Denemeden Olmaz - Sinan Güler - Muratcan Güler - Ceza

Sinan and Muratcan Güler run a basketball camp for 90 young players from Turkey's east at their university. Rapper Ceza shows up to talk about street basketball and his fitness routine. They test the kids with a smart ball system that tracks shots and dribbling on a phone.
Chapters
Denemeden olmaz da bu hafta yeniden sıcaktan kaçarak salon sporlarına merak. Gözümüze çarpan bir etkinliğin bizim için biçilmiş kaftan olduğuna karar verdik. Öz Yen Üniversitesi'nin ev sahipliği yaptı ve beşincisi düzenlenen Güler Legacy Basketbol Kampı. Aileden basketbolcu olan Sinan ve Muratcan'ın organize ettiği kamp ve ikiliyle tanışmak üzere üniversitenin yolunu tuttuk. Tabii ki sürpriz konuğumuz da ilerleyen dakikalarda bize katılacaktı.
Merhabalar.
Ne var ne yok, hoş bulduk. Sinan'cığım, nasılsınız? Sağol. Sen nasılsın? Kamp yoğun galiba güneşlenmeye geçtiğinizi görüyorum buraya.
Şimdi çocuklar dinlenirken biz de en azından biraz güneş görelim dedik. Haziran ayı, eti yapma zayinin başında.
Biraz kalmışız. Tabii sezon biraz yoğun geçti herhalde değil mi? Onun arkasından aslında çok daha fazla dinlenme fırsatı bulamadan biraz yoğun bir tempo olmuyor mu?
Benim için biraz daha öyle oldu.
Abimlerin sezonu... Bizi eledikleri için onların daha uzun olduğu için.
Daha erken bittiği için.
Program yeni bir krize yol açmaz değil mi aile içinde?
Yok, hiç şey olmaz, sorun olmaz. Çocukluğumuzdan beri kapıştığımız için sağ içinde alışığız bu duruma.
Dışarıda çok kapışmamaya çalışıyoruz.
İyi geçinmeye çalışıyoruz.
Zaten burası benim açımdan özellikle biraz daha mental olarak sezonun boş kaf şeyini yoğunluğunu boşaltmak adına benim için daha iyi oluyor.
Bir de şarj oluyorsun kafaya daha.
Bir de şarj oluyorum. Biraz da böyle ufak tefek antrenmanlar yaparak. Neler yapabileceğim sezon içinde ihtiyacım olabilecek gelişimi sağlamak adına ufak çalışmalar yapıyorum. Bir nevi tatil ama çok da böyle dinlenmeye şey olan, olanağı olan bir tatil değil tabii.
Peki şimdi birazdan tabii kampı da daha detaylı konuşuruz da biz şimdi bugün buraya gelmemizin sebebi malum denemeden olmaz programında biraz basketbolu yanımızda getireceğimiz konukla birlikte. Tanıdık sima.
Daha önce oynamış mıydın basketbol?
Hiç?
Yani çok izledim. Oynadım.
Yakından takip ediyorsun.
Evet yakından takip ediyorum. Beynerek izliyorum ama. Şimdi biraz bakalım biraz daha işin içine girelim dedik ama benden ziyade şimdi konumuz özellikle herhalde Muratcan biraz heyecanlanacağını tahmin ediyorum. Kaç? Telefonunda 7 albüm 42 şarkısını barındıran ceza gelecek bugün bizlerle. O da bildiğimiz kadarıyla basketbol çok seviyor. Bilmiyorum ortaya nasıl bir şey çıkacak umuyoruz.
Keyifli vakit olur hepimiz için ama.
Peki o zaman şimdi ne yapalım? Yavaştan içeriye geçelim mi?
Öz Yen Üniversitesi İstanbul'daki yeni eğitim merkezlerinden biri. Amerikan kolejlerinin sahip olduğu salonları aratmayan okulun basketbol salonunda 48'i Bursa olmak üzere 90 genç basketbolcu adayına eğitim veren Güler Legacy'e Diyarbakır, Hakkari, Elazığ, Van, Şanlıurfa ve Mardin'den birçok küçük katılmış. Hatta Avusturya'dan iki, Fransa'dan da bir katılım mevcut. Ben tam bu bilgileri Güler kardeşlerden alırken günün konuğu cezanın da okul sınırları içine girdiği haberi geliyor bize.
Kimse bilmez ancak ceza net fırtınada eskidir. Plaka geldi bak sırtı terli çok ve başı dertli var. Eski hali yok ne olacak?
Wow wow wow!
Yükselen medeni makamda duvarlar. Plaka geldi bak sırtı terli çok ve başı dertli var.
Nasılsın?
Selam. Hakan nasılsın?
Eyvallah.
Hoş geldin.
Hoş bulduk.
Nasıl gidiyor?
Eyvallah sizi gördük daha iyi olduk.
Valla biz de aynı şekilde. Valla şimdi bu hafta şöyle bir basketbola girelim dedik. Senin basketbolla bir alakan olduğunu duyduk bilmiyorum ne kadar şeref sanesi, ne kadar doğru.
Yani toplumda mesela çoğunlukla herkes futbol oynamayı bilir falan ya ben de hiç futbolla alakam yoktu mesela basketbolda hep gençliğimde, çocukluğumda. Sokakta, okulda falan. Hani profesyonel olarak takımda olmadım ama çok uzun süre basketbola oynadım diyebilirim yani. En sevdiğim spor hatta.
Muratcan ve Sinan bize bugün basketbol konusunda yardımcı olacaklar da bilmiyorum şimdi.
Sana öğreteceğiz diye anladım ben zaten. Önemli olan sen burada.
Ben mi? Cezanı şutları çok iyiymiş ama. Bakacağız göreceğiz.
Bayağı da toplanmadı benim ama inşallah rezil olmayız.
Birazdan ısınırız zaten.
Peki o zaman şimdi nasıl bir yol çizenim bugün? Bu arada şimdi burayı biraz boşalttık şimdi burada da baya bir kalabalık vardı. Az önce çocuklar.
Onlar belki bizim maç üst döneminde gelip bizi izlerler ama ondan öncesinde biraz daha fundamental'a girebiliriz.
Fundamental'a girelim. Peki o zaman bir üstümüzü değiştirelim.
Tamam.
Yavaş yavaş.
Biz burada bekliyoruz sizi.
Hazır mısınız?
Sizi bekliyoruz. Sınıralım o zaman.
Siz biraz ısının kendinize iyi bakın sakatlanmayın. Biz gidelim abi.
Hadi görüşürüz.
Ne kadar zaman oldu abi en son sahaya çıkmaya da?
Valla 22 yaşında karnım o zaman herhalde. En son böyle aktif oynayıp sahaya girelim. 15 yıl olmuştu.
Öyle mi? Abi anca geldik yani. Hazır mısın?
Hazır mısın?
Evet hazırım. Gördüğünüz gibi. Ben gideyim abi. Hadi görüşmek üzere. Evet şimdi üstümüzü değiştirdik. Ne yapacağız? Bize ne gibi işkenceler hazırladınız?
Önce biraz ısınma için bir şeyler yaparız. Tamam. Siz suç atarsınız. 9450 ile bir iki tane test yaparız size.
Oyna geçmeyecek miyiz? Testler mi acaba?
Hayır, kendi puanını ölçecek şekilde. Maça geçmeden önce de bir dördümüzün olacağı bir yarışma yaparız. Şut yarışması.
Şu anda işte gerçekler ortaya çıkar.
Kapılar açılsın, çatışmalar başlasın.
Oldu.
Hocam adamlar milli basketbolcu kapı kapı ez yani bence fena değil.
Evet arkadaşlar şimdi size Sinan 9450 ile. Bir iki dirili gösterecek. Ondan sonra da daha zevkli kısımlara geçeceğiz. Yarışma ve maç olan.
Şimdi 9450 ne bu arada?
Onu da bir çok... 9450 Amerika'da çıkmış ve 3. 4. senesine geçiyor. Şu anki haliyle en basit haliyle anlatayım. Basketbol topu bluetooth ile telefona bağlanıyor. Ve telefon üzerinden sana direktiflerle ya antrenman yapmanı sağlıyor ya... Bir arkadaşımla beraber oynuyorsan yarışma yapmanı sağlıyor ve hem dilini hem şutunu çalıştırabileceğin ve geliştirebileceğin antrenman şeyleri gösteriyor.
Yani böyle hızlandırdığımız gibi günü bildik herhalde antrenman programında.
Çok kısa yani zaten çok kısa ve şaşırtıcı.
Kilometreye var mıyız yani?
En azından ben ve abimin en iyi skorları var. Bakalım yetişebilecek miyiz?
Eyvah skorlar da maalesef Sinan daha iyi.
Şut gibi işe geçebiliriz yalnız. Ben sana söyleyeyim. Sen nasıl hissediyorsun abi? Kendini bu arada biraz terlemişsin gibi gözüküyor.
Yağıştan ötürü biraz da. Valla iyi hissediyorum aslında ya güzel.
Eleniyor musun en azından?
Tabii tabii kesinlikle ya. Basketbol olduktan sonra her türlü.
Ama bir sokak basketbolu falan şeyi sende var galiba değil mi?
Yani zaten hep çoğunlukla sokakta oynadım. Bir tek elektrik bölümündeydim okul zamanında. Bölüm takımında oynamıştım. Yani tek o salon sayabileceğim o. Diğer normal gidip günübirlik antrenmanlar maçlar dışında. Anladım şimdi... Hakikaten ithal attık şu an.
Dur daha ısındık. Daha yeni başlıyoruz.
Almıyoruz sonra gidersek lütfen.
Daha başlangıç abi o zaman. Ne yapıyoruz?
940'yi gösterelim.
Biraz işin bilimsel kısmını.
Teknoloji ilerliyor.
Daha sert yapabilirsin.
Daha hızlı daha hızlı.
Son 3 saniye.
Bütün gözler üzerinde olunca tabii.
Şimdi ilk seviyede...
Şimdi yaş grubunu 012 demeyeyim ben.
İlk seviyede 60 tane dribblingi %80 kontrol yapmanız için. Ben sen 88 zirvin yapmışsın %79 kontrolle.
Yani? Yani başaramadın. Peki İzmir maçıyla gidelim bakayım.
Gerçek yeteneği görüyoruz arkadaşlar ırmak.
Abi adam hızlı konuşuyor hızlı tripli. Kiyle var abi.
10 dakika saniye.
Bravo tamamdır. Bittik.
Abi sen kesinlikle geçtin o yüzden hiç şey yapmadın. Peki şeyde gerek yok mu şu anda?
Ezici bir üstünlük oldu.
Skorları açıklamasak da olur.
Şimdi Örmak sıra gene sende.
Yapma ya.
Önden yöndeğiştirme şimdi.
Aynı şeyde hızla.
İstediğin zaman başlayabilirsin.
Bravo, bravo, bravo.
Isınmaya başladı. Burmak kazığı da.
Son beş saniye.
Süper.
Dışarıdan kolay gözükür.
Kafa yıkıldı. Son 5 saniye.
Süpersin abi. Tamamdır. Bravo.
Şimdi de 2 tane de şut yapalım. Olduğun yerden, solunumun bir adım gerisinden, olduğun yerden 10 tane şut atacaksın.
Uff tamam.
Dur Maksim bu dilde Sinan sana pas veriyor. Sen de ne kadar çok sokabildiğine bakıyoruz ve de ne kadar çok topu elinden çıkardığın zamanı ölçecek alet. Bunu yarıştırıyorsunuz. İnşallah dribblingden daha iyi yaparsın diye ümit ediyorum.
Ben de öyle ümit ediyorum.
Başlıyoruz. Ne kadar?
Bravo!
Dört tane soktun.
Ne kadar çabuk attık hocam?
Gayet güzel attın. Benden bir de çabuk atmış olabilirsin.
Bakacağım.
Misal selam.
Sıfırlamıyor.
Gayet iyi.
Bravo ceza. Biraz daha çabuk.
Bu çok iyi.
3-1 6-1 Süt yüzdesinden dolayı Ömer'e tebrik ediyoruz Öyle mi? Gerçekten Peki ben teşekkür ederim Ama tereddüten dolayı beni tebrik etmiyorsun Evet de.
Evet de. Bir şöyle çak yapmıştım bir daha dedim abi. Tamam şimdi ne yapıyoruz?
30 saniyede olabildiğince fazla puan almaya çalışacağız. Boyalı alan 1 puan. Onun hemen dışı 2 puan. Onun dışı güçlüğin gerisi 3 puan. Orta sağdan da sokarsan 5 puan. Böyle bir yarışma yapalım dedik. En son şey olsun maçtan önce.
Slime down.
9 fena değil bence. O zaman cesare verelim abi sen.
Ben attığım zaman başlıyoruz.
Gir.
İlk şuradan sonra. Üçlükle başlayalım o zaman.
İstediğin yerden başlayabilirsin abi.
Ooo.
Belki siz sonucuyum ya. Ben yüzde yüz sonucuyum açık ara.
Valla helal. Ova.
Valla helal. Gözler üstünde. Valla ben rahatım yani. Ben rahatım abiciğim. Basketbolcu olanlar.
Açıyorsun hocam.
Açıyorum.
Eyvah.
Kaçtı. Altı olur.
Bir daha turnike hakkı kalmadı.
Biliyoruz biliyoruz. Üçlüye gidip üçlüye üçlüye. Evet sana da bir abi.
Gideceğiz abi biz de biz de tabii sürekli. Valla. Atınca mı başlıyor?
Sorry, ça va. Quelqu'un? Ah! Une, deux, trois. Vas-y.
J'ai hésité.
Oh!
Ben de çok geliyorum. Evet biraz yorucu oldu ama.
Gerçekten sen yine yaptığını yaptın. Ve ters manyeleri yaparak.
Ne yaptığımı yaptım abi.
Oyunu kazandın da yani nasıl becerdin onu anlayamadım. Ağladın ağladın ben atamam edemem bilmem herkesi düşürdün. Ondan sonra en son atışı da aldın. En son ben atayım dedin.
Abi işte o da bir taktik stratejisi. Peki şunu soracağım size. Günün başında takımları... Karıştıralım diyordunuz biliyorsunuz cezayirde biz şu anda bence şov yaptık yani inceden hala emin misiniz takımlardan?
takımlardan ben ilk başta zaten Sinan'a söylemiştim biz ikimiz olalım diye bence şu an zaten siz bizden daha iyisiniz ders maya diyene bakıyorsun ders maya diyene bence siz daha iyisiniz ya değil misiniz? kazanmadınız mı? sen 12 attın 9 zaten 12 attım yani 8 20 ortalamanız bizden daha iyi Ama gene de seçim hakkını bence cezaya bırakalım.
Evet ceza söz.
Valla siz ne diyorsanız hiç fark etmez yani.
Abi yok birini seç. En büyüğü müsaitse.
Bence güçsüz mü oluruz ikimiz iyi mi oluruz?
Bence deneyelim abi. Madem programın adı denemeden olmaz.
Öleceksek bu hale.
Evet abi şuanımız böyle. Savaşarak ölelim abi.
O zaman ben bir şey söylemek istiyorum. Durma ben tutacağım Sinan.
Kusura bakma.
Etsin kimin benim. Özel bir şey var şu anda.
Peki o zaman bir sumolası verelim mi abi?
Tabii ki.
Nasıl gidiyor abi?
Valla güzel. Çok güzel bir gün oldu benim için şu ana kadar. Uzun zamandır böyle bir şey yaşamamıştım. Valla çok keyifli yani.
Peki sporla genel olarak aran ilgin nasıl? Gerçi bayağı aslında fit duruyorsun yani.
Birazcık kilo fazla mı var bu son dönemde? 5-6 kilo falan vermem lazım. Fırsat buldukça böyle... Yürüyüş, koşu falan yapmaya çalışıyorum. Eskiden çok fazla basketbol oynuyordum. 20'li yaşlar arasında yani. Teenage zamanlarımda. 21-22 yaşıma kadar aşağı yukarı. Profesyonel olmasa da ama çok aktif olarak her güne hemen hemen oynuyordum. Onun haricinde işte bisikletebilmek falan gibi tarzda şeyler. Fitness tam böyle vücut geliştirme olarak değil de daha böyle spor amaçlı olarak bir fitness yaptım oluyor ara sıra. Sürekli getiremedim maalesef. Yani aynen. Çünkü sahne gereği de biraz kondisyon gerekiyor. 1,5-2 saat yakın sahnede duruyorsunuz. Ve yani bizim sözler daha uzun olduğu için mesela bazen nefes çok gerekiyor. O yüzden spor gerçekten katkısı oluyor benim müziğim için de aynı zamanda. İlk zamanında boşa vakit geçirmemişim de sporla uğraşmışım diyorum şu anda.
Hakikaten çünkü sahne performansı da ciddi bir kilo kaybına, ter kaybına, su kaybına yol açıyor zaten.
Evet evet kesinlikle. Yani sahnede 1,5 kilo falan verdiğimi biliyorum yani.
Hiç sadece sabahtan akşama fark ediyor.
Evet evet o bir buçuk iki saatte yani üzerindeki eti şöyle çıkarırız ama ter falan anlıyorsunuz zaten.
Bunda tabii beslenme falan da herhalde önemli değil mi? Kendi o anlamda da bakmanız lazım yani.
Enerji veren işte meyveler falan genelde çok iyi geliyor mesela o tarz bir aktivite yapmadan önce. Özellikle kayısı falan olursa tabii düşerse fırsat. Onun haricinde pek fazla yemek düşünmüyorsunuz öyle konser öncesi. Biraz daha heyecan, stres, adrenalin çok fazla oluyor. Bugün de sanki sahneye çıkıyormuşum gibi bir adrenalin yaşadım açıkçası buraya geldiğimde. Yani sanki hakikaten harbi bir maça çıkacakmışız falan gibi oldu ama birazdan sonra biraz ısı var.
Evet evet. Tabii ben susayım bak ısı var. Bu ikili de biraz ısı var ben onu gördüm zaten.
Ya zaten normalde ellerine su dökemem kesinlikle de hani program görünmesi konusunda artık şey kadar hızlı konuşabiliriz. Abiler bizi burada idare ediyor hani yani sakın. Hep esnemeyin yani.
Programın ikinci versiyonunu da şey yapacakmışız.
Sahnede.
Biz geleceğiz.
Denemeden olmaz.
Müzik diye.
Olmaz mı peki?
Onun öncesinde tabii ki stüdyoda kayıtlarımızı yaparız, hazırlanırız çıkarız açıkçası.
Böyle bir şeyler tabii.
Ben hep merak etmişimdir peki bu konuşma hız yeteneğin genetik mi, aileden mi yoksa kendin mi geliştirdin?
Yani aslında şeyde ama bayağı.
Evet o da kız kardeşinde gerçekten.
Evet evet.
Yani bayanlarda en iyi o bence. Kesinlikle yani. Hem kardeşim olduğu için de yaptığı çalışmalarda, gösterdiği şeylerde zaten fark ettiriyor kendisini. Benimki de zamanla gelişti işte. İlk 90'larda dinlediğim rapçiler özellikle Bassler, Leader of the New School diye grupları vardı onların 89-90 zamanlarında. Fushlikins falan vardı. Daz EFX böyle hızlı rap yapanlardan. Onlardan çok ilham aldım zamanında. Sonra işte sentezendi bazı şeyler. Normal rapimle, işte Türkçe raple o tarz... Double time dediğimiz olay. Ve parça yaptıkça ürettikçe de şu andaki haline geldi. Iıı sürekli araçlar içindeyim. Sürekli geliştirme içerisindeyim. Durmuyor gerçekten müzik. Iıı yaratıcılığı hiçbir zaman bitmiyor yani. Ölene kadar büyük ihtimalle yani bu devam edecek inşallah. Çünkü örnek aldığımız büyük sanatçılar o sen hem rock müzikte diğer müzik tarzlarında da hani yetmiş yaşına girip halen daha insanlara ilham veren kişileri gördükçe bizler de hani daha fazla vaza gelebiliyoruz yani.
Peki bu son dönemde takip ettiğin, beğendiğin kimler var?
Ya valla açıkçası bu son dönem kendi albümümüze biraz yoğunlaştık açıkçası. Çok fazla yabancı müziğin içine giremiyorum şu aralar. Kendi stüdyoda çalışmalarımız. Onun haricinde sahne performansımız biraz değişti. Daha canlı şu anda. Double, bas gitar, elektro gitar ve klavyeyle canlı performans odası hani.
Çıkıyoruz.
Stüdyoda bir de ayrı tamamlı çalışmaları var. Iıı hep doksanlarda kalan New York tarzı rapleri her zaman dinliyorum mesela. Arabada olsun, evde canım sıkıldığı zaman falan ama yeni olanları pek fazla takip etme fırsatım olmadı özellikle son bir seneden beri.
Artık yavaştan ayaklanalım mı?
Seyircilerimiz de gelmeye başladı.
O tribünlerde oluyor. Iıı oldukça sıcak bir atmosferde oynanacak maç galiba. Evet.
Kendi çocuklarımızı getirdik buraya Sizin için biraz daha zorlaştıralım ortamı.
O deplasman şeyi yaşatacağın yani.
Bir sahibi sonuçta.
Peki abi.
Kaçta bitsin?
11'i.
11'i devamı gelirse oynarız bakarız.
Tamam okey. Peki herhangi bir şey biliyor muyuz gereken? Allah.
Dışarıdan ikilik mi?
Dışarısı ikilik, içerisi birlik.
Sen zaten içeri girmiyorsun.
Savunma sayı 7 giyince hücum'a geçersin.
Her topta değişiyor.
Her topta değişiyor.
Tamam okey.
Tamam atan atmıyor yani atan atmıyor.
Bir de ribattan sonra da üçünün dışına çıktık mı?
Tamam.
Jandarma yapmadıysa.
Jandarma yapmadıysa. Üçünün dışına çıktık başlıyoruz. Evet.
Hadi. Bir bir.
Ah, sana arroya savunması yapacağım.
Ah! Bu boşalttı.
Ben artık kesiyorum.
Ah! Bu yardım verdi abi.
Savunma derslerinde yoktu.
Dört ağ attı. Ah!
Cezayir alkışlayabilirsiniz. Bize alkışlayabilirsiniz. Irmak kazık dışında herkese alkışlayabilirsiniz.
Geldi. Ne oldu? Ne de ki?
Ne oldu biraz yorulmuş gibi sen ya.
Ha?
Takımlardan gitsin o da abi.
Ben dedim. Gönder bakayım. Dette. Bad pass, man. Wallah, sohbetler iyi mi? Hayır. Abi çok agresif.
İyi maçtı tabi ki.
Gerçekten çok iyiydin ama agresif ve savunması güçlü bir rakibe karşı oynadık galiba.
Biraz geç fark ettik ama.
Hem ucum hem savunma her şey güçlüydü rakibin yani.
Ama işte biz şu sokamadık abi. Yani şu soksak her şey çok farklı olabilirdi bence.
Halbuki yarışmada da iyiydik.
Yani yarışmada iyiydik de işte maç temposu ayrı demek. Stres.
Bacakların hazır olma işi.
Kondisyon. Savunma falan. Savunmayı sevemedim abi. Kusura bakma özür dilerim bunun için seni.
Olmuyor ben de yapamam sana. Bence şu takmaya gücüm yetti.
Peki. O zaman günü kapatalım.
Tamam.
O zaman denemeden olmazın. Bugünlük de sonuna geldik. Basketbol denedik bu hafta. Sevgili Cezayir'le birlikte. Teşekkürler. Muratcan Güler ve Sinan Güler bizlere yardımcı oldular. Keyifli bir gündü. Umarım sizin için de öyle olmuştur. Biz sizi daha fazla tutmayalım.
Çok eğlendik.
Her yerden gelen çocuklar şu anda sizi bekliyor. Siz iyi ki varsınız. Her şey için bir kez daha teşekkür ederim. Bu haftalık bu kadar. Hoşçakalın.
More from Sinan

Yaz Basketbol Kampı Nasıl Seçilir? Sinan Güler, Güler Legacy hakkında Sıkça Sorulanları Cevapladı

NBA League Pass'de bir süre önce başlamış olan #NBAHoopCities de sıra İstanbul'da








