"Everything Is Green" - Until the Project Collapses: Why Status Reports Lie?

In this Turkish podcast episode, host Haluk and guest (Speaker A) dissect the pervasive problem of overly optimistic project status reporting in construction and infrastructure projects. They explain how the common practice of using green/red color‑coded dashboards hides real issues, driven by a fear‑based culture where team members avoid reporting bad news to protect themselves. The conversation highlights weak measurement systems, ambiguous metrics (e.g., unclear "% completed" calculations), and the tendency to downgrade problems to "minor delays" or "under control" instead of flagging them. They argue that this leads to projects collapsing when early warning signals are missed. The speakers propose AI‑driven analytics as a remedy: automated anomaly detection, cross‑checking reported data with actual progress, photos, procurement records, and revision logs to surface hidden risks. They also stress the need for honest, granular reporting, clear action ownership, psychological safety for whistle‑blowers, and richer risk indicators (e.g., graded orange warnings). Throughout, they use concrete construction examples (railway signaling, electromechanical work) and analogies (red cars, colored jerseys) to illustrate cultural and technical flaws, concluding that transparent data and AI‑assisted early warnings can prevent projects from turning red after a long green façade.
Chapters
Merhabalar.
Bugün yine çok acayip bir konuya değineceğiz. Aslında hayatımızın içinde olan bir projede vakit geçirmiş. Herkesin başına gelmiş enteresan konulardan bir tanesi. Nedir bu? Malum biliyorsunuz proje ilerlerken böyle renkli kodlamalar hep göz yakalasın diye kolay yakalasın diye tercih edilir. Ve baktığınız zaman işte yeşil sanki trafikte olduğu gibi devam et her şey yolunda harika anlamında. Kırmızı da evet işler birazcık ters gidiyor uyarısı vermek için. Kullandığın renkleme kodlama olarak. Şimdi inşaat projelerinde bakıyorsun herkes diyor ki harikayız, muhteşem, süper gidiyoruz, hiçbir problem yok. Sonra her şey tersine dönmüş. Nasıl oluyor oldu oluyor. Her şey yeşil gibi gözükürken bir yandan en yakınımız ile karşılaşıyoruz. Birazcık bu konuya değinmeye çalışacağız. Buna şöyle değineceğiz tabii yapay zeka ve veri yönetimi seninle konuşacağız bunu yoksa felsefi olarak niye böyle olduğunu konuşmayacağız.
Çünkü zaten yapay zeka burada ne yapabilir, nasıl bize yol arkadaşlığı yapabilir. Yani şöyle bir sahne düşünelim işte bir hayal edelim diyelim. Bir proje toplantısı yapılıyor işte ekranda böyle kocaman bir dashboard. Planlama yeşil, maliyet yeşil, içeride 50 kişi, iş güvenliği yeşil, satın alma yeşil. Böyle kontrollü bir özgüven, biz bu işi yaptık falan. Sonra 3 ay geçiyor, bir bakıyorsun o işler kırmızı alarma dönmüş. Gecikme var, bütçe aşılıyor, müşteri memnun değil. İşte taşeron ben bunu böyle anlamamıştım diyor. O zaman şu soruyu soruyoruz işte senin programı açarken başta söylediğin gibi Haluk'cığım. Herkes işler yolunda diye rapor veriyorsa proje nasıl alarm veren duruma dönüyor.
Şimdi burada tabii çok güzel bir soru. Şöyle değerlendirmek lazım belki de. Hani bu projelerdeki yeşil renk raporun durumu veya projenin durumu değil de raporu hazırlayan kişinin hayatta kalma stratejisi gibi. Hani bu meşhur Excel yeşili vardır. Bu güzel bir tanımlama olur için. Gerçek hayat başka, hücrede gördüğümüz boyanmış yeşil başka olarak karşımıza çıkıyor maalesef.
Kesinlikle, kesinlikle. Ya benim gördüğüm abi nasıl? Raporlama projede böyle gerçeği göstermekten çok iç huzuru korumak için yapılıyor. Sanki herkes herkesle böyle müş gibi yapsın, herkesin keyfinin yerinde olsun, akşam eve böyle huzurlu gitsinler diye yapılan bir araç şekline gidiyor. İşte geçen programda da dedik yani en pahalı şey gecikmiş maliyet diye düşünüyorum.
Evet, şey tarifini çok güzel yolladılar bir müş gibi yapıyor olmak. Aslında bu hayatımızın her alanına karşımıza çıkıyor. Söylediklerin çok doğru. Sahada da şöyle bir refleks var hani biliriz hepimiz. Ya şimdi menfi bir şey yazarsam bu rapora toplantıda bütün oklar bana dönecek. Hadi bakalım açıkla diyecekler. O yüzden ekip ne yapıyor bunu? İşte turuncu yapmıyor bunu. Kırmızıya zaten hiç yanaşmıyor. Çünkü yeşilden turuncuya dönmek bile problem. Yeşilin içine küçük bir not düşmeyi tercih ediyorlar. İşte hani hep uluslararası projeler konuşulduğu için İngilizce seçilir. Minor delay, under control falan gibi bir şey. Yani küçük gecikmeler var ama her şey kontrolümüz altında gibi. Yani şey gibi Türkçesi. Ya bir şeyler oluyor ama daha şimdilik bağırmaya gerek yok.
Gibisinden bir şey yapalım birbirimizi üzmeyelim. Sonra minor delay denilen konu üç hafta sonra kritik yolun üzerinde ortasında bir kamyon gibi duru veriyor.
Abi şey farklı mı sanki? Majör alı. Majör alı. Ya under control farklı mı ki sanki? Şey gibi bu inşaat sektöründeki en romantik tümcelerden bir tanesi gibi. Ya ne kontrolü kardeşim? Kimde kontrolü? Kimin kontrolü?
Okeyden çıkmış gidiyor.
Hangi yaptığın hareket tarzıyla bunu kontrol altına alıyorsun? Ama işte bunu buraya yazmak işte insan için rahatlatıyor diye söylemek lazım belki de.
Abi ben bence birincisi korku kültürü. Ben bu eğitimlerimde çok konuşurdum. Yani insanı harekete geçiren iki şey var der. Ya sevgiyle ya korkuyla harekete geçersin ama korku her zaman daha etkilidir.
Daha basit.
Bütün sosyolojide işte devletler, din, kurumlar, okullar, eğitim hep korkuyu kullanmıştır. Alışverişte son günlerde.
Hala da öyle.
Hala da öyle ve bu test edilmiş bir şey. Yani korku her zaman için daha iyi sonuç veriyor, şey yapıyor. Bakımdan korku kültürü. Yani bir organizasyonda kötü haberi getiren kişi problemli görünüyorsa kimse kötü haber getirmek istemiyor. Herkes güzel ambalajlı bir gecikme sunmak istiyor diye düşünüyorum.
Tabii bunu projelere şöyle tercüme edebilirsin abi. Sağ Mühendisi biliyor ki imalat geride ama rapora geri kaldık yazamıyor da çünkü yazarsa müdürü değil kulağına çekecek diyecek ki abi tabii ya ne bileyim merkezdekiler soracak işveren soracak işveren ne yüzdesin projelerde o da diyor ki hallederiz abi bu hafta toparlarız diyor sonra diye de güveniyor olabilir düşünsene hava bozdu diyecek belki ondan sonra ne bileyim malzeme gelmedi diyecek. Alt yüklenicide problem çıktı diyecek, yo işte tasarıma revizyon geldi diyecek, toparlayacağız dediği şey esasında bir anda toparlanması gereken şeyin kendisinin bir probleme dönüyor olması başka bir realiteye götürüyor insanları.
Kesinlikle. İkinci nedeni de ben ölçüm sisteminin zayıf olması diye düşünüyorum ki zaten şimdi yapay zeka yavaş yavaş oraya da gireceğiz. Yani ölçüm sistemi deyince hemen aklıma o geliyor zaten. Ama o yüzde şimdi neye göre hesap edildiği belirsiz. Yüzde yetmiş iki tamamlandı ya çok güzel neye göre metaja göre mi? Maliyete göre mi? Adam saate göre mi? Iş kalemlerine göre mi? Nedir o yüzde yetmiş iki? Iıı yoksa genel hissiyata göre mi? Şey vardır bu ııı seçimlerde böyle sıkıntılı oldu ama sonlara doğru ııı açılan sandık yüzde işte yetmiş seksen doksan gelir sonra doksan bir 92 falan böyle açılan sandık sayısı birden düşmeye başlar. Birazcık bizim iş bitimlerindeki şeyimiz de ona benziyor. 60, 70, 80, 90'a geliyor. İş yüzde 90'dan sonra birden böyle 90,5, 90.2 falan diye şey gidiyor. Şimdi işler niye kırmızıya dönüyor diye zaten ben kırmızı tişört giydim. Neden? Şimdi şöyle de bir enteresan bir bilgi var. Ben bu ilginç bir araştırma yapıyorlar. Kazak giyen kaleciler daha çok penaltının atılmamasına neden oluyor. Yani kaçılan penaltınlara bakıldığında çoğunda kalecinin kırmızı kazak giydiği.
Öyle mi? Çok ilginç.
Evet, evet böyle bir şey var. Kırmızının böyle bir ürkütücü, korkutucu tarafı var. Biraz da bundan sevmiyoruz ama sevmemiz lazım. Belki de kırmızıyı turuncuya çevirip turuncu diye yola devam etmek lazım ama sıkıntıyı başlarken görmeliyiz diye düşünüyorum.
Kırmızı ile ilgili bir örnekle ben vereyim. Ondan sonra konuya geri döneceğim. Kırmızı araçlar mesela kasko değerlemesi yapılırken veya kasko primi ortaya çıkarken değerleme değil de primi ortaya çıkarırken daha yüksek primler ortaya çıkıyor söyleniyor. Bizim ülkemizde ne kadar var bilmiyorum ama Avrupa'da özellikle bunun böyle olduğunu biliyoruz. Kazar riski yüksek olduğu için kırmızı arabaya binenler normal beyaz veya gri veya siyah arabaya binenlerden daha agresif kullandığı düşündüğü o rengi tercih etmesi zaten içindeki coşkuyu gösterdiği için arabaya bindiği zaman da coşuyor diye herhalde düşünüyorum. O bakımdan risk primlerini hesaplanırken kaskoyla ilgili işte araba sigortasıyla ilgili bunların birazcık bir miktar daha kırmızı arabaların yüksek çıktığını duyuyorum ama bizim ülkemizde geçerli mi açıkçası bilmiyorum bunu. Doğru.
Kırmızı tabii ki renkler başlı başına bir olay zaten çok derinlettirip de olur ama.
Neyse, şimdi senin demin söylediğin...
Biz bu arada kırmızı beyaz, tamam bizim çocuklar gibi olmuşuz.
Neydi?
Milli takım gibi olmuşuz.
Bu ilerlemeyle ilgili olarak komik bir belki benzetme yapılabilir. Bizde biliyorsun genel hissiyat bazlı ilerleme diye bir kavram var veya metot var bizde. Herkesin her şey yolundaymış gibi... Davrandığı aslında işlerin hallederiz modunda yürütüldüğü bir durum var.
Kesinlikle. Ya veri olmadan çıkmış bir yeşil rapor, yeşil rapor tehlikeli. Çünkü güven veriyor ama gerçek tarafı yok. Yani rapor güzel görünüyorsa değil de işte bize karar aldırıyor mu? Doğru kararı aldırıyor mu? Bence asıl bunu sorgulamamız lazım diye düşünüyorum.
Şimdi burada bir örnek vereyim benim de yaşamış olduğum projelerden bir örnek vereyim. Diyelim ki sinyalizasyon işinden bahsediyoruz. Raporda yeşil gözüküyor. Bu ne demek? Hayata harika demek. Çünkü ana ekipman malzemeleri, ana ekipmanlar sahaya gelmiş, ekip işe başlamış, imalat var. Detaylara iniyorsun, alt detaylara bakıyorsun ki... Aslında ekipmanda uyumsuzluk çıkmış. Ondan sonra sorunun çözüm için yapılacaklar net değil bu uyumsuzluğu gidermek için. Tedarikçiye ulaşamıyorsun. Niye bu ürün bizim söylediğimiz speklerde gelmedi diye. Lojistik olarak uzun süreli ihtiyacın var bunu ikame ettiğini düşünürsen. Ama rapora göre yeşil. Aslında açıksızdan koyu turuncuya doğru gidiyor gidişat.
Çok doğru diyorsun. Bu çok kritik. Çünkü proje genelde bir anda kırmızıya dönmüyor. Önce sinyaller veriyor. İşte bu sinyalleri okumak lazım. Yapay zeka bize burada destek olacak. Küçük sapmalar, cevap sorular, kapanmayan aksiyonlar, sürekli ertelenen kararlar, demotivasyon, motivasyonun düşmesi. Çoğu zaman projeler krizden değil de... Bu sinyallerin görünmemesinden dolayı sıkıntıya düşüyor. Yani yoksa bir anda bir kriz gelip bir projeyi çökertmiyor. Yani bir kriz geliyor bir gecede proje gitmiyor. Bu küçük sinyalleri veriyor. Hastalıklar da çoğu zaman öyledir. Yani şimdi çok da virüsler çıkıp bir anda insanı yatırıyor belki ama normalde hastalığında bir süreci vardır. Yavaş yavaş yavaş yavaş gelir. Sen o sinyalleri yakalamıyorsan, doğru okumuyorsan sonunda canın sıkılır. Yani başın derde girer diye düşünüyorum.
Bu şeye benziyor, bu senin anlattıklarında görmezden gelme gibi. İşte biliyorsun toplantı tutanakları da toplu şeylerde, projelerde herkese böyle bir işte aksiyon planı konur, sorumluluğu atanır. Bu sorumlulukları ne zaman yerine getireceğine dair termin tarihleri atanır. Sonraki toplantıya gidersin, o çözülmemiş, aynı aksiyonlar tekrar açılıyor. Tekrar toplantı tarihinde revize yapılıyor. Bir sonraki toplantıya yine bir sonraki toplantıya yine bakıyorsun o yapılmayan maddelerle duygusal bağ kurmuşsun. Sanki konuşuyormuşuz işte madde 17 hala bizimle gibi. Anlatabiliyor muyum? Gerçekten çok baş ağrısı yaratabilecek bir durum ileride.
Ya şunu sormak lazım aslında bu neden kapanmıyor abi ya? Niye kapanmıyor? Neden bu aksiyon böyle kalıyor? Yetkimi yok. Kaynat mı yok? Karar mı verilemiyor? Sözleşme demek bir gri alan var. Teknik bilgimi eksik. Bu sorulmuyor. Gerçek soru sorulmadığı zaman da rapor sadece böyle arşivye yönelik veya duvarda asılmaya yönelik bir bilgi üretiyor. Ve keşke doğru bilgi üretilse. Tabii o bilgi de doğru değil. Böyle bir durum.
Şimdi aslında belki bireysel olarak aktivitelere baktığın zaman gerçekten kendi işlerini yeşil gibi görünüyor olabilir ama bağlantıyı kuracak olan süreçte kırmızılık ortaya çıkıyor olabilir. Şöyle örnek vermeye çalışayım. İşte tasarımcı diyebilir ki ben çizimimi verdim kardeşim. Satın almacı ben de siparişi verdim. Sağda diyor ki ben de bekliyorum burada. Şimdi arada bir kopukluk var planlamada diyor ki aktifte başlamadı. Şimdi her departman kendi içinde haklı gibi gözüküyor olsa da aslında projenin toplamında bir imdat çığlığı var. Ortada bir problem var bunu çözün diye bağırıyor.
Kesinlikle. Yani proje yönetiminde en büyük sorunlarından biri bence lokal başarıların yani yerel küçük başarıların toplamının Proje başarısı tanınması. Yani bir departmanın yeşili, projenin yeşili anlamına gelmiyor. Çünkü proje bir zincir. En parlak halkaya değil, biz en zayıf bağlantıya bakmamız lazım. Ve sonucu da genelde en parlak halka değil, en zayıf halka belirliyor.
Süper. O zaman aklıma şu geldi. Hani bu biz... Artık bizim dilimize de çok yerleşti. Dashboard diyoruz. Gerçi bu İngilizce bir ifade ama şey gibi, özet tablosu gibi söylenebilir belki. Veya proje müdürü özet tablosu gibi söylenebilir. Çünkü sen bunu niye yapmıyorsun?
Yönetici özeti.
Bunu bir yönetici özeti. Çok daha güzel söyledin abi. Aslında bunları yaparken sadece renk göstermek yetmiyor. Çünkü biliyorsun bu yönetici özet tabloları rengarenktir. Böyle baktığın zaman için açılır. Her taraftan değişik renkler, değişik sinyaller veriyor ama... Burada esasında aktivitenin birbirine bağlantılarını göstermek lazım veya ne oluyorsa her bir departmanda bunların da ilişkilerini göstermemek lazım. Bu iş yeşil ama şu onay gecikiyorsa 10 gün içinde turuncuya döneri söyleyebilmek lazım veya sistem bunu bize söyleyebilmeli. Yani rapor sadece fotoğraf gibi değil de Erkan'ın uyarı mekanizması olarak. Çalışmalı ve hani tam bizim halk arasında söylendiği gibi doğrucu davut görevini yapmalı.
Çok doğru diyorsun. Çok doğru diyorsun. Ya yapay zeka işte dijital araçlar bu noktada devreye girebilir ama evet hani sihirli bir demek olduğunda bunu düşünmemek lazım. Neden? Çünkü verimiz yanlışsa yapay zeka da çok özgüvenli bir şekilde yanlış sonuçlar uyarır. Var yapay zekanın o dalgalıkları. Sen öylesin böylesin. Veriyi yanlış Hatta şeyler çıktı ya, yapay zekanın, şimdi hangisini bilmiyorum ama işte insanların intihar etmesine destek olduğu, yani bir pro hastasının sorduğu sorularla veya uyuşturucu kullanmasına destek olduğu. Çünkü onun için uyuşturucu kullanma veya kendini öldürmek veya bir cinayet işlemek doğruysa yapay zekada o dal kavuklukla affedilmez. Lansın hadi koçum yürü yap bu işi. Diyebiliyor. Bu inşaat projeleri için de geçerli. Veri yanlışsa bizi doğal olarak son derecede özgüvenli olarak yanlış şekilde sonuç üretebiliyor. Benim bir yazım var blogumda. İran'ın şey Amerika'nın bu İran hata yapay zeka dalgalıklığından mı oldu? Çünkü yani herhalde bilmiyorum ama. Dünyada kime sorsanız bugün hiç bunlar yaşanmasaydı Amerika İran çatışması Amerikalılara sorduğumuzda herhalde kimse Amerika'nın İran'a bu saldırıyı yapmasını istemezdi. Yani şu yaşananları gördükten sonra demek ki bu yanlış bir karardı. Yani sadece herhalde Amerikalılarda bir sürü insan bunu söyleyebilir. Peki neden oldu bu? Niye bu karar verildi? İşte o ara yapay zekadan çok yararlanıldı. Cumhurbaşkanı'nın öldürdükleri koordinatın bulunması ve bir sürü noktada yapay zeka çok kullanıldı. Yazılım değil mi?
Bir dakika bir dakika bir dakika bir dakika. Bu arada birazcık internette bir kopma oldu. Son 3-4 tünceni tekrar edersen lütfen çok iyi olacak.
Amerikalılar kesti beni. Amerikalılar kesti beni. Kesti tabii.
O kadar konuşursan keserler. Bu kararları alırken?
Yani İran saldırısında yapay zekanın çok yoğun bir şekilde kullanıldığını biliyoruz. İşte cumhurbaşkanının İran başkanının koordinatının bulunması ölümüne sebep olmasına kadar. Burada bugün ama bakıldığında tahmin ediyorum birçok Amerikalı kardeşimizde, dünyadaki vatandaşlar da yani keşke bu saldırı olmasaydı diye düşünüyorlardır. Yani bu bir yanlış karar. Ve bu yani hem Amerika'sına hem İran'sına hem tüm dünyasına sıkıntı yarattı. Peki neden bu yanlış karar verildi de? Bence yapay zekanın dalgalıklarının etkisi olabilir. Yapay zekam Amerika'ya o kadar done verdi ki yapabileceğini ve bir özgüven sağladı ki bu özgüvenle biz de işte bunu 20 gündem 10 gündem o zamanlar öyle. Kısa tarihler telaffuz ediliyordu. Yani barış yapacağız falan diye bir şey konuşuluyordu. Demek ki burada yapay zekanın işte bu dalga okluluğu çok tehlikeli. Biz bir programda bunu da konuşalım bence. Çünkü bu hepimize projede de bunu yapabilir. İşte bir de dediğim gibi veri eksikse zaten dalga okluluk çok tehlikeli bir şey. Yani birinin dalga okluluk yapması. Bir de bunun yapay zeka gibi böyle güvendiğimiz bir noktada yapılması. Işte o zaman yapay zeka felaketlere de neden olabilir diye düşünüyorum.
Çok doğru söylüyorsun. Bu şuna benziyor. Hani yapay zekaya sorsan projede durumunuz nedir diye o da diyor ki harika gözüküyorsun. Çünkü bunun kendisine dayanak olarak aldığı verinin hepsi yeşil. Yeşil gözükünce o zaman her şey harika gibi gözüküyor. Aslında yapay zeka şunu demeye getiriyor belki. Ben senin durumun nereden bileyim her şeyi yeşil göstermişim. Bana söyleyecek bir şey kalmadı ki kardeşim. Defterime iyi getiriyor.
Tabii ki. Ya doğru kurgulanırsa aslında şunu yapabilir yapay zeka. Raporlanan durumla sağ verisini karşılaştırabilir. Günlük raporları, fotoğrafları, işte metraj ilerlemelerini, satın alma tarihlerini, revizyon sayılarını ve bir sürü verinin arasındaki tutarsızlıkları arayabilir. Bir yayın bir şey hazırladığımda hep yapay zeka şeytanın avukatı gibi kullanıyorum. Ya burada yanlışı bu. Burada ben neyi eksik bıraktım? Burada nerede bu bu yazının zayıf noktası ne gibi şeylerle sürekli onu ki biz bu dijital çolu podcastlerimizdeki çıktılarda da aynı şekilde bu soruyu yapıyoruz. Bunu bunu yapmak lazım. Bunu yaptığınızda hep bunlar proje yöneticisinin proje. Yüzleşme kültürünü ve birazcık böyle korkmama korkmamalarına işte korku kültürü olmasın diye ilk maddede söylediğimiz de bu aslında.
Bu şuna benziyor işte ne bileyim elektromekanik işlerde bir bakıyorsun her taraf yeşil ama sistem geri dönüp bir tarıyor son iki haftadaki mekanik işlerde ne olmuş elektromekanik işlerde bakmış ki at yüklenicinin personeli az. %40 düşük mesela. Malzeme teslimatı gecikmiş. Malzeme teslimatı 3 kere ötelenmiş mesela veya 4 kere ötelenmiş. Aynı katta mimari revizyon var ki elektromekanik işleri tamamen etkileyecek. O zaman şunu diyebilir yapay zekâda bütün bu yalaka formatıyla ya arkadaşlar bu yeşiller biraz fazla imser galiba ya. Bunlara bir daha baksanız daha mı iyi olur diye bir şey söyleyebilir mesela yapay zekâda.
Kesin de ya yapay zeka raporu güzelleştirmek değil de aslında rahatsız edici soruları bize daha erken sormak için kullanılıyor.
Evet bu birkaç bölüm önce konuştuğumuz kültürel dönüşümle alakalı konuya denk oturuyor yine. Bu kültürün meselesine geri dönüyoruz. Niye? Çünkü sistem uyarı verdiğinde yani bir şeyinin ters gittiğini bize söylediği zaman kim hata yaptı diye. Başlarsa eğer o zaman herkese sistemi kandırmayı öğrenme yolunu seçecektir. Çünkü kimse suçu omuzlamak üzerine almak istemeyecektir. Bu korku kültüründen bahsediyoruz ya hatayı kim yaptı niye bu hata çıktı? Halbuki hatanın erken ortaya çıkması çok daha büyük kazançlar sağlayabilecekken insanların korku kültürüyle bunu saklamaya çalışması yani ne öğreniyoruz neyi düzeltiyoruz? Ya bambaşka saçma sapan raporlamalara doğru götürebilir sistemi diye düşünüyorum.
Ya bence Haluk'cığım erken kırmızı veren ekip, kırmızıyı gösteren ekip cezalandırılmamalı, aksine teşekkür edilmeli. Neden? Çünkü sana zaman kazandırıyor, sana erkenden tehlikeyi söylüyor. Biz istemiyoruz o tehlikeyi duymayı, biz istiyoruz ki aa çok güzel, canım benimmiş gibi, aynı sen de çok güzelsin bugün falan, ne kadar güzel işlerimizi bitirdik, Ondan sonra bir gün geliyor, çok kısa bir zaman sonra gün. İşte bu önemli.
Mesela yine çalıştığım projelerden bir örnek vereyim abi. Sahada da böyle çünkü bu dediklerim. Demir yolu işlerinde elektromekanik işler çok kritik. Çünkü trenin hareket etmesi, trenin performans garantilerini yakalaması, işte ne bileyim bu headway dediğimiz dakikada kaç kere geçecek, öndek treni ne kadar yaklaşacak falan filan. Ne kadar yolcu... Bir saat içinde bu yönde taşınacak falan bütün konuların geçtiği bir yer var ve konusunun uzmanı bir mühendis gelip konfigürasyona bakıyor mesela diyor ki bu detay çalışmaz diyor adamı işte ne bileyim kötülüyorsun sen nereden çıktın yine niye böyle bizim işimizi bozuyorsun niye bir problem çıkarıyorsun şeklinde adama yüklenirsen adam sana belki de üç ay sonra karşılaşacağın problemi bugünden söylüyor Bugün de söylüyorum. Yani belki de hani inşaatta en ucuz problem daha tasarım aşamasına yakalanan problemdir demek yanlış olmaz diye düşünüyorum.
Kesinlikle. Ya renkleri de bence doğru tanımlamak lazım. Yani yeşil her şey günlük güneş, günlük gülsünlük demek ki değil. Yani yeşillin içinde de tonlar olabilir. Risk yok demek değil yani kritik bir bağımlılık yok demek değil yani turuncuya ne zaman geçilecek dediğim gibi belki yeşil kırmızı gibi iki renk üzerinden değil de bu renkleri de tonlayarak gidersek sanki daha bizim önümüze açacak bir programa ulaşabiliriz diye düşünüyorum.
Tabii bu söylediğine destekleyecek şekilde raporda sadece durum analizi değil. Güven seviyesi de çok önemli. Yani bu raporun dayandığı verinin kaynağı ne? Çünkü bazı veriler gerçekten ölçülmüş ve oraya girmiştir. Bazıları tahmin, bazıları da dedikodu bazında belki de oraya girmiştir. Sistem buradan devam ederek hallederiz abi modundaki çoğu şeyi belki yapılmış olarak kaydetmiyor oraya. Anlatabiliyor muyum? Tuhaf bir durum ortaya çıkıyor o zaman da.
Çok çok çok çok fena. Yani şey önemli, aksiyon kalitesi. Yani takip edilecek, abi merak etme bu iş bende falan böyle bir şey olamaz. Bu bir aksiyon değil. Takip edilecek bir aksiyon değil. Ahmet Bey kontrol edecek de bir aksiyon değil. Orada yapılacak aksiyon yani Ahmet Bey'in etmesi güzel, iyi çalışması birine görev atanmış. Ama ki yine bu da değil. Ne yapacak Ahmet Bey? Bunu yazmamız lazım. Yani ne yapılacak? Kim yapacak? Ne zamana kadar yapacak? Hangi kararları bekliyor bu yapacak? Bunlar yoksa ne olur? Yani bu detayları bu detayları artık yapay zeka bize veriyor. Evet kolaylaştırmaktaki şey bu. Yani bunlar artık bir teknik ofis mühendisi patıp patıp patıp patıp kalemle yazmayacak. Direkt çıktığı alacak.
Evet bu bu dediklerine ilaveten şunu da söyleyeyim. Artık biliyorsun büyük inşaat firmaları global çapta çalışıyorlar. Dünyanın değişik yerlerinde şantiyeleri var. Sadece artık herkes kendi ülkesinde çalışmıyor. Çünkü başka ülkelerin kaynaklarında da çok güzel paralar olduğunu görebildiği için inşaatçılar oralara da gidip iş yapmak istiyorlar. Burada şunu söylemek gerekiyor. Saha ile merkez aynı gerçekliği yaşamalı. Aynı verileri görebilmeli, aynı şekilde değerlendirebilmeli. Merkeze gönderdiğim bir yönetici raporuna bakıp merkezdekiler kaderleri tokuşturursa yuhuu şöyle başarılı projektiniz böyle karlı götüreceğiz falan derken aynı yönetici raporda sağdakiler bakıp da ağlıyorsa o zaman ciddi bir kopukluk vardır veya problem vardır.
Ne yazık ki bunları yaşadık yıllar.
Evet evet makyajlanmış veri zaten projenin gerçeği. Bunda bir problem yok ama dediğin gibi senin az önce söylediğin gibi yapay zeka destekli bir proje yönetimi bu saçmalığın veya bu hayal kırıklıklarının önüne geçebilir.
Kesinlikle yani psikolojik güven diye bir şey var yani psikolojik güven yani insanlar kötü haberi saklamadan söyleyebilecekleri bir ortam isterler. Bu ortamı sağlaması lazım proje yöneticisinin yönetim ekibinin. Çünkü teknoloji süreci hızlandırır ama gerçeği söyleme cesaretini tek başına... Biz ondan bekleyemeyiz. Yapay zeka konularını bekleyemeyiz.
Çok doğru söylüyorsun abi. Dürüst rapor belki önemli bir terminoloji. Dürüst rapor üretilmek tünele koyacağın betonun kalitesi kadar önemli hale geliyor.
Kesinlikle.
Çünkü beton kötü olursa nedir problem? Yapı riski ortaya çıkıyor. Rapor kötü olursa da bütün alacağın kararlar riskli hale gelebilir. O yüzden aradaki ilişkiyi iyi canlandırmak gerekiyor.
Aynen ve kararlar riskli olduğunda da proje yavaş yavaş yavaş kırmızıya doğru gidiyor. Sonra herkes şaşırıyor. Ya nasıl oldu? Aslında olmuştu o. Çok daha önce olmuştu. Sadece biz raporda görmemeyi tercih etmiştik.
Evet o yüzden bu reytlendirme işine birazcık mesafeli durmak gerekiyor belki de. Her yeşili görmek muhteşem bir gözle alımlı değil. Bazen ister istemez bilerek veya isteyerek kamuflaj... Etme fonksiyonuna gösteriyor. Olabilir yeşile boyamak.
Çok güzel bir bağlanma, kapama cümlesi oldu bence. Arif Bey yani yeşil güzeldir ama fazla kamutlaştır. Projeler kötü haber geldiği için batmaz. Kötü haber geç geldiği için sıkıntıya düşer diyebiliriz. Bundan da ilgili görerek.
Herkes yeşil diyorsa kaniye kapılmanın bir anlamı yok ama şu soruyu sormak gerekiyor. Bu yaşın aksaki gerçek verini, bu verinin güvenilirliğine, bu verinin kalitesine. Çünkü cevap eğer burada evet ben bu veriyi şöyle şöyle savunabilirim diyebilecek bir adam yoksa veya başka bir de işte bu verinin kaynağı nedir dediğin zaman ortada bir sessizlik varsa. O sessizlik gerçekten çok büyük yürüntüye sebep olabilir.
Evet. Ya bence yani diye özetleme gerekiyorsa işte gerçeği zamanda görmek ve söyleyebilmek önemli. Bu konuda bizim artık çok güzel bir yol arkadaşımız, can yoldaşımız var. Bu da yapay zeka. Yapay zeka bunu bize en erken zamanda verebiliyor. Ne yapacağımızı da veriyor. Yani sadece problem olmuş. Çözüm üretmiyorsan sen de sorunun parçasısındır.
Sorunun parçasısındır.
Aynen yani sorunun parçası olmuyor. Yapay zeka çözümünü de beraber gidiyor. Hatta çözüm seçeneklerini de bizim önümüze beraber koyuyor diye düşünüyorum.
Tamam. Benden bu kadar. Daha fazla konuşacak mıyız?
Aynen benden de bu kadar. Bir sonraki programda görüşmek üzere diyelim o zaman.
Teşekkürler.
İyi günler. Teşekkürler. Bay bay.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






