Necati Güler - Halit Kıvanç'la Spor Aşkı

Halit Kıvanç interviews Necati Güler, a former basketball player who worked with Adana Demirspor, Fenerbahçe, and Eczacıbaşı before moving into coaching and federation roles. They discuss his career, his sons Muratcan and Sinan's basketball paths, and how he balanced sport with family life.
Chapters
Merhaba sevgili dostlar yine birlikteyiz. Bugün biraz gerilere gideceğiz ama aynı zamanda Türk sporunun. En sevilen branşlarında dolaşacağız. Ve basketbol galiba öbürlerinin yanında daha büyük sevgili olarak öne geçecek. Şimdi ben kusura bakmazsanız özel bir notla tamamen özel yaşamıma ait bir notla programı açmak istiyorum. Çünkü bugün çok mutlu sizin karşınıza geldiğim her hafta mutlu oluyorum. Bizi seyredenler dinleyenler. Sizler bizi yaşatıyorsunuz hayatta. Ama eski yaşadığımız günler, üniversite çağı benim en iyi arkadaşlarımı düşünüyorum. Benden birkaç yaş büyük ama İstanbul Spor takımı o zaman Galatasaray-Fener Beşiktaş, Beşiktaş-Fener Galatasaray ve Galatasaray-Beşiktaş-Fener üç büyükler var. Dördüncü büyük olmak peşinde ve bir ara İstanbul Spor bu sıfatı almıştı dördüncü büyük. Ve hele o golcu mükerram. Efendim bugünkü programda Sayın Necati Güler Sayın demiyorum. Evladım olarak sevgili Necati Güler. Aa ne kadar iyi çünkü ayrıca oğulları Muratcan ve Sinan da Türkiye'de basketbolün bugün de en büyük isimleri. Ve yıllarca spora gönül vermiş Necati Güler. Geldi programa. Ben kendisiyle daha evvel uzaktan hep görüyorum. Alkışlıyorum ama yani tanışmıyorduk ve tanışmak deyince önüne baktı ben bir şey söyleyeceğim dedi babamı kim olduğunu sorabilirseniz dedi soruyorum dedim benim İstanbul Sporu'daki sevgili yaş farkımız vardı ama azdı abi demezdik mükerram İstanbul Spor'un Türk Futbolu'nun yıldızı mükerremin oğlu Sonra Türk basketbolunun oyuncu olarak ve yönetici olarak ki hala devam ediyor yıldızı oldu ve oğulları da yine basketbolun büyük yıldızları. Yani sporla böyle altın tahta oturmuş bir aile. Hoş geldin sevgili Necati oğlum diyebilirim çünkü babanın en yakın spor arkadaşıydın.
Kesinlikle sağ olun.
Onun için ve Ezracıbaşı ailesini de saygıyla anıyorum. Çünkü Haluk Ezracıbaşı, Melih Ezracıbaşı. Üniversite arkadaşlarım, evlerinden çıkmıyorum. Onun için çok duygulandım. Şimdi, Vetebiş bir benzer iş daha. Bir baktım doğum tarihi. Oğlumla yaşıtsınız ki hakikaten ben amca olarak karşınızdayım. Şimdi sevgili Necati, 1956'da doğuyorsun. Ve neredeyiz?
Kayseri'de.
Akıllı bir insan olduğum Kayserili olmaktan belli. Spordaki akıllılığın nasıl başladı? Mahalle arasında top oynamakla da hangi top?
Futbolla başladı tabi ki. Yani her çocuk bir şekilde Türkiye'de futbolla başlıyor. Benim de tabi babamın futbol geçmişi olmasının sebebiyle futbol ilk gözü ağrısı.
Yani 5-6-7 yaşında gözünü açtığın zaman babanla futbolla gördün sarı siyah formayla.
Evet ondan sonra... Zamanında da şey yaptığı için futbol federasyonunda gözlemcilik yaptığı için görev yaptığından ben bütün maçlara peki niye futbolcu olmadın? doğru yerinde bir soru çok doğru bir soru futbol ortaokulu tarsu Amerikan Koleji'ni kazanıp oraya gittim tahsile eğitime önem verdin o sırada Futbolda oynuyorum, voleybolda oynuyorum, teniste oynuyorum ama basketbola da yeni başlamışım. Orada biraz annem, rahmetli annem devreye girdi. Annem basketbolu tercih etme sebebim oldu.
O salon sporları hanımları ve hele anneleri daha çok ilgilendirmiştir. Bizim kuşaklarda da öyleydi yani.
Yok işte tekme futbolun işte tekmesi sertiydi işte. Açık havada oynanmasıydı. O yüzden annem orada birazcık basketbolu daha fazla önemsememin sebebi oldu yani.
Doğrudur. Evet sonra basketbol nerede başladık ilk forma giyerek?
İlk işte Tarsan'a geldik.
Şu takımdaki necati bak çok önemli dedikleri takım.
Adana Demirspor.
Adana Demirspor. Adana Demirspor birçok sporcuğa da öncelik göstermiştir. Hele futbolda yıllarca yani.
Benim için de adaylığım spor çok önemliydi. Evet. Adaylığım sporla lisede, lise takımında oynarken adaylığım spor A takımına beni çıkartmışlardı.
O devam etti sizin basketbolde. Peki oradan sonra ayıldızlı formaya doğru bir gidiş.
Evet. O liseden mezun olduğum yaz ilk defa genç milli takıma seçildim.
Hı hı.
Çaçaktaki Balkan Şampiyonluğuna gittik, ikinci olduk. Ondan sonra da o yaz İstanbul'da Boğaziçi Üniversitesi'ni kazanınca Fenerbahçe'ye transfer oldum.
İstanbul'a geldiniz, bu sefer Adana'nın pro Fenerbahçe'ye geçtik. Evet. Ve Türk Genç Milli Basketbol Takımı ile de 1976'da büyük bir takımda oynama şerefini taşıyorsunuz. Balkan Şampiyonluğunu ilk kazanan Genç Milli Takım basketbolde çok güzel bir şey. Sonra Ezacıbaşına transfer oldunuz.
Ezacıbaşına transfer oldum. Ezacıbaşında 7 sezon oynadım.
1, 2, 3, 4, 5 yıl.
5 şampiyonluğumuz var.
5 Türkiye şampiyonluğu var.
3'ü arka arkaya arada bir sene kaptırdık.
Basketbolde transferler futboldakinden daha fazla oluyor. Hele o zaman öyleydi. Siz de 1963'te İtevü'ye İstanbul Teknik Üniversitesi'ne geçiyorsunuz.
Teknik Üniversitesi'nde oynadım. Bu arada Ezacıbaşı'nda oynarken bizim yine bir ilkimiz var. A Milli Takım olarak yine ilk defa Balkan Şampiyonu olduğuyduk. Sofia'da 1981'de rahmetli ailenin...
Balkan Şampiyonu Milli Basketbol Takımımızın ilk şampiyonundaki takımdaki oyuncu Necati Güler. Necati Güler kaç kez milli? Çabuk aranızda evde böyle bir sorun bakalım. Ben bir kere bir ipucu vereyim. Yüzden çok mu az mı? Şimdi ben böyle sorduğuma göre yüzden çok diyorsunuz. Yüz on mu? Yüz on diyenler bak birbirlerine. Hayır diyor öteki aileden biri. Hanımlardan biri yüz yirmi dedi. Yok dediler. Ben kendisine sordum yüz otuz dedim. O da hayır dedi. Yüz otuz yedi. Evet. Yüz otuz yedi kez amirliği basketbol takımı forması. Valla biz sizin gibi spor spor için yapan ve bu hayatınızı götüren, geçindiren değil ama çok önemli bir şey. Ailenizin de ayrıca bir geçim yolu var, çalışılıyor. Fakat şöyle bir şey oluyor, bitiriyorsunuz basketbolu artık ben bunu mu eledim, eleyimi de duvara koymuyorsunuz. Eleyi elinize alıp... Bu sefer sağa kendinde yöneticilik başlıyor.
Doğru. Teknik Üniversitede antrenör ve idareci olarak görev aldım. Bir sene arada NASAŞ'ı, bir senede Fenerbahçe'yi çalıştırdım.
Çalıştırdınız.
Fenerbahçe'den sonra da tekrar Teknik Üniversite'ye döndüm. Teknik Üniversitede... 1998'e kadar baya uzun süre görev yaptıktan sonra basketbol federasyonunda eğitim işleriyle uğraşmaya başladım.
Yani işiniz sizin oldu. Şimdi basketbolcu Necati Güler basketbol hayatında yani spor hayatında hiç unutamadığı Acı olmasa daha iyi tatlı olsun ama anılardan bir iki tane küçük küçük şöyle hemen özetle. Hiç üzültemedikler.
Bizim için en önemli şeylerden bir tanesi demin sizin de bahsettiğiniz gibi Sofya'da Balkan şampiyonu olduğumuz turnuva.
O çok belli sonuç.
O turnuva ve o turnuvanın finalinde Yunanistan'ı yendiğimiz maçı unutmam mümkün değil. Çok önemli bir şeydi. O çok mühim bir turnuva.
Maçtan evvelki tahmininiz yeneceğiz miydi? Yoksa çok zor yenemeyiz diye bir korku var mıydı?
Yok biz o turnuvaya aslında iyi de hazırlanmıştık. Rahmetli Aydan abi yazın üniversite takımında bizi ilk defa toplamıştı ve bir jenerasyon değişikliği olmuştu orada. Ama iyi hazırlanıyorduk. İlk gün Bulgaristan'ı 16 sayıla yendik kendi evlerinde. O bizim için zaten büyük bir moral oldu. Ondan sonrası da geldi. Ve o şampiyonluğumuz müthiş bir şampiyonluğumuz.
Peki Balkan şampiyonluğunu ilk kazanan takımın bir basketbolcusu olmayı hatırladığınız zaman 100 bin tane de apartmanım olsaydı kıymeti yoktu diyor musunuz?
Kesinlikle. O kesinlikle bir kere öyle yani.
Yatağı yattınız böyle yalnız uykunuz şöyle kaçtığı zaman. Yani nasıl yenmiştik o gün diye düşündüğünüz oluyor mu hala?
Kesinlikle tabii. Onun zevki onun şeyi başka. Deminki sorunuza şöyle gelmek istiyorum. Yönetici olarak değil ama bir seyirci bir taraftan olarak gerçi federasyonda görev oluyordum. Yine... Türkiye'de yapılan 2010 Dünya Şampiyonu'ndaki final maçı ve o finale de ikinci olmamız, gümüş madalya kazanmamız, bir gün öncesinde de Sırbistan'ı yenmemiz bunlar çok unutulmaz şeyler. Yani yine başarıya geldi ama onun dışında şey yani.
İşte eski büyük bir sporcu güzel sayılar yapmış takımlara hala çalışmasını yapıyor. Ama şimdi sizi biraz dinlendireceğiz. Ondan sonra tekrar konuşmaya başladığımızda bu büyük sporcunun işi bitmemiş. Neler mi yetiştiriyor? Bir, bir olur mu? Birbirinden başarılı iki büyük sporcunun da babası. Kimler tanıyorsunuz? Tanayanlar tanıyor, bilenler biliyor. Bilmeyenler için kısa bir aradan sonra hemen beraber olacağız. Evet, sevgili Necati Güler, şöyle bir soru da geliyor aklıma bu kadar spor maç falan filan. Kendi yönettiğiniz, kendi oynadığınız değil, onun dışında spor olarak yani spor aşkı için falan futbol maçı olur, falan atletizm olur. Sizi çok heyecanlandıran, çok mutlu eden, hatırladığınız büyük spor güzelliği neydi? Spor aşkının simgesi olan.
Ben demin de söylediğim gibi yani voleybol, futbol haricinde basketbol haricinde voleybolda oynadım. Artı tenis oynadım. Hatta yani ilk Türkiye şampiyonluğunasını, şampiyon olmadım da ilk Türkiye şampiyonluğunasını yaşama... Katılıp İstanbul'daki Türkiye Gençler Tenis Şampiyonu'na katılmıştım.
O güzel bir şeydi.
O yüzden tenisle de alakam çok fazla.
Siz tam spor aşkı içindesiniz.
Evet yani onları çok seviyorum. Türkiye'de geçtiğimiz yıllarda son iki yıldır kadın, dünya kadın tenisinin en önemli sekiz sporcusunu... Izleyebilmek, canlı olarak izleyebilmek bence çok güzel bir şeydi. Yani onu da yaşayabildiğim için de mutluyum aileye.
Mesela çok güzel bir olay. Peki çocukken okurken evladım bak derslerle çalış bu toplam bu işler olmaz diyen akraba falan büyüklerden oldu mu?
Babam yani dediğiniz gibi mükemmeliyetçi bir insandı. Ben o sebeple derslerimde de çok başarılıydım.
Evet onu da biliyoruz.
O da işte bu mükemmelliğe çıktığından 9 aldığım zaman bir de bir 10 almadım derdi yani.
Sonra bir gün hanım dedi ki Necati sana müjdam var dedi. Muratcan'ın geldiğini haber verdi. Bir günde sonra Sinan'ın geldiğini haber verdi. İsimleri seçmenizde bir özellik var mıydı?
Var yani ben Murat... İstiyordum Nilgün Can istiyordu o yüzden Muratcan oldu.
Sinan'da ikiniz de Sinan.
Yok Sinan ismini Muratcan koydu. Çünkü eniştesini çok seviyordu ve eniştesinden izin aldı.
Abi olarak.
O Sinan'ın ismini Muratcan koydu.
İkini kaçar yaşlarında Murat'la?
İşte aralarında 3,5-4 yaş fark var. 3,5 yaş falan.
Evet Hayalçin'i Murat.
Muratcan işte 32 bitti.
Evlilik, bekarlık durumları?
Muratcan evli ve bir torunumuz var.
Sen dede olduğunu söylemiyorsun. Benim torunum yok. Ben dede değilim. Onun için herkes Halit abi diyor bana.
Ben de değilim.
Ama size de Necati abi tabii.
Yani genelde sağ olsunlar öyle diyorlar.
Öyle diyorlar. Öyle diyorlar sporda. Peki, şimdi oğullarımızın başarılarını sizin ağzınızdan dinleyelim.
Muratcan...
Yani ben sizden gördüğüm için ben de olacağım sporcumu dedi yoksa...
Tabii ben oynuyordum onlar büyümeye başladıklarında. Onlar antrenmanları, maçları birebir... 5-6 yaşında çocuk bunu farkını... Yaşıyorlar yani beraber yaşıyorlar çünkü. Ondan sonra da yaşları birazcık denk geldiği zaman onları daha hafif hafif...
Yani mahallede iki taş kale yapıp da gelin diyenlere değil onlar basketbole gittiler. Bir kere o normal. Aynı şey Sinan için geçerli çünkü bir de orada abi de var aynı vaziyette.
Sinan tabi bir de evde onlar evde de bir küçücük potamız vardı. Öyle mi?
Evde bir oda basketbol.
Ondan sonra onlar o küçük potada birbiriyle maç yapmakla başladılar zaten işe.
O yüzden... Eyvah şimdi farkındayım. Küçük çocukları olanlar diyecekler biz de Murat Sinan kardeşler gibi Biz de bizim ev büyük bir oda ev şu odanın yarısını verin bize biz oynayalım diyecekler ben karışmıyorum ben Necati Bey'den gelen teklif budur. Sonra Peki başladıkları zaman bunlar Hani okul bir yandan Okulları da devam ediyordu Ve bizim gibi hem okuyacaksın hem oynayacaksın dedik.
Evet biraz öyle.
O çok önemli.
Çok önemli. Yani dediğim gibi her ikisi de okullarını hiçbir zaman ihmal etmediler. Yalnız işte Sinan şartlar da Türkiye'nin şartları da biraz daha değiştiği için belki. Üniversitede Türkiye'de üniversiteyi kazandığı ve birinci sınıfı geçtiği halde birinci sınıfın sonunda Amerika'ya gitmek istedi.
Evet. Basketbole devam isteğinden dolayı biraz daha.
Evet. Basketbolla okulu beraber götürebilme isteğinden dolayı o dört sene Amerika'da okudu. Basketbol bursuyla. O da ayrı bir tabii ki yol açtı Sinan'a. Kadar hem okuyup hem şey yapabiliriz. Çünkü Türkiye'de abisinin okuyup profesyonel basketbolculuğu devam ettirmesinin zorluklarını birebir gördü. Evet. İyi bir talebe olmasına rağmen Muratcan mesela Sinan'dan sonra üniversiteden mezun oldu. Çünkü aradaki yılları profesyonel basketbolundan dolayı planlamıştı. Aynen.
Ondan bu şu anda. Starlardan yani.
O dönemde ülker de oynuyordu. Euroleague oynuyorlardı, Avrupa Kupaları. Ve o yüzden zorlandığı dönemler oldu. Ama dediğim gibi tabii ki eğitim de çok önemli.
Peki sonra Sinan gelince abisiyle aynı takımda oynamayı, hayat onlar aynı takımda oynamayı düşündüler mi?
Yani tabii ki çok istiyorlar ama şu ana kadar böyle bir şey... Koşullar. Koşullar ikisini hep... Ayrıldık.
Peki birbirlerine karşılıklı oynadıkları maçtan sonra sizin durumunuz maçın görünmeyen hakemi olarak?
Benim durumum şey bugüne kadar açıkçası hava muhalefeti yüzünden son oynanan Beşiktaş Anadolu Efes maçı hariç Türkiye'de karşı karşıya oynadıkları her bir maçı seyrettim. Canlı olarak.
Peki şimdi farkındayım seyirciler şu anda bana diyorlar sor Altan abi sor diyorlar soracağım. Şimdi bir maç benim iki oğlum var biri Muratcan biri Sinan. Seyrediyorum. Şimdi bakıyorum iki ihtimal var. Biri daha iyi oynuyor takımıyla beraber tabii. Ve daha çok sayı yapıyor kazanıyor. Ama o olmadan da acaba şu mu yoksa bu mu diye taraf tuttuğunuz oluyor mu Türkçesi? En zor soru.
Çok zor bir soru tabii ama... Burada ben bu işin içinden çıkamadığımı görünce Muratcan bir formül üretti. Eee? Muratcan'ın formülüne göre hangi takım ev sahibiyse ben onu tutuyorum.
Ev sahibini tut dediler. Çok güzel ya.
Çünkü ev sahibinin kazanması daha normal düşündüğümüz için.
Peki evde basketbolun yani bir maç seyrediyorsunuz hiç ilgisiz ilgilendirme orada bir şey oluyor. Murat bir şey söylüyor, Sinan bir şey söylüyor. Siz yani hepiniz anladığınız için bu nevi tartışmalar...
Pek dediğim gibi pek olmuyor. Yani basketbolu biz tabii ki kendi aramızda seyretilmiş oluyor ama evdeki tartışma daha çok işimizi dediğim gibi daha önce de eve getirmemeye çalışıyoruz.
Peki siz basketbolu yerinde seyrediyorsunuz, bazısında yöneticisiniz falan filan. Ya da onlar oyuncu. Bittikten sonra, şimdiki teknik çok çok iyi, banda alıyorsunuz, bilmem ya tart diske bilmem ne, ve koyup seyrediyorsunuz. Sonradan onları seyrediyor musunuz? Bir. Bu soruyu sorayım, ikincisi de sorayım.
İki maçlarını kaydediyorum ve seyrediyorum. Onlar da zaten antrenörlerinin nezaretinde veyahut kendileri de özel olarak seyrediyorlar.
İkinci soru hemen geliyor. O seyirden sonra iki sıfatlı, bir basketbol hocası olarak, bir baba olarak eleştirilerinizi hemen iletiyor musunuz?
Orada biraz belki farklıyım. Çünkü... Tabii ki özellikle gelişme çağında eleştirilerim belli bir seviyede oluyordu. Ama ben şu anda onlardan bir talep gelmedikçe basketbolu çok fazla konuşmuyorum.
Anneler, babalar, Necati Gürer sadece bir büyük basketbol yıldızı olarak Türk sporunda parlamış değil. Spor aşkının gerçek temsilcilerinden biri olarak diyor ki, sporu örnek alıp diğer alanlarda da çocuklarınıza, torunlarınıza, yakınlarınıza, gençlere hele spor yapıyorlarsa veya diğer alanlarda bazı durumlarda eleştirme yerine sessizliği tercih edin ama size danışırlarsa o zaman fikrinizi söyleyin. Valla çok güzel bir şey. Şimdi bizim artık maçın son dakikalarına giriyoruz biliyorsunuz. Son dakikada hele futbolda bir farkla falan böyle bir golle olacaksa, baskette iki ya da üç atışla olacaksa heyecan değişiyor. Şimdi sizin bizim spor aşkı seyircilerine MTV Spor ekranlarından der mi istediğiniz? Spor aşkı mesajlarını dinleyelim. Bu kadar yıllık tecrübeli oyuncu, yöneticisi halen evlatlarıyla sporda temsil edilen Güler ailesi adına bize güler yüzlü öğütler.
Sağ olun. Her şeyden önce sizin de başta söylediğiniz gibi bugün burada sizle karşı karşıya olmak benim için de çok büyük bir mutluluk. Benim için büyük bir mutluluk ve bir onur.
Tarihi yaşıyoruz yeniden.
Kesinlikle. Her şeyden önce bir spor ve eğitim beraber gidebilir.
Evet bakın bazı sert anneler babalar benim de tezim sporla eğitim beraber gidebilir. Yeter ki o koşullar sağlansın.
Bu Türkiye'de her geçen gün Türkiye'nin hem eğitim şartlarından hem de altyapı sporlarının kendi özel şartlarından. Daha zor olabiliyor ama dediğim gibi eğer insan istiyorsa ve belli bir programı yapıyorsa bu ikisi beraber gidebilir. Ben açıkçası genç kardeşlerimizin birçoğunun çok küçük yaşta okul mu spor mu seçimi yapmasından çok büyük rahatsızlık duyuyorum.
Rahatsızlık evet biraz daha açın var bir iki dakikamız var.
Yani burada dediğim gibi ailelerin işte spor yapma dersine çalış onun denen çocuğun ders çalıştığını ben bugüne kadar görmedim en büyük gerçek ben de mesela çocuklarıma hiçbir zaman için kendim ders çalış demedim pardon orada hemen gireceğim ama gidin şu takımda basketbol oynayın bunu oynayın da demediniz onlar seçim yapıp basketbolu başlattılar Biz orada antrenörlerine söylüyorduk derslerini çalıştırtmalarını. O zaman antrenörün lafını benden daha fazla dinliyorlardı. Doğru. Yani onlar için ilk idol aslında babadan önce. Benim sayemde belki beni gördükleri için salona geldiler ama benden çok antrenörlerinin lafını dinliyorlardı.
Hocayı dinlemek de bir meziyet tabii ve doğru bir şey. Valla çok güzel bir spor hayatı, çok güzel bir aile hayatı. Yavrularınıza verdiğiniz güzellik, Türk sporuna verdiğiniz ama bir de bugün bizim rastlantımız babanızın gençlik arkadaşlarından biriyle bir programda beraber olup onu anmamız. Hepsi birbirinden güzeldi. Ama benim için en büyük güzellik her hafta sizleri spor aşıklarını karşımızda görmek. Spora bırak ya topa tekme vurmak diye bakmayan bir kuşak yetiştirelim istiyoruz her alanda. Onun için ve örnek Güler ailesi bugünkü konuğumuzdu. Hepinizin bu güzel başarıların daha güzellerini yaşatmasını diliyoruz. Ama gelecek hafta karşımda olmazsanız ben ağlamam da çok üzülürüm. Yani beni üzmezsiniz belki ağlarım da hatta. Ama karşımda görürseniz gene ağlarım sevinçten. Haftaya görüşünceye kadar her şey güzel gitsin. Yüzümüz hep gülsün.
More from Sinan

Yaz Basketbol Kampı Nasıl Seçilir? Sinan Güler, Güler Legacy hakkında Sıkça Sorulanları Cevapladı

NBA League Pass'de bir süre önce başlamış olan #NBAHoopCities de sıra İstanbul'da








