Vlog S01 E11 | Üniversiteye Dönüş - Back to University / Sinan Guler

Sinan Guler speaks at Boğaziçi University about entrepreneurship, basketball, and investments. He offers advice to young basketball players on studying in the U.S., the influence of family and coaches, and balancing competition with academics.
Chapters
Boğaziçi Üniversitesi'nin işletme ve ekonomi kulübünün davetiyle hem girişimcilikten hem biraz basketboldan yatırımlardan vs. konuştuk. Güzel sohbet ettik. Sonları doğru açıldı öğrenciler soru sorma konusunda ama keyifli bir sohbet oldu. Bir sürü davetle geliyor biliyorum. Vakit oldukça hepsine zaman ayırmaya çalışacağım. Diğerlerinde görüşürüz.
A steady beat goes 1, 2, 3, 4. A steady heart goes, I love you more. I know sometimes it's confusing. A steady beat goes 1, 2, 3, 4. A steady heart goes I love you more. I know sometimes it's confusing. I'm waiting for you. Tell me that you're here. I'm waiting for you. I won't disappear. I'm falling in and out of love. I'm waiting for you. For you. I won't go, I won't stay. I won't take all the memories, I won't leave any behind. I won't push, I won't pull. Broken love, but it's beautiful. Out of rhythm, out of time. A steady beat goes 1, 2, 3, 4. A steady heart goes, I love you more. I know sometimes it's confusing. A steady beat goes 1, 2, 3, 4. A steady heart goes I love you more. I know sometimes it's confusing. My struggle hurts. My struggle hurts. A steady beat goes 1, 2, 3, 4. A steady beat goes 1, 2, 3, 4.
My trouble heart. Yeah, I guess I'm an asshole. Get ass in these cities, see whack, that's the benefit. I came to your city, you fell in love with me. I smash for the hell of it. My new chick is everything. Your envy is evident. I do not have time to talk about my past and all your stories and embellishments. I'll give you an hour or two, the best of your life you can relish in. Running around talking about these accomplishments, things that you never did. Pounce the president. Man, Mike, it's been history ever since. My writer is whiskey and M&M's. I just popped a pill, I feel limitless.
A steady beat goes 1, 2, 3, 4. A steady heart goes, I love you more. I know sometimes it's confusing. A steady beat goes 1, 2, 3, 4. A steady heart goes, I love you more. I know sometimes it's confusing. My troubled heart. We're gonna fly. Swirl.
Herkese iyi akşamlar. Fokuslanmıyor. Fokuslan. Herkese iyi akşamlar. Yoğun trafikli bir gün. Birkaç gün önce yapmam gereken şeyi şimdi yapıyorum. Öncelikle dün Adana'da olan olaylarla alakalı kısaca bir şey söyleyeceğim. Her şeyden öncelikle hayatını kaybeden... Ailelerine başsağlığı ve sabrı diliyorum. Çok zor bir süreç olmalı kesinlikle. Konuya daha derinlemesine girmek gerekiyor gibi geliyor bir tarafından ama diyebileceğim tek bir şey baskı, ceza yöntemleriyle insanları kontrol etme çabası ne kadar verimli oluyor. Burada gerçekten ortada insanlar dışarı kaçak yollarda dışarı çıkmasını Alınan önlem baktığınızda ne tür hayatlara mahvoluyor. Bir yerde geleceğiz o noktalara ne zaman bilmiyorum. İkinci bir konu geçtiğimiz hafta içerisinde Erma bir tweet atmıştı. Erma Kuço eski basketbolcu. Eski takım arkadaşıma aynı zamanda. Tweet'i şurada görebilirsiniz. Bahsettiği konuda... Genç oyuncuların girdiği rekabetle alakalı şeylerdi. Onunla ilgili kısaca bir şeylerden bahsedeceğim. 2-3 tane yoğunlaştırılması gereken konular var. Özellikle bireyin kendisinde. Ve bu konuda ben, Ermal, Engin, Doğuş, Gökhan, Şirin bunlar şu anda birincilikteki örnekler genelde. Birincilik oynamış ve kolejde eğitim görüp de Türkiye'ye geri dönmüş. Ama hepimiz... Hepimizin kendine göre farklı hikayeleri var. Hepimizin kendine göre farklı birikimleri var. Olay bunu izleyen ve hayatının bir noktasında koleje gitmek isteyen, Amerika'da okumak isteyen ve basketbolunu devam ederken eğitimini de devam ettirmek isteyen kişiler burada. Herkes kendi hikayesini kendi yaratıyor. Buna önem göstermesi lazım. O yüzden en önemli nokta bireyin ne yaptığı. Kendi çabası ne, kendi yapmak istedikleri ne. Bu noktada tabi ki de etrafındaki insanlar da çok önemli hale geliyor. Burada en önemlisi yan, öğelerde en önemlisi aile. Ailenin yaklaşımı nasıl, ailenin hedefleri ne. Bence ben öyle anne ve babaya sahip olduğum için ve ben bana yol gösterebilecek bir ağabeye sahip olduğum için olduğum için çok şanslıyım ama yine de bence ailenin tek hedefi oğlunun ya da kızının kendi kararlarını verebileceği doğru yönlendirmeleri yapması. Benim Amerika'ya gitmemdeki en büyük etkenlerden biri kendimi basketbolcu olarak daha yeterli görmüyordum 17-18 yaşında. Üniversitede de okuyordum. Bitirdiğimde 4-5 tane dersten bütünlemeye kalmıştım ve kendime bir hikaye çizmem gerekiyordu. O hikaye profesöre basketbol yoluyla geliş şeklinde değildi. Pardon. Geri geldim. Kendi hikayeni yaratırken ve yapacağın şeyleri görürken en önemli şey ne istediğin, nasıl başarmak istediğin ve o başarıya nasıl ulaşacağın tekrar ediyorum herkesin kendi içinde çizdiği yol ayrı ama aynı zamanda kimse o yolu senin için çizmeyecek. Senin yapman gerekenleri veya senin ulaşacağın noktayı bilemeyecek. O ulaşacağın noktayı ve ulaşırken attığın adımları sadece sen atabiliyorsun. Bunu aklında tuttuğun zaman o zaman etrafındaki insanları da beraberinde o hikayede, o macerada bulundurman daha kolay oluyor. Bunu kesinlikle ve kesinlikle böyle... Kafanın yerlere kazı. Ailenin en büyük etkinliği demin söylediğim gibi senin istediğin yolu çizmesine katkı vermesi senin istediğin yola emek vermesi. Genelde özellikle sporun içerisinde özellikle bunu sanatta da belli şekillerde görebiliyoruz. Ailenin hedefleri, hırsları çocuklarının yapabileceklerinin önüne geçebiliyor. Çok sayıda veliyle iletişim kurma fırsatımız oluyor Gülerle Gessi sayesinde. Bunun içerisinde her zaman hedeflediğimiz şeyler bütün hayatı özellikle eğitim hayatı yarış içerisine geçen gençlerin sporu daha eğlenerek yapabilmesi. Spora geldiği zaman o yarışın içinden çıkıp keyif alacak ortamı yakalanması. Çünkü spor deşarj olma noktası. Spor keyif alınabilecek bir nokta. Bunu yapabilmek için ve doğru şekillerde yapabilmek için gerçekten her şart bir araya gelip doğru şekilde fazla oluşturmalı. Antrenör burada büyük bir etken olabiliyor. Antrenörler kulüp ortamlarında hem başarıya odaklılar haklı olarak hem de belirli seviyelerde oyuncuları geliştirmeleri gerekiyor. Bu konuda antrenörlerin de... Kendi hedefleri var, kendi hırsları var. Onların ama aynı zamanda oyuncunun gelişebileceği ortamlarda yakalanıp, antrenörün göstereceği emeğin ve antrenörün hedeflediği hırsların içerisinde ben bu oyuncunun yetişmesinde emeğim oldu deme isteği olmalı. Çok uzun sürede ve çok hayali bir hedefmiş gibi gelebilir ama ben bugün geçmişe baktığımda Bütün takım antrenörlerimi ismen hatırlıyorum. Onlarla çalıştığım ve onlardan öğrendiğim süreçlerde neler olduğunu ve onlardan neler öğrendiğimi veya onlarla olan iletişimimin bugün hangi noktada olduğunu görebiliyorum. Ve gerçekten herkesin nasıl okul hayatında yer etmiş bir öğretmen varsa benim için de, benim kariyerimde çok mühim etkileri olan antrenörler hem kolej hayatımda olmuş. Hem altyaplarda oldu. Profesyonel hayattaki ilişkilerimi ve antrenörle olan tecrübelerimi zaten sık sık bahsediyorum farklı yerlerde. O yüzden o ilişki de çok mühim ve antrenörün oyuncunun gelişmesi için göstereceği niyet de çok mühim. Erman'ın bahsettiği konu içerisinde bir de anlatılması gereken bir konu da şu. Benim Amerika'ya gitmemdeki en büyük isteklerden bir tanesi ben kendi yaşlarımdaki insanlarla rekabete girmiyordum profesyonel hayatta. 17 yaşındaydım Beşiktaş'ta oynadığım sürece. Hem benden yaşça büyük olan insanlar vardı hem bunların aynı zamanda yabancı versiyonları vardı. Ve o rekabete girebilecek ortam yoktu. Amerika'ya gittiğimde ise kendi yaş grubumdan ya da benden en fazla 3-4 yaş büyük olan insanlarla oynayıp aynı temel basketbol bilgileri aynı seviyede olan veya belki arada çeşitli farklılıklar olan insanlarla karşılıklı geliyordum. Bu etkinliği yaşamak ve onu... Bir 3-4 sene daha uzatabilmek o zaman geri geldiğinde buradaki rekabete tekrar cevap verebilecek ortamlara girmeni sağlayabilir. Ben Amerika'ya gittim. 3-4 sene dediğim gibi kendi yaş grubundaki insanlarla karşılıklı oynadım. Daha sonra geldiğimde hem altyapıdan gelen çocuklardan bir tık yukarıdaydım tecrübe ve oyun bakış açısı olarak hem de o rekabetin alışkanlığını yaşayarak O 4-5 seneyi geçirdikten sonra yukarıda başarılı olmam daha kolay oldu. Ve bu rekabet öğrenmek çok mühim oldu. Aklıma gelenler bu kadar şimdilik. Yarın Victoria'ya gidiyoruz. Baskonya ile maçımızı oynamaya. Yoğun 2-3 haftamız var genelümüzde. Zaten devam ediyor o yoğunluklar. Ama bu konuyu da sizle çok da solunmadan, ermalle yaptığımız konuşmayı paylaşayım istedim. Teşekkür ediyorum dinlediğiniz için. Görüşmek üzere.
More from Sinan

Yaz Basketbol Kampı Nasıl Seçilir? Sinan Güler, Güler Legacy hakkında Sıkça Sorulanları Cevapladı

NBA League Pass'de bir süre önce başlamış olan #NBAHoopCities de sıra İstanbul'da








