What is "Digital Transformation"? Why do we need it? How does a company undertake this task?

In this Turkish‑language podcast episode, host Cem Kafadar leads a free‑form conversation with guest Cihan Değer and co‑host Haluk about what digital transformation really means for construction firms. The participants argue that digital transformation is fundamentally a cultural shift, not merely a technical upgrade. Technology—ERP, AI, project‑management tools—acts as an accelerator, but lasting change depends on people adopting new ways of working. They discuss the human resistance to change, the need for minimal‑energy (habit‑breaking) approaches, and the importance of clear metaphors to convey ideas. The dialogue moves to practical implementation: forming cross‑functional pilot teams, testing solutions in a “laboratory” environment, then scaling them while managing user experience, feedback loops, and training. Organizational implications are explored, including new roles, leadership, and the reshaping of job functions as AI takes over routine data‑entry tasks. Security and digital resilience are highlighted as critical, with concerns about data leakage, AI‑driven cyber‑attacks, and the need for board‑level governance. The conversation ends with reflections on scalability, future interview questions about digital tools, and a light‑hearted wrap‑up.
Chapters
Merhabalar, Dijital Tuğla'da bugün bir konuğumuz var. Benim çok sevgili dostum, eski arkadaşım Cihan Değer. Neden Cihan Değer? Cihan Değer kimdir? Onları anlatacağım ama en çok beni... Cihan'la bugün bir araya gelmemizi heyecanlandıran konu şu. Biz işte Haluk'la herhalde 30'a yakın dijital tuğla podcast'i çektik. Bu podcast'lerde bu işin nasıl olacağını, yapay zekanın inşaat sektörüne nasıl gireceğini, projelerde nasıl kullanılacağını anlatıyoruz. Yurt dışındaki örneklerini anlatıyoruz. Ama bugün Cihan'ı buraya çağırmamızın nedeni Türkiye'de bu işin uygulanmış olması. Cihan şu anda geçmişte uzun yıllar dijital dönüşüm üzerine Rönesans'ta görev aldı ve şu anda da Sera yapıda dijital dönüşüm koordinatörü. Yani anlattıklarımız aslında ey dinleyecek havada kalmıyor. Bunlar Türkiye'de bir şekilde uygulanıyor. İşte canlı uygulayan mühendisi de burada buluk ettik. Benim kafamda şey buydu çünkü bir sürü insan aman ya daha ne yapay zeka. Bir kısım insanlara eyvahlar olsun biz mahvolduk bittik diyorlar bir ya da bir kısım insanla ya bizim sektör yapay zekayı kaldırmaz şöyle böyle tonunda. Yani bunun ortasında yaklaşmıyoruz ki ortasında yaklaşmalıyız. Evet Halukçum sen ne diyorsun? Cihazı ben böyle kısaca bir şey yaptım, takdim ettim diyeyim. Cihaz zaten şimdi kendini uzun uzun... Rahatımız başladı.
Şimdi tabii Cehennem Bey'in burada bulunmasının bizim açımızdan bugüne kadar antıklarımızı desteklemesi adına şöyle güzel bir yanı var. Belki dünyadaki her şeyi şu anda Türkiye'de birebir yapamıyoruz. Bir anda geçiremiyoruz bunları. Bunlar zaman alacak. Gerek altyapı sorunu gerek insanların alışkanlığı gerek kültürel bir sorun ama en azından Sera bünyesinde bir ya da birkaç kişi bunu dert edilmiş. Bir şey yapalım, kendimizi teknolojiye hazırlayalım veya değişen dünyaya ayak uyduralım. Eğer bunu yapamazsak çok gerilerde kalma ihtimalimiz var diye yola çıkmış ve eee bu bu konuda bir çaba içine girmiş. Bu bakımdan eee Can Bey'in yapmış olduğu veya temsil etmiş olduğu görev bence çok önemli. Eee umarım çok daha ileri gidecektir. Belki önce olacaktır Türkiye'de. Diğerlerine de örnek olacaktır. Ama zaten eee biz soracağımız gıcık sorularla bu işin arka planını zaten anlamaya çalışacağız. Neler oluyor, O yüzden çok konuşmayayım.
O zaman Cihan'cığım önce sen kendini bir anlat. Şey yap ben böyle kısacık girdim ama daha çok tabii Cihan deyince benim için de dostluğumuz arkadaşlığımız var. Senin edebiyata sanata ne kadar ilgi duyduğun, ne kadar içinde olduğun ve beni çok heyecanlandıran konulardan biri de o. Çünkü genelde meslektaşlarımız kısmı sinşaat versen çok fazla böyle sanatla edebiyatla yakınlığı yok. O bakımdan sen benim için daha bir cevherisin. Sen kendini anlat sonra da biz sorularla seni ateşe tutacağız.
Çok teşekkür ederim. İnanın şimdi dinlerken bu ben miyim dedim. Hakikaten çok onur oldum. Çok mutlu oldum. Acaba başka birisin var mı? Çok mutlu oldum.
Şeyi mutfakta birin var. Bir zaman ne meşhur reklamda o.
Hem davetiniz için hem bu sıcak ortam için. Hem bu çok keyif alacağımdan emin olduğum bu sohbet için çok teşekkür ederim önce. Cem abinin de söylediği gibi ben resimle de ilgileniyorum. Hatta önce resimle ilgilenmeye başladım aslında. Elime kalem geçer geçmez ilk yaptığım şey resim yapmaktı. Arkasından biraz öykü yazmak geldi. İlkokul yıllarından falan bahsediyorum. Derken üniversitede mühendisliği seçtim. İnşaat mühendisi oldum. O da isteyerek seçtiğim bir şeydi, bölümdü. İnşaat mühendisiyle beraber Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi orada okudum. Tabii hep sanatı bir şekilde işin içerisinde tuttum. Hem tüketim anlamında hem üretim anlamında ona da yer vermek istedim. Bir tarafta mühendislik, bir tarafta resim, müzik, öykü. Bir dönem işin içerisine koçluğu da kattım. Pandemiden hemen önce, 2018 sonu 2019 başı koçluk eğitimini aldım. Bunların hepsini... Steve Jobs'ın bir şeyi vardı. Connecting Dots diye bir konuşması vardı aslında farkında olmadan. Onu izledikten sonra biraz daha bilinçli olarak onu da yapmaya gayret gösteriyorum açıkçası. İş hayatımda da çok uzun yıllar Rönesans'ta çalıştım. Rönesans'ta asıl görevim proje yönetimi, teknik ofis yönetimi, proje yönetimi, yurt dışı finansman gibi konulardı. Çevresel sosyal konular, yurt dışı finansman. Fakat hep bunların paralelinde dijital dönüşümü de özellikle Rönesans'taki son... 2007'de girdim ben Rönesans'a. 2024'te ayrıldım. Son 10 yılında, 9-10 yılında da hep böyle mevcut süreçleri acaba dijitalleştirsek... Nasıl daha hızlı yaparız? Çünkü şey oluyor, şu oluyor aslında. Genel olarak böyle tabloya biraz uzaktan bakınca genelde insanla çalışanlar datayı toplamaya uğraşıyor. Zamanlarının yüzde seksenini o datayı toplamaya harcıyor. Harcamak zorunda kalıyor çünkü. Hele bir de inşaat projelerinde, inşaat şirketlerinde, farklı coğrafyalarda, farklı kültürlerde, değişik değişik, farklı hukuki altyapılara dayanan farklı şeyler var. Şantiyeler var. Bunların hepsinin datası, verisi. Bunların hepsini konsol edelim dediğimiz zaman ne oluyor? Bu dataları falan toplamak baya vakit alıyor. Ama her şeyde bir zaman çerçevesi de var. Bu zaman çerçevesine sığdırmak için de due date belli. Ne oluyor? Geriye kalan yüzde onluk zamanda da bu datayı anla, değerlendir, analiz et, karar ver. O yüzden hep aklımda şey vardı onlara da bu anlamda da bana imkan sağladı şirket. O anlamda da çok mutluyum. 2015 yılında, 2016 yılında bütçeleri dijital takip etmek üzerine, otomatik takip etmek üzerine, canlı bir şekilde takip etmek üzerine o work breakdown structure'da yaklaşık 2000-3000 satırlık bir kırılımda ERP sisteminden gerçekleşmeleri otomatik çekerek kalanları hesaplayarak o yıllarda başladım. Bunlar ama dediğim gibi şeydi arkasından bir sahayı dijitalleştirdik. Sahadaki kaliteyle ilgili, ESG ile ilgili dataları collect etme. Mobil application üzerinden fotoğraflarla Taşımları da sisteme dahil ederek onları anında bir NCR mesela uygunsuzluğu gerek kalite olsun gerek İSG olsun böyle bir sistem kurduk. Yine bizim geçmişteki işlerden projelerden birinde kalabalık bir ekiptik. Sayıca da çok fazla taşeron vardı. Yani işte sahada gözlemi yap ondan sonra not al ofise geç ofiste e-mail yaz e-mail ile gönder taşeron bunu görecek aksiyon alacak. Nayesini dijitalleştirdik. Çok da ciddi bir şey oldu. Verim oldu. Hem uygunsuzluk tespitinde hem de uygunsuzlukların kapatılma hızında çok ciddi artışlar oldu. İşte derken puantaj, haftalık rapor, raporlama derken Serada da benzer bir şekilde devam ediyor. Şu anda Seradayım. Rönesans'tan sonra Seraya geçtim. Burada da benzer bir şekilde devam ediyor. Burada biraz daha ileri götürdük işi. Bir yandan hem mevcut ERP sisteminin daha geniş bir çerçevede, daha teknolojik bir şekilde güncellenmesi ve bir yandan da yapay zekayı süreçlerin içerisine katmak gibi çalışmalarımız. Devam ediyor. Benim kısaca böyle. Tabii konu şey olunca, dijital tool olunca ben şimdi dijital taraflarından bahsettim biraz.
Tabii tabii zaten onları konuşacağız. Peki yani bu dijital dönüşümün odağı ne olmalı? Yani ben hemen bir derim bana sorsaydın bu soruyu. Veri veri olmalı. Çünkü veri yanlış olursa işte her şey başka başka şekle gelir falan ama senin için de yani nereye odaklanmalı dijital dönüşüm ağırlıklı olarak?
Ben hep dijital dönüşüme insan projesi olarak baktım. Çünkü baktığımızda son yıllarda özellikle yapay zekanın nasıl hızlı değiştiği, dönüştüğü ortada. Yani teknolojinin de ne kadar hızlı değiştiği ortada. Yapay zeka da öyle. Ama insan çok çok çok eskiden beri aynı. Bir mindset değişiyor, yaklaşımlar değişiyor, bakış açısı değişiyor, felsefe çıkıyor, bilim çıkıyor, insanların yaklaşımları, iş yapış şekilleri gelişiyor ama bu gelişim teknoloji kadar hızlı olmuyor. Bir de şu var, bu teknolojiyi kullanacak olan, en başta kuracak olan, karar verecek olan, kuracak olan, test edecek olan... Uygulayacak olan, sahiplenecek olan da insan olduğu için ben hep dijital dönüşüm projelerine insan odaklı, insan öncelikli olarak yaklaşıyorum.
Bizim de çok doğrusu. Abi buradan kaldığın yerden sazı ben alayım şöyle devam edeyim o zaman soruyu birazcık daha çekerek uzatayım şöyle. Kimlik tabii cami inandıkları çok güzel. Kendisiyle ilgili kısımlar hem sistemin insanın soruna vermiş olduğu insan odaklı yaklaşımı. O zaman aklına şu geliyor insanın. Bu bir dönüşüm süreci ise ve bunu yaşıyorsak aslında ne tip bir kapsam öngörüyor o zaman Cihan Bey? Kendisi veya işte çalıştığı şirket için veya bu nasıl olabilir? Bunun hakkında ne düşünüyor birazcık? Onu diyelim o zaman. Kapsamı nasıl öngörüyor?
Ben kapsama şöyle bakıyorum. Şimdi bir şirketi aslında şeye benzetiyorum ben, insan vücuduna benzetiyorum. İnsan vücudunda, insan vücudu sadece beyinden ibaret ya da sadece kalpten ibaret, gözden, burundan, kulaktan ibaret değil. Ve bu bütün organların ve uzuvların bir arada senkronize bir çalışmayla... Insan hayatta kalabiliyor. Kesin. Benzer bir yaklaşımı şimdi şirkete uyarladığımızda dijital dönüşümün de yani dijital dönüşümüne şöyle bakarsak hızlandırıyor, verimi arttırıyor, doğruluk kalitesini arttırıyor. Dijital dönüşüme böyle bakarsak dolayısıyla o vücuttaki bütün uzuvları ve organları, bütün departmanları, bütün birimleri işin içerisine almak gerekiyor. Elebi İnşaat şirketlerinden bahsediyorsak az önce konuştuğumuz gibi çeşit çeşit birbirine hiç benzemeyen projeler ve birbirine hiç benzemeyen şantiyeler var. Bunların bir de hepsini kapsayacaksak ki kapsamakt gerekiyor. Bizim dışarıda bırakmak çok doğru olmaz sistemi iyi yönetmek anlamında. Dolayısıyla bütün departmanların, bütün süreçlerinin uçtan uca birbirleriyle birlikte analiz edilmesi, değerlendirilmesi ve iyileştirilmesi ve dijital software, software demeyeyim de platform demeyeyim yani dijital platformlarında da bunların hepsinin bir arada senkronize bir şekilde daha yalın ve daha efektif bir şekilde çalışmasını sağlamak gerekiyor bence.
Bir dijital kültür de önemli değil mi?
Evet.
Yani o kültürü bence en başta nasıl inşa edeceğimizi de hesap etmeliyiz. Çünkü kültür karşılamıyorsa bu dönüşümü, hazır değilse o zaman olmaz. Yani ne diyeyim, çünkü bir insanın... Zayıf beden kıyafet giymesi veya tam tersinin olması gibi. Yani önce yapının, yani o yapıyı da biz kültür diye adlandırıyorum ben.
Tabii ki.
Nasıl olması gerekiyor diye düşünüyorum. Kültürle ilgili şeyleri çözmekte fayda görüyorum. Lütfen devam edin. Araya girdim ama.
Yok çok iyi oldu, oraya da gelecektim. Şimdi şey olarak baktığımızda, hani ölçek anlamında bir şirketin tüm departmanlarını ve birimlerinin almak gerekiyor bir taraftan da. Yani dijital dönüşüm de şey gibi değil. Siz daha iyi bilirsiniz. Hadi bir e-mail ekantı kurayım ya da bir software yükleyeyim de çift tıklayıp açılsın kullanmaya başlayayım gibi de olmuyor bu. Bütün departmanları kapsamak olunca. Burada ne zaman devreye giriyor? İşte dediğiniz gibi insan o en başta konuştuğumuz teknikten öte. Insan devreye giriyor, o kültür devreye giriyor. Kurumun, bir inşaat şirketinin bu dönüşüme aslında bir hazırlık süreci var. Hemen olmuyor. O e-mail'i kullanmak gibi hemen olmuyor. Mesela burada şundan bahsedebilirim. O kültürün oluşturulmasında. Bir defa hem şantiye hem merkez bütün süreçlerin tasarlanması, dizayn edilmesi, yalın bir şekilde. Pratik bir şekilde çok böyle bekleme süreleri olmayacak işe şirkete müşteriye fayda katmayan boşlukların olmayacağı şekilde o süreçlerin tasarlanmış hatta mümkünse bunların çizilmiş prosedürle şirket içerisinde yayınlanmış olması bence must şeyler.
Çok küçük bir şey aklıma geldi. Biz tabii Cihan'la yaratıcı yazarlık atölyesinde, değerli hocamız Murat Hüsrev'in atölyesinde arkadaş olduk. Hedefimizde hep şey yapıyoruz, hikaye yazmaya çalışıyoruz. Şimdi bir şey diyeceğim, Cihan da bunu bilmiyor. Benim bu fikrimden aklına geldi. Benim herhalde bir 15 yıl önce bir masal kitabım yayınlandı. İnşaat masal kitabının hikayesi diye. Ve çok ilginç, bir 23 Nisan projesiydi. İnşaat mühendisliğini nasıl anlatalım? Ve benden böyle iki sayfalık falan bir yazı istediler. Ondan sonra Park Orman'da yapılıyordu proje. Oradaki koordinatör hanımefendi rica etmişti. Ben de insan vücudunun bir yapıya benzediğini, ayaklarımızın temel, şapkamızın, saçlarımızın çatı koruduğunu, iskeletimizin aslında bir yapıdaki gibi kirişlerin kemiklerimiz olduğunu falan diye böyle bir şeyler yazmıştım ondan sonra. Çok ilginç bir şey oldu onu çok beğendiler o öğretmenler. Yani dediler bunu kitaba çevirin velilerinin de hoşuna gitti. Sonra biz orada odadaki iki arkadaşı da eski oda başkan Fısun'la Fımda sağ olsun iki dostumla üçümüz bir arada bunu bir masal formatına şey yaptık. Masal da çok ilginç bir yapı hikayesi dede torununu anlatıyor falan. Dedenin adı da Sedefaya bir böyle saygı duruşlu fevzi dede. Dedik falan böyle enteresan bir şey. 12'de mi 13'te mi ne böyle bir kitap var. Bak şimdi unuttum bir şeyim ama nereye geleceğim bu vücut metaforu insan vücudu metaforunu ben de çok seviyorum. Gerçekten yani insan vücudunun o yapısı ben inşaatla bağlaştırdım. Sen bir şirketi yapısıyla bağlandırdın. Peki şimdi soruya gelelim ben böyle gevezeliği çok iyi kadar. Neyse olmazdı ne bu işin abi yani olmazsa olmaz neler dijital dönüşümde biz başarıya istediğimiz sonuca ulaşmak için mutlaka bu olmalı dediklerin neler?
Bu anlamda ben birincisi otoritenin iradesi ve vizyonu birinci sıraya bunu koyuyorum.
Bu şeye mi ediyor? Kalite belgeleri alıp kendi yönetimin niyeti, dirayeti yazarlar ya aynı ona mı ediyor?
Tam olarak öyle aslında. Çünkü otoritenin iradesi olmazsa, en başta vizyonu olmazsa, vizyonun arkasından iradeyi ortaya koymazsa, o dijital dönüşüm olsun veya yapay zeka geçişi olsun, her neyse, bunu kurumun içerisinde net bir hedef olarak ortaya koyup bunu desteklemediği sürece ve hesap da sormadığı sürece Biraz o zaman yollar daha taşlı oluyor. Yani yollar her zaman taşlı da o zaman daha taşlı oluyor. Diğeri de bu yapay zeka işinde veya dijital dönüşüm süreçlerinde bu işi lead edecek, koordin edecek her neyse takım ya da o sürecin lideri, onun yaklaşımı önemli. Burada bence şöyle birkaç kritik nokta var. O takım ya da kişi diyelim. Hani ikincisi otorite dedik, ikincisi de süreci lead eden lider ya da takım dedik. Bu takımın da sadece teknik, dijital anlamda yani o ERP olsun, çeşitli platformlar olsun ya da... Yapay zeka olsun bunları çok iyi kullanıyor olmasından ziyade o kurumun kültürüne hakim olması, kurumdaki o bahsettiğimiz departmanların hani insan vücuduna benzettiğimiz o işte mali işlerin nasıl bir girdisi var, nasıl bir çıktısı var? Hak ediş departmanının girdisi ne, çıktısı ne? Planlama departmanı ne üretiyor, ne gibi veriler alıyor, hangi departmanlardan alıyor, ürettiklerini nereye gönderiyor. O sinir sistemini bilen bir takım lideri olması gerekiyor. Bununla birlikte tabii şey de çok önemli, onu da eklemek istiyorum. O iletişim kabiliyetleri, ikna... Müzakere gibi kabiliyetler de o yetkinlikler de çok önemli. Şimdi burada ben böyle birkaç sohbette, söyleşte yine bahsetmiştim ama genelde de IT sektöründekiler bana kızıyor. Ben şey diyorum yani bu iş dijital dönüşüm işi IT sektörünün işi değil diyorum. IT'cilerin işi değil diyorum.
Bize de kızsınlar. Niye de herkesle bunu söylüyoruz yani?
Hatta şey diyoruz biz, baylarda söylüyoruz. Tabii.
Değil mi? Değil mi? Öyle oluyor.
Her konuda, tıpta da hukuk konusu, hukukta da hukukun konusu, inşaat da inşaat. Bu bir IT konusu değil.
Değil.
Bu süreci bilenlerin yürüteceği, konunun uzmanlarının yapacağı şey. Tabii. Mesela ERP, SAP süreçleri bir ERP programı olduğu için Burada şey yani bir yazılım olduğu için doğal olarak IT işin içine giriyor. Çünkü yazılımda sıkıntılar oluyor. Bu bir yazılım işi. O zamanlar tabii bilgisayar kullanmayı da yeni yeni öğreniyorduk ve yapıyorduk. Ama şu anda öyle bir durum yok. Yani hiçbir yazılıma ihtiyaç duymadan yapay zekayı inşaat firmanıza entegre edebilirsiniz. İnşaat bizi inşaat konuştuğumuz için orada hukukçuda işte doktorda ben de hep böyle tıpla hukukun bir şey yapıyorum belki ama aynı şekilde yapabilir. Tıkanıldığı noktalarda belki bir destek alınır ama o kadar. Öz bizde yani bir IT'ci gelip sizin şeyinizi dijital dönüşümünüzü yapay zekayı firme entegre edemez. Bu o kadar önemli ki. Ya bu çok yanlış anlaşılan bir konu Cihan.
Evet. Doğru.
Bunu gündeme getirmek.
Şey var Cem abi bilirsin sen de. Sani Bey'in, Sani Şeden'in çok güzel bir sözü var. Bilmediğin işi dijitalleştiremezsindir. Sani Bey'de.
Ya ne kadar güzel demiş.
Özür dilerim.
Ne kadar güzel söylemiş.
Aslında burada bir iki noktayı da ben ekleme yapayım. Bir soru soracağım ama ondan önce birkaç şey sorayım. Biz podcastlerimizde... Belki birinci podcast'ta itibaren hep neyi konuşuyoruz? Bu iş neticede insanla yapılacak bir süreç ve insanın direnci olacak mı olmayacak mı? Veya bu direnç olursa bunu kırmak için veya bunu gevşetmek için veya bu direncin hiç oluşmaması için ne yapılması gerekiyor şirket bünyesinde bireysel bazda? Bunlar çok önemli dediğiniz gibi hem şirkette şirkette liderlik eden kişilerin bu konuya eğilmesi ve bu süreci yönetmesi bu değişim yaratması için seçilen kişilerin de muteber olması çok önemli. Yani sözüne güvenilen.
Bravo.
Bravo.
Çok doğru.
Yaptığı yaptıklarıyla insanları endişeye sevk etmeyen, şüphe uyandırmayan bu şey gibi. Eee hani liderini takip etme. Akut süresi gibi anlatabiliyor muyum? En baştaki adam gidiyor, arkadakiler de görün rahatlığıyla takip edebiliyor gibi. Şimdi en nihayetinde muhakkak şey olacaktır. Direnenler olacak dedim. Işte dijital dönüşümle ilgili şey söylüyoruz. Bir sürü örnek veriyoruz. Ya hani dijital dönüşüme örnek olsun diye mesela bir örnek eee olsun diye şunu söylemem gerekirse malum şirketlerde herkesin işte masraf beyanları vardır. Eskiden ne yaparlardı? Kağıda yazardın, gönderirdin. Ama şimdi diyor ki şirketler dünya çapındaki büyük şirketlerde kardeşim bana bir şey gönderme diyor. Artık senin yaptığın zaten masraflar dijital olarak bir yerlerde kaydoluyor. Bana yaptığın slipleri para gönder şu sisteme yükle ondan sonra bitti gitti işin senden orijinalmiş dangalır onları istemiyorum artık diyor anlatabiliyor muyum? bu şimdi bir dönüşümün küçük parçalarından bir tanesi olarak sayılabilir bunu belki hani dinozor olmuş artık işin dinozor olmuş bir insana bunu yaptırmak çok kolay olmayabilir ama bu değişimi bu dönüşüme liderlik edecek bunu anlatacak kişilerin seçimi gerçekten çok önemli diye düşünüyorum. O yüzden güven yaratan eee şirketlerimizin eee liderliğini kabul ettiği edebileceği insanlarla ve bilgi birikimiyle yetkinliğiyle elbette bu şekilde yola çıkılması ve dönülmesi önemli. IT personeline gelince evet IT personeli muhakkak sistemlerin doğru çalışması sağlıyor ama burada anlattığımız şey zihinsel bir dönüşüm. Yoksa IT insanları gitti insanlara iğne yapıp da bunlar harika kullanmayı öğrenecek diye bir şey yok ya veya matrikteki gibi kafamıza çubuk çubuk da herkes bir anda o jücüsü yapacak duruma gerçek değil. Burada bir aydınlanma olacak ve bu aydınlanmaya yardımcı olacak kişi de gerçekten şirketteki belki de bilgi kişiler olması gerekiyor. Bilgelik yaşla alakalı değil. Yetkinlik ve bilgi birikim ve güvenlikle alakalı. O yüzden de buradan da hemen... Şu sorumu araya sokuşturup edeyim. Şimdi tabii bunları yaparken abi eee Can Bey de çok iyi biliyor. Şirketler böyle acayip hedefler koyuyorlar. Uçuşuyorlar. Şöyle de yapacağız, böyle de yapacağız. O da olacak, bu da olacak. Hatırlar mısınız abi? Bunu defalarca konuştuk. Şirketler nasıl bu işe eee girmeli, nasıl yapmalı falan diye. Şimdi tabii eee bu hedefler sonucunda ortaya bir şey çıkmadığı görülürse veya yavaş yavaş çıktığı görülürse ister istemez bir moral bozulma veya ya kardeşim biz bunu yapamayacağız herhalde veya ulan ne lan bizim etimizde budumuzda dijital dönüşüm de nereden çıktı diye haykıran insanların bir anda çoğaldığını düşünürsen o zaman iş böyle şey gibi bir kitlenmeye veya sonuçsuz kalmaya mahkum oluyor gibi. Ya bu konu hakkında... Nasıl ilerleyeceğiz veya nasıl ilerlemeli şirketler diye düşünüyorum. Topu atıyorum ortaya.
Topu alayım ben önce.
Tamam ortaya attım. Kim böyle ters attı?
Cihan'ın boyu uzun o. Kafayı sıkılamadan vurabilir.
Şimdi şöyle çok güzel bir konu. Gerçekten çok da zorlayıcı bir süreç. Çok da sinsi bir süreç aslında. Çünkü aslında pek çok dijital dönüşüm sürecini baltalayan şeylerden, yaklaşımlardan veya sorunlardan birisi de bu. Fakat bunun içine girdiğimizde fark edemeyebiliyoruz. Evet, evet. Ben de şöyle örnek veriyorum genelde buna. Şimdi biz mevcut durumumuzu tespit ettik. Neredeyiz? A noktasındayız. Baktık, tarttık. B noktasına gidelim dedik. A'dan B'ye gitmek için yola çıktığımızda... Şimdi o işte ERP sistemleri olsun, yapay zeka olsun ya da proje yönetim sistemleri olsun, o mobil applicationlar işte drone'lar falan. Acil muhteşem şeyler var. Bunların ekip olarak ya da kurum olarak kapasitelerini görünce şunu da yapalım, ekstradan bir de bunu yapalım. Bunu yapacaktık ama... Daha iyisini yaparız.
Bu şey gibi kebapça gidince ver abi ver ondayız biz ondayız koymasa ya. Senin bakıyorsun nasıl da onun hiçbirini yiyemiyorsun.
Şimdi Cihan'a kebap deme Cihan. Kebabın en kral memleketinden geliyor.
Evet gazete ödeyeyim ben onu da söyleyeyim.
Ooo! Cihan'a kebap deme.
Kokular burnuma geldi kokular.
Şimdi şey oluyor ya o B noktası C'ye gidiyor, D'ye gidiyor, giderek uzaklaşıyor. Bir de bunun tam tersi de olabiliyor. Şimdi o diğer şeyde, tam tersi durumda da, ya biz B'ye gidelim dedik ama, A ile B arasında bir yere gidelim, orada kalalım, bir başlayalım, bir bakalım. Demir tavında dövülür, ondan sonra duruma bakar, hallederiz. Bence ikisi de çok tehlikeli. Mesela şundan da bu konu açıldığında şöyle de bir örnek veriyorum ben mesela. Buradaki en kritik noktalardan birisi insanın kendi nefsine hakim olması lazım aslında. O kebab örneği de çok uyuşuyor. O yüzden çok sevdim. Programın özelliklerini falan görünce onu da yapalım bunu da yapalım orada bir nefse hakim olmak gerekiyor. Önce ağdan çıktık. Gideceğiz. Bir B'ye gidelim. Orada oturalım, başlayalım.
Ondan sonra.
Aynen bir soluklanalım. Ondan sonrasında sonra yaparız. Eee yani eee bunu işte o takım liderinin bu süreci çok iyi yönetmesi gerekiyor.
Evet. Kesinlikle.
Eee o yüzden takım liderinin eee sonuçta şey gibi. Eee işte bazen kaleci, bazen forward, bazen de hakem gibi. Topun da taca çıkmasını engelleyecek şekilde. Hani işte şey dedik ya, iletişimin kuvvetli olmalı, ikna, toplantı yönetimi de iyi olmalı. Sonuçta bu iş böyle bir collaboration işi. Bir danışmanlık firması ile beraber yapılacak. Belki birkaç tane danışmanla birlikte yapılacak bir şey. O takım liderinin de bu maçı iyi yönetebilmesi lazım. Ne aile bey arasında bir yer, ne de bir heden öte. Böyle A'dan B'ye uçağa kaldırıp sağlıklı bir şekilde.
Evet.
Çünkü hedef koymak gerçekten bir maharet, meziyet. Çünkü niye böyle söylüyorum? Koyduğun hedefe hedef koymak da hani bir sınır gökyüzü sınır diye düşünürsün ama gerçekten ölçeklenebilir veya ölçülebilir bir şey olması lazım hedefinde. Yoksa ütopik bir dünyada yaşamanın evet hedef koydum ama ulan zıkkın bir türlü oraya da ulaşamıyoruz. Amma da hedef koymuşum. Iğne sonradan hayıflanmaktansa dediğiniz gibi B noktasına varabilecek hedefi yani belki bu hep bizim aylardır konuştuğumuz gibi bu dijitalleşme özellikle inşaat sektörünü düşününce tarımla beraber dipte olduğunu düşününce ki iki tarım daha da önde onu da görüyoruz. İnşaat tamamen sürünüyor aşağıda. Işlere uyum sağlamak konusunda aslında küçük adımlarla ve kendinden emin bir şekilde ilerleyebilmek inşaat sektörü için belki de kurtarıcı gibi gözüküyor. Bir anda böyle uçmaya çalışmak yerine ölçeklenebilir, ölçülebilir veya ulaşılabilir hedeflerle dijitalleşme yolculuğuna çıkmak belki de çok daha mantıklı ve akıllıca gözüküyor.
Alo, şimdi şey aklıma geldi bu unutmadan hemen sana böyle canlı yayında söyleyeyim. Biz şeyi konuştuk abi bir programda yakın bir programda AI IT işi değil uzman iş. Bence bunu biz bunu ayrı bir bölüm olarak konuşalım. Yine geçen bir yazı okudum.
Yaz YouTube bunu yayınlamayabilir ha benim işime engel oluyorsun diye.
Evet.
Önce diyor eğer sonra proje yönetimine ERP'yi koyacaksınız. Yani AI aslında yumuşakça bir dijitalleşme kültürünü gösteriyor. Öbür türlü bir yazılım satın alınıp O yazılımla yapmaya kalktığınızda daha çok araba samak var, daha çok sıkıntı var. Ama AI ile hem bunları daha hızlı aşıyorsunuz hem de kuracağınız ERP veya tabii veri açısından ERP mutlaka önemli, ona itirazım yok. Ama AI'yi burada kullanabiliyorsun. Biliyorsun bunu anlatıyordu, çok hoşuma gitti. Bunu da çok iyi oldu Cihan bir şeyin altını çizmiş. Tabii bu edebiyatçılığının sanata olan ilkinden geliyor. Metaforları sevdiğini görüyorum zaten. Yapı insan vücuduna benziyor, yollar taşlı oluyor, biraz daha taşlı oluyor. En son kebap. Şimdi ama ben başka bir şey söyleyeceğim. Geçen yine bir yazıda okudum, çok enteresan. Bu hep konuşulan konular ya, şu anda soru işareti olan. Yapay zeka insan bilincine nasıl erişecek? İşte erişemeyecek şu anda değil mi? Ben bunu konuşuyorum ama kafamın içinde işte yarın sabah yetişeceğim toplantı var veya işte başka şeyler falan. Senin kafanda yine aynı şekilde çocuğun okulu var falan filan. Yani bilincimizde tam şu anda mümkün değil bunun ulaşması. Yazıda şunu söylüyordu ve bence çok akıllıca bir şey. Artık hiç tartışması yok. Metaforlara bakıyormuş Cihan. Senin kullandığın metaforlardan senin bilinçaltına gidiyormuş. Aslında bak kebap Antep. Ben yapay zeka gibi yaptım belki bunu ama anlatabiliyor muyum? Sen şimdi kebabı söyledin yani balık hamsi deseydin Karadeniz belki. Yani tabii bir örnekten bir... Çıkarım yapmak mümkün değil ama yapay zekanın yapmıyor biliyorsun bir sürü örneği getiriyor senin o bölgeden verdiğin örneklerle senin şeyini çıkarabiliyor.
Abi zaten bu zaten lafınızı kestim bu çok belli değil mi? Yani biz chat chipiti uzun yıllardır var ama aktif olarak belki de biz bunu son bir buçuk senedir falan bu kadar yoğun kullanabiliyoruz çünkü geliştirdi kendini. Bu sen eee chat GPT'yle yaptığın sohbetlerde eminim Can Bey de aynısını yakalıyor ama chat GPT'nin bundan bir sene önceye göre bugün yaptığın sohbetlerde senin düşünme sistematini nasıl konuştuğunu hangi cevapları beklediğini tahmin edebilmiyor mu? Bence o muazzam yakalıyor şu anda.
Tabii ki.
Evet.
Ve ben eee tabii kesinlikle.
Her şey artıyor. Tabii çok.
Yani ben bilgisayarında sadece kendi onu kullandığım için benim soru sorma sistematimi tamamen yakalamış vaziyette ve ben bir soru sorduğum zaman özellikle ben eee hukuksal araştırmalarla ilgili sorular soruyorum. Ha bana daha önce şunu da sormuştun. Bak bunu da şuna ekleyerek düşünceye geliştirirsen şuradan şu aradığın konuyu daha iyi yakalayabilirsin diye bana sorular soruyor. Dolayısıyla senin de dediklerini destekler gibi o metaforla hani kebapla hanımefendi birleşsin ya o o bakımdan eee yapay zeka gerçekten Tabii biz bunu altı ay önce konuşurken bile o halen bunlar da olur mu dediğimiz şeylerin hepsi üç ay önce oldu. Şimdi altı ay sonrasını ben gerçekten öngöremiyorum. Eee Can Bey de söyleyeceğini söylesin. Bugün eee Roma'daki arkadaşlarımla görüştüm. Işte Dispute Resolution Board Foundation'ın toplantıları var. Orada yapay zeka ile ilgili tartışmalar olmuş. Yapay zeka eee itiraf gider mahkemelerinden biri olabilir mi, olamaz mı konusu ciddi böyle alevli tartışmalara sebep olmuş. Neyse onu da anlatmak isterim ama evvel akşama çıkıp konuyu bir cevaplama çalışayım.
Çok doğru. Bak şimdi mesela bir metafor da insan vücudu bir yapıya benziyor veya bir yapı insan vücuduna benziyor. Cihan da diyor ki firma bir yapıya benziyor, insan vücuduna benziyor. Şimdi aslında Cihan'la aynı metaforu kullanıyoruz. Nedir bizi orada o metafora getiren? Yapı. Yapı ne? Kiminize inşaat mühendisiyiz abi. Bak şimdi yani anlatabiliyor muyum? İkimizin inşaat mühendisi olmasından gelen bir şey bu. Yani bu tabii çok basit şu an ben hani yapay zeka nasıl bilincimize ulaşır'ı tersten düşününce bunu görüyorum. Ama metaforları yakalayarak senin bilinç altına ulaşma... Çalışmasıları yapılıyormuş bence çok çok mantıklı diye düşünüyorum. Peki şimdi sana en bu tip şeylerde podcastlerde herkese sorduğumuz salıklıkla falan şey yaptığımız çok klişe ama klişe olduğu kadar yine ben senin de görüşünü almak istiyorum. Bu yapay zeka bizim işimizi elimizden alacak mı abi? Diklerini biliyorum ama biz yine seni de duymak istiyorum canım.
Benim yaklaşımım şöyle, yapay zeka işimizi elimizden almayacak. Fakat yapay zekayı daha iyi kullanan birisi işimizi elimizden alabilir.
Yüzey yüz katılıyorum.
Kesinlikle. Kesinlikle Ali.
Tabii şimdi abi burada... Bu sorudan yola çıkarak şeyi demin verdiğim örneğe tekrar geri döneyim veya bu konuya döneyim. Ondan sonra sorum sorayım. Bu demin demiştim ya işte Roma'da bu Dispute Board Resolution Dispute Board Foundation toplantılar yani dünyada işte mahkemelerde ihtilaf süreçlerinde yer alan uzman kişilerin katıldığı bir forum var şu anda Roma'da aktif olarak değerlendiriliyor. Dünyadaki gelişmeler örnek durumlar falan tartışırken platformlardan bir tanesinde işte yapay zeka günün birinde işte bildiğimiz gibi FİDİK sözleşmelerinde genelde nedir vardır? Üç tane hakem vardır. Iıı bu sözleşmelerde ııı şey yaparlar. Iıı ihtilafları ııı hakkaniyetle bir çözüm bulmaya çalıştılar. Günün birinde bu hakemlerden biri acaba yapay zeka olabilir mi konusu tartışılıyor bilgi birikimi olarak. Yani iki tane insan bir tane yapay zeka mesela. Şimdi tabii bu bir alevli böyle tartışmalara sebep olmuş ama burada ııı önemli olan hani Can Bey'in söylediği gibi ııı yapay zekayı kullanmayı bilmeyen insanlar belki de devre dışı kalacak veya geride kalacak diyoruz ya aslında yapay zeka bize muazzam bir böyle süper asistan gibi yanımızda duruyor. Bizim işlerimizi kolaylaştırmak için veya bizi süpermene döndürüyor. Ama kendisi süpermen olmuyor ya da şu anda olmamalı. Çünkü çoğu şey aslında insan yargısının veya insan değerlendirmesinin, belki de içgüdüsünün içinde bulunması gereken süreçler olarak değerlendiriliyor. Ben kendi yaptığım işle ilgili söyleyeyim, işte kontrat yönetimiyle ilgili olarak. Evet gerçekten burada elinde veriler olacak, verilere göre konuşacaksın ama insanın... Makul şeyi var ya görüşü veya şeyi hissiyatı o anda o belirleyici oluyor. Dolayısıyla yapay zekanın bir anda sanki insanların yerini alacakmış gibi böyle esirilen bir rüzgar var. Yapay zekaya geldi işsiz kaldık. Bir kısmında haksızlık yok ya da haksızlık var diyemiyorum. Çünkü bunu da hep konuşuyoruz Cem Hocam'la beraber. Yeni mezun bilgisayar mühendislerinin işlerinin gerçekten çok zor olduğunu görüyoruz. Çünkü şu anki teknolojiyle yapay zeka belki de dört beş yıllık bir bilgisayar mühendisinin yetkinliğine veya kabiliyetine sahip. Dolayısıyla eee adam çay içmiyor, sigara morası vermiyor, uyumuyor, izne çıkmak istemiyor, arıza çıkarmıyor, yaz diyorsun yedi yirmi dört yazıyor kodları. Şimdi bir insan çalıştırmak bir de şey tabii Yani sosyolojik boyut da var iş ve araçtan düşündüğün zaman. Ulan diyor bir tane bilgisayar aldım diyor beş tane adamdan kurtuldum, dırdırımdan kurtuldum diyor. Anlatabiliyor muyum? Yani bu örnekler çoğaltılabilir ama yapay zekanın insan yerine geçip geçmeyecek konusu hala çok böyle ateşli, harlı bir tartışma olarak devam ediyor ama ben de katılıyorum. Yapay zekayı günlük hayatında aktif olarak veya verimli olarak kullanamayan... Mühendis, çalışan her kimse bunlar maalesef bir adım geride kalacaklar gibi. Çünkü eee asimetrik bir avantaj yakalayacak bunu kullanan kullanmayı becerebilen insanlar. Çok öne geçecekler. Belki ulan bu adam da dünyadaki her şeyi biliyor diyorsun ama adam halbuki sağ koluna yapay zekadan yardım alıyor. Aldığı bilgileri çok iyi değerlendiriyor, analiz ediyor ve bunlarla kendini güçlendiriyor. Tabii Bütün bunların bu insan faktörünü düşündüğüm zaman aklıma şu soru geliyor. Ya bir inşaat firması özelinde konuşuruz neticede. Bu forum inşaat firması veya inşaat sektörü üzerine konuşuruz. Yapay zekayı bütün bu süreçlerine entegre edebilmesi için ciddi bir hazırlık yapması gerekiyor. Hem belki de donanımsal hem de mental olarak. Belki de bunları sormam gerekiyor Cihan Bey'e. Siz ne yaptınız diye veya... Bundan sonra daha da ne yapmayı düşünüyorsunuz? Belki birazcık o konularda fikirlerini duymak isteriz.
Olur, tabii memnuniyetle. Katılıyorum bu arada. Ben de yapay zekayı hep bir böyle asistan gibi görüyorum. O asistanı iyi kullanmak gerek. Bir de şöyle bir gerçek de var. Hani inşaat şirketi üzerinde konuşuyoruz. İşin içinde şantiyeler olduğu zaman oradaki bir proje müdürünün her gün... Standart dışı sayıda karar vermesi gerekiyor. Evet.
Evet. Evet.
Ve doğru karar vermesi gerekiyor. Iıı yine kararı verecek olan proje müdürü olmalı. Iıı ben ııı şimdi böyle bir parantez açmış gibi oluyorum ama aklıma geldiği için bunları da paylaşmak istiyorum. Az önce Haluk Bey siz konuşurken. Iıı şu karıştırılmamalı. Bence karar yapay zekaya bırakılmamalı. Inisiyatif karar yapay zekaya bırakılmamalı. Yapay zeka dataları toplamalı, analiz etmeli, bunları anlamlı bir hale getirip karar verecek merciye vermeli. Kurulu, proje müdürü her şeyse o pozisyon neyse kararı o vermeli. Ki ben bu anlamda yapay zekanın o proje müdürünün ya da yöneticinin vereceği kararın hem hızını hem de kalitesini çok ciddi bir şekilde arttıracan düşünüyorum. Bunu parantezin içerisinde söyleyeyim dedim. E tabi şimdi yapay zekaya geçmek için de şimdi agentler var biliyorsunuz yani hani yapay zekayı bir chatbox olarak kullanmak var. Bir de şirketin içerisinde agentler kurmak var. Burada önemli olan Bir de şu önemli, çeşit çeşit bir sürü agentler var, yapay zeka, dil modelleri var. Bunlardan hangisi daha iyi? Olay bu değil bence. Olay, o dil modelinin size soru sorduğunda veya onu çalıştırdığında verdiği çıktığının beslendiği database. O database çok önemli. Oradaki database doğruysa, bilgiler doğruysa, değerli toplu bir şekilde... Dijital olarak arşivlenmişse bu önemli. Hazırlık anlamında sizin soruya da bir yandan da böyle geçiş yapmış olayım. Şeyler önemli, yapay zeka okuryazarlığını kurum içerisinde arttırma önemli.
Evet, evet.
Ve yine bu sohbetin işte 15-20 dakika önce konuştuğumuz gibi. Süreçleri dizayn etmiş bir şekilde onları da yine dijital olarak bir cloud'da ya da şirketin serverında tutmak bunların hem sürecin kendisini, prosedürleri, iş akışlarını tutmak önemli. Çünkü biz ne bekliyoruz aslında yapay zekadan? Şirketin içerisinde bir yapay zeka agent ya da agentler, ajentik yapay zekadan bahsediyorum. Bunları entegre ettiğimizde bu yapay zekanın böyle genel geçer konulara göre değil de o şirket üzerinde, o şirketin kültürüne uygun şekilde, o şirketin iş yapış dinamiklerine, hedeflerine uygun şekilde çalışmasını bekliyoruz. Bunun için nasıl olacak? O yapay zekayı öğrenmesi lazım.
Kesinlikle.
Onun iyi öğrenebileceği bir altyapı kurmak lazım. Dediğim gibi hem bugüne kadar... Hazırlanmış, üretilmiş dataların dijital olarak anlamlı bir şekilde, değerli toplu bir şekilde hazırlanması. Bunun üzerine artı iş süreçlerinin hazırlanması, dizayn edilmesi, tasarlanması. Bunlar şey için tabii, işin teknik tarafı. Diğer taraftan yine en büyük şeyimiz, odağımız insan olduğu için, kültür olduğu için orada da şirket içerisinde... Yapay zeka eğitimleri, yapay zeka okuryazarlığının geliştirilmesine yönelik hem bütçe hem zaman hem de böyle bir takvim, bir schedule planlanmış bir yapılandırılmış bir süreç gerekiyor.
Abi bak şimdi çok ilginç bir şey söyleyeceğim de yapay zeka okuryazarlığı ben bir kere daha mutlu oldum doğru yoldayız çünkü biz bunu 6 ay önce falan konuşmuştuk ya da 6 ayı 7-8 ay önce konuşmuştuk. Hani bir finansal okuryazarlık vardır ya ülkenin ekonomisi çok iyi olmayınca herkes finansal okuryazar oluyor. Biz bu yapay zeka ile ilgili olarak bir yapay zeka okuryazarlığı diye bir şey konuşmuştuk bundan aylar önce. Gerçekten neyse doğru yoldaymışız mutlu oldum.
Estağfurullah estağfurullah ben doğru yoldayım. Sizden üzüldüm.
Konusu daha verdin bize diye düşünüyorum. Şirketler bunu nasıl entegre etmeli? Biz buna benzer çok şey konuştuk ama bence burada bir değil birkaç bölüm bu şirketlerin yapay zekaya entegre edişi. Gözünüzde bunu bu kadar büyütmeyin. Bu bir IT projesi değil. Hemen girişebilirsiniz ve hızlı. Şekilde de yol alabilirsiniz. Aksine her kaybettiğiniz zaman şirketinize zarar ve rekabet gücünüzü kaybettiriyor. Sizi zor duruma düşürüyor. Bunu söylememiz lazım.
Bir de bu zaten bir kere yapılacak şey değil. Bir süreklilik haline gelmesi gereken bir şey.
Yapay zeka yani yapay zeka böyle bir bizim çalışma arkadaşımız gibi bizim aramızda. Biz geçen programda neyi konuştuk? Yapay zeka projemiz. Müdürlüğü olsa biraz esprili bir şekilde bunu söyledik ama aslında öyle. Şimdi ben yol ararken 15 yıl önce navigasyon benim proje müdürüm bana o söylüyor buraya git diyor. Değil mi? Yani proje müdürü demek illaki böyle kellefelli bir amici demek değil. Yani bakınca şimdi şeye gelelim bu güven konusuna. Ben sana böyle cam şey. Sorular sorarım belki en çok herkesin konuştuğu ve merak ettiği aslında çok da konuştuğu şeyleri sorarım ama bence önemli ne kadar güveneceğinizi soracağım fakat yapay zeka aslında bize çok güzel bir şey söylüyor bütün o ekranın altında bir şey var lütfen kontrol edin diyor ilk pandemiye de galiba kontrol edin diyor Geçen Haluk'la da bunu konuşuyorduk. Şimdi ben kontrol olayı benim gerçekten benim çok yormaya başladı. Yani bu benim değil, Silikon Vadisi'ndeki mühendislerde de aynı sıkıntı varmış. Bizim beynimiz evrimsel olarak yaratmak üzerine, yeni buluş üzerine, kontrol üzerine değil. Ve biz ama şu anda yapay zeka ile çalışan insanlar yaratımdan çok kontrol tarafına ağırlık veriyor ve tabii bu beynin... Alışmadığı farklı nöronlarını gereğinden, yani gereğinden demeyelim de daha önce çalıştırdığımızdan daha fazla çalıştırdığımız için de yorgunluk hissediyoruz. Bu tekrar diyorum yani Silikon Vadisi'ndeki mühendislerin açıklamaları ve onun üzerine de nöronotların bu söylediklerine karşı verdikleri yorum. Peki sen ne diyorsun şimdi abi bu ne kadar güvenilir mi? Yani bu güven konusunda ayrı bir şey. Halüsinasyonlar evet. Şimdi ben 5.5 GPT Thinking kullanıyorum mesela. İnsanın da güzel, onda da sorun yok. Ben daha Thinkingçiyim galiba. Şeyi diyeceğim yani, halüsinasyonları büyük ölçüde kesmiş de olsa hala bir şeyler var. İşte sen gelmeden Haluk Bey'le konuştuk. Ben diyor buna sinirleniyorum diyor, şey yapıyorum diyor. Yani hala daha tam kıvamında değil. Ne diyorsun abi bunun için? Için şeyin hele ki bir de kapalı bir ortamda bir inşaat firması içinde bu yapılmış çalışmalarda işler biraz daha karışıyor diye düşünüyorum.
Duru bana değil mi? Haluk Bey değil. Yanlış anlamadım.
Yok ben ben seni soruyorum.
Cihan sana. Iıı Cihan sana yo yo.
Iıı tamam tamam.
İntegre edeceğiz diye Haluk'ta bir şey yapalım.
Ben pas dedim. Ben pas dedim. Soru benimle alakalı değil.
Bir aylık bana çok kontrol et abi diye ben de artık yoruldum bu kadar kontrol etmekten diyorum. Onun esprisini biraz önce şey yaptım.
Evet. Şimdi aslında az önceki konu da çok bağlantılı bir konu. Yapay zeka o dil modelinin besleneceği database'in bir defa güvenilir bir database olması lazım. Onun yapay zeka geçişi öncesi onun cloud ya da şirketin server'ı... Kurularında iyi bir şekilde doğru verilerin oraya yerleştirilmesi lazım. Ha bir de şey de yapmak lazım aslında şimdi aklıma geldi. Az önceki Haluk Bey'in sorusuna ııı belki ııı artı ekstra bir cevap ııı hani yapay zeka geçişi öncesi neler hazırlanmalı diye böyle ayağımıza takılacak şeyleri de ııı yapay zekanın halüsinasyon görmesine sebep olacak. Dataları da aslında bir elemek gerekiyor. Bir aradan çıkarmak gerekiyor. Şimdi dataya güvenmek okey. Yapay zekanı ya açtığımız şirket içindeki yapay zeka agentini açtığımız dataya güvendiğimizi kabul edelim. Ama halüsinasyon görebilir mi? Görebilir. Onun için de ben şöyle düşünüyorum. Her departman için belki farklı farklı agentler. Yani mesela bir... Örnek veriyorum, IT konularıyla ilgilenen bir yapay zeka agent kurduk diyelim ki şirketin içerisinde. IT'nin yükünü alsın diye. Genelde çünkü şu tarz konular için bile IT aranıyor. Maillerime giremiyorum veya ortağa bağlanamıyorum. Şu programın lisansı doldu, benden şifre istiyor. VPN'e nasıl bağlanacağım? Böyle bir sürü ya da malzeme talep edeceğim gibi bir sürü şeyler oluyor. IT ile şirket çalışanlar arasında bir soru cevap şeklinde ya da e-mail üzerine ya da telefonla geçen şeyler oluyor. Diyelim ki buraya biz bir yapay zeka agenti yerleştirdik. Bu yapay zeka agenti sadece IT'nin bu alanıyla, bu konusuyla çerçevenendirilmesi, sınırlandırılması gerek bence. Bir taraftan aynı agenta biz örnek veriyorum taşırım hak ediş konusu... Kontrolünü açarsak, şimdi burada başka şeyler, ııı datalar, öbür tarafta başka datalar. Iıı dolayısıyla biz burada yapay zekanın ııı halüsinasyon görmesine sebep olabiliriz. Iıı dediğim gibi ııı Cem Abi'nin de sorusuna cevaben ııı hem ııı yapay zeka öncesi database'i bir temizlemek, elden geçirmek, database'in güvenilir olduğundan emin olmak, ikinci Üçüncüsü de o agentları bölerek yerleştirmek. Hadi bir tane yapay zekalı alalım, her şeyi soralım ona. Böyle olmaması lazım bence.
Onun adı chat GPT zaten.
O da chat GPT.
Akşam ne yemek yapayım?
Aslında tabii şimdi buna giriyoruz ama ben genel ortalamaya bakıyorum. Zaman insanların hani bu yapay zeka ile ilgili bu modülleri nasıl kullandığına biz tabii birazcık daha nasıl olması gerektiğini anlatıyoruz ama genel kullanıma baktığın zaman işte bugün ne giyeyim? Sence bu ilacı alabilir miyim? Işte bugün hava nasıl olacak? Iıı köpeğim acaba şunu yer mi? Iıı türü şeyler soruluyor. Eee bu kötü değil. Kötü değil ama hani ne bekliyorsun? Çok Bu şeye benziyor. Çok daha kapasitesi yüksek olan bir şeyden çok az bir verimli cevap almaya benziyor. Çünkü eee gerçi bunu soran insanın da daha fazlasını belki ihtiyacı da olmayabilir kardeşim. Ben zaten hayatımı yaşıyorum. Yapay zeka olsa ne olur, olmasa ne olur. Ben eee Google'da on tane sayfa açıp aramak yerine zaten küçük araştırmalar için kullanıyorum diyen insanlar için de çok tatmin edici geliyor olabilir bu sorgular ama şey ama bu bu şey konusu verinin yapılandırılma konusu zaten bu işin belki de mağması yani merkezi çünkü hep konuşuyoruz ya bu yapay zeka hayatımıza girdiğimizden girdiğinden beri verinin ne kadar sağlıklı güvenilir olduğu ne kadar böyle içinde Türkçesini tam bulamadım. Bayas olmayan yani bir yana çekilmemiş olması çok önemli. Çünkü aksi takdirde sürekli eğitildiği şekilde cevaplar verebilecek halde olabilir. Bunu bir örnek vermiştik hatırlıyorsan abi podcastlerden bir tanesinde. İşte insan kaynakları modülüyle ilgili bir... Yapay zeka modülü de çalışıyorsun ve oraya mesela veri eğitirken ten rengi rezervasyonu koymuşlar. İşte ten renginin araştırma yapıyorsun diyelim ki veri tabanını insanlar arıyorsun. Ten rengi siyah olanları getirmiyor sana. Ten rengi işte ne bileyim sarı olanları getirmiyor. Anlatabiliyor muyum? Eee verinin verinin eğitimi şirketin bu tabii şirketler üzerine düşündüğümüz zaman verinin ne kadar sağlıklı olduğu çok önemli. Bu işte ön çalışmalarda söylediğimiz zaman hatta demin söylediğiniz şey de aslında benim soracağım soruyu da cevap verdi. Hani neyi incelemek gerekir şirketlerin bu yapay zeka geçişini incelemek için şirketlerin yapay zekaya kendilerini hazırlarken işte ne bileyim insanlar çok önemli, veri çok önemli, sonra dil modelleri önemli. Işte ne bileyim belki bölümlere göre veya verimliğe göre fonksiyona göre agentlerin geliştirmesi önemli. Dolayısıyla ben sorunu sormadan geri çekiyorum Hakim Bey.
O zaman ben soruyu sorayım.
Sen de sor.
Ben geri çekildim. Kafama çok da takıldı bugün Cihan'ın bu. Takıldı değil zaten düşündüğüm bir şey gündeme getirdiği için. IT işi değil insan işidir, bilgi değil uzman diyelim onun işidir diye. Biraz bunu açsana ya, niye biz bunu teknik olarak ele almayacağız? Hazır seni hem bulmuşken, çünkü şimdi ben Cihan'ın olması şöyle çok hoşuma gitti, ikimizin dışında bir ses ve bizi birazcık doğruluyor. Belki bazı yerlerde bize eleştiri getirebilir ama başka bir sesten de. Ben bunu biraz dinlemek istiyorum. Neden teknik olarak ele almamalıyız? Yani daha başka boyutlarıyla bakmalıyız buna.
Çünkü konu aslında kültürel bir dönüşüm. Burada dijital dönüşüm olsun. Şimdi şöyle de bakmak lazım aslında. Dijital dönüşüm yapay zeka destekli olabilir, yapay zeka destekli olmadan da yapılabilir. Böyle de bir gerçek var. Ama yapay zekalı olsun ya da ERP sistemleri, proje yönetim sistemleri, diğer uygulamalarla bir dijital dönüşüme baktığımızda konu aslında kültürel bir dönüşüm. Teknoloji bu işin hızlandırıcısı. O dijital tırnak içinde dijital dediğimiz teknoloji. Bir hızlandırıcı gibi. Fakat asıl şey lokomotif, asıl faydayı ortaya koyacak olan şey oradaki kültür. Oradaki çalışanların, oradaki ekibin bu işi nasıl ele alacağı, içselleştirmesi, onları günlük... Yaşantılara getirmesi yani iş anlamındaki günlük yaşantılara getirmesi işlerinin bir parçası yapması şimdi şöyle şeyler oluyor eminim sizde görmüşsünüzdür yani bu işle ilgilenen herkes de görmüştür ve bir yerde bakıyoruz çok güzel vaatlerle bir software görüyoruz bir platform görüyoruz bir bir proje görüyoruz, bir dijital dönüşüm projesi görüyoruz. Hadi bunu uygulansın, hadi bunu uygulayalım, bir bakalım dendiğinde o işin içerisinde gerçekten o platformdan fayda sağlayacak, onun iş yapış şekillerine içselleştirecek kişiler o işin içerisinde olmadığı zaman konu sadece teknik olarak yaklaşıldığında bu iş... Çalışmıyor. Çünkü az önce Haluk Bey de bahsetti. Burada bir direnç var. Neden? Çünkü dijital dönüşüm olduğunda o şirketin içerisindeki herkes hemen hemen herkes mevcut iş yapış şeklini değiştirecek. Bu da ne oluyor aslında? Şöyle bir şey var ya beynin canlı tutmak için şey derler mesela işte evden işe her zaman gittiğin yoldan gitme bazen farklı yollardan git neden o zaman ha şaşırt derler ne oluyor o zaman zaten konu şeyden çıkıyor otomatik pilottan çıkıyor biraz daha şeye geliyor prefrontal kortekse geliyor mantık yürütmeye geliyor beyin orada dışarıdaki datayı alıyor analiz ediyor ve aksiyonu dönüştürüyor. Şimdi dijital dönüşüm deyince aynı operasyonu şirkette çalışan herkese yapmış oluyoruz. Yani herkese aynı anda diyoruz ki bugün akşam işten eve giderken her zamanki gittiğin yoldan gitme. Başka bir yoldan git demiş oluyoruz. Eee şimdi beyin de yapı itibariyle ne istiyor aslında? Minimum enerji harcamak istiyor. Ben bugüne kadar bu işi böyle yapıyordum. Bundan sonra böyle sonucumu alıyordum. Ben buna razıyım. Ben böyle. Bana dokunmayın diyor. Yani çok benzer bence. Yine şimdi Cem abi metafor ııı yapıyorsun diyecek.
Vallahi artık sen düşün oğlum. Yapay zeka bilinç altına sızıyor. Sabah bakmışsın yapay zeka Cem bu akşam Rüyanda gördüğün arkadaşlar değildi gibi biliyorum da karşıma çıkabilir mi ya?
Abi bu çok doğru camiye dedi çünkü bütün evren minimum enerji düzeyine göre tasarlanmış veya yaratılmış. Onun için gezegenler yuvarlak ve stabil duruyor. Onun için şeyler göktaşları saçma sapan yerlerde geziniyor. Çünkü enerjisini minimum indirmek düşürmek için bir yere çarpmak zorunda. Anlatabiliyor muyum? İnsan doğası da böyle. Niye oturmayı tercih ediyoruz? Çünkü enerji harcamıyorsun.
Çünkü Haluk en büyük güdümüz hayatta kalma. Enerjiyi harcamadığın zaman hayatta kalma devam ediyor. O enerjiyi harcayınca hayatta kalmayla ilgili bir tehdit olarak görüyor onu. Kesinlikle.
Şimdi...
Bu plakada ölmeyeyim ben dur oturayım biraz dinleneyim fark ettim.
Bir nefesleneyim Emel abi diyor. Şimdi hani dedik ya kültürel kültürel bir dönüşümdür bu diye. Şimdi senle bence abi çıkıp gitsek desek ki şuradan çıkıp Türkiye'deki on tane büyük inşaat şirketine gitsek ve desek ki biz yapay zeka konusunda danışmanlık eğitimi veriyoruz ve şirketlerin nasıl yapay zekaya uyum sağlaması gerektiğini herkese anlatıyoruz. Böylece şirketimiz bir aydınlanma yaşıyor. Diye kapıdan içeri girmeye çalışsak ben alacağımız cevabı söyleyeyim mi sana? I.T. müdürlük bey orada mı? Onu bir gönderelim. Anlatabiliyor muyum? Yani şey çok önemli. Eee gerçekten şirketlerin de bunu ne şekilde gördüğü, bunu ne şekilde anladığı çok önemli. Can Bey'in söyledikleri çok doğru. Dolayısıyla eğer şirketler bunu sadece bir I.T. projesi olarak görecekse O zaman 3-5 tane ekipman alıp, bir tane server kurup, programı düzene yazıp, işte herkesi günde 1 saat eğitimi almak olarak görebilir. Buna uyan olur, uymayan olur. Şimdi benim hayatımda program işte primavara kullanmayıp da ben Excel ile çiziyorum, işte bar çarklarla yapıyorum diye direnen insanlarla karşılaşırsın o zaman. Anlatabildim mi? Bu bu bu bu gerçekten önemli. Şirketlerin vizyonu veya şirketlerin bu olayı nasıl gördüğü, nasıl değerlendirmek istediği veya buradan ne kazanç fayda sağlayabileceğini eğer göremeyecekse göremiyorsa o zaman beyhude gibi geliyor bana.
Evet.
Şimdi bak çok pardon Cans ağzından aldığım söz ama proje yönetiminin yıllarca inşaat firmalarında istediği karşılığı bulamaması diyeyim. Altında bunun bir IT projesi, bir yazılım projesi olarak görülmesi var aslında. Maalesef. Çok basit. Ben bütün eğitimlerimde gittiğim her yerde şunu söylüyorum. Zaman, maliyet, kalite üçgeni. İsteyen zaman da isten, maliyeti isten, kalitede bitirmek. Bu senin Ankara'ya giderken trenle mi gitmen, uçakla mı gitmen, yediğin yemek her şeyde bunu yaparsın. İstediğin zaman maliyet kalite ve bunu da zaten güdüsel olarak yapıyoruz. Proje yönetimi bu aslında ama araya bir IT'ci arkadaş gelir, bir yazılım girince herkes böyle bir soğuyor, dokunmak istemiyor falan böyle bir proje yönetimi dediğimiz son derece basit. Hayatımızın zaten her anında olan konu bizi yabancılaşıyor. Dava bu. Şu anda yapay zeka da bunu yaşıyor ama Tamam proje yönetimine bir yazılım ilişkisi var onu kabul ediyorum ki bu kadar fazla olmaması lazımdı bu yakınlık. Ama şey yapay zekada bu denli bir yakınlık yok. Yani yapay zekayı bir yazılım IT işi gibi düşünüp bu işe kafa yorup girmeyenler zaman kaybediyor. Ve gücünü kaybediyor. Çünkü öbür giren taraf hızlı ilerliyor. Daha bu yani bugün kaybolan zamanın telafisi daha zor olacak. Proje yönetimindeki gibi değil. Çünkü herkes tam istenilen randımana gelmedi. Ama yapay zekada birçok firma inanılmaz performans gösterecek. Çünkü bu bir insan projesi.
Evet, evet.
Cihan sana veriyorum tekrar. Sen de böyle aslında lazım.
Estağfurullah. Ben de şey Haluk Bey'i de... Seni de desteklemek için. Geçenlerde bir konferansa katılmıştım. O geldi aklıma. Hatta telefondan baktım, fotoğrafını çektim. De bulamadım şimdi hızlıca. Bir konferansta bir görüntü yansıttılar. Bir patika yol yapılmış. Yani bir patikaya, daha doğrusu bir yeşil alana bir yol yapılmış. Yol böyle kavistli bir şekilde. Güzel de bir yol olmuş. Bir yol çizmişler. Fakat insanlar o yoldan yürümemiş, çimlerin üzerinden başka bir patika açmışlar.
Bu çok güzel. Tasarım ile kullanım arasındaki farkı anlatan örnek değil mi bu?
Evet, evet, evet.
Çok güzel bir örnektir.
Şimdi, hani şeyde dedik ya, bilmediğin işi dijitalleştiremezsin demiştik ya, sadece benim sözümü de söyledik. Olaya çok teknik yaklaşınca çok ideal bir... Belki de o yol, evet o yolun öyle kavisli olması belki teknik olarak daha güzel, daha doğru, daha şık duruyor. Doğrusu bu ama insanlar onu kullanmak istemiyor. Mükemmel bir platform tasarladınız, kullanılmadıktan sonra o kişi yine örnek veriyorum işte iş programını yine kendi bildiği usulle yapıyorsa olmamış. Bir de tailor made bir konu aslında, terzi sürülü bir şey. O yüzden hep işin şey noktasındayım. Şimdi, IT'deki bir kişi bu işin sürecin koordinasyonuna geçtiğinde o departmanlarla tek tek konuşmuyor mu? Tabii ki konuşuyor. Şeyi iddia etmiyorum ben. IT dönüyor, kendi bildiği gibi süreci dizayn ediyor, tasarlıyor ve veriyor demiyorum. O da tabii ki konuşuyor ama... O şeyi bilerek konuşmak ayrı. Departmandan ne ürettiklerini, neye ihtiyaçları olduklarını bilerek konuşmak ayrı. Çünkü sonuçta bu da böyle parmaşıklatınca olmuyor. Şöyle bir örnek vereyim buna da, böyle puzzle'ın parçaları gibi. Aslında tek tek böyle puzzle'ın parçalarını işliyoruz, hazırlıyoruz. Günün sonunda o puzzle'ın parçalarını bir araya getirmek lazım. Bunların birbirine çok iyi match etmesi lazım ki o ana tablo çalışır bir şekilde ortaya çıksın. O yüzden bu yaklaşımın temelinde yatan şey budur yani.
Ben şeyi beğendim abi, lafını kestim abi kusura bakma. Saniye Bey'in lafıydı mı o? Bilmiyorsam dijitalleştiremezdim. Ne yaptığını bilmiyorsam. Ben şeyi de çok beğeniyorum. Tabii konu çok alakalı değil ama herhalde Einstein lafı bir konuyu 8 yaşındaki bir çocuğu anlatamıyorsan o konuyu bilmiyorsundur. Herhalde Einstein'ın yanlış hatırlamıyorsam. O yüzden ben hep hayatım boyunca bir şeyi anlatırken tabii sözü meclisten dışarı moronu anlatır gibi anlatmaya çalışıyorum yazarken de. Çünkü en basit anlatımıyla nasıl anlatılabilir onu tercih etmeye çalışıyorum. Burada sorumu sormuyorum tamam. Cemal senin söyleyecek bir şeyin vardı sorumu saklıyorum tamam.
Kısacık bir şey diyeceğim. Şimdi bu az gidilen yol çok gidilen yol. Ölü Örganlar Derneği'nin sonunda da şey vardır o işte bir şairden alıntı şey yapar okur Robin Williams. Az gidilen yolu seçin der. Şimdi unuttum İngiliz şair. Neyse şimdi şey yol inşaatı derse. Aklıma geldi Nadir Yayla hocamız şey demişti şimdi yol inşaatında bir proje yapıyoruz ve topografik olarak doğru bir kestiriliyor orada eğim yüzde yediğinin üzerine çıkmayacak çıkarsa çünkü yolu yapamazsın yani bir şey taş kendisi aşağı düşebilir falan ve o onda da böyle eğimli çeli bir şekilde yolu geçirmen önemli.
Aha. Kestiler.
Ne kesildi? Şey Cem Bey'in.
Cem hocam gitti bir.
Al artık.
Eşya. Abi bir dakika bir dakika bir dakika bir dakika. Yüzde yediden sonra koptun sen. Yüzde yediğinden sonra koptun tekrar.
Yüzde ya evet koptum yazdı tamam. %7 eğimin üstünde olmayacak şekilde zor bir coğrafyada, zor bir topografyada yol projesi yapardık. İşte bunu yapamadığınız anda kalırdınız o dersten falan. Nadir Hoca o zaman bize çok hoş, Nadir Yayla Hoca çok güzel bir şey söyledi. Bizde de köy yollarını yaparken, tabii ben 82, 83'te, 84'te bu dersi almıştım. Muhtemelen Nadir Hoca da 50'li yıllardaki bir anısını anlatıyor. Köy yollarını yaparken eşek salardık. Eşek hangi yoldan gidiyorsa o yol kullanışlıdır.
Peki eşek yüzde ikiden fazla gitmiyor galiba yanlış bilmiyorsam. Yüzde ikiden fazla eğilim gitmiyor.
Eşeğin ne kadar gittiğini bilmiyorum ama hani doğru yolu geçirmek için test sürecinde çok doğru bir şey. Hani tamam biz bu kadar mühendislik biliyoruz. Bunu söyleyen hocamız profesör. Ama o bakalım o insan o yolu nasıl kullanacak? Oradaki o eşek dediğimiz şey sonuçta bir canlı. O canlılığın reaksiyonu senin projen için bir öncül oluyor.
Yüz kez aslında. Yüz kez aslında.
Evet.
Evet.
Biraz önce dediğim bu arayüzden hani o program kimse kullanmaz şeyinde. Belki de şimdi şöyle bir şey söyleyeceğim. Çocuğu tutmak lazım başına. O böyle bilgisayardan kalkmayan, oyuna oynayan bir çocuk o programa nasıl hamleler yapıp nasıl geri bildirimlerde bulunacak? O saf haliyle. Saf halini bir çocuğun o yazılım ve program vereceği dönüş ııı ustam öğrencilerden daha iyi arayüzü almak için olabilirdi dediğini böyle çarpmayacağım. O zaman abi ben şöyle bir soruya ııı geçiyorum Bu organizasyon konusu yani bu dijital dönüşümde nasıl roller, nasıl sorumluluklar olacak? Organizasyon da tahmin ediyorum ciddi biçimde bunlar etkilenecek diye düşünüyorum. Can bu önemli. Evet.
Organizasyonda yapay zekanın... Biraz şey doğru anladım değil mi soruyu? Organizasyonda yapay zekanın konumu gibi doğru anladım değil mi?
Yani hem yapay zekanın konumu hem de o belki organizasyonun içinde bu işlerle ilgili görevlendirilecek kişiler veyahut mevcut insanların bu işe bakışı yani bir organizasyon içi yapıda da bence bir hareket olur. Diye düşünüyorum ama tabi burada sen bu işin yaşayanı olduğun için sana soruyorum. Oradaki roller, sorumluluklar ve bu işi kim sahipleniyor, nasıl oluyor, nasıl gidiyor?
Tamam, şimdi daha iyi anladım. Kurulum aşamasında, dijital dönüşüm kurulum aşamasında organizasyonun içerisinde bir team oluşturmak çok faydalı oluyor. Mümkünse de farklı farklı departmanlardan. Çünkü hani insan bedenini benzettik ya, o her departmana dokunmak istediğimiz için belki her departmandan birer kişi almak çok kalabalık bir takım oluşturabilir ama mümkün olduğunca o dokunacağımız departmanlarla ilgili bilgi sahibi olan kişilerden oluşan bir... Organizasyon bir takım kurmak ve bu takıma da liderlik edecek birini atamak gerekiyor kurum içerisinde. Bu ekiple birlikte süreci ilerletmek, süreci yürütmek gerekiyor. Şimdi devreye aldıktan sonra da canlı sisteme geçtikten sonra da tabii ki orada organizasyonlar da sonuçta iş süreçlerinin bir parçası. Iıı sonuçta o ııı şirketin çalışmasını sağlayan, o dişlilerin dönmesini sağlayan iş süreçleri var. Iş akışları var, iş süreçleri var. Iş yapış şekilleri var. Bu iş yapış şekillerini icra edenler neler? Oradaki organizasyonda görev alan kişiler. Dijital dönüşüm sonrası iş süreçlerinde değişiklik olması muhtemel, çok muhtemel. Hatta Mümkünse de olsun zaten iş süreçlerinde. Biz eski konvansiyonel yöntemle böyle ıslak imzalı yürüttüğümüz bir süreci dijital aktardığımızda tabii ki iş sürecinin değişmesi beklenir. Değişmesi benim şahsi görüşüm bu anlamda bu. Değişmesini isterim ben. İş süreçleri değişiyorsa artık organizasyon da aynı şekilde eskisi gibi kalamaz. Ben şunu hatırlıyorum, bir dönem mesela şeyler vardı, ERP kullanmak için operatörler vardı. ERP'ye data girişi yapan operatörler vardı. Neden aslında? Bu tam olarak dijital dönüşüm ya da ERP kurulumu gerçekleştirilememiş yapılarda oluyor. İşi yürütenler, organizasyon aynı şekilde kalıyor. İnsanlar işi yine... Bildikleri konvansiyonel yöntemle yürütüyorlar ama bu datayı da bir şekilde ERP'de tutmak ve bir noktadan sonra ERP'den devam ettirmek istedikleri zaman o datayı oradan alıp oraya girecek ııı operatörler ııı yerleştiriyorlar. Şimdi ııı kurumun tamamını süreçlerin tamamının içine alacak şekilde bir dijital dönüşüm yapıldığında zaten o süreci yöneten kişi ııı o sistemi kullanacağı için dolayısıyla datayı direkt kaynağından alıp gireceği için orada bir artık ikinci bir kişiye gerek kalmıyor. Organizasyonda kişi sayısı da değişiyor. Yapay zekanın şeye girmesiyle birlikte süreçlere girmesiyle birlikte yine organizasyondan içerisinde değişiklikler farklaşmalar azalmak demiyorum ama rollerin değişmesi oluyor.
Güzel. Şimdi bak, şey, hani kısacık bir şey söyleyeceğim.
Söyle abi.
Şöyle, Cihan bir tane daha şeyini yakaladım senin metaforla ilgili. Başta çok güzel dedin ki yollar taşlı olur, daha da taşlanır. Sonra da az gidilen yol gidilmeyen yol. Yine yol üzerinde de bir şeyim var. Bu biraz da yine inşaatçılığa gidiyor. Yolda çünkü bizim işimiz. Yani ben şöyle bir saat daha devam edersek geceki rüyalarınla ilgili öngörüler de bundan bir şey. Bu arada da diyecekler ki bu da rüyaya çok kafayı takıp demek ki bu gerçek dünyadan biraz uzaklara gitmek istiyor. Herhalde. O yazıyı okuduktan sonra gerçekten ben de böyle algıda seçilip... Oldu. Ona takıldılar. Acaba iş dünyayla ilgili neyin ııı işareti diye. Ama sana bırak.
Ama şey çok önemli. Yani insana ya tabii ki insan olmanın özelliği belki de veya ııı mühendis olmanın getirdiği bir notisyon olabilir. Örneklendirilerek anlatmak doğal olarak geliyor. Ve ııı bu niye önemli? Çünkü insanların kafasında bir şey yaratmasına zorluyorsun. Onu anlarsa öbür tarafı da yakalayabilir diye düşünüyorsun. Bazen hani teşpit hata olmaz diye söylüyoruz. Çok böyle abartılı örnekler de veriyoruz ama bir şeyi örnekleyerek anlatabilmek çok önemli. O bakımdan hani senin metafor diye yakaladıkların, Cihan Bey'in söyledikleri bence bir insanın bugün konuştuklarımızı veya dinleyicilerimizin konuştuklarımızı anlaması adına önemli. Ben şimdi tabii bu dijital dönüşümle ilgili olarak... Çok konuştuk buraya kadar bu saate kadar. Eee bir şeyi merak ediyorum. Bu hani eee Türkçe'de ölçeklendirme deniyor ama bu scalability çok da tam Türkçe'ye de uymuyor ama yapacak bir şey yok. Bu şekilde terminolojilmiş. Evet bunu bunu nasıl eee hayata geçirebilmeli şirketler veya siz ne yaptınız? Yani bir bir pilot olarak başladınız. Sonra bunu büyütebilecek misiniz? Yoksa pilot eee sonra pilot birazcık daha büyüyecek, biraz daha büyüyecek. Çok mu zaman alacak pilotun tamamen gelmesi? Veya pilottan tamamı uğraşmak beklenildiği kadar kolay olacak mı yoksa çok mu baş ağratacak? Birazcık da sanki onlarla ilgili bir şeyler duyarsak, dinleyiciler de heyecanlanabilir. Biz de yapalım hemen diye.
Şimdi pilot projeler aslında şey oluyor, laboratuvar ortamında hayata geçmiş şeyler gibi, mikroorganizmalar gibi. Canlılar gibi oluyor. Pilot projeler. Onun için aslında...
Laboratuvar deyince aklıma geldi hemen. Bir dakika şeyi söyleyeyim. Hani kimlerde vardı? Understand that temperature and pressure diye. Yani her ideal dünyayı anlatırken hep bunu konuları söylerdik. Şimdi bu laboratuvar deyince de hayatta her şey çok güzel olsaydı evet pilot projeleri söylediğimiz gibi olacaktı falan gibi sizinle.
Evet, evet. Tam olarak öyle. Her şey mükemmel. Isısla mükemmel. Hem de süper... Zaten o pilot projenin içinde bulunan kişiler zaten istekli, çok istekliler. Dolayısıyla böyle bir dijital dönüşüm projesinin başarısızlığa uğratabilecek faktörler orada yer almıyor. O laboratuvar şartlarının içerisinde yer almıyor. Laboratuvarda aslında ya da pilot projede test edilen şey işin teknik tarafı oluyor. Teknik olarak o data bu şekilde girilebiliyor mu? Bu girildiği yerden A noktasına, B noktasına, X departmanına oradan da şu rapora bu çıktı diye akıyor mu? O iki farklı departmanlar... Evet, planlı gibi çalışıyor mu? Evet, çalışıyor mu? Bu tamamen konu teknik. Bu yüzden o pilot projelerin başarısını ortaya koyan şey o laboratuvardaki teknik altyapı, teknik bilgi ama... Işi o piloptan çıkartıp kurum genelini yayarken ise daha farklı şeyler ortaya devreye giriyor. Konular devreye giriyor. Mesela bunlardan az önce Cem abi'nin örneğindeki gibi o taş yollardan yüzdekiyle geçme hedefindeki o eşek demiştin değil mi abi? Evet, evet. Onun yürütülmesi gibi. Orada yüz hatta ben de orada... Bir şey yapmıştım desteklemek için araya girmiştim. Use case'lerden bahsetmiştim. Burada pilottan canlıya geçerken use case'ler çok önemli. Kullanıcı deneyimler çok önemli.
Evet, evet, evet.
Bunları tek tek izlemek, incelemek, kullanacak kişilere eğitimler vermek çok önemli. O eğitimlerde eğitime katılanlardan feedback'ler almak çok önemli. Her gelen feedback'i... Gerçekten içselleştirerek, iyi analiz ederek doğru dönüşler yapmak çok önemli. İlla ki hata çıkacak, o hatalara çok hızlı bir şekilde destek vermek, o hataları çok hızlı bir şekilde gidermek önemli. Hataları bu arada noktasal gidermek yerine sistematik bir şekilde, daha geniş bir çerçevede çözmek çok önemli. Bunları örnek verebilirim. Bir de şu var, şöyle bir gerçek de var, o patika örneğinden de bahsetmek gerekirse. Sonuçta ben eğer o dijital dönüşümle ortaya konan proje ya da platform ya da sistem her neyse, bu benim hayatımı kolaylaştırmıyorsa, o patika örneğinde olduğu gibi, yol ne kadar mükemmel olursa olsun, beni bulunduğum yerden gitmek istemiyorum. Istediğim yere daha kısa sürede götürmüyorsa ben o yolu kullanmam. Bunun aynısı aslında o dijital platform ya da yapay zeka her neyse yapmak istediğim şeyi bana daha kısa sürede daha doğru bir şekilde hayatımı kolaylaştırmıyorsa bu şekilde yaptırmıyorsa onu kullanmam zaten. Bu da nelerle oluyor işte? O pilot projede test ettiğimiz teknik olarak güvenilirliğini kanıtladığımız sistemi canlıya geçirirken orada işte bunu kullanacak kişilerle çok sıkı bir iletişimde olmak onların hayatını kolaylaştıracak şekilde user friendly bir şey ortaya koymak gerekiyor bence.
Kesin.
Evet çoğu kafamdaki şeylerin cevaplarını verdiğin canım bilmiyorum Halukçum sende vaziyet nasıl?
Valla şimdi ben de düşünüyorum. Evet kafada sorular... Bitti gibi eee hep aslında belki de ben kendi adıma finali şöyle yapayım. Eee soracağım sorularla ilgili olarak veya işte ne bileyim eee Cihan hocamın eee görüşünü almak adına.
Nasıl?
Hep konuşuyoruz ya güvenlik çok önemli diye veri güvenliği çok önemli dışarıdan sızma olmaması lazım veya içerideki bilginin dışarıya gitmemesi lazım. Veyahut işte benim bilgilerimin benim amacıma uygun olarak bu çerçevede bu sınırlar içinde güven olarak kullanılması için eee mesela siz siz ne yapıyorsunuz? Bilginizi nasıl koruyorsunuz? Yani bizim işte kullanıcı olarak bildiğimiz nedir? Işte virüs programı alırsın. Işte eee firewall'ların açıktır falan filan. Peki gerçekte dijital dönüşüme geçerken eee firmalar bu siber güvenliği nasıl sağlamayı düşünüyorlar? Nasıl hallediyorlar bunu.
Hı hı.
Şimdi ııı bunun sorunu çok yollu Haluk Bey. Iıı çünkü bir de işin bu tarafı var. Hele bir de.
Evet.
Bu çok önemli çünkü. Bu şey gibi mücadelenin mücadelenin koruma altına almak gibi. Çünkü yarattı bu yapay zeka destekli bir değer yaratıyorsun orada. Ve bu değer senin hayatını kolaylaştıracağını düşünüyorsun. Ama şey gibi odanın ortasına buz kütlesi koymuşsun da bir anda eridiğini görüyorsun gibi olmaması lazım. Yani verinin bir yerlere gitmiyor olması lazım. Orada şey gibi, beton gibi duruyor olması lazım.
Evet, evet. Şimdi biz zaten hep beraber yani dijitalleşmede veriye hızlı ulaşılabilirsin diyoruz ya, tabii bu hızlı ulaşılabilme bazı şeyleri de riske atıyor tabii. Burada dijital dayanıklılık, digital resilience, resilience çok şey. Çok kritik bir öneme geçiyor. Burada da yine bu konuya yönetim kurulu mertebesinde organizasyon olarak yaklaşmak gerekiyor. Yani biz bu işi dijitalleştirelim, use case'lere bakalım, canlıyı alalım. Geri kalanını IT bir şekilde halleder gibi değil. Bunların işin büyüklüğüne göre tabii ki farklı coğrafyalarda... Yedeklenmesinden tutun da o sistemlerin dışarıdan erişime çok kontrollü bir şekilde izin verecek derecede ekstra yazılımlarla bunları biz siber güvenliğini arttırıyoruz ve siber saldırılara karşı siber ataklara karşı da daha korumalı hale getiriyoruz. Şimdi bu söyleşi dinleyenler de çok benim bu arada IT sektöründen arkadaşım var.
İşimizi elimizden alacaksın.
Bakış açımı yaklaşım bildikleri için umarım bana kızmazlar. Kızmıyorlardı zaten beni tanıyanlar. Ama yine biz şöyle yaklaşmıyoruz. Biz bunu bir şekilde kuralım, yapalım, halledelim. IT bir şekilde geri kalanını... Çözer. Yani o siber güvenlik tarafını IT bir şekilde halleder gibi bir şeyimiz yok, yaklaşımımız yok. Bunu dediğim gibi olay sadece o yapay zekayı üreten, kuran yazılım firmasıyla anlaşma yapmak ya da o ERP sistemini kuran firmayla sözleşme imzalamak, anlaşma yapmak değil. İşte database'lerin de... Nerede tutulacağına kaybetmemek. O siber güvenlik altyapılarını da sunan çeşit çeşit firmalarla sözleşmeler yapıp çalışmalar yapmaya kadar gidiyor.
Abi şimdi burada çok ilginç bir şey var. Belki yakında okumuşsunuzdur. Basına da çıktı. Şimdi telefondan da tekrar baktım. Bu Cloud'un Mythos diye bir şeyi var. Modülü var ve siber saldırı yapma kabiliyeti var. Ve bunu bunu da açıkladılar. Çok güçlü olarak ifade ediliyor. Telefonda bakarak söylüyorum. Ve siber saldırı yapma kabiliyeti üst seviyede. Şimdi tabii şeyde var, dünya çapında yapay zeka kullanılarak bir sürü yapı... Siber saldırılar falan var ama yapay zekanın tek başına bir saldırı yapma güdüsü veya moduna geçmesi başka bir olay. Yani bir yapay zeka işte ajanı ya da algoritması yaratıyorsun ve bu yakın zamanda yanlış bilmiyorsam bunu bulamadım şimdi ama bir yere de saldırdı galiba ve şey içeri girdi, içeri girdi. Şey yapay zeka eee siber saldırısı olarak. Tamam bulamadım da şimdi vaktimizde kısıtlı ama tabii o yüzden siber güvenlik çok önemli. Yine bu sabah okudum, bu sabah okudum. Amerikalı birisi bundan kaç yıl önce kaybettiği şeyini eee hatırlayamıyor. Coin'lerinin şifresini, bitcoin'in şifresini.
Ben de okudum onu, ben de okudum.
Adam tabii bir şeylerini silmemiş fakat yıllar durumaşıyor. O zaman galiba altı dolara yirmi beş dolara mı ne almış? Altı tane bitcoin'imi ne var? Adamın şu anda bitcoin aşağı yukarı doksan seksen beş doksan bin dolar arasında galiba. Adam kafa yiyecek bulamıyor bulamıyor bulamıyor sonra diyor ki bendeki bu bütün bilgilerimi ben bir Herhalde yine herhalde cloud'un galiba. Oraya yüklüyor ve diyor ki acaba benim şifremi bulabilir misin diyor ve onlarca dosyasını tarıyor adamın sonunda bir yerde bir tane dat uzantılı bir dosyasını buluyor ve oradan büyük ihtimalle senin şifren şu olabilir diye tahmin ediyor ve adamın girdiği şifrede gerçekten kendi yazmış olduğu şifre bilmiyorum abi hiç denk geldim ama Bitcoin şifreleri, o cüzdan şifreleri falan da böyle uzun nümerik rakamlardı. Yani akılda tutman falan mümkün değil. Bunu bir yere yazacaksın, unutacaksın. Hani gömeceksin derler ya, aynı onun gibi. Veya kasaya kaldıracaksın, aynı onun gibi. Ya şimdi adam yerinden de olmuş gibi. Bir anda 400 bin doları oldu falan böyle adamın. Şey, duaları diyor böyle mutluluktan böyle. Adamın sana haberleri var gazete okudun mu? Yani yapay zekanın biz bu programları yapmaya başladığımız zamanki kabiliyetiyle bugünkü arasındaki fark artık şey bile değil yani böyle neydi eksponansyalın Türkçesini bulmaya çalışıyorum neyse yani artış logaritmik ötesinde korkunç bir şekilde gidiyor. Hani hep diyoruz ya bu treni kaçıran daha mümkün değil yetişmesi yani teknoloji devrimlerini konuşuyoruz. Endüstri devrimlerini işte bir iki üç dört yakalandığı bir ucundan bir şekilde ama bu öyle bir devrim ki roketlemiş gidiyor. Bunu yakalayamayanlar gerçekten taş devrinde kalacak falan diye hep söylüyoruz. E şimdi şu olan bitenleri okuyunca gerçekten e insan hem tüyleri ürperiyor hem de bir önce daha hızlı koşmamız lazım. Bu teknolojiyi kaçırmamız lazım diye de hayırlanıyorsun.
Ese bak bu mitos dedin ya bu olayla ilgili Şimdi kaynak şey yapamıyorum ama çok tabii bu yapay zeka ile ilgili videolar izlediğimden bir Amerikalı teknolojist diyorlar artık onlar bir teknoloji öncüsünün öngörüsü var çok enteresan işte Mitostobi şu anda yapay zeka ile ilgili gelinen en ileri noktalardan biri ve şöyle diyor Çin'in bunu yapması için bir 8 ayı var. Yani Çin mitos benzer bir şey ürettiği zaman tabii aynı bu senin dediğin gibi saldırı şeyi de var. Yani bu 8 ay içinde böyle bir şey olacak diyor ki bunu da neye bağlayarak söylediğini bilmiyorum. Kısacık bir konuşmadan bunu aldım. O da enteresan bir şey yani nasıl böyle bir zaman verebiliyor. Hani yarın Çin bize saldırmadan önce biz bunu kullanalım. Ya da bir şekilde de bunlarla barış içinde olamadan da böyle Trump'ın Çin'e gittiği ziyareti sırasında böyle enteresan bir şey. Şimdi Haluk çok güzel aslında şeyler verdin bana yani bize diyeyim bir kere siber güvenlik de konuşalım. Şimdi konuşurken aklıma geldi benim bir bankanın bu siber güvenlik bölümünde yine bizim yazar arkadaşlardan Cihan ama eski dönem diyebiliriz yüz yüze online deniz. Biz ya böyle hikayeleriz. Arkadaşım var onu davet edebiliriz. Keza bu şeyin bence yine yapalım. Yapay zeka, IT işi dili mutlaka yapalım.
Evet, evet.
Hani bence bu podcastlerin ana konularından biri inşaat firmaları bu yapay zekayı nasıl entegre edecek. Bununla ilgili belki de bir seri haline getirebiliriz. Şimdi biz bir iki üç ay işte bir takım rahatsızlıklar... Girdiği başka işleri oldu falan ara vermiştik dijital tool'aya. İlk konuklu bölümü de sevgili Cihan'la açtık. Böyle bir yeni bölümler yapalım diye bak ben Cihan bir senin söylediğin şeylerden birinin daha altın çizimi. Çok hoşuma gitti o da. Pek düşünmediğimiz bir şey dile getirdin. Pilot projeler aslında çok şeyi alan laboratuvar ortamında yapıldığı için sağlıklı. Olarak örneklenmemeli. Mesela bu çok enteresan bir şey. Çünkü biz hep pilot projelerdeki çıktılar üzerinden bir takım işte şeyleri, öngörüler üretiyorduk. Mesela bu da bir konumuz olabilir. Yani pilot projelerin artıları, eksileri, belki pilot projelerinin SWOT analizi gibi bir şey de konuşabiliriz. Neyse biz şimdi bunları... Artık yayında değil ya insan aslında.
Şimdi şey geldi aklıma, niye bu işte mitosun saldırı kabiliyeti işte veya ne bileyim hackerların bu yapay zekayı kullanması falan diye. Aklıma şey geldi, ya kardeşim niye bu kadar insanlar hep bunu kötüye kullanmak için uğraşıyorlar falan diye. Keşke hani dünya şirinlerin köyü gibi olsa falan diyeceğim ama orada da gargamel var.
Göven var şu an. Bu arada kuantum bilgisayarlar var. Yani biz derken çok belki bilmiyoruz şeylerini ama mesela kuantum bilgisayarlarda da mitosvari bir sürü şey çıkacaktır diye düşünüyorum. Çünkü onların da bir şifre kırma, bir şifreye ulaşabilme. Onlar kendilerine yani kendilerine demeyeyim de kuantum bilgisayarlar bir koruma amaçlı olarak anlatılıyor. Ama koruma amaçlı olan her şeyin saldırı şeyi de olabilir. Antitesini de düşünmek lazım. Evet. Olduğu gibi. Evet bizde konu çok. Cihan'cığım valla yüreğine sağlık. Ayağına sağlık demeyeceğiz. Hani böyle stüdyo bir stüdyo olsaydı ayağına sağlık buralara kadar geldin diyecekler. Şimdi tahmin ediyorum yatak odasından salondan oturma odasına kadar geldin bizim için sağ ol diyeyim. Nasıl sana evet. Sen neler dedin son canım? Senle kapatalım derim. Haluk bilmiyorum senin ekleyeceğin var mıydı?
Yok. Şey gibi Irish publardaki gibi sırt kapanmadan önce çalıyorlar ya çıkın diye. Sonra iki dakika alırız.
Bak şimdi sen onu eline aldın ya benim de burada bir kum saatim var böyle. Bazen kendimi çok sıktığım zaman yarım saat bu.
Öyle mi?
Bitinceye kadar bitireceksin bu işi Cem diye kendime. Biz de aslında yarım saat değil, canlı telefonda da öyle konuşuyoruz. Yarım saat deriz ama biz yarım saatte kalmayız diye düşünüyoruz.
Abicim kesinlikle.
Ondan sonra biz abi bir saatlik koyalım böyle.
Çünkü her seferinde niyetleniyoruz ya 15 dakikadan fazla kesin olmasın çünkü çok uzunuyor. 1 saat sürüyor.
Evet Cansu bir yarım saat daha sen dinleyişte.
Çok keyifliydi. Benden çok teşekkür ederim. Ben de çok şey öğrendim. Hem düşünmeye sevk etti hem yeni fikirler verdi. Bu sohbeti yapmak benim için de çok keyifliydi. Teşekkür ederim. Şunu söylemek istiyorum ben de konuyu da bağdaştırarak. Şimdi bu işte yapay zeka konuştuk, dijital dönüşüm konuştuk. Konular bir seçenek olarak duruyor aslında. Evet, dijital dönüşüm yapabiliriz, yapay zekayı ııı yapay zeka ajanlarını ııı iş süreçlerimize entegre edebiliriz. Bir ııı condition olarak duruyor aslında sanki. Böyle bir algı da var bence piyasaya baktığımızda ama ııı bence çok kısa bir süre içerisinde bunların hepsi must haline dönüşecek. Yapmak zorunda olduğumuz şeyler haline dönüşecek. Iıı yani Evet, evet, evet.
Ya ben hatta şunu bile çok net öngörebiliyorum. Bundan sonra belki de mülakatlarda dijital araçlardan hangisini kullanabiliyorsun? Etkin ve verimli olarak sorusu bile çıkabilir.
Evet.
O bile çıkabilir.
O da şey diyorum. Eee prompt yazsın. Eee mesela satın almacı arkadaş mı işe alacaksınız? Işte bir şantiye bir kendi işiyle ilgili prompt bak ajan demiyorum yani ajan da yazsanız ne güzel olur da onda ajan yazmak öyle şey değil saatlerce uğraşıp tamam 3-5 sayfalık ajan da yazabilirsiniz ama 2 damlılık 2 satırlık da yazabilirsiniz o sizin ne kadar işi anladığınızı gösteriyor ben ilk acı arkadaşları iyi oldu bu videoda da onu söyleme şeyi oldu kesinlikle hangi bölümde işte dediğim teklif alınacaksa teklifle ilgili bana şuna burada prompt yaz bakalım. Yapay zekayı ne kadar şey yapıyorsun? Ya ben samimi olarak söyleyeyim bütün CV'yi kenara atarım prompt yazamıyor ise. Çünkü bugün için evet ama iki üç ay sonra prompt yazamayan bir çalışanın şirketini de istemem. Bu kadar.
Evet. Kesinlikle. Temelde iletişim var çünkü Cem abi. Yani o iletişim kabiliyeti aslında. İletişim kabiliyetini gösteriyor. Yani sahip olduğu bilgiyi karşı tarafa aktarmakla ve soru sormakla alakalı aslında. Karşı taraftan bilgi talep etmekle alakalı.
Bravo.
Biliyorum yüzde yüz katılıyorum. Çok çok değerli, çok önemli bir nokta.
Doğru.
O zaman tapıyor muyuz Can? Ben yarım saat dedim sana ama sen çok... Gaz konuşuyor.
Ben gerçek almadım onu.
Peki o zaman ııı Cihan ağzına sağlık.
Çok teşekkürler. Çok güzel kaldık.
Bizi aydınlattın ama inanıyorum dinleyin ııı dostlarımızı çok daha fazla aydınlattın. Iıı peki o zaman ııı bir sonraki bölümde diyeyim Haluk'cığım görüşmek üzere.
Evet abi. Şifre ne olacağını biz de bilmiyoruz. Ne konuşacağımızı.
Aynen aynen o zaman ben kaydımızı kapatıyorum.
Tamam. Tamam abi.
More from Cem

İnşaat Şirketleri Yapay Zeka Kullanmadan Önce Neden Verilerini Düzene Koymalıdır?






