Modüler İnşaat Teknolojileri Geleceğin Standardı Mı, Yoksa Ucuz işçiliğin Yeni Adı Mı Olacak?

This content was created by Cem Kafadar. This content was uploaded by Cem Kafadar. This is a YouTube episode (title: 'Modüler İnşaat Teknolojileri Geleceğin Standardı Mı, Yoksa Ucuz işçiliğin Yeni Adı Mı Olacak?') published/created on 2025-10-10. The excerpt is a Turkish, interview-style conversation between two speakers, Ali and Ahmet, in a casual '5 questions 5 answers' podcast format. They discuss modular construction: what distinguishes modern modular systems from older prefabricated impressions, speed and cost advantages, examples from China and pandemic-era rapid builds, earthquake and fire performance, factory quality control, impacts on the labor market and the need for worker retraining/accreditation, market growth projections toward 2030, and the expectation of hybrid solutions in urban planning. The tone is conversational and explanatory, aimed at a general audience interested in construction technology and policy.
Chapters
Selamlar. Merhabalar. Bugün bugün abi sen mi başlarsın ben başlayayım.
Sen başla.
Peki ben başlayayım. En azından soruları da ben soracağım. Bugün bugün ben varım. Sorular çok soru sorular. Bugün ilginç bir şey konuşacağız. Bu Hepimiz duyururuzdur ya modüler inşaat, modüler inşaat bu nedir falan diye. Aslında gerçekten bu gelecekte bizim standartımız hali mi gelecek? Yoksa yine işte ucuz işçilik falan filan diye böyle kafa ötüleme durumu mu olacak? Abi o zaman küçük sorularıma başlıyorum. Şimdi sen de şöyle haberlerle hep karşılaşmışsındır işte. 12 ay sürecek bir iş.
Bir hızlandılar, bir bastırdılar, 6 ayda bitti.
Yani sence böyle bir şey gerçekten bir doğruluk yansıtıyor mu? Nedir, nedir Ahmet?
Şimdi ucuz işçilik algısı bence üzerinde durmamız gereken bir şey. Yani algılar üzerinden hareket ediyor. Zaten her yenilik, her girişim, yeni buluşta bir algı üzerinden çalışma var. Doğal olarak burada da tabii en öne çıkan... Bu bir algı olmakla beraber aslında işin realitesi de var. Zaten biz de bugün bu realiteyi konuşacağız. Şimdi modüler inşaat ön üretim sayesinde işin yaklaşık %60'ını fabrikada tamamlayabiliyor. Böyle bir avantajımız var.
Bu lafını unutma abi. Yıllardır hep prefabrika prefabrika diye konuştuğumuz şeyin sanki... Pardon pardon.
Konuşacağız 3. bölümde ikinci sorun. O üzerine. Hava koşullarının olumsuz etkisini neredeyse yok ediyor. Ve tabii bu ne demek? Zaman ve maliyet etkisini de büyük ölçüde düşürüyor demek ki. Zaten değil mi bizim bütün savaşımız zaman maliyetleri en çok geldiğimizde değil mi? Olduğu için de tabii modüler inşaat burada öne çıkıyor. Şimdi mesela yine okuduğum haberlerde işte Avrupa'da modüler sistemle inşa edilen okul ve hastanelerde açılış tarihinin öne çekildiğini okuyoruz. Ki düşünsene yani inşaatta bir proje bitim tarihinin öne alınması değil mi pek duyulmamış bir şey modülerle bunları duymaya başladık ki İngiltere bu noktada baya önde gidiyor. Türkiye'de özellikle deprem sonrası hızlı konut ihtiyacında modüler yapıları daha fazla kullanmaya başladık. Pazarlama algısı dedik ya biz tüm yeni içi projelerde biraz işi abartıp işin pazarlama ayağını da derine dışı bırakmıyoruz. Böyle de bir şeyimiz var. Şimdi biz bir de böyle şey yapıyoruz Halit değil mi?
Temaya uygun.
Temaya uygun görseli de hemen bize canlı sıcak sıcak yapay zeka oluşturuyor. Böyle bir görsel çıkardı. Fena da değil aslında baktığın zaman. Çünkü şeyi de ben ölçüyorum, yani Maluk da aynı şekilde hani görselde kelime gücündeki kadar güçlü değil chat GPT. Yani bilmiyorum benim gözlemim o. Gerçi burada da tabii baktığınızda şeyi yakalamış ama yani fikri yakalamış, fikri dönüştürmüş. Baya bu benim hoşuma gitti. Ayrıca basitlik anlamında da hoşuma gitti. Bir taraftan da chat GPT'yi böyle sürekli... Kontrol ediyoruz.
Bakalım bizim chatimiz iyi mi diye. Abi burada diğer soruları geçmeden önce ben de gömleğimi giydim. Numaranı seyirciler fark etmez. Şimdi senin sarığın da gözümü alıyor.
Ben sarıyı çok seviyorum.
Abi Çin diye soracağım. Çin diyeceğim ama ileride mi açıklamak istersin? Bu modüler yapı konusunda Çin çok manyak bir şey. Çin ama her konuda çok maalesef.
Ama Çin niye bunu yapıyor? Çin'de çok insan var ve çok inşaatçı şeyler var.
Bu hatırlar mısın? Pandemide çok az ev sükuni, acayip bir hastane falan kuracak, devasa bir hastane kuracak.
Evet, evet.
Yani bir yerde daha gördüm. Herhalde LinkedIn'de görsün böyle. Gökdeleni çok kısa sürede bitirdiler.
Evet, evet.
Manyak ötesi bir zamanda bitirdiler yani.
Aynen, aynen.
Modüler üretimle galiba. Anlaşacak olacağız.
Zaten bu aramalarda Çin... Şimdi önde çıkacaktır. Sonra biz de biraz benzerini sahra hastanelerinde yaptık Türkiye'de. Özellikle Güneydoğu'da bayağı sahra hastanesi yaptık. Aslında dediğim gibi yani bu modeli öğrenip bu know-how'u öğrendikten sonra biraz üzerine çalıştıktan sonra çok da ben zor olduğunu düşünmüyorum.
Peki o zaman öbür soruma geçiyorum. Şimdi... Yine böyle benzeterek anlatmaya çalışayım veya sorumu öyle çalışayım. Bir müteahhit arkadaşımla konuşuyordum. İşte yatırımcının bu modüler projeye bakışına valla baraka gibi olur falan diye böyle kötüledi gibi sanki. Sıcak bakmadı. Ama aynı yatırımcı yurt dışındaki bir modüler fuara gidip böyle ufkumu genişletiyorum, açıyorum falan diyor. Böyle yapılmış bir otelde kalıyor. Anlatabiliyor muyum? Şimdi o zaman da insanın aklına şu geliyor yani modül inşaat neden hala ucuz işçilik veya geçici veya kalitesiz gibi algılanıyor?
İşte biraz önce o ilk soru daha dur dur ben anlatacağım dediğim yere geldim.
Peki.
İşte bu aldığım kökeni 80'lerde 90'larda kullanılan prefabrik yapılar.
Evet.
Fabrik yapılar deyince biz hep o şantiyedeki prefabrik şantiye ofisini düşünüyoruz. Doğal olarak kesin veyahut da işte depremde ki deprem konutu demeyelim de geçici prefabrik yapıları düşünüyoruz. Hatta bu işi yapanlar, modüler yapılar üzerine çalışan firmalar prefabrik kelimesini kullanmıyorlar.
Bu yanlış algıdan dolayı.
Ben onlara da çok hak veriyorum. Modülleri öne çıkarıyorlar. Çünkü prefabriğin kötü yani hiç modülerle alakası olmayan bir algısı var. Halbuki modüler olarak mahaller üretilebiliyor. Bir sürü şey koyup. Tak tak tak tak tak tak buradaki sıkıntılarla biri aslında şey statik olarak kaç kata kadar çıkılabileceği yani bunların statik zorluklar çıkıyor ama bu da aşılıyor yani statik zorluklar aşılır zaten çünkü onun arkasında bir mühendislik var mühendislik bunun için var zaten mühendislik bunun için var ben bunlardan hiç korkmam bu olsun zorluk mühendislik olsun biz bunu aşarız yani başka zorluklar olmasın çünkü dediğim gibi 80'lerden 90'lardan düşük standartlı malzeme, geçici konut çözümleri.
Evet.
Altın zihninde o senin dediğin baraka izlenimini eee yarattı, imajını yarattı. Eee şimdi ise günümüzde çelik kompozit sürdürülebilir panellerle hem dayanıklılığı eee depreme karşı hem de estetiği üst seviyeye çıkarıyor. Çünkü bunun üzerine bayağı ciddi kafa eee yoruluyor. Bugün modüler yapılar lüks otellerden yüksek katlı ofislere kadar her segmentte kullanılıyor diyebilirim. Şimdi algı bizim hayatımızın zaten en önemli şeylerinden biri. Yani algıyı yönettiğin zaman birçok şeyi yönetebiliyorsun. Çoğu zaman da gerçeğin önünde gidiyor algı. Bu algıyı biz teknoloji ve kullanıcı deneyimiyle kıracağız diye düşünüyorum.
İnşallah, inşallah. Çünkü dediğin gibi prefabrika sanki, prefabrika kelime... Günümüzde ağzımıza prensip olduğu anında böyle ucuz, kalitesiz, işe yaramaz veya işte laf olsun diye yapılmış ilgisi yandırıyor ama dediğim gibi bunun aşılması yok edilmesi önemli. Şimdi yakın zamanda yine inşaatla ilgili bir arkadaşım anlatmıştı. Deprem sonrası Japonya'da modüler olarak inşa edilen bir bina hasar görmeden ayakta duruyor. Fakat bizim klasik yönde, klasik şekilde yapılan binalarda hasarlar ortaya çıkıyor. Şimdi tabii o zaman ilk haklı şu geliyor ya o zaman model yapılar daha mı güvenli, daha mı iyi dayanıklılık açısından bize daha mı çok şey vaat ediyor? Bunun hakkında ne diyorsun abi?
Abi şimdi şu var, burada şeye dikkat etmek yani tek bir yapı üzerinden genelleme yapmamak lazım.
Katılıyorum.
İşte Nizce'nin meşhurluklarda tüm genellemeler yanlıştır bu dahildir. Çok severim ben onu. Dinleyen de bir an böyle dururtulur yani orada.
Bu da dahil. O zaman ne konuşacağız biz kardeşim?
Böyle iç içe giren bir çelişki diyeceğim. Şimdi çelik çerçeve sistemleri depreme karşı bir esneklik sağlıyor. Bir de tabii bu her modülün fabrika ortamında hazırlanması kalite testinden geçtiği için bizim o şantiyede vibrasyonunu bilmediğimiz, içini suyu böyle bocaya ederek daha rahat karıştırıp mesai bitirip götürüyle gibi dertler yok. Yani fabrika her zaman kaliteyi arttıran bir şey. Eğer biz varız...
Çünkü çok aşamalı kontrolden geçiyor.
Kesinlikle. Fabrikaya da yapıyorsak depreme karşı bir şeyimiz, avantajımız oluyor. Zaten bizim sıkıntımız hep uygulamada olmuyor mu? Yoksa statimiz, sistemimiz, şartlı amellerimiz... Ben statle ilgili her şeyimizde sorun yok. Ama ne yazık ki onun denetimi...
Uygulamaya gelince...
Uygulamayla ilgili... Şimdi uygulamayı fabrikaya soktuğun zaman... Evet evet. O bakımdan bence kesinlikle hem deprem hem yangın dayanımı açısından standartların üzerinde sonuçlar verdiğine dair haberler okuyorum ki bunları da ben çok mantıklı görüyorum ve şaşırtıcı bulmuyorum. Dediğim gibi yani asıl kontrolsüz alan şantiye alan.
Katılıyorum. Katılıyorum.
Katılıyorum. Yapısal olarak o bakımdan bu arkadaşın gözlemini de doğru olarak şey yapıyorum, genellememekle beraber.
Evet. E peki şimdi buradan giderek fabrikada parçaları öpülüyor, modüler inşaat dediğimiz. İnşaat maliyetlerinin düşürdüğünü düşünüyoruz veya öngörüyoruz veya öyle olacağını düşünüyoruz. Peki iş gücü piyasasıyla ilgili o zaman sorular veya endişeler ortaya çıkıyor mu? Çıkıyor galiba.
Çok çıkıyor. Tabii ki tabii ki çıkacak zaten yapay zekanın getirdiği beklenen bir işsizliğin yanına modülerin inşaatında mavi akıllı bir işsizliğe neden olacağını söyleyebiliriz. Ama tabii maliyet avantajı var. Her projede bu aynı oranda olmuyor. Ne kadar tekrarlayan tip proje olursa işte okulda, hastanede, lojmanda tasarrufumuz bizim daha yüksek oluyor. Bakıldığında evet klasik şantiye işçiliği azalacak. Bunu net olarak söyleyebiliriz. Fakat diyoruz ya yapay zeka bunun yerine başka şeyler geliyor. Ne geliyor? Fabrika tabanlı bir üretim geliyor. Yeni işçiler geliyor burada. Lojistik ve montaj ekipleri geliyor. Değil mi?
Evet evet.
Lojistiği, montajı değil mi?
Bambaşka ekipler yani. Ve bunlar daha yapılan şeylerin muhafazasına göre tabii.
Evet. Şantiye işçisine göre. Burası da birçok araya geliyor.
Daha vasıflı işçiler geliyor.
Kaybolan mı vasıfsız işçi kaybolurken daha vasıflı işçiler geliyor bunun yerine. Ve bizim bunu buna dönüştürme şansımız da yüksek. Diyoruz ya biz işte şoförü, veri yöneticisi yapamayız, işçiyi, çiftçiyi yapamayız ama buradaki şantiye işçisini yapabiliriz. Burada mesela ben çok... Unuttuğum baktığımızda. Çünkü şöyle düşünüyorum Ali, bizim esneklik ve adaptasyon kaslarımız çok güçlü. Yani ulusal olarak da, şey olarak da. O bakımdan bizim bu şantiyedeki çalışan arkadaşlarımızın biz fabrikaya entegre etmekte çok büyük zorluk yaşamayacağız. Belki dünyada başka ülkeler bunda zorluğu yaşarken biz burayı daha hızlı aşacağız diye. Düşünüyorum ve bence bugünden bunların küçük küçük hazırlıklarını yapmamız lazım. İşte biz işçi eğitimi konusunu ne dersek...
Nasıl lazım kısımlarını çok seviyorum.
İşçi eğitimi konusunu çok sevmiyoruz aslında galiba. İşçi eğitimi mesela çok önemli bir konu. Yani çok üzerinde düşünülmesi, kafada yorulması, akreditasyon konusu çok önemli konular bunlar.
Ya abi çok güzel bir noktaya değindin bu eğitimle ilgili olarak. Geçen gün bir sohbet... Seyreliyorum. Bir siyasinin yurt dışına gitmiş. Ismini vermeyeyim. Iıı orada yaşayan bir Türk kızıyla tanışıyor. Iıı o profille bir kıza baktığın zaman Türkiye'de yüz kişiyle konuşsan aynı tipte kızla hepsi üniversite mezundur. Ama hepsi iş arıyordur, şunu arıyordur, bunu dur. O kıza sordu ne iş yapıyorsun diye meslek lisesi mezunu abi. Ve araba tamirciliğinde Araba montaj hattında çalışıyor. Şimdi o bakımdan çünkü ne? Burada konuştuğumuz konu gibi ihtiyaçları yönelik olarak kimi ne şekilde eğiteceğini planlayıp programlayabiliyorsan senin dediğin gibi belki de işsizlikle baş etmek için çok daha ileri veya çok çabuk yolla alabilirsin. Ah vah diye kafanı taşlara vurup da biz ne olduk, ne herhalde geldik diye düşünmek yerine böyle bir çıkış yolu...
Çok güzel bir yer şey açtım. Bence bir programda biz bunu konuşalım. Geçen sene ekonomisti hafta kapağında şunu kullandı. Bir baret inşaat işçisi, bareti üstünde kral taçı. Yani taçlandırılmış. Yani artık işçi kral olmuş diyor. Ve bu bizim hep... Söylendiğimiz, üzüldüğümüz, işte ara eleman yok, herkes çocuğunu beğendi, doktor yapmak istiyor ama kimse işte hasta bakıcı veya bir şey yapmak istemiyor, bir fikir olmak istemiyor diye. Bu aslında tüm dünyanın sorunu. Biz tabii biraz da belki nüfusumuz fazla olduğu için veya biraz daha bu konulara daha şey baktığımızdan neyse hani bizi onlar diye gitmeyelim ama bütün dünyanın... Bence bunu konuşmamız lazım. Tüm dünyada bunu konuşuyor.
Çıplaklıkların ilgi azalmış bu arada. Artık ilgi çıplaklıkların ilgi azalmış dünya çapında. Pandemiden sonra çok zorluk yaşadıklarını gördükleri için galiba.
O başka bir konu. O ayrı bir konu. Bir de mesela şöyle örnekler var. Biz inşaat sektöründe biliyorsunuz kaynakçının, vinç hoparı töreninin artık bir inşaat mühendisinin çok üstünde ücretler aldığını biliyoruz. Tekrar tekrar diyorum yani... Ekonomiste o sayısını okudum. Baktım ki zaten inşaat üzerinden gitmiş hani inşaatçısının bareti üzerinden. Bu dünyanın da bir problemi.
Evet.
Ara eleman konusu. Bunu bence büyük bir bölümde mutlaka konuşalım. Ama tabii biz hep daha çok teknolojiye fayda zeka konuşuyoruz. Eee onu nasıl birbirine şey yaparız bilmiyorum ama bence bu sektörün önemini konuşması gerekiyor.
Bir yol bularız.
Peki.
O zaman o zaman Bu sorularımı şöyle bırakayım. Belki de bize daha geniş bir çerçeve perspektifsel sonuçlandırırsan konuşmanı. Bu modüler inşaat geleceğin de standart olacak mı?
Bu yönde yani gözlemler bu yönde göstergeler bunu gösteriyor. Şu an itibariyle konuşuyorlar. Her şeyi belki şu an itibariyle şey ifade edeceğim.
23 Eylül 2025 saat 13.46 itibariyle diyebiliyorsunuz.
Daha önce çekip daha sonra koyuyoruz. Aslında yani bir ay çalışıyoruz. Bir ay sonra yayına sokuyoruz. Çekimi yapıyoruz. Bir ay sonra da yayına sokuyoruz.
Peder Bey, Peder Bey mecburen.
Yani demek ki bunu biz Ekim sonunda alır isek bizim aslında bu çalışmaya başladığımız Ağustos gibi bir şey oluyor. Öyle de...
Çoktan şey güncel dışına çıktık bile.
Evet, evet aynen, aynen. Şimdi dünya genelinde şöyle bir şey var. Modüler pazarın 2030... Kadar ııı iki kat büyümesi bekleniyor ki benim öngörüm bunun da hafta fazla olacağı şeklinde. Çünkü bir sürü avantajını burada konuştuk, şey yaptık. Iıı ya bir kere ekonomik olarak yani her zaman işte zaman ve para üzerinden gideceğimiz için zaman ve parayı kazandıran bir şey yaptığınızda evet ilk yatırım maliyeti yüksek olacak ama onu işte birbirini tekrar eden yapılar yaptığınız zaman o ilk yatırım maliyetinde çok kaldıracağın çıkaracağın.
Yani ilk ilk bir şeye başlamak her yerde her zaman zor. Yani spor yapmaya başladığı zaman ilk ısınma birkaç dakika bile çok zor.
Kesinlikle. İşte onun getirisi doğru hesap edildiğinde bence bu yatırımcılar bu işe girmeye başlayacaklar diye düşünüyorum. Anladım. Eee sürüde evlilik baskısı işte karbon salınım hedefi şehirleşmesindeki artış akıllı şehirleri konuştuk mesela akıllı şehirlerin içinde tabii ki ağırlıklı modüler yapılar olacak artık. Eee ama şu var yani Her zaman biz her podcastimizde bunu söylüyoruz. Tek standart çözüm olmayacak. İnsan yine işin içinde olacak. Yani hibrit modeller. Bazı projeler modüler olacak, bazıları geleneksel olacak. Yani yapay zekayı ve teknolojiyi hep tamamen insan dışı bir gelişim olarak düşünmemek, hep hibrit üzerinden düşünmek lazım. Bu işin zaten ana felsefesi. Bence şehirlerimiz modüler sisteme... Nasıl hazırlanmalı? Bu soru üzerine daha çok kafa yormalıyız diye düşünüyorum. Çünkü benim notlarım bu kadar.
Tamam. Ben yeterince aydınlandım.
Umarım dinleyicilerimiz sevinmişlerdir.
Bugünlük herhalde bu kadar yeterli konuştuklarımız. Çok teşekkürler. Bütün dinleyicilerimize şeref verdiniz. İnşallah eğlenmesinizdir.
Diğer bölümde yine buluşmak dileğiyle bizim 5 soru 5 cevap konseptinde.
Görüşmek üzere. İyi günler.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






