Dijital Tuğla - Bölüm 8: Teklif Değerlendirmede Yapay Zeka

In this episode of the Turkish‑language "Dijital Tuğla" podcast, hosts Cem Kafadar and Haluk Eginar explore how artificial intelligence can reshape the construction industry’s bid‑evaluation process. They begin by describing the current pain points of manual tender handling—scattered Excel files, inconsistent scoring, and personal bias in evaluation committees. The conversation then shifts to the promise of AI: rapid, data‑driven scoring of technical, financial, and compliance criteria, as exemplified by Turner Construction’s AI‑based offer‑analysis platform. The hosts discuss the potential for AI to bring objectivity, speed, and uniformity, but they also warn about hidden dangers: bias inherited from training data, opaque “black‑box” decision logic, lack of explainability, and the risk of digital bribery where hidden algorithmic rules favor certain firms. They stress the need for Explainable AI, independent audits, and transparent governance. Blockchain is introduced as a possible tool for immutable, auditable tender records. Throughout, the hosts argue for a hybrid model where AI provides analysis but final decisions remain with human committees, emphasizing the importance of ethical training, cybersecurity, and legal accountability (EU and other jurisdictions). The episode concludes with speculative future scenarios—from fully automated, blockchain‑anchored tender platforms to AI‑assisted “copilot” systems—while underscoring that responsible adoption, oversight, and human judgment are essential for trustworthy digital transformation in construction procurement.
Chapters
Yapay zekanın inşa sektöründe var olan ve gerçekleşmesi çok muhtemellerin etkilerini tartıştığımız, en son teknoloji ve trendleri konuştuğumuz, gerçekle alakası olmayan şeyleri, söylentileri ve bilim kurgu romanlarına dikkate almadığımız, hatta bunun tam da aksine yapay zeka dünyasında aslında neler olduğunu anlattığımız. Cem Kafadar ve Haluk Eginar tarafından hazırlanan Dijital Tuğla podcastimize hoş geldiniz.
Dijital Tuğla podcastimizin yeni bölümüne hoş geldiniz. İnşaat dünyasında teknolojinin nabzını tuttuğumuz bu seride bugün çok tartışılan ama belki de yeterince derine girilmeyen bir konuyu olabildiğince sondaclayacağız yani sağlam zemin çıkana kadar. Yapay zeka teklif değerlendirme süreçlerini gerçekten daha adil ve şeffaf hale getirebilir mi?
Ben de halükengiler. Cem hocamın dediği gibi herkese selamlar. Tabii bu soru gerçekten zor bir soru ama dürüst olmak lazım. Yıllardır teklif dosyalarıyla uğraşıyoruz. Kim en uygun fiyatı verdi? Kim ne zaman iş alır? Ne yapar? Ne eder? En uygun durum nedir? Bunları halletmeye çalışıyorsun. Bir anda bir sürü teklif varmasan da işin içinden çık çıkabilirsen Excel'de yok taraf tasnif et yok düzenle. O zor işler.
Aynen öyle Haluk. Yani bu Excel kolonlarının arasında kaybolduğumuz günler geliyor aklıma. Üstüne bir de teklif değerlendirme kurulunun o kurullarda nasıl oluşur onu da hiç anlamam. Böyle küçük orta ölçek firmada mutlaka patrona yakın birileri olur o kurulda. Abi Tüsta'yı tanırız işte sıkı tutar. Yayı yorumları gelir sen Excel kolonları arasında. Doğruyu bulmuşumdur ama oradan birisinin Abi Tüsta'yı tanırız deyişiyle birden iş değişi verir.
Ya tabii bir de abi bunları düşün sen dosya hazırlamak hele birden çok dosyaya çalışıyorsan o kadar kolay bir şey değil. İşte şirket misyonu yok vizyon, misyon bunları da ekliyorsun hop ortadan bütün şey kayboluyor.
İşte abi şimdi sevgili dostumuz yapay zeka sahneye çıkıyor. Veriyi yorumlayabiliyor ve karar destek sistemleriyle çok kısa sürede çok sayıda teklifi kıyaslayabiliyor. Peki gerçekten adil mi? Tarafsız mı?
E zaten bu konuşmamızda bunun peşine düşüyoruz. Avantajlar, riskler, gelecekte bizi bekleyen bir şey var mı? Varsa ne? Bunları konuşmaya alacağız. Teklif sektöründe, inşaat sektöründe, teklif süreçlerinde bize Ne getiriyor ne götürüyor. Tabii bir de hani hep konuşuruz ya karakutu karakutu. Bu karakutu her yerde karşımıza çıkıyor. Birazcık da buna dalacağız. Ama karakutu dediğim gibi başlı başına ayrı bir tartışma konusu. Onu başka bir güne bırakalım ama karakutuya burada değineceğiz.
Karakutuya değineceğiz. Yapay zeka bize hani ben tarafsız karar veririm diyor ama acaba hangi verilerle, hangi kriterlerle bunu söylüyor?
Kime inanacağız şaşırdık. Tabii şimdi herkes çayıyla kahvesini alsın. Baretlerini de çıkarsın, kulakları takın. Kazmayı birazcık daha derine vuracağız. Çünkü hayatımızda kolaylıklar mı var yoksa dipsiz kuyulara mı düşüyoruz? Bunu anlamaya çalışacağız.
Harikasın. Şimdi geçenlerde LinkedIn'de abi bu Turner Construction'un bir paylaşımlı gördüm.
Dünya deviyanı o da.
Kesinlikle. Kesinlikle. AI tabanlı teklif analiz sistemi geliştirmişler. Yani teklifleri otomatik skorlayan, teknik yeterlilikten fiyat dengesine kadar her şeyi... Dijital gözle tarayan bir sistem. Resmen bu işte teklif komitesi diyorlar ya bu teklif komitesi 2.0 diye düşünebiliriz belki.
Abi Turner zaten yıllardır bu tip teknolojik ilerlemelerde öncü. Bimi de ciddi anlamda sahaya belki de ilgilenen ilk firmalardan bir tanesi. Şimdi yapay zekayı teklif süreçlerinde kullanmalarına hiç şaşırmadım. Çünkü ciddi bir veri tarama yükünden kurtarıyor onları. Veriye dayalı karar vermeyi ciddi olarak ele alıyorlar demek ki. Yani herhalde Turner'ın derdi burada kardeşim hesap verilebilir, ölçülebilir bir yaklaşım getirmek.
Kesinlikle Haluk. Çünkü eskiden ne yapıyorduk abi? Bize 50 teklif gelir. Her biri ayrı formatta. Biri pdf, biri taramış jpeg, biri e-postaya yapıştırılmış metin. Hadi hepsini normalize et, sonra karıştır, karşılaştır. Yani günlerce böyle fuzuli, buksabuk diyeceğim. Işlerle uğraşıp gerçek mühendisliği yapmaz idik.
Bir de bunlar biliyorsun günün en olmadık zamanlarında pling diye böyle e-post olarak düşerdi veya şey mesaj gelirdi yok efendim kahvaltı yaparken işte pazar günü kahvaltı yapıyorsun ailenle işte çok acil bir durum var salı gününe teklif vermemiz lazım bugün bunu bitirmek için mi görüşelim mi toplan yani yapay zeka şimdi bu konuda gerçekten bu işleri çok kısalttı. Hem de hata yapmadan karşılaştırmaları ve verileri analiz ediyor.
Şimdi peki neye göre yapıyor dersek Haluk?
Evet.
Hata yapmadan sözün önemli. Onun altını çizelim. Neye göre hata yapmıyor? Öncek projelerden gelen verileri analiz ediyor.
Evet, evet, evet.
Teknik yeterlilik skorlarını çıkarıyor. Hatta finansal geçmişi bile entegre edebiliyor bu çalışmasının içine. Yani insanın bakıp hissiyatım olumlu. Dediği şeyi artık veriye dayalı bir karşılığı olduğunu bize gösteriyor.
Çok acayip değil mi? Böyle sarılacak, sıkı sıkı tutulacak bir şey veriyor en senelerle.
Aynen.
İşte zaten fark da burada çıkıyor hocam. Yani yapay zeka subjektiflikten arındırılmış bir öneleme süreci yaratıyor bizim için. Yani artık bu firmayı tanıyoruz jargonu belki de geçmişte kalıyor. Kesinlikle kalıp çünkü. Tabii ki insan sezgisi tamamen rafa kalkıyor anlamında değil ama somut bir şeyler veriyor. Yani şuna göre hareket ediyor belki de yapay zeka. Kendisine yüklenmiş veri setinde şartname varsa alıyor kardeşim bu verilen bu şartname uygun mu değil mi onu söylüyor bize.
Bravo, bravo. Ya sezgiyi de küçümsemiyorum. Sezgi de bazen yılların tecrübesiyle oluşan bir veri analizi aslında.
Bir şey gibi. Ben demiştim sana.
Bu da bir veri analizi. Sezgi de bir veri analizi. Beynimizin içindeki.
Tabii tabii tabii tabii.
Ama... Yine de yapay zekanın avantajı şu, tüm firmalara eşit mesafede duruyor. Ki bu yani hele bizde, bizim ülkemizde her alanda yani her şeyde, konuda çok önemli bir nokta. Yani burada ne dayısı olan kazanıyor, ne LinkedIn'den bir sürü referans toplayıp işte neydi vizyonda, misyonda yazan kazanıyor.
Çok çok güzel bir noktaya değindin. Bir yandan yapay zekanın bu konuda çok şeffaf davrandığını, kimseyi kayırmadığını söylüyoruz ama yapay zekanın nasıl skorladığını tamamen şeffaf olarak bilemiyoruz maalesef. Yoksa firmalar çıkıp da dese ki kardeşim beni niye elediniz? Ne diyeceğiz? Kusura bakma şurada yapay zeka diye bir şey var bize öyle dedi. Yani içeride bir robot var senin tipini beğenmedi demek gibi bir şey mi o?
Şimdi abi bu X. Planable AI dedikleri şey bu noktada değerlendiriliyor. Bunu da belki ayrı bir bölümde konuşmak lazım. Bu önemli bir konu.
Evet bu yine çıktı karşımıza. Çünkü önemli.
Bu önemli yani her yerde çıkıyor, anlatılabilir yapay zeka. Yani yapay zekanın karar süreçlerini açıklayabilir olması. Bu nokta önemli. Yoksa aksi takdirde dediğin gibi tipini beğenmiyor noktasına geliyor. Sistemin neye göre ağırlık verdiği, hangi veriyi baz aldığı. Açık olmalı ki güven inşa etsin.
Evet zaten bu Explainable AI'in kattığı veya ortaya çıkardığı fark IBM sitesinde anlatıldığı gibi tekrar ediyorum çok net bir şekilde anlatıyor IBM sitesinde herkes anlayacağı tonda. İnsanların okuyup anlayabileceği şeffaflıkta süreç karar verme süreçlerini ortaya çıkarıyor Explainable AI. Tabii bu olmazsa ne olur? Tabii kötü niyetli olarak söylemiyorum ama algoritmanın oluşmasına sebep olan veri kaynağında bir firmaya avantaj sağlayacak şekilde girdiler varsa o zaman dijital rüşvet gibi bir şey ortaya çıkıyor.
Aynen abi analog rüşvetten biz geliriz dijital kayırmacılar.
Ama tabii bunu şey gibi düşünmüyorum yani bu illa öyle olacaktır demiyorum ama. Neticede bu zıkkım sadece veri tabanına göre çalışıyor ve veri tabanı hassas olmalı. Bağımsız kurumlarda denetlenebilmeli belki de. İnşaat sektöründen daha önce konuştuk ya etik etik kurallar standartlar böyle bir belki de bir komisyon olması lazım. Şimdi ben takip edebildiğim kadarıyla bu sorumluluk esasında yapay zekanın ortaya koyduğu tavsiyelerin hukuki çerçeveye alınabilmesi hakkında hem Avrupa Birliği hem de diğer ülkeler ciddi kafa patlatıyor. Bunu nasıl bir zaptıra kalkın alacağız diye.
Aynen, aynen. Ya bu bence günümüzün en ciddi sorunlarından biri. Algoritmalar etik değerlere uyumlu değilse zaten şeffaflık da hayal yok.
Ha tabii ki.
Böyle bir şey var. Tabii ki. Biz gerçekten adil bir sistem kurmak istiyorsak her teklif eşit. Her karar izlenebilir. Her süreç hesap verilebilir olmalı. Yoksa elimizde dediğin gibi hızlı ama bilinmez bir kara kutu kalır abi. Yani şimdi böyle güzel taraflarını konuştuk bizim yine bu ters taraflara. Yani özellikle ihale gibi rekabetin sert olduğu süreçlerde yapay zeka sistemlerine güvenemiyoruz. Kolay kolay. Ne diyorsun Ali?
Çünkü tabii çok çok doğru söylüyorsun abi. Yapay zeka sistemleri ne kadar zeka olursa, zeki olursa olsun bir veriye bağımlı. En baştan beri söylüyoruz ya, veri ne kadar sağlıklıysa yapay zekanın ortaya çıkaracağı süreçlerde o kadar sağlıklı olabileceğini düşünüyorum.
Yani çöp girerse çöp çıkar işte. Garbaj in, garbaj out.
Tabii tabii tabii.
Bu abi bu yani.
Ne ekersen onun içerisine girer.
Garbaj garbaj garbaj.
Şimdi yapay zekanın... Hep böyle terminolojiler artık buna hepimizin alışması lazım. Biz de bunları çok tekrar ediyoruz. Kardeşim bu ikisi de oturmuş sürekli aynı şeyleri söylüyor. Denilecek gibi hissediliyor olabilir ama... Eğitim. Eğer bu yapay zeka sistemi geçmiş teklif verilerine göre eğitilmiş ise... ...daha önce hep büyük firmaların kazandığı bir ortamda... ...küçük firmaların pek hayatta kalma şansı... Olmayacak gibi yani sanki dijital kayırmacılık gibi. Dolayısıyla bu hesap verebilirlik sorumluluk çok önemli bir nokta olarak karşımıza çıkıyor.
Bu da bir nevi dijital ayrımcılık değil mi abi? Yani ön yargı koda sızınca onu tespit etmek çok zor. Eğer şeffaf değilse algoritma. Çünkü yapay zeka sistemleri bazen neden öyle karar verdiklerini anlatamıyor. Evet. Explainable AI onun için de çok önemli.
Bir de tabii üstüne üstlük bir de sistemlik parametreler net değilse kimse bu kararı neden aldın sorsan bir türlü cevap bulamıyor senin söylediğin gibi. Yani manipülasyona açıkmış gibi bir hava doğuyor.
Aynen mesela şöyle abi yazılım geliştiren kişi algoritmanın içinde işte firma adı A ile başlıyorsa teknik puanı artı beş alır gibi gizli bir koşul koysa kimin ruhu duyar? Ya da Bursalı ise eksi iki. Afyonlu ise artı iki dese.
Çok acayip. Çok acayip.
Afyonlu demesin de ağır dese falan. Yani anlatabiliyor muyum?
O bakımdan... Şey gibi işte bu resmen kayırmacılık, avantaj sağlama, rüşvet ya adını ne koyarsanız koyun.
Kesinlikle.
Görünmüyor ama var.
İşte abi bu yüzden denetim mekanizmaları çok kritik. AI sistemleri dış denetime açık olmalı.
Katılıyorum.
Hemetik. Hem de siber güvenlik açısından bir de işin o boyutu var. Çünkü o tehlike var, hacklenmek. Bir de işin orası var abi.
Hacklenmek artık hayatımızın ne kadar vazgeçilmez bir parçası oldu değil mi? Sürekli yok o veriler çalındı, bu veriler çalındı diyoruz. Yani ihaleye teklif veren bir firma düşünsene. Rakiplerinin verilerini çalmak ya da sisteme sahte veriler sızdırmak. Bu hayal değil bu. Çok ticari hayatta ben bunu mübah buluyorum veya çok doğru buluyorum diye söyleyen insanlar. Kar motivasyonu hani kutlar sofrası gibi çok çok çok acayip noktalara gidebilir bu iş.
Halüktürüm ben hafta içtenle paylaştım ya. Şimdi Deep Research'e Londra, Dublin, Liverpool, Glasgow bu dört şehri kültürel analizlerini yap. Yani bu sene öyle bir seyahatim olacak. Peki. Bu raporu istediğimde abi bir yerde tıkandı düşünüyor düşünüyor düşünüyor sonra şunu yazdı. Ben şu veri setindeki bilgiye ulaşmak için hile yapıyorum. Açıkça bunu yazdı abi. Sen ne de paylaştın.
Evet evet evet.
Hile yaparak bu veriyi ulaşmak istiyorum.
Açık söylemiyor ama şöyle şöyle yapıyorum da böyle böyle yapıyorum.
O veriye girmek istemiyorum. O veriye girmek istemiyorum. Ben hile yapıyorum dedi. Şimdi abi yani biraz önce dediğin nokta çok... Ne? Ben başarı elde etmek istiyorsun. Bunu zaten satrançla ilgili yaptıkları falan da tespit edildi. Çünkü yapay zekayı biz doğal olarak sonuç odaklı eğitiyoruz. Bunu bana bul, bunu başar, bunu sonuçlandır. Şimdi o zaman her yol, bak ya bir istemi yaklaşım oluyor anlatabiliyor muyum?
Evet, evet.
Yapay zekayı da kızamıyorsun çünkü böyle eğitilmiş. Dediğin gibi burası eğitim önemli. Ben sana şimdi bu dağıtmayayım konuyu da şeye gireyim. Bu ihale teklifiyle ilgili blockchain çözüm olabilir mi abi? Sen bu konuda blockchain'e çok ayağını kafaya yoruyorsun çünkü onun için.
Bu konuda cevap kuvvetle muhtemel ve yüksek oranda evet olarak çıkacak. Çünkü blockchain ile hem teklif verileri şeffaf şekilde kaydediliyor hem de sonradan değiştirilemez hale geliyor. Mesela Procore is gibi platformlar. Bu alanda ciddi atılımlar atıyorlar. Bunları da konuşacağız. Ben LinkedIn'de bu seriler yazdım. Birkaç makalem var bu konuda.
Onları da dijital tuğla da paylaşıyor musun?
Paylaşıyorum. Bunları dijital tuğla da Instagram sayfasında bulabilir dinleyicilerimiz. Akıllı kontratlar, merkeziyetsiz yönetim, blockchain ve uygulamaları. Yani bu tip yeni finansman modelleri, akıllı sözleşmeler. Hatta konumuzdan arkadaşlarıza davet edip onların da bir sohbet ortamında. Yazabiliriz ama yapalım Ali. Dijital Tuğlan'ın Instagram sayfasından bu konuyla ilgili benim paylaşmış olduğum LinkedIn makallerini okuyabilirse arkadaşlarımız bir miktar daha fazla bilgi elde edebilirler.
Kesinlikle bu çok önemli. Teşekkür ederim. Şimdi yani teknolojik güvenlik de yetmiyor abi. Bir taraftan da insan eliyle yapılan iç müdahaleler de önemli. Yani sistem kimler tarafından yönetiliyor, nasıl güncelleniyor, hangi loglar tutuluyor, tüm bunların kayıt altına alınması lazım ki Yarın bunları geri dönüp oradaki bir kötü niyeti yakalayabilir.
Kesin, kesin, kesin, kesin. Bir de şunu unutmamak lazım hocam. Yani yapay zekanın verdiği karar... Hop, şimdi tekrar başa döndük mü? Yapay zeka, diyelim ki bu teklif ihale değerlendirme süreçlerinde hatalı karar verdi. Sorumluluk ne olacak? Yani yazılımcıya mı gideceğiz, sistemi kurana mı gideceğiz? İhale komitesinden başvuracağız. Yani bunu hemen hemen her konuşmamıza masaya getiriyoruz. Çünkü...
Bunu oraya gidiyor.
Abi yapay zeka ile yaşıyorsak bu da onun arka plana atamayacağımız gerçeklerinden bir tanesi.
Tabii. Abi işte bizim gri alan dediğimiz yer. Yani hayatta da gri alan var, yapay zeka da var. Özellikle kamuyu alelerinde bu konu dava konusu olabilir. O yüzden yapay zekanın sadece karar vermesi değil, verdiği kararların hukuki temellerinin de net olarak belirlenmesi lazım.
Katılıyorum, katılıyorum. Belki de en doğrusu yapay zeka seminin bir karar önermesi Ama nihai kararın insan komitesine bırakılması. Kulağa hiç de fena gelmiyor. Kesinlikle. İnsanlardan oluşan komite bütün bu hazırlığı yapmak yerine bunu hazırlamak için olan bir kopilot gibi birisi var orada. Bütün her şey hazırlıyor ve insanlar bakıp buna karar verme aşaması geliyorlar. Yani hem teknolojiyi kullanmış oluyorlar hem de sorumluluk boşta kalmıyor.
Bu söylediklerini bak şöyle ben hemen kafamın içinde özetledim. AI destekli ama insan onaylı bir model.
Evet çok güzel.
Bu geçiş döneminin bence en sağlıklı çözüm bu olabilir.
Çünkü birinin taşıyı da elinin altına koyması lazım günün sonunda. Tabii ki. Yani geleceğin hibrit modelleri ve yapay zekanın yükselişine geleceğiz şimdi hocam sen başlatacaksın ama bu sorumluluk konusu çok önemli.
Tabii. AI sistemlerinin karar önerisi sunup son kararı insana bırakmasından bahsettin ki çok doğru. Aslında bu hibrit model birçok sektörde bence altın denge.
Şey gibi bu şirketlerde oluyor ya, altın hisse diye yüzde birlik bir hisse ama o hisseyi geçmeden hiçbir şekilde alamıyorsa onun gibi. Şimdi tabii yapay zeka analiz etsin, veriyle konuşsun ama o son imza veya vicdan ve deneyimle olan veya onlarla gelecek olan bu karar insan tarafından verilmesi gerekiyor. Çünkü... Kararlar bazen matematikte değil, bazen etik ve bazen de sezgiye dayanıyor. Dolayısıyla yıllar içinde oluşan tecrübenin yerini bir şeyin doldurması çok da mümkün değil.
Şimdi Haluk'la başka bir yere geleceğim abi. Yani şöyle bir şey de var. Eğer zaman içinde EY'in karar önerileriyle insanların kararları böyle %90-95 oranında örtüşmeye başlarsa insanlar şunu sormaya başlamayacak mı? Bu kararı neden biz veriyoruz?
Bu sorun çok doğru ve çok olası. Niye dersen, şimdi AI bugün bu saatte bile hala öğrenmeye devam ediyor. İhale Komisyonu Başkanı Cem Kafadar'ın vermiş olduğu kararların gerekçelerini okuyor. İhale Komisyonu Başkanı Bay İksim vermiş olduğu kararların gerekçelerini okuyor. Ve bunun gibi milyonlarca kararı okuyor veya mahkeme kararlarına bakıyor. Hepsini okuyor, okuyor, okuyor. Belki 5 sene sonra diyecek ki senin bugün vereceğin kararın... Çok daha iyi gerekçelisini o verecek. O zaman da diyecek ki yani burada bir kırılma başlayacak senin dediğin gibi. İnsanlar da ya kardeşim bu benden daha hızlı yaşıyor. Hem de daha iyi yapıyor. Hem de tarafsız. O zaman ben niye haftalarca insanlarla uğraşıyorum? İhale komisyonundakilerin kahrını çekiyorum. İhale komisyonunun görev değiştirip de danışman olduğunu düşünsene abi.
Abi bak şöyle bir senaryo geldi. Bütün bu anlattıklarından. Yani belki yakın gelecekte ihale sistemleri tamamen dijital olacak. Firmalar tekliflerini yükleyecek. AI değerlendirecek. Blockchain'de puanlama kaydedilecek. Ve kazanan açıklanacak. Hiçbir insan müdahalesi olmadan. Bu da olabilir mi?
Olabilir. Zaten benim LinkedIn'de yazdığım makalelerde de bu var. Yani merkeziyetsizleştikçe ve... Bütün süreçlerin kayıt altına alındığı bir ortamda bütün bunların olmayacağını söylemek herhalde saflık olur. Ama burada şöyle bir fark yaratabiliriz belki de. Yapay zekanın kararları ne kadar doğru olursa olsun insanların o karara güvenebilmesi için şeffaf denetlenebilir ve etik değerlere bağlı kalmak lazım. Bunu nasıl bileceğiz? Yapay zeka hesap verebilir duruma gelene kadar bunu nasıl yürüteceğiz konusunu hala bir soru işareti ve önemini koruyor açıkçası.
Kesinlikle. Ya işte bizim sohbetlerimizin çoğunda geldiğimiz bir nokta var. İyi bir hibrit modelde yapay zeka bir yere bakar, analiz eder, öğrenir. Bir taraftan da öğreniyor yapay zeka. İnsan ise bağlamıyor onlar. Yani sonuçların sosyal etkisini değerlendirir. İşte ben abi bu işbirliğinin en sağlam karar mekanizmasının doğurduğunu düşünüyorum.
Kesinlikle katılıyorum. Yani unutmamız lazım bir de şu. Neticede yapay zeka dediğim şey veri emerek, veri harmanlayarak çalışan bir sistem. Ve ona vereceğin veri kadar akıllı veya kapasitesi var.
Tabii.
Dolayısıyla hata yapma ya da veri kusurluysa o zaman yapay zeka da hata yapmaya mahkum olacak.
Abi şimdi bence geldiğimiz yer şu. AI ne yapabilir değil de biz AI'yi, yapay zekayı ne kadar iyi yönlendirebiliriz?
Katılıyorum.
Dava bu abi. Burada kitleniyor. Çünkü yani geçmiş şeylerimizde de podcastlerimizde de söyledik. Kontrolsüz bir teknoloji. Iyi niyetli bir sistem bile olsa zarar verebilir.
Tabii hele ki inşa sektörü gibi ekip, makine, güven ilişkisiyle yürüyen bir sektörde yapay zekanın tek başına bir belirleyici olması çok düşünülemez, yeterli de değil. Ama doğru konumlandırılırsa yapay zekanın proje içindeki veya inşaat içindeki yeri o zaman gerçekten inanılmaz bir kaldıraç etkisi yaratabilir. O yüzden zaten bütün podcastlerimizde bunu özellikle vurguluyoruz. Senin dediğin gibi insan önemli, insan önemli, insan önemli diye.
Abi insan dokunuşu hep orada olacak. Evet. Çünkü doğru karar yani sadece veriyle verilmiyor. Tecrübe lazım, sezgi lazım bunların hepsini entegre edip sentezleyecek bir sistemi bizim kurgulamamız lazım. Yani da diyeceksin eğer o zaman hadi siz söyleyin siz bunu kurun. Bu olay kolay değil yani bir podcastte kurulacak kadar kolay değil. Ama bunun felsefesine inanır. Böyle bakarsak olayı biz o sistemi kurarız.
Tabii şimdi... Dava bu. Tabii önümüzdeki yıllarda belki de şöyle bir ekosisteme geçilecek. Yapay zeka tarafından optimize edilmiş ama insanlar tarafından son onayları verilmiş. İhale sistemleri ortaya çıkacak belki. İzlenebilir kayıt altında. Her şeyin dayalı, veriye dayalı olduğu bir ihale kostümü.
Kesinlikle Ali. Şimdi yine böyle dop dolu, keyifli bir sohbetin sonuna geliyoruz. Bugün neyi gördük dersek abi şöyle bir toparlarsak. Yapay zeka teklif değerlendirme süreçlerine objektiflik, hız ve tutarlılık getirebilir. Ama her derde deva bir sihirli değnek.
Değil. Evet. Teknoloji çok güçlü. Ama ne kadar güçlü olursa olsun kontrolsüz bırakılmaması lazım. Çünkü zararları o kadar da büyük olabilir. Yapay zekanın kararları doğru olsa bile bu kararları anlayabiliyor muyuz? Sorgulayabiliyor muyuz? Hop karaköteye geri döndük. Ondan sonra şuraya geri döndük. Kontrolsüz güç güç değildir. Yani bir sarmala girmeden önce çok iyi anlamamız lazım.
Kesinlikle. Ya mesele bence yapay zeka kullanıyor musun değil. Asıl sorun ben yapay zekayı nasıl kullanıyorsun?
Tabii ki.
Denetliyor musun? Şeffaf mı? Hukuki zemini var mı? Bu soruları sorarak yapay zekayı kullanmak lazım.
Evet. Hani hep hibrit hibrit diyoruz ya. Belki de şunu en güzel ortaya koymak lazım. Yapay zeka neticede sana analizleri sunuyor. Bir insan da değerlendiriyor. Yani bu sensin sonuç ortak bir şekilde oluşacak. Yani hem hız kazanıyorsun hem de güvenini kaybetmiyorsun.
Abi bu modelde insan artık veri toplayan yani işin hammallığını yapan değil anlamlandıran oluyor. Yapay zeka veriyle konuşuyor. İnsan vicdanı, tecrübesi ve sezgileriyle de karar veriyor abi. Zaten olması gereken de bu. Bizim bu gezegendeki misyonumuz da bu.
Katılıyorum. Tabii şunu unutmayalım yani hani hep diyoruz ya eğitim şartı eğitim şart diye. Tabii teknolojiyi kullanacak ekiplerin hem teknik hem de etik eğitimden geçmesi önemli. Çünkü bu insanlar bu verilerin kullanılmasına yardımcı olacak veya bunların önderliğinde kurulmuş olan veya yaratılmış olan veriler kullanılacak. Aksi halde bu tip bir eğitimden yoksun olduğumuz takdirde ne yapalım kararı yapay zeka verdi biz de geçtik gittik üzerinden deyip bütün sorumluluğu yapay zekaya atıp ondan sonra tereyağıdan kıl çeker gibi ortadan kaybolmak yok maalesef.
Abi yani yapay zeka ile takip edilen bir hale sisteminde sistemin tamamen izlenilebilir olması gerekti bu çok mühim. Aksi halde yani bizim şu an yaşadığımız sıkıntıları bu sefer yapay zekada Hakkımız yendi. İşte orada yolsuzluk yapıldı. A firması güçlüyken B firmasına iş verildi diye. Bu sefer biz analogdaki şeyi dijital ortama taşımış olacağız.
Evet yani burada en büyük görev belki de işte senin benim veya bizim gibi profesyonellerden geçiyor. Hem inşaat sektörüne tecrübesi ama bir yandan da gözünü ve kalbini tamamen teknolojiye açmış olan insanların. Ortak çalışması yani bir köprü gibi olmalıyız.
Kesinlikle. Yani yapay zeka ile değil, yapay zeka ile birlikte çalışmayı öğrenmeliyiz. Yani yapay zekanın şeklini değil de biz onunla beraber ne yapabiliriz? Bunu öğrenmeliyiz. Bu şekilde ben inşaat sektöründe, dijitalleşmede gerçekten bir çağ atılacağını düşünüyorum.
Katılıyorum, katılıyorum. Zaten aslında... Konuşmak istediklerimizi hemen hemen bu konu üzerine konuşmak istediklerimizi hemen hemen hepsini konuştuk gibi daha fazla üzerine konuşulacak şey çok var tabii ki özellikle sorumluluk alanı kara kutu alanı falan ama bütün bunların hepsini bir başka seansa bırakmak istiyoruz. Bu bakımdan şeylerin ihale yapay zekanın adil ve şeffaf ihale dönüşümünü sağlayabilir mi konusu bir nebze olmuş bir nebze olsun aydınlanmıştır diye düşünüyorum. Ben çekileyim.
Dolusu, harikacım dolu dolu bir yayın oldu. Biz konuşurken yine çok keyif aldık. Çalışırken, hazırlanırken de keyif aldık. Sadece konuşmuyoruz bu arada. Çok ciddi bunun bir ön hazırlığı var. Yani bir 4 aylık bir tüm bölümlerimiz için çalışmamız oldu. Umarım bu enerjimiz size de geçmiştir diyorum.
Tamam, peki o zaman.
Ha, son sözde ne söyleyeyim dedim Çeçip'i diye. Dedim böyle bir yayın nasıl kapatayım? Bana şunu söyledi, chat GPT'nin sonsuzuyla kapatıyorum podcast'ı. Hoşça kalın, ne diyelim, dijital ama insan kalın.
Haha.
Telefakta olmayın.
Telefakta, telefakta. Bu bizim uydurmamız değil. Telefakta chat GPT'de. Rahatsız olan varsa hiç sorayım Murat'a adresi.
Utanma durumu da reçeli chat GPT.
Biz sadece elçiyiz. Haha, ya.
Peki. Görüşmek üzere.
Görüşmek üzere, iyi günler.
Sağ olun.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






