Vlog S01 E09 | Uzun Bir Aradan Sonra - After A Long Break / Sinan Guler

Turkish basketball player Sinan Güler returns after a long break to discuss his upcoming 33rd birthday, a difficult Euroleague season, and answers fan questions about tough opponents, coaching ambitions, and young players like Furkan Korkmaz.
Chapters
Bayağıdır sessizdim halilen. Bu videoyu izlerken de benim doğum günüm olmuş olacak. 33 yaşına basıyorum. Her yeni bir yaş yeni şeyler getiriyor beraberinde. Bu sene daha farklı yaklaşıyorum. Hem doğum günüme hem de sezonun gidişatına sizinle bir şekilde bazı şeyleri paylaşmaya çalışıyorum ama sezonda istediğimiz gibi başlamadığı zaman da benim de paylaşma isteğim veya keyfim aynı şekilde olmuyor. O yüzden... Öncelikle arayı soğuttuğum için kusura bakmayın. Aynı zamanda da şimdiden doğum günümü kutladığınız için ve güzel dileklerinizi paylaştığınız için teşekkür ediyorum. Genel olarak zor günler geçiyor. Oynadığımız basketbol ne sonuç olarak iyi ne de taraftarımız veya izleyenler çok memnun genel gidişattan. Bunun çeşitli sebepleri var. Takımın bir öncüsü olarak bu konuda ne kadar yorum yapabilirim bilmiyorum. Tek söyleyebileceğim şey takım olarak kazanıyoruz, takım olarak kaybediyoruz. Ve hepimiz giydiğimiz formanın önemi, taşıdığımız yük ve hedeflediğimiz şeyler neler bunların hepsinin farkındayız. Önemli olan şey zaten doğru yolu bir şekilde bulmak. Sezon uzun. Euroleague'de henüz maç kazanamamış olsak bile eminim ki ilk galibiyet o kadar da uzak değil. Oynadığımız maçlar içerisinde kazanabileceklerimiz vardı. Çobuk vazgeçtiklerimiz vardı. Süreç zor işliyor. Burası kesin. Ama aynı zamanda bilmemiz gereken bir şey var ki, biz sizin izleyebileceğiniz ortamların dışında, antrenmanlarımızla, genel olarak takımın gidişatını konuştuğumuz ortamlarda neye, ne için mücadele ettiğimizi Bütün oyuncular olarak biliyoruz, farkındayız. Buna çabalıyoruz. Bazı şeylerin oturması beklediğimizden veya gereğinden daha uzun bir zaman almış olması bence hepimizin hatası. Başta oyuncular olarak ama eninde sonunda doğru yolu bulacağız ve aradığınız, beklediğiniz basketbolu oynamaya başlayacağız. Bu son iki oynadığımız maçta bunu biraz gösteren ışıklar var.
Maybe there's no love like the moon. As I as I scan, as I as I scan, as I as I hope we see as I scan, as I as I scan, as I as I scan, as I as I hope we see as I scan, as I as I scan, as I as I scan, as I as I This is just get us, us, just get us, us, just get us, us. This is okay, okay, okay. Let's be as this. Okay. Bu bölüm içerisinde sizinle.
Genel olarak paylaşacağımız şeyler sanırım Kız Yıldız maçından itibaren biraz maç görüntüsü, biraz farklı görüntüler ara ara sizinle birlikte oluyor şu anda büyük ihtimalle. Ama aynı zamanda bu süreçte birkaç tane topladığımız güzel soruları cevaplayarak sizinle paylaşmak istiyorum. Böylece de kısa bir soru cevap yapmış olurum. Furkan kahvemlerde. İlk olarak Enes Okur. Bugüne kadar Hücum ve Samma'da karşısında en çok zorlandığın oyuncular kimlerdi diye sormuş.
Kahvem geldi. Abansın be. Biliyorum.
Hücüm... Hiçbir zaman ekstra böyle hücum yetenekleri veya istikrarlı bir şey hücumla tek başıma bir şeyler yapan bir oyuncu olmadığımı düşünüyorum. Genelinde takım oyunu içerisinde... Bir şeyler yapmaya ve takımın hücumda veya savunmada eksikliklerini kapamayı düşünen bir insanım. Tabii ki de son 2-3 senedir Galatasaray'da aldığım rol daha hücum odaklı ortamlar yaratsa da savunmada yaptıklarım biraz daha azalmış olsa da kendimi her zaman için en azından o tarz bir oyuncu olarak gördüm. Tabii ki de dediğim gibi son 2 senedir özellikle hücumda daha fazla sorun kalıyorum. Vücunda takımın oynaması gereken basketbol üzerine daha fazla kendim kafada yürüyorum ve yorabilecek bir rolle de sahibim. Ama bunun yanında hücum tarafında en çok zorlandığım oyuncular Gökçen'inle Doğu Şükere zaten birebir savunmada bence Türkiye'deki en iyiler. Mil takımlarda veya beraber oynadığım zamanlarda birebir dönemlerinde hep bir çekingen davranmışımdır. Hücumda en iyi yaptığıma inandığım şeylerden bir tanesi hem penetre kabiliyetim hem de bitirişim. Genelde uzun oyunculara karşı orada dallarına takıldığımda olabiliyor. Bundaki herhalde en zorlandığım oyunculardan biri. Pavga Sol oldu. Milli takımlarda karşılıklı oynadığımız zamanlarda her zaman bir şekilde soğutun ikemi kesecek fırsatları bulmuştur diye düşünüyorum. Sanhuma tarafında zorlandığım oyuncular hem karşılıklı oynamasının keyifli olduğunu çünkü bir hedef olduğunu bir, onu o kişiyi savunmanın zorluğunun bir motivasyon olduğunu düşünüyorum. Hem de aynı zamanda bazı oyuncular var ki oyun içerisinde ne yapsan yap çözümünü bulamıyorsun. Bunlardan bir tanesi kesinlikle Spanolis. Bir diğeri zaman zaman başarılı olsam da sayı atma opsiyonu... Çok farklı olduğuna inandığım ve oyunu gerçekten farklı bir tempoda oynadığına da inandığım bir oyuncu JC Carroll. Başka başka... Sağolun bu arada en zorlandığım... Teodosic. Kendisi senin onu tutmana izin verirse tutabilirsin gibi gelen bir oyuncu. Aynı şekilde... Nando Decolo da aynı şekilde oyuna farklı bir şekilde yaklaşan ve ikisi beraber oynadıkları zaman zaten Avrupa'daki ofansif anlamdaki en kuvvetli ikili kısa oyuncu olduğuna inanıyorum o ikilinin. Sanırım bu kadar. Onur Şişman, Euroleague'de en beğendiğin oyuncu kim demiş? Şu anda Nando Decolo. En beğendiğim, takdir ettiğim ve izlediğim oyuncular arasında. Halit Faruk Mardini, NCW şampiyonu bir takım, Euroleague şampiyonu bir Avrupa takımı ile mücadele edebilir mi? Mücadele etse galip gelebilir mi? demiş. Enteresan bir soru ama oradaki mühim bir farklılık şu, NCW oynayan oyuncuların çoğu 23 yaş altında. Profesyonel seviyedeki oyuncular genelde farklı yaşlardan ve farklı tecrübelerden gelen oyunculardan kurulur. Bence maç yapılsa bile çok mücadele edecek bir ortam. Euroleague'in ilk 16 takımı içerisinde, Euroleague'in ilk 16 takımı değil de zaten 16 takım var bu sene. Euroleague'deki, şöyle söyleyelim. En iyi 10 takımı Euro Ligin en iyi 10 takımına karşı güzel maçlar olur ama kazanabilirler mi emin değilim. Tecrübelinin çok ağır basacağına inanıyorum burada. Merih Anıl Emir, kaptan bu sene takımdaki oyuncular yapı itibariyle genel olarak hücum ağırlıklı. Seni bu sene işin savunma kısmında daha çok görebilir miyiz diyor. Elimden geldiğince bunu göstermeye çalışıyorum. Fiziksel yetersizliklerin olduğu alanlar olabiliyor. Sağ içerisinde aldığım sorumluluklardan dolayı bazen savunmada gereğinden fazla tembelki yaptığım olabiliyor ama aynı zamanda Gökse'nin yanında sahada takım savunmasına enerji verecek ve doğru yönlendirebilecek oyunculardan biri olduğuna inanıyorum. Sadece... İkisini hem hücumda aldığım sorumluluğu hem savunmada almam gereken sorumluluğu en iyi şekilde oynadığım dakikalarla sahaya yansıtmak zorunda olduğunu düşünüyorum. Kuş geziyor galiba. Burhan Galatasaray'da ilerleyen zamanlarda koçluk yapmayı düşünüyor musun diyor. Bugünkü planlarımda, bugün geleceğe dair baktığımda antrenörlük yapma düşüncem yok. Yapacak olursam da altyapı seviyelerinde çocuk yetiştirmeye dair Güler Legacy içerisinde bir şeyler yapıyor olurum. Onunla ilgili de Güler Legacy'nin ne olduğunu bilmeyenler için, öğrenmek isteyenler için altta linki görebilirsiniz. Ama antrenörlükten daha çok... Çocukların spor sevmesi ve çocukların temel basketbol eğitimini daha doğru almasını sağlayacak ortamlar yaratmayı düşünüyorum ilerleyen zamanlarda. Mustafa Temus Sayın Furkan Korkmaz gelecekte nerede olur ve Türk Milli Takımı 2020'de ne yapar? 2020'deki organizasyonlara bakmak lazım öncelikle ve o zamana kadar Milli Takım'ın ana kadrosunu oluşturacak oyuncuların kendi takımlarında aldığı ve sezon içerisinde aldığı rolleri görmek lazım. Furkan Korkmaz, Türkiye'nin en önemli gelecek yeteneklerinden biri. Türk basketbolunu daha yukarıya taşıyabilecek oyunculardan biri. Önemli olan şey burada hem doğru rollerde bulunması, bu rolü aldığında ve bu sorumluluklar kendisine verildiğinde bunları doğru... Değerlendirmesi ve kendi oyununu bireysel olarak geliştirmesi her türlü şekilde. Çok iyi bir oyuncu, çok yetenekli bir oyuncu ama sadece bugün sahip olduğu yetenekten dolayı gelecekte bunu geliştirmemesi gerektiğine anlamına gelmiyor. Her türlü şekilde kendi oyununa yeni şeyler katmalı ve iyi olan şeyleri... Iyi olan yaptığı şeyleri daha da iyi yapmalı diye düşünüyorum. Ama aynı zamanda tekrar ediyorum, Türk basketbolunu daha da yukarıya taşıyacak oyunculardan biri olduğuna inanıyorum. Hem oyuncu yeteneği olarak hem karakteri ve bakış açısı olarak. Mehmet Akça, çok yakın arkadaşın ile maç esnasında tartıştınız mı diyor. Sahada normalden daha agresif biri olduğum kesin. Normal şartlarda da bazen... Gereğinden fazla sinirlendiğimde doğru. Çocukluğumda özellikle bu sinirle alakalı yaşadığım problemler her zaman olmuştu. Bu beni basketbol sahalarından uzak tuttuğu zaman zaman geçirdiğim sakatlıklardan dolayı gereğinden fazla sinirlenip kendi kontrolümü kaybedip oyunumu etkileyeyim, takımımı etkileyeyim zamanlarda oldu. O yüzden her zaman için kendim sinirimi bir şekilde kontrol etmeye çalışıyorum. Hazır bu konu biraz açılmışken özellikle Türkiye Ligi'nde karşılaştığımız çoğu abim olan hakemlerimizden genel bütün yaptığım baş ağrısı için de özür dilemem lazım diye düşünüyorum. Çünkü oyun içerisinde onların bir bakış açısı var. Benim de tabi ki de objektif giydim formanı ve kazanma isteğim getirdiği bir bakış açısı var. Bazen kontrolden çıkabiliyorum. Onların görmediği şeyleri gördüğümden dolayı gereğinden fazla paylaşma isteğinde bulunabiliyorum. Bazen çok sinirlendim oluyor kendilerine. Bu sinirim daha sonrasında da devam ediyor ama biliyorum ki onlar da hem zaten yapılması en zor işlerden birini yapıyorlar hem de basketbola büyük katkı verdiklerini düşünüyorum ama aynı zamanda maçın konsantrasyonu içerisinde. Bazen kendimi kontrol edemediğim olabiliyor. Çok üzerine çalışıyorum kontrol etmek için. Maçtaki ani olaylardan dolayı kaybedebiliyorum kendimi. Yakın arkadaşımla tartışma konusuna gelince de herhalde altyapıda yaşadığım tartışmalardan beri sağ içerisinde çok böyle bir tartışma ortamına veya kavga ortamına girdiğimi söyleyemem. Bu gerek yakın arkadaşım olsun gerek... Rakip takımda tanımadığım bir oyuncu olsun. Kavgacı bir insan değilim. Kaybetmeye veya haksızlığa tahammülüm yok. Evet ama onları hep basketbol kuralları içerisinde, basketbol sahasında yapılabileceklerle halletmeye çalışırım. Ama gün geldiği zaman kazanma arzusuyla... Belirli şeyleri yapmaya çalıştığımız şeylerin içerisinde ufak tefek tartışmalar oluyor ama basketbol içerisinde kendime yakın gördüğüm insanları, kendime arkadaş diye gördüğüm insanlarla sağ içerisinde beraber giydiğimiz formu veya rakip olarak giydiğimiz formu içerisinde hiçbir zaman tartışma yaşadığımı söyleyemem. Bazen şöyle de şeyler olabiliyor tabi, antrenmanlarda kendi takım arkadaşlarımızla gereğinden fazla... Fiziksel olduğumuz ortamlarda iş gene biraz kontrolünden çıkabiliyor. Saha içerisinde bir tartışmaya veya bir basketbol gene içerisinde mücadelenin getirdiği bir atışmaya gidebiliyor. Ama benim kendime koyduğum kurallardan bir tanesi sahada olan her türlü şekilde sahada kalır. Önemli olan şey sağ dışına çıktığımda özellikle takım arkadaşın olan biriyle. Bu konuyu sayfayı çevirip güne aynı şekilde devam edebiliyor olmak çok mühim bir şey diye düşünüyorum. Çünkü her gün herkes aynı kafa yapısında, aynı fiziksel yapıda sahada olamayabiliyor. Özellikle antrenmanlarda ve bazen gerginlikler yaşanabiliyor. Önemli olan sahadan çıkıldığında bu gerginliği sıfırlamak. Diye düşünüyorum. Elimizdeki sorular bu kadar. Bunun üzerinden bir tane de genel olarak her zaman konuştuğumuz bir tane konudan bahsetmek de komik olur herhalde. Ben Anadolu Efes'te abim Beşiktaş'ta oynarken Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda karşı karşıya geldiğimizde yanlışlıkla ona çelme takıyordum. Bu süreç içerisinde işte abimi sakatladığım için çok... Onunla tartışacak bir ortamımız yok konuyla alakalı. Yanlışlıkla yaptığımı biliyor. Kendisine ciddi bir sakatlık olmadı. O yüzden oynadı, devam edebildi vs. Ama sonunda annem bayağı bir kızmıştı bana. Büyük oğlumun ekmeğiyle oynuyorsun gibisinden çakalarla gelerek. Halilen sahada böyle şeyler yaşanması mümkün. Tekrar ediyorum. Ama hiçbir zaman öyle değil. Tartışma boyutuna gelecek bir şey olmadı. Şimdi paylaşacaklarım bu kadar. Uzun bir ara verdim biliyorum. Dediğim gibi bu tür aralar maçın, maçların gidişatına, kendi fiziksel ve mental yorgunluğuma bağlı olarak gelişebiliyor. Daha sık sizinle hem maç görüntüleri hem antrenman görüntüleri hem de kendi düşüncelerimi paylaşacağım. Ortamlar her türlü şekilde olacaktır. İzlediğiniz için, yorum ve düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkürler. Görüşmek üzere.
More from Sinan

Yaz Basketbol Kampı Nasıl Seçilir? Sinan Güler, Güler Legacy hakkında Sıkça Sorulanları Cevapladı

NBA League Pass'de bir süre önce başlamış olan #NBAHoopCities de sıra İstanbul'da








