Vlog S01 E04 | Soru Cevap - Q&A / Sinan Guler

In this Turkish-language vlog, basketball player Sinan Güler greets viewers with a Kurban Bayramı wish and proceeds to answer fan‑submitted questions in a casual Q&A format. He reflects on his career‑defining moments, especially the 2010 World Championship where Turkey reached the final, and explains how that experience shaped his legacy and social‑media presence. Güler discusses practical topics such as jersey availability, ticket‑combo promotions, upcoming league matches (including dates against CSKA Istanbul), and his recent equipment choices. He shares personal stories about a time he considered quitting basketball, emphasizing the crucial support from his family and his own perseverance. The player also talks about his extensive Michael Jordan shoe collection, his approach to physical and mental development, and offers concrete advice for aspiring professionals—highlighting the importance of self‑improvement, coach communication, health, nutrition, and filtering external feedback. Throughout, he mentions production challenges of the vlog, thanks his subscribers, and encourages viewers to stay engaged and support the team for the upcoming season.
Chapters
Herkese merhaba. Herkesin kurban bayramını kutlarım. Hem de aynı zamanda kısa bir işte dediğim gibi soru cevap şeklinde geçecek. Bugüne kadar koyduğumuz 3 video içerisinde sorduğunuz bazı soruları cevaplamaya çalışacağım. Soruların hepsine cevap vermeyeceğim. Bazılarına zaten yorumlar yazıldığında cevap veriyorum. Bazı soruların... Benim cevap veremeyeceğim sorular olduğunu düşünüyorum. Bununla ilgili ilerleyen zamanlarda sorular biriktiğinde daha da uygun şekillerde soru verebileceğim cevapları zaten siz de biraz daha görüyor olursunuz. Ama bugüne kadar da gösterdiğiniz ilgi için, kanalıma abone olduğunuz için ve yorumlarınızı ve sorularınızı paylaştığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Sonuç olarak bunu spor içerisinde olup kendi yoğunluğum içerisinde böyle bir kanal aracılığıyla sizinle buluşmam benim için güzel bir şey ama eminim ki sizin için daha da güzeldir. Ve sizin spora gösterdiğiniz ilgiyi ve düşüncelerinizi paylaştığınız ortamlara yeni birini eklemenin... Benim bireysel açıdan önemli olduğunu düşündüm. Sorulara geçmeden önce aklıma bir şey geldi. Bugün ayın 12'si. Bundan yaklaşık 6 sene önce, 6 sene bir gece önce... Biraz sonra göreceğiniz video oldu. Sırbistan'ı yendik ve Dünya Şampiyonluğunda finale çıkmıştık. Ardından da bugün de Amerika ile maça çıkmıştık. 2010 Dünya Şampiyonası finalinde. Gerçekten çok güzel bir duyguydu, çok güzel bir tecrübeydi. Ve o süreçte öğrendiklerim, o süreçte basketbolda yaşadıklarım kariyerimde büyük bir dönüm noktası oluşturdu diyebilirim. Bu hem Güler Legacy'nin kurulumunda önemli etkenleri ve imkanları açtı. Sosyal medyayı ilk yeni yeni kullanmaya başlamış birey ve bir ülkeyken onun içerisinde yaşadıklarımız da bence benim için güzel bir tecrübeydi. Hem de sportif anlamda kariyerime kattıkları ve geçmişe bakıp döndüğümde en büyük başarılarımdan parçası olduğum en büyük başarılardan biri olması. Benim için gerçekten çok mühim. Bunu da belirtmek isterim. Sorulara geçmek olursa... Arada sormuş şey... Kendi aralarınızda konuşmuşsunuz. Sarı araba gökseninin, evet. Biri demiş ki... Sokrates'i daha fazla yazı yaz. Daha fazla yazı yazabilirim. Sezon içerisindeki yoğunluğuma göre artık bu sene... Karar vereceğiz dergide çıkacak yazıları veya ne olacağını ama aynı zamanda Sokrates'te güzel bir şeyler üzerine çalışıyoruz umuyorum bu videodan sonra çok yakın bir zamanda sizinle olur ve paylaşıyor oluruz hazırlık maçlarından sonra ilk lig maçımız 9 Ekim'de daha sonra da 13 Ekim'de CSKA ile İstanbul'da oynayacağız lig maçımızda 5 bal kesirli 2 maçta Abdi Pekçi'de biliyorsunuz zaten kulüp içerisinde kampanyada başlatıldı. Hedefin 7000 kombine olduğu süreçte sizden de kombine alarak hem bize sahada desteğinizi göstermek adına hem de maçları izlemeniz adına güzel bir şey olacağını düşünüyorum. Basketbolda daha önce hiç pes etme noktasına geldiniz mi diye bir soru gelmiş. Genç iş takımdayken değil pardon yıldız takımdayken İstanbul Teknik Üniversitesi'nde oynarken basketbolu bırakma noktasına gelmiştim. Ve çeşitli sebeplerden farklı alanlarda bunu daha önce anlatmıştım. Şu an burada girip de konuyu deşmek de çok istemiyorum ama basketbolu bırakmaya geldiğim noktada herhalde ailemden en büyük desteği o zaman görmeye başladım. Benim basketboluma devam etmem için çok destek oldular. Ve farklı bir ortam yarattım kendime, farklı fırsatlar yarattım. Ve vazgeçmeden oynamaya devam ettim diyebilirim. Mitso evet hep uykulu bakıyor. Bir de birkaç tane arada Mitso'va sosyal medya hesabı açmasını söyleyen arkadaşlarım oldu. Açmayacak. Çünkü çok ilgilendiğini söyleyemem sosyal medyayla diğer sporcular kadar. Kendini böyle daha doğru buluyor diyebilirim. Forma konusu sık gelen sorulardan biri olduğu için buradan bir anlatayım. Belki isteyenlere bir mesaj olur. Forma hediye etmek tabi ki de çok isterim ancak böyle bir imkan bizde yok. Bize sezon içerisinde sayılı forma veriliyor. O formaları da sezondaki maçlarda giyiyoruz. Daha sonra belki onlardan bir ya da iki tane hatıra kalırsa kalabiliyor. Forma yüzden hediye edemiyorum. Ancak maçlarda veya farklı ortamlarda denk geldiğimizde bazen GS Store'a... Urayıp imza günleri yapıyoruz o süreç içerisinde. Eğer formayla beraber gelirseniz seve seve imzalarım ve sizinle o sırada diyalog yaşamak benim için gerçekten keyifli oluyor. Emir takımına idmanlara başladı. Bir iki tane soru içerisinden ortaklaşa gidiyorum. Emir'in katkısı olacaktır tabii ki de. Ergün abim de söylediği gibi. Çok değişik pozisyonlarda oynayabilecek ve bizim ihtiyacımızı özellikle ligde karşılayabilecek oyunculardan biri. İyi bir fırsat onunla beraber oynayabilmek. Milli takımda da yaptıklarını zaten görmüştük. Umuyorum güzel bir sezon geçirir. Ekipman videosu sorusu gelmiş. Kullandığım ekipmanlardansa... Onlar da ilerleyen dönemde bir şekilde paylaşıyor olurum diye düşünüyorum. İlk profesyonel maçıma çıktığım zaman ne hissettim? İlk milli maçtan bahsetmek daha doğru herhalde. A Milli takımına ilk İstanbul'da ve diğer ülkelerde Avrupa Şampiyonası elimesi oynarken İstanbul'da oynadığımız ilk maç gerçekten çok heyecanlıydı. Ve o günden bugüne kadar da, 2008 yılında ameli formaya girdim ilk. O günden bugüne kadar da ameli formaya giyebilmek büyük bir şans ve gurur benim için. Jordan ayakkabılarla ilgili bir soru gelmiş. Çocukluğumdan beri zaten Michael Jordan en çok takip ettiğim ve hayran olduğum oyunculardan biriydi. Gerek saha içerisinde gerek sağ dışında gerek basketbol bakış açısı olarak büyük ihtimal en ince ayrıntısına kadar incelediğim sporculardan biri. Yarattığım marka ve daha sonra o markayı getirdiği yerle beraber de basketbol kültürü içerisinde çok önemli bir yere sahip. Ben de bu kültürün içinde ayakkabıları olan ilgim herhalde 13-14 yaşında başladı. Bugün baktığımda herhalde 40'a yakın Michael Jordan ayakkabısı farklı modellerde evde duruyor. Bir zamanlar çok yoğun bir şekilde koleksiyon yapmaya çalışıyordum. Şu anda biraz yavaşladım ama yine de güzel bir ürün çıktığı zaman almaya çalışıyorum. Güzel bir fikir gelmiş nasıl gelişim gösterdiğime dair. Ben gelişimime farklı açılardan bakıyorum. Bunun fiziksel, mental ve oyun açısından çok büyük farkları var. Çeşitli evreler geçirdiğimi de biliyorum. Bunu biraz daha farklı bir çalışmayla yapmak lazım. Ve şu an büyük ihtimalle bundan sonraki süreçte konsantrasyon daha sezon içinde olan bitenlerle alakalı olacağı için. Belki sezon sonuna, belki daha sonraki zamana denk gelebilecek bir şey olabilir ama aklımızda olacak notumu ben alıyorum konuyla alakalı. Profesyonel oyuncu olma yolunda ilk ne yapmalıyım? diye bir soru gelmiş. Spor gerçekten özveri gerektiren bir şey ve sporun içerisinde... Bireyin kendi çabası dışında bir sürü etken, sporcunun kariyerini etkileyebilecek şeyler olabiliyor. Bu antrenörün bakış açısı, antrenörün kendi başarı odaklı çalıştığı ortamdaki doğal bir şey. Kendi öngördüğü süreç, antrenörün kendini geliştirebileceği süreç ve genel olarak etrafta işte... Oynanın oyun, maçın sonucu gibi şeyler çok farklı yönlerde kişiyi etkileyebilir. Benim tek söyleyebileceğim bir şey var. Bireysel gelişimle. Önem göster kendini geliştirmek için elinden gelen her şeyi yap. Antrenörünle diyalog kur. Neyi nasıl yapabileceğine dair o seni yönlendirmeli. Sonuç olarak antrenörün takımı. Onun dışında... Sağlığına, beslenmene, fiziksel gelişimine tabi ki de dikkat et. Ve insanların sana bahsettiği iyi ya da kötü eleştirileri kendi içinde doğru şekilde kullanmaya çalış. Çünkü sporun içerisinde hem takım ortamında hem ufak ufak büyüdüğünde işte ailevi taraftar... Ve benzeri diğer dış etkenlerin girdiği ortamda çok fazla bilgi girişi olabiliyor. Bu bilgilerin hangilerinin doğru olduğuna senin hissiyatın yardımcı olacaktır. Ve bazı bilgiler, bazı gelen içerikler gerçekten senin aslında duymak istemeyeceğin ve kulağını tıkaman gereken şeyler. Biz şu an profesyonel sporcu olarak bunun bir sürü benzerlerini yaşayabiliyoruz. Önemli olan orada gerçekten senin için yararlı olan neyse onları en iyi şekilde kendi tarafına çekebilmek. Onları kendi içinde değerlendirip pozitif bir etkiye dönüştürebilmek. Herhalde profesyonel başladıktan sonra bile yani son 5-6 senedir kendi kafamda oyunun fiziksel olarak yapabildiklerimin yanında mental tarafında bunu çok düşünüyorum. Bir yerden sonra oyun bir satrança dönüyor. Onu iyi şekilde değerlendirebilmek için tabii ki de güçlü bir mental bakış açısına gerek var ve ona göre ilerlemek var. Ama eminim ki kendine bu kadar güveniyorsan yapabileceğin her şey senin de elinde. Vazgeçmeme peşinden koşmaya devam et. Sanırım... Bu kadar. Arada videolarımızda çeşitli teknik problemler olabilir. Bunları şöyle düşünmenizi isterim bu arada. Ben videoları ya kendim ya da antrenman sırasında yardımcı olan menajer ekibimizden arkadaşlar çekiyorlar. Daha sonra da ben bunları... Türkiye'deki ekibimle paylaşıyorum. Onlar da işin prodüksiyon tarafında yardımcı oluyorlar. Bu süreç içerisinde çeşitli teknik problemler yaşanabilir. Bu da biraz tecrübeyle olacak bir şey. Yavaş yavaş biz de daha iyi işler çıkarmaya başlayacağız. Şu an hem sizinle nasıl içerikler paylaşmamız gerektiğini düşünüyoruz, hem de bu içeriği en iyi şekilde size nasıl ulaştırırız onu düşünüyoruz. Ekibimle beraber her seferinde daha iyi yapmak için elimizden geleni yapacağız izlediğiniz için teşekkür ediyorum halen abone olmadıysanız abone olursanız çok sevinirim kanalıma ve soru ve yorumlarınızı paylaşmaya da devam ederseniz çok sevinirim hepinize İtalya'dan iyi bayramlar biz kampımıza devam ediyoruz maç sonuçları şu an Dilediğimiz gibi olmasa da sezonun başlamasına neredeyse bir aydan az bir süre kaldı ve o zamana kadar en iyi şekilde hazır olmaya çalışacağız. Oynamamız gereken hem cümle hem savunmada basketbolla henüz tam gelmedik ama o noktaya gelmek için ekip olarak çalışıyoruz. Bundan emin olun güzel ve heyecanlı bir sezon hepimizi bekliyor. Umarım... Yakın zamanda bir daha görüşürüz.
More from Sinan

Yaz Basketbol Kampı Nasıl Seçilir? Sinan Güler, Güler Legacy hakkında Sıkça Sorulanları Cevapladı

NBA League Pass'de bir süre önce başlamış olan #NBAHoopCities de sıra İstanbul'da








