Dijital Tuğla - Bölüm 5: Yapay Zeka Destekli İnşaat Dronları - 1

Bu podcast bölümü, inşaat sektöründe yapay zeka destekli dronların tarihçesi, yetenekleri ve faydalarına (otonomi, veri toplama, miktar hesabı, güvenlik, BIM entegrasyonu) giriş yaptıktan sonra, bu teknolojinin pratikte karşılaştığı çevresel ve operasyonel zorlukları ayrıntılı olarak tartışıyor. Konuşmacılar, yırtıcı kuşların (martılar, şahinler, kartallar, akbabalar) dronları tehdit edip parçalayabileceği gerçek vakaları, Marmaray projesindeki balık göçü kısıtlamaları ve deniz ekosistemi üzerindeki etkileri, insanın teknolojik kibiri ve doğaya karşı sorumluluğu gibi etik boyutları ele alıyor. Ayrıca, yüksek başlangıç maliyetleri, özel AI donanımı, operatör eğitimi ve yeni meslek gruplarının ortaya çıkması gibi ekonomik engeller, şirket kültüründeki direnç ve veri yönetimi (ham veri, ERP/SAP entegrasyonu, BIM) sorunları vurgulanıyor. Bölüm, bu engelleri aşmak için stratejik öneriler (risk analizi, uçuş rotası adaptasyonu, sesle kuş uzaklaştırma, renk/yükseklik ayarlamaları, dış hizmet alımı) ve gelecekteki bölümlerde ele alınacak yasal/ düzenleyici konulara geçiş yaparak kapanıyor.
Chapters
Yapay zekanın inşa sektöründe var olan ve gerçekleşmesi çok muhtemellerin etkilerini tartıştığımız, en son teknoloji ve trendleri konuştuğumuz, gerçekle alakası olmayan şeyleri, söylentileri ve bilim kurgu romanlarına dikkate almadığımız, hatta bunun tam da aksine yapay zeka dünyasında aslında neler olduğunu anlattığımız Cem Kafadar ve Haluk Eginar tarafından hazırlanan Dijital Tuğla Podcastimize hoş geldiniz.
Merhabalar Dijital Tuğla Podcast serimize hoş geldiniz. Bugün inşaat sektörü açısından son derece heyecan verici bir konuyu konuşacağız. Geçen bölümde zaten küçük bir ipucu verip bu bölüme pasımızı atmıştık. Yapay zeka destekli inşaat. Bizim gökyüzündeki dostlarımız.
Evet Haluk'cığım. Abi selam herkese selamlar. Evel Hasan'a da selam vereyim sonra diğer dinleyicilerimize. Evet bugünkü sohbette bir hayli derin, bir hayli yoğun dronlar hakikaten konuşulması üzerinde konuşması gereken çok şey sunuyor bize. Örneklere bakacağız. Zayıf yönleri, güçlü yönleri ve bize bunlar neler getiriyor, gerçekten gelecek mi yoksa hayal mi görüyoruz? Bütün bunları idilemeye çalışacağız. Fakat bu arada tabii bu konu çok uzun olduğu için bunu iki parça yapalım.
Ben de onu diyecektim. Bunu biz bir bölüme sığdıramayacağız.
Evet.
Yani zaten çalışırken de gördük onu.
Kesinlikle bu kapasite artışı sağlıyor bize inşaat işlerinde güçlü ve zayıf yönleri dronların ne getiriyor ne götürüyor. Ikinci bölümde de kardeşim dünya bu kadar güzel mi? Hadi birazcık da zorluklarına bakalım diyeceğimiz kısma getirelim diyorum. Ne dersin abi?
Bence çok iyi. Bazı ilk bölümdeki konuştuklarımızı ikinci bölümde de detaylandırırız.
Evet evet yani.
Bir taraftan da onu yapmış oluruz.
Kesinlikle.
Bunu da baştan söyleyelim. Kendi dronlarla ilgili iki haftalık bir yayınımız olacak. O zaman Ali Çum ben şöyle başlayayım.
Peki buyurun.
Yapay zeka destekli drone derken biz neyi kastediyoruz? Kendi kendini uçabilen, veriyi toplayabilen, hatta şantiyede olan biteni analiz edebilen dronlar bunlar. Aslında dronlar inşaat sektörü için yeni ortaya çıkan araçlar değil. Birkaç yıldır biliyorsun işte birçok alanda Dronları görüyoruz. Savaşta falan da görüyoruz ya o da ayrı bir konu. Ama kullanım kapasiteleri yapay zeka ile geliştirildiğinde üst bir seviyeye çıktılar. Sen bu işe biraz böyle benden daha meraklısın girdin. Tarihi ne diyorsun abi bu iş? Nerede başladı? Nereye gidecek? Konuşacağız da bir başla diyerek şey yapayım.
Şimdi tabii drone terminolojisi... Dron deyince bu savaşlarda kullanılan büyük uçağa benzeyen dronlar da giriyor içine. Yok bizim kamera için veya ne bileyim düğünlerde, derneklerde kullandığımız küçük uçan cihazlar da geliyor. Ama bizim inşaat sektörünü konuştuğumuz dronlar bunlardan farklı. Tabii bundan 10-15 yıl önce şantiyelerde dron gördüğün zaman vay süper teknoloji, acayip şeyler oluyor diye değerlendiriliyordu. Bu belki de yanlış hatırlamıyorsam 2015 yılında... Şantiyelerde dronlar kullanılmaya başladı ve bir elin parmaklarını geçmiyordu. Çok azdı bunların sayısı. Bunlar genelde fotoğraf çekmek için, görsel almak için kullanılıyordu. Niye 2015 dedim? Çünkü 2015 ile ilgili olarak şunu söyleyebilirim. Hani hepimizin inşaat sektöründe olan herkesin bildiği bir Japon dev vardı. Komatsu. Büyük Komatsu firması. Bunlar 2015 senesinde bir yatırımcı, bir girişimci olan SkyCash firmasıyla sahadan otomatik veri toplama üzerine kafa yoruyorlar. Bunu nasıl yaparız? Bunun için bir çözüm ortaklığı geliştirmeye çalışıyorlar. Tabii bu yaklaşım o zaman için 2015 senesinde bundan geri dönüp baktığımız 10 sene önce çağın ötesinde bir çalışma olarak değerlendiriliyordu. İşte dronlar aşağıdan bir operatör yardımıyla sahadan veri topluyor iş makinelerini daha verimli çalışması için. Bir sürü görsel topluyordu ve bunları şantiyenin adeta resmini çekiyordu. Aşam olarak kaydediliyordu.
Aslında ilk işaretler o zaman gelmiş. Ölüksüzde çok daha akıllı ve her yerde kullanılır duruma geldiler. Özellikle abi açık havada yapılan işlerde yani altyapı yol projelerinde artık birçok firma dünya üzerinde söylüyorum ki Türkiye'de de bunların örnekleri var. Dronsuz çalışmıyor. Bu bir gerçek. Çünkü niye dersek abi şöyle düşünsek dronlar iş yapım sürelerini kısalttığı için Dronsuz çalışan bir altyapı firmasının iş alabilmesi zorlaşıyor. Çünkü süre kısalınca zaman avantajıyla maliyetli bir kazanç oluyor.
Çünkü coğrafyaya hakim oluyor değil mi?
Aynen, aynen. Ve ne oluyor? Teklifte de zaten dronla çalışan firma daha düşük teklif veriyor. Ve ister istemez o teklifin altına girebilmek istiyorsan sen de şantiyene dronu koyacaksın. Bunun kaçışı yok diye düşünüyorum. 2020 itibariyle Amerika'da firmaların neredeyse yarısı Bu tip drone teknolojisinden hizmet alıyorlar. Artık yani öyle bir noktaya geldik. Kalikşum. Droneler günümüzde kendi rotalarını kendi çiziyor. Rotası üstündeki engelleri tespit ediyor. Kendi onları aşıyor. Hatta sahada olan biteni analiz edip canlı olarak raporluyor. Yani ilk zamanlarda olduğu gibi, biraz önce çok güzel söyledin. 2015'teki sadece resmi çekip bir insanın incelemesine sunmak yerine artık droneler sahada eksik yapılan bir yapı elemanlığı. Bir gün önce var olan ama bugün ortadan kalkmış malzeme stoğunu bile fark edip analiz edebiliyor. Sende bu konuda çok veri var biliyorum onun için sana atıyorum.
Sende çok veri var. Çünkü bu dronelardaki ve drone teknolojisindeki gelişim insanın ağzını açık bırakır şekilde ilerliyor. Geriye dönüp tekrar baktığımız hani bu iş nereden nereye geldi diye düşündüğümüz zaman 2017 ile 2018 arasında drone kullanımı neredeyse roketlemiş gibi gözüküyor. Özellikle belki bizim ülkemizde çok yaygın olmasa da dünyada örnekleri çok. Mesela drone deploy.com diye bir sitesinin bildirimine göre bu artışlar %240 mertebelerine ulaşıyor. Bu inanılmaz. Çünkü inşaat sektöründe artık drone sanki olmazsa olmaz bir eleman haline geliyor ve işin ilginç yanı drone kullanımı ya da bir başka deyişle bu operasyonun endüstriyel bir standart haline gelmesi Daha ortada yapay zekaya dair bir elimizde kullanılacak bir veri, bir alet edevat dahi olmadan bile drone kullanımı karşımıza çıkıyordu. Aslında daha önce söylediğim gibi bu konuşmanın başında operatör yardımlıydı ama şimdi bir de yapay zeka bu işin içine girince dronelar resmen bırakın beni kardeşim uçacağım ben işleri halledeceğim havasına girdi.
Kesinlikle. Yani şimdi artık biz yapay zekanın dronlara ne sağladığını konuşmalıyız.
Evet.
Gerçek zamanlı olarak analiz yapabiliyor, şantiyede tehlikeli bir durum var mı bunu ortaya çıkarabiliyor. Ama beni en çok heyecanlandıran ne biliyor musun? Miktara hesap edebilmek.
Aa evet evet.
Yani kazılan toprak, dolgu, yarma bu miktarı belli noktalarda koordinatlardan, X, Y, Z koordinatları üzerinden düşünsek hiç boyut... O koordinatlar üzerinden biz büro hesabı, büro metoduydu yanlış hatırlamıyorsam. İkinci sınıfta toprak işleri dersinde korkunç bir zor metotla toprak hacmini hesap ediyoruz. Zaten yani altyapı işlerinin en zor kısmı çıkan toprağa ve...
Çünkü hak etişe gidecek onlar.
Evet, evet bu. Ve tabii bu su istimalinin de en çok olabileceği alanlardan biri. Oraya biraz sonra gireceğiz. Şimdi şunu söylemek istiyorum, bu miktarı hesap edebilmesi çok büyük bir kolaylık. Çok büyük bir kolaylık. Türkiye'de bu konuda çok ciddi, çok güzel bir girişim var. Sana bırakacağım, biraz sonra onu konuşacağız. İkimizin de çok sevdiği dostu. O bunları canlı olarak yapıyor, bize de gösteriyor. Dediğim gibi onu şimdi yeri gelince konuşacağız. Ben yani artık şey uçmuyorlar, akıllarını da kullanıyorlar Ali Pucuk.
Yapay zekanın sağladığı bir başka üstünlük de bağımsız olması yani otonom kendi başına hareket yapabilmesi, uçarken engellere çevrilmesi. Bunu hatırlar mısın? İlk defa tabii belki çok teknolojik bir daha doğrusu inşaat teknolojisine uygun bir örnek düşmeyebilir ama Amerika cruise roketlerini yapmıştı. Bundan belki 20 sene önce. İşte bu roketler önüne çıkan engellere aşı olduğu hedefini bulmak için dağ tepe denemeden nereye kitleniyorsa demeden nereye kitleniyorsa gidip hedefini vuruyordu. Önüne çıkan vinç, yüksek gerilim hattı bunları anlıyor, tanıyor. Bunların uçtuğunda engel olduğunu biliyor ve kendi irtifasını buna göre ayarlıyor ve engelleri buna göre aşıyor. Eskide şantiyede drone operatörleri uçururken en çok korktuğu şey bir yere çarpmak olurdu. Çünkü bu zamanki kadar akıllı değildi droneler. Aşağıdaki operatör ne kadar akıllıysa drone da o kadar akıllıydı. Dolayısıyla... Yapay zeka ile donatılmış dronlar bu tip karmaşık ortamlardaki artık günümüzün şantiyeleri inanılmaz yoğun ve çünkü işverenlerin son derece zaman cenderesi altında her taraftan aktivite yoğun bir şekilde devam ediyor şantiyeler. Dronların bu konuda bu kadar hassas beceriye sahip olması gerçekten takdir'e şayan bir durum. Çünkü hiçbir şekilde yöntayını etmek... Zorunda bırakmıyor aşağıdaki operatörü veya takip eden kişiyi. Kaza yapmadan görevlerine devam ediyorlar.
Kesinlikle abi şimdi biz mühendis şeyini hareket edelim. Bir SWOT analiziyle başlayalım şudur onlara. Sen ne diyorsun güçlü yönler için? Karanlık taraflarını daha çok konuşacağız ama.
Peki şimdi güçlü yönlerini başlarken ilk aklıma gelen her zaman konuştuğumuz gibi belki de birinci bölümden beri konuştuğumuz kardeşim veri. Veri analizi. Yani yapay zeka destekli bir drone'un yapabildiği veya getirebildiği en büyük yeniliklerden veya faydalardan bir tanesi veri analizi. Şimdi hani söyledin ya büyük altyapı projelerinde coğrafi zorluklarda kalite kontrol mühendislerinin işte sağa sörveyanlarının veya ne bileyim proje müdürünün şantiyede inceleme yapmak için kilometrelerce yürüdüğünü veya çamur içinde veya sıcak asfalt ne bileyim her türlü araçların güvenli olmadan bir şekilde yürüyerek bir şeyleri tespit etmeye çalıştığını düşündüğün zaman drone bu işleri birebir bütün bunları yapabiliyor yani ve drone'un topladığı veriler proje müdürü masasına oturduğu zaman her şey önünde hazır bakıyor bugün bunlar ne oldu şu oldu bu oldu gerçek gerçek zamanlı olarak ne ne olduğunu bittiğini sahada ne olup bittiğini net bir şekilde önüne koyuyor. Şimdi yine örnekler veriyoruz tabi dünyadan da örnekler veriyoruz. İşte aerialdecisions.com internet sitesinin verdiği bilgilere göre bu tip bir drone kullanımı şantiyelerde %20'ye kadar zaman tasarrufu saldığını söylüyorlar. Şimdi %20'ye kadar tasarruf etmek demek gerçekten bir proje için çoğu aktivitenin daha erken bitmesi demek, daha erken önlem alınması demek. Her gün Noel Baba'nın gelip de hediye getirmesi kadar güzel bir şey tahmin ediyorum.
Haluk şey büyüdükçe projenin boyutu yolun uzunluğu bu yüzde yirmi daha da artıyor.
Kesin kesin.
Çünkü mesela ya bir otoyol projesinde abi diyelim 60-70 kilometre uzay gidilecek.
Evet.
Şimdi otoyolda 60-70 kilometreyi otoyol diye düşünmeyin orada stabilize de gidiyor 60-70 kilometre.
Daha çukurlar var ne bileyim indikler var.
Daha inşaatı yapılıyor çünkü.
Tabii.
Tamam dur kat bilmem ne para. Şimdi bu sabah çıkıyor yola bu arkadaşım benim ekibiyle. Öğlene doğru orada oluyor. Ve oturuyor öğlen orada çalışıyor. Ondan sonra da akşam dönüyor. Şimdi drone'u yolladığımız zaman bunu bir saat içinde yapmakla da kalmıyor. Bu veriyi topladığı veriyi inceliyor. Üç boyutlu modellerini çıkarıyor. Malzeme ve ekipman hareketlerini görüyor. Yani abi sonuçta zaten hep teknolojinin yaptığı bir şey ya. Karar verme süremiz kısalık.
Evet evet evet.
Bu çok önemli. Yani incele raporla günler alacakken bunu birkaç saat içinde diye bitiriyor. Çünkü biz o verileri aldıktan sonra o şantiyedeki arkadaşlarım dönüp şantiyede bir de onun üzerinde raporlama analizi yapıyor. Dron onu çektiği anda o analizin her şeyini bitiriyor abi. O yazılımı.
Vendis dönecek de oturacak da rapor yazacak da uykum geldi karnım acıktı çok yoruldum bugün yarına bırakayım karnım ağrıyor.
Takır takır takır takır şeyin içinde yoruyor. Yorucu zaten.
Kolay değil. Tabii bu veri analizinin yanında bir başka güçlü yanını söylememiz gerekirse güvenlik önlemlerinin arttırılma kabiliyetini de sayabiliriz. Çünkü dronlar çalıştığı bir şantiyede personeli yüksek risk içeren ve tehlike arz eden bölgelere göndermek zorunda kalmayabiliriz. Bir başka örnekte yine yüksek bir yere tırmanılması gerekiyor. Çünkü yukarıda bir... Bir şeye bakılması gerekiyor. Ne bileyim çatıda bir eleman oldu mu olmadı mı veya hesaplandığı veya tasarlandığı gibi konulabildi mi? Birinin çıkıp bakması lazımmıştı. O birine gerek yok artık. Bunun yerine drone var. Akıllı dronelerimiz var. Yapay zeka destekli dronelerimiz var. Uçuşuyor, bakıyor, onu görüyor. Zaten bu tip bir operasyonda tehlikeyi de minimuma belki de indirmiş oluyorsun. En azından çekmiş oluyorsun.
Yeni mezun olduğumda ilk projem de fabrika inşaatıydı. Dedik ki projemizdir işte çıkış çatı olduklarına bak. Amin nasıl korkuyorum çünkü korkuyorum çünkü bende yükseklik korkusu var. Nasıl yapacağım böyle?
Ne desem de çıkmasam.
Ne desem şimdi o zaman da böyle kendimizi yediremiyoruz ya mühendis çıkmışın okuldan. Yüksek korkusu mu olur mühendisin olmaz öyle bir şey.
Ben de inşaat.
Hiçbir şey olmayacak yani bir şey robottan öte görüyorlardı beni. Ondan sonra neyse şimdi tabii çıktık mıttık o isteneni yaptık ama şimdi böyle bir şey yok ya abi. Yani yüksek çözünürlük bir kamerayla bu süreç oturduğun yerden artık idare edilebiliyor. Hatta sağlık faydanın yanında yapay zeka sayesinde sahada olan yapısal eksiklikler, aksaklıklar, uygunsuzluklar hepsini kolayca tespit edebiliyoruz. Güvenlik ihlali yapan personel işte ne bileyim. Baretini giymemiş, kemerini takmamış, buna benzer bir sürü koruyucu ekipmanını almamış, kullanmayan personeli de direkt olarak görebiliyor. Ben şeye benzetiyorum abi hani göz açtırmayan bir göz.
Ya da şey gibi, her şeyi gören göz. All seeing eye. Her şeyi gören göz.
Şeyde de mesela biz geçen bölümümüzde zaten oradan buraya pas atmıştık. Güvenlik, iş sağlığı güvenliği kısmında dronları yine konuşmuştuk. Dronların bir taraftan da ben şimdi biz ne miktar hesabı dedik analiz dedik ama iş sağlığı güvenliği konusunda da çok ciddi. Sen iş sağlığı demeyeyim, şantiyenin güvenliği konusunda da çok ciddi.
Yani hem fiziki güvenlik hem insan güvenliği. Tabii şimdi dronların bu veri kalitesi ve kayıt tutma gibi özellikleri... Yapay zekanın güçlü olduğu noktalarda yani hani drone uçuyor sahada demin söyledin ya toprak hacmi hesaplıyor diye üç boyut analiz çıkarıyor diyor. Şimdi tabii bir drone uçtuğu zaman sahada bütün her tarafın tomografisini çekiyor gibi bütün sahayı inceliyor. Tarihçesini çekiyor ve. Birinci günden istenilen güne kadar olan veya projenin biçimine kadar veya o gün o saat o saniyede ne olup ne bittiğini kayda alıyor. Bunları işlenebilir veri haline getiriyor ve düşünsenize ofisinizdeki BIM modeliyle bunları çakıştırıyor veya kullandığınız başka veri tabanları varsa bunları çakıştırıyor ve entegrasyonu sağlıyor. Bu gerçekten insanın hayatının, proje müdürlerinin... Projede çalışan saha elemanlarının ne bileyim oradan eline işte iş yapması gereken, çivi çakması gereken adamların bile şey çizimlerini okuması açısından çok büyük fayda sağlıyor. Uçarken diyor ki işte raporlama yaparken bir bakıyor ki zaman programına göre işte ne bileyim Primavera ile veya Microsoft Excel ile entegre çalıştığının üstüne de işte 25. kilometredeki duvar eksik diyor. Veya bu bu orada olması gerekiyor diyordu veya bakıyor ki koordinatı farklı sana işverenin verdiği sahanın işverenin verdiği sahanın dışına çıktın belki başı var tabi tecavüz ettin belki başka sahanın bunları yakalıyor dolayısıyla yapay zeka verileri inceliyor ve bunları anında rapor ediyor sabah geldiğinizde düşünenizde masanızda otururken çayınızı almışsınız size bir rapor çıkıyor ya iş programına göre x koordinatlarında olması gereken yapı yerine yerler istiyor. Bu niye yapılmadı? Yanıp sönen kocaman bir ünlem işaretleri gördünüz. Bu yapay zekası oluyor. Dolayısıyla sanki şey gibi elini sıcak suya sokmadan sıcak sudan soğuk suya sokmadan bütün velilerin önünü hazır gibi. Hazır yeri gelmişken tabii demin de söylediğim gibi Sedat Mança arkadaşımızın ve Merve Mança arkadaşımızın kurmuş olduğu remote saatten burada bahsetmek lazım. Türkiye'de bu konuda belki de tek liderler bu konuda öncüler tek demeyim de öncüler çok başarılar ve şu anda da yurt dışında birkaç tane projede ortak çalışma götürüyorlar. Türkiye'de de yine yanlış hatırlamıyorsam İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin özellikle bu travmay hatlarıyla ilgili olarak modelleme ve veri analizi çalışmaları yapıyorlar. Sedat'ların yaptığı iş gerçekten çok değerli çok başarılar bu konuda.
Remote site.
Büyük fayda getireceğini düşünüyorum inşaat şirketlerine.
Sedat bu işe girdiğinde ki çok cesur bir girişim aslında.
Evet.
Yani onu da tebrik etmek lazım ve bence bu girişimlerin devamı gelecektir. Artık dünya böyle bir yere giriyor. Ya dedim Sedat bana anlat bunu bir şöyle otur konuşalım falan dediğimde tüm anlattıklarını ben şurada bir tek cümleyle dinleyicilerimize anlatayım söyleyeyim. Drone verilerini bir proje yönetim yazılımına aktararak Projenin kesitteki ve sonundaki halini görebiliyoruz Cem Ali Bey.
Evet.
Ve bu şekilde işin ilerleyişini hem miktarsal hem tutarsal ilerleyişini takip ediyor. İşte bütün dava bu. Proje yönetiminin amacı bu. Ayrıca kaliteyi de buna ekleyen bir şey.
Kesinlikle.
Korkunç bir olay. Bir cümle dedim ama ben çok uzattım.
Hemen bir cümle bir cümle söyleyeyim. Sedat'ın getirdiği bu çözüm sadece projenin ilerleyişi değil. Biliyorsun abi inşaat projelerinin olmazsa olması nedir? Kavgalar, ihtilaflar, görüş ayrılıkları. Bunlar da nereden çıkar? Günün sonunda her işin içi yapılıyor. Parayı için yapılıyor.
Paraya da miktar neden oluyor?
Tabii ki hak edişlerdeki, hak taleplerindeki, değişiklik emirlerindeki miktarların veya yapılan işin farklılığından çıkan veya kapsam içi, kapsam dışı kavgalarından çıkan anlaşmazlıklarda bu remote site gerçekten... Iyi bir çözüm sunuyor diye düşünüyorum.
Sadece de abi bu miktar ve takipte biraz önce dediğimiz gibi maliyet ve miktar görmenin dışında mesela sağdaki lojistiğin de sağlıklı yapılmasını sağlıyor çünkü depedeki göz ne oluyor? Giren çıkan malzemenin kontrolünü yapıyor. Bu şekilde drondan yararlanıyoruz. Yerde ne kadar inşaat demiri var? Paletlerde kaç tuğla kaldı gibi detaylara kadar. Malzeme trafiğini sürekli izlediği için stoğu azalan veya sahada çok fazla yer kaplayan malzeme, ekipman gibi bilgileri direkt olarak bize rapor edebiliyor.
Tabii şimdi hız, güvenlik, doğru gibi faydaları konuştuk. Ama elimizde bir de şey var. Uzun dönemli maliyet tasarrufu sağlıyor bütün bunların hepsi. Elbette drone, yapay zeka bu tip teknolojiler ilk yatırım maliyeti olarak fazla gözükebilir şirket sahiplerine veya proje yöneticilerine. Buna rağmen bu konuda gerçekten yatırım yapan çok sayıda inşaat firması var veya proje firması var. Bunların çıkış noktası ne diye düşünüyorsun? Neticede sahadaki bu teftişlerin ve raporlamanın en sağlıklı ve en çabuk şekilde yapılmasının önündeki tercih olduğunu düşünebiliriz. Yüksek maliyetten kaçınıyor, eleman barındırmaktan kaçınıyor. İnsan çalıştırmak çok kolay değil. Ama drone biliyorsun şikayet etmez, mırınkın etmez. Anında istediğin zaman uçurur. Bak bunu iyi yaptın, yağını verdin mi sorun yok abi.
Gerçi onu yapmadığımız zaman da şimdi başka dertler açılıyor. Evet şimdi... O bunun konusu değil ama.
Evet. Bunları da konuşacağız. Şimdi biliyorsunuz Skanska diye bir firma var Nordic tarafında ve bu gerçekten tutucu bir firma olarak bilinir inşaat sektöründe ama... Bu teknoloji yolunu seçiyor bu firma bile. Diyor ki ben operasyonlarımı dronlarla yapabilirsem benim için ciddi anlamda fayda getireceğini bunu tahliye etmişler, incelemişler ve bu kararı kılmışlar. Yani FlyIEO diye bir internet sitesi bu FlyIEO'da zaten uçan göz gibi. Skanska kendi bünyesine 40 tane drone operatörü, 20'den fazla drone barındırarak operasyonlarını, sağ operasyonlarını verimliliğini artırmak, planlama kabiliyetini geliştirmek için bu yatırım yapmış ve bu işte de gerçekten başarılı olmuş Skanska.
Kesinlikle, Haluk'cığım Skanska da yalnız değil burada. Mesela Bekter olsun, PSL olsun bu firmalar da drone ve yapay zeka kabiliyetinden faydalanıyor. Hatta inşaat makine üreticileri bile üretimlerinde yapay zekayı entegre etmeye başladılar. İşte Komatsu bunlardan biri.
Evet, az önce bahsetmiştik Komatsu.
Şimdi de yine bir adım önde akıllı inşaat platformunu bulldozer, ekstratör iş makinelerinin sevk idaresinde yapay zeka destekli dronlardan gelen birilerle yapıyor, kullanıyor. Tabii ilerlemeler bu kadar hızlı olunca bu yatırımcıların da iştahını kabartmaya başladı. Ayrıca bunu hiç tabii reklam yapmadan bu firma da tabii reklam yapmıyor ama yaptıkları işlerin büyüklükleri dolayısıyla bu konuda. Gündeme geliyor. Bir sürü firma da bunu hiç konuşmadan kullanabiliyor. Böyle de bir şey var. Şimdi şey eee biz bunu böyle belki çok konuşuruz ama İskender bu tip bilgileri hep biz şey derdik. Gelecekten haber vermek diye. Oysa şimdi abi bunlar hepsi olan şeyleri soruyoruz. Hatta biz biz eee geçmişte kaldık yani geleceği konuşmuyoruz. Şu anda olanları konuşuyoruz.
Adam iki bin on beşte başlamış.
Adam onunla başladı.
Ya buraya gelirken bile konuşmadık mı?
Tabii ki.
Bu programın Bu sunumu ya daha doğrusu bu podcast hazırlarken bile bir hafta on gün içinde neler oldu ülkede dünyada?
Aynen.
Teknoloji adına.
Sabah çalışıyorum buraya gelmeden bu konuyu sen de çalışıyorsun. Yeni eklemeler yapıyorum diyorum bu bu oldu. Ayrıca yolda seninle gelirken metrodan yine bir eklemeler koyuyorsun.
Tabii tabii.
Ya şimdi program bitecek çıkacağız diyeceğiz ki aa biticeğiz abi duydun mu bu olmuş. Korkunç bir hızla ya ben şey hafta içinde bu. Sem Altman'ın bir TED konuşmasına tanık oldum. Yani TED'de onunla bir sohbet ediyorlar. Ya Sem Altman çok net bir şekilde diyor ki bizim tahminimizin çok daha ötesinde makine öğrenimi oluyor. Makinalar tahmin etmemizden çok daha hızlı öğrenip gelişiyorlar ve biz şaşırmaya başladık. Herkes önümüzdeki günlerde yapay zeka ile ilgili... Olacak gelişmelere hazır olsun. Bunu derken yani ben bile tahmin edemiyorum şeyiyle söyledim. Anlatabiliyor muyum bakın?
Şeyi mucidi mucidi.
Çok enteresan bir şey bu. Buna hazır olsun diyoruz. Tek söyleyebileceğimiz bu. Yani çok yeni çok değişiklikler geçecek. Abi yine bir çok lafı aldım ben böyle.
Öyle problem değil abi.
Teknolojistlerin şöyle bir öngörüsü var. Ben bunu işte seminerlerimde söylüyorum.
Hemen araya girin bu Sem Altman'la ilgili söylediğin. Mesela ilk planda acaba tüyler ürpertici korkutucu bir şey mi yoksa fayda mı göreceğiz? Şu anda şey gibi böyle bir araf dönemi gibi sanki gerçekten ne olacağını anlamak için birazcık daha herhalde vakit geçmesi gerekecek.
Kesinlikle yani zaten o onu bir korkutucu şeyle söylemiyor. Sadece hazır olsun, İslamlar enstek olsun diye söylüyor. Hani bir korkutucu bir şeyinde değil. Şu var teknolojistlerin söylediği şu öngörü çok enteresan. Önümüzdeki 10 yılda geçmiş 250 yılda yaşananlardan çok daha hızlı ilerlemeler olacak. Böyle bir beklenti var dünyada.
Bu dediğin şeyi geldi aklıma. Daha önce konuşmuş muyduk? Hani 3 cisim problemi diye bir dizi vardı seri Netflix'te.
Hiç seyredemedim ya onu sen çok methettin ama.
Fizik fiziksel problem. Şimdi oradaki tabii ki şeyi anlatmayacağım diziyi anlatmayacağım ama orada da konuşulan şuydu. Dünyayı işgal etmeye gelen bir daha üstün bir oluşum, ırk ya da yaşam biçimi dünyaya varmasına 400 yıl var. 400 yıl sonra dünyayı işgal etmeye hesap ediyor ama insan oğlunun bakıyor 10 bin yıldır belki insan oğlu doğada yaşıyor diyor ve evrimleşmesine bakıyor. İnsan oğlunun 10 bin yıldan bu dediğin yani makinenin öğrenimi korkunç bir seviyeye çıktı. İnsan oğlunun... Teknolojik ilerlemesinin 400 yıl içinde kendi medeniyetlerinin de ötesine geçeceği ve dünyayı işgal edemeyecekleri korkusuyla dünyadaki bilim adamlarını öldürmeye başlıyor bu şey. Şimdi bunu niye verdim? Teknolojinin veya ilerlemenin korkunç boyutlarda veya korkunç hızlara ulaşabileceği, logaritmik şekilde gidebileceği... Artık aşikar. Bundan kaçınılmaz bir şekilde hayatımızın her anında var.
Hepimiz kendimizi buna göre hazırlamamız lazım.
Kesinlikle, kesinlikle.
Kesinlikle biraz böyle uzattık dağıttık ama ben yine sana bırakıyorum sözü.
Tamam şimdi...
Senden çaldım.
Tabii bir konumuza zaten konumuzun içinde ama konumuzun dronlar kısmına gelirsek hem küçük hem de büyük ölçekli firmalar tarafından aslında... Günlük yenilikler sunuyor bu drone işi. Ve hatta inşaat sektöründeki, inşaat sektörünün dışındaki bazı yenilikçi firmalar bile bu işe ilgi duyuyor. Ne bileyim, constructiondive.com internet sitesinin bildiğine göre 2000 yılında Nvidia firmasını biliyorsun mesela abi. Tabii tabii. Bu değeri 3 trilyon dolara aşan, son belki de son 6 ayda bu çipler yüzünden Belki DeepSeek birazcık onun şeyini salladı. Ama yine de Rocket Lake, Rocket Lake dış... Ya Nvidia yine Komatsu çıktı karşımıza. Nvidia inşaat sektörüyle hiç alakası yok. Ama Komatsu ile bir iş birliği yapıyor ki iş makinelerine bu küçük zeka modüllerini yerleştirerek belki önleyici bakım, belki verimli çalışması, belki yakıt sarfiyatındaki veriminin arttırılması gibi konulara kafa patlatmayı uygun görmüşler. 2017 yılında Nvidia firması. Dolayısıyla Bu gerçekten... Böyle cümleyi de bağlayamıyor insan. O kadar acayip heyecanlı. Nasıl konuşur kendi? Nereye gittir anlayamadığı için. Ama burada söylemeye çalıştığım sadece inşaat firmalarının kafa patlatması değil, inşaatla beraber çalışabileceğini düşündüğü her firma bu işe gerçekten ilgi duyuyor. İlgi duyuyor.
Kesinlikle. Haluk, belki aklıma şu an bir şey geldi. Böyle sıcak sıcak onu paylaşayım. Biz abi şöyle de bir şey yapabiliriz. Böyle belli bölümler arasında belli zamanlarda dünyadaki inşaat teknolojisiyle ilgili gelişmeleri paylaşacağımız bölümler de yapabiliriz.
Neden olmasın?
Neden olmasın değil mi?
Yani öyle bir fikir de aklıma geldi. Yani ne çekenin fanusunun dışını hep görmek lazım.
Aynen aynen aynen. Yani biz bu podcast serisinin inşaat ve teknoloji de yola çıktık ve tabii ikimiz de proje yönetimi altyapısıyla geldiğimiz için hep tabii olayın daha proje yönetimiyle zaten doğru yönetirsen projeyi kazanıyorsun hikayede.
Bu aslında. Kesinlikle kesinlikle.
Temelinde var ama bir taraftan da proje yönetiminin belki dışında kalan ne bileyim işte yapay zeka ile depremlerin öngörülme çalışması gibi anlatabiliyor muyum?
Tabii ki çok iyi anlıyorum.
Bir sürü farklı şeyler yani hem farklı konuları proje yönetimi dışına çıkarak hem de gelişmeleri ara ara böyle bir dinleyicilerle paylaşalım diyorum. Çünkü araştırdıkça bir sürü farklı şey geliyor.
Tabii ki.
Ya buna da program yapalım, buna da program yapalım diye etkileniyorum.
Bu dediğin çoğu açıdan doğru, hemen hemen her açıdan doğru. Çünkü yapay zeka artık hayatımızın... ...engellemek istiyor muyuz o da ayrı bir konu ama engellenemez bir şekilde her anımıza, her anımıza gelir. Ya işte şimdiki cep telefonları, yeni çıkan cep telefonlarının... ...en büyük pazarlama prensibi yapay zeka ile her şeyini yapabilirsin bu telefonla diyor. Hani şimdi eskiden akıllı telefonlar, belki bundan bir sene önceye kadar akıllı telefonlar... ...gerçekten çoğu işimizi çözüyordu ama şimdi diyor ki ya... Artık seviye atladık kardeşim diyor. Bırakın eski telefonları. Ben artık bütün applerim, telefonun çalışması, her şeyi yapay zeka ile yürütüyorum diyor. Yani bu isim vermeye gerek yok. Dünyada işte bilinen işte Motorola, Samsung, Apple, ne bu Huawei, bütün bunların hepsi artık olmazsa olmaz bir şekilde yapay modül, yapay zeka modüllerini bütün telefon kullanımlarına entegre etmiş vaziyette götürüyorlar.
Kesinlikle şey var abi mesela... Bunu araştırmalar da söylüyor. Sohbet robotlarıyla geçirilen süre sürekli olarak artıyor ve insanların sosyal medyada geçirdikleri sürenin üstüne doğru çıkmaya başlıyor. Yani Instagram, Facebook, Twitter burada geçirilen sürenin önüne artık şeyler chatbotlarla geçirilen süre geliyor.
Abi çok güzel söyledin şimdi sohbet dedi ya yine Sem Altman'ın bir konuşmasının bir en son tanığı vardı. Şimdi... Biz diyelim ki chat chipitini karşısına otururuz. Dronlara geri döneceğim bu arada konuyu da hatırladık. Dronlara geri döneceğim çünkü zayıf yönlerine göre de kararlı kafa. Karanlık tarafına geçeceğiz. Şimdi burada Cem Altman'ın dediği çok ilginç bir şey vardı. Şimdi senle ben konuşurken birbirimize karşı nazik ve hatır sorarak başlıyoruz değil mi? Şimdi chat chipiti yani bu daha önceki bölümlerde söylemiştim. Kızım beni azarlamıştı chat chipitiyle iyi konuş diye. Şimdi geçen bu konuşmasında dedi ki siz chat gpt'ye her seferinde teşekkür ettiğiniz nasılsın diye sorduğunuz zaman bu muazzam enerji harcıyordu. Ya şey gibi sanki chat gpt insan gibi davranmayın kardeşim o bir makine.
Oluyor. Ben onu öyle davrandığımda şunu gördüğüm için öyle davranın. E tamam ben yapısı olarak da böyle teşekkür etmeyi severim bana iyi gelir ama şu tarafını fark ettim. Aslında ilk önce eşim bir gün böyle buna teşekkür edince baktım ona daha böyle şey bir cevap verdi, güzel bir cevap verdi. O dedi ben niye yapmıyorum? Ben hep böyle düz yap, et, yap. Direkt emir kipleriyle konuşuyordum. Onun üzerine abi şunu fark ettim ki o dilin nazikleşmesi ve onu bir takım hatta imojilerle falan şey yaptığın zaman daha derin cevaplar veriyor. Gaza geliyor. Öyle değil.
Biraz yağcılık da başlıyor.
Aynı insan gibi. Böyle sırtının okşanmasını istiyor. Çünkü şunu unutmayın bu insandan üretilmiş bir yapı. Uzaydan gelmedi. Başka bir canlı değil bu canlı da değil de. Hani insan nasıl insana ya da eğitmeni insan bunların da. Yani buna da teşekkür ederim sağ ol, varikasın, çok iyi kafanı açtın falan dediğinde Gelen cevaben kalitesi artıyor. Yoksa ben ona duygusal olarak ay canım benim diye teşekkür etmiyorum. Ben orada tamamen pragmatik, daha iyi cevaplar almak için ona ben teşekkür ediyorum. Ve sonucunu görüyorum. Sen altından burayı birazcık şey gibi düşündü.
Daha duygusal ve tabii... Ekolojik olarak düşünüyor muhakkak.
Çiplere gidip de Nvidia'ya o kadar para vermeyelim, bu kadar çok teşekkür etmeyin diyor ama kendi yaptığı model de... Teşekkür karşısında daha kuvvetli cevaplar veriyor. Böyle bir şey var yani.
Hani hep makine öğrenin makine öğrenin diyoruz ya, chat GPT ile olan diyalogda chat GPT de size ne tür cevap vereceğini öğreniyor. İşte bir araştırma yapmasını istiyorum, bir prompt hazırlıyorum, veriyorum şunu da yaptım. Gerçekten aradığım sonuçlar beklediğim gibi çıkarsa, wow süper olmuş diyorum. O zaman başlıyor, beş paragraf yazıyor. Sen harikasın zaten, çok doğru buldun bu çözümleri. Senin istediğin çözüm de buydu, alıştı sana verdiğim. Buradan daha fazla istiyorsan onunla bir durum.
Haluk sen dün de konuştuk ya detaylandırmaları daha derin yapıyor.
Evet. Kıyak geçiyor.
Kıyak geçiyor aynen.
İyi insana kıyak geçiyor. Tatlı dilli yılanı çıkarmışlar. Tamam o hikaye gibi.
Aynen. Hilesini de geçeceğiz de çok dağıtmayalım.
Tamam. Peki o zaman dronlara geri dönüyorum. Şimdi işin karan tarafına. Şimdi tabii dronlar uçuyor harika ama doğada uçan bir canlı gibi de değil. Bazı kısıtları var. Diyelim ki yağmurlu bir gün. Dronu nasıl uçuracağız? Bu drone gerçekten uçtuğu zaman veya kuvvetli bir yağmur, sağanak şeklinde yağıyor, biraz da rüzgar var. Hatta sıcaklık dalgalanmaları var. Bütün bunları gördüğü zaman ilk akla gelen şey bu drone'u hemen yere indirelim bir şey olmadan. Başına bir şey gelmeden indirelim. Çünkü çok kuvvetli bir rüzgarda drone'u uçurmak çok akıllıca mı? Pek değil çünkü 35-40 kilometreyi geçen veya 30-35 kilometreleri geçen bir rüzgarda drone artık sendelemeye veya koordinatlarını tutturamamaya veya senin beklediğin verileri belki de sağlıklı alamamaya başlayabilir. Dolayısıyla güvenli uçuş olmayabilir. Yağmur, yağmur dediğin şey zaten abi şey gibi evindeki elektronik cihazı su dökmek gibi çünkü drone'un üzerinde bir sürü sensör var, kameralar var. Dolayısıyla... Bunların hepsi su geçirmez değil. Muhakkak hani cep telefonlarında vardır ya bir suyu atarsın cep telefonu bir şey olmuyor. Ya da üzerine bardak döküldü, su döküldü bardak döküldü. Bardaktan su döküldü hemen alırsın kurularsın kullanabilirsin ama bir dronun herhalde 15 dakika sahanak yağmura maruz kalması bu dronun pek uçabileceği bir daha uçabileceği ihtimalini bir hayli anda aşandırıyor. Dolayısıyla Şu anda günümüzde her yola uygun hani all terrain diyoruz ya arabalar gibi bir drone yok. Muhakkak yapılacaktır ama bu şekilde uçabilen bir drone şu anda yok. Eğer şey gibi doğa ana uçmasını istemiyorsa dronun uçurtmaz kardeşim. Yağmur, çamur bir şekilde onun canını o tıkayabilir.
Kesinlikle. Abi şimdi bir de bir insan hatası var burada. Bu tecrübesiz drone operatörleri gözü kara oluyor. Sıkıntı yok abi ben hallederim falan böyle bir bakış açısıyla.
Tam bizim kültürümüz öyle değil mi? Hallederiz abi.
Abi yaparız onu uçurum ben. Drone neymiş, doğa neymiş falan. Şimdi işte burada çok ciddi sıkıntılar çıkıyor. Dediğin gibi yağmur teması drone'u. Hatta drone'a yıldırım düşmesi drone'u işlevsel hale getirebiliyor. Düşmesi demek zaten büyük bir felaket. Tahmin edilmeyecek kadar hasar görmesine neden olabiliyor. Yani bazı mevsimlerde, geçişlerinde, mevsimlerde drone uçurmak birazcık riskli. O zaman tabii soruyor insan, ya tamam ne kadar harika diye ne diyorsun? Halük pil ömrüne geçeceksin.
Tabii dünyada hiçbir şey kusursuz değil maalesef. Teknoloji de ilerliyor. Bundan 15 sene önce... Dronları aşağıdan kontrol ediyordun 10 sene önce ama şimdi artık kendi başına uçabiliyor. Yani bu ilerlemede gösteriyor ki belki de önümüzde yağmura, çamura veya sert hava şartlarına dayanabilen belki askeri speklere sahip dronlar da yapılacaktır bilmiyorum. Tabii bu şey fayda kar maliyet analizleriyle alakalı konu yapılacaktır ama dediğin gibi Pil ömrü karşımıza çıkıyor.
Kesinlikle.
Bu pil de her yerde karşımıza çıkıyor. Telefonda çıkıyor, arabada çıkıyor, dronda çıkıyor. Şimdi tabii dronlar üzerinde onlarca sensör var, kamera var ve yapay zeka modülü var. Bu yapay zeka modülü dediğin şey veri topladığı için enerjiyi yutuyor, emiyor. Yani pil ömrünü yiyor. Dolayısıyla şu anda uçuş yapan dronlar... Veya işte bu tip inşaat projelerinde kullanılan dronelerin uçuş yapma kabiliyetleri veya süreleri genelde 25-30 dakika arasında sağlıklı veri toplayabilmesi açısından. Bu şeye benziyor. 30 dakikada bir ben yoruldum bir kahve malası vereyim. 30 dakikada bir ben sıkıldım biraz konayım da dinleneyim gibi. Şimdi tabii işin komik tarafı gibi gözükse de maalesef günümüzün gerçeği bu. Dronlar bugün kapasitesi, pil kapasiteleri 25-30 dakikada bir şarj edilmesi gerekiyor. Demek ki sınırsız sürede uçuramıyoruz. Yani bir atımlık can varmış gibi veya bir atımlık enerjisi varmış gibi gelebilir insanın aklına ama dronun 25-30 dakika uçması bile muazzam veri toplaması için yeterli olabiliyor. Ama insanın aklına şu soru geliyor abi değil mi? Ya kardeşim 25 dakika 30 dakika uçuruyorsan bir dronu... Tekrar şarj olmasını bekleyeceksin. Nasıl ben planlama programlama yapacağım da işlerimi götüreceğim geliyor insanın aklına.
Kesinlikle. Abi zaten bu teknolojiyi frenleten iki konumuz var bizim. Pillar ve çipler. Şimdi ikisinin de arkasına gittiğinde enerjinin sınırlılığını bize hatırlatıyor.
Kaynakların sınırlılığı evet.
Kaynakların enerjin senin sınırlı diyor. Yani bizim insanın hayal gücüne... Yaşlı dünyanın enerjisi yetişemiyor. Ben bunu böyle okuyorum. Hani biraz şöyle düşünüyorum. Artık ben de yaşlanan tarafa doğru geldiğim için belki. Hani insan yaşlandığında ruhu genç kalıyor. Bedeni onaya koyduramıyor. Dünyanın sınırlı enerjisi de biz insanların bu genç ruhuna galiba ayak uyduramıyor. E tabii şunu da unutmak lazım. Biz de bu sevgili dünyamıza çok iyi bakmadık. Yani bu konu çok uzun. Bir bölüm şey yapalım Haluk ya mutlaka ben bunu çok severim enerjiyle ilgili bölüm yapalım. Yapay zeka ve enerjiyle ilgili.
Ben onu araştırdım ama.
Bunun artısı da var eksisi de var.
Tabii tabii tabii.
Yani tamam şimdi hemen ilk akla gelen yapay zeka korkunç enerji harcıyor bilmem ne. Evet ama ben kitapta da onu yazdım. Korkunç şekilde enerji verimliyiz taraftar. Yani bir yapay zeka ve enerji bölümü yapalım.
Evet denge yakalanabilecek mi yoksa? Bir açıklığı verecekti olabilir. Evet doğru diyorsun abi.
Şey var abi bu bir de pillerin kullandıkça eskime konusu var.
Evet.
İşte ne bileyim şimdi iyi bir pille 30 dakikalık uçuşu 15 dakikaya düşürebiliyorsak müthiş bir kazanımımız oluyor diye düşünebiliyorum. Böyle işte abi şimdi kanunu düzenlemeler herhalde.
Evet. Şimdi abi tabii şey insan her insan kafasını eski şekilde dron uçlamıyor. Özellikle bu bizim ülkemizde veya dünyada hemen hemen bütün ülkelerde var ya bu kişisel verilerin korunması kanunu ciddi anlamda önemli. Ya biliyorsun parkta yürürken bile birisi senin videonunu çekse hemen kızıyorsun. Kardeşim neyi çekiyorsun? Niye çekiyorsun? Sen niye benim videomu çekiyorsun? Ben seni çekmiyordum. İyi de o videoda ben de giriyorum. Beni oradan çıkar deme hakkım var. Anlatabiliyor muyum? Dron uçurduğun zaman da ne bileyim yüksek bir bina yapıyorsun, gökdelen yapıyorsun. Dronun görüş alanına bir sürü yer giriyor. Dolayısıyla insanlarda veya dron uçuşu yapılan bölgedeki yerleşim alanında acaba dron ne tip bir veri topluyor? Burada dron kendi inşaat ışığı dışında acaba benimle ilgili de veri topluyor mu? Veya dron başka bir yerde de gözden uzak bir yere Uçuk da acaba oradan başka birilerler veya amacı dışında bir yerlere gidiyor mu? Şimdi kimsenin gökyüzünü sonsuz kullanma hakkı yok. Tabii ki. Ve buna da şey deniyor İngilizce'de, beyond visual line of sight. Yani özel iznin yoksa gözünün görmediği bir alanın dışına drone'un çıkması yasak. Ama bu tabii kanun düzenlemelerle her türlü... Ayarlamalar yapılabiliyor açıkçası ama kanun düzenlemeleri önemli.
Kesinlikle şimdi bu kanun düzenlemeler üzerine çok kafa yormalıyız. Hep de diyoruz ya her yenilik kendi kurallarını ve hukukunu da beraber getiriyor. Bizim önümüzdeki bölümlerde çalıştığımız hazırlandığımız hukukla sözleşmelerle ilgili bölümlerimiz var. Belki daha global daha makro boyutta yapay zeka hukukunu da konuşalım derim. Mesela ne bileyim işte uçurduğumuz bölge kalabalıksa insan yoğunluğu fazlaysa yerel kültürü hatta gizlilik endişelerini hesaba katmalıyız. Mesela bir ihlal yaptınız, bir yanlış bir şey yaptınız hemen sosyal medyadasınız. Mesela şirketinizin düşünün yani... Akşam haberleri çıkıyor. Akşam haberleri eskiden akşam haberleri vardı. Şimdi direkt sosyal medya var. Şirketin itibarını da zayıflatabiliyor. Ne bileyim mesela bir bina inşaatında kayıt yapan bir drone operasyonu sırasında istemeden de olsa... Komşu binaların pencerelerindeki yansıyan görüntüler kayda girebiliyor. Bu görüntüler böyle enteresan görüntüler de olabilir. Hiç enteresan görüntü olmayıp yine gizliliğe kişisel yaşama şey yapmış görüntüler de olabilir. Bunlar önemli. O bakımdan dediğim gibi yani hep bunu söylüyoruz. Belki bu hibrit çalışma modeli kadar üstünde durduğumuz için teknoloji o kadar hızlı gelişiyor ki mevcut kanunların da... Bu şekilde revize olmak ihtiyacımız var. Kesinlikle.
Tabii ki tabii ki. Yani nasıl teknoloji ilerliyorsa kanunlarda veya düzenlemelerde ihtiyaca bağlı olarak zaman içinde değişiyor. Yani ülkelerde bunu gerekirse esnetiyor ve hatta bazen de sıkılaştırılabiliyor. Ne bileyim bazı dronlarda irtifa kaybı olabilir, yere çakılma senaryosu olabilir. İnsan üstüne düşerse ciddi yaralanma olabilir. Veya maddi zarar doğurabilir. Dolayısıyla, yani bugün için konuşuyorum, belki de dronlar, belki de düşmez olacak.
Tabii.
Düşmez olacağı zaman geldiği gün, belki de bu kanunlar daha da esnek hale getirilecek. Dronlarla ilgili veya düzenlemeler. Ama bugün drone uçuşlarıyla ilgili olarak özellikle insan yoğun veya işte... Yapısıylaşmanın yoğun olduğu bölgelerde birincisi izin olması gerekiyor, ikincisi de muhakkak insan kontrolü olması gerekiyor. İnsan anında devreye girip sürece müdahale edebilmeli drone uçuşlarında. Dolayısıyla bizim yaşadığımız coğrafyada olmak üzere drone uçuşlarıyla ilgili serbestler hala daha sıkı seviyede.
Kesinlikle ve bu dünyanın da tartıştığı konulardan biri. Şimdi önümüzde şöyle bir durum var. Artık insan kontrolü olmadan çalışacak otonom dronlar konuşuluyor.
Evet, evet, evet.
Öyle bir durum var. Onun için biz insan kontrolünü bir kere doğru kontrolle yapalım ki yarın bizim devre dışı kalacağımız günler de gelir. Şimdi abi en heyecanlı konuya geldik. Vahşi yaşam ve dronların doğayla etkileşimi.
Evet, evet.
Evet, şimdi bir National Geography... Konusuna geldik. Başına gelene kadar hani çoğumuz Hadi Canım oradan yaptırdığı biraz magazinsel baktığı bir konu ama mesela hiç drone'a saldıran kuş duydunuz mu? Sen duymuşsundur. Hani çıksana araştırıyorsun bu konuyu ama dinleyicilerimizin çoğunun duymadığını tahmin edebiliyorum. Evet böyle bir gerçek var. Ya martılar, Şahinler, Kartallar bu tip kuşlar çünkü abi kendi bölgesinin koruma içgüdüsüne sahipler ve droneleri de doğal olarak tehdit hatta yiyecek olarak bile algılayabiliyorlar. Ya şunun bir tadına bakayım diyor belki bir martı. İnternette basit bir arama yaptığımızda kuşlar tarafından dronlara yapılan saldırıları bulabilirsiniz. Gerek sesinden gerek de görüntüsünden rahatsız olup tehdit olarak algılayan her kuş bir drona saldırıp parçalama güdüsü ve gücüne sahip abi.
Özellikle bu yırtıcı kuşlar dediğimiz...
Bunlara da saygılı olmamız gerekiyor tabii bu.
Yırtıcı kuşlar dediğimiz... Şahin, Kartal, ondan sonra ne bileyim başka... Bu Akbaba veya buna benzer kuşlar. Ya çok basit bir örnek vereyim. Şimdi bizim evimizin arkasındaki bina yıkılacak. Çatısında Mart'ı yavru damış. Üç tane küçük yavrusu var. Ve inanır mısın abi nöbet tutuyor başında.
Tabii.
Diğer kuşlar gelmesin, kargalar gelmesin diye. Şimdi oraya bir drone götürsen herhalde... Annelik güçsün var ya drone falan.
Şimdi tabi... Hangimiz yavrumuza yapılacak?
Kesinlikle. Çünkü o yuvalandığı bölgedeki bir metre kare alan orası artık kimse için ulaşılmaz bir bölge. Sadece yavruların güvenliği söz konusu orada. Şimdi demin de söyledin ya hani parçalayanlar kuşlar falan diye. Evet, internete gidip baktığınız zaman gerçekten dronları parçalayan kuşları, yırtıcı kuşları görürsünüz. Ve hatta bunu... Yanlış hatırlamıyorsam İngiltere Kraliyet toplumunda da özel yetiştirilmiş kartallar olduğunu biliyorum. Dron yakalayan. Ha yerden böyle atılan tabancılar da var dronlara karşı böyle ağ atıyor drona elektronik ağ böyle manyetik alan yakalıyor etrafında bir şey veriyor. Bir elektrik atım veriyor onu düşürüyor aşağı. Yerden atılan tüfekler de var ama tabii yukarıda olana yetişmiyor neredeyse o yerden atılan tüfeğin de ki. 25-30 metre kapasitesi var ama özel yetiştirilmiş kartallarla drone'lara saldırıldığı videoları gördüğümü hatırlıyorum. Dolayısıyla bu tip bir yerde drone'u uçuruyorsan valla kusura bakmayın senin pahalı yatırımın bir anda çöp olabilir. Çünkü bu kuşlar anında saldırı olabilir. Çünkü hem tehdit hem çekim merkezi haline gelebilir. İlgi de duyabilir. Bu nedir acaba bu kuş deyip gidip... Hani arkadaşlık kuracak diyeceğim, kurmak diyeceğim ama şey değilim hani ornitologdu galiba kuş bilimi. Ornitoloji değil galiba. O yüzden o konuda da uzmanlığım olmadığı için kuşların ne hissettiğini bilmiyorum ama tehdit olarak gördükleri çok net gördüğümüz videolardan. Dolayısıyla proje alanı seçilirken eğer vahşi yaşama dair elimizde bilgiler... Veya veriler varsa planlamamızı programlamamızı ona göre yapmamız lazım. Bak burada aklıma ne geldi şimdi abi. Marmaray projesi hepimizin, biz İstanbul'da yaşıyoruz, İstanbul'da yaşamayan tanıdıklarımız da var. Marmaray projesi yapılırken bunun birinci faz işleri Boğaz'dan geçecek olan batılma tünellerin yapılma işidir. Biliyorsun Marmara Denizi'nde hem üst akıntı hem alt akıntı diye bir gerçeklik var ve Karadeniz'den... Marmara'ya veya Marmara'dan Karadeniz'e bir akıntı var. Ve... Balık seversin herhalde balık yemeyi.
Ooo dün gece yedim.
Şimdi... Marmara'dan Karadeniz'e ve Karadeniz'den Marmara'ya mevsimsel balık göçleri var. Marmara projesinin... Faz 1 olarak söylenen yani BC1 şartnamesinde... Böyle bir madde var. Balık göçü maddesi. Ve bu göç aşağı yukarı 3 ay sürüyor. Ve bu 3 ay süresince Boğaz'da dip kazısı yapmayacaksın uyarısı var. Zaten o işin yüklenişi de Japonlarda. Japonlar biliyorsunuz kültür olarak zaten bu tip şeylere muazzam hassas ve saygılılar. Projeyi planlarken, projeye ihaleye fiyat verirken bütün bunları hesap ederek yapıyorsun. Niye böyle bir kısıt var şartname de? Çünkü... Kazarken ortaya çıkan balçıktan veya kumdan dökülmelerden boğazın zemini karanlık hale geliyor. Balıklar yönünü bulamıyor. Yoksa kepçe kazarken balıkları kepçeyle alıp da oradaki barca koyacak değil ama alt tarafta kargaşayı yaratıyor diye doğal hayata saygılı olması adına böyle bir şartnamede mecburiyet vardı. Dronları geri dönersek belki işte ne bileyim neresi geliyor aklıma İstanbul'a yakın bir yerde işte Aydoz ormanlarının orada bir proje yapacaksın. Oradaki vahşi hayatta belki yıldızcı kustağı var. Orada bir şey yapacaksan belki şartlar mı koyacaksın? Burada dronu uçuramazsın kardeşim diyeceksin belki. Anlatabildim mi? Yani bu buradaki dengeyi iyi gözetmek gerekiyor.
Kesinlikle. Abi şöyle bir şey ya biz insan türü olarak yani bu kadar medeniyetler geliştirdik. Zaman içinde dünyayı yönetecek güce eriştik. Yani başarılı bir türüz. Burada hiçbir şey yok, tereddüt yok ama biraz fazla kibirliyiz ya. Yani sanki bu gezegen bizim için oluşturuldu ve tek sahibi de biziz. Ya buna çok üzülüyorum ve diğer doğaya da, canlılara da sınırı açtığımızı düşünüyorum.
Ve çoğu uzmana göre telefonun abi dünya için en zararlı yaşayan varlık insan.
E tabii. Şimdi ben bir aklıma fıkra geldi. Buraya da hemen not aldım. Böyle yaşlı gezegenle genç gezegen işte sohbet ediyorlar. Genç gezegen diyor ki çok sıkkın. Yaşlı gezegen diyor ki ya ne oldu diyor. Senin moralin bozuk diyor. Sorma diyor. Bende diyor insan çıktı diyor. O da diyor ki ya diyor dert ettiğin şeye bak 20 milyarlık ömürleri var. Yani biz bu videoyu öyle dünyanın sonu. Dünyanın sonu yok abi insanın sonu var. Dünya gezegen olarak yaşayacak. Kendini temizleyecek. Onu bu ekoloji biriminde olanlar söylüyor. Belli bir süre hani biz dünyanın sonu diye düşündüğümüz senaryonun gerçekleşti. Bir nükleer savaş veya böyle en kötü senaryoda bile evet biz diye sıfırlanacağız. Ama dünya belli bir süre sonra tekrar normal doğasına dönecek.
Doğana tekrar dengeleyecek.
Biz yok, biz biteceğiz. Şey olarak. Ay dağıttım ben ama bu ekoloji konuları çok beni heyecanlandırıyor. Şimdi drone operatörleri vahşi hayat konusunda hassas ve dikkatli olmak zorunda. Bazen rotayı değiştirmekle bunu yapabilirler. Bazen kuşları nazikçe oradan mesela ses ile oldukları yerden uzaklaşması sağlanabilir. Kuşları oradan yine uzaklaştırmak için pervaneler ve gövde değişik renklere boyanabilir. Ya da kuşların... Uçamayacağı yüksekliklerde çekim yapılabilir. Düşün yani mesela o kadar yatırım yapıyorsun, teknoloji, yapay zeka destekli drone sahibi oluyorsun, bir tane kaz gelip sesini, şeklini beğenmediği drone'u tepetaklak aşağı indiriyor abi. Yani bu gerçek ama.
Tabii.
Olmayacak bir şey değil. Şaka gibi söyledik ama değil yani.
Tabii.
Bir kaz senin bütün senaryonu mahvedebilir.
Bu tabi doğayla ilgili olan kısımlar çok önemli. Birincisi bizim doğaya olan saygımız insan olarak, proje geliştirici olarak bunu hiçbir şekilde göz ardı etmememiz lazım ve arka plana koymamız lazım. Tamamen parasal endişeler, kar endişeleriyle işleri götürmemiz lazım. Çünkü bu dünyada bizden başka yaşayan canlılar da var ve onların yaşam hakkına saygı duymamız lazım. Bunu bir kenara koyduk. Şimdi, tabii bu dronların önümüzde olan engelleri bitmiyor veya sürekli güzel şeyleri söyledik. İlk yatırım maliyeti ve drone eğitimleri var. Tabii yapay zeka destekli dronlar ve arkalarında kullandığımız yazılım en nihayetinde ucuz şeyler değil. Bunlara da inşaat sektöründe kullanılacak kabiliyetlerde dronlara sahip olmak için elektronik parçalar, veri analizi yapabilecek... Yazımlar. En nihayetinde yapay zeka modülü olarak tam entegre bir dronun karşımıza çıkması gerçekten maliyetli gibi gözüküyor ilk başta yatırım olarak. Tabii ve dronun nasıl kullanılacağını bilen bir operatör olması ve bu operatörün drona nasıl veriler toplaması gerektiğini, ne şekilde uçması gerektiğini anlatacak, eğitecek kabiliyet ve kapasitede. Insan olması yani drone eğitimi bu da bir maliyet ortaya çıkarıyor. Şimdi şirketler bu daha önceki bölümlerde konuşmuştuk yeni meslek grupları ortaya çıkacak falan diye. Şimdi şirketlerin bu tip insanları kendi bünyelerinde barındırmaları var. Bu bir maliyet çünkü bir elli bir uzmanlık gerektiren konu ve bu belki de proje müdürüne verdiğin fazla paradan daha fazla para vermen gerekiyor. Çünkü niş bir konu ve çok bileni yok. Bileni olmayınca bir bilen bulup geçelim deyince kusura bakma ben de biraz pahalıyım. Dediği zaman kıkmak edecek durumun da yok. Dolayısıyla ya böyle bir yol seçeceksin ya da dışarıdan bu tip bir servisi veren bir çözüm ortağıyla çalışacaksın. Çünkü bunları yapmazsan senin için inşaat projende evet ben de ondan faydalanıyorum deme ihtimalin pek ortada durmuyor.
Aynen abi bu tespitine tamamen katılıyorum. Şimdi bir konuda şu var abi şimdi şantiyede yapılması gerekenleri listeliyorsun ya checklistler yapıyorsun.
Evet.
Şimdi prosedürler hazırlıyorsun. Şimdi buna drone uçur veri analizini yorumla gibi görev eklediğinde ben olacağı hemen söyleyeyim. Hemen bir direnç çıkıyor. Dur bir dakika falan. Ve öyle ki yani bu direnç bir gece gidip dronu bozabilecek seviyeye kadar ulaşabilir.
Ya şey mi yani fişini çeker şarj olmamış mı o?
Aynen 40 yılda bunu gördüm. Yani işte bazı şirketler de diyor senin dediğin gibi ya biz bunu içeride dirençle karşılaşacağımıza dışarıdan bu hizmeti alabilelim diyorlar. Ama burada da tabii şu konu var bu sefer de oraya bağlılık başlıyor. Yani sen istediğin zaman uçurdun uçuramadın o noktalar oluyor. Ama bir kere şey çok önemli yani. O kültürün kabul ettirilmesi, anlatılması gerekiyor abi.
Kesinlikle. Tabii... Dron uçuyor. Dron uçuyor ve yukarıdan milyonlarca megabayt bilgi topluyor. Bu verileri aktarıyor. Bu verilerin bir yerde harmanlanıp kullanılabilir hale gelmesi lazım. Yani en basit haberiyle işe yarar hale gelmesi lazım.
Kesinlikle.
Sen bu şeyi benziyor ya, araba alıyorsun, diyelim ki Türkiye'de olmayan bir araba aldı, bakım yaptıracaksın, ekime götüreceksin. Bakım yaptıracaksın, kimse yok. Ne oldu o araba? Bir arıza çıkardı. Arakadan bulasın. Şimdi bütün bu drone'un topladığı veriyi içeride analiz edebilecek veya bunu harmanlayacak diğer bütün veri sistemlerine etkileyebilecek... Çişi ya da kabiliyetin yoksa o zaman elinde binlerce gigabaytlı olup hadis çöplüğü gibi bir odan olacak. Hiçbir işe yaramayacak. Dolayısıyla bunu sadece drone sahibi olmak gibi düşünmemek lazım. Bunu aynı şekilde drone'u sahipliğinin dışında bunun ürettiği verileri kullanılabilir. Şirketin proje yönetimi açısından. Kullanılabilir hale getirmek gerekir.
Kesinlikle.
BİM'le, SAP'yle, diğer envanter yönetimiyle, proje takip yönteminde, zaman programıyla, hepsiyle yapmak lazım. Ve bununla ilgili personedeki kültür değişikliğini tetiklemek lazım.
Şimdi abi ham data olduğu haliyle işe yaramaz. Bu kadar. Mutlaka çıktıları bir eylem planına dönüştürmeliyiz. Yani bugün artık ham... Veriyi işe yarar hale getiren bir sürü yazılım var. Bunu sorunsuz olarak yapabiliyor. Ama unutmamalıyız ki işte benim 40 yılda gördüğüm gibi insan doğası hoşuna gitmeyen bir şeyi görmezden gelmeye ihmal etme konusunda maalesef çok başarılı. Şirket kültürü içerisinde drone verisinin güvenilir olduğunun kabulü konusunda da dirençler çıkacak. Bunu tahmin ediyorum. Ya ne bilecek o tepeden uçurduğun şeyden onun verisinden bakıyor. Yoksa Ahmet Uslu'yu ölçmüş orada Nivo'yla, Miray'la sen ona mı bakıyorsun gibi şeyler olacak. Yani diyecek ki eski tür iş yapan insanlar böyle durum buram ben tanımam güvenmem kardeşim diyecek. Çünkü onların pusuları daha çok içgüdüleri. Bunun doğru olduğu zamanlar da olabilir ama sadece tecrübe ve içgüdülerle bir yapı inşa edemeyiz abi. Böyle bir şey yok. Yapay zeka ile ilgili... Yatırım yapmaya karar verdiğinde bence ilk yapılacak işlerden biri bu tip bir ön yargı kümesini kırmak belki de bu işin en zor tarafı diye düşünüyorum. Halbuki ben 40 yıldır sürekli bu ön yargılarla bu kümeleri nasıl kıralım ile uğraştım.
Evet sen demin dedin yani direnç gösterecektir personelliğe. Matrix'i seyretmiş miydin? Seyrettim ama unuttum şimdi. İkinci bölümünde şeyle bulundun. Bütün bu makineleri üreten mimar denilen adamla buluşuyordu ve o anlatıyordu. İnsan doğasının en acayip yönü inkar diyordu. Yani hoşuna gitmeyen, beğenmediği her şey için inkar ediyordu. Bu bizim belki de yapay zekanın şirket kültürü olarak benimsenmesi hakikaten bizim için böyle zımparak ağzı yüzeyi gibi zor bir süreç. Olacak bizi biraz törpüleyecek gibi hissediyorum ama neyse şimdi çok uzattık bu konuyu ikinci bölüme geçerken bu pilömlü yasal düzenlemeler falan bunlara nasıl çözüm bulunabilir konuşalım istiyorum abi birazcık ikinci bölüm daha kısa tutalım diye de düşünüyorum birazcık daha kısa olabilir aslında üç bölüm bile yapabilecekmişiz tabi drone bambaşka bir konu ve drone'un şöyle bir şeyi de var abi aslında en sıcak ve Yapay zekanın şantiyeye bence girdiği alanlardan biri.
Yani tamam yazılımlarla girdi, proje yönetimine girdi ama drone hani belki makinesel olarak hani bu işin içinde artık. Onun için de biraz bu droneleri çok konuşalım istedik. Bir de daha hani görünür faydaları artık ortaya çok çıktı. Bunu konuşmamız gerekti diye şey yaptık. Dedim ki ikinci bölümde sen zaten bu bölümün...
Tamam abi o zaman... O zaman burada müsaade isteyelim. Tamam. İkinci bölümde, senin ikinci bölümde görüşmek üzere.
Tekrardan da dronlara devam edeceğiz.
Tamamdır, teşekkürler.
Herkese iyi günler, sağ olun dinlediğiniz için. Teşekkürler.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






