Dijital Tuğla - Bölüm 9: Yapay Zekanın İhale Sonrası Yüklenici Performansını İzlemesi

Bu bölümde Haluk Eginar ve Cem Kafadar, inşaat sektöründe ihale sonrası yüklenici performansını izlemek ve iyileştirmek için yapay zekâ (YZ) kullanımını derinlemesine tartışıyorlar. Geleneksel gözlem ve insan sezgilerinden, sensörler, dronlar, giyilebilir cihazlar ve bulut tabanlı veri platformları (Procore, Autodesk, Oracle Connect vb.) aracılığıyla toplanan büyük veri akışına geçişi ele alıyorlar. YZ’nin gerçek zamanlı gecikme, sapma, kalite ve güvenlik uyarıları üretme potansiyeli, aynı zamanda tahminsel senaryo modellemeleri ve erken uyarı sistemleri üzerinden proje yöneticilerine ve işverenlere hukuki tavsiye sağlayabileceği vurgulanıyor. Veri kalitesinin, açıklanabilir YZ (XAI) ve şeffaflık gerekliliğinin, hatalı kararların önlenmesinde kritik olduğu belirtiliyor. Etik, gizlilik ve sorumluluk soruları – verinin kimde saklanacağı, çalışanların izlenmesi ve “Big Brother” algısı – tartışılıyor. YZ’nin rolünün insan kararını tamamen devralmaktan ziyade bir rehber/teknik asistan olması gerektiği, kararların hâlâ insan yöneticilerinde kalması gerektiği savunuluyor. Ayrıca yeni meslek dalları (dijital performans analisti, veri tabanlı tazminat danışmanı, YZ izleme uzmanı) ve performans endeksleriyle şeffaf ihale süreçleri ortaya konuluyor. Gelecek senaryoları (2025‑2035) arasında robotik winch’ler, otonom dronlar ve insan‑YZ iş birliğiyle tamamen dijitalleşmiş şantiyeler öngörülüyor, ancak veri bütünlüğü, etik çerçeveler ve yasal düzenlemeler olmadan bu dönüşümün riskli olduğu vurgulanıyor. Bölüm, YZ’nin potansiyel faydalarını kabul ederken, güven, şeffaflık ve insan faktörünün hâlâ merkezi olduğu dengeli bir bakış açısıyla sonlanıyor.
Chapters
Yapay zekanın inşa sektöründe var olan ve gerçekleşmesi çok muhtemellerin etkilerini tartıştığımız, en son teknoloji ve trendleri konuştuğumuz, gerçekle alakası olmayan şeyleri, söylentileri ve bilim kurgu romanlarına dikkate almadığımız, hatta bunun tam da aksine yapay zeka dünyasında aslında neler olduğunu anlattığımız Cem Kafadar ve Haluk Eginar tarafından hazırlanan dijital tuğla podcastimize hoş geldiniz.
Merhabalar, şantiyenin ve verinin bir arada konuşulduğu yepyeni bir dijital turla bölümüyle karşınızdayız bence.
Ben de Haluk Eginar. Bu bölümde sert zeminlere yumuşak algoritmalar döşüyoruz. Çünkü konumuz yapay zeka, ihale sonrası performans izlemede. Gerçekten bizim yüklenicinin ne yapıp ne yapmadığını kontrol etmemize yardımcı olabilir mi?
Halbuki ya yıllarca böyle şantiyelerde çalıştık, koştuk, gidiyorduk, ettik falan. Yani kalıba bakınca hemen kalıpçıya bu iş gecikir diyorduk. Şimdi yapay zeka bir bakışta hem kalıpçıyı hem metraji hem de malzeme gecikmesini tespit edebiliyor abi.
Abi yani şimdi tabii hep konuşuyoruz ya yapay zeka insandan anlamaz, insanın sezgilerini bilmez. Ya onları da öğrenmeye başladıysa. Yani psikoteknik şey gibi, test gibi. Bu kaynakçı bugün verimsiz gözüküyor derse ne yapacağız biz? Şey gibi, bu cennet mahallesi vardı bir zamanlar. Oradaki falçı gibi. Ne yapacağız? Yani şimdi insan haklı sorular geliyor da geliyor.
Aynen. Ya belki diyecektiniz ki ya abartıyorsunuz falan diye ama yapay zeka gerçekten büyüklenicinin taahhütlerine ne kadar sadık kaldığını, kalacağını... Takip edebilir mi?
Ya tabii yüklenicinin yani işi alan müteahhitin sözleşmeye uygun davranıp davranmadığını anlamak sadece teknik bir konu değil. İşin içinde insan var, veri var, güven var, hukuk var, varolu var. Yani bu tabii benim yıllarımı harcadığım bir konu. Görevler, sorumluluklar, inşaat işlerinde sözleşme yönetimi. Dolayısıyla bir hayli girintili bir konu.
Aynen. Abi şöyle bir kısa özetle istersen girelim. Tabii buyur abi. Bugün öyle bir şeyle girelim diyorum. Bugün neleri masaya yatıracağız? Yapay zeka yük deniciyi nasıl izliyor?
Evet.
Ne kadar doğru izliyor? Bu sistemlere biz güvenmeli miyiz? İnşaat projelerinde rol dağılımı nasıl değişiyor? Ve en önemlisi bu işin sonu nereye gidiyor abi?
Bu işin sonu nereye gidiyor? Abi bilirsem... Ama tabii her zaman gibi. Bunu size bir sunum gibi değil de... ...bir kafede çay sohbet ederken gibi anlatmaya çalışacağız. Tabii çaylar demleme olacak. Sallama çay yok bizde. Abi bir de şunu söyle istiyorsan... ...bizim bu kayıtlarımızda kesinlikle ne yok? Montaj yok.
Evet.
Edit yok. Evet.
Neyse o. Bunu özellikle istedik. Neden istedik? Çünkü samimiyetimiz size geçsin. Yani biz... Bilmez miyiz? Zeyditle keselim oradaki duraklamaları. Hatta öksürükse öksürük de geçsin. Ve bu şekilde bizim içtenliğimiz, samimiyetimiz size de enerjimizi taşıyalım.
Bu şeye benziyor. Diyelim ki bir yerde oturuyorsunuz, gözlerinizi kapattınız bir kafede. Yan masada da iki tane inşaatçı konuşuyor bir şeyler. Yani bunu öyle hissetmek lazım belki de.
Evet yan masamızda sohbet ediyoruz. Siz de bir kulak kabartıyorsunuz. Ne diyor bunlar bakalım diye.
Peki o zaman devam edelim. Konumuza göreceğiz. Eskiden neye bakıyorduk biz performans dediğimiz zaman? Şantiyede çalışan insanların suratına bakıyorduk. Suratlar gülüyor mu, suratlar az sık mı falan filan. Adam limoni gibi seçtiler kötü, şek gibi seçtiler yolunda falan. Ya da toplantılarda böyle mırın kırneden proje midileri varsa... Yani hep bunlar böyle bir indikasyondu bize. Ne olup ne bittiğini anlatanlar ama şimdi tabii durum farklı.
Tabii abi şimdi şu var, bir kere... ...yüzlere bakıyorduk. Aslında... Gözler yalan söylemiyor, yüzler de yalan söylemiyor. Dostayevski galiba yer altından notlardaydı. Yani bir insan iki şekilde kişiliğini yakalayabilirsiniz. Biri gülmesiyle, gülümsemesiyle, biri de yürüyüşüyle. Bu ikisini saklayamazsın ve eğer doğru okuyabiliyorsan insanı yürüyüşünden ve gülümsemesinden çok şey yakalarsın. Hatta Dostayevski orada şunu diyordu. İyi gülen bir insan kötü bir insan olamaz. Günüm sevesi iyi olan bir insan. Çok doğru. Yani insan sezgisinin ne kadar güçlü olduğunu sonuna kadar veririm.
Çünkü gülücük samimiyeti galiba ortaya çıkarıyor.
Aynen. Yapmacıklık hemen kendini belli ediyor. Tabii o zaman bizim başka şeylerimiz de vardı. İnsani güçlerimiz, biraz siyah güçler, karanlık güçler. Proje koordinatörlerinin şantiyedeki bilgileri taşıyan ajanları. Bu kimi zaman former olur, kimi zaman teknikler olur. Şorona olur. Bir tip casusluk şeyle de biz o bilgileri alıyorduk. Ama şimdi yeni bir çağdayız.
Abi tabii şimdi bu anlattıkların sanki birazcık hissi denetim çağı sanki biraz geride kalıyor gibi. Yani yapay zekayı yapay zeka hayatımıza girdiğinden beri bu iş birazcık daha sistematik bir kontrol haline geliyor gibi. Peki nasıl?
Abi şimdi önce bir toplama sürecinden başlayalım. Şantiyeyi yerleştiren sensörler.
Evet.
Nem, sıcaklık, titreşim, konum. Sürekli veri üretiyor abi bunlar. Bir taraftan dronlar var değil mi?
Evet evet.
Uzun uzun konuştuğumuz dronlar hava fotoğrafları çekiyor. Kamera sistemleri yüz tanıma yapıyor. İşte abi yavaş yavaş biz şeyi veriye almaya başladık.
Kaytarma şansın yok yüzde kırk yüze. Tabii şimdi şey de var bütün bu söylediklerin üzerine giyilebilir teknolojiler var. Hani giyilebilir teknoloji deyince bizim aklımıza hep sanki akıllı saatler var gibi geliyor ama bu... Nesnelerin internete ortaya çıktığından beri bu radyo frekanslı yelekler var, baretler, entegre sensörler var. Bunların sayesinde kim nerede kaç saat çalıştı, hangi bölgede yoğunluk vardı, yani hepsini takip ediliyorlar. Hani yıllardır konuşuruz ya hepimizin ağzına böyle pelesen konuş. Big data veya internet of things gibi. Bunlar artık hayatımızın her anında özellikle inşaat işlerinde yer almaya başladılar.
Aynen. Bu veriler toplanıyor. Ve bir yapay zeka platformuna aktarılıyor. Yani işlenmeyen verinin hiçbir anlamı yok diyoruz ya, aynen kontrolsüz veri tehlikelidir diye buraya aktarılıyor. Yani bunlar nedir dersek, mesela Procore, Autodesk, Construction, Cloud, Oracle Connect gibi yazılımlar bu işin içinde yapay zeka bu platformlarda ham veriyi analiz edebiliyor abi.
Düşünsene abi şimdi sen proje müdürüsün veya proje müdürü değil proje müdürü zaten ahvali biliyordur da şirketin ana merkezinden geliyorsun o gün toplantıya raporlar çıkıyor diyor ki sana sistem kaba inşaatın yüzde seksen tamamlanmalıydı ama sahada gerçek üretim yüzde elli sekiz bu çok ciddi bir sapma hemen kırmızı bayra kalkıyor orada herhalde haşlanma taştanma seansları tabii böyle bir sistemin olduğunu düşünse de çalıştığın projedeki müşavir şirketini düşün, işverenin temsilcisi, onun eline geçen falan. Her toplantı dayak seansına dönüşür. Yani tamam müşavirler neçede düşman değil ama ellerine ciddi bir koz üyesin. Çünkü niye koz üyesin? Aynı sistemi işverenin de kullandığını düşün. Sen de bunu veya işverenin sistemi şartnamede kullanılacaktır diyendiği zaman kaçamazsın, saklanamazsın.
Kesinlikle. Ya mesela bir örnek daha vereyim senin bu biraz önceki yüzde seksenle. Tamamlayıcı işte beton dökümü sırasında sıcaklık sensörleri 20 derecenin altında bir sıcaklık bildiriyor. Yapay zeka hemen diyor ki abi diyor donma riski var kalite tehlikede diye alarm veriyor.
Abi orada ben yanlış yapmışım o 20 derece fahre ne etmiş? Donma sıcaklığı eksildir senin gözden kaçtı.
Ya ben de onu bir an aaa falan dedim.
Ben sana notları taşıdık onu yanlış yerine derece yerine faya kusura bakma. Ya 20 derece de doğru da. Olsun o eksildir.
İkisi 20 olarak düşündüm.
Bu tabi bunları hazırlarken yabancı materyallerden de yanılırken bazen gözden kaçabiliyor.
Ya burada yarım saat konuşuyoruz ama gerçekten bir podcast'in çalışması bir haftayı buluyor yani. Tabii tabii. Bir hafta tamamen.
Tabii ne konuşacağız da.
Ama bir haftalık süreç içinde çalışıyoruz birbirimize yazışıyoruz. Dokümanları yolluyoruz kapatıyoruz şey yapıyoruz burası olmadı orası oldu şunu da karıştıralım. Bir de konu konuyu açtıkça iyice kaçıyor.
Evet maalesef.
Bazen farenahitane dereceler kaçıyor. Doğalığımız için de bunu da doğal olarak siz de paylaşabilirsiniz.
Tabii şimdi ben sen 20 derece deyip geçip gitsen, oho bunlar ne konuştuğunu bilmiyor diyecek belki birisi. Anlatabiliyor muyum? Konunun uzmanı birisi.
Ben hani x20 gibi bir yanlışlık. Ama x20'ye değinmeye gerek yok.
Tabii tabii tabii. Yani o da doğru. Yani aşağı yukarı işte sıfırın altına düştüğü zaman demek gerekiyordu orada. Benim hatam olmuş. Notları beğendim. Şimdi tabii işin güzelliği şurada. Bu yapay zeka sadece geçmiş izlemiyor, geleceğe de tahmin veriyor elindeki verilere bakarak. Diyor ki, busla gidersen bu proje 27 gün gecikir. Abi felaket tellalı gibi. Düşünsene, bunu sadece sen görmüyorsun. Bunu senin müşavirin de görüyor, işverenin de görüyor. Ayıkta pirincin taşını.
Yani geleneksel bu işte takip edelim bakalım ne olacak. Modeli yerini erken uyarı ve senaryo tahmini modeline bırakıyor. Bildiğin meteoroloji gibi yani sahadaki fırtına önceden bildiriliyor abi değil mi?
Kesinlikle bir de her şey güzel şeyin bir sınırı var. Yapay zeka neticede veriyi göre konuşuyor. Bunu en baştan beri sürekli olarak söylüyoruz ve hep söylemeye de devam edeceğiz. Veri eğer sağlıklı değilse veya başka bir tabirle bozuksa analiz de bozuk oluyor veya sağlıklı olmuyor. Mesela beton vibratörü kullanmadıysa ama işaretlenmiş gibi sistem ilgilirse yani beton vibratörü kullanılmadığı halde kullanılmış gibi gösterildiyse yapay zeka bunu gidip de polisi tedbirlerle sahada kontrol çektiğinde bunu tamam deyip geçiyor belki de.
Tabii ne bileyim işte ya sahada kamera bozulmuşsa yapay zeka oradaki işçiyi göremiyorsa kimse çalışmıyor da diyebilir. Yani yapay zekaya verilen veri kadar o verinin veriliş şekli. Bu da önemli. Halbuki ekip orada haralar çalışıyordur sadece o kamera çizilmiştir veya bozulmuştur.
Tabii bu hani yapay zeka her şeyi bilir gibi düşünüp kayıtsız şartsız bir teslimiyetle hareket edersen hata yaparsın. Çünkü yapay zeka sanki böyle şey gibi güzel bir gözlüğün camı gibi ama camda çizik olursa görüşünde etkilenir.
Güzel manzarada birden bulanıklaşır yani aynen dediğin gibi ayrıca bağlam eksiklikleri de söz konusu. Ekip güvenlik riski nedeniyle iki saat işi durdurmuş olabilir. Yapay zeka bunu verimsizlik diye yorumlayabilir. Yani halbuki orada insan faktörü devreye girmiştir değil mi abi?
Evet. Yapay zekayı belki de bu açıdan mükemmel bir tekniker gibi düşünmek lazım belki de. Takip edecek, kayıt alacak, öneriler sunacak belki ama karar hala oradaki samimiyenlisinin olması lazım. Proje müdürünün... Krallığı devam etmesi gerekiyor.
Çok doğru. Ve yapay zekanın sana söylediğiyle şantiye gerçeğini harmanlamayı bilirsen işte o zaman gerçekten güçlü bir sistem kuruyorsun abi.
Tabii ki. Yapay zeka yüklenince izler mi? Elbette izleyecek. Zaten amacı da bunu buraya bu teknoloji koymamızın sebebi de o ama gerek ve yeter şartlardan bir tanesi veriler doğru olması lazım. Ne yapar yapay zeka peki? Gecikmeyi, sapmayı, uyumsuzluğu, işlerdeki yanlışlığı, aktivitelerde gecikmeleri hepsini ortaya çıkarabilir. Ne yapamaz? İnsan gibi işin ruhunu koklayamaz. Onu katlayan hala proje müdürleridir, ustabaşlardır, formenlerdir, proje müdürleridir, proje çalışanlarıdır.
Halbuki şimdi gelelim işin güzel kısmına. Bu yapay zeka sistemlerinin gerçekten işe yaradığı işimizi... Yerleri konuşalım gel.
Peki o zaman şeffaflık diyelim. Gerçi kendisi pek şeffaf değil ama ortaya çıkan şeyler şeffaf.
Bravo çok güzel.
Eskiden hani mücahitlerle veya yüklencilerle şöyle bir tartışma başladı. Biz o işleri yaptık. Ben görmedim. Gelseydiniz o gün ben sizi çağırmıştım gelmediniz görmediniz. Şimdi yapay zeka o işleri drone'la belgeliyor, takip ediyor. Artık ben görmediğim devri bitti.
Kesinlikle.
Sahanın her santimetre kısmına hakim oluyorlar.
Dron görüntüleri, sensör verileri, malzeme giriş çıkış kayıtları hatta işçilerin kahve molasına ne kadar uzattığı bile belli.
Tabii neticede yapay zeka elindeki verilerden bir tanesi olan sözleşme şartlarına bakıyor, şartnamelere bakıyor ve sahadaki ilerlemeyi de sürekli bunlarla karşılaştırıyor. İşte zaman programına bakıyor. Gerekirse bu imalat bu sürede bitmez. Yükleniciliğe ihbar çekilebilir. Yani hukuki tavsiye vermeye başlıyorum. Biliyor musun? Buna bir bildirim yazısı yazıyor. Ya bu şey gibi programlarda bıçak sırtında yaşıyor gibi yani. Tepelerinde demokrasinin kılıcı gibi bir yapay zeka mereti orada durup bekliyor.
Abi bu noktada işte bazı çalışanlar, yükleniciler diyorlar ki hoş geldin George Horvath. Big Brother beni izliyor. E şimdi böyle bir sendrom başlıyor. Yani yapay zeka beni ispiyon diyor. Hadi bakalım gel buradan yak durumu.
Evet zorlu bir psikoloji. Halbuki sistem birisini cezalandırmak için değil süreci iyileştirmek için var. Yani eğer doğru anlatılabilirse bu hani hep konuşmuştuk ya psikolojik bariyerler odur mu insanlarda bu konularda diye. Eğer bunu iyi anlatabilirsen buna yüklenici de sahip çıkacaktır tahmin ediyorum. Yani hani direnç oluşursayı falan konuşuruz ya bunu bunu bunu çok iyi anlatmak lazım.
Üzerinden belki ama yapay zekanın doğru bir şekilde eğitilmesi lazım. Doğru değerlerle eğitilmesi lazım. Çocuk yetişkirir gibi. Ben size çıktığına soruyorum. Seni eğiten değerler ne? Senin ana değerlerin ne? Hangi değerlerle eğitildin? Şimdi bu değerler önemli. Yani ispiyonlayıcı bir değerle eğitirsen onu bizim bugünkü projeyi yönetilen bir kısmının yaptığı o zaman tabii korkunç sonuçlar çıkabilir. Ayrıca yani yapay zeka abi böyle ne kötüye gidiyor demeden şu ekip mükemmel ilerliyor diyerek iyi performansı da öne çıkarmalı. Yani sistemde abi takdir de olmalı, şey de, tenkit de olmalı. Tenkit de eleştirilir. Aynen.
Ya bu da tabii neticede bir motivasyon kaynağı olarak görülebilir. Çünkü artık sadece insanın gördüğüyle değil de bir de veriyle alkışlıyorlar seni. Düşünsene, ters olarak ya da hedef tahtasındasın.
Aynen. Şimdi ki abi gelelim yönetim tarafına. Yani sence yapay zeka şantiye yöneticilerinin rolünü azaltacak mı?
Abi ben bunu azaltmak değil de yeniden tanımlamak sanki daha makul bir yaklaşım gibi düşünüyorum. Yani sabah yönetici 7.30'da tovalt... Sabah 7.30'unda toplantıya gelip de ne oldu demesine veya işte ne bileyim sayın sağ mühendisi, sayın bir şey, seksiyon manajörü burada ne oldu demesi yerine saat 7.30'da rapor zaten masasında hazır. Elinde rapor var. Artık projemi dur dahi kaydıramıyor. Ben bir kahvemi içeyim, çayımı içeyim. Rapor nasılsa iki saatte gelmez bana diye düşünemiyor artık.
Diyemiyor. Yani abi artık bence var yöneticiler, bence değil bu bence de fazla oldu. Yöneticiler artık biraz veri analisti, biraz stratejist, biraz mühendis olmalı, pedagog olmalı. Şantiye'nin Google analitikisini okuyup... Projenin SEO'sunu yapmalı. Bir yerde nereden baksak. Şimdi hani... O analitiksi okuyup SEO'ya ulaşabilmeli o proje.
Çok doğru söylüyorsun abi. Hep konuşuruz ya yeni meslek dalları veya yeni uzmanlıklar doğacak diye. Şimdi yapay zekanın bu tip bir kullanımı bize yapay zeka izleme uzmanlığı, dijital performans analistiği, veri tabanlı tazminat danışmanı ve her tabii tabii... Her şantiye müdürünün artık bir teknik veri danışmanı var. Bu sayede yapay zekasına. Yani bu konu özellikle bu üçüncü madde veri tabanlı tazminat danışmanlığı dediğimiz konu. İleride konuşacağız bunu. Hak taleplerinde yapay zeka konusunda işlenecek. Çünkü inşaat projeleri doğası gereği değişiklik emri oluyor. Müteahhitlerin hak talepleri oluyor. Bunların bir şekilde ölçülebilir, ispat edilebilir ve bir gerçekliğe dayanıyor olması lazım. Dolayısıyla yapay zeka bütün bu... Temelleri yaratmada işe yarıyor mu yaramıyor mu? Bunu eliyle ki konularımızda konuşacağız.
Abi yani şantiyede artık sadece metrekare değil, megabayt üretiliyor. Ben bunu anlıyorum yani. Çünkü sürekli veri üretiyorsan o verinin de bir ölçüm değeri var değil mi? Bu yeni düzene işte abi kim ayak uyduruyorsa bu firmalar bir adım öne geçecek. Uyduramayanlar da ne yazık ki kısa süre içinde ömürlüyorlar.
Katılmamak mümkün değil dediklerine bu şey gibi hibrit çay modeli gibi insan artı teknoloji. Sahada yapay zeka olacak bunu engelleyemezsiniz veya bundan kaçınamazsınız senin de söylediğin gibi. Bunu reddedenler resmen resmin dışında kalacaklar. Çayımız demleme olacak ama hibrit modeli devam.
Devam. Şimdi hep bugünü konuştuk belki biraz bu programda. Biraz ilerleye ileriye gidelim istersen. Şimdi şöyle hepimiz bir gözlerimizi kapatalım dinleyicilerimizle dahil meditasyon yapmayacağız.
O zaman sen gözlerini kapat abi. 2035'tesin. Şantiye var, proje var ama sağ ekibinin yarısından çoğu insan değil. Hop döndük mi ne? Bilim kurumu filmlere.
Yine robotlar düşüyor demiri robot winch tanışıyor çalışıyor yani değil mi?
Abi daha önce konuştuk ya hani bu Boston Dynamics'in robotları şantiyelerde geziyor diye. Şimdi belki de yapay zeka destekli winch operatörleri olacak. Sürekli veri toplayan, iş planına göre winç hareketlerini optimize eden sistemler test ediyor. Yani şimdi bile operatör olmayan winç sistemleri var. Aşağıdan yönetiyorsun falan filan. Bunun belki iki gömlek, üç gömlek daha üstün olduğunu düşün.
Tabii. Abi şey var yani, yani yüklenciler kendi dijital profil puanlarıyla ihaleye katılacaklar. Bu yüklenci son beş projede ortalama yüzde doksan iki zamanında... %92 zamanda teslim oranına sahip gibi bilgiler olacak. Yani bildiğim bir performans endeksi. Bu şeydeki, Çin'deki sosyal mühendislik, neydi o herkesin puanlaması, sosyal kredisi de bu çok çok çok tehlikeli yani. Oraya yani tehlikeli boyutunu da vardırmamak lazım. Yani her şeyin bir karanlık tarafı var ya ama bir taraftan da... Son derece şeffaflık ve doğruluk içerecek.
Düşünsene %92 olan 10 tane filmi var. 92,5 olan belki öne çıkacak.
Tabii.
Çok çok manyaklık. Yani bu şey gibi yüklenecek indeksine benziyor.
Evet.
Puanın düşükse ihale kapısına bay bay. Oraya kadar gelip geri döneceksin. Yani adil mi tartışılır. Şeffaflık açısından şeffaf olması güzel bir şey ama bunun doğru çalışması için gerçekten verinin çok sağlam olması. İşte. Hani bu konu tabii şeyi insanı acayip böyle derin sulara doğru kulağa açıyorsun böyle bu konulara girince ama bunlar gerçekten olacak şeyler.
Kesin işte abi burada hukuk devreye girecek. Yapay zeka yükleniciyi hatalı bilgi verdi diyelim. Peki sorumlu kimdi abi? Veriyi sağlayan mı? Yazılımı üreten mi? Yapay zekayı körü körüne güvenen mi? Bence sanki en sonuncusu bana kalırsa yapay zekayı kör körüne güvendiğin zaman sıkıntı ortaya çıkıyor. Çünkü yapay... Sen değil mi geçen şeylerin birini de çok güzel söyledin. En aşağıda chat, chat, piti bile ne güzel yazıyor. Bu hata yapabilir.
Tabii tekrar kontrol ediyor. Hassas bilgileri tekrar kontrol ediyor. Şimdi abi düşünsene. Bu yapay zeka sistemi bak dedi ki bu işçilik kabul edilemez diye bir yorum yaptı veya bir öneri çıkardı yapay zeka. Dedi ki yükleneceği de hak edişinde orada kesinti oldu veya para ödenmedi. Yüklenici mahkemeye gitti. Mahkeme ne yapacak? Yani yapay zeka mı çarçaktı? Bunları daha öncekilerde konuştuk ama tabii her şart altında ispat yükümlülüğü gerekecektir. Ama yapay zeka kendi veri bankasındaki işçilik kalite normlarına uygunsuz buldu diyelim. O zaman Allah yandı gülüm keten eli vallahi.
Kesin daha mahkemede diyecek diyorsun şöyle bir konuşacak hakim. Sayın algoritma bu kararı neye göre verdiniz? Sorusu bir gün böyle mahkeme salonunda gerçekten sorulur hale gelebilecek. Bu yüzden yapay zeka sistemlerinin karar mekanizmaları şeffaf izlenebilir ve gerekçeli olmak zorunda değil. Tabii düşünüyorum.
Yine benzer şekilde aynı konuya geldik. Bu explainable AI konusu yani açıklanabiliriz. Süreçlerin ve alınan kararların insanların anlayabileceği şekilde şeffaf ve nasıl söyleyeyim görünebilir olması için. Explainable AI geliştiriliyor. Bu AI sistemleri sadece bunu böyle yap değil, neden böyle yaptığını da anlatacak. Belki de mahkemeye gittiğin zaman biz yapay zekanın verdiği kararı takip ettik ama şu şu sebeplerden takip ettik. O gün itibariyle bu sebepler bize çok makul geldiği için belki de kesidi yaptık diyecekler. Yani bu konuyu sürekli böyle karşımıza çıkıyor gibi anlayabilir dinleyicilerimiz ama... Bunlar gerçekten yapay zekayı anlamanın için saca ayaklarından bir veya birkaç tanesi. Bunlara çok dikkat etmemiz lazım.
Kesinlikle. Şimdi burada yine gri bir noktaya geleceğim. Zaten etik olduğu yerde gri noktalar olduğu yerde etik oluyor. Etik olan yerler gri diyebiliriz. Yapay zeka ile işçilerin bireysel performans takibi yapılıyor. Peki bu veriler kimde abi? Şirket mi saklıyor, sistem sağlayıcısı mı saklıyor? Bu veriler üzerinden o kişi için bir takım negatif yorumlamalar veya tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor mu?
Veya tek yedeki şirket saklıyor. Ya kötüye kullanılsa o veriler? Şu kaynakçı geçen projede işte molasını 5 dakika uzatmıştı ve bunu bir trend haline getirmişti. Bütün molalarını da kaydırıyordu. Bir daha bunu bu işe bir dahaki projede almayalım. Şimdi bu uyarı diyelim ki İK'ye gidiyor. Ne yapacaklar? Bu adam belki de o şirketin gördüğü en harika adam.
Ama o günler aynı yapmış ya. Ne yapacaksın? Aynı şekilde bak taşeron bazında da bu dediğin şey ortaya çıkabilir. Düşük performans veren bir taşeron bir daha sektöre girmemesi gibi bir sonuç doğabilir. Yani ikinci bir şansın olmadığı bir sistem doğal olarak güven kaybına çeker. Yani bu ikinci bir sistem şans vermekle çözülecek kadar basit değil. Ama sonuçta algoritmayı kurguluyor. Varken bütün bunları dikkate almak lazım.
Evet o yüzden belki de hani hep diyoruz ya karar hep insanda olmalı, insanda olmalı. Kesinlikle. Sektör yani inşaat sektörüyle ilgili standartlar ve etik kurallar belki de yapay zekanın bu gelişimiyle yeniden gözden geçirmeli, belki yeniden yazılmalı. Yani tıpkı iş güvenliği yönetmelikleri gibi sürekli değişen ve canlı bir şekilde takip ettiğimiz bu kurallar gibi yani veri güvenliği ve etik performans izlenme yönetmeliği gibi bir şey şart. Yani aksi takdirde şu geliyor aklıma, müteahhitler ve hatta işverenlerin sorumluluklarını yerine getirip getirmediği konusu ya da bir başka değişecek. Bu soru hep havada kalacak gibi duruyor.
Kesinlikle. Ve abi bu kuralları sadece teknoloji firmaları değil, mühendisler, hukukçular, çalışanlar, işçiler, hepsi birlikte bir çözüm yazmalı. Aksi takdirde yapay zekai bir çözüm değil, yeni bir problem haline.
Getirebiliriz. Evet yani yapay zeka muhakkak geleceği şekillendiriyor. Daha önce başladı bugün devam ediyor yarın da devam edecek. Kesinlikle. Bizim onu nasıl kullandığımız çok önemli.
Yani yapay zekanın eline çekiç vermeden önce onun el kitabını iyi yazmamız gerekli. Aynı prompt gibi işte abi. Promptun ne kadar iyiyse sonucun o kadar iyi.
Kesinlikle.
Promptu da aynı şey.
Kesinlikle.
Biz insana beden diliyle ve bakışlarımızla... Gülümsemeyimizde bir şeyleri anlatabiliyoruz ama yapay zekaya anlatmamız için doğru tanımlayıp doğru kelimelerle ifade etmemiz gerekiyor.
Evet sona doğru geliyoruz.
Evet geldik finaldeki en net soruyu Halukçuk. Yapay zeka gerçekten yüklenicinin uyumluluğunu sağlayabilir mi?
İki cevap var gibi sanki. Kısa cevabım evet. Uzun cevabım evet ama ustalık hala veya kontrol hala insanda olacak. Kesinlikle.
Kesinlikle yapay zeka sözleşmelere uyum, iş programı takibi, kalite kontrolü gibi alanlarda büyük katkı sağlıyor. Ama onu doğru veriyle, doğru sistemle, doğru amaçla kullandığımız zaman.
Bu şeye benziyor, verilerin doğru olmaması ne gibi başarılar yaratır diye. Örnek olarak yüklenici bir çatı işiyle uğraşırken yapay zeka onu sahada görmüyorum diye bakıyor, başka yere bakıyor. Aktiviteyi kaçırmış veya başka bir şekilde raporluyor. Çünkü çatı o anda kamerada gözükmüyor. Bu şeye gibi, hani cinayet mahalline döner suçlu ama kameranın görüş alanı dışında kalır veya akıllı hırsızlar bir yeri soğucağı zaman kameraların kör noktasında bekler ki ele tek çekilsin, herkes gitsin, ben ancak öyle devam ederim falan gibi. Ona benziyor birazcık.
Aynen. Abi işte bu yüzden zaten yapay zeka sistemlerine otonom karar verici değil, yani insansız bir karar verici değil, yardımcı bir rehber gibi konumlandırmamız lazım. O sana gösterir ama karar hala sen insanda.
Tabii katılıyorum. Burada yapay zekanın ortaya çıkardığı yeni meslekler, yeni beceriler de hayatımıza giriyor. Artık iyi bir şantiye şefi proje müdürü. Hem betonu bilecek hem de veri okumayı bilecek.
Yani şantiye çepe artık biraz kod, biraz karar, biraz da insan psikolojisini bilecek abi başka yolu yok. Daha biraz çok şey bilecek de bunları önce...
Bunlar şu asgari de bilmesi gereken şeyler. Abi tabii şimdi bu dönüşüme ayak uyduramayan firmalar hem rekabetçi olacak hem de daha verimli ve daha feşeffaf projeler üretecekler. Yapamayanlara... Hatta olacak.
Evet güle güle. Ama unutmadan şunu söyleyeyim abi ben. Ne kadar gelişirse gelişsin. Yapay zeka hala insan zekasıyla dans eden bir sistem. Yani onu yalnız bırakırsan o da pistete kılır kalır.
Evet zaten projemidörünün çığa ama kontrol hala projemidöründe.
Kesinlikle. Evet bu bölümün sonuna geldik. Güzel projelerde veriyle beslenen zeka ile yönetilen nice yapılar inşa edelim diyorum Haluk'cığım.
Evet, yapay zekadan korkmuyoruz ama onu en iyi şekilde kullanmak, hayatımızı kolaylaştırmak için, en verimli şekilde onu hayatımızın bir parça haline getirmek için daha iyi öğrenme metotları buluyoruz kendimize. Korkmadan, körü körüne güvenmeden, daha da başka ne diyeyim?
Abi şunu diyerek kapatıyorum, bir sonraki bölümde buluşmak üzere. Bizi takip edin, etdigitaltool'dan. Sosyal medyada her yerdeyiz. Görüşleriniz, düşünceleriniz bizler için çok değerli. Çünkü bizler o doğrultuda yeni bölümlerimizi oluşturacağız. Ve daha çok insana daha etkili olacağız diye düşünüyoruz.
Evet. Unutmadan YouTube'dayız, Instagram'dayız, Spotify'dayız, Apple Podcast'dayız. Bizi takip etmeyi unutmayın lütfen. Teşekkürler.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






