Muratcan Güler - Pota

Muratcan Güler, son of former national team captain Çatı Güler, is a young point guard being considered for Turkey's senior A-team and the 2001 European Championship. Basketball official Doğan Hakemez notes the national team's candidate pool has grown from 10-15 players to 27-30, driven by more homegrown talent replacing reliance on foreign guards.
Chapters
Sevgili seyirciler şimdi kameralarımızı İstanbul'daki stüdyolarımıza çevirmek istiyoruz. Evet Sayın Konuklar tekrar programımıza hoş geldiniz. Sayın Özal iyi misiniz?
Nasılsınız?
Sağ olun teşekkür ederim. Sayın Kipeli bugün beraber anlatamadık maçı ama İstanbul'da bayram gününde bir maç nakden yayınıyla başladık basketbol penceresine. Şimdi iki yüzüde basketbol insanımız var. Bir tarafımda Sayın Doğan Hakemez, sevgili Doğan Hakemez ve Mithat'la beraberiz. Mithat Can'la beraberiz.
Önce bir çekişme var mesela iki numarada müthiş bir çekişme var. Murat Can bile o çekişmenin içinde biliyorsunuz. O da inşallah bu kadronun içinde olacak. İstikbal vaat eden bir oyuncu.
İkimin Murat Can'a hemen buradan bağlamak yapacak olursak. Murat Can tabii sen Mithat Can diye başladım önce. Muratcan, Cati Güler'in oğlu, basketbol milli takımımızın yıllarca kaptanlığını yapmış, oyun kuruculuğunu yapmış bir oyuncunun oğlu. Aynı zamanda da tabi bu basketbolumuzda bir babalar oğullar olayı yaşanıyor son zamanlarda. Barış Gücen'in oğlu Cemert oynuyor.
Kemal abinin oğlu.
Kemal, Harun Erdanay'ın oğlu, Harun Erdanay milli takımımızın kaptanlığını yaşıyor. Bunlar çok güzel olaylar.
Cem de Haluk abinin oğlu.
Evet yani.
Kemal var.
Yani olsun.
Bu kadar onlar çok güzel bir şey. Çok güzel bir şeyi senin kızlar var. Benim kızlar var ya bu hoş. Onlar da başka bir sporda başarı gösteriyorlar. Şimdi Muratcan tabii biz her programda bir ümit basketbolcuyu çıkarmaya çalışıyoruz. Ve basketbolseverlerle tanıştırmaya çalışıyoruz. 2001 yılında 2001'den sonraki basketbolumuzun bir numara veya iki numara. Pozisyonunda ümit oyuncumuz olarak da Muratcan'ı görüyoruz. Murat bize biraz kendini anlatır mısın? Sen biz böyle bütün basketbol ailesi senin üstünde baskı oluştururken hadi bir an evvel çok iyi basketbolcu ol, bize iyi sonuçlara taşı derken sen nasıl hissediyorsun kendini?
Öncelikle ben basketbola 8 yaşında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde başladım. Ondan sonra geçen sezonun başında da... Beşiktaş'a transfer oldum. Bu sırada tabii milli takımlarda oynadım. Genç milli takım, ümit milli takım. Bu yazında A milli takım aday kadrosundaydım. Herkesin tabii benden beklentileri var. Özellikle öncelikle Beşiktaş kulübünün beklentileri var. Bunları ben en iyi şekilde değerlendirmeye çalışacağım. Kendimi bu sezon özellikle daha çok göstermeye ve daha dikkat çekmeye çalışacağım. İnşallah da yazın ameli takım aday kadrosuna seçileceğim ve 2001'deki Avrupa şampiyonusunda kadroda yer almak istiyorum.
Bunu istiyorsun ve iddialısın yani bu konuda.
Mesaj... Tabii biz Muratcan'dan çok ümit veriyoruz ve içeride takip ediyoruz yani.
Tabii yani az önce söylediğim perspektif içerisinde bütün oyuncularımızı elimizdeki mümkün silahlarımızın hepsini kullanabilir hale getirmemiz lazım.
En bu anda kimse tekniğe yetmiyor onları seçecek tabii.
Rolünde daha önce yabancı oyunculara ağırlık verirdi kulüplerimiz. David Rivers örneğinde olduğu gibi. Bu yabancı oyuncuların oyun kurucu bir numarayı oynaması Türk basketbolu açısından ve sizlere bir bir örnekleme mi teşkil etti yoksa önünüzde bir engel oluşturdu mu?
Bence örnekleme teşkil ediyor çünkü David Rivers gibi bir oyuncuyla ben onun aynı takımda oynamadım ama karşı karşıya oynamak bile Sonuçta ondan bir şeyler öğreniyorsunuz. Bu senede bizde Andre Vucic var. Andre Vucic de gerçekten çok yetenekli bir oyuncu birebirde özellikle. Ben ondan bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Herkesin de böyle düşündüğünden.
Düşündüğüne inanıyorsun. Tabii yani Vucic'le antrenman yapmak bile bir kazanımları oluyor senin için.
NBA patentli bir oyuncu. O da NBA'den geldi. NBA'de oynamış, Avrupa'da oynamış. Tecrübeli bir oyuncu. Ondan bazı şeyler öğrenmek... Gerekiyor. Ben de bunlara dikkat etmeye çalışıyorum.
Evet. Doğan tabii bu David Rivers ve oyun kurucuların yabancılardan ziyade Türk oyuncularına dönmüş olması herhalde bizim milli takımımız için daha pozitif bir şey değil mi bu yıl için?
Tabii artık yavaş yavaş tabii ben katılıyorum. İyi kaliteli oyuncular gelirse gençler de onlardan örnek alacak. David Rivers gibi oyuncular her zaman, Namaz gibi oyuncular her zaman bu liglerde oynasın ama... Tabii ki şu anda eskiden biliyorsunuz uzun oyuncu problemi çok çekilirdi. Yani uzun oyuncu bulamadık. Şimdi oy kurucu mevkinde sıkıntılar yaşıyoruz. Bunun sebebi de bu mevkilere hep yabancı oyuncular gelmesi. Çoğu takımın gardı yabancı.
Daha geçtiğimiz yıllarda daha fazlaydı.
Daha fazlaydı. Yavaş yavaş dönüyoruz.
Dönüş var.
Tabii ki Murat Can gibi düşünen gençlerin çok ortaya çıkması lazım. Yani kendilerini oraya adamaları lazım. Çalışmaları lazım ve örnek almaları lazım. Ben inanıyorum ki ileride şu anda 27-30 kişi arasından bir takım seçiyoruz. Eskiden 15 kişi içinden bir 10 kişi seçerdi. Bu çok büyük bir aşama bence hatta bu 30'un da üzerine çıkacak yakında. Demek ki basketbolunuzda bir bu arada bir aşama var.
Ama tabii İnşallah fazla kaliteli oyuncudan dolayı Efes'in yaşadığı problemler gibi Şimdi milli takımda... Orada sürekli oyuncu problemi olmaz.
Valla milli takımda öyle bir hava var ki, öyle bir kardeşlik arkadaşlık havası var ki orada her giren oyuncu milli takım için her şeyini veriyor. Mesela ilk 12'ye girmeyen yazın girip de şimdi alınmayan oyuncular da tekrardan girecekler, girmek için hamle yapıyorlar. Yani dışarıda kalan oyuncu bile mesela Kerem diyor ki ben sakladım ama Ankara'ya gelmek istiyorum dedi itibariyle maçın sebebi. Yani milli takım havasını... Milli takım havasını da kopmamak istiyor. Takımı havasına getirme amacımız da başarılı olduk gibi geliyor. Çünkü hakikaten bütün arkadaşlar bütün özverileriyle oynuyorlar. Hele bu yazın oynadığımız maçlar çok önemliydi bizim için. Çünkü oynadığımız rakipler olimpiyatlara hazırlanıyordu. Mesela bir Litvanya, bir Yugoslavia bunları yenerken biz bunlar tam kadrolarıyla da biz de eksik kadromuzdaydık yani bazı maçlarda. Fakat gördük ki çok iyi mücadele ettiler. Yani 2001 öncesi bize çok ümit verdiler. Türk ulusunda böyle bir başarı ihtiyacı var basketbol açısından. Çünkü Avrupa'da takımlarız birçok ülkeyi yenebiliyorlar. Final Four kalabiliyoruz. Artık bizim 8. yılın üzerinde en kötü 5 içinde yer alıp Dünya Şampiyonluğuna gidecek bir tempoda çalışmamız lazım. Programlarımız çok iyi hazırlıyor. Herkes bize yardım ediyor. Seyahat olsun, kamp olsun. Bu yaz sezonu tabii çok önemli. Yani bu yaz 2 Temmuz'da başlayıp 2 Eylül'e kadar sürecek bir çalışma temposu var ki orada oyuncular da büyük özveri gösterecekler. Takımlar da kendi oyuncularını orayı severek yollayacaklar ki bu yaz hakikaten bütün antrenörler, menajerler bize gerekliliğinden fazla ilgi gösterdiler. Efes'in bütün oyuncuları neredeyse. Biz de çalıştık bütün yaz boyunca.
16 veya 7 tane milyonuncusu var.
Ülkenin öyle. Fenerbahçe'nin öyle. Buradan onlara bir kere daha teşekkür etmek lazım. Ama sonuçta hepimizin gurur verici bir dereceyi almak da herkesin verici bir emekle olacaktır diyorum.
Evet, tabii size bu çalışmalarda başarılar diliyoruz. Biz de TRT olarak milli takımın peşinde ve yanındayız. Nations Cup maçlarını verdik. Diğer hazırlık kupaları ve çalışmaları maçlarını da verip 2001'de de bu ilk beş sen ilk beş diyorsun biz kupa diyoruz.
Tabii ilk ilk ilk aşamada oraya gelip sonra yukarıya doğru çıkmak istiyoruz. TRT bize her zaman büyük bir katkı vermiştir. Ben Galatasaray Menerji'ye iken bile kulüplere verdiği desteği biliyorum. Şu anda Bütün kulüplere bir destek veriyor sponsor oldu.
Bu havuz konusunda.
Hakikaten ekonominin kritik olduğu bir dönemde böyle bir katkı vermesi Türk basketbol dışından çok önemli. Sonusu teşekkürler bir kere. Yoksa biliyorsunuz bütün kulüplerin maddi güçleri de kısılmıştı. Bir nebze olsun onların önünü açmış oldu.
İşte bu hep beraber el birliğiyle bu milli takımımızı bu başarıya götürürken benim bir hayalim daha var. Kulüp takımlarımızın da Efes Ülker'in Super League'de geçen sene Avrupa 3. lini getiren Efes'in bu sene ikili olarak Final Four oynamalarını arzu ediyorum ki basketbolumuz oradan da bir ses getirebilir.
Aşama getirsin. Olabilir. Fakat kolay değil. Yani Emre Geyem şeyi götürmeye çalışıyor. Ülker işte çok iyi gidiyordu burada kaybettiğini. İtalya maçı var. O çok onları yaraladı. Efes de başında kaybettiği yemeği belki şimdi almaya başlayacak ama Efes ülkeler götürüyor gibi geliyor. Yani Final Four'a gider. Hiç olmazsa biri kalır diye düşünüyorum ben.
Korayç Kupası?
Korayç Kupası'nda da iyi giden takımlarımız var. Fenerbahçe, PTT. İkisi birbirine düşmesine rağmen ikisi birden gidiyorlar. Fenerlik'te başarılı değil ama Korayç Kupası'nda çok başarılı. İnşallah orada... O da bir takımımız olacak. Yani iyi gidiyoruz. Evet.
Sayın Küpe'yle biz İstanbul'da sohbeti devam ettiriyoruz. Bize sormak istediğin ve tabi bugün son günlerde hakemlerle ilgili olaylar da yaşanıyor.
More from Sinan

Yaz Basketbol Kampı Nasıl Seçilir? Sinan Güler, Güler Legacy hakkında Sıkça Sorulanları Cevapladı

NBA League Pass'de bir süre önce başlamış olan #NBAHoopCities de sıra İstanbul'da








