Dijital Tuğla – Bölüm 19: Yapay Zeka ve Depremler, Tahminden Dayanıklılığa…

In this episode of the Dijital Tuğla podcast, hosts Haluk Eğinat and Cem Kafadar explore how artificial intelligence (AI) can be applied to earthquake science, preparedness, and response. They begin by emphasizing that AI’s power comes from massive, continuously collected seismic data (global seismic networks, InSAR, smartphone accelerometers, satellite radar) and that without data AI cannot function. They discuss the impossibility of exact earthquake timing prediction, but note that AI can improve probabilistic forecasts, detect subtle precursory deformations, and reduce false‑alarm rates. The conversation surveys several real‑world pilots: Caltech’s deep‑learning models on INSAR data that detect micro‑deformations, Google’s Android‑based early‑warning system that claims a one‑minute lead‑time, Japan’s JMA and MyShake applications that combine seismic data with AI, and the U.S. ShakeAlert system. They then shift to post‑event uses of AI, such as computer‑vision drones that map damage, AI‑driven structural health monitoring, and AI‑optimized logistics for rescue routes, medical supply distribution, and traffic management. Social‑media mining is highlighted as a way to filter genuine aid requests from noise. Ethical and societal issues are examined, including algorithmic bias, data privacy under Turkey’s KVKK, inclusivity of low‑resource regions, and the need for transparent, community‑driven governance. The hosts propose a four‑step roadmap: build open seismic data infrastructures, run pilot AI projects (damage mapping, micro‑tremor mapping), conduct AI‑supported resilience drills, and embed ethical frameworks (transparency, fairness, public participation). Throughout, the tone remains conversational and cautiously optimistic, acknowledging both the transformative potential of AI for earthquake resilience and its current technical and societal limits.
Chapters
Yapay zekanın inşa sektöründe var olan ve gerçekleşmesi çok muhtemel derin etkilerini tartıştığımız, en son teknoloji ve trendleri konuştuğumuz, gerçekle alakası olmayan şeyleri, söylentileri ve bilim kurgu romanlarına dikkate almadığımız, hatta bunun tam da aksine yapay zeka dünyasında aslında neler olduğunu anlattığımız Cem Kafadar ve Haluk Eginat tarafından hazırlanan dijital tuğla podcastimize hoş geldiniz. Merhabalar, Dijital Tuğla'nın bu bölümüne hoş geldiniz hepiniz. Bugün önemli, çok önemli bir konuyu konuşacağız. Yapay zeka ve depremler tahminen dayanıklılığa konusu. Yani yapay zekanın bu doğa olayını tahmin etmeye, buna hazırlanma ve... Buna yanıt verme şeklimizde ne tip bir etkisi var, desteği var, dönüştürücülüğü var? Bunu konuşmak istiyoruz. Tabii biz deprem uzmanı değiliz. Mühendislik anlamda deprem mühendisi değiliz ama bu konuyla ilgili olarak yapay zekanın bize ne tip bir ufuk açtığını bugün birazcık irdelemeye çalışacağız Cem Hocam'la beraber.
Evet Haluk'cığım kesinlikle. Bu hafta programı şu şekilde bir akış içinde sunalım diye hedefliyoruz. Veri ve yapay zeka ile başlayalım sonra tahmine gidelim. Oradan müdahale, enstrümentasyon, etik ve strateji. Şimdi şöyle bir şey diyeceğim. Yapay zeka ile ilk tanıştığımızda işte iki, iki buçuk yüz sene önce falandı. İnanır mısın ilk şunu düşündüm. Abi dedim bu deprem araştırmaları için mükemmel bir şey kaynak. Yani bu depreme çalışır. İlk ilk düşündüğüm şey buydu. Neden? Çünkü biz yapay zeka ile ilgili hep söylediğimiz bir şey var. Veriyi doğru tanımlayıp bunu işletebilecek yapıyı kurduğumuz anda biz yapay zekayı kullanıyoruz. İşte nerede kullanamıyoruz? Duyguda, sezgide, veriye dökemediğimiz alanda kullanamıyoruz. Ama bir karpuzun bile kilosunu ve işte resmini verdiğinde karpuzun ham mı, saf mı, şey mi, olmuş mu olmamış mıyi verebiliyor. Ne veriye dökülüyorsa ben hep yapay zekayı bana soranlar unutuyorum. Şimdi deprem o kadar yapay zekayı besleyici bir alan ki sürekli yer hareketi var ve o yer hareketlerini sürekli olarak kaydedebiliyorsun.
Bu şey gibi abi dünyanın oluştuğundan beri depremler oluyor, bu tip yer hareketleri oluyor. Ve hatta milattan önce yani söylenen veya okuyabildiğimiz, öğrenebildiğimiz kadarıyla Milyattan önce iki binlerden beri Çin belgelerinde veya Yunan filozoflarının depremlerle ilgili araştırmalarının hep olduğu ve kafa yorduklarını da biliyoruz bu konularda.
Çok doğru diyorsun. Uzun süredir devam eden gözlemlere rağmen ne zaman olacağı yönünde öngörüde bulunmak maalesef mümkün değil. Benim Japon arkadaşım var. Moriwa Kim. Mesela ona şeyi sorduğumda... 2011 Japonya'daki depremde siz nükleer santrali fayatının üzerine kurduğunuz yani niye böyle oldu falan gibi hani biraz da böyle eleştiren gibi soru oldu ama sonunda üzüldüm o soruna ama yani açıkça onlar santrali yaptıkları zaman şey olmadığını hani bu veriye bu bilgiye sahip olmadıklarını söylemiştim ben. Yani bunu vermeklik nedenim dünya üzerinde hani bu konuyu en çok kafa yoran Bana göre en ileride olan Japonlar dahi bir yere kadar ulaşabilmişlerdi. Bu 2011 tamam işte o santran ne zaman yapıldı 2090 neyse. Ama şu var yani depremle ilgili bilinmeyenlerin bilinenlerden çok daha fazla olduğunu görüyoruz. Ben tabii inşaat mühendislik özüyle en çok üzüldüm. Bu bilinmeyenin çok fazla olduğu alanda biliniyormuşçasına yorumların yapılması. Halbuki bizim bildiğimiz şey burada çok... Basit. Yani söylemeden geçemeyeceğim çünkü yani hem mesleki reflekslerimle hem de ister istemez o dollukla. Bizim bildiğimiz şey şu. Bizim yapımız depreme dayanıklı mı değil mi?
Evet. Bizim üzerinde tartışmamız gereken... En önemli parametremiz bu olması lazım.
En önemli parametremiz bu. Yapımız dayanıklı mı değil mi? Bunu sonuna kadar tartışabiliriz. Sonuna kadar veriye dökebiliriz. Yapay zekadan da destek alırız. Yapay zeka... Ama depremin ne zaman olacağı büyük... Büyütü bunlar üzerinde birazcık şey oluyor bu.
Tabii. Abi bu söylediklerinin şunu da ortaya çıkarıyor. Konuştuğumuz konu sadece bilimle alakalı bir konu değil. Yani şehirler artık ne kadar depreme dayanıklı yatırım yapacaklarına karar vermek durumunda.
Tabii.
Aksi takdirde dümdüz olacak. Dolayısıyla bu noktada tam da bu noktada yapay zeka gerçekten bize bir fayda üretebilir diye düşünüyorum.
Kesinlikle bu teorik değil. Yapay zeka zaten ilerleme kaydediyor.
Evet.
Ve biz bunu... Açıklayacağız şimdi yavaş yavaş işte buralardan nerelere gidebiliriz konuşacağız bugün.
O zaman gel abi birazcık sismoloji ile ilgili konuşalım.
Evet evet evet.
Birazcık da anlamaya çalışalım.
Sismoloji siz deprem olmazsınız.
Evet şimdi yapay zeka hep söylüyoruz bunu da söylüyoruz çünkü bu işin abc'si veriyle alakalı senin de söylediğin gibi yapay zeka verilerle büyüyor. Daha şey hale geliyor. Kullanılı verimli hale geliyor öyle söyleyeyim. Yani veri olmadan çalışmıyor.
Evet.
Sismik kayıtları nasıl ölçeklendiriyoruz, nasıl kaydırıyoruz, nasıl saklıyoruz bu önemli.
Şöyle diyebiliriz abi, dünya çapında bir kere her biri günde binlerce mikro olay bildiren küresel sismik bir ağ var.
Evet.
Bu da terabaytlarca zaman serisi verisi üretiyor. Gelineksel yöntemler ya da başka da işte salt insan gücü bu ölçekte bir bilgi işlemesi mümkün değil. Bu bilgiyi anca yapay zeka işleyebilir. Burada şu anda çok avantajlı bir durumdayız. Yapay zekayı icat etmekle diyeyim.
Evet.
Depreme karşı.
Herhangi bir kontrole ihtiyaç duymadan bütün bu verileri alıp saklayan bir merkez düşün. Bir yapay zeka öğrenme modülü düşün. İşte kümlemeleri, algoritmaları, sahasıntıları, konumları, sıklığa göre gruplandırıp bütün anomallikleri ortaya çıkarabilen bir gücü düşün.
İşte Caltech'te bir ekip var abi. Yüzyıllık deprem olayları ve... Insan radarları üzerinden derin bir sinir ağını eğitiyorlar bunlar bu ekip. Daha önce tespit edilemeyen küçük yeryüzeyi deformasyonlarını tespit ediyorlar bu çalışmalarla. Bunlar da zaten genellikle daha büyük depremlerden önce meydana geliyor. Yani burada tabii dinleyeceğimiz şöyle de bir aman yanılgıya düşmesin, düşünmeyelim biz onları. Yani yapay zeka ile bu işleri çözüldü. Her şey çok yolunda hemen olacak. Bu arada tam biz buna hazırlanırken bu pazar günü oksijende güzel bir haber vardı. Google şöyle bir iddiası var Google'ın ki ben buna katılıyorum. Yani bugün olmasa bu yarın olacak çünkü yapay zeka bunu getirecek. Maraş depremleri için şunu diyor. Maraş depremi derken o büyük tüketek depremler de demeliyiz belki de. Bu depremler bugün olsa. Bölgedeki insanlar, bölgeden Kastane, Antakya'dan Hakkari'ye kadar, o bölgedeki insanlar bir dakika önceden haberdar edebiliriz. Edebiliriz bugün olsa diyor. Tekrar diyorum biz bunların yalancısıyız ama hani mühendis bakışıyla da bunu zaten buraya gideceğini ben görebiliyorum. Çünkü veri var. Veri olduktan sonra bunu şey yapabiliyoruz yine Google'ın çok güzel bir şeyi daha var diyor ki son 3 yılda Android deprem uyarılarının kapsama alanını biz 250 milyon kişiden 2,5 milyara çıkarttık.
Evet.
Bu mesela yine çok önemli bir şey. Yine Google ve Endless'in akıllı telefonlardaki bu email çar teknolojisini depremleri önceden tespit etmek için uyarladıklarını ve burada mesela Maraş 2023 deprem verileriyle çok ciddi kaynak sağladığını. Ürettiklerini söylüyorlar.
Evet. Abi bu dediklerin çok önemli tabii. Teknolojinin zaten beklediğimiz de bu değil mi? Bizim hayatımızı daha güvenli ve daha yaşayabilir hale getirmesi. Demin sen Caltech'teki bu insar radarlarını söylemiştin. İnsar radarlarının ne olduğunu da kısaca söyleyeyim. Bu interferometrik sintetik aperture radar diye geçiyor. Yani bir çeşit radar teknolojisi. Özellikle jeodezi ve uzaktan algılama teknolojisi olarak kullanılıyor. Bunlar aldıkları verileri dijital olarak böyle nasıl söyleyeyim sana yer değiştirme olarak XZ koordinatlarında ve ortaya çıkan şok dalgalarını kaydederek bunları ve uydularla besleyerek bu belgeyi... Görüntüleri.
Çok önemli uydularla beslemesi.
Yerkürenin hareketlerini tespit ediyorlar. Bunlar işte günlerden yıllara kadar yayınlanıyor. Dolayısıyla bunlar dünya üzerindeki, dünya üzerindeki her türlü yer hareketini takip etmek adına çok önemli radar sistemleri. Şimdi buna benzer olarak Japonya'nın JMA diye bir sistemi var. Bu da bu örüntüyü tanımayı büyük ölçekte göstermiş. Akıllı telefon ivme ölçerlerini kullanan MyShape diye bir uygulaması var. Bunlara da girdim baktım nedir bunlar gerçekten diye. Evet Kaliforniya'daki yaşayanlar için böyle bir uygulama geliştirmişler. Depre manında bilgilendirme, acil durumda ne yapılacağına dair vatandaşlardan gelen verileri bu UC Berkeley yani Amerika'daki Berkeley pilotları tarafından desteklenen yapay zeka modüllerine aktarıyor. JMA ne yapıyor özellikle diye soran olursa veya söylemek gerekirse bu JMA da Japonya'daki o sistemde sismik dataları alıyor. Özellikle bu işte dalgalanma veya nasıl söyleyeyim depremler ve tsunamilerden dolayı ortaya çıkan dalgaları alıyor. Size momentirlerden geçirerek Japonya'nın erken uyarı sistemine aktarıyor. Bu sayede işte tsunami alarmları veriliyor veya işte ne bileyim depremle ilgili bilgiler aktarılabiliyor. Çok komplike sistemler tabi bunlar bizim uzmanlık alımımızın dışında ama bunları bilgi vermek adına dünya nelerle uğraşıyor bunlarla bilgi vermek adına bu örnekleri buraya getiriliyor.
Halükçünün üzerinde çok çalışılan bir alan.
Evet.
Ama o kadar da konuşulmayan bir alan. Çünkü bunları konuşmak için bunları anlayabilmek lazım. Dediğim gibi biz hani ben de siz böyle bir podcast yapıyoruz falan ama biz zorluk çekiyoruz anlamaktan. Ama ne yazık ki depreme konuştuklarımız daha sansasyonel şeyler. Asıl konuşmamız gereken şeyler bu. Mesela senin anlattığın benzer bir Write AI modülü var. Gerçek zamanlı mobil verileri geçmiş katalogları ve uydu görüntülerine entegre ediyor. Zengin içgörüler oluşmasına destek oluyor diyebilirim.
Tabii yapay zeka sanki senin söylediğin gibi sanki her şeyi çözüyormuş gibi bir durum yok ortada.
Tabii tabii böyle de bakmamak lazım. Daha erken...
Bu sistemler tabii ki açıklamalı eğitim verilerine ihtiyaç duyuyor. Genellikle işte her mikro olayın gerçek nedenini bilmiyoruz ama ya da bu da pozitif ve yanlış sonuçlara sebep olabiliyor. Bunları çok iyi anlamak gerekiyor.
Kesinlikle yani... Ayrıca algoritmalar hata türleri arasında genelleme yapabilmeli. Mesela Japonya'daki örüntüleri tespit edip Türkiye ya da Meksika için geçerli mi değil mi bunu çıkarabilmeli. Japonya'daki örüntü Türkiye'de gerçek olmayabilir. Türkiye'deki örüntü Meksika için geçerli olmayabilir. Yani buradan da evet Japonya'daki şu veriler üzerinden ben aynı şeyi Türkiye içinde düşünürüm diyemeyeceğiz. Ama belki bazı konularda da o genellemeleri yapabilmemize izin de veriyor.
Bu tip pilot çalışmalarda, yapay zeka ile yürüten bu pilot çalışmalarda en azından gelen verilere göre, titreşimlere göre belki de yanlış alarm oranları yarıya yarıya azaldı diyebiliriz. Bu da daha az gereksiz uyarı anlamına geliyor. Yani insanları endişeyi sevk etmek yerine daha gerçekçi, daha anlamlandırılabilir uyarılarla süreci götürmek yerine.
Yeni bir temel çizgiye doğru ilerlediğimizi düşünüyorum. Bu gelişmelerle beraber.
Peki o zaman hocam gel şunu bir sorayım sana. Yapay zeka ile depremleri güvenli bir şekilde tahmin edebilir mi sorusu zaten hepimizin aklında. Bu tip bir kabiliyeti var mı ya da olacak mı? İletiyorsan birazcık da bu konuya tıklayalım.
Bu konu benim her zaman hani inşaat mühendisi olduğum için soruyorlar ama aslında inşaat mühendisinden bununla ilgili öngörü yapılması mümkün değil ama biz yapılarla ilgili daha çok konuşabiliriz. Yani şu anda açık konuşalım. Üzerinden de aynı şeyi aynı yaklaşımı alıyorum. Ayrıca bu konudaki deprem profesörlerini uluslararası deprem profesörlerinin şeylerini makalelerini okuduğumda da aynı şeyi alıyorum. Bir kere henüz kimse kesin zaman ve yeri tahmin edemiyor. Anne ne söylemişti? Üç aylık çocuğu iki aylık çocuğun cinsiyetini bilemediğimiz gibi insan da şu anda bunu tahmin edemiyor. Bir kere buraya bir bir noktamızı, şeyimizi koyalım, mimik koyalım. Ancak olasılıksal tahminler yolunda uzun bir yol kat edildi. Bu da neden? Çünkü yapay zekayı, chat GPT'yi nasıl veriyle eğitiyorsak tabii deprem verilerini de daha iyi kullandıkça depremle ilgili sistemleri de daha iyi eğitmiş oluyoruz. Ya bir 10 sene sonra, 10 sene içinde olacak depremleri... Deprem deprem demeyelim de yer hareket diyelim yani bizim deprem demediğimiz 2.3.1 falan gibi hareketleri de sistem işlediği için yani bizim çok küçümsediğimiz olarak şunu demeyelim de bilmediğimiz 1.5 1 gibi şeyler aslında başka hareketleri başka mesajlar veriyor. İşte bu verileri ne kadar iyi sistem yakalarsa mesela ben biraz şeye böyle mesafeli bakıyorum yani bunun uzman değilim ama çok ciddi hareketler yaşamış. İşte buz çağları şu bu gezegenler bir gezegen çıkmakta var. Bir aradaymış hepsi kopmuş şöyle olmuş böyle olmuş falan. Bunun geleceğine yönelik de şeyler var. Öngörüler var. Öngörüler var. İrlanda'da Cardiff'e gittim. İşte orada müzede şey İrlanda'nın aslında kaç milyon yıl önce Ekvator'da bir Ekvator çizgisinde bir adı olduğunu söylüyor. İşte bundan 50 yıl sonra da Akdeniz'in kaybolup O üç kıtanın birleşeceğini 50 yıl değil galiba.
50 milyon yıldır.
50 milyon yıldır. Özür dilerim 50 yıl olamaz. Ondan sonra yani şey.
İrlanda'yı teklenemişler yukarı doğru.
İrlanda yine aynı yerde kalmış da o Akdeniz bilmem ne Akdeniz kaybolup hepsi birleşmiş falan. Böyle bir slide vardı falan. E tabii bunlar üzerine çalışılıyor ediliyor ama şuraya geleceğim. Yani 13,5 milyar yıl içinde o kadar dünya hareket ettik ya. E şimdi biz bugünün teknolojisi. Hadi gidelim en fazla 100 yıl önceye gidelim. 100 yılın teknolojisi içinde bir çıkarsamalar yapabiliyoruz. 13,5 milyarlık bir veri kültürümüz yok. Yok. İşte bu. Şimdi bunun için yani ne kadar öngörü yapabilirsin? Yani ben burada işte İstanbul'da şöyle deprem olmuş, Roma'da bu olmuş. O zamanki tarih kayıtlar bu güzel, çok değerli bunlar. Ama bunlardan yola çıkıp tamam belki yerden de bir şeyler ölçülebiliyor ama yine de bir yer kadar. 6 bin, 8 bin, 10 bin yıllık bir şey yani. Ama burada da 13,5 milyarlık bir gezegen var. Yani geçmiş verilerden çok beni daha son 50 yılın belki verileri ve önümüzdeki verilerin bu depreme yönelik tahmin sistemlerini daha iyi besleyeceğini düşünüyorum. Ama bu tekrar diyorum benim kendi vizyoner, yani kendisi kendi bakışım bu. Bunu bir bilimsel şeye oturtmam mümkün değil tabii ki. Konunun uzmanı değiliz dediğim gibi onun altını çizelim. 3 milyar yıllık bir dünyanın verisi elimizde yok. 100 yıllık olduğunu düşündüğümüz veri bilemedin 6 bin yıllık. Düşündüğümüz veri üzerinden de yaptığımız çıkarsamalar çok sağlıklı olmaz diye düşünüyorum.
Evet dediklerin çok doğru abi. Şimdi hani televizyonlarda sıklıkla görüyoruz. Çünkü biz birinci derecede deprem ülkesiyiz. Uzmanları çıkıyor ve şurada şu olma olasılığı gittikçe artıyor türünden. Önermeler söylüyorlar. Bunlar da çoğu zaman... Zaten yanlış çıkmıyor ama sismik geçmiş ve fay aktivitelerini analiz eden yapay zeka modülleri artık bundan sonra ve belki son birkaç senede bundan çok da eğilir olmak üzere belki de bize çok net bir şekilde işte önümüzdeki 10 yıl içinde şurada şu kadarlık bir değer olması ihtimali belki %89 diyecek belki.
Aynen aynen bu doğru yani buradaki değer eyleme geçirilebilir bir içgörü olacak artık biz eyleme geçeceğiz diyeceğiz ki evet bizim altı üzerinde şiddet olma olasılığı %25 ve bu 3 yıl içinde, 2 yıl içinde belki daha kısa bir zaman içinde olacak. Buna göre bizim hareket etmemiz lazım. Evet aslında bence bugünkü öngörüler de çok değerli. Onları yabana atmıyorum. Tabii ki. Çok değerli. Zaten ben bu depremle ilgili konuşulanları dinlediğimde anladığım şu. Bu ülkenin her yerinde ciddi bir deprem riski vardır. Ciddi bir şekilde bu tehlike vardır. Bizim de yapılarımızı doğru yapmamız lazım. Ben bunu çıkarıyorum. Ve biz yapımızı nasıl doğru yaparız? Nasıl doğru olmayan yapıdan kendimizi kurtarırız, güçlendiririz? Yani bizim kafa yormamız gereken bu.
Bak abi sana çok ilginç bir şey söyleyeyim. Konuya döneceğim ama. Şimdi ben doğma büyüme Ankara'lıyım. Sonradan İstanbul'a taşındım. Ben deprem gerçeğini 99 depremiyle öğrendim.
Sen yaşadın mı buraya 99?
Yaşadım ben gece 3.02'de.
Çok feci.
Onu yaşadım. Şimdi onun peşinden hemen yanlış hatırlamıyorsam 3 ay sonra Düzce'deki 7.2 oldu.
Evet o da çok sattı.
Dışarıdaydım, arabadaydım hissetmedim ama 7.2 depremi İstanbul'da hissetmeyi bırak Ankara'da hissedildi. Ben öğretim hayatım boyunca Ankara'da doğdum büyüdüm ve hiçbir zaman Ankara'da deprem konuşulduğunu hatırlamıyorum. Türkiye'de deprem konuşulurken hep nedense bize uzak uzak doğu diyorum Doğu Anadolu örnek verilirdi veya İzmir taraftan örnek verilirdi ama Ankara'da deprem gerçeği düzceyle çok hissedildi ve onun galiba peşinden de Çubuk'ta bir deprem oldu. Ankara Çubuk ilçesinde. O zaman Ankara'dakiler de zıpladı. Benim annem babam da orada yaşıyor, ablaların bütün akrabalarım orada yaşıyor. Onlar da anladılar. O zaman gördü ki aslında biz resmen bir ateş topunun üstünde oturuyoruz.
Tabii canım tabii.
Dolayısıyla buna hazır olmak lazım.
Kesinlikle.
Buna hazırlıktan kastım deprem olup bittikten sonraki artışı oklar da çok önemli.
Hayır tabii.
Belki tahminle de yardımcı olacak yapay zeka.
Tabii ki.
Bu tane vakitleri nereye gidecek, nereye kanalize edilmesi lazım? İkinci çökmeler nerede olabilir? Bunlara belki de bize yön verecek.
Abi şey var, bu AI Shake Alert. Yani biz tabii araştırma yaptığımız için böyle söylerken bile yabancı izlik çekiyorum. Erken uyarı sistemleri var. Bu P dalgası analizine dayalı olarak sarsıntı vurmadan saniyeler önce uyarı verebiliyor. Bu da kapıları ya da trendleri kapatmak için yeterli bir süre olabiliyor diye düşünüyoruz. Zaten şeyi söyledim bilmiyorum tekrar etmiş olmayayım. Google'ın bir dakika önceden haber vereceklerini söylüyorlar. Orayı iddia ediyorlar. Mesela bu şahane bir olay. Ben bir dakika içinde çok rahatlıkla... Tabii bir iş merkezinde herkesin 30. katta çalıştığı bir yerde o kolay değil. Ama ciddi. Ya bir beş katlı bir evde yaşadığını düşün asansörün olmasın bir dakika içinde seni o yapıdan atarsın abi.
İnebilirsin. Tabii şimdi sen burada söylediğin hazireli gelmişken belki de söylememiz gerekiyor bu P ve S dalgaları nedir diye dinleyicimize.
Evet.
P dalgaları sıvılanda ve katılarda ve gazlarda hareket edebiliyor, davranış gösterebiliyor. S dalgaları da sadece katılar üzerinde. Dolayısıyla... Bilim adamları P ve S dalgalarının verdiği verileri kullanarak öngörülerde veya tespitlerde bulunan şey fiziğin güzelliği de ne dersen de abi.
Kesinlikle.
Şimdi tabii konumuza dönüp gözlersek aslında böyle işte hani bu erken uyarı sistemleri bizde vakit kazandırıyor dedin sanki Google'ın iddia ettiği gibi bir dakika olacak.
Umarım çok muhteşem bir şey yani.
Bir saniye bile belki çok fark edebilecek. Gibi gözüküyor. Çünkü enerji santralleri, metro tünelleri hatta gaz hatlarının kapanması belki de oyunun birçoğu.
Evet, evet, evet, evet.
Bravo. Yani hayat...
Biz hep tabii konut ve kendi hayatımız üzerinden bakıyoruz ama gaz hatlarına...
Doğal gaz hatlarına basının kesildiğini düşünün. Belki de yangın riski ortadan kalkmayacak belki ama minimumlenecek belki de.
Tabii, tabii. Çok dediğin doğru. Yapay zeka durum bir görü vade etmiyor ama... ...bizi reaktif olmaktan daha bir proaktif olmaya taşıyor diye düşünüyorum. Bu da bence çok güçlü bir şey. Ve bu daha başlangıç. Yani yapay zeka ile biz depreme yönelik çok veriye ulaşırız. Çok bilgiye ulaşırız. Çok çıkar zamanda bulunacağız. Ve bence insanlığın en büyük sorunlarından biri... ...depremi büyük ölçüde yapay zeka ile biz bir yere kadar çözeceğiz. Yani dediğim gibi şu Google'ın bir dakikası beni çok mutlu etti. Buna benzer yer hareketleriyle belki bazı bölgelerin hiç yerleşilmemesi, gidilmemesi gibi daha artık ne zaman olacağına ilgili daha radikal çözümler olacak. Ve yani ben dediğim gibi hani hep diyoruz ya yapay zeka gelince işte biz daha beyini bilmiyoruz, biyolojimizi bilmiyoruz, evreni bilmiyoruz falan biz depremi de bilmiyoruz. Ve bunu da öğreneceğiz. Yani bunu da öğreneceğiz derken yapay zeka bize bunu gösterecek. Çünkü ben bilmiyorum mühendisçe belki ama her şey veri. Yani ne kadar çok verim varsa ve onu nasıl iyi işliyorsan sonucu alıyorsun ve artık öğrenen makineleri icat ettiğin zaman.
Sen mühendis olmanın deformasyonu.
Evet.
Açıklama gerekiyor.
Ya ne yapayım yani sosyal bilimci dostlarım beni belki şey yapabilir ya bu ne kadar böyle köşeli bakıyor diye ama. Biz ne kadar veriye sahipsek, veri sadece teknik değil, sosyal bilimcilerin de veriler var.
Aynı zamanda... Analistik notyonuyla yaşamış insan açıklayamadığı hiçbir şeye böyle gözü kapalı inanamıyor maalesef.
İnanamıyor, aynen.
Maalesef inanamıyor. Bu aslında çoğu zaman çok harika bir şey ama bazen insanı mutsuz edebiliyor.
Mutsuz edebiliyor, aynen. Kandıramıyoruz kendimizi. Evet.
Tabii tabii bu yapay zekanın... Aslında bu kadar etkili olabilme potansiyelinin arkasından dünyanın her tarafından gelen işte fiberoptik kablolar, veri akışı, malum biliyorsun kıtalar arası iletişim için denizin altında yerleştirilmiş bir sürü kablolar var, iletişim ağları var. Kesinlikle. Bütün bunların hepsi yapay zekaya muazzam bir bilgi aktarımı olarak değerlendirilebilir deprem tahminleri için. Şimdi tabii deprem oldu, olay sonrası yönetim çok önemli.
Çok.
Belki de çoğu kuruluşun, devletin sınıfta kaldığı noktalardan bir tanesi de bu.
Evet.
Olay sonuçta yani depten vurduktan sonra yapay zekadan varsa yapay zeka gibi bir imkanımız. Bundan nasıl fayda üretebiliriz onu düşünmek gerekiyor.
Çok önemli. Şöyle yani ilk söyleyebileceğim bu konuda. Bilgisayar görüşlü dronlar hasarı değerlendiriyor.
Evet tabii yukarıdan doğru.
Bu dronun yıkılmış binaların fotoğraflarını çektiğinde. Ve yapay zeka modellerinin yapısal çökme olasılıklarını atadığını düşün. Yani mesela bu yapı işte ne bileyim kısa bir zaman içinde çökebilir. Hatta evet bu yapı yıkılmış gibi veya sıkıntılı gözüküyor ama çökme riski yok gibisinden. Ve bu şekilde hızlı bir güvenlik haritaları elde edebiliriz biz. Belki de bazı yapıları hızlı çökertmemiz lazım kimse içine girmeden. İkmemiz lazım ki orada... Başka sıkıntılar olmaz. Çünkü depremde sokakta kalan veya başını bir yere sokmak isteyen insanlar da o tehlikeli yapıların içine girme refleksi gösterebilirler. Bu bakımdan bence olay sonrası yönetimde de yine yapay zekanın çok etkili olacağını düşünüyorum.
Bu söylediğinle ilgili olarak ben bu podcast hazırlanırken biraz araştırma yapmıştım. Mesela 2023'te Ohio'da Lincoln County depreminde oldu. Yani acil durum ekipleri depremin olduğu 5 saat içinde bütün yapısal risk kartalarını ve güvenlik bölgelerini ortaya çıkarabilmişler. Yapay zeka sayesinde.
Muhteşem. Abi bir taraftan da bu lojistik algoritmaları var. Yani kurtarma rotaları, nereden şehirden kaçıracağız bu insanları. Herkes çevre yoluna geldi ve trafik kilitlendi ve deprem devam ediyor. Orada bir viyodükte bir çöküntü oldu falan. Kurtarma rotalarını optimize etmek için sen şuradan git sen buradan git ambulanslar için tıkalı yolların trafiğini açmak binanın tehlikeli bölgeleri tıbbi malzeme ihtiyaçları bunların hepsini yapay zeka bir görüntülü veri üzerinden şey yapabilir çıkarsamada bulunabilir ve buna yönelik de bir teslimat uygulaması da yapabilir diye düşünüyorum.
Bunun bir başka boyutu. Belki de sosyal medya paylaşımlarında işte Twitter, Instagram, Facebook ondan sonra diğerleri de olmak üzere. Belki de çünkü herkes aklına gelen her şeyi yazıyor ya. Belki bir yapay zeka ile ayrıştırarak gerçekten yardım isteyenleri ayırıştırarak. Onları ilgili yardım merkezine yönlendirip her ne kadar 1 milyon tane burada gönderi olsa da bu 25 tanesi çok önemli. Acilen bunlara müdahale edin diye. Böyle bir coğrafi konumlama veya farkındalık yarattı olabilir. Bu da önemli ölçüde yapay zekanın sunmuş olduğu faydalardan bir tanesi olarak düşünüyorum.
Çok doğru diyorsun. Yani Maraş depreminde çok sevdiğim sınıf arkadaşım annesini babasını ve kendisini de bu şekilde kaybettik. Yani daha doğrusu kendisiyle eşin diyeyim çocukları yazıyor sürekli yardım şeysi veriyor. Gelin şu binada şu konumda annem babam burada diyor. Biz işte sınıf grubuna ulaştı. Biz herkese yazdık çizdik falan ama gürültü içinde kayboldu ve ne yazık ki arkadaşım ve işi hayatını kaybetti. Yıkıntıyla yani yıkıntı geliyorum diye diye. Belki orada ne kadar gereksiz paylaşımlar oldu, şeyler oldu. Dediğin çok doğru. Kaynak tahsis konusu da önemli. Yapay zeka sahip. Risk ve aciliyetine göre kritik binaları atlaması. Burada kritik, burası değil. Yeni veriler geldikçe öncelikleri sürekli olarak güncellemesi. Çünkü bunlar tamamen veriyle olacak şeyler ve o panik anında bir soğukkanlılık gerektiren bir şey bu. Ve bu soğukkanlılık da yapay zeka verileri gösterecektir sistem diye düşünüyorum Haluk.
Uyudu, durumun sosyal ağlar, lojistik gerçek zamanlı kriz müdahalesi. Aslında bu bir sinerji gerçekten. Sanki yeniden yazıyor gibi krizde veya kriz anında yönetimi yapay zeka. Şimdi tabii bunlarla beraber düşünülen veya ayrı olamayacak şeylerden bir tanesi akıllı aletler ve altyapılar. Dolayısıyla hangi donanımlara ihtiyaç olacak, neden bahsedebiliyoruz bunları da anlamamız lazım diye düşünüyorum.
Kısaca onunla ilgili şunu söyleyebilirim. Artık yapay zeka destekli akıllı sensörlerimiz var ya yani... Kendi kendini kalibre eden, ölçebilen, ağ bağlantılı ivme ölçerler var mesela. Anormal titremeleri tespit ettiklerinde otonom olarak uyarı yani kendiliğinden robotik olarak uyarı veren sistemler var. Bunların da akıllı aletlerle yani dediğim gibi yani belki her sürekli tekrarlıyor gibi oldum ama veriyle bağlantılı. Yani biz ne kadar çok sistemi doğru veriyle... Ama işte bir inşaat projesinde doğru veriyi insandan alıyoruz, sahadan alıyoruz. Ama burada öyle değil. Burada artık doğadan, yer hareketinden alıyoruz. Yani biz sistemimizi doğru kurduğumuz zaman zaten yer bizi hiç kandırmadan veriyor. Üç oldu, iki oldu, bir buçuk oldu, yarım oldu. İşte o verileri analiz etmek. O analizi de artık yapay zeka yapıyor zaten.
Bu cihazlar bu söylediğin gibi işte nesnelerin interneti gibi veya akıllı sensörler gibi. Bu cihazlar aslında uzak ve erişilmesi zor bölgeler için gerçekten çok önemli veya gelişmekte olan bölgeler için. Maliyetleri de çok büyük olduğunu sanmıyorum özellikle şehirler için. Yok sanırım yani diğerleri değil. Ama verilerin analiz edilebilmesi için belki de oradaki yerel yapay zeka modüllerine bütün verilerini aktarıp oradan bir merkezi beslemesi şeklinde olabilir.
Kesinlikle.
Veri varsa muhakkak yapay zekanın ortaya koyacağı çözümü de olacak.
Çözümü olacak. Ayrıca ben şeyi görüyorum, yapısal sağlık monitörleri yani köprüde, binada titreşim sensörleri üzerinden çatlaklar ortaya çıkmadan önce stresin hasarını tespit eden yapay zeka modellerini besleyebiliriz. Biz yani çatlak ortaya çıkmadan, tabii illaki deprem... Deprem olduğunda böyle bir çatlağın, bu yapıda ne bileyim dört büyüklüğünde bir depremde bile bu çatlak bu yapıya hasar verebilir. Artık yapay zeka bize söyleyebilir. Veya vermeyecek.
Evet bu bir adıma testi işte binanın temellerine gömülü kiriş sensörleri dediğin zaman düşünsene.
Aynen.
Sallanan bir ağ var ve o ağ sana tam olarak ne olduğunu, nerede ne olduğunu... Haber veriyor. Gerçekten tehlikede misin değil misin? Onun hakkında bilgi alabiliyorsun.
Kesinlikle yani vizyon böyle uçtan uça tahmin et, hisset, uyar, değerlendir, yanıt ver. Yapay zeka yani baştan sona bir yapı öğrebiliyor orada.
Evet, evet. Tabii bütün bunları konuşurken yine bu yapay zeka ile ilgili olarak karşımıza... Etik ve kamu güvenliği ve kapsayıcılık gibi şeyler gibi.
Doğru diyorsun.
İnsani tarafı çok önemli. Güven ve bu eşitliği nasıl yöneteceğiz, nasıl altına kalkacağız diye düşünüyorum.
Şimdi şu var abi yani bu ilk olarak bu yanlış alarmları mesela.
Yalancı çoban gibi.
Yalan çoban gibi evet. Bu yanlış alarmlar tabii yalan çobanın dalga geçiyordu. Belki o çoban hikayeydi ama. Burada bizim dalga geçme hakkımız yok. Ulusal çapta yaygınlaştırmadan önce kalibrasyonu iyileştirmemiz lazım bu alarm sistemleriyle ilgili. Zorla yapılan uyarılar insanları gelecekteki uyarıları görmezden gelmelerini getirebilir.
Şey gibi aman yine yanlış alarm.
Aynen yine yanlış alarm diye aynen. Aynen bu çok tehlikeli diye düşünüyorum. İlk aklıma gelen.
Evet çok doğru söylüyorsun. İkincisi bu. Hep karşımıza çıkan bu KVKK var ya veri güvenliği. Şimdi tabii akıllı telefonların sensörleri var ve konum verilerini senle kullanıyor. Kullanımın yani bu veriyi toplayan kurumun bu konuda şeffaf ve hakkaniyetli olmasını bekliyoruz. Yani benim kişisel verilerimi başka amaçlar için kullanmıyor olması lazım.
Evet bunlar çok çok önemli. Zaten kişisel veri konusu da yapay zeka ile... Beraber gündeme son derece gelen ve üzerinde çok kafa yormamız gereken konulardan biri. Kapsayıcılık önemli. Bugün sensör zengin şehirlerden çoğu daha zengin.
Halimat iyi olanlar değil mi?
Aynen çoğu daha zengin. Yani verileri ve araçları kırsal bölgelerde ya da daha yoksul bölgelerle paylaşmaları lazım diye düşünüyorum. Yani bu şekilde işte ne bileyim. Biz bunu şeyde de yaşadık, salgında da yaşadık, pandemide de yaşadık. Oralardaki insanlara göz vermeyip işte Afrika'daki veya sıkıntılı insanlara ki ilginçti pandemi de oralarda çok fazla görülmedi ya o da enteresan. Böyle de garip bir şey var. Yani biz bu elimizdeki zenginlikleri sadece şey olarak hani kendi kıtamız, kendi dünyamız üzerinde tutmayıp... Buna ihtiyaç olanlara da yansıtmalıyız diye düşünüyorum.
Bu... Tabii tabii aklıma şey geldi abi sen bu kapsayıcılandırırken Beatles'ın Imagine şarkısı geldi aklıma. Yani tabii ki şey çok önemli. Bu paylaşım çok önemli ama açık kaynaklı yapay zeka araçları ve düşük manet sensör kitleri bunları gerçekten... Yaygınlaştırıp depremle ilgili dayanıklı erişebilir kılmak çok önemli.
Kesinlikle.
Hapsecilik ve paylaşmadığına.
Kesinlikle. Şimdi son olarak hani şunu söyleyebiliriz bu bölümle ilgili. Algoritmik önyargı bir de hep bu var bizim dertlerimizden biri de. İşte toprak türlerine yönelik önyargı yapabilir. Bunu bilimsel kaygılarla da yapabilir. Art niyetli de yapabilir. Demografik özellikleri alabilir. İşte burada daha çok şu tonda şu hurta insanlar yaşıyor. Buraya daha yaklaşalım kurtaralım ya da burada bu hurta insanlar yaşıyor. Bunlara çok fazla yüz vermeyelim. Olsun ki tabii tabii yani. Bunları bu tip riskler de bekliyor. İnsanın olduğu her yerde bu riskler var maalesef.
Hiç hiç hiç yabana atılacak bir konu değil.
Kesinlikle.
Çok çok olası. Peki abi o zaman şöyle devam edelim. Bu tip yani deprem konusunda karar alıcılar için bir eylem planı oluşturduğunuzu da düşündüm.
Yapalım abi.
Bütün bu anlattıklarımızın şıraltınları liderler, yöneticiler ne dersen de deprem uzmanları aslında ne yapmalılar?
Abi şöyle dört adımı öneriyorlar. Ben de o dört adımı burada dinleyicilerle paylaşmak istiyorum. Bir kere ilk önce veri seti altyapısı oluşturun. Abonelikleri, açık kataloglar. Bir kere veri setinin altyapısını oluşturduk. Sonra pilot yapay zeka projeleri. Deprem sonrası hasar için bilgisayarla görme, akıllı telefonla mikrosarsıntılı haritalama. Sonra dayanıklılık tatbikatları. Yapay zeka destek senaryoları kullanarak tam ölçekli planlama. En sonunda tabii bizi bırakmayan, bizim de onu bırakmaz etik. Kullanımın sağlanması yani şeffaflık, topluluk katılımı, veri yönetiminin çerçeveleri gibi konular geliyor aklıma. Yani benim aklıma gelmiyor da daha doğrusu uzmanların aklına gelenler bunlar diyeyim.
Böyle. Evet ve işte ne bileyim bu bütün bu hareket planı ortaya koymak için de gerçekten konunun uzmanı yapay zeka danışmanlarıyla.
Evet.
Nasıl bir plan ortaya koyuyor?
Yapay zeka tek başına kendi kendine bunları yapamaz. Yine bunu bilin. Insanla birlikte yürütmek lazım. Yani hem yapay zekayı bilen, hem depremi bilen, hem afet yönetimini bilen insanlarla birlikte bir takım çıkarsamalar yapacağız ve bir takım koordineli çalışmaları da yapacağız. Yani devleti, özel sektörü, belediyeyi hepsinin içine alarak, akademiği alarak bir takım çıkarsamalar yapacağız diye düşünüyorum.
Peki o zaman bir milyon dolarlık soru soruyorum.
Evet, evet.
Nereden gelirsin? Depremin ne zaman olacağını bizim şehrimizde yaşayanlara söyleyebilecek mi?
Zamanlı değil ama şunu söyleyebilecek tahmin ediyorum. İşte gelecek yıl veya iki yıl içinde o olma olasılığının ne olduğunu, yapısal risk haritalarının mevcut olup olmadığı ve tahliye zamanlamalarını. Şimdi belki dinleyeceği diyecektim. Bizim hocalarımız da her gün televizyona çıkıp bunu söylüyorlar. Evet onlar söylüyor ama onların... Söylediklerinin büyük yüzdesinde ne yazık ki gerçekleşmiyor. Yani şimdi burada onlara karşı bir şey söylemek istemiyorum ama şu yapay zeka verilerine dayandırılarak bu söylendiği zaman ben buna inanmıyorum.
Daha manalı olacak.
Daha manalı olur. Çünkü o veriyle hareket ediyor. Yani zamanı yani şu anda söylenenler zamanı bilebilecek noktaya daha gelinlemedi. Ama olasılık üzerinden hareket edilebiliyor. İşte gelecek yıl, önümüzdeki yıl, 10 yıl içinde olasılık da bu diye. Evet bugün de bunlar konuşuluyor ama bence bu yapay zeka ile daha şey olacak. Ayrıca yapısal risk haritalarının olup olmadığı, bunların yapılması gerektiği, tahliye zamanlamaları bunlar da bence önemli. Sadece depremin olacağından çok. Zaten hep deprem olacakmış ki hazırlıklı olmakta fayda var diye düşünüyorum.
Tabii en popüler endişelerden bir tanesi bu tsunami. Malum biliyorsun bizim adaların arkası da Marmara Denizi, Çanakkale. Oradaki bir hareketten dolayı tsunami olur da kıyılarımızı vurur mu vurmaz mı? Bu da aslında endişelerden bir tanesi.
Evet, evet. Ya şimdi tabii deprem hocası değiliz. Bunun uzmanıyız bir şey diyemem ama yapay zeka artık hani sismik P dalgası tespiti ve batimetri kullanarak tsunami dalgasının yayılmasını gerçek zamanlı olarak modelleyebiliyor. Uyarı sistemi potansiyel olarak devasa ve yakıcı olayları 30 saniye içinde tespit edebiliyor ve 15-30 dakika öncesinden haber veriyor diyor sevgili yapay zeka bize. Yani onun yalancısıyız. Bu da bence çok değerli bir şey. Yani Japonya'da böyle bir delikin 15 dakika öncesinden haber veriliyor olması. Bunlar değerli. Tsunami bizim ülkemizde ne kadar geçerli bilmiyorum ama Bu arada İzmir depreminde sağlam bir tsunami oldu.
Kaydı ama kayıtlara bakıldığı zaman İstanbul Boğazı'na bile tsunami dalgalarının geldiği söyleniyor.
Demek ki İzmir'de ama çok ciddi yaşadık biz bunu ya baya o videolar var.
1999 depreminde de gerçi çöküntü oldu çok fazla. Dalgaların içeri girdiği gölcükteki olaylar çöküntüydi galiba. Tam dalgaların girip çekilmesi değil ama özellikle Biz Marmara inşaatını yaparken Yeniköy'de şey bulmuştuk. Yine o da çöküntü gerçi. Eski limanın kalıntılarına. Ama orada da tsunami izleri vardı söylendiğine göre. Bilmeden söylediğine göre. Ama İstanbul Boğazı'na kadar dalgaların geldiği hep konuşuluyor. Bilmiyadanlar tarafından. Tabii bu tip, bu anlattığın şeyler abi özellikle bizim gibi bu tip felaketlere maruz kalmaya çok namzet bir... Ülke için gerçekten önemli önemli parametreler sunabilir bize daha iyi planlama daha iyi organize olmamız adına.
Kesinlikle. Ya şey yapay zekayı böyle sihir gibi hani sihirli çubuk dokunduğu değiştirdiği falan böyle bakmamak lazım. Ama belirsizliği bir eyleme dönüştürebilecek gücü var. Bunu içgörüye dönüştüren derin bir... Değişimi sağlayabilir. Bu programı dinleyen planlamaca mühendisler veya politika yapıcılar için bir şeyler verebilir diye düşünüyorum. Ve yani yapay zeka deprem yolculuğunuzu hani yapay zeka ile deprem yolculuğumuzu diyeyim. Bugünden hani bence inşa etmeye başlamakta fayda var. Yani biz depreme karşı yapay zekadan nasıl yararlanırız? Sorgulamalıyız diye düşünüyorum. Herkesim açısından ve ortak projelerle bu sadece devletin belediyenin özel sektör akademini yapacağı bir şey değil. Ortak davranarak bir şekilde yapay zekayı değişimin içine sokarak çalışmalıyız diye düşünüyoruz.
Senin yüzeyiz katılıyorum çünkü bu zaten başlı başına devasa bir doğa olayı olduğu için bir kişinin bir kurumu veya sadece bir belediyenin yerel yönetiminin altından kalkabileceği bir kurum. Devletlerin bile çok çaresiz kaldığı durumlar oluyor.
Hemen böyle devlete suçlanıyor falan ben çok üzülüyorum. Yani bu çok ciddi bir olay. Biz iki tanesini burada yaşadık Maraş'ta ve İzmir'de. Devletle de beraber hareket edilecek yapıların kurgulanması lazım. Ama bunu kurgulayamıyorsa o zaman devlet tabii eleştirebilir ona bir şey diyemem.
Yani bugün de aslında çok tabii konunun tekniğine girmeden yapay zeka ile... Deprem arasındaki bağı veya bağlamsallığı nasıl iyileştirebiliriz, nasıl kurabiliriz diye konuştuk. Umarım dinleyenler için birazcık aydınlatıcı olmuştur. Bilmiyorum abi senin ekleyecek başka bir şeyin var mı?
Ya benim için şöyle bir deneyim oldu. Yani benim ilk defa bu denle hazır olmadığım, kendimi hani bu konuyu biliyorum demediğim bir konuda sadece yaptığım... Yaptığımız araştırmalar üzerinden bir program hazırladık. Bu farklı bir deneyimdi benim. Çünkü diğer bölümlerde zaten kişisel deneyimlerimin üzerinden bir sürü şey anlatabiliyorum ama burada bunu söylemek kolay değil. Daha az bilinen bir konuyu daha çok konuşmamız gerektiğini ama daha doğru konuşmamız gerektiğini altını çizdik.
Evet. Şöyle yapalım mı o zaman? Bu konu gerçekten ülkemizin... Listesinde önemli konularda bir numaralı konu bana sorarsan. Belki de bu konuda bir gerçekten uzman birisini davet edip onunla da konuşalım. Bizim anlattıklarımız ne kadar gerçeğe uydurmuşsa onu anlatacaklar hakkında.
Bizim yanlışlarımızı da bize söyleyebilirsiniz.
Evet şurada uydurmuştunuz diyecek mi bize atmışsınız diyecek mi yoksa gerçekten evet oradan yakalamışsınız ben de şurada... Devam edeyim mi diyecek.
Aynen.
Bu konuda insan bir uzman bulup davet edip.
Bir uzman arkadaşı buraya alıp dediğin gibi onun değerli görüşlerini üzerinden de gidelim. Yapalım. Çok doğru diyorsun. Harika bir öneri bu. Bunu yapalım derim.
Evet o zaman teşekkürler dinleyicilerimize. Bugünlük bizi dinlediğiniz için çok teşekkürler. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






