Dijital Tuğla - Bölüm 2: Yapay Zeka Destekli Proje Yönetimi

Bu bölümde Haluk Enginar ve Cem Kafadar, yapay zekanın inşaat sektöründeki proje yönetimine etkilerini tartışıyor. Konuşma, makinelerin insanlardan daha iyi proje yöneticisi olup olamayacağı sorusuyla başlıyor ve AI’nın şeffaflık, gerçek‑zamanlı veri analitiği, öngörü ve optimizasyon gibi faydalarını örneklerle açıklıyor. Pilot projelerle ölçeklenebilirlik, dronlar ve bilgisayarlı görme ile sahadaki verimlilik takibi, risk ve kaynak yönetiminde proaktif karar destek sistemleri ele alınıyor. Bölüm, hibrit insan‑AI iş birliği modelinin önemini vurguluyor; AI’nın sınırlamaları – empati, kriz liderliği, biyometrik tanıma sorunları ve etik sorumluluk – belirtiliyor. Haluk, akıllı ev sesli komutların dişçi sonrası pamuklu ağızda çalışmaması gibi komik anekdotlarla AI’nın pratik sınırlamalarını örnekliyor. Cem, parmak tanıma hataları ve pasaport kontrolü gibi biyometrik sorunları dile getiriyor. Gelecek bölümde şantiyedeki robotlarla ilgili sohbet edileceği duyuruluyor. Sonuçta, AI’nın inşaatta bir tehdit değil fırsat olduğu, insan‑makine iş birliğinin sürdürülebilir ve verimli projeler için kritik olduğu savunuluyor; proje yöneticilerinin teknik okuryazarlık, veri analitiği ve stratejik liderlik becerileriyle hibrit bir rol üstlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca AI’nın kötü niyetli kullanım riskleri, yasal sorumluluk ve düzenlemeler de tartışılıyor.
Chapters
Yapay zekanın inşaat sektörüne var olan ve gerçekleşmesi çok muhtemeldiğinin etkilerini tartıştığımız, en son teknoloji ve trendleri konuştuğumuz, gerçeklerle akış olmayan şeyleri, söylentileri ve bilim kurgu romanlarının dikkate almadığımız, hatta bunun tam da aksine yapay zeka dünyasında neler olduğunu anlattığımız Cem Kafadar ve Harika İllimler tarafından hazırlanan Dijital Tuğla podcastimize hoş geldiniz.
Merhabalar ben Cem Kafadar. Bugün ilk Dijital Tuğla'nın ilk bölümünde yapay zeka ile proje yönetimini konuşacağız.
Çok heyecanlıyız.
Evet ikimiz de heyecanlıyız. Proje yönetimi derin bir konu. İşin içine yapay zeka giyinince iyice uçsuz bucaksızlaşıyor değil mi Haluk?
Evet ben Haluk Enginar. Cem hocamın söylediği gibi yapay zeka destekli proje yönetimini ele alırken şu soruya aslında şu temel soruya odaklanacağız. Acaba makineler insanlardan daha mı iyi proje yönetir? O halde haydi başlayalım.
Kesinlikle bu soru belki de bu podcast serisinin en çok sorulacak ve üzerinde en çok tartışılacak konusu. Hepimiz şantiyede alın teri döken insanları kriz anlarında liderlik eden yöneticileri tanıyoruz. Ancak bu sefer artık sahneyde görmediğimiz yepyeni bir oyuncumuz var. Yapay zeka. Peki bu oyuncu sadece yardımcı bir figürü figüran mı olacak? Yoksa baş role mi oynayacak? Yoksa daha başka bir rol tanımı mı olacak? Ne diyorsunuz?
Evet zaten bu soruya cevap bulmaya çalışacağız bugün bu konuşmamızda. Hem güncel örneklerden hem de biraz işin mutfağına girerek insan makine dengesini tartışacağız. Endişeler... Fırsatlar, çıkarımlar hepsini masaya koymaya çalışacağız.
Evet Ali, yani yapay zekadan deyince beni en çok rahatsız eden belki de yapay zekanın gelişmesine de birazcık ket duran bir şey hep bilim kurguyla özdeşleştirildiği, işte sadece yazılımcılar yapay zeka kullanıyor gibi düşünüldü. Hayır böyle bir şey değil. Özellikle inşaat gibi fiziksel yoğunluğu yüksek sektörlerde daha etkili olduğunu göreceğiz yapay zekanın değil mi Ali?
Çok haklısın. Burada kırılma noktalarından biri de belki de şu olabilir. Yapay zeka artık sadece teknolojik bir ekstra değil, doğrudan iş yapma biçimimizi etkileyen bir unsur haline geliyor. Geldi, geliyor ve belki de tamamen ele geçirecek. Şimdi özellikle proje yönetim gibi çok katmanlı süreçlerde bu değişim çok daha görünür hale geliyor yapay zeka kullanımı özellikle.
Kesinlikle. Haluk, proje yönetimi sadece zaman, maliyet, kalitenin kontrolü değil. Veriyle, insanla, riskle nasıl başa çıkabileceğiz bunları göreceğiz.
Evet, sadece paylaşmak yetmiyor burada. İnsanın fark edemediği verimsizlikler de ortaya çıkıyor. Ne bileyim aynı gün içinde farklı bölgelere gidip geliyorsun. Bir lojistik kargaş oluyor, bir karmaş oluyor. O sahada belki fark edilmiyor ama yapay zeka bunu analiz edip... Işin sırasını değiştir yoksa böyle gidersen çuvallayacaksın diyecek duruma geliyor.
Çok önemli bir konu. Çünkü sahada yaşadığımız zaman kayıpları, kaynak israfları aslında küçük aksaklıkların toplamı.
Evet, evet, evet.
Gözümüz bu detayları her zaman yakalayamıyor. Yakalaması da mümkün değil zaten bir insan gözünün. Ama yapay zeka milim milim izleyip optimizasyon öneriyor. Sadece tespit etmiyor.
Güçlü ediyor işte.
Bu çözümü bu diyor. Evet, evet, evet.
Güçlü ediyor. Şimdi yapay zeka...
Patron söylese kızmayız.
Ama yapay zekası... Tabii şimdi yapay zekanın ne yaptığını düşündüğümüz zaman ilk başta aklımıza gelen şey son derece böyle şeffaf bir şekilde. Hani derler ya kabak gibi gözümüz önüne çıkarıyor diye bunu sağlıyor. Yani proje boyunca ne olup bittiğini artık sadece deneyimlere dayanmadan verilerle ortaya koyma pratiğini yaşıyoruz artık. Eskiden hani bir sorun çıktığında derler ki ya neden oldu sorusunun cevabı... Genelde ya şu olmuştur bu olmuştur şöyledir bak gördün mü onu yanlış yapmışsın diye tahmine dayalırdı ama şimdi artık yapay zeka diyor ki kardeşim şunu şunu şunu yanlış yaptın sana çat diye analizi veriyor.
Kesin kesin ve bir de Haluk şimdi bu şeffaflık sadece yöneticiler için değil tüm paydaşlar için de kesinlikle işveren ne olup bittiğini görebiliyor müşavir sistemdeki sapmaları anında takip edebiliyor alt yüklenciler performanslarına dair objektif verilere ulaşabiliyor. Bu şeffaflık tüm paydaşlar için çok değerli. Ben bu PMI'in proje yönetim derslerini anlatırken paydaş yönetimini çok özel tutuyorum. Paydaş yönetimi olmazsa olmazlardan zaten hani proje yönetimine de böyle hani gireceğiz tabii istersen ne kadar yapay zeka olsa. En büyük hata nedeni PMI'nin tespit ettiği iletişimdir. İletişim kopukluğudur. İletişim kopukluğunun da nedeni aslında doğru bir paydaş yönetimi olmadığı için.
Ya daha iyi söyleyemezdin herhalde söylediklerini. Yapay zeka ile çalıştığımız zaman geriye dönük sadece geriye dönük işlemlerle uğraşmıyoruz. Ne oldu ne bittiği anlamak yerine anlık olarak şu anda ne olduğu görebiliyoruz. Yani bu bir nevi projenin canlı olarak yaşayan bir halde olması gibi. Güncel veri akışı sayesinde projenizi raporunu topluyor, gerçek zamanlı kararlar verebiliyor. Bu şeye benziyor ya hani hep görürüz ya filmlerde. Bir omuzda bir melek oturur, bir omuzda başka melek oturur. İyi melek, kötü melek gibi. Yani yapay zekanın sanki duruşu omuzlarımızda birisi var ve bizimle beraber yaşıyor, bunu gözlemliyor ve çat çat kafamıza vuruyor veya aferin diye kafamızı seviyor. Acayip bir benzerlik var.
Bravo. Sadece üst düzey stratejilerle de değil, sağ operasyonlarında da etkili. Ne bileyim örneğin iş makinesi hangi saatte nerede çalışıyor, hangi operatör daha verimli, hangi ekip daha hata yapıyor gibi bilgiler ve herkesin göreceği yer daha yok.
Abi bu dediğin neye sebep oluyor biliyor musun? O zaman sen şunu anlayabiliyorsun. Sağdaki yapılan işte ne iyi yapılmış ne kötü yapılmış veya ne usulü uygun yapılmış. Yani hem ödüllendirme hem iyileştirme çabaları hepsi bir arada takip edilebiliyor, bir arada kararlar alınabiliyor. Yani yapay zeka sadece süreci yönetmiyor, bir nevi zorlayarak da olsa kurumsal bir kültür geliştiriyor.
Bunun altını böyle üç dört kere çizmek lazım. Ölçeklendirebilirlik. Yani küçük bir pilot projeyle ki her zaman zaten bir yeniliği oturtmak istiyorsak pilot projeyle başlamalıyız değil mi? Evet, evet. Yani küçük bir pilot projede kullandığın yapay zeka tabanlı analizleri daha sonra gitsen on kat büyüklüğünde bir mega projeye de uyarlayabiliyorsun. Yeter ki sen baştan kurguyu doğru kur.
Kesinlikle, kesinlikle. Bu sayede... Işlerin sanki standartlaşması daha kolay oluyor gibi, daha mümkün hale geliyor gibi. Şimdi her proje başlangıcında bu projeyi nasıl yöntelim, nasıl yapalım diye yöntem aramak yerine belki de yapay zekanın önerebileceği ve başarılı olduğu şablonları uygulamak daha akılcı hale gelebiliyor. Bu daha az kaotik süreçler yönetimine bize imkan sağlıyor. Ya bu şeye benziyor abi, demin söyledin ya küçük bir örnekten... 10 kat büyük proje gidiyoruz gibi. Bu sonlu eleman analizi gibi. Evet, evet. Sonlu eleman analizi. Küçükte sorunu çözersen, büyükteki sorunları da küçükteki gibi çözebilirsin. Dolayısıyla bu gerçekten büyük bir avantaj sağlıyor bize.
Kesin Haluk'cum. Proje yöneticisinin rolü de evriliyor artık.
Evet, evet.
Mecbur. Yani mecbur çünkü klasik kontrolcü modelden... Yönlendirici ve stratejik bir lider modeline geçiyor proje yöneticisi. Çünkü veriyi takip eden bir sistem var zaten. Yöneticinin işi günlük detaylarla boğulmak değil, sadece karar alma, yön verme, denge kurma gibi stratejik noktalarda hareket etmek.
Evet, şimdi proje yöneticisi artık sadece takvimi ve projeyi takip etmiyor, bütçeyi takip etmiyor. Bir orkestra şefi gibi davranıyor açıkçası. Yapay zekanın elinde de böyle bir nota defteri var sanki. O şef çıkmış oraya, oraya bakarak bütün bu orkestrayı bir ahenk içinde yönetiyor. Dolayısıyla bu not defteri sana diyor ki şurada yavaşla, burada biraz daha azdan. Hepsi hepsi orada yazılı. Önüne böyle çıkıveriyor hepsi karşına.
Aynen. Ya özü şu abi, şuraya kadar konuştuğumuzda aslında değil zihinsel bir dönüşüm de yaratıyor.
Evet.
Evet. Şurası bunu yani belki hani şu dakikaya kadarki podcast'ın manşeti bu olmalı diye düşünüyorum. Sadece teknoloji değil zihinsel bir dönüşüm de yaratıyor.
Zaten hani hani deriz ya bu kafayı değiştirmem lazım artık diye. Şimdi buna ayak uyduramayacak firmalar gerçekten de sektörde yalnız kalacak. Aksi şekilde buna ayak uydurabilen firmalar da fark yaratır hale gelecek. Çünkü kim erken adapte olursa, hani erken kalkan yol alır dediniz ya, kim erken adapte olursa o sadece daha hızlı projeleri yönetmeyecek, daha kaliteli, daha sürdürülebilir, daha karlı projeler üretecek.
Evet, Haluk şöyle diyelim mi birazcık kendi reklamımızı yapalım. Bu podcast'i dinleyenler bir adım önde olacak. Bir yerde öyle yapay zekaya daha yakın olacak. Bir ilişki geliştirmiş olacaklar yapay zeka ile. Peki sana şimdi sorayım insanlar bugün artık neden makinelerin daha iyi proje yöneteceğine inanmaya başladı? Ne diyorsun? Ne değişti abi?
Abi şimdi makine deyince aklıma iki şey geliyor. Bir tanesi bu bizim neslin ve yakın neslin belki Z kuşakları, Y kuşakları çok bilmiyor bile ama Terminator filmi geliyor. Makinalar deyince makinaların yükselişi, falan filan. Bir diğer bilimsel örnek olarak vermem gerekirse de meşhur profesör Cahit Harf hocamızın 1958 yılında bu konuya kafa patlatması ve son pozümlerde bunu anlatıp makineler gerçekten öğrenebilir mi konusuna tabii 1958'de kaç olmuş 42 neredeyse 67-68 yıl önce bu konuya parmak masması. Şimdi şöyle düşünmek lazım. Niye makineler daha iyi davranabilir veya daha iyi performans çıkarabilir diye düşünüyoruz ama makinelerin sınırsız veri işleme kapasitesini göz önüne almamız lazım. İnsan oğlu neçede belli günde, bir günde ya da belli sayıda raporu okuyabilir. Yoruldum, şunu yaptım, sıkıldım, dayanamıyorum artık diye söyleyebilir. Yani belli bir kapasitesi var insanın. Ama yapay zeka binlerce veri setini aynı anda tararlayıp bir anda karşılaştırıp sana önüne bilgileri çat diye çıkarabilir.
Kesinlikle. Şimdi Cahit Arfoca deyince küçük bir not düşmek istiyorum. 1950'lerde Erzurum'da Atatürk Üniversitesi'nde bir dizi seminar veriyor. Makine zekası diyelim o zaman. Yapay zeka terimi yok. Ve ben geçtiğimiz yıl 2024 aralığında hatta 19 Aralık İnşaat Mühendisliği Günü'nde Atatürk Üniversitesi'nde konuştuğumda... Sağolsun oradaki çok değerli bir hoca bana Cahit Harf'ın o günlerde yaptığı konuşmalarını Atatürk Üniversitesi kitaplaştırmış ve hediye etti. Çok duygulandım. Çok da üvey dedi konuşmasında 70 yıl sonra yine bu konuda öncü bir mühendis burada yapay zekayı anlatıyor Cem Kafadar diye. Çok çok duygulandım ama bir şey daha söyleyeyim ben Cahit Hocanın kitabına baktığım zaman da çok şeyi anlamadım yani. Biz de mühendisiz o da ama çok büyük bir hocayım. Çok büyük.
Zamanı çok ötesinde.
Zaten kitabında da ön sözünde onlar işte ya böyle büyük insanlar büyük insanlarla arkadaş olalım Mustafa İnan'ın da en samimi dostlarından biriymiş kitabında. Ondan çok övgüyle bahseder. Oğuz Atay'ın o bir bilim adamının romanı kitabında. Peki ben dağıttım galiba konuyu.
Halük nedir? Yok yok çok güzel gidiyorsun.
Sana bırakıyorum şimdi.
Şimdi tabii yapay zekanın... Algoritmayla ilgili olarak çalıştığı 724 kapasiteli çalışabildiğini düşündüğünüz zaman yapay zekanın insanlar gibi bir duygusal sıkıntı yarattığı da yok bize. Bir çalışanla ters düştüğü için bir problem yaşamaz, bir kararsızlık yaşamaz veya duygusal travmalar geçirmez veya bir alt yükleniciyle daha önce yaşamış olduğu gerilimli bir ortam bir yapay zekayı düşündüğünüz zaman onun kararlarını etkilemez. Kararı alır ve hatta bazı durumlarda yapay zekanın veya işte makine öğreniminin işin içinde olması bizim için avantaj bile olabilir.
Doğru diyorsun ama tabii bir şeyi de unutmak lazım. Bu yapay zekamızın sevgili dostumuzun zayıflıkları da var. Kesinlikle. Makinelerin insani bağlamdan kopuk olması bambaşka bir tartışma başlığını açıyor aslında. Empati, sezgi ve kriz yönetimi. Bu üçü ne yazık ki yapay zekada... Olmadığı gibi pek olacağını da yakın zamanda veya hiçbir zamanda ben beklemiyorum.
Evet. Yapay zekanın bu zayıf olduğu noktalardan yola çıkarak aslında bu soru bu soruyu cevaplamak çok kolay olmuyor. Çünkü makineleri bazı yönlerden çok üstün olduğunu bildiğimiz yerde diğer yönlerde insan hala tek. Yani tek geçelim deriz ya. Evet. Hala rakipsiz. Bu ikilem aslında bizi birazcık da şeye götürüyor. Hocam sen konuşmaya başlacsın birazdan. Sen kimi savunuyorsun diye sorsam ne olacak?
Ne olacak diye. Zaten bizim Halukçun podcastlerimizde, şimdi bu bizim ilk bölüm belki ama hep buraya gidecek konu. Yani konunun doğası gereği insan mı makine mi? İnsan makine mi? Yani her bölümde biz bununla ilgili farklı bilgiler vereceğiz, şey yapacağız. Biz böyle seninle yıllardır proje yönetimi üzerine konuşuruz. Bu öngörüm meselesi... Çok önemli. Bugün ne oluyor değil, yarın ne olabilir sorusunu sistematik olarak sormamızı sağlayacak, sağlıyor da hatta yapay zeka diye düşünüyorum.
Tabii şimdi yapay zekanın en çok dikkat çeken yönlerinden biri de bu. Yani geleceği tahmin edebilme yeteneği. Tabii bu bir falcılık değil veya söylediklerinin hepsi yüzde yüz doğru, güvendir anlamında değil ama... Bir öngörü sunuyor net bir şekilde.
Evet.
Ya bendeki devasa veri setlerini kullanarak hani her gün duyuyoruz data center inşaatları falan diye dünyanın değişiklerinde bütün bu verileri kullanarak bütün bunlara anında ulaşarak sizin önünüze senaryolara dair bir şeyler koyabiliyor.
Farklı senaryolarla getiriyor.
Bu şey gibi bunun İngilizcesi işte predictive analysis, analytics deniyor. Yani tahmin edenin haliniz. Dolayısıyla ben... Mesela chat GPT'ye bazı şeyleri soruyorum. Gerçekten zor olduğunu düşündüğüm. Şeyleri vermiyor bana, istediğim cevapları vermiyor. Ben de kızıyorum. Bu komik bir durum oldu geçen akşam. Yine, ya kardeşim anlamıyor musun dediklerimi demeye getirdim. Küçük kızım geldi, baba dedi nasıl konuşuyorsun dedi. Sinirli sinirli konuşuyorsun chat GPT'yle. Dedi ki yapma böyle şeyler. Yarın öbür gün makineler başa geçerse kapıyı tarsın falan diye. Tabii çok güldük ama... Şimdi bir çocuğun bakışıyla o bile görebiliyor nereye gidebileceğin dünyanın şu anda. Dolayısıyla bu çok önemli bir konu.
Ya yapay zeka beni de çıldırtıyor. Ben şimdi tabii iki yıl oldu kitabı yazdığında inşaatla yapay zekayı. O zaman chat chipi de üç buçukla bunu yaptım ve çok tekrarlıyordu. Çok tekrarlıyor. Devam diyorum aynı şeyleri söylüyor. Devam diyorum aynı şeyleri söylüyor. Aynı şeyleri söylemeden devam et. Diye bir prompt yazdığımda özür dilerim dedi. Abi bir fena oldum. İlk defa böyle bir makine benden özür dileyen değil mi birbirimize desek? Tıraşık es falan. Üzülür insan. Ya dedim ben bunu kırdım. Tamam ama şimdi daha sertleştim herhalde. Hiç kırdığıma mırıdığıma bakmıyorum. Beni gıcık ediyor seni yaptığı gibi. Bazen kafasının dikine gidiyor. Yani eğitildiği gibi. Geçen bir yerde okudum Ali Koğlu. Çok enteresan. Satrançta hata yapıyor, hile yapıyor. Nedeni? Çünkü sadece kazanma öğretisiyle beslendiği için. Anlatabiliyor muyum? Eğitimini böyle gördüğü için ben kazanayım diye hile yapabiliyor. Ve şimdi zaten çok önemli nokta başka programlarımızda konuşacağız ama bu algoritmaların ve algoritmaların nasıl eğitildiği, işte etik kriterler burada çok öne çıktı. Şu anda daha... Biz iyi niyetli bir yapay zeka üzerinden konuşuyoruz. İşte bu tabi dünyadaki regulasyonlar, hukuk dünya. Bunun yani bir günde birisi kötü niyetli bir yapay zeka yaparsa ne olur? İşte bunu buralarda falan gelecek. Çok da burayı girmek istemiyorum. Bambaşka yerlere gideceğiz.
Şimdi bu da ayrıca konuşacağımız belki 10 tane podcast konusu çıkarırız.
Kızımdan ben bir tane konuşacağım.
Abi bu şimdi şeye benziyor hani. Artık yapay zeka tabi neticede belli bir yazılım üretme prensibiyle ilerlediği için düşünsene huligan bir grup bir yapay zeka modülü geliştiriyor. Yani ne tür manyak sonuçlar çıkarabilir veya taktik bile verebilir. Şunu şuradan saldır, buradan böyle kesici deli cehaletli ol, şöyle bomba. Yani çok acayip yerlere gidebilir bu kötü niyet olduğu takdirde.
Kesinlikle. Şu anda onu sansürlüyor. Yani kötü niyetli, çünkü test ediyorum ben bunu böyle, işte erotik olsun veyahut böyle bir suç işleyecek tondaki şeylere hemen şey yapıyor, ben de oh diyorum. Aman iyi bu şekli.
Şimdi tabii yapay zeka şu anki bizim kullandığımız kapasitesiyle inşaat sektörüne döndüğümüz zaman işte gecikme riskini azalt, şu işi şöyle yap, bunları tekrar sıraya koy, makineleri şu şekilde diz, sahanda şu önlemleri al. Onu yap bunu yap direnerji için şurayı kurut yoksa başın derde girer bir sürü öneri sunuyor. Ya bu şey gibi bir sürü aksiyon planı sunarken sana sanki cebindeki isveç çakısı yapay zekayı gibi yani hani bir isveç çakısı taşısın cebinde her derdine deva olur. Yapay zekada bir proje yöneticisinin sanki sağ kolunun yerini almış her işini onun için yapıyormuş gibi.
Evet evet evet. Ya şöyle bu prediktif konusunda küçük bir kafamdaydı. Yaptım dağıldım algoritmaları falan girdik. Mesela şöyle basit bir örnek verebiliriz. Bir kazı çalışmasını düşünelim. Şantiyede yapıyoruz. Yapay zeka geçmişteki benzer işlerin sürelerini, zemin türünü, ekipman performansını analiz edip bu iş yüzde seksen beşi ihtimalle üç gün geciktir diyebilir. Bu çok değerli bir şey. Bizim için zamanlama her şey. Yani bir işin gecikmesi sadece o işi değil. Tüm proje akışını etkiliyor diye düşünüyorum.
Haluk'cuk. Yani bu dediğin çok doğru. İnşaat projelerinde çalışmış veya inşaat projelerini ucundan yakınından tutmuş olanlar zaman programlarını çok iyi biliyorlar. Orada her şey böyle oklarla birbirine bağlamıştır. Biri biter biri başlar veya ikisi aynı anda başlar veya ikisi aynı anda bitmek zorundadır. Dolayısıyla senin dediğin gibi bir gecikme olması birçok şeyi etkileyebilir. Dolayısıyla yapay zeka bunu... Bir defalık yapmıyor bize sürekli bir besleme yapıyor dinamik olarak yapıyor yani verileri sürekli analiz ediyor güncelliyor ve önüne ham ve taze bilgi olarak koyuyor yani her sabah uyandığında bugün ne olabilir sorusuna sanki şey cevap veriyor gibi yani sabah uyandın gözünü açtın falcın karşısında bugün ne olacak acaba'yı cevap veriyor gibi Şimdi şöyle bir şey var, biz senelerdir sen de planlama işlerinde, proje yönetiminde çalıştın, ben de.
Bir plan yapardık ve bu planın hep çok fazla değişmeyeceği üzerinden hareket ederdik. Ama bugünün gündeminde, bugünün trendi adaptif planlama. Yani sürekli uyum sağlayabilecek planlama. Artık sabit bir proje takvimi yok. Şartlar değiştikçe sistem planı güncelliyor. Ve yöneticiyi uyarıyor. Yani bir yerde statik değil, yaşayan bir organizma gibi davranıyor ve yapay zeka bu noktada çok değerli. Çünkü bunu insan emeği her gün o programı güncelleyemeyiz. Fırsatı doğru değerlendirecek planlama yapıyor. Şimdi mesela ben üniversiteleri gittiğimde gençlere de onu söylüyorum. Evet, bir planınız olsun ama aslında en çok neyin üzerinde durum biliyor musunuz? Fırsat önünüze geldiğinde değerlendirebilecek şekilde kendinizi donanımlarla besleyin. Yani fırsatı değerlendirmek bir plan yapmaktan daha önemli. Bu lütfen bu söylediklerimin plansız hani saldım çayıramayacağım.
Çalak açıp saldırmak gibi değil.
Değil yani böyle kervan yolduk düzelir değil. Ama fırsatı doğru değerlendirebilecek esnekliğin istendiği bir dünyada insan.
Katılıyorum. Özellikle. Karmaşık çok aktörlü projelerde muazzam bir fark yaratabilir yapay zeka. Örnek vermek ilirse işte metro projeleri çünkü hem şehrin içinde oluyor genelde metro projeleri uzun menzilli tren hattı değilse şehrin göbeğinde onlarca alt yüklenici binlerce faaliyet aktiviteler bunların arasında bu olan bitenleri tek başına bir insan olarak yazılım da artık yapmak zorlanıyor.
Evet evet evet sürekli değişim var yazılım da şaşırıyor. Ancak yapay zeka ile desteklenirse o yazılı bir şeyler yapabiliyor.
Bunu takip etmek çok kolay değil. Gerçekten kolay değil.
Şimdi yapay zeka işte bu ilişkileri bir grafik gibi okuyabiliyor. Ve bizim en çok önemsediğimiz kritik yol üzerindeki değişimleri, kritik tepet üzerindeki değişimleri, çakışan işleri veya kaynak çakışmalarını tespit edip anında yöneticiyi uyarıyor. Bu da bir yerde reaktif değil, proaktif yönetim demek.
Zaten artık günümüzde herhalde olması gereken şey gibi düşünüyorum.
Evet, adaptif ve proaktif.
Yani bu sadece zamanı yönetmek, zamandan kazanmak değil. Yani hem maliyet hem kaliteyi de yakalayabiliyor olmak önemli. Yine örnek vermek gerekirse, beton dökümü gecikti. Ne olacak? Kalıplar bekleyecek. Kalıp beklerse ekip boşa çalışacak. Boşa çalışmak ne demek? Adama boşa para ödüyorsun demek. Evet. Şunu şunu şunu yap ki bu sürecin doğru aksın diyor. Yani yapay zeka sanki insandan daha iyi zaman nakitlerin sahibiydi.
Evet evet revize ediyor yeni stratejiler geliştiriyor. Ya biz hep şantiyede şu lafı duymaz mıyız? Çok da doğru tabii duymalıyız da işi zamanında bitirelim.
Evet evet evet.
Hayır bu diyor ki bize daha verimli daha kaliteli nasıl yapabiliriz?
Tabii ki.
Zamanında bitireceğiz ama bunu da yaparak. Ya biraz rüya gibi, masal gibi anlattığımı düşünebilir dinleyiciler ama yapay zeka bunları yapmanın mümkün. Ve biz dediğim gibi bayağı dallandıracağız detaylarına gireceğiz. İleriki bölümlerde bunları da konuşacağız.
Kesinlikle tabii ki. Şimdi yapay zeka öngörü gücüyle sadece hatı yapmaktan değil aynı zamanda fırsatları kaçırmaktan da koruyor insanı. Kendisi ortaya koyduğu öngörülerle. Sorunları sadece sorun çözmüyor. Bir bir değer yaratıyor. Daha önce demiştik ya bu şeyin konuşmanın öncesinde kurumsal kültür geçiyor diye. Dolayısıyla bir bir değer yaratmaya çalışıyor yapay zeka.
Proje yönetimi diye başladık ya programa. Proje yönetim aracı değil, strateji ortağı gibi.
Kesin kesin kesin kesin.
Yani buna böyle bakmaktan benim projem diye bakıyor.
Sahipleniyor.
Sahipleniyor tabii ki.
O zaman da şu geliyor insanın aklına, yapay zeka madem bu kadar hayatımızın içinde, o zaman gelecekteki proje yöneticileri nasıl meziyetlere sahip olacak? Bu sistemlerle beraber çalışabilen, okuyabilen, öngörü sahibi olan proje liderleri ancak hayatta kalabilecek veya iş hayatına devam edecek. Dolayısıyla analitik düşünce ve teknik okuryazarlık yani... Yapay zeka veya diğer teknolojilerle beraber çalışabilmek artık olmazsa olmaz olacak. Yani bu tabii gelecek diyoruz ama gelecekte ne kadar gelecek o da komik. Yani biz şimdi buradan belki de bu ofisi terk ettiğimiz zaman burada konuştuğumuz bazı şeyler belki de tarih olmuş olacak. Biz gelecek derken 10 yılı mı kastıyoruz, 2 yılı mı kastıyoruz? Bu gerçekten çok çok net değil. Çünkü çok hızlı ilerliyor.
Haluk'cığım biz şimdi bu podcast serisi için... Ciddi çalışıyoruz birbirimize gönderiyoruz getiriyoruz. Sonra bazen diyoruz ki bu artık tamam ya bu geçti. Bak bugün ben bu haberi okudum bunu alalım biz yayına. Bunu konuşalım.
Tabii tabii.
Durumumuz bu. Şimdi biraz şeye geleyim istiyorum. Dronlara gelelim istiyorum. Bu dronlar hem güvenlik açısından sahayız diyor hem ilerlemeyi ölçüyor. Bir bakıma böyle günün sonunda manuel olarak yapılan bizim işlerimize... Özellikle miktar hesaplarımızı bizim önümüze doğru veriyor. Dronlarla ilgili iki elli bir program düşünüyoruz bu arada.
Tam laf ağzından aldın. Zaten bunu yeterince detaylı konuşacağız. Çünkü çok acayip bir konu dronlar konusu. Yapabilecekleri kapasiteleri ve ortaya çıkabilecekleri ama şimdi bu drone örneğini verdin. Hadi burada biraz hızlıca geçelim ama birazcık da bir parmak bal çalalım dinleyicilere. Çünkü drone konusuna geleceğiz. Şimdi bazı firmalar... Internetten ve literatürden takip edebildiğimiz kadarıyla beton döküm sırasındaki vibrasyonun yeterli olup olmadığını bile kontrol ediyor artık. Açlığı, titreşim, neyin gibi parametreleri eş zamanlı izleyerek kalite kontrolünü anlık yapıyor. Yani bu şeye benziyor. Ahmet Usta'nın yaptığı, Mehmet Usta'nın yaptığı beton işinden daha iyi olduğu karşılaştırabilir duruma gelecek neredeyse. Bu bakımdan büyük bir potansiyel sağlıyor bize.
O kadar güzel bir noktaya değindin ki. Biz şimdi proje yönetimine girdik ya yapay zeka sadece yönetim değil uygulama süreçlerinde de tabii ki katkı gösterir. Yani proje müdürü artık her yere yetişmek zorunda değil zaten oluşamaz. Yani orkestra şefi şefi de abi yani orkestranın da bir şeyi var artık. Gözetleme raporlama görevini paylaşacağı bir dijital asistan durumunda.
Şey fiziki olarak elle dokunup gözle göremediğimiz bir şey ama böyle omuzlarda duran bir yardımcı gibi. Bu araçları kullanmak, karar vermek anlamına da gelmiyor. Daha doğrusu yapay zekanın karar vereceği anlama gelmiyor. Bunu altın çizmek lazım. Karar mekanizması hala insanda. Çünkü yapay zeka verileri sunuyor ama hangi yoldan gidileceği nihayetinde insanlar seçiyor. Bugün için hala böyle. Ama demin konuştuk ya, gelecekte ne olacağını şu anda bilmiyoruz. Ama gelecek ne zaman gelecek onu da bilmiyoruz.
Onu da bilmiyoruz. Şimdi bence biz... Bu Pink Floyd'ın ölümsüz bir şarkısı abi. Dark Side of the Moon. Yani gelelim bakalım ayın karanlık tarafına. Raci Votus gerçi diyordu ki o zaman ayın karanlık tarafı yok, ayın her tarafı karanlık. O da çok doğru bir tespit. Peki neler yapamıyor sence böyle insanlara böyle liderlik edecek mi? Ne diyorsun bu yapay zekanın karanlık tarafına?
Abi şu anda gelişmişlik düzeyine hesaba kattığımız zaman yapay zekanın... Liderlik etmesi pek olası değil ama hala diyorum bak bugün şerhimi koyuyorum. Liderlik dediğimiz şey sadece karar almak demek değil. Takımı bir arada yani çalıştığım takım arkadaşlarını bir arada tutabilmek, kriz anında moral vermek, kararsız kalınan noktalarda inisiyatif alabilmek. Bunlar içgüdü, deneyim, empati. Bu çok kolay bir şey değil. Yapay zeka şu anda bunu yapacak kapasitede değil.
Kesinlikle mesela ya düşün sen abi bu işçiler kazan kaldırdı. Eskiden 90'larda falan bu tip şeyler daha fazla olurdu. Şimdi eskisi kadar kazan kaldırmıyorlar ama.
Yakın zamanda hatırlarsan Mersin'deki nükleerde de işçiler kazan kaldırdı.
Evet evet evet.
O geldi aklıma şimdi.
Ve şey oluyor hani orada hep önce yemekle başlıyor. Yemekten memnun değiliz diyor. Şimdi yemek herkesin şikayet edebileceği bir şey ama ki... Yemek değil asıl sebep arka tarafta kalkacak gazın.
Başka bir karnı ağrısı yok.
İşareti o. Benim çok değerli projem müdürü abilerimden biri şeyi derdi. Ben yemekten şikayet edildiği zaman derdim ki aççıları yemek kaplarını bıraksınlar, götürmesinler, şeye koymasınlar. Ben orada yemeğin yenip yenmediğini anlardım. Ve yemek yendiyse o zaman şikayet yemekten değil arka tarafta. Ama yemek yenmiyorsa o zaman yemekten diye. Şimdi heh. Şu yapay zekanı yapabileceğim bir analiz mi? Bence değil. İnsanı tanıma gerekir diye şey yapıyorum. Belki fikir verebilir. Ya böyle bir yemek krizi çıktı, işçileri kazan kaldırdı, ben ne yapmalıyım diye ona sorabiliriz. Ama vereceği cevapların kısıtlı ve sınırlı olduğunu düşünüyorum Halit'cim.
Evet. Şimdi bu dediklerine bir örnek de şöyle verelim. Diyelim ki hiç olmazması gereken bir iş kazası yaşandı. Herkes panikte. Yapay zeka olay sonrası prosedürü önerebilir. Ne yapılması gerektiğini ne bileyim işte onları yapın bunları yapın şu önlemler alın şurayı kapatın burayı izole edin böyle şeyler söyleyebilir ama bir proje müdürünün serin kalınlığını personele güven vermesi rahatlatıcı etkisini etik sorumluluğunu taşıması gerçekten bambaşka bir şey. Bu demin yemek örneği verdin ya diyelim ki yemek şeyler kaldı. Hadi projemi durup bırakın demiş ya yemek tabakları kaldı. Yapay zeka destekli bir robot geziyor bakıyor yemek bitmiş bitmiş bitmiş bitmiş. Şimdi orada şey oluyor diye bizde Windows geçersiz bir işlem yürütüldü şimdi kendini kapatacak bir şey. Şimdi robot yemeklere bakıyor insanlar yemekten şikayet ediyor ama yemekler bitmiş. Robot şimdi şey dumanlar çıkmaya başlıyor robottan. Ne olacak nasıl olacak bu nasıl iş?
Yani hem oradaki arkadaki duygu alanına gidemeyecek. Evet. Yani veriyle karar veren bir sistem yeterli değil. Kesinlikle değil. Çünkü insanın beyninde de olduğu gibi hayatta da gri alanlar var. İşte burada da zaten insan sezgisi devreye girmeli. Bu açıdan birazcık yapay zekanın karanlık alanlarından tabii bir sürü karanlık alanı var ama bir tanesinin bu olduğunu düşünüyorum.
Evet buradan yola çıkarak belki de... Başka bir karanlığa geliyorsan... Hani günün sonunda günün sonunda bir günah geçsin lazım ya. Verecek kardeşim bir işler ters gitti.
Tabii tabii.
Bir algoritma mı yoksa bir insan mı? Kimi kullandan tutsalayacağız?
Yapay zeka bir hata yapsa kimse gidip yazılımı suçlamayacak.
Tabii ki.
O yazılımı kullanan kişi ya da kurum sorumlu olacak. Bu sorunun derinliklerine önümüzdeki bölümlerde gireceğiz. Çünkü bu da çok ciddi tartışması gereken bir konu. Ya şimdi mesela otonom araçlar Amerika'da kullanılmaya başlandı. Otonom araçların gidişiyle gelişinde hiçbir sorun yok. Deniyor. Ancak otonom araç bir kaza yaptığında ve ölümlü bir kaza olduğunu düşünüyorum. Yazılımcıda mı? Otonom aracın yapıcısında mı? Yolda mı?
Ne yapacaksın arabayı alıp hurdacıya mı atacaksın?
Hurdacıya mı atacaksın? Yani arabayı izleyeceksin, yakacaksın. Herkes öndedir. Bu yaptı işte. Şimdi arabayı mı yakacaksın?
Evet, evet, evet.
İşte bu hukuksal mevzuat konusu çok önemli. Zaten bizim böyle üç dört bölümde halunda bu uzmanlık alanı. Bu hukuk ve yapay zeka inşaat üçgeni içinde de baya bir gezeceğiz değil mi Haluk?
Şimdi tabi ülkeye yapay zekaya herkes adapte olmaya çalışıyor. Ülkelerin mevzuatları var. Ama şu andaki işleyiş hala sorumluluğu insanlarda tutuyor. Karar alma yetkisi kimdeyse hatanın sahibi de odur kardeşim diye çok net bunu söyleyebiliriz.
Şimdi Haluk böyle bir şey... Klasik ve klişeleşmiş bir soruya geçeceğim. Yine bizim bölümlerimizde çok bunu da tartışacağız. Yani konunun gereği bunu getiriyor zaten. Yapay zeka insanı geçecek mi? Hadi bakalım. Tüm dünyanın konuştuğu konu ne diyorsun abi? Geçecek miyiz? Geçilecek miyiz? İkinci mi olacak?
Kısa cevap vermem gerekirse insan devre dışı algısı hem teknik hem de etik olarak. Çok doğru bir yaklaşım değil gibi bugün itibariyle. Ama geleceğim o dediğin gibi rekabet mi ortaklık mı birazcık değişiyor. Sen bize bahset bakalım neyi hissediyorsun?
Kesinlikle. Şimdi yapay zekanın biliyorsunuz çıkışı insan beyninden bu nöronların çalışma sistematiğinden nöronlar arasındaki sinapslarla yani nöronlar arasındaki ilişkiyle ortaya çıkıyor. Şimdi buradan ben araştırdığım, araştırdığım değil zaten bunu. Artık her yerde söylenen bir şey bu. İnsan beyni 20-30 watt kullanarak 100 trilyon snaps ile işlem yapıyor. Yani beynimizde, ortalama bir insan beyninde 100 trilyon snaps var. Peki dedim ya, chat GPT ne kadar snaps ile iş yapıyor? 2 trilyonla, yüzde 2 ile. Ve biz 20-30 watt kullanıyoruz ya enerjiyi. Chat GPT 1 gigawatt kullanıyor. 1 gigawattla... İnsanın yaptığının yüzde ikisini yapıyor ve bilim adamları çok net bunu beyinle ilgili bilim adamları da bilişimle ilgili de diyor ki 100 trilyon sinapsle işlem yapacak bir yapay zeka üretecek enerji kaynağına dünya sahip değil.
İnsan ne muhteşem bir fabrika gibi değil mi? İnsan ne muhteşem bir fabrika gibi değil mi?
İnsanlık kalık çok ve yapay zekadan aldığımız 20-30... Sorunun cevabı için biz yarım litrelik su harcıyoruz.
Evet, evet.
Ama beynimiz hiçbir şey harcamıyor.
Evet, evet.
Şimdi biraz yorulduk, eve gideceğiz dinleneceğiz, akşam maçları seyreteceğiz yine.
Evet, şimdi yapay zeka insanı geçirecek mi gerçekten çok çarpıcı soru ve cevabı çok da kolay değil. Yani söylendiği gibi kolay değil. Şu anki teknolojik seviyeye yapay zekanın insan sezgisi, etik değerlendirme, kriz anında liderlik gibi birçok konuda... Hala aslında çok geride olduğunu söylüyor. Ama gelecekte bu koşulların olup olmayacağı anlamına gelmiyor. Yani bunları anlatırken yine şey geliyor aklıma. Demin söyledin ya Snapser'i. Bu Elon Musk'ın beyne nöron çip takacağım. O da aynı prensiple çalışıyor galiba.
Tabii tabii aynı prensip ama yani yüz trilyonlar ondan bahsediyor. Snapster'ın özür dilerim bahsediyor. Bu arada küçük bir nokta daha söyleyeceğim. Ben tabii biraz ben galiba çok meraklıyım. Ya şeyi sordum yüz trilyon yani sordum yani araştırma. 100 trilyon sinaps var ama bunların çok büyük kısmını insan kullanmıyor.
Evet, evet.
Peki neden kullanmıyoruz ve ne... Biz bazı sinapsları... Üzülüyorum şimdi ya benim de bir sürü sinaps var ve kullanmıyorum. Olay şu, bilim adamları bunun cevabını şöyle veriyorlar. Sen ne kadar merak eder, merak yeteneğini geliştirir, anlamlandırma yani merak ettiğin sonucu anlamlandırma yeteneğini geliştirdiğinde o sinapslar aktifleşiyor. Bunu yapmadığında da durduğun yerde beynin ölüyor.
Bu şey gibi hani insan kendi beyin kapasitesini %10'lu kullanır falan filan.
Evet evet işte o.
Bir de Lucy diye bir film vardı. Scarlett Johansson'ın beynini kullanmaya başladıkça böyle acayip robotlar. En sonunda bir tane USB'ye dönüştü. Yani çünkü yetişemiyordu böyle çok acayip şeyler yapıyordu. Beyin gücüyle etrafını kontrol etmeye falan başlıyordu.
Nöronları aktivite etmeliyiz.
Evet evet.
İtmeliyiz onları.
Bol bol su doku.
Bunu da merakla yapacağım.
Bol bol su doku.
Hatta ve hatta hiç ilgilenmediğimiz konular denizaltıymış, uzaymış, ne hiç bugüne kadar merak etmediğim bir konu ki artık önümüzde yapay zeka var. Kurcaladıkça beyinler onları da çalıştırmış.
Kesinlikle, kesinlikle. Şimdi bu tabii insan ve makine karşılaşması deyince aklıma hep yine şey geliyor dinleyicilerimiz de hatırlayacaklar. Robotlar, Terminator, hatta orada bir Skynet örneği vardı. Robotların, daha doğrusu insan makine savaşının başlangıcını milada olarak... Muazzam bir yenilik olarak sunulan şeyin esasında insanları hapsettiği, esir aldığı ve hatta abi bunu da konuşacağız bak 1976 The Forbidden Project kolossus bilgisayar yapay zeka bir şey var Bunu hazırlayacağım bunu konuşacağız Bu da çünkü 1976 yılında Amerika ve Rusya'da iki tane yapay zeka ile çalışan robotun veya ne ad verirsek o zaman için dünyayı ele geçirmesi insanların mahkubetisi çok acayip şeyler var konuşacağımız. O yüzden şimdi bir parmak bal bırakıyorum. Bırakıyorum birazcık tekrar inşaata girdim.
Aynen pek aylık. Sana şimdi hemen bir toparlayıcı soru önüne böyle topu atayım. İnsanın rolü nasıl evrilecek sence? Klasik proje yöneticiliği anlayışı nasıl değişecek diye merak ediyorum.
Şimdi aslında tabii teşekkür ediyorum abi burada. Bunu ilerleyen podcastlerimize de hep ortaya çıkaracak ki veya bu konunun işleyişinde ilerleyişinde göreceğiz ki aslında rekabet fikri çok mantıklı ve sürdürülebilir bir yaklaşım değil. Çünkü yapay zeka çok net ortaya koyuyor ki belli işlerde insanlardan çok daha hızlı ve hatasız. Ama insanın da yapay zekada bulunmayan büyük katkısı var. Örnek... Liderlik gibi veya işte ne bileyim kriz ameliyat etmesi gibi. Dolayısıyla bir hibrit model önümüzde gözüküyor gibi. Paylaşımlı bir sorumluluk gözüküyor gibi.
Muhakkak. Zaten bu konuda biz dediğim gibi podcastler için çalıştığımızda ki ben kitabı yazarken yine çalıştığıma veya herhangi makaleleri yazarken konu hep buraya giriyor. Yapay zeka insan işbirliği. Konunun gittiği yer hep bu. Belki bizim programlarımızın da sonlarında hep bu hibritin altını defalarca çizeceğiz. Ne onda ne onsuz öyle bir parça vardı değil mi?
Neselle nesensiz.
Neselle nesensiz. Aynen. Yani ben yeni nesil projenin içini şöyle anlattıklarından alık şöyle tanımlıyorum. Hem mühendis olacak, hem veri analisti olacak, hem de lider olacak. İşte burada yine bunun içinde herhalde birkaç podcast bölümü yapmamız lazım. Okul eğitimi tek başına yeterli olmuyor. Girmiyorum ama söz sana bırakıyorum.
Şimdi bu bir iş bölümü gibi değil de bir hibrit modelin hayatı geçirmesi gibi. Şimdi bugün mesela abi sen iyi biliyorsun işe alırken MS Office uygulamasını kullanmayı bilmeyen bir kişinin herhangi bir işte başarılı olma şansı var mı?
Yok böyle bir şey yok abi. Cep telefonunu kullanamayan bir adam giremez.
Tabii ki yani cep telefonundan elektronik posta... Atamayan, mesajlarına cevap yazamayan adamın hayatta kalma şansı yok. Dolayısıyla gelecekte dediğim gibi senin söylediğin çok doğru. İleri de teknolojiyle barışık olarak ve teknoloji kullanmayı bilmeyen proje yöneticilerinin barınması mümkün değil. Dolayısıyla bu bu bu bu şeker bu şek veya şu gün itibariyle şunu söyleyebiliriz. İnsan yapay zekadan öğreniyor. Yapay zekada insanın verisinden ve ürettiği verilerden besleniyor. Bunu söyleyebiliriz.
Kesinlikle. Ya şöyle bir şey, bugün bir iş görüşmesinde adayın telefonu eline alıp kullanış şekli bile o adayın teknolojiyle olan yakınlığı açısından ipuçları verebilir.
Kesinlikle. Kesinlikle.
Hep parmakla kullanıyorsa telefonunu... O başka bir dünyada olabilir. Tabii bunlar üzerinden şey yapmamak lazım, yargılamamak lazım, bunu genellememek lazım. Her genelleme yanlıştır bu da il der nice. Kesinlikle genelleme yapmayacağım. Tek elle, tek parmakla kullananlar hepsi teknolojinin dışındadır demeyeceğim. Ben de iki parmak kullanıyorum çünkü. Ama buralar artık çok önemli ipuçları. Özellikle bu insan seçimi açısından görevlendirme açısından ve ben kurumlara da büyük görevler düştüğünü düşünüyorum. Yani eğitim politikaları, teknolojiye adaptasyon süreci, ekiplerin bu yeni yapıya hazırlanması bunlar artık stratejik meseleler ve mevcut eğitim kurumlarının tek başına altından kalkabileceği şeyler de değil. Bu açıdan firmaların eğitim politikalarını da... Yeniden kurmaları lazım diye düşünüyorum.
Evet. Şimdi bir de işin etik boyutu var. Etik boyutunu da konuşmamız lazım. Yani yapay zeka ne kadar yetki vereceğiz? Hangi kararları belki de otomatikleştireceğiz hayatımızı kolaylaştırmak için? Hangileri hala insan kontrolünde kalması? Aslında bu sınırları da netleştirmek gerekiyor. Çünkü hibrit modelin sorunsuz çalışabilmesi için belki de sınırları net çizmek gerekecek.
Evet, şimdi bu işbirliğinin merkezine bir kere insanı koymamız gerekiyor. Evet. Çünkü tüm bu sistemler sonuçta insan yaşamını kolaylaştırmak için geliştiriliyor.
Kesinlikle.
Yani yapay zeka için çalışmıyoruz, biz insan için çalışıyoruz. Kesinlikle. Yapay zekayı verimlilik üzerinden kurgularken hep benim okuduğum, gördüğüm insan maliyetini minimum tutmak üzerinden kafa yoruluyor. Az insan hem işin tekniği açısından hem de sosyal açıdan sıkıntılı. İşte büyük işsizlik nedeniyle de. Şimdi Daron Acemoglu'nun tezi ki bu Nobel almasına da neden olan tezlerden biri. Ben çok mutlu oldum yani böyle bir teze Nobel verilmesine de. Yani biz yapay zekadan insan maliyetini kısarak değil, insan ile birlikte nasıl daha verimli sonuçlar alabiliriz diyor Acemoglu. Biz insanla yapay zekayı bir araya da çalıştırarak nasıl sonuç alırız? Çünkü işte yapay zekayı koydum, 10 insan yerine artık 3 insan çalışıyor. Bu değil. Bu değil. Bunu zaten Nobel getiren tezden biri bu. Yani merkezi abi parayı değil, insanı koyduğumuzda işler daha güzel oluyor. Ve mesela Çantiye dergisinde kentsel dönüşüm yazımda da aynı şeyi yazdım. Kentsel dönüşümün merkezine yatırımı değil, parayı değil, insanı koyarsak biz o eski mahallelerin de yaşamasını sağlayabiliriz. Yoksa aksine aktarıda soğuk soğuk birbirinin benzeri şehirler ortaya çıkacak. İnsanı unutmamalıyız abi.
Abi kesinlikle katılıyorum bu dediklerine. Bütün bu tartışmaların odağında yapay zeka bir tehdit mi algısı veya düşüncesi veya hissiyatı yatıyor? Fırsat olarak görmek gerekiyor. Çünkü yapay zekayı doğru ve amacına uygun olarak kullanabilirsek daha mutlu çalışanlar, daha başarılı projeler, daha sürdürülebilir sistemler oluşturabiliriz. Hani kriz olarak veya kriz tehdidi olarak gördüğümüzde insanlar gerçekten herhangi bir kriz anda ilk şeyi ortaya çıkar böyle çay kahve ortadan kayboldu. Dolayısıyla yapay zekada... Böyle bir tehdit olarak alganırsa aman eşsiz mi kalacağız? aman şöyle mi olacak? aman böyle mi olacak? endişeleri bütün süreçleri alıp götürüyor.
yok şöyle bence bu senaryoda rol almak isteyen herkes kendini hem teknolojik hem insani açıdan yeniden donatması gerekiyor. yeniden nasıl doğru insan olabiliriz'in sorusunu tekrar tekrar sorup tekrar tekrar da cevaplaması lazım. yani bu sadece soğuk... Bir teknolojik çalışma değil. Yapay zeka... Ya şimdi benim promptlarla, yapay zeka ile de sorduğum mesela... Çünkü insan yarattı bunu değil mi?
Evet, evet.
Soruyorum senin keşkelerin var mı diyorum. Yazıyor. Ya diyor ben bilinçli olmak istiyordum sizi insanlar gibi diyor bana falan. Yani her şeyde bir duygu var. Bu duyguyu bizim kaybetmeden bu işi ilerletmemiz lazım. Yani yapay zeka işte o bilim kurumu filmlerinin kafamıza verdiği formatlar ya. Böyle her şey. Kötülük merkezi gibi. Kötülük merkezi teknolojik teneke değil yani bu böyle bir şey değil diye düşünüyorum.
Şimdi belki de yeni nesil proje yöneticilerinin veya yönetimlerinin yeni sloganı da şu olacak belki de. Yapay zeka ile yarışma onunla yürümeyi öğren.
Bravo Haluk.
Çünkü nasıl bugün hani bizim gibi ekonomisi dalgalı ülkelerde finansal okulu yazarlık bilinmesi anlaşılması gereken bir konu. Teknolojik okuryazarlık da ileride olması gereken noktalardan biri olarak önümüze duruyor. Yapay zeka ile yarışmayacağız. Onu kendimiz için en faydalı şekilde nasıl kullanabiliyoruz bunu öğreneceğiz.
Aynen öyle. Yani ben tüm bu süreçte biraz tabii çok yakından izledim biraz meraklıyım. Yani teknolojiyi dışlamak da abartılı bir şekilde yüceltmek de fetişizm de yanlış. Yani o her şeyi bu yapar yapay zekamız var falan bu da yanlış. Ya bırak işte ben yaparım sen yapay zekada neymiş falan bu da yanlış. Yani şeye biraz belki benzetilir ne kadar doğru olacağımı bilmiyorum da güçlendirici vitaminler yani vitamin alarak sağlıklı kalamayız ama vitamin biraz bizi güçlendirir. Yani bunu da böyle bir takviye gibi birlikte ne yapabiliriz üzerinden düşünmeliyiz diye düşünüyorum.
Evet artık toparlıyoruz galiba. Toparlıyoruz galiba bir sözlerimizi. Özetleri yapalım ne konuştuk ne ettik. Şimdi artık yapay zeka inşaat sektörünün bir parçası bu tartışmasız. Ama insan unsuru her zaman olduğu gibi ön planda. Devre dışı kalmadı. Aksine insan ve makinenin birlikte çalışması veya birlikte çalışacağı bir yapının oluşturması elzem.
Aynen. Aynen Haluk'cığım. Yani umarım bu bölüm bu konuda kafa karışıklıklarını biraz olsun. Netleştirmiştir. Sizde yeni ufuklar açmasına katkı sağlamıştır diye düşünüyorum. Toparlayalım ve toparladık da bitirelim istersen.
Evet. Yani hibrit model önemli. Bunu belki de bütün hemen hemen podcast ilerideki konuşmalarımıza da şey yapacağız, vurgulayacağız. Şimdi aklıma komik bir şey geldi bak abi. Bu yapay zeka dönüşüm falan filan derken... Konuyu kapatmadan önce dinleyiciler de eğlensin diye. Şimdi akıllı ev sahibi bir adam evini sürekli sesli komutlarla yönetiyor. Kapıyı aç, suyu aç, şunu aç, bunu aç falan. Adam bir günün birinde dişçiye gidiyor. Dişini çekiyorlar. Ağzına pamukları dolduruyorlar. Eve geliyor, kapıyı aç komutunu veremiyor. Yani veriyor da karşıdaki anlamıyor. İşte open the door diyemiyor. Şimdi bunu anlayamıyor. Kapı açılmıyor, yağmur yağmaya başlıyor. Yağmur bir süre sonra fırtınaya dönüyor. Adam kapıyı açmak için peş peşe cümleler kuruyor. Kapıyı ittiriyor, omuz atıyor. Hiçbir şekilde açılmıyor. Adam sırrılsıktan oluyor, kapının yanına yığılıp kalıyor. Şimdi yapay zeka ile ilgili böyle tabii küçük ve komik enstantenler var ama gerçekten hibrit modeli hayata geçirebildiğimiz takdirde... Biz çok çok ilerlemiş olacağız diye düşünüyorum.
Aynen Ali bunun bir benzerini ben yaşadım. Göreceksin abi biraz beceriksizim elma soyarken parmağımı kestim ve kestiğim parmağı işte böyle bir kabuklar bağladı bir şeyler oldu falan filan. Parmak basıp da tanıyor ya beni tanımadı abi MacBook tanımıyor beni. O parmağı tanımıyor orada çünkü tanımış bir parmak var ve kabuk bağlamış bir parmak var. O parmağı tanımıyor hadi bak.
Veya düşünsene pasaporttan geçeceksin parmak ismi alamıyor.
Parmak ismi alamıyor. Çünkü niye orayı kesmişsin gibi gibi gibi. Bunun sonu yok. Ama ben küçük bir şeyle gelecek bölümle ilgili ipucu vereceğim. Burada gelecek bölüm misafirlerimiz mi diyelim misafir değil de konumuzun misafiri sevgili dostlarımız robotlar olacak. Robotlar buraya gelmeyecek de biz robotlara gideceğiz robotları konuşacağız. Gelecek bölümde... Şantiyedeki robotları konuşacağız.
Evet, evet çok ilginç bir konu. Eminim hepinizin dikkatle dinleyeceği ve dinlerken de zevk alacağı bir konu olacaktır. Abi o zaman kapatalım.
Tamam.
Yeterince konuştuk.
Gelecek bölümde görüşmek üzere.
Herkese çok teşekkürler dinlediğiniz için. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere.
Aynen.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






