Dijital Tuğla – Bölüm 20: İnsansız bir insan kaynakları departmanı mümkün mü?

In this 2025 episode of the Dijital Tuğla podcast, hosts Cem Kafadar and Haluk Eginat examine whether a fully automated, "insansız" (robotic) Human Resources (HR) department can exist in the construction industry. They start by outlining current AI applications in HR—automated CV screening, interview chat‑bots, onboarding assistants, and performance‑monitoring dashboards integrated with ERP systems. The conversation then shifts to the pitfalls of these technologies: algorithmic bias, metric gaming, loss of empathy, and legal/ethical challenges such as explainability, appeal mechanisms, and data privacy. Throughout, the hosts stress that AI should augment, not replace, human judgment. They argue that the future HR professional will need a hybrid skill set—deep HR expertise combined with AI literacy, ethical awareness, and the ability to collaborate in real‑time with intelligent agents. The episode concludes that a completely robot‑run HR function is unrealistic; instead, a symbiosis of human intuition and machine efficiency offers the most sustainable path forward for the sector.
Chapters
Yapay zekanın inşa sektöründe var olan ve gerçekleşmesi çok muhtemellerin etkilerini tartıştığımız, en son teknoloji ve trendleri konuştuğumuz, gerçekle alakası olmayan şeyleri, söylentileri ve bilim kurgu romanlarına dikkate almadığımız, hatta bunun tam da aksine yapay zeka dünyasında aslında neler olduğunu anlattığımız Cem Kafadar ve Haluk Eginat tarafından hazırlanan dijital tuğla podcastimize hoş geldiniz.
Evet bugün dijital tuğla da insansız bir insan kaynakları departmanı mümkün mü konuşacağız böyle biraz sözcük oyunlarıyla insansız bir insan kaynakları olur mu diye alykçüm ne diyorsun konuşalım mı yoksa olmaz mı böyle bir şey?
Bilmiyorum. Sen bizi coşturacak bir örnekle başla ben takip ederim seni.
Harikasın. Hadi abi mesela şöyle bir şey yaşayabiliriz abi. Bugün şantiyeye girdiğimde kahve makinesi bana günaydın dedi. İkamüdürü demedi. Sence nasıl bir işaret? Mesela böyle bir diyaloğu bekliyorum ben önümüzdeki günlerden.
Ama bu işaretlerin ötesi şey gibi. Telik içenleri veya uyarı gibi. Düşünsene yarın sabah şantiyeye toplanmak. Gidiyorsun işte ne bir aylık ilerleme toplantısı var masanın başında chatbot oturuyor insansız insan kaynakları olur mu diye gerçekten kendi kendine düşünmeye başlıyorsun bu chatbot da nereden çıktı veya kim iş aldı bunu diye şimdi abi google'a sorsan zaten başlamış biz burada böyle şey konuşuyoruz başlamış bir şeyi konuşuyoruz gibi oluyor işe alımı çünkü yapay zeka yapıyor oryantasyonu chatbot performansı algoritmayı ölçüyor daha doğru performanslı algoritma ölçüyor.
Ondan sonra ama bizim sektörde insan olmadan insan kaynakları yönetilir mi? İşte orası birazcık tartışmalı.
Abi şimdi şöyle düşünsene, mülakatı yönetiyorsun, karşındaki CV'de işte yapay zeka dostu format diye bir şey çıkıyor.
Ya ya ya.
İlk soracağım bu ne ya falan diye düşünüyorsun. İşte işte başvurun müracaatına evvela CV'dimi robotlar inceliyor falan diye. Yani hala Excel'de iş yaptırırken insanlar karşına böyle bir algoritma optimizasyonu gibi bir şey çıkıyor. O zaman şu geliyor aklıma. Biz yıllar önceden beri projelerde projeye yetkin personel ararken önüne öyle siviller geliyordu ki okuyorsun böyle tabii o zamanlar işte böyle arama taramaya yapay zeka falan yok. Ya abi sivillerin hepsini okuduğun zaman hepsini işe alırsın geliyor. Çünkü sivillerin hepsi birbirinden muhteşem ama... Şu vardı o zamanda, bu şimdi artık çok daha bence uç boyutlara çıktı. CV üretme diye bir şey vardı. İnsanlar kendilerini olduğundan daha farklı göstermek veya işe alabilmek için CV'lerini üretiyorlardı.
Çok güzel söylüyorsun.
Bu şimdi herhalde çok daha manyak boyutlara gidebilir diye düşünüyorum.
O bir de görüşmede, mülakatta rol yapma kabiliyetlerini de geliştiriyorlardı. Teyatral bir gelişme de vardı. Mesela hani ben şimdi... Şey yaptığımdan şuna çok dikkat ederim. Bir mülakatta azıcık bocalayan bir aday, mülakat tecrübesi olmayan bir aday benim için çok ondur. Neden? Çünkü çok mülakata girmemiş. Çok iş aramamış, çok iş aramak için girdikçe artık o tiyatro yeteneği profesyonelleşiyor. Nerede ne konuşacağım falan. Zaten onları çözmek için onlara biraz böyle beklemedik yerden soru sorman gerekiyor. O zaman Sana gidiyorlar, bildiklerini söylüyorlar. Çünkü robotlaşmışlar.
Evet, evet.
Anlatabiliyor muyum? Yani öyle bir şey var. Şimdi bu dediğim şey çok hoşuma gitti. Ya bak Ali konu bilmiyordum. Yapay zeka dostu format olayı çok doğru. Çünkü artık bizim siviller yapay zeka tarafından incelenecek. Dediğin gibi o kandırmayı artık yapay zekaya yapmak zorundayız. İKAC'ye değil. Şimdi bu tip sistemler... İşte hayır vuyu, ek fault gibi sistemler artık CV'yi taramıyor, insan davranışını tarıyor. Yani yüz ifadelerini analiz ediyor, kelime seçimini inceliyor, seni buna göre puanlıyor. Yani böyle mülakat değil de sanki Black Mirror'un bölümü yaşıyorsun mülakatta gibi.
Abi şimdi bu şey gibi, şey gibi değil zaten dünyada bunun uygulamaları var, bizim ülkemizde de var. Bu sana şu soruyu sorsam ne bileyim yapay zekanın yürüttüğü bir işe alım sürecinde sen işe veya bu mülakata girmek ister miydin diye sorduğunda cevabını sakla bunu söyleyeceksin ama karşında bir insan değil de bir yapay zeka mülakat modülü olsa ne hissederdin? Burada şunlar özellikle teknoloji ve literatür takip ettiğimizde şunlar çıkıyor. En azından bir veya iki aşama yapay zeka karşısında senin davranışlarını, mimiklerini tarayıp anlamaya çalışıyor. Ve hatta şunun sorgusunu bile yapıyor arka planda duyduğumuz veya anladığımız kadarıyla. Bu aday CV'sindeki anlatılanları gerçekten anlatabiliyor mu, takip edebiliyor mu veya yalan mı söylüyor?
Bravo, bravo.
Yani bunları ortaya çıkarabiliyor. O bakımdan... İlkaz süreçlerinde de herhalde bu en nihayetinde bir şekilde entegre olacak diye düşünüyorum.
Kesinlikle. Şimdi yani şey kötü tabii. Yani karşısında bir insan değil bir şey var. Yapay zeka mülakat modülü var. İşte ses tonumdan stresimi anlayan bir algoritma var. Benden daha fazla biliyor olabilir düşüncesiyle mülakata giriyorsun. Bu çok rahatsız edici bir şey. Sonra düşünüyorsun, hani diyorsun şimdi ben buna espri yapsam güler mi? Falan böyle eksik bir sistem. Bu arada ben bu rol model veya işte kendilerini saklıyorlar veya işte beğendirmek için CV hazırlamak, mülakata girmek dediğinde öyle CV'ler var ki böyle hayran kalıyorsun ya diyorsun süper o senin dediğin gibi. Mesela şimdi tabii ben 20 yıla yakındır bu işi yaptığım için öyle arkadaşlar var ki bunlar uzun süreli işsizlik veya uzun süreli işte işten girme çıkma yaşadıkları için o kadar güzel CV'yi geliştiriyorlar ki şimdi ben bir kısmını tanıdığım için çok fazla şey yapmıyorum hani biliyorum falan ama ki tanımadığım iyi bir CV geldiğinde benim bir tereddütün var tamam mı yani bunu bu kadar iyi hazırladığına göre bu işi çok kafaya yormuş çok zaman geçmiş çünkü yani bu gece işsiz kaldın yarın sabah bir işe başvurduğun zaman o kadar iyi hazırlayamayabilirsin CV'ni ve bence ideal CV sade basit kısa ve merak uyandıran CV olması lazım Uzattıkça işin şeyi kaçıyor diye gidiyor. Evet.
Abi tabii bu CV taramalara baktığın zaman aklıma şey geliyor düzeltiyorum CV taramalarla tabii yapay zekayı söylemem gerekiyordu. Şimdi algoritmaya mesela jargonlarını nasıl öğreteceksin?
Ya ya ya.
Bir kişinin yani bunun elinden her şey geliyor ama kafası karışık gibi bu adam bizi bırakıp başka bir yere gidecek gibi. Bu yorumu algoritmaya nasıl anlatacaksın?
Nasıl anlatacaksın evet. Bu çok kolay değil. Ne bileyim, mülakat yaptıktan sonra bunu tu alman lazım. Biz bunu diyoruz mesela. Ya bu arkadaş çok iyi ama bunun gözlerine baktığın zaman bu arıyor. Bu burada kalmaz. Evet. Çok kimse bunu der.
Çünkü bir insan onu hissediyor.
Hissediyorsun tamam mı? Evet. Şimdi ona göre sorular soruyorsun ama o da ona göre profesyonel cevaplar veriyor. Şimdi bunları mesela yapay zekanın anlayabilmesi mümkün değil ya. Çok insansı şeyler bunu insan... Cıl şeyler.
Tabii şimdi bu yapay zeka ile işe alım süreçlerinin bir tık ötesi diyelim ki şirkete başladın. Belki de oryantasyonlara entegre olacak. Belki chatbotlarla bir şekilde süreçini alacaklar. İşe başlayanlar buradan tanıyacak şirketleri veya ilk başta nelere dikkat etmeleri, neler yapmaları gerektiğini belki de şantiyede olan biteni anlatacak. Yani hani hep diyoruz ya şantiyeye ilk girdiğin gün... Iş sağlığı ve güvenliği eğitim alırsın. Belki bunları yapacak.
Yani Alük şu oluyor işte bütün bunlar anlatıldıktan sonra ya hoş geldin Alük ben Cem diyecek biri yok karşısında. Dijital bir rehber var. Şimdi merhaba seni tanımak çok güzel falan böyle konuşuyor. Sen onun samimiyetin sahteliğini hissediyorsun. İşe ilk adımda bir robotla adım atmak Peki iyi gelmiyor onun yerine ne bileyim ben şantiye şefinin odasında onunla bir bardak çay içerek bir olayı daha iyi anlam. O da kendini saklayacak. O da firması sana saklayacak. O odada içtiğin çay hiçbir zaman senin göreceklerine dair çok fazla ipucu vermeyecek. Tabii. Ama yapay zekanın içe olmasa bir samimiyeti var. Neden sakladığını, ne kadarını sana anlattığını hissedebiliyorsun. Onu insanca çözüyorsun.
Bu şey gibi. Tabii çayın belki proje direktörüyle ilk gün çay içmenin tadı. Vay benim proje direktörü odasını ağırladı. Çay içtik, karşılıklı konuştuk, beklentilerimi sordu falan. Bu ayrı bir şey ama düşünsene abi chatbotla bir oryantasyona girmişsin. Affedersin çaydan sonra sıkıştın tuvaleti yerinde bilmiyorsun. Çünkü kim soracaksa onu. Bana chatbot bana şey dedi. Konteyner ambarı şuraları burada.
Her şeyi yönetti.
Kusura bakma.
İzkeş ne yapacağım? Geçebilir de gayet normal. Çünkü o tuvalet üretim yeri değil. Tabii ki. Şimdi yapay zeka üretim yerlerinin ambarı, çalışma yerini, çantiye alanını gösteriyor.
Tabii ki.
Çünkü tuvalette üretim yok baktığın zaman. Şimdi yapay zeka prosedürü anlatmak da bence çok başarılı. Onda bir sorun yok. Ama jesti, bakışı, abi burası senin yerin demeyi öğretemez. Yani... Insan yönlendirmesi şart.
Ondan çıkın sola dönün sağdan beşinci oda sizin odanız.
Evet sizin odanız gibi değil mi? Değil mi? Değil mi? Peki performans değerlendirmelerinde yapay zekayı kullanıyoruz. Özellikle ERP sistemiyle entegre yapay zeka. Kimin işe ne kadar zaman ayırdığını, ne kadar etkin çalıştığını analiz ediyor. Şimdi daha yük aklıma ne geliyor biliyor musun? Bu senin bir alnındaki kalfa vardı. Bu sistemi görse herhalde kendini boğazlardı adam ya.
Yani bu var. Şimdi özellikle şantiyelerdeki tecrübeli insanlar diğer çalışanların gözlerinden, hareketlerinden, bakışlarından ne olduğunu anlayabilen, süzebilen kimselerdi. Kim ne zaman kayıt aramaya meyilli, kim işini doğru yapıyor. Tabii hep konuştuğumuz gibi yapay zekanın bir hissiyatı olmadığı için veya bu bağımsallığı tam birleştiremediği için bunları çözemez. Sevgi, acı çekiyor, bir çaba gösteriyor. Bunları anlayamazdı. O yüzden... İşi zor anlık almamış. Hep diyorlar ya, yapay zekâya sakın teşekkür etmeyi boşuna fazla enerji harcayamıyor çünkü.
Evet, evet, evet.
Duygusu yok diye.
Evet, evet. Aynı şekilde. Yani veriyle çalışan bir sistem doğal olarak duyguyu kaçırıyor.
Kabul, kabul.
Zaten duygusu yok yani. Bir de orayı da duyguyu kaçırıyordayken var olan bir duyguyu kaçırmıyor. Zaten duygusu yok. Bir de tabii doğal olarak veriye odaklanmış bir sistem. Ama mesela bir çalışan bazen ölçülemeyen gayret gösteriyor. Bizim lise yıllarında çok vardı. Sonuç yanlış ama gidiş yolunda puan verdim. Evet, evet, evet. Şimdi bu önemli gidiş yolundan çünkü orada bir sıfırla sekizi karıştırmışın yerinin sekseni sıfır sekizi almışsın. Yanlış sonuç çıkarmadı. Biliyorsun yani sistemin nasıl çalıştığını.
İnsani bir hata olduğunu.
Biliyorsun işte bunu anlayacak olan insan.
Evet, evet.
Baktığın zaman bunu sadece insan görebiliyor. Yani onun için Amni Kalfa'nın böyle çalışanı, yani kendi... Işçilerinin memleketinden getirdiği işçilerin gözüne bakıp bu kötü bu iyi demesinde aslında bir derinlik var bunu küçümsememek lazım.
Tabii bir de şimdi şöyle bir senaryo düşünün işte yapay zeka artık günlük rutinin içine girdi. Geçen ay bir çalışan her şeyini zamanda yaptı gözüküyor teslimi. Yapay zekanın algoritmasına göre ayın en verimli çalışanı seçmiş. Halbuki arka planda bütün işlere başkasına kitlemiş. O yapmış. Yapay zekanın içeriği günün sonunda sonuca bakıyor.
Tabii tabii.
Süreç nasıl gelişti bakmıyor.
Bravo.
Yani giriş çıkış gibi.
O zaman da ne oluyor?
Sahte kahramanlar cüretiyor.
Tabii tabii tabii aynı dediğin gibi. Aynı şekilde.
Yani tabii buna benzer olarak işte şey geliyor akla insana kariyer danışman olarak GPT mi yoksa mentor mu?
Güzel bak burayı konuşmamız lazım.
Nasıl değerlendirir diye düşündüğünüzde yapay zeka desek de... Kariyerlik rehberlik sistemleri, kariyer rehberlik sistemleri de ortaya çıkıyor. Mesela LinkedIn'de geziyorken işte iş mi arıyorsun, sıradaki işin şu olabilir mi diye sana sürekli böyle pop-up'lar çıkarıyor veya önermeler yapıyor. Yani şimdi bunu da yaparken insanlar bazen gerçekten yapay zekanın yönlendirmesiyle veya bu şekilde değerlendirmesiyle Seni seni belki de nasıl söyleyeyim başka açılar yaparak başka açılardan senin durumunu yakalayarak değerlendirmeye çalışıyor. Örnek olarak webde gezindiğin yerleri dahi senin takip hani deriz ya telefonun takip videolarımızı falan diye. Webde gezindiğin yerlere bakarak bile şununla mı ilgileniyorsun bunu mu arıyorsun yoksa şu işle mi ilgileniyorsun? Bütün bunların peşine düşebilen bir kapasitesi var.
Çok iyi anlıyor dediğini ve bu anlamda da çok güçlü. Yani bizi anlayamıyor diyemeyiz buna. Ama birinin hayali, korkusu, gönlündeki hedefini sadece sohbetle anlarsın abi. Mesela psikologlar şey eder, çok hoşuma gitti psikolog arkadaşım bunu söylemişti. Ben o danışanın konuştuğu değil durduğu anlara bakarım. Evet. Sığın anda sende bir şey var, bir şey söylemek istersen durdun, frene bastın. Şimdi tabii yapay zeka da belki bu şekilde nerelerde sığın, nerelerde duruyor bu arkadaş, oralarda bir şey var. Bu her susma bir sorun demek değil ki. O sustu belki orada hatırlayamadı. Orada belki bir daha güzel anlatmak istiyor. Cümleyi düzeltmek istiyor. Apay zeka dedik ya bu psikopat burada bak sustu. Bir derdi var. Yani her susma şey değil. Susmanın da bin tane şekli var. Çok konuşmanın da bin tane şekli. Çok konuşarak da bir takım şeyleri saklayabilirsin. Bir şeyler versin.
Burada tabii şu da geliyor. Hani biz insan ilişkisine çok önem veren bir toplumuz. Beraber yaşadığımız ortamlarda. Neçede kültürel bir belki de iyi yatkınlık diye düşünürsün. Yani biz hep bir mentöre, bir abiye ihtiyaç duyan yapılardı gibiyiz. Özellikle inşaat sektöründe mühendisler, proje müdürleri bile kendi aralarında konuşurken abi, abla diye konuşuyorlar.
Evet, evet çok tatlı bir şeydir o. Üstüttür. Yani biz aslında... Sadece verinin yol göstermesini değil, hayat tecrübesinin de bize yol göstermesini isteriz insan olarak. Ben böyle insanlar adına konuşuyormuş gibi hissettim. Ben kendi karşımda sanki robotlar varmış gibi ama yani hayat tecrübesi önemli. Yani sadece bu arada veriyi küçümsemiyorum. Verinden çok sonuç alabiliriz ama ona sadece güvenip de bir insanı etiketlemek, devre dışı bırakmak ya da çok fazla yükseğe almak... Korku kendini götürebilirsin.
Bu şey gibi, şimdi yeni mezun olmuşsun veya çok yeni başlamışsın hayata mesleğe ve şantiyeye gidiyorsun. Sana herhalde verilecek en büyük tavsiyelerden bir tanesi işte sen önce git şu güneşle biterle de sonra gölgede karar ver. Yani yine bir şey gibi bu hepimiz Nazlı Piles'in konuştuğu no pain no gain gibi. Anlatabiliyor muyum? Bir acı çekerken karar verme diyor. Bir acı çek, ondan sonra gör, ondan sonra sakinken karar... Karar vermek gibi veya açken alışverişe çıkma dediğim gibi.
Aynen çok doğru.
Bunu sana yapay zeka pek bu tip bir öneriyi veremez.
Veremez. Yapay zeka aç kalmıyor ki. Beyni de yok, geni de yok.
Ben açken alışverişe çıksam sepete nutellaları doldurabilirim. Anlatabiliyor muyum?
Tabii. Çok tehlikeli. Aynı şekilde geçen biri bana söyledi ki hoşuma da gitti bir taraftan ama bir taraftan böyle tereddüt ettim. Çeçipidi bana kariyer planı yap dedi ki yapabiliriz. Yapmanızı da tavsiye ederim ama ki ama ki iyi güzel ama dedim bu planı seni iyi tanımadan yaptıysa sen de onu dinleyip ha yanlış bir işe girersen çep çipiti de seni kurtaramaz o zaman ya yani seni iyi tanıması lazım bir kere bu birebir şart ama iyi tanısa bile seni bir sohbet robotu ne kadar tanıyabilecek bunu unutmamak lazım bu şeye benziyor tabi tecrübeli veya duayan biriyle oturup bir masayı, bir sohbeti paylaşmanın yerini hiçbir dijital öneri veya bir yapay zeka tavsiyesi alamaz.
Gerçekten kariyer tabii sadece veriyi, veriler önemli ama sadece veriye göre değil aslında yaşanma aşağı göre de şekillenebilir. O yüzden mentorluk programları vardır. Şimdi düşünsene şirketlerde empati bir motoru 2.0 diye şeyler konuşuluyor. Yani yapay zeka çalışan morali düşükse... Bunu tespit ediyor, otomatik destek mesajı gönderiyor. Mesela düşünsene abi sana çok *** diye bir tane şey geldi, e-mail geldi. Cem seni anlıyorum bugün zor bir gün geçirmişsin. Sence bu yeterli mi ya da senin duyguların oşa mı?
Ben sana sorunu soruyla cevap verip samimi geliyorum sana.
Abi gelmiyordu yani. Ya benim karnımı arıyorsun nereden biliyorsun sınıftan?
Hocam belki ilk okuduğunda böyle bir hoşça kal ne güzel falan diyebilirdik. Belki başka biri diyebilir ama bu beni tanıyan, anlayan birinden değil, hisseden birinden değil, bir yazılımdan geliyor. Ya böyle abi cenazede falan ben şeyi çok önemserim. İşte ay kaybettik ben onu çok seviyordum o çok büyüttü falan. Benden bir sürü şey söyleyebilirsin. Ama bir sarılmak var ya abi. O sarıldığın an işte o duygularını geçer. Ve o sarılma anı cenazede benim, sadece cenazede hiç konuşmuyorum. Bir sürü sözün üstüne geçer. Evet. Ya babanı çok severdim, çok iyi insandı, bana iyilikleri de okundu, şöyle... Bunların hepsini bilir o insan babasının kaybını. Ama ona bir sarılınca, ben senin yanındayım, baban yok ama ben varım mesajıdır ve bu söz de söylenmez. Sarılarak söylenin.
Bu empati ve robotun hani ve düzeltiyorum yapay zekanın... Hissetmesi konusu bana birden tüylerimi diken diken etti. Belki gözüne çarpmıştı. Subservience diye bir film yayınlandı geçen sene. Artık bu tip filmler çok yayınlanıyor. Evde çalışacak robot yardımcı alınıyor eve. Kadın da rol oynayan da affedersin abi Megan Fox yani etkilenmemek mümkün değil kadından robot dahi olsa. Bu eve geliyor. Kadın da hasta orada, eşi de hasta hastanede yatıyor. Adam karısı yokken evde yardımcı olsun diye bunu alıyor. Ve bu robot adamı baştan çıkarıyor. Evde her şeyi kontrole geçiyor, karısını öldürmeye çalışıyor. Ondan sonra böyle çok acayip anlatabiliyor muyum? Bu şey gibi, yani biraz tabii uç gibi robotun hissetmesi veya buna sahip çıkması sanki şu anda hiç bizim... Olmayacağını düşündüğümüz şeyler gibi ama belki de bu futuristik bir senaryoyla belki daha ileriki yıllara anlatıyor ama şu andaki bizim yaşadığımız zamanda yapay zekanın herhangi bir algoritma ile empati geliştirmesi falan mümkün değil. Ama bunu şimdi şer koyarak söylüyoruz bu bu anda. Bu anda. Yarın ne olacağını bilemiyoruz.
Bir Netflix izisi vardı ya Alman'da yanılmıyorsam. Bir böyle 20-30 yıl önce bir evde bir yapay zeka çalışması yapılmış. Artık o zaman yapay zeka denmiyordu. Robot çalışması. Televizyonun içinde böyle bir robot kadın var.
Ha şey gibi jetkillerdeki robota vereceksin.
Hatırladın mı o şeyi?
Hatırladım hatırladım.
İslami tisli.
Hatırladım evet.
Ben onu sanırım Alman'da yani öyle hatırlıyorum. Mafydiyordu yani böyle birazcık. Haneke filmleri gerilimi veriyordu. Böyle bu Orta Avrupa gerilimi acayip bir şeydi ya. O filmi aklıma getirdi. Şey var şimdi mesela ne bileyim moralle ilgili işte moral seviyesine yönelik anket yapılıyor. Buna diyorlar hadi yapay zeka analiz etsin bakalım falan. İyi güzel. Mesela bir arkadaş demiş kendimi ben değersiz hissediyorum. İyi yapay zekadan ona bir gidiliyor bir hediye kuponu öneriyor. Ne yapacak? Yani duygusal boşluğu kırtasiye fişiyle dolduracak. Şimdi böyle bir durum var yani bunu ya ben kendimi ne hissediyorum boşlukta hissediyorum işte kendimi hissetmem dersin. Ya bir otur konuş abi ya. Bir de kendin ders hissetme olayı sadece o günün iş koşuluyla ilgili değil ki adamın hayatıyla ilgili. Yani doğuşundan itibaren o neler geçirdi de böyle bir sona ulaştı. Yapay zeka bunu nasıl anlayacak ya? Böyle bir şey ya işte kırtasiye kuponu götürür o yani onunla bir an böyle şey ya.
Bu abi empati bazen... Yandaki arkadaşına sessizce belki uzun bir yol yürümeye de benzer. Tabii tabii konuşmamak çok güzel oluyor. Ama bir avatardan bunu bekleyemezsin. Yani onunla yürüsen yürüsen en şeffaf kabloda olanırsın yani.
Tabii tabii tabii aynen aynen aynen.
Şimdi tabii bunları konuşuruz konuşuruz ama konu yine gelip etik konulara geliyor. Evet evet.
Hep de bunun etiği konuşmalıyız sanıyorum ben.
Etik gerçekten çok önemli çünkü etiğin temelinde ahlak olduğu için. Hani her nişli yapıyorsan yap, hep en iyisini yapmaya çalış, hep bir ahlaklılık ol diye annemiz babamız bize hep bunu vermeye çalışmışlar yıllar boyunca ve biz de kendi çocuklarımıza da bunu aktarmaya çalışıyoruz. Kesinlikle. Şimdi yapay zeka tarafsız diye düşünüyoruz ama veri önyargısı var. Tabii. Şimdi dedin ya sen, demin kendimi kötü hissediyorum yapay zeka hediye verdi. Yapay zeka çünkü herhalde öyle öğretmişse kendini kötü hisseden birine onu mutlu etmiş. Şey gibi bu. Kendimi kötü hissediyorum, çikolata yemek istiyorum tabii. Ama tabii hikaye o bez olursun. Bu da onun gibi. Kadınları işte ne bileyim belli yaş gruplarına filtreleyip onları işe almıyorlar.
Kadınlar ve siyasi, siyasi diyorum, siyahilerle ilgili.
Ya bu şey gibi, o zaman birkaç veya dört beş podcast önce konuştuğumuz şey konusu geliyor aklıma. Explainable AI konusu vardı hatırlar mısın? Yapay zeka bir karar veriyor ama bu karar neden verdiğini açıklayabilmeli. Yani bu... Belki de etik düzenlemelerin belki de birinci prensibi olarak karşımıza çıkacak. Explainable AI diye düşünüyorum.
Abi ben şimdi bambaşka bir yere gideceğim. Dostoyevski'nin Suç ve Cezada işte Raskannikov kadını balta ile öldürür falan. Orada Raskannikov'un bir şeyi var, cümlesi var. Der ki, yaptım ama bir sor neden yaptım.
Abi bu lafı... Var ya yani... Lafı konuşuyor gibi.
İlyas Salman'la şeyler söylüyor.
Banker Milo gibi.
Hoşgörünün üst seviyesi diyeyim abi ya neden yaptım ya? Neden yaptım? Yani bu bence şimdi yapay zeka bunu ne kadar sorabilir? Veya tamam yapay zeka öğretti neden yaptın diye sorgula sorgula ama hangi veriyle nasıl onu değerlendireceğiz?
Nasıl itiraz edeceğiz? Nasıl itiraz edeceğiz abi?
Ya ya ya ya algoritma verdi gitti diye sıyrıldık. İşten çıkarılan adamcağız insancağız nereye kime hesap soracak? Seni işten çıkardı. Yani bir şey diye de düşünebilirdi. Bir an böyle şu an aklıma geldi. Yapay zeka ombustmanı diye bir belki pozisyon açabiliriz. Yani ironi gibi görünüyor ama bu gerçek olabilir. Yani yapay zekanın üstünde bir insanın değerlendirmesi lazım. Biz bunu yapay zekaya bıraktık. Saldık çayla, mevlam kayıra gibi bir şey olmamalı. Sadece ki ne yazık ki biz insani olarak bu tip şeyleri yapmaya çok eğilimliyiz. Düşünmeyi çok fazla düşünme enerji kaybettirdiği için yapay zeka olarak kaybettirdi. Tamam o zaman kendimi de kurtardım.
Bir cuma akşamı oturuyorsun işten çıkacaksın. İşte seni işten çıkarırlar. Sebebi ne diyorsun? Bir mail geliyor. Yapay zeka performans görüntüsü puanına göre senin şu bu şirkete artık faydalı görünmektedir. Ama aynı hafta işte dediğim gibi 3-4 arkadaşınla ya görüntüler harikalı bunlar diye şey yapmış. Örneklerini çıkarmış. Sen bakıyorsun kendin onlardan hiçbir eksik kalınıyorum. Ne yapacaksın şimdi?
O zaman abi insan kaynakları botuna temiz davranacağız. Yapay zeka karar verdikçe bizi itiraz edeceğiz. Yalnız mahkemede dijital olursa o zaman Ayve yedik abi. Kendi dosyamı savunmak için robot olmadığını anlatmam lazım. O kepçeleri çözmem lazım falan ya. Bak nerelere gidebiliyor işte. Biraz işin gırgınlığı yapıyoruz belki burada ama böyle bir şey var yani yapay zeka. Iki tane yanlış karar verdi veyahut da o insanı anlamadan karar verdi. Ve o insana çok büyük hasar verecek karar verdi. Ne yapacağız? Temiz yok burada yani bu işin hiçbirisine onu söylüyorum.
Yani yapay zekanın ortaya koymuş olduğu veya sorgulamaların sonunda verdiği sonuçları beğenmediğin zaman ama bunun da verisi bozuk diye bir kenara atıyorsun. İnsan yöneticileri de işiyor ama burada işlemiyor. Şimdi insanı sistemin dışına attığın zaman adaleti bulmak birazcık böyle sanki zorlaşıyor gibi. Bilmiyorum yani geleceğe dair böyle çok ama olabilir fikirler de istiyorum.
Adalet için tarafsızlık açısından çok hoş görünmekle beraber tamamen bir yapay zeka robotuna bir adalet. Teslim etmek mümkün değil. Yani adalet sadece böyle teknik bir olay değil. Kendi içimizde de yaşadığımızı diyorum ya, sonuç yanlış ama gidiş yol doğru. Yani gibi bir durum var.
Hani hep bizdeki normal bildiğimiz insan mahkemelerinde hep denir ya, hakimler vicdanlarına göre de karar verirler diye. Çünkü vicdan olmayan bir şeyden tamamen motu motu matematiksel verilerle karar beklediğin zaman... Hiç vicdana uygun düşmeyebilir. Dolayısıyla bunları nasıl geri çevireceksin bu hala bir soru işareti. O zaman birazcık daha... Bir küçük araya gireceğim abi.
Vicdan deyince aklıma geldi. Şimdi geçtiğimiz hafta işte Liverpool'a gittiğimde orada bir yapı var. Bu yapı geçmişten aynı anda hem hapishane ve yargılama yeri diyelim mahkeme olarak kullanılmış hem de müzik okulu olarak kullanılmış. Yani yargılayan aşağıdan müzik sesleri duyuyor. Duyuyor bilmem ne diyor falan. Çok enteresan değil mi? Çok ilginç. O gün koşullarında öyle bir şey olmuş. Herhalde ikinci sınıf koşullarında.
Herhalde yumuşasın diye mi yapmışlar acaba?
Bak bu da olabilir ama dediğine geliyor sen sonu benden önce söyledin. Şimdi bir çocuğu yargılıyorlar işte neyse o suçu bilmem ne falan. Aşağıdan güzel bir keman sesi geliyor ve yargı çocuğu affediyor. Yani bu bugüne gelmiş şeyler. Yani bilmiyoruz çocuğun suçu neydi bilmem neydi ama. Bak enteresan bir şey yani o vicdan dediğin gibi bir müzik sesi yargıçın orada kararını etkileyebiliyor. Yani en azından bu hikayeye dönüşüp bugün bizi etkileyebiliyor. Evet. Belki esas önemli olan olayın olup olmaması da değil. Ki bir şeyler olmuş herhalde bugüne kadar geldiğine göre 1950'lerde. Tabii ki.
Seni böldüm, devam edelim diyeceğim. Şimdi yapay zekayı düşündükçe böyle bu kadar çok... Kullanım alanı IK üzerinde. Hani bu software as a service, SaaS diye konuştuğumuz konularda acaba mesela HR as a service gibi bir şey olabilir mi? Modeli geçebilir miyiz? Yani şirketi IK'sı başka bir yapay zeka servisi olarak kullanılabilir. Tabii arka planda neler döneceğini bilemiyoruz. Kodlamalar, netip sınıflamalar, netip sınıflandırmalar yapılabilir. Gerek ve yeter şart etik olması kaydıyla diye söylüyorum.
Kesinlikle. Ama ben işte bak tam bu dediğinden Dijital ikiz yani her çalışanın bir kariyer dijital ikizde olabilir. Hani kariyer koçu gibi bir şeyi de düşünebiliriz. Sana özel yol haritası çizer, mentor olur, CV'ni günceller. Yani kariyer dijital ikizin yapacakları üzerinden sen bir takım şeyleri önceden görebilirsin. Aynı bir mimari projedeki dijital ikizdeki gibi bu kariyer dijital ikizde. Olabilir diye düşünüyorum ki bence bu olacaktır.
Çok açısından.
Olacaktır ama bunun verdiği her veriyi de biz böyle taparcasına çok doğru dönmüş kariyer dijital ikizim dememeyiz.
Tabii.
Belki bir mimar projesi için dijital ikiz sonucunu çünkü o tekniktir doğru kabul etmelidir ama bu insani ve sosyal bir konuda biz tamamen yapay zekanın bu tip şeylerine çok fazla dikkatli yaklaşmalı mesafeli olmalıyız.
Belki de her çalışana söylediğin gibi yapay zeka koçu atan adam. Evet. Değil mi?
Evet.
Sabah işe başlarken motivasyonunu senin ağırlamak için diyecek ki süpersin, hastasın, kapansın diyecek. Seni çok iyi görüyorum. Hedefin hemen 87.
Bugün bunu başarabilirsin, yapabilirsin diyecek. Verecek gazı, verecek gazı. Hani sen verdin bana gazı bak aklıma şöyle bir sanal ofis ortamı geliyor. Kaskıla avatarlar, sanal şantiye, hologram, winch, operatörü falan. Ama biri geliyor diyor ki abi şantiye kartımı okutamıyorum. Bunlar da olası. Gerçek güvenliği arıyorsun telefonla. Tabii gerçek güvenlik yok o da robot falan böyle enteresan bir şey. Şey çıkmaz döngünün içine kalıyor bu kardeşim.
Aynen sen açtığın bence coşayım biraz. Empati plugini gibi bir şey düşünse de abi böyle robot yöneticiler var. Sana kötü haber verirken bile gözler affinle emleniyor falan böyle. Ama bakıyorsun arka planda pilim itiyor mesela. Pilim itiyorsun gözler olmayacak. Yani herkes kendi derdindeyken.
Herkes kendi o piline düşünüp senin derdinde değil yani. Bakınca. Peki Ali'cim ne diyorsun ya? Bu şirket kültürü ne olacak? Yani insan olmadan yaşar mı? Yani çünkü bu kadar yapay zekanın işe girmesi şirketin kültüründe nasıl değişikler olur? Ne diyorsun? Çok derin bir soru ama böyle.
Şirket kültürüne ben iki türlü belki buna... Cevap vermeliyim. Bir tanesi evet şirket kültürü orada çalışanların bilgi seviyeleriyle, görgü seviyeleriyle, esprileriyle, sessiz anlayışlarıyla, göz kıpmalarıyla her şeyle oluşur. Bir belli kodu değil fakat ben diğer yandan şirket kültürü kavramının birazcık daha yozlaştırılıştırıldığını düşünüyorum. Çünkü çoğu tuhaf uygulamayı çalışanlar rahatsız edecek uygulamayı şirket kültürü kisvesi altında çalışanlara dayatmaları insanların çalıştığı dayanılmaz hale getirmesini de bu konuda tehlike olarak görüyorum. Bu yapay zeka olsun ya da olmasın.
Yok işte belki burada yapay zeka bunları görüp de ne yapıyorsunuz ya aklınızı başınızda toplayın da diyebilir. Ya şey gibi de ben düşünüyorum bunu tamamen katılıyorum çok doğru bir saplama haricim. Yani yapay zeka böyle vizyon, vizyon, misyon falan yazıyor güzel ama cuma günü yapılacak hani sucuk ekmek etkinliğini. Yapamıyor, yazamıyor.
Tabii şantiyede ne güzel günlerdir.
Sıcuk ekmek pişin özellikle.
Rızgara rızgara partiler var.
Soğuk soğuk karda marda böyle sucuk ekmek acayip pişidir o yani.
Tabii şimdi aslında kültür belki de yani şirket kültürü dediğimiz veya o çalıştığın ortamdaki daha sabah servisinde başlıyor işte. Günün enerjisini ilk orada oluşunu eminim. Servis yapan insan da günaydın dersini tabii iki dakika konuşursun falan filan ama yapay zekalı Bu mümkün değil.
Mümkün değil.
Hepsini diye robot getirdi, önüne koydu gitti.
Koydu gitti. Gel mesela değil mi şirkette bir şey yeni başladığında ofisin kedisi gelip de onun dizine oturunca tamam artık bizim ekiptensin. Kedi seni sahiplendi. Denir. O ritüelleri o robotlardan mıyısın? Kedinin onu sahiplenmesine. Kedinin sahiplenmesi bile başka bir algoritma aslında. Kedi sahiplenmeyebiliyor da bazen. Yeni çıkacak.
Kedinin kıstadını düşün. İlk diyeceğin şey hapı yuttum bu kedisini sevmedim.
Kedisini sevmedik, tırmalar eder, çekecek. Ve belki sen de düşüneceksin ki bu kedi neden sevmedi bu yeni arkadaşı? Acaba bir arızası mı var diyeceksin. Bunları yapay zekanın çözebilmesi mümkün mü abi ya?
Ya bir de abi şöyle düşün mesela işlerini yetiştiremedin gerçekten veya bir şey yetişmesi gerekiyor. Mesaiye kaldın hafta sonu. Herkes eğlendikken sen çalışıyorsun. Bir şeyleri yetişirmen gerekiyor. Böyle sanki gizli kahraman gibi artık. Çalışıyorsun ama yapay zekâes olsan bu da diyecek ki kardeşim manyak mıdır nedir hedeflerini tutturamadı yetişmek için hafta sonu kalıyor diye şey olabilir şimdi burada şu da olabilir tabii bu birazcık abartı söyleyeyim hani şirket kültürü falan diyoruz ya fazla mesai yakalanan adam bazen alerjik reaksiyon da yaratabilir birileri ulan gelip mesai yakalıyor ön plana mı çıkmaya çalışıyor bizi mi geçmeye çalışıyor falan diye şeyler de olabilir bir de aluk çok doğru bir şey var PMI mesela fazla mesai sevmez Çünkü erkek adam saati kaybedersin orada.
Fazla mesai oluyorsa demek ki orada işlemeyen bir sistem vardır. Rahmetli Üzeri Garip de bize bunu söylendi. Fazla mesai aslında biz böyle çok sempatik bakıyoruz. Fazla mesai kaldı çok çalıştık falan. Tamam da abi orada bir sistemde bozukluk olduğu için. Mesela bizim yine ben çok söylüyorum bunu ama acil diye böyle çok övünerek söylediğimiz şey benim sistemim yok, eşleri de mahvettim, şimdi de acil duruma düştüm. Ben ilk mezun olduğumda işte... Girdiğim şantiyede bir dönem işte lojistik görevine de bakıyordum. O zaman insan ya insan kalplerinin lojistik koordinatörümüz diyordu ki bana sakın acil koduyla gelmeyin. Acil demek sizin zamanında bu işi takip etmediğinizin dışa vurumdu.
Tabii.
Biz mesela bayılıyoruz böyle acil, fazlamesai bunlar bizim Alaturka ve bu işi doğru yapmadığımızın kodlarıdır aslında.
Şantiyede yaşamış olan herkes bilir. Her şey çok acil. Böyle bir şey olabilir.
Öyle bir şey olabilir. Demek ki sen sistem yok demek ki.
Demek ki sen planlayamamışsın.
Bravo, bravo, bravo.
Planlayamamışsın.
Bravo, bravo. Ve ders almıyoruz. Öğrendiğin ders yok.
Geçip projelere gittiğim zaman kapıma aslında bir tane kağıdım vardır. Belki duydun. Good, cheap, fast diye bir şey vardır. Burada işte her ikisi olursa üçüncü olmaz. Bir ikisi olursa, good, cheap olursa... Hem iyi hem ucuz olacaksa bu iş hızlı olmaz. Her şey good ve fast olacaksa bu iş ucuz olmaz falan diye. Şimdi dolayısıyla aciliyet hiçbir zaman nasıl söyleyeyim makul gelmiyor bana veya gerçekçi gelmiyor. Acil ne acildi biliyor musun abi? Senin benim kimsenin kontrolünü olmayıp da birdenbire ortaya çıkan bir şey olursa o acil. Yoksa günlük şantiye içerisinde yavaşça doğru çekip varsa acil değil.
Acil kelime çok kötü bir kelime. Neyse takıntımı söylüyorum. Bizde şey çok önemlidir, şirkette öğle yemeğini kiminle çıktı? O basit yemekte bir sürü kararın altyapısı oluşabilir.
Veya aydınlanma gelebilir.
Aydınlanma gelebilir. Mesela yapay zeka bu ayda itirafı raporlayamaz. Belki raporlar yorumlayamaz. Rahmetli üzeri garip alarkodayken bize hep derdi ki, mesela çok doğru bir saptama, bu şeyle de onu rahmetle danayım. Öğle yemeklerini hep farklı insanlarla çıkın. Şirketten farklı bilgiler alırsınız, farklı paylaşımlar yaparsınız, farklı etkileşimler. Şimdi biz neyse mühendislik departmanıyız, hep mühendisler bir araya gidiyoruz. Hiç finansçıyla ben öyle emine çıkmadım. Halbuki tabii son yüzey bir onda ettikten sonra o aydınlanmayı yaşadım ve finansçıyla da çıktım, avukatla da çıktım, işte sekreterle de çıktım. O zaman başka bir vizyon kazanıyorsun.
Evet.
Konuları dağıtıyorum belki ama işte aynen. Aynen böyle.
Bence çok faydalı şeyler söylüyorsun özellikle dinleyenler için. O zaman şöyle sorsam sana gıcık bir soru. Sen diyelim ki bir şirkete çalışıyorsun. Sabah uyandın gittin baktın ki bütün ilk aç süreçleri yapay zekaya devredilmiş. Ve herkese bir bildirim. Bugünden itibaren bütün işe alım süreçleri yapay zeka kontrolü nedir?
Abi çok hızlı bir gelişme bu. Belki daha adil gibi düşünebilirim ilk aşamada ama ben yine de ne bileyim abi böyle göz göze gelip hoş geldin demek isterim falan. Konuşu isterim sarılmayı isterim zaten benim o çok şeydir yani bir insanı görünce hemen sarılırım böyle öperim falan yanaklarımda yani o şeyde pandemide en çok ona üzülmüştüm ya bu insanları öpmek yok sarılmak yok falan şeyinde ya ben böyle bir insanım tabii bana bu çok şey gelir bu benim için böyle tabii bilmiyorum ya bundan şey yapılanlar da olabilir peki yapay zeka bana hani kendini geliştirmelisin dediğinde hani kırılmam ama O cümleyi ne bileyim bana yıllarca çalıştığım müdürüm söylese beni daha çok etkiler. Kendimi geliştirmeliyim.
Şimdi mesela iyi var dersin performans kriterleri.
Ya hem iyi var dersin hem de o müdürünle saygından. Ondan dersin bu bir şey görmüş.
Evet.
Ve ben gerçekten bir şeylerde daha hala olmamışım.
Demek ki bir şey yapabilirsin.
Yapar zekam var olmamışsın dediğinde tabii ki ciddiye alırım ama o içindeki o kıyılma müdürümün söylediği kadar bir insanın söylediği kadar olmaz. Hele ki o insan saygı duyduğum bir de bana detaylıca anlatıyor. Cem bak böyle yapıyorsun ama bu bu bu nedenle böyle de yaparsan senin işin biraz zor arkadaşım dediğinde baya etkileniyorum. Bunu yapay zeka söylediğinde bilmiyorum yani hissi bir şey belki bu anlattığım.
Ya da şey gibi işte ne bileyim şantiyedeki yapay zeka destekli kayıt sistemiyle konuşuyorsun bir şeyler tartışıyorsun. Senin mesela söylediklerini anlamıyor. Anlamıyor. Niye anlamıyor? Çünkü belki onun veri tabanında bu tip bir soruyu karşılayacak bilgi yok. O zaman lütfen soruyu tekrar der misiniz de düştü. Sana aynı şeyi söyleyip duruyor. Sen de aynı soruyu soruyorsun. Çattı kendini kapattı. Değil mi? Abi bunun alıma girmez misin?
Tabii canım çok falan küstümün oldu yani. Yani değil mi acayip bir şey. Şimdi abi belki bizim bu bölümün en önemli kısmını sona sakladık, sona bıraktık. Hani yapısal olarak da. Şimdi evet şöyle bir gerçek var. Baştan beri onu konuşuruz. Biraz da programda galiba insan tarafına daha yaklaştık. Hep yapay zeka tarafındaydık ama şimdi şu gerçek var. Yani artık yapay zeka modülleriyle insan kaynakları biraz esprili gibi hani insansı insan kaynakları dedik ama bu ne yazık ki gerçek olmaya yakın görünüyor. İnsansız bir insan kaynakları. Çinlilerin güzel bir... Şeyi var, bir işte Çinli firmanın Türkiye'deki genel müdürüne ödül vermiştim o zaman onu söylemişti dedi ki Çin'de karanlık fabrikalar artıyor. Onlar karanlık fabrika diyor. Karanlık fabrikanın ne demek olduğunu biliyorsun yani. Çok önemli bir şey karanlık fabrika şu yani hiç insan yok. Evet. İş kaçmaya bile gerek yok karanlık fabrika ve elektrik su bilmem ne şu bu bilmem ne yok. Tamamen robotlar işini yapıyor tıkır tıkır tıkır şey yapıyor falan. Ben ilk söylediğinde böyle şey oldum zaten üzüldü öğrendiğim ben de ona böyle işte Çin ülke değil bir medeniyet falan diye böyle övgücü şeyler söylerken o da bana bunu söyledi. Çin'e de davet etti inşallah fırsatım olursa çok istiyorum. Karanlık fabrikalar artıyor dedi. Sonra tabii düşününce karanlık insan kaynakları departmanlarının da artacağını düşünüyorum.
Bu lafını kesin. Bu dediğin kaç senesiydi?
Bu sene bu sene. Bu şantiye dergisi ödül töreninde olduğu bu sene. Bu sene çok yeni. Yani hazır İran ve Mayıs falan sesimin kötü olduğu günlerdi. Ondan sonra. İşte buna benzer şey de İnsan Kaynakları Departmanı karanlık odalar olacak diyor.
Peki bu karanlık başka terminolojisi çok önemli mi?
Bu çok önemli terminoloji. Hatta başlangıçta hayırlı ki sözünü böldüm. Çok şey oldum. İnsansız İnsan Kaynakları yerine karanlık İnsan Kaynakları Departmanları. Artacak gibi başlayacaktım ama sonu insansı insan kaynakları daha çıktı mı?
Önemli bir tespit bence çünkü bugüne kadar ilk ha uzman dediğimiz insanlar ne yapıyordu? İşte Excel'de yarattığı tablolar arasındaki personeli takip ediyordu. İşte maaşı, izni, ne bileyim daha çok masa başı çalışan birisi gibiydi. Ama şimdi artık bu işleri yapabilecek robotlar var. Çünkü bu günlük robotlar. Işleri yapması için yapay zekayı veya yapay zeka destekli programları kullanıyorsun. Şey gibi Excel öldü yaşasın empati gibi böyle tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.
Kesinlikle yani klasik ikacıdan insanı tanıyan stratejistlere geçiyoruz. Yapay zeka bizi robotik işlerden kurtarıp daha insan yapıyor. Bakın ne kadar enteresan bir ironik çelişki değil mi? Yani yapay zeka aslında robot olan biz. Baktığın zaman anlatabiliyor mu? Bizim robotik işlerimizi alıyor bu sevgili robot dostlarımız. Bizim insan olmamızı sağlıyor. Yani biz daha insani gelişmeyi sağlayacağız. Geçen programda bahsettim. Yani sıkıntı geçişte olacak. Mevsim geçişleri de hep diyorum ya. İşte yazdan kışa kıştan yazaya bu aralarda hasta olur insan. Ama yazın kışın olmaz. Yani o geçişi... Insanlık ne kadar az hasarla atlatırsa kalan insanlarla biz çok daha iyi bir dünya yaratacağız diye düşünüyorum. Dediğim gibi daha bizim o kadar işimiz var. Beyni çözemedik, biyolojiyi çözemedik, galaksiyi çözemedik, hayvanları çözemedik. Bunlar benim ilk aklıma geldi. Bunlar üzerine çalışacağız. Biz bugüne kadar yani çoğumuz ekselle ne yapıyorsun ya? Ya makro falan yapmıyorsan ne yapıyorsun yani? Şimdi zaten hiçbirine gerek yok. Ajan haber diyen anda şak diye bitiriyoruz.
Sana cevabını veriyorum. Ki hani sana geçen gün paylaşmıştım make.com denilen internet sitesi. Yani dinleyicilerimiz muhakkak oraya bir baksın. Gerçekten aklınızı kaybedebilirsiniz. Kapasite kabiliyeti görünce bütün bu yapay zeka modüllerinin bütün kullandığınız programlara nasıl birlikte harmonize bir şekilde çalışabilmesi. Görünce gerçekten çıldırabilirsiniz. Bunu arada söylemiş olayım. Şimdi yeni İK uzmanı dediğimiz zaman aslında şey gibi geliyor böyle sanki insana. Hem verilerle arası iyi olacak hem de insana dokunabilen birileri olacak. Yani hem algoritmanın dilinden anlayacak hem de çalışanın gözüne bakıp sen iyisin bugün diyebilecek. Bu şeye benziyor abi.
Nasıl geliştirmeli? Ben haberinde onu da istersen.
Günlük işleri günlük işleri. Onu söyleyeceğim abi dediğini söyleyeceğim. Günlük işleri yapay zekaya bırakıyorsan insanı belki de insan odaklı işlerle, İK'yla insan odaklı işlerle uğraştıracaksın. Şimdi şöyle düşün, sen yapay zekaya kendinle ilgili bilgiler girdikten sonra bana bir kariyer planını çiz dediğin zaman sana çizebilir değil mi? Gayet rahat. Hatta birkaç tane alternatifli bile çizebilirim. Bunu yine yapabilirsin ama karşına diyelim ki gerçekten değer verdiğin, kıymet verdiğin bir İK... Personeli oturduğu zaman sana o da bir şey çizebilir, karar planı ama sana şu soruyu sorsa ne hissedersin? Ya işte Cem sen gerçekten ne hissediyorsun? Ne yapmak istiyorsun? Şimdi yapay zeka bu soruyu sorar mı?
Hiç yok.
Sormaz. Yani bu şirkette devam edeceğini düşünüyor musun? Aidiyetin hala ilk günkü gibi mi? Yoksa şirket içinde başka bir yere geçmek istiyor musun? Başka bir sektör atlamak istiyor musun? Yurt dışına gitmek istiyor musun? Bu soruları... Yapay zeka ilk planda sormaz. Ama insan büyük ihtimalle büyük ihtimal değil de karşındakinin hal ve tamamı... İnsan aynı insanda değişiyor. Kesin insanda değişiyor.
Dediğin o insanda çok fazla değil.
İnsan olması lazım.
Yüzde bu dokuz var ne yazık ki.
İnsan olması lazım.
Ne yazık ki yani benim gözlediğim o da ayrı bir şey.
Evet yani bütün bunları düşününce o zaman yeni nesilliği kavuzmanları belki bir... Veri analiz edebilecek, duygusal zekaya sahip olacak.
Çok güzel dedin.
Üç, belki teknolojiyle kriz yönetimini bilecek.
Evet.
Ve dört, çalışan bağlılığının sadece maaş ödemekte veya bordoya imzalamakta olmayacağını da kesin bunu işlendik de bir kere kendisi inanacak.
Kesinlikle.
Ve bu eksenle davranacak.
Aynen, aynen. Ya şimdi bir iyi kaosmanı eskiden neydi? İşte prosedürleri anlatıyordu, şirket eğitimlerini anlatıyordu, geri oryantasyonları yapıyordu. Ama asıl yapması gereken başka bir şey vardı aslında. Çalışanın kariyer yolculuğunu tasarlayamıyordu.
Evet.
Çünkü vakti kalmıyordu ki. Bütün bu angarya işlerden asıl olay o. Şimdi biz gencecik 25 yaşında bir arkadaşımızı aldık. Sistem sağlarsa olarak aldık veya planlamaysa. Şimdi buna nasıl bir kariyer yolculuğu yaptıracağız?
Evet.
Bu bizden ayrılır gider gelir başka bir konu. Şimdi onu düşünemiyoruz. Daha ilk aldığımız günde bunun ayrılacağını düşünüyorsak zaten bu nasıl bir cahil evlendiğin gün? Geçesi boşanmayı düşünmüyor. Böyle saçma sapan bir şey var mı? Biz bu arkadaşlar katıyotnik yapmışız gibi düşünerek hareket edersek zaten birlikteliğimiz devam eder. Yoksa bu da beni bırakacak. Ben niye buna yatırım yapayım? Şimdi firmaların hep böyle bir yaklaşımı var. Hayır sen doğru yatırımı yaparsan doğru yatırımı gibi yapmadan o arkadaş senin firmanı bırakıp kaçmaz. Hikaye bu. Ondan sonra işte ne bileyim o kariyer yolculuğunu tasarlaması. Bu çalışan firmaya nasıl girdi? Nasıl büyüdü? Mevcutlar için de konuşuyorum. Nereye gidiyor? Biz ne düşündük ama bu arkadaşla nasıl yetenekleri keşfettik? Biz bunu işte ne bileyim bir teknik ofis mühendisi olarak aldık ama bu arkadaştan çok iyi bir şantiye çıkardık işte. Öyle masacı değilmiş bu arkadaş gibi.
Diğer yönünü fark etmek.
Diğer yönünü şey yapmak. İşte bunları yeni yıka uzmanı yapacak. Neden? Aynı şeyi tekrarlayayım belki ama rutin işlerden kurtulacak artık. Zamanı olacak.
Bu da ne kazandıracak belki de klasik İKZ yani hani teşpitat olmaz personel müdürlüğünden gerçekten insan yetkinliğimi mağluna koyunacak belki de insan yetkinliğinin tasarımını yapacak bu arkadaşlar artık.
Ya böyle havalı bir ünvan gibi görünüyor azıcık söylemesi ama çok derin bir iş ve bu yeni pozisyonlarda en önemli şey insan olmak. Yani insan gibi görünüp ruhsuz bir robot olmak değil. Biz bugün insan kaynaklarında ne yazık ki ruhsuz robotlar çalıştırıyoruz. Yani gerçek robotlar geldiğinde bizim gerçek insanımız da gerçek insan olacak.
Çünkü bu robot işlerini robota bırakacak artık. Yani aslında İK uzmanlığı bitmiyor. O da şekil değiştiriyor. Boyuta geçiyor. Dolayısıyla insan olarak yine kalacak. Öyle gözüküyor.
Aynen yani insansızlaşan ikada insan kalanların önü açık olacak.
Dinlemeyi bilen.
Aynen. İşte biraz önce senin çok dile getiren etik terbiyeyi almış olmak. Ahlaki bakış açısı, entelektüel devinliği olmuş olması, mesleki anlamda kendini geliştirmiş olması. Yapay zeka ile çalışmayı bilmesi işte bu arkadaşların önü açık olacak diye düşünüyorum. Evet yani toparlarsak böyle hani insansız bir İK mümkün ama eksik gibi bir yeri geldi sanki. Bu programda birazcık bu sahne insandan yana olduk.
Evet zaten konunun özü şu insanı dışlamak değil ama yapay zekayı da insanla bir şekilde buluşturmak. Belki de hani İK uzmanı artı yapay zeka aslanı gibi bir çalışma biçimi belki de en sağlıklı olanı ortaya çıkarabilir.
Kesinlikle yani insan beyni artı makine aklını birleştirmek için.
Eş zamanlı çalıştırabilmek. Eş zamanlı çalıştırabilmek.
Evet.
Valla benim daha fazla söyleyecek bir şeyim yok abi.
O zaman toparladık. Bir çayı hak ettik yani.
Kesinlikle.
Bir çay hak ettik.
Dinleyenlerimize de şükür. Çok teşekkür ediyoruz.
Çok çok teşekkür ediyoruz.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere inşallah. İnşallah sıkmadık seni.
Sıkmamışızdır diye düşünüyoruz.
Görüşmek üzere.
Görüşmek üzere.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






