda belki de hani hep yapılan veya işte ne bileyim... Genelde sektörlerde uygulanan gibi belki de bir pilot çalışma gerekir.
Tabii her şey öyle başlamalı.
Hani hibrit şantiye hep konuşuyoruz ya hibrit şantiye nasıl olur, hibrit yönetim nasıl olmalı diye belki de hibrit şantiye deneyim bölgeleri olmalı. Yani insan ve yapay zeka birlikte nasıl çalışıyorlar bir test edilmesi gerekiyor.
Çok doğru diyorsun Haluk. Yani beraberinde hemen yapay zeka okuru yazarlığı için başlamalı. Kesinlikle. Bunu da yani usta teknik yer demeden sadece mühendisleri biz yapay zeka okuru yazarlığı değil. Bu yapay zeka kavramlarını bir kere anlatmamız lazım.
Tabii şimdi... Prompt ne? Çok güzel söylüyorsun. Hani küçük ölçekli projeler, test projeleri diyoruz ya. Bu dijital okuryazarlıkla ilgili olarak kullanılabilecek belki de yazılımlar veya yapay zeka modülleri denetilmeli. Ne bileyim işte Procore'un kopyalatı, Buildout, OpenSpace gibi araçları da insanların deneyimlenmesi sağlanmalı.
Kesinlikle risk küçükken bunu yaparsak başımıza daha az dert açılabilene... Var bunları hani kullandığın zaman da o bakımdan da olabileceği pilot ve işin başındayken. Evet ne diyorsun orta derecede yani 3-5 yıl için ne yapmalıyız?
Abi burada hani hep diyoruz ya belki en çok komedi programlarında da sürekli karşımıza çıkıyor her şeyin başı eğitim. Evet. Şimdi tabii yapay zeka kültür olarak artık kurumlara yerleşmeli girmeli. Bizde maalesef çok... Şey yok kullanımı yok ya da ilgi alanı da değil ama meslek sırlarına veya meslek yüksek okuluna yapay zeka destekli biz inşaat konuştuğumuz için inşaat teknolojileri bölümleri belki de kurulması veya bunların hayata geçirilmesi düşünmeli veya inşaatla ilgili bölümlerin bunları da kapsayacağı şekilde dönüşmeli belki de. Kesinlikle. Belki de değil de kesin öyle.
Kesinlikle bu meslek yüksek okulu konusu 20 yıl önce de ara eleman yok ara eleman herkes meydanı açılıyor ara eleman yok diye Benim yani tıpta çalışan arkadaşlarım da doktorlar da aynı şeyi söylüyor. Ara eleman sıkıntısı bu ülkenin ciddi sıkıntılarından bir kanayan yarısı gibi. Şimdi artık bu yara o kadar açıldı ki ve şimdi özel sektörü falan da meslek yüksek okulları destek olarak bir takım bölümler açılıyor, şey yapılıyor. Çünkü yani iş yapılamayacak durumda. Yani ne bileyim kaynak ustası bulunamıyor, winç operatörü bulunamıyor.
Tam onu diyecektim winç operatörü.
Winç operatörü.
En baba şey konumuz ya bir winç operatörü.
Çok büyük para alıyorlar. Çünkü yok. Arz talepleri ekonominin döngüsünde.
Onu buraya gelmişken winch operatörü derken. Niş, bir şeyin niş olması onun değerini ve bedelini artıyor ya. Şimdi dediğim gibi yeni mezun bir sürü inşaat mühendisi var. Çocuklar işe giriyor belki de 40-50 bin liraya. Ama winch operatörü arıyorsun da 150-200 kağıt.
Tabii. Kaynak için öyle.
Kesinlikle katıyor.
Çünkü niye?
Bunu yapacak adam kalmadı artık. Bu adamlar kıymete bindiği takdirde. Kıymetli olacak. Ama bir mühendisin de beş katı maaş alması bir anomallik yaratmıyor mu burada?
Kesin. Haluk buraya girdiğin için hemen kısaca söyleyeyim. Ben tabii eskiden gözümüz bu kadar açık değilken bunların hepsi ülkemizin sorunları olduğunu düşünüyordum. Hayır böyle bir şey değil. Geçen kış ekonomist bir şey yapıyor, başlık yapıyor ve... Bu ara eleman sıkıntısıyla başlıklık şey çok iyi, kaskı kral tacı gibi şey yapıyor. Kaskı çeviriliyor. Yani artık usta, işçiyi o ara elemanda götürüyor. Kral oldu diyor. Evet. Ve yine inşaat üzerinden çıkarak bunu yapmış. Çok güzel bir sayıydı ekonomisten o sayısı ve o zaman anladım ki bu olay şey olayı. Ve bütün aileler doğal olarak çocukları mimar mühendis doktor olsun. Bakışında ve hiç kimse bu araya elemana gitmiyor. Yani bu olay evrensel bir sıkıntı ve işte orada da o araya eleman olmadığından bu sıkıntıları yaşanıyor. Yani bugünün geleceği nasıl geleceğini biz 20 yıl önceden aslında öngörüyorduk ama dünyada da böyle bir trend varmış.
Bunu ben bile sorguluyorum. Bazen kendi kendime yetişmiş eleman veya aranı eleman... Kavramları aklıma geldiği zaman acaba diyorum boş vermemenizi falan tesisatçı veya elektrikçi mi olsaydım diye düşünmüyor diyelim. Çünkü bunu niye söylüyorum? Belki Türkiye özelinde çok böyle kıymetli meslekler gibi gözükmüyor. Ama yurt dışına çıktığın zaman adamın kapı zili çaldığı andan itibaren taksimetre başlıyor saatlik olarak. Tabii her zaman.
Neyse hemen kapatıyorum. Daha fazla uzatmadan.
Ya şimdi tabii bu konuda ilerlediğimiz zaman tekrar konumuza döndüğümüz zaman ya yapay zeka politikaları geliştirmeli belki. Yani ne bileyim sendikalarla çalışma grupları çalıştaylar düzenlenmeli. Tabii ki. İnsan emeği yoksa gerçekten insan emeği dijitalin altında dijitalleşmenin altında ezilecek yok olacak gibi.
Kesinlikle. Abi bu yurt dışında yapılan bir çalışma var. Bu benim çok hoşuma gidiyor. Gölge meslekler platformu kuruyorlar. Iş tanımlarıyla yeni iş tanımlarını eşleştiriyor. Ne yapıyor diye mi? Kaynak ustası ama artık bugün kaynak robotu operatörü diyor. Bu aynı şekilde yine yapay zeka etik rehberleri hazırlanıyor. Yapay zeka işte hangi işlerde kullanma, hangilerinde insan daha öncelikli olmalı. Yani insan yapay zeka ilişkisinde etiği, ki etiği biz zaten çok çok konuştuk, şey yaptık, bunlar önemli diye düşünüyorum.
Hani etik böyle sanki çoğu insana işte kataloglarda yazan kurallar manzumesi gibi geliyor ama... Ahlak dersi. Biliyorsun ben yakın zamanda bu yapay zeka destekli mentorluk ve koşuluk programını getirdim.
Evet, Hasan'la biraz onu da...
Burada da yapay zekanın kullanımı yani özellikle danışanımla kullanımı konusunda etiğin çok önemli bir diğer teşkil ettiği ve bu doğal olarak hepimizin de... Bili üzere etik kurallara uygunluk çok önemli ve Avrupa Birliği özeline baktığın zaman da belki de dünyada bu konuya en çok kafa patlatan yani yapay zeka kullanımının insan sosyalleşmesi veya insan doğasıyla çünkü neticede biz sosyal varlıklarız, konuşuyoruz, ediyoruz, paylaşıyoruz bunlarla çatışmayacak, çelişmeyecek şekilde düzenlenmesi gerektiği konusunda çok kafa patlatıyor Avrupa Birliği.
Kesinlikle. Şey bu PMI'in Proje Management Institute'un PM Buku bu çok meşhurdur yani bizim anayasamız gibidir proje yönetimcilerinin yedinci kitap ki tahmin ediyorum o salgın döneminde çıktı mesela etiğe çok özellikler verdi. Tamam eski kitaplarda da etik vardı ama artık etiğin ya bizim o da başkanlarımızın biri çok güzel bir şey söylemişti. Bu 99 depreminden sonra bu yıkılan binalar. Inşaat mense eğitiminin kötü olmasından, kötü inşaat mense yetiştirdiğimizden, işi bilmeyen inşaat mense'lerinden mi oldu? Hayır, etikten oldu, alaktan oldu. Değil mi? Bunu herkes biliyor bu arada. Yani bize yeni bir gerçeği söylemiyorum. Biz inşaat mesela değil mi? Bu saydan ben gelsem, bu deprem oldu, hemen derdim ki herhalde burada yaşayan insanlar bina yapmayı bilmiyorlar. Böyle düşünüyorum. Bunlar alaksız diye düşünmem. Yani burada bir alaksız sistem içinde bir alaksızlıkları düşünmezse Zaten bu düşünülmediği için bizim eğitimlerimizde de biz derken bu dünya evrensel yani PMI'de bugün aynı sıkıntıyı çekiyor. Yani onun etik şeylerini tavsiye ederim dinleyicilerimizin dinlemesine. Ve gördük ki olay okullardaki teknik eğitimde değil. Aynı şey yani tıp içinde girmeyelim hani. İnsan olayı. Falan da yani özel hastaneler falan filan baktığın zaman orada da aynı şeyle karşılaşıyordun. Ama hukuk içinde aynı benzer.
Hem problem hem de dikkat etmesi gereken konular.
Aynen. Üçüncük bir nokta bilmiyorum sen söyleyeceksin mi? Ben belki birinden atladım hemen ama ikimizin önünde de aynı notlar var. Kariyer geçiş destek fonları. Direkt yapay zeka ile bağlantılı bir işe geçişte o çalışanlara destek olması için.
Şimdi sana bir soru.
5-10 yılda ne olacak kalıyor soralım. Beraber yine birbirimizi açarak ilerleyelim.
Bu soruya cevap verirken aslında ta belki de birinci podcastimizden bu yana ve bu artık hemen hemen herkes tarafından da daha çok dillendirilen bu yapay zeka ve insanın ortak çalışması bir karma ekip gibi bunlar belki de norm haline gelecek yani standart haline gelecek insan veya düzeltiyorum şirket işleyişlerinde yani şantiyede proje müdürünün yanında bir veri analisti olacak veri analisti yanında iş güvenliği uzmanının yanında belki de sensör teknisyeni olacak çünkü niye etraftan gelecek verileri toplarken bir problem çıkıyor mu veya bu verileri okuyacak bunları amirine söyleyecek veya işte iş geliştirme güzel söylüyor. Bir yerde hani tutma arkadaşı gibi olacak abi.
Hatırlıyorum. İnsanlar da buna göre kendilerini yeniden tasarlayacak. Sadece fiziksel değil artık daha bilişsel kaslarımız da öne çıkacak diye düşünüyorum abi.
Hani bunun belki de sonuçlarından bir tanesi. Şirketlerin kültürleri ister istemez değişecek. Kardeşim sadece sonuçlar değil de sen öğrenmeye açık mısın, öğrenmeye destekliyor musun, direniyor musun veya öğrendikçe kendini geliştiriyor musun? Belki de bunlar çok daha önemli KPI'ler haline gelecek.
Kesinlikle yani insanın gelişmesi şirketi de geliştirecek, şirketin gelişmesine insan da gelişecek. Bunun ne yazık ki tersini geçtiğimiz yıllarda yaşadık. Tüm dünya olarak tekrar diyorum ya buradaki eleştirilerim sadece yaşadığımız toplumla ilgili değil tüm dünyada benzer sıkıntılar var. Farklı farklı yaşanıyor tabii. Belki de yapay zeka destekli projelerde iş gücü dönüşüm oranı bir başarı metriği olacak. Ne bileyim işte diyecek ki firma bu yıl yüzde kırk çalışanla yapay zeka ile yeniden eğitim.
Hedef koyacak yani yarısını çıkıyor.
Bu yapay zeka ile eğitilen yeniden geliştirilen kaç personeliniz var değil mi? Böyle hedeflerimiz olacak.
Tabii şey gibi. Kim daha ucuza halletti bu şeyini, kim daha iyi bu konuyu öğrendi ve öğretti, kim daha kapsayıcı hale dönüştürdü gibisinden belki de yaklaşımlar hayata geçecek.
Abi şöyle bir kısa küçücük bir özet yapalım istersen bu bölümü toplamak için. Bölüm derken hani sizin içindeki bu kısa orta uzun vadeli hedeflerde yani kısa vadede anlamak, orta vadede uyum sağlamak, uzun vadede de birlikte evrilmekle. Değil insanın sistemin içinde tutarak hep birlikte ne yaparız üzerinden kafaya uğrarak ilerlemeliyiz diye düşünüyorum. Ve şimdi biraz daha böyle etik etik dedik etikte bölüme de geldik. Yani kar mı insan mı yapay zeka ile adil gelecek olacak mı? Marx'ın endişeleri nereye gidecek falan yani bazıları daha da zengin olup bazıları daha da fakir mi olacak? Adam bunları yani endüstri devrinin İngiltere'deki koşullarını görünce adam oturmuş bir yetişmiş yüzündeki şeyi yazmaya başlamış yani kapitali yazmaya başlamış. Bugün de bir yeni devrim oluyor. Bu devrimle beraber bir şeyler daha can yakıcı olacak mı? Ne diyorsun?
Şimdi insanlar şu soruyu sorarak bu soruyu cevaplandırmaya insanlar niye bir meslek sahibi oluyor? Niye çalışıyor? Çünkü günün sonunda bir kazanç elde edip bu kazançla da hayatını devam ettirmek, idam ettirmek ve sosyal gereksinimlerine, ihtiyaçlarına işte sinema, tiyatro Taatil bunları kaçırmak. Şimdi yapay zeka hayatımıza girdiği andan itibaren hataların azaldığını düşünüyoruz veya verimliliğin arttığını düşünüyoruz. Dolayısıyla şirketlerin veya çalıştırılan yerlerin karlılığı da birazcık artıyor gibi düşünebiliriz.
Tabii ki.
O zaman ortaya bir artırılmış kazanç çıkacak.
Evet.
Bu kazancın paylaşımı nasıl olacak?
Artırılmış değer işte maksimum dediğim gibi.
Yani bu konu gerçekten önemli.
Artı değer ortaya çıkacak. Der kalemini olarak düşünülürken bu sefer insanın en büyük yatırımı olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kalacağız. Çünkü bütün yapay zeka, yapay zeka diye burada anlattığımız şey doğru insan kaynağın yoksa abi yapay zekadan yararlar alırsın. Yani yapay zeka aldım, verdim onu, yapay zeka yaptı. Evet şimdi bir takım promptlarla güzel raporlar üretiyoruz falan diyoruz ama insan yorumu olmadan yapay zeka... Ne yazık ki eksik.
Katılıyorum katılıyorum. Yani bu şey gibi hani bu nasıl söyleyeyim bu ortaya bir şey çıktı. Bir kazanç çıktı. Bunu nasıl değerlendireceğiz? Belki de bir fon oluşturulmalı. Oraya aktarılmalı. Bu da hakkaniyetle dağıtılmalı.
Doğru sonuç oradan kazanılmaz. Aynen bir küçük dayanışma fonu gibi olabilir belki şu anda birden kafama geldi. Yani çünkü buradan bir gelir elde ediyor. Şey vardı ki bu çok konuşuluyor, robot vergisi. İşte evrensel gelir dağılımı falan deyince doğru bir şey. Şimdi robotlar bir takım gelir sağlayacak sana. Robotlar, yapay zeka neyse. Ama buradaki geliri evet firma kazanacak ama... Bir taraftan da o IT veya dijital dönüşüm işlemlerinde firmaları kazanacak. Şimdi güzel ve bu arada da büyük bir işsizlik olacak. Evet. Para yani şey der ya ekonomistler her şeyde giriyoruz gibi oluyor. Aslında para aynı kalıyor paranın gittiği yer değişiyor. Yani senin cebinden onun cebine gidiyor onun cebinden bunun cebine. Şimdi burada hangi cebe gidecek? Burada ITçilerin cebine gidecek. Yapay zekacıların cebine gidecek. Evet işverene de bir miktar gidecek ama asıl patron yapay zekacı çatı. Yani işte Google'lar, Apple'lar bilmem ne falan. OpenAI'ler tamam ama kaybeden aşağıdaki zavallı emekçi olacak. Çünkü kelle hesabıyla artık benim beş adama ihtiyacım yok. Beş insana değil üç insanla yaparım, iki insanla yaparım, yarın bir insanla yaparım deyince o insanın durumu ne olacak? Kazançlarını katlıyor. Şeyde aradaki firma da katlıyor. Ama işte buradaki o dönüşümün şey olması lazım. Yani gelir anlamında da çözüm. Hararinin dediği bir nokta daha var. Bir de insan ben artık lüzumsuzum hissiyatına kapanması durumu var ki bu zaten hepten. Şimdi ayrı bir dramatik boyutu, bir değişik o boyutu var. Biraz çok dağıttık galiba. Toparla böyle bir durdur. Tabii tabii de aldık.
Bin çok operatörümüz vardı, işten çıkardık. Kar ettik, tuhaf tasarruf ettik gibi düşünürken ama bir yandan da şunu düşünüyorsun. Bu çıkardığımız adamları başka konularda değerlendirdik. Veri tekliflerine dönüştürdük diyorsun. Bu şey gibi, cümle aynı ama anlam başka gibi. Neresinden görmek istersen gibi. Biri gelecek korkusu yaratırken, diğeri de geleceğe dair bir vaat yaratıyor gibi sanki.
Değil mi? Değil mi? İşte bu şey önemli abi. Bu adil erişim, adil kelimesi, adalet kelimesi belki çok şey oldu artık böyle kullanılıp kullanılmıyor ama yani şurası da mühim. Herkesin yapay zekaya erişim olmalı. Yani okulu olmayan, eğitilmeyen insan değil mi? Dünya üzerinden ne kadar dezavantajlı okuma yazma bilmeyen insan. E şimdi aynı şey yapay zeka okuru yazarlığı. Yapay zeka okuru yazarlığından önce yapay zekaya erişim konusu önemli. Yani dedim ya ben bu program bir önceki programın başında bir milyar insan şu anda bu işlere kafa yoruyor. Ama yedi milyar insan daha farkında değil. Farkında değil değil o insanların bir günü yok onlara ulaştırılmadıydı. Yapay zeka. Günde bir doların altında kazanan insanlar var.
Evet evet.
Şimdi bak ne kadar fark gelecek. Bir tarafta işte Londra Paris Berlin New York'taki Tokyo'daki insanları düşün bir taraftan da. Afrika'da su bulamayan insanlar şu aradaki fark nasıl büyüyor şimdi? Evet. Bunların üzerine de kafayı sosyolojik olarak yorması lazım.
O zaman hemen küçük bir soru sorayım mı abi sana?
Sor abi. Bildiğim yerlerde.
Peki. O zaman bu durumda firmalar yapay zekaya mı yatırım yapmalı yoksa insanı mı öncelemeli? İlk aklıma gelen şey, soru. Çok fazla şey konuşuyoruz.
Aynen.
Bunlardan birini mi, hangisi öne çıkmalı sence?
Ya bir şey diye düşünüyorum. Hepoluk bu zaten bizim hani şiarımız mı diyorlar. Şey olmamalıyız, birbirinin önüne geçmemeli. Yani ikisine birden hep yatırım yapmalı. Birbirinin altında kalmamalı. Belki böyle söylemek daha iyi. İnsan da yapay zekada. İnsan da yapay zekada. Bunu birlikte yaptığımız zaman ve çalışanların yeni beceriler elde ettiği zaman... Çok dikkat etmemiz lazım diye düşünüyorum.
Ya da algoritmalara vicdan kurmayacağız.
Evet bak bu çok mühim abi. Yani algoritmaları eğitirken eğitimiz değerlerine dikkat etmeyiz. Ben şimdi chat chip diye soruyorum. Yani diyorum seni hangi değerlerle eğittiler? O zaman verdiği cevaplara baktığında çok makul, çok düzgün şeyler çıkıyor. Keşke diyorum ha ya biz de çocuklarımız falan bu kadar iyi eğitebilsek falan. Yani şu an her şey çok temiz gidiyor. Fakat mesela şantiyede bir projede kullanılacak yapan zekanın şeffaflığı önemli ve oradaki etik de önemli.
Hop geldik bir etkiye ne kadar önemli bu ahlak.
Tabii tabii çok çok çok çok önemli. Bunu çok konuşmalıyız ama bu şeyde biz ortaokuldaydık yetmişlerde işte şey ahlak dersi konulmuştu. Bir sürü insan buna karşı çıktı mesela benim çok hoşuma gitmişti. Hafif hafif bir felsefeye giriş gibiydi o ahlak.
Şey mi vatandaşlık dersi?
Vatandaşlık dersi gibiydi. Birazcık böyle alakı düşünmeyiz ama şimdi herhalde üniversitelerde falan var tahmin ediyorum.
Şimdi o galiba bu müfredatta sosyal bilgiler altında öğretiyorlar galiba çocuklara.
Aynen aynen kesinlikle. Hele bizim gibi böyle teknik eğitimi alan teknik disiplinde insanlar için etiği ahlakı.
Kesinlikle.
Ya ahlak ne zaman böyle şey gözle bakıyorlar insan ahlakı o kadar şey yapılan bir kelime haline geldi ki etik mesela daha şık bir kelime olarak kullanılıyor. Bilmiyorum her zaman önemseydim hayatımda ve benim için çok değerli diye düşünüyorum. Evet okuryazarlığa gelelim mi abi?
Birazcık abi okuryazarlık konuşalım. Ne diyorsun? Yani bu hep konuşuyoruz okuryazarlık ne anladığını ne ettiğini biliyor ve bunu anlatabiliyor olman lazım diye.
Yok hiç değil abi bu bir ihtiyaç. Beyaz yakalı için değil sadece. Usta için, teknikler için, forklift operatörü için de geçerli diye düşünüyorum abi. Yani evet ne bilmeliyiz sence? Şimdi şöyle bir... Sen nasıl özetlersin?
Hep böyle okul yazarlık, okul yazarlık. Kardeşim ne okuyunca yazacaksın?
Ne yapsınlar? En azından ben sana ters soru sorayım.
Üç dört şey giriyor insan akla. Birincisi bu yapay zekanın zaten atomu olan veya reaktörü olan veri. Veri nedir, nasıl toplanır? Bunu bilmek gerekiyor. Yapay zekaya nasıl doğru sorular sorulur? Bu bence bütün her şeyin püf noktası bu. Yani prompting veya prompt engineering yakında... Oluşacak yeni mesleklerden bir tanesi.
Kesinlikle.
Çünkü karşınızdan devasa bir bilgiyle yüklüğü birisi var. İnsan değil, bir şey değil. Siz doğru soruyu sorabilirseniz ki size cevap verebilirsin. Yoksa durup durup seninle sohbet açmıyor yapay zeka. Dolayısıyla yapay zekaya doğru sorunlar sorulur bunu bilmek lazım. Üçüncü olarak da yapay zekadan gelen yanıtlar, cevaplar nasıl doğrulanır? Nasıl yorumlanır, nerede kullanılır? Çünkü hep diyoruz ya yapay zeka bazen halüsinasyonlar görür. Veya bazen yorum da katabilir yapay zeka cevaplarını. Dolayısıyla bilgilerin doğruluğunu test etmek de önemli, bunları bilmek de önemli. Dolayısıyla yapay zeka okul yazarlığı derken bu üç nokta en azından olmazsa olmazlar gibi düşünülebilir.
Haluk'cığım şunu söyleyeceğim ben, tabii ki şimdi dinleyicilerimiz bunu bilmiyor ama sen bu prompt konusunda son derece meraklısın ve geçen o kadar... Bir prompt kalıbı mı diyeyim artık kalıp diyeyim değil mi oluşturdun ki her konuda kullanılabilecek. Evet. Ne dedin sen ona? Sen İngilizce yapıyorsun ben Türkçe yapıyorum onun için dünyanın en iyi promptu, dünyanın en güçlü promptu gibi bir şey dedin. Biraz onu konuşturacağım ama ben sana söz vermeden şeyi anlatayım. Şimdi öyle bir prompt yarattık ya Luke, o yarattığı promptu nerede kullanırsan kullan korkunç sonuç alındı. İşte ben İngiltere seyahatim için dedim İngiltere ailemle gideyim. Verdiğimde ben bunlardan bunlardan hoşlanıyorum. İşte bir hafta Londra'da kalacağım gibi. Veyahut da ya Netflix'ten ben neler seyretmeliyim sen beni biliyorsun gibi bir şey içinde verdiğimde biz böyle her gün o sabahdan akşam inşaat yapay zeka konuşmuyoruz. Geyik şeylerimiz de var. Abi o kadar iyi bir şey yaptık ya. Yani ben şimdi open ompla inanılmaz dipresör çapağa ihtiyacım kalmıyor. Yani prompta o kadar iyi eğitmişsin ki Haluk'cığım. Depresör şunun önünde sonuç alabiliyorum chat chip'ten bu çok mühim. Bir de şimdi o promptla biz ajanda çalışacağız. Sen biraz anlat promptu abi. Bu bence çok önemli bir konu.
Çok çok araştırmaya çalışıyorum. Çünkü bunu iki sebeple yapıyorum. Bir kendimi eğitmek adına. Çünkü hep konuşuyoruz dünya çok acayip bir yere gitti. Gidiyor teknolojik olarak, yaşamsal olarak. İkincisi de ben yaptığım işle ilgili olarak işte hukukla ilgili olarak bunu nasıl kullanabilirim, nerelerde faydalanabilirim veya proje yönetiminde, risk yönetiminde bunları nasıl kendime fayda sağlayabilirim diye çok araştırıyorum. Çok videolar tabii başka türlü bilgi ulaşmanın yolları da var ama en kolayı YouTube'da belki de uzmanları sevderek işte IBM'den Notion'dan, ondan sonra LinkedIn'den varolu var. Bütün bunlardan izleyerek takip etmeye çalışıyorum. Bazen tabii çıldıracak gibi oluyorum çünkü yetişmenin mümkün hatı yok.
Bir de seni dinlemiyor bu chat chipi de o zaman çok kızıyor öyle konular. Şimdi orada chat chipi değil. Abi bir sopa olsa elinde dövecek chat chipi.
Abi sen ne diyorsun, sen ne diyorsun. Gerçekten böyle kafa göz giresin giriyor bazen bilgisayara. Şimdi bu prompt konusunda prompt priming dedikleri bir... Üst seviye var gerçekten bilgisayara verdiğin talimatlarla bilgisayara kullanacağın prompturla düzelttim bilgisayara değilim yapay zekaya kullanacağın promptu ona yazdırtıyorsun. Tabii. Yani bu çok acayip bir seviye çünkü bu şey gibi senin huyundan suyundan anlayan bir adam sana bir şeyler soruyor onun için sen sanki içine girmiş gibi onun için çalışıyormuş gibi. Dolayısıyla bu seninle paylaşmış olduğum Bu prompt priming olayı gerçekten çok acayip. Bunu neticede şey, biz şey yapmadık, icat etmedik, yazılım mühendisleri icat etti ama bunu arayarak, tarayarak bizim için en faydalı nasıl olabilir onu kurguladık ettik ve bizim gerçekten araştırmalarımızda çok işimize göre. Bu sopa olayına gelirsek şimdi...
Biraz onu anlat ya, ben hep biz bir araya olduğumuzda... Haluk diyor yine beni çok sinirlendiriyor yine benimle çalışsınlar. Derinleştikçe bunun şeyini görüyorsun.
Chat GPT'ye bir şeyler yaptırmaya çalışıyorum ve bunun içinde kodlama da var. Ben kodlama uzmanıyım. Python'da bir şeyler yazdırıyorum ama ana fikri, omurgayı ben veriyorum Chat GPT'ye. Şunu yapacaksın bunu yapacaksın. Şimdi bir şeyler öteye getiriyor. Bir yanlış, iki yanlış, üç yanlış. Şimdi tabii insan gibi değil. Onu yaparken bazı şeyleri düzeltiyor, yanlış yapıyor. Bir şey düzelteyim derken başka bir tarafı bozuyor falan böyle artık çıldırmış hale geldim dedim ki yani yeter küfür edeceğim öyle bir hale geldim küfür edecek duruma geldim böyle insanın bilgisayarın parçalayası geliyor ondan sonra dedim ki bir gün iki gün önceydi kardeşim sen manyaklısın tabi bunları şey abarttılar işte manyaklısın dedim benim görevim senin yanlışlarını bulmak değil ki benim istediğim şeyleri doğru vermek dedim sen niye beni Bu hale düşürüyorsun da ben sürekli senin yanlışlarını bulmaya çalışıyorum. Ya o Haluk'cığım çok haklısın şöyle de böyle de. Sen son derece sabırla bekledin ben yine yapamadım. Bir de yağlayıp da duruyor alttan tamam mı?
O değerlerle eğitiliyor çünkü.
Fakat abi sana bir şey söyleyeyim. Tabii bu son iki gün önceyi ettim kavgayla edindiği çeçipinin sahip olduğu bilgiyle bundan iki önceki sahip olduğu bilgi arasında bile muazzam fark var. Tabii. Şey kodlama kabiliyeti olarak. Dolayısıyla bu iki aydaki değişim bile çok etkileyici. Sanıyor ki bugün vermiş olduğu şeyler bende zaten vardı, onlar da bozulmuş. Dedim ki gerizekalı mısın? Sen buna zaten bana iş vermemiştin ki.
Onunla işleri soruyorsun şimdi.
Aaa kusura bakma falan. Şimdi söylemek istediğim şuydu. Yani bugünkü veri kapasitesiyle iki önceki veri kapasitesinin farkı o zamanlar o araçlar elinde yokmuş. Onları bana önerememiş. Şimdi bunlar niye yok diye bana hesap soruyor. Yani bu konumuza geri dönersek.
Dönmeden ben küçük başka bir şey söyleyeceğim. Bir İranlı yönetmen şu an ismini hatırlayamıyorum. Belki de bu çok yapay zeka çalışa çalışa hafıza gidiyor bende. Şöyle bir şey var diyor ki aşk için diyor iki insanın birbirini biraz iyi tanımaması gerekir diyor. Ne kadar iyi tanıdıkça aşk kayboluyor diyor.
Arkadaşlığa dönüyor gibi.
Çünkü arkadaştan öte tanıdıkça onun negatif taraflarını görüyorsun. Tamam mı? O anlamda değil. Yani diyor aşk yaşamak istiyorsanız diyor biraz birbirinizi iyi tanımayın diyor. Tanıdığınız an şu işin piste çıkıyor. Ben yapay zekâ ile senden daha büyük bir aşk yaşıyor olabilirim. Çünkü ben senin kadar derinleşmedim. Bak sen derinleştikçe aşkı kaybediyorsun. Sinirlenmeye başlıyorsun.
Abi çok doğru sözün. Şöyle bir şey var. Bu dijital okuryazarlığa döndüğümüz zaman...
Aynen.
Belki de şunları duyacağız yakında konuşmakta. Yani işte sayın proje müdürü, sizin inşaat müdürünüz orada drone ile çekim yaptı ama veriler iyi değil. Belki de promptu değiştirmeniz gerekiyor diye. Şimdi o yüzden prompt çok önemli. Çünkü drone da neticede hani hep bilgisayarlık çıktığında ne deniyordu? Bilgisayarlar son derece salak makinelerdir. İnsanlar ne derse onu yapar. Yani bilgisayarda bir salaklık yok. Sen ne istediğini bilmiyorsun veya neyi yazamadığın gibi. Bu da şimdi ona benziyor. Proptunu düzgün yazmazsan belki de sana istediği veriyi hiç veremiyor.
Kesinlikle. Bana zaten böyle yapay zekaya soruyoruz, acayip cevap veriyor dediği bir insan bunu dediği anda diyorum ki sen soramıyorsun soruyu. Yani o zaten onun kendi itirafı oluyor. Şimdi ne bileyim işte su terazisi bozuk yerine diyecek ki verinin terazisi kaymış gibi falan. Yani şam kedili dönüşüyor abi. Bu dönüşümde de işte eğitim ne olmalı hem teknik hem de... Kültürel bir eğitim diye düşünüyorum.
Yapay zeka 101.
Evet, evet, evet aynen. Yapay zekası böyle sahaya çıkmak şey gibi hani eli yatırtıp sürmek gibi bir şey yani. Şimdi sürü dijital kaza yaşarsın abi.
101, 101 belki bilmeyen dinleyicilerimiz olabilir. Genelde ilk dersler hep böyle 101 koduyla çıkar. Konuya giriş birinci dersleri 101, 102, 151, 152 o kodlarla görebilir. O yüzden diyoruz yani. Hatta dizi bile vardı Aşk 101 diye. Serip benim gerçi ama biliyorum afişinden. Çünkü aşkı ilk daha anlama tanıma gibisinden. Dolayısıyla yapay zeka 101 gibi bir eğitim senin gibi.
Benim öyle bir eğitimim var bu arada. Bir dostum daha böyle şehir entelektüelleri diyeyim. Öyle bir grubu var böyle daha entelektüel falan. Ya Cem dedi şey ya, ben bu arkadaşlara biraz yapay zeka eğitimi vermek istiyorum. Eğitimler veriyor, farklı eğitimler veriyor bir yeri var. Yapay zeka 101 veririm dedim ya böyle şeyler entelektüelleri için yapay zeka 101 eğitim nasıl verilir şeklinde yani neler olmalı içerikte gibi hemen bir promptla yazdım. İşte bu eğitim iki gün sürecek. İki gün falan diye o kadar güzel bir içeriksel şey vardı ki yani yapay zeka kültür sanata bağlama anlamında daha entelektüel anlamında nasıl kullanırım ben yapay zeka?
Evet.
Bu gibi gibi. Yani böyle bir şeyim de oldu benim. Sonra bilmiyorum son barda belki o eğitimi devreye sokarız.
Zaman ilerledikçe belki şu da olacak. Şimdi hani şantiyeye yeni başlamış veya bir iş proje aldın. Şantiyeye yeni kuruluyor. İlk başta ne anlatılır? Özellikle iş sağlığı ve güvenliği uzmanları gelir o şantiyede. Ve şantiyede ilgili sana belki de küçük bir kitapçık da hatırlarsın.
Bravo.
Buradan dikkat etmek gerekiyor.
Bravo.
Bundan sonra belki o kitapçı yanına bir tane de şey gelecek.
Evet, evet.
Yapay zeka kitapçı gelecek. Terminoloji nedir, ne anlama gelir, bunlar ne yapılacak?
Prompt ne, dataset ne, prediction ne, feedback ne?
Eğitim bir şekilde başlayacak nasıl olursa olsun ama bir şekilde bir yerden başlayacak.
Aynen, o kadar güzel söyledin ki o aynı iş sağlığındaki verdiğimiz eğitim gibi bir oryantasyon eğitimini yapay zeka ile beraber vermek lazım. Diye düşünüyorum ve şimdi bizim hayaller başladı. Hayaller saati başladı. Yarın sabah. Selam.
Türkiye'deki bütün şantiyelerde yapay zeka. Sağda görevde kahvaltından önce gitmişler. Sen daha atıyorum patlamamış. Bunlar sağda çalışıyorlar. Ne yapacaksın abi?
Şantiye şefi böyle kapıda karşılar. Hoş geldin evlat adın ne bakalım senin? Ben ben GPT beton versiyon 1.3 bugünkü metrajları raporlamaya geldim diye bir teneke sesle karşılaşırım. Şantiye şefi abi. Bu kullandığımız malzemelerden değil.
Ya da şeyde, ulan bunu aldık ama bu yapay zeka cevabı zayifiz yok. Laf sokar mı falan diye. Ya da iş örtür mü diye düşünmek gerekiyor.
Aynen. Neyle karşılaşır? İşte yapay zeka gözüyle bakma. Plansızlık, eksik çizimler, eksik projeler, değişken zemin koşulları, idareye tabi cümleleri falan. Tabii yapay zeka için baya böyle bir... Haya kırıklı olur ya insanlar. Bu kadar mıymış ya? İçler acısı gibi. Olacak diye düşünüyorum yani.
Peki kaotik bir durum oluşur mu abi ne diyorsun?
O oluşur diye düşünüyorum. Yani yapay zeka kardeşlerim sen şu kazı planını çıkar ben bir çayımı içeyim diye böyle birazcık şey nasıl söyleyeyim bir böyle işleri güçleri yapay zekayı devretmeye hemen biz severiz bu şekilde. Yapay zeka da diyecek ki veri yetersiz.
Bir robot ağlıyor. Ağlıyor. Bende hiç bilmediğim sorular soruyor bunlar. Ne kadar acayip durumdayım ben. Çalışanım çalışamıyorum. Benim de haklarım var.
Yani insanları da utandırabilir. Yani insanlar nasıl böyle oldular? Nasıl böyle kalmışlar? Yani ben bu kısacık ömrümde bunları beş bastım gibi bir durumda çıkabilir yani.
Aynen. Tabii abi yani insan olduğu tabii... Çok acayip daha doğrusu evrenin temelleri belki de minimum enerji düzeyinde kalmaya programlı olduğu için insanlar da her şeyi yapay zekayı yıkmaya çalışabilirler. Bana ne kardeşim yapay zeka çıkarsa kişi raporunu şu hatadaki şu koddaki sorunları çöz ne bileyim şu verilerin droneden gelen verileri yorumla beni sıkma ben şimdi işim var böyle böyle şeyler de görebilirsin.
Kesinlikle ve abi bu senaryoda en çok kim zorlanacak sana söyleyeyim. Kendini güncellemeden meslek hayatlarını sürdüren mimarlar, mühendisler, teknik insanlar. İşte ben 30 yıllık mühendisin, benden iyi mi bilecek falan gibi böyle bir kaba dayı şeklinde yaklaşanlar diye düşünüyorum abi.
Tabii. Yani baktığın zaman şu aklıma geliyor ya da öyle söyleyeyim. En ilginç gelişmelerden biri ne olurdu? Diye sorsam sana herhalde abi senin de söylediğin gibi yapay zekanın etik dışı davranması herhalde olurdu. Çünkü bu etik sürekli karşımıza çıkıyor. Günlük hayatımızda etik belki çok çoğu insanın gözünden kaçtığı veya kulak arkası ettiği konulardan bir tanesidir ama etik gerçekten çok önemli. Çünkü bir işi yapma ahlakını içinde barındırdığı için kesinlikle belki de veri dostu yapay emekçiler derneği gibi sendikamalar da kurulup böyle bir şey oluşumda olabilirdi.
Bilmiyorum tabii yapay zeka abi bu dengeleri emekçinin dengelerine oluşan artı değerin dağılımıyla ilgili şey olacaktır sıkıntılar yaratacaktır diye düşünüyorum. Marx'ın o artı değer proje tanımı teorisi hiç kimse konuşmuyor ama asıl olay şu. Sen zamanını satarsın abi. Sen mühendis olarak dersin ki benim saatim 5 birim. Zamanını satarsın güzel 5 birim. Sen de o zaman da 5 birim işi yaparsın alırsın falan. Fakat işte Marx şunu söylüyor diyor ki güzel zamanını sattın yaptın. Buradan bir kere. Senin o kârda artı değer oluşturduğun için de bir katkı payın var ve bir his alman lazım. Sen de yani sadece işverenin koyduğu parayla olmadı ki o.
Senin sağlamış olduğun bilgi de şirkete faydasını da verdi.
Sağladı ve artı değerinin içine girdi. Ayakkabı üretiminde.
Ama patron zihniyetiyle şu olur, ulan ödedik ya senin kattığın işin parasına.
Adam yazıyor adamın parasını, kapitalde bunu niye yazıyor? Aslında diyor ki ya artı değer diye bir şey var. Biz bu artı değeri vermezsek bu çalışanı arkadaşlara bu iş yarın şey yapar yolundan çıkar yani bir sürü işte yerlere yani bir sürü firmalar gereğinden fazla kazanarak yani uçurum uçurum adamcağız orada söylüyor ya paylaştırmadan paylaştırmadan paylaştırmadan yapmadı çünkü ortağın içinde o işçinin emeği var diyor. O emeği var diyor işçinin yani.
Ama patron gözüyle baktığın zaman... Yok artık zaten... Zaten senin görevin kardeşim.
Şimdi zaten öyle bir... Kimse konuşmuyor bunu. Hiçbir yerde ben bunu şey yapmadım. Bunu da yine sevgili yapay zekayı sordum. Ben dedim ben İngiltere'ye gidiyorum seyahatte. İşte Marx İngiltere'deki o endüstri devrimindeki 15-16 saat çalışan işçiler bilmem ne bunları gözleyince bu kırtarı kalemi almaya başlamışım. Ve British Museum'da başlamışım. Böyle British Museum bana anlat falan filan derken bu... Bu şey yaptı. Artı değer pro şeyini diyor, teorisini burada yazdı diyor. Çeçipit'in yavağını. Nedir bu artı değer hiç çalışmak, bu yaşma gelme? Marx'ın artı değer teorisini bilmiyorum. Bu aslında şunun ne kadar mantıklı?
Bunu yüksek sesli mesela iş dünyasının olduğu bir forumda konuşsan seni zehirlerler, muayene ederler.
Yok zaten bugün artık bunu konuşacak şeyde değiliz ama böyle böyle bir şey de var. Hayır ben buraya neden geldim bunu savunmak adına? Anlamında savunmak veya yermek değil de haritçim şey var yani yapay zeka ile bu denge bir daha bozulacak. Evet. Anlatabiliyor muyum? Yani çalışan açısından bir kez daha bozulacak. Şu an biz tabii çok yüzeysel konuşuyoruz ama bunu zaten bütün dünya farkında.
Evet evet.
Bütün dünya farkında istiyorum ya robot vergisi bilmem ne ya sizlik boyutu başka çalışanın gidecekse. Sen zaten makineyle yapıyorsun bu işi. Sana ben 5 lira veriyorsam artık 3 lira vereceğim diyecek. Bunu makine yaptı diyecek. E ne oldu? Sen gittikçe değil mi insanın emeğinin düşmesi? Benim anlatmak istediğim... Burada bu makineye sahip kuruluşlar ve burada belki devlet özel sektör dengesinde de bambaşka bir iş. Denge bozuklar. Neyse çok dağıttım ben konuyu ama şey buydu yani kar etiği. Şeyleri buydu bir yerde. Şimdi birazcık da neşelendirelim, neşelendirme makara yapalım. Böyle uçuk ama olabilecek altı tane fikir derledik.
Yapay zeka sendikası mesela.
Evet, evet. Sendikalaşı mottosum ne olur diye düşünürsen verisiz çalışmayız, güncellemeden üretmeyiz. Hadi bakalım yapay zeka bunu dedi ne yapacaksın abi? Verisiz çalışmayız. Ben veri istiyorum, güncellemeden de üretmiyorum.
Abi yani hep şeyler geliyor bu tip konular veya başlıklar açılınca o kadar çok bilim kurgu filmi yapıldı ki robotlar ve insanların ileride beraber yaşayıp yaşayamayacağı veya savaşacağı işte en bilinenleri Terminator veya işte ne bileyim ben robot robotların gerçekten düşünebilme kapasitesi var mı yok mu? Bunlar geriye baktım ama olmaz mı olur mu? Vallahi ne bileyim hiç şu an düşünmüyorum.
Her şey için aynen.
Yani şimdi mesela bir tane de sen söyle abi o zaman.
Abi şey mesela yapay zeka işte sabah 8.45'te şantiyenin ruh halini tahmin et dedik ediyor. Diyor ki bugün kalfa gergin kaynakçı sinirli ambarge eksik beton dökmek riskli falan diye böyle bir çıkartma var.
Diyoruz ki bir yandan yapay zekanın ruhu yoktur, duygusu yoktur. Ama diğer yandan...
Çünkü veri olduğu zaman bütün o ruha da ulaşıyorsun. Verisel bir ruh var.
Tabii tabii. O bakıyor surattaki mimiklerden, çizgilerden. Diğer bütün surat ifadelerini tanıyor belki 600 binin gerisindeki. Diyor ki bu insan suratı gergindir diyor. O zaman diyor ki kaynakçı gergin. Tabii.
İşte ben diyorum ya bir ileri aşaması bunu hayvanlar üzerinden çözeceğiz artık.
Belki de.
Gerginliğini veya mutluluğunu anlayabileceğiz diye düşünüyorum. Ben de uçmaya çok hevesliyim galiba.
Haydi bir tane daha söyle o zaman.
Söyleyeyim o zaman. Şimdi bu zaten Çinlilerin üzerinde çalıştığı, yaptığı biraz da böyle herkesin kafasını kurcalayan yani rahatsız eden bir şey.
Her çalışanın... Çok anlamadığı bir konu.
Anlamadığı bir konu. Her çalışanın veri karizması skoru olması. Yani sosyal kredi sistemi gibi. Şimdi bizim değil mi yemek sepeti? Getir veya işte trend yolu falan yaptığımız gibi ne yapıyoruz? Ben açıkçası söyleyeyim ya yemek sepetinde dördünün altında puanı olan yerlerden sipariş etmiyorum.
Evet evet evet. Kesinlikle bu şey gibi Google'da restoran ararken YouTube'a gireceksin işte ne bileyim bana Brüksel'deki lokantaları göster.
Aynen Brüksel'e gidiyorsan dört buçuğun altına ben de bakmıyorum şimdi. Bu ama çok güzel olmakla beraber tehlikeli. Bunu insana çevirdiğin zaman hani lüksenin notunun 3.7'ye düştüğü anda bitti.
Abi bu şey değil. Mesela düşünsene bu veri karizması skoru denilen şey, bu Çin'le uygulanan şey. Belki de şöyle bir skorlama yapıyorsa çok acayip olur değil mi? Evet sen işinde yapay zekanın sana önerdiği şeyleri yapmadın. Onları takip etmedin, kafanın dikine gittin. Senin skorun kusura bakma bizim şirketimizin politikası uyuşmuyor. Maaşına yüzeliyor.
Manyak manyak meselesi bu. Aleyküm selam. Vallahi en riskte sensin. Sen bu chat chipi değil uğraşıp. Senin puanlarını o şimdiden düşürdü. Bu sistem geldiği anda sen bir sıfır başlasan eksi beş verirsin.
Benim küçük kız öyle diyorsa ben kabul etmiyorum.
O küçük kız sosyal kredi sistemini çözmüş abi. Senin kızı çözmüş diyor ki dikkat et buna diyor. Sana not verecek diyor. Ya şimdi biz bir makarayı aldık tabii. Artık bu son kısım birazcık böyle işsizliğin verdiği gerginlikle bizi de biraz rahatlayalım istedik ama bu iş şimdi... Bu boyutu var. Unutmamamız lazım. Çünkü her şeyi veriye çevirebilirsin abi.
Mesela gittin sabah, şantiye şefin yeni pozisyon gelmiş, şef GPT. Ne yapacaksın abi?
Hadi bakalım. Yani ne diyor ki? Yorgun sunama devam et diyor. Veriye göre diyor, 42 dakika sonra mola vermen lazım falan diyor. Ya acayip bir şey. Bu ne olmayacak şeyler değil. Sürdürülebilir mi bilmiyorum. Yani ben, benim bir yöneticimin işte bana veriye göre Peki şey gelmiyor kulağa ama mesela şu tip bir şey biz de yapmıyor muyuz? Ya yorgunsun ama koçum hadi biraz daha bir dinlen devam edelim.
Az daha gayret.
Motivasyon. Zaten o lafı da bizden öğreniyor. Yani onun yarattığı bir şey değil.
Tabii şimdi az daha dinlen. 5 dakika sonra baksan peki sen dinlendin ama bu robot ders ki kusura bakma 38 dakika daha dolmadı.
Dediği anda işler kaldırıcı. Afakanlar basar.
Afakanlar basar.
Aynen. Aynen abi şöyle bir şey de bak gözümün önüne geliyor. Günleri mesela yapay zeka dronları işçilere havadan moral veriyor.
Hafta sonu öncesi.
Kağıt atıldığında.
Yani veya motive edici bu hafta süper çok şey merkezi hoparlör sistemiyle robotik bir sesle bu hafta performansınız çok iyi yüzde beş ödeyin falan diye.
Gibi gibi gibi mesela şey de olabilir belki de bir empati modülüyle güncellenebilir. Değil mi Haluk'u? Neler olur mesela öyle bir şeyde?
Abi ne bileyim. Herhalde belki de çok gelişecek hani Duygu Mustafa'nınca empati modülüyle çalışırken müzikleri değiştirecek. Belki temreden böyle klasik müzik yayılacak. Böyle milleti gerginliği geçsin diye veya eğlendirici bir şey yapacak.
Yoruldun Ahmet çok.
Çok yoruldunuz diye böyle kazı verecek, poh pohlayacak.
Biraz yürüyüş öyle rahatla falan filan diyecek.
Öyle şeyler de olur. Bilmiyorum tabi bunların hepsi böyle insana şu anda ütopik gibi geliyor ama ben şunu da düşünüyorum bundan 15-20 sene önce sadece filmlerde gördüğümüz şeyleri şu gün konuşur hale geldik. Bundan daha ötesi ne olacak derken hemen aklıma 3 cisim problemi geldi.
3 cisim problemi. Ya onu seyredemedim ben.
4. bölümde uyudum ya. Fakat bu şeye geliyor. Biz de diyoruz ya gelişim o kadar logaritmik seviyede ilerliyor ki ucuna yetişilemez gibi. Şimdi 400 sene sonra düşsene abi 2425 yılı gelmiş. Dünya nasıl bir yer olmuş. Gerçekten belki de başka dünyalara da yolculuk ediyor olacağız. Dünya sadece işte hayatın başladığı bir yer olarak böyle güzel bir anı olarak kalmış olacak. Bu yapay zekanın ilerleyişi... Veya işte teknoloji ilerleyişine yetişmemiz gerçekten nasıl olacak, nasıl biz buna uyum sağlayacağız açıkçası bilemiyorum.
Çok çok çok. Ben şimdi bu ajanları da böyle bir şey yapayım. Ajanlar çıktıktan sonra ona dedim, tabii ben yapay zeka hayatına bir günde belki 20-30 tane prompt verdiğim için beni son derece iyi tanıyor. Bunun iyi mi kötü mü olduğunu da bilmiyoruz yani. Çok çok iyi biliyor ve ben onu... Şunu söylüyorum, ya diyorum ben, beni tanıyorsun, benim beğenebileceğimi düşündüğün yüz tane Netflix dizisi, Netflix filmini kategorize ederek şey yap. Sen diyor felsefeye düşkünsün diyor, edebiyatı seviyorsun, edebiyatı seviyorsan şunlar şunlar diyor. Ve haluk bilim kurguyla ilgili yüzük liste tamam, ya o yüzün yarısını seyretmişimdir ben ama. Mesela Ayen Mağdır diye bir film söyledi, hiç bilmiyordum. Abi robot dünyada işte insanlar sıfıraymış falan filan bir camın içinde bir insan dünyaya geliyor. Cenin işte bilmem robot alıyor onu yaşam şekline getiriyor falan dünyadaki ilk insan gibi bir numara ortaya çıkıyor. Ondan sonra robot anne oluyor ben senin annenim diyor. Evet. Şu demek ki annelik gibi ne kadar duygusal şey yüklü olan bir şeyi anneye veriyor, şeye veriyor, robota veriyor falan. Böyle bir film ve diyor sen bunu seversin. Evet ben bunu seversin. Severim. Ben böyle bir filmin varlığını bilmiyorum. Ayağıma ağdır. Ya bu korkunç bir şey. Edim Proje diye bir şey var. Bilmiyorum öyle yazdığım bir hikaye de vardı. Burada da şey gidiyor. Adam işte zaman yolculuğu yapıp kendi çocukluğuna gidiyor ve çocuğun eve giriyor yalnızken senin diyor şu anda yere var, buranın da bilmem ne falan. Sen bensin diyor. Evet ben senin falan. Böyle ilerleyen bir senaryo.
Tamam ya bak.
Sonra babalarıyla karşılaşırlar. İki babanın içerisinde acayip sevdiğim senaryolar bunlar benim. Böyle kurgusal tamam yani gerçek dışı falan filan ama haberim yoktu böyle bir film. 2020'de böyle bir film varmış. Ben dediğim zaman ajanı, çeçip'ten ajanına beni tanıyorsun çöz yap dediğinde acayip şeyler çıkarıyor ya.
Çünkü günlük kullanımından senin nelere ilgi duyduğunu, nelere... Araştırdığını yani.
Kurgu dışı kitaplar için de bunu yapıyor. Evet. Ya edebi kitapları ben ona sormam yani kendim takip ederim zaten ama kurgu dışım ise uluslararası yayınları yani Türkçe'dekileri de tabii takip ediyorum ama Türkçe olmayan hani İngilizce kitaplar arasında inanılmaz şeyler veriyor. Bunlar hiçbir zaman da Türkçe'ye çevrilmeyecek. Bana göre veriyor adam yani adam diyorum bak diyor ya bana sen beni nasıl görüyorsan ben öyle ister istemez ben erkek gözüyle Erkek gibi görüyorum onu. Ay çok uzattık kalıyor dinleyenler de.
Evet abi bugün de gerçekten.
Sıkıldarsan artık bilmiyorum.
İlginç şeyler konuştuk. Sonu da birazcık nükleyle bağlamaya çalıştık.
Aynen.
Bilmiyorum var mı son söyleyeceğim bir şeyler?
Yok yok yok.
O zaman teşekkür ederim dinleyenlerimize. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Önünde görüşmek üzere.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






