Dijitalleşme Küçük İnşaat Firmalarını Oyunun Dışında Bırakır Mı?

In this conversational YouTube episode, host Speaker A and industry expert Cem Kafadar discuss how digitalization and artificial intelligence are reshaping the construction sector, with a focus on the fate of small firms. They argue that while digital transformation can threaten firms that fail to adapt, it also offers unique opportunities for agile, resource‑constrained companies. The dialogue covers the structural advantage of small firms’ flexibility versus the bureaucratic inertia of larger players, and outlines concrete entry points such as pilot projects, cloud‑based project management, AI‑driven cost estimation, drone‑based site surveys, and 3D scanning. They warn against the risk of choosing inappropriate technologies, which can create dependency rather than independence, and stress that public procurement increasingly demands digital reporting and transparency, pushing firms toward adoption. Cultural resistance and fear of complexity are identified as barriers, but the speakers advocate a step‑by‑step “baby‑step” approach, emphasizing that firms that learn to use AI and digital tools will gain a competitive edge, while those that ignore the new rules risk being left out of the market.
Chapters
Selamlar bugün yine Cem Hocam'la beraber geçen haftalarda konuştuğumuz aslında belki de en baştan beri konuştuğumuz küçük balıklar ne olacak konusuna değinmek istiyoruz. Tabii dijitalleşiyoruz veya dijitalleştiğimizi düşünüyoruz. Bu arada inşaat sektörünün etkilerini konuşurken küçük firmaların durumu ne olacak? Bunlar dijitalleşmede sınıfta mı kalacaklar? Oyun dışı mı olacaklar? Bunu anlamaya çalışacağız bugün biraz. Abi aklıma şöyle bir şey geliyor. Bir şartı yedi bir ünite aitin ekibi Excel değiştiri yapmaya devam ediyor. Öbür taraftaki ise yapay zeka ile işte buldan her türlü yerden kendi verilerini takip ediyor. Anlık olarak görüyor. Şimdi bu ikisi böyle sanki haksız rekabet veya rekabet dışı bir ortammış gibi gözüküyor. Yani ne diyorsun? Sence bu bir tehdit mi? Yoksa öbürünün işleri yolu ekselle de yapıyor öyle devam etsin. Ne olacak?
Nasıl?
Ne yapalım?
Ne anlamamız gerekiyor? Abi şöyle önce bir genelden şöyle diyebilirim. Dijitalleşme, yapay zeka beraberinde kapitalizmin yeni bir atılımı düşünebiliyoruz.
Peki.
Şimdi bununla beraber tabii ki her yenilikte olduğu gibi küçük firmalar biraz daha maalesef zorlanacaktır. Böyle de bu iş. Yani bir yenilik geldiği zaman sermayesi olan firmalar da olacak gibi gözüküyor. Parayı basıyorlar, şey yapıyorlar falan. Yani burada kağıt üzerine bakınca hikaye böyle gözüküyor. Küçük firmalar için böyle bir risk var. Ama esnek olma fırsatları var küçük firmalarda. Büyük firmalarda o esnekliği kolay kazanamıyorlar. Çünkü o kadar ağır bir bürokratik yapı var ki o yapının içinde hızlı karar verip bu yeniliği yakalama konusunda da bocalıyorlar. Şu yani çığ yakalayamayanlar için tehdit. Ama ayak uydurabilenler için fırsat. Yani böyle biraz klişe gibi oldu ama.
Doğru doğru söylüyorsun.
Bir de abi bu sır küçük kriminal için de şu cevabı bence hepsi için geçerli. Yani çığ yakalıyorsan yola devam ama yakalayamıyorsan sıkıntılı. Yani bulut tabanlı yazılımlar olsun, BİM olsun artık herkes erişebileceği durumda. Yani bunları kullanmak eskisinden çok daha kolay. Yani bir firma programını öğrenmek gibi aylarca sürecek bir şey değil artık. Yani çok daha kolay, çok daha rahat. Yeter ki gözde büyütmemek lazım. Bence asıl tehdit teknoloji değil de ona kayıtsız kalmak. Yani onlar kaybedecek çok net bir şekilde.
Soruma geleceğim ama burada bir şey ifade edeyim. Senin son söylediğin cümleden biz aylardır senden şu mottoyu tekrar ediyoruz. Yapay zeka seni işsiz bırakmayacak ama yapay zekayı kullanmayı ve verimli kullanmayı bilen birisi senin önüne geçecek. Senin işini alacak tek oturum.
Bütün dünya mottoyu bilmez. Bizim yarattığımız bir şey değil bu.
Son bir iki aydır ben bizim söylediğimiz bu cümlelerin hemen hemen her platformda karşıma çıktığı söz. Bu dünyada biz bunu ilk söyledik anlamında söylemeye çalışmıyorum.
Biraz daha önce takip ettiğiniz için oluyor bu iş.
Biz bu farkındalığı daha önce gördüğümüz için, bunu buraya daha önce evleneceğini gördüğümüz için bunu belki de 6'ya 7 ay önce söylediğimiz konunun şimdi şimdi son 1-2 ayda bütün platformlarda karşıma çıkıyor. Demek ki doğru yoldayız bu tespitlerimizde, bu çalışmalarımızda.
Geçen bana öyle arasında dedin. Amerika'da artık ilk beş yıl tecrübelerin işe alınması çok ciddi. Şimdi bilgisayar mühendisliği olarak tabii. İstatistik olarak artık ilk beş yıl şey yapılmıyor, alınmıyor. Yani biraz böyle konuyu dağıtmış gibi olduk ama yani dijitalleşmenin artık artı eksi sonuçlarını görmeye başladı.
Evet görmeye başladı kesin. Bizde birazcık daha belki sonra gelecek ama Amerika gibi ülkede...
Ama gerçekten biz de dünyanın bir parçası. Sonuçta bize de bir şekilde bu yansıyacak. Yani sonuçta proje hep sözü mali zaman ve kalite üzerine dönüyor. Yapay zeka bu üçün de bir ciddi getiri sağladığı anda kimse bundan kaçamaz.
Kesinlikle.
Ama geçen bölümlerden birinde de söyledim ama ben tekrar bunun küçücük bir altını çizmek istiyorum. Bu yeni bir araştırma. Mackenzie'nin araştırmasında Amerika'da yapılıyor ve yüzde doksan firmaların yapay zekayı kullandıklarını gösteriyor bu araştırma. Ama yüzde kırkı diyor ki evet biz bundan artı değer ürettik. Şimdi mesela burada da bir soru var. Neden yüzde ellisi üretemiyor? Zaten şu an bence herkesin odaklandığı, kafa yorduğu konu yapay zeka evet korkunç imkanlar sağlıyor ama karlılığa dönüştürecek nasıl modüller nasıl modeller üretmeliyiz ve orada yüzde kırkın kar dediği oranlarda maksimum yüzde beş parayı döndürebildiğini düşündükleri rakamda. Mesela burada şu anda çok ilginç bir açmaz var.
Şey var yani biz bunları konuşmayacaktık aslında küçük binalar konuşacaktık ama ama hepsi içecek onlar olduğu için.
Belirsizlikler de tabii şey yapıyor. Yani bir tarafta evet biz konuştuklarımızın veya izlediklerimizin, gözlediklerimizin sonuçlarını görüyoruz tüm dünya ölçeğinde. Ki zaten bizim program Türkiye'ye yönelik değil daha çok evrensel formlar, devrensel olarak nasıl gidiyor bu iş şeklinde konuşuyoruz. Bunu görüyoruz ama bununla beraber bazı şeylerin istendiği gibi gitmediğini de görebiliyoruz. Zaten istediğimiz de burada hep soğutan analizi yönüyle yani hem artıyı hem eksiği beraber görünmek. Yapay zekacı veya insancı yapay zeka karşıtı gibi bir tavırla yaklaşmamak abi. Evet ben sorunu aldım bambaşka cevaplarla döndüm sana.
Şimdi abi tabii küçük firmalara konuşuyoruz. Küçük firmalar için dijital kelimesi böyle biraz ürkütücü geliyor. Ve bu konuda birazcık da çekingen davranırlar görünüşe göre. Ne diyorlar kendileri? İşte bütçemiz kısıtlı, bu iş için zamanı arayacak zamanımız yok. Öyle kolay değil, sen çok mu kolay zannediyorsun bu firmaya yapay zeka edat etmek falan filan. Aslında belki de şunu da görmüyorlar, küçük adımlarla başlasalar belki bunun faydalarını da görecekler ama peki nasıl bir yol izleyecek bu adamlar? Yani bu sonuna kadar devam etmekte olacak bir şey değil.
Yok yok yok. Dediğim gibi o küçük adım konusu aslında soruyla beraber içindeki bir cevap gibiydi. Bebek adımlarıyla yaklaşmak derler ya, o bebek adımları. Yani bu nedir? Bir pilot projeyle başlarsın. En çok sunum yaşadığın noktayla başlarsın. Ondan sonra yavaş yavaş diğerlerine yansıtırsın ve orada yaşadıklarından öğrendiğin derslerle, öğrenilen derslerle diğer bölümlerde daha hızlı, daha iyi ilerlersin. Ne olabilir? Teklif hazırlama olabilir. Bence bütün firmaların sıkıldığı ve gerildiği konulardan biri piyasadan fiyat toplama, kur fiyatları. Harmanlayıp teklife dönüştürebilmek. Yani bunlar bence yapay zekanın çok güçlü kasıları. Buraları üzerinden gidilebilir. Nakit akışı olabilir. Yine sayılar, para, zaman bunlar burada yapay zeka korkunç güçlü. Esaha raporlaması olabilir. Esaha raporlamasını artık görsel olarak onlar üzerinden de yapılabilir diye düşündüğümüz zaman burada yine gücü var. Tek bir uygulamada bile ciddi belirlilik artışı sağlayabilirler. Demin size küçük bir adımla büyük bir sıçrama olabilir. Ama en kötüsü o ilk hareketi yapmamak, işte yani en pahalı seçim de olur diye düşünüyorum. O ilk hareketi yapmamak en kötü seçimdir.
Evet, buradan yola çıkarak hemen demin ne söz ettin, oradan da devam edeyim. Firmalar işte bir proje küçük bir ekip drone ile sağ taraması yapıyor. İhaleyi hazırlandırıyor. Mesela sağ taraması yapıyor. Ama eski klasik yöntemle çalışanlar hala fotoğraf diyor. İşte ne bileyim gidiyor çekiyor. Bir tanesi belki bir saat içinde bütün her tarafın ben artık burayı adım gibi biliyorum diyebilecekken sahayı öbürü fotoğrafları ekleyecek, bucağı yerleştirecek, oradan onu çıkaracak. Buradan ay bunu iyi çekememişim. Öyle olmamış yok çözümlü kötü çıkmış bunlarla uğraşacakken teknolojiyi takip eden sanki daha imkanlı. Ama demin en başta da söylediğim gibi küçük firmaların bazen esnekliği çabuk oluyor. Esneklik kabiliyeti çabuk oluyor. Hızlı davranırsa belki çok çabuk adapte de olabilir buraya. Peki bu küçük firmaları düşündüğümüz zaman rekabet gücünü artırmak için belki de en kolay yapacakları yoldan başlamaları lazım. Dijital araçlardan bahsedebiliriz.
Çok iyi dedin. Çok güzel. Yani bu sorular böyle o kadar güzel hazırlanmamış. Hem cevap için de böyle önüme topu atıyorsun. Sağ ol, sağ ol. Şimdi neler olabilir? Şöyle basit yani birkaç şey çıkardım. Bu bulut tabanlı proje yönetimi. Bulut tabanlı proje yönetimi artık tüm dünyada yaygınlaşmış bir konu. Bu mesela bir yapay zekaya giriş için güzel bir adım olabilir. Dijital teklif olabilir. Dijital maliyet analiz araçları. Olabilir. Ve tabii ki dronlar, dronlar zaten artık ülkemizde de birçok proje altında.
Nesmen olmazsa olmaz gibi artık.
Olmazsa olmazsa gidiyor. Ki olmazsa olmaz zaten yani baktığınız zaman dediğim gibi. Üç D tarama yine aynı şekilde. Yapay zeka destekli planlama yine planlama içinde dediğim gibi. Bunlarla böyle küçük küçük küçük küçük bence küçük firmalarda bu işin içine girebilir diye düşünüyorum.
Peki abi bu hani daha önce de konuştuk ya teknoloji bir bağımlılık yaratıyor mu diye. Şimdi küçük firmada kendi de küçük, çapı da küçük, kapasitede küçük dijitalleştiğini düşünüyor ve bir anda bir sürü teknolojik bağlantısı var. Bu tamamen bağımlı bir hale mi geldi yoksa bu firmanın bağımsızlığını katmerledi mi?
Nasıl anlamamız lazım? Yani doğru kullanıldığında bağımsızlığı, yanlış kullanıldığında da bağımlılığı getiriyor diye düşünüyorum. Yani doğru kullanmak, doğru kullanmak ne dersen, yani bir takım işler artık küçük bir ekiple, doğru yazılımlarla yapılabiliyor. Yani bence şu doğru kullanmak, ben neyi yapay zeka ile yapabilirim sorusunu... Daha sık sormak ve o soruya farklı alternatifler üretmek. Ve yeri geliyor bu sorunun cevaplarını yapay zekadan da almak. Yani yapay zeka da bizim için çok iyi bir çözüm üretici. Aynı şekilde baktığımızda ki biz dediğim gibi bu çalışmalarımızı yaparken nasıl yararlanıyoruz yapay zekadan? O bakımdan birazcık yapay zekayla daha fazla haşır neşir olmak diye düşünüyorum. Bir de şey var yani tek... Sağlayıcıya değil de supplier'a değil de farklı platformlara bağlı olarak onları harmanlayarak sonuca ilerlemek daha güvenli diye düşünüyorum. Burada tehlike hep bu konularda çok yaşanmış tehlikeden biri yanlış tercihler. Yanlış tercihlerinde neler oluyor? Ön çalışmanın iyi yapılmamasından oluyor. Eğer ön çalışma iyi olmazsa ya işte bizim arkadaş onu kullanıyormuş işte komşu tavsiyesi. Onu beğenmedi biz de istemiyoruz. Beğenmeli biz de istemiyoruz. Yarım yamalak şeyler değil. Zaten bu mühendisinin yapısına da uygun değil mi? Mühendisçe bir yaklaşım tarzına değil. Bu arkadaşlar kaybetmeye mahkum görünüyorlar.
Tabii tabii. Bunun bir başka türü de aslında çoğu firma belki de dijitalleşmeye uzak olduğunu düşünen firmalarda ya işte Eski Köy'ünü nadir peki tutuyorsun. Müslüman maalesef halen göz mü satıyorsun? Anlatabiliyor muyum? Bazı firmaların gerçekten her türlü yeniliğe karşı refleksi negatif yönde. Ama bu şekilde davranmaya devam ederlerse herhalde çok geçmeden oyun dışı kalacaklar gibi gözüküyor. Çünkü belki kamu ihalelerinde bile bizim devletimizde bunları adapte ederse dijitalleşmenin önü çok açılacak belki. Anlatabiliyor muyum? Belki de dosya verilmeyecek bundan sonra her şey kardeşim yük ve buluta diyecek belki de. Bravo, bravo, bravo. E devlet diye bir şey var abi. Evet. Her şeyi oradan getiriyorsun.
E devlette 70 yaşınızdaki insanda diyor ki E devletten yapacaksın diyor.
Bitti. Evet. O yüzden burada küçük firmaların dijitalleşmeyle ilgili geleceğine dikkat etmesi gereken şeyler olduğunu düşünüyorum. Yani nasıl ne getirecek onları anlamaya çalışmak için soruyorum.
Abi kısa vadede bu direnenler iş yapmaya devam edebilirler. Eceklerdi ama. Orta vadede artık zorlanacaklar. Dediğim gibi yani kamu projeleri, büyük özel projeler bunlar artık dijital kimse kağıt basmıyor artık. Dijital iş takipleri isteyecek. Dijital raporlar isteyecek. Artık sen buna alışamıyorsan, bu programların, yazılımları kullanamıyorsan işin zor. Yani dijital raporlamayı yapman lazım, BİM uyumunu yapman lazım. Şeffaflığı göstermen lazım. Çünkü kamu yerlerinde veya kamu işlerinde dediğim gibi şeffaflıkla ilgili bir takım sıkıntılar yaşanıyor. Artık çünkü yargı da şeffaflaşmaya başlıyor. Doğal olarak yani artık bu apniyetli düşünen düşünme durumunu da yavaş yavaş biz devre dışı bırakacağız. Yani hayatta kalmak istiyorlarsa abi değişimi yok.
Evet, direnmek çok mantıklı davranış biçimi değil.
Ya oyunun kurallarını öğrenecekler ya da oyunun dışında kalacaklar.
Kesinlikle katılıyorum. Bu zaten çok uzun zamanda bizim anlatmaya çalıştığımız şeylerden bir tanesi.
Evet, evet.
Direnmek yerine...
Bu bizim her podcastimizin sonuna söyleyebileceğimiz bir şey aslında.
Evet, evet.
Aslında yani felsefe olarak çok basit şeyleri konuşuyoruz. Ama uygulamaya geçildiği anda bunlar kolay olmuyor.
Birazcık zorlaşıyor.
Evet böyle benim notlarım bu konuda.
Abi ben yeterince soru sordum diye düşünüyorum. Evet. Çok da aydınlatıcı oldu teşekkür ediyorum. Sağ olun. İnşallah seyredenlerimize dinleyenlerimize birazcık bu konuda ayrılırlar yayından. Hostale gitmiştir inşallah.
Biz çok keyifli çekiyoruz ama evet belki direnen dinleyicilerimiz biraz yanları sıkılmış olabilir.
Evet birazcık bu kilolar direnç kaynağı yaratır.
Anlıyorum masanın altında var.
Ama maalesef şöhret dünyası böyle birazcık kilo koyuyor ekrana.
Ama şey yani televizyonun ve ekranın bir kilo verişi var yani kilolu gösteriyor.
Kesin kesin.
Bu bir gerçek evrensel bir gerçek.
Yoksa ben 70 kilo falan mıyım? Öyle bir şey yoktur. Maalesef kilolardan kurtulmaya çalışıyoruz yoksa ekranda bir şey gözüküyor. Tuhaf gözüküyor. Peki abi çok teşekkür ediyorum.
Diyetisyen dinleyicilerimiz varsa çok mutlu oluruz.
Dedi ki, ya dedi çok güzeldi istiyorsanız bir de şey yapın dedi. Daha zayıf gösteren bir AI bulun öyle çekip... Evet!
Öyle bir yorum oldu doğru doğru doğru doğru.
Abi teşekkürler. Okey. Görüşmek üzere iyi günler.
Sağ olun bay bay.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






