Gtalks | Fatih Çelebi ile Mental Koçluk

Canlı YouTube röportajı (Türkçe) with Fatih Mustafa Çelebi — Meditopya'nın kurucu ortaklarından — Meditopya'nın kuruluş öyküsü, erken başarısız girişimden mental sağlığa pivot süreci, yerelleştirme ve içerik stratejisi, kişiselleştirme/AI hedefleri, mental koçluk kavramı ve pratik öneriler (nefes, uyku, motivasyon). Sohbet boyunca izleyici soruları yanıtlandı; konuşmada ekip/işe alım, yatırım ilişkileri ve uygulama içi kullanıcı geri bildirimi süreçleri de tartışıldı.
Questions this video answers
2015 (başlangıç), 2016'da ilk ileri yaş ürünü geliştirildi.
2017
60'tan fazla ülkede, 9 dilde, 10 milyon insana hizmet veriyor (konuşma itibarıyla).
Chapters
Evet, şu an live'ı açtım. Düşünüyorum. Harika. Umut, başlayalım mı? Nasıl yapalım? Bekleyelim biraz daha.
İstiyorsanız bir dakika daha bekleyelim. Beş geçe ufak ufak başlayabiliriz.
Tamam.
O arada ben de... Meru, çok memnun oldum bu arada. İsmini çok duydum, çok memnun oldum Mehru tanıştığımıza.
Ben de çok memnun oldum. Evet, ben de çok duydum. Eray'dan özellikle hep anlatır ama... ...bir türlü denk gelmemiştik. Bu vesileyle güzel oldu.
Evet, evet aynı şekilde. Umut seninle de öyle tanıştığımıza memnun oldum. Ve diğer buradaki bütün arkadaşlarla da öyle. Herkese merhaba.
Ben birazdan başlayayım yavaştan. Hoş geldin Fatih. Bugün bizimle Meditopya'nın kurucu ortaklarından Fatih bizimle. Onunla biraz hem Meditopya'nın yolculuğunu hem de mental koşuluğu konuşacağız. Hoş geldin tekrar diyorum.
Hoş bulduk, merhaba.
YouTube'da da aynı zamanda canlı yayındayız. Oradan da soru alacağız arada. Chatten soruları cevaplamaya çalışacağız. Diyip hemen ilk sorumla başlıyorum ve topu sana bırakıyorum aslında biraz sonrasında. Metopya nasıl kuruldu? Nasıl karar verdiniz buna başlamaya? Neden Metopya'yı kurdunuz? Biraz ondan bize bahseder misin? Kendi geçimcilik yolculuğunda.
Tabii seve seve. Herkese merhaba tekrar. Anladığım kadarıyla Türkiye'nin farklı yerlerinden arkadaşlarımız var burada. Çok memnun oldum. Bazılarınızın yüzünü görebiliyorum, bazılarınızın isimlerini okuyabiliyorum. Hoş geldiniz. 45 dakikalık süre, 50 dakikalık süre biraz bile olsa size hayatta zaman kazandırır. Elimden geleni yapacağım. Şöyle, biz Mehru soruna cevap olarak aslında Meritopya'nın başlangıcını 2015 yılına doğru götürüyoruz. 2015 yılında başladık her şeye. O da şöyle oldu, ben üniversitede ekonomi okurken Son sınıfta, Koç Üniversitesi'nde ekonomi okudum ve son sınıftayken maalesef babaannemi kaybettim, Pankriyaz kanserinden. Ve onun kaybı sonrası ileri yaş insanlar için bir şeyler yapmaya karar verdim. Çünkü babaannemin hayatında, o hayattayken çok fazla katma değer kattığımı düşünmedim. Açıkçası çok fazla katma değer gerçekleştirdiğimi düşünmedim onun hayatı için. Elbette özel günlerde, bayramlarda, seyranlarda onu arardım, görüşürdük, giderdim. Ankara'daydı o. Ama öyle bir hissiyatım oldu. Dolayısıyla da ileri yaş insanlar için onların hayatlarına bir değer katmayı bir misyon edindim ve bunu da üniversitedeki arkadaşlarıma anlattım. Şu an ortaklarım. Onlar da sağ olsunlar. fikri çok sahiplendiler ve de biz beraber yola çıktık. Ve 2016 yılının başında da ileri yaş insanlara yönelik bir mobil uygulama geliştirdik. Bunun içerisinde, bu uygulamanın içerisinde hem mindfulness meditasyonları, mindfulness egzersizleri vardı, hem sağlıklı beslenme planları vardı, hem de fiziksel egzersiz programları vardı. Böyle bir bütünsel 360 derece ileri yaş insanları sağlıkları yönetebilecekleri bir ürün. Tabii çok heyecanlıydık. Büyük beklentiler vardı. Beklentiler burada, çok yukarıda. Çünkü tabii hem büyük bir insani değeri var yaptığımız işin, hem de finansal anlamda da büyük bir değere ulaşabileceğini öngördük. Çünkü dünya yaşlanıyor. Yani dünyada insanlar çok daha uzun bir ömre sahipler artık. Bugün doğan bir çocuk 140 yaşına kadar yaşayabilir, istatistik olarak bu bir gerçek. Dolayısıyla da dünyadaki bu demografik dönüşüm nedeniyle biz pazarımızın, hedef pazarımızın günbegün büyüyeceğini düşünerek de hem insani hem finansal bir katma değer yaratacağımızı öngördük ve dehşet heyecanlandık. Yola çıktık ama saat diye bir duvara tosladık, başarısız olduk. Yani dünyanın sonu gibi falan hissettik bu başarısızlık neticesinde. Neden başarısız olduk? Çünkü istediğimiz Kullanım oranlarına ulaşamadık. İstediğimiz üye sayılarına ulaşamadık. Ürünü iyi pazarlayamadık. Dağıtımını yani insanlara, kitlelere ulaşımını doğru şekilde yapamadık. Ve başarısız olduk. Tabii o başarısızlık çok ciddi bir stres, kaygı, panik hislerini beraberinde getiriyor. Ve bizim için zor bir dönemdi gelişimciler olarak. Ama iyi ki de yaşanmış. Çünkü etap etap bugüne getiriyorum. Bu sayede biz ürünümüzün içindeki meditasyonları deneyim etmeye başladık. Çünkü bizim için dediğim gibi dünyanın sonu gibi hissettiren zamanlardı. Çok çok zordu bizim için. Üniversiteden arkadaşlarımızla ister istemez kendimizi kıyaslıyoruz. Onlar kurumsal, daha kurumsal yaşamda merdivenleri çıkıyorlar. Bizim kendi beklentilerimiz var kendimizden. İster istemez kıyaslamalar yapıyoruz. belası, zordu. Ama bu meditasyonları yapmak bize gerçekten iyi geldi ve real, ne kadar bilimsel etkisinin de olduğunu, bilimsel anlamda etkilerinin ne olduğunu görme fırsatı yakaladık. Kendi hayatımızda etkisini gördük. Ve de bu noktada tabii bırakıyorduk biz de yolculuğu ve başka bir yöne gidecektik ama son bir defa dedik ki bırakmadan bütün öğrendiğimiz her şeyi masanın üzerine koyalım son bir defa ve belki de gerçekten yararlı birkaç bir şey daha öğreniriz. Bir kelime bile öğrensek kardır ve de gelişimcilik yolculuğunu o zaman bırakalım. Ve bunu yapınca çok enteresan bir şey gördük. Bizim ürünümüz başarısız bir ürün olsa da istediğimiz metniklere ulaşamasa da bu mindfulness egzersizlerimizin ürünün diğer özelliklerine göre çok daha fazla kullanıldığını gördük. Yani biz günlük operasyonel gerçekliğimizde, realitemizde zaten o farklılıkları görüyorduk ama bu kadar büyük bir farklılığı toplu bir eee veri odasından tabii bu görünce hayretler içinde kaldık. Çünkü çok büyük yani bin x kadar farklar vardı. Eee kullanım oranlarında. Bu çok ilgimizi çekti. Burada deline inmeye karar verdik ve de üyelerimizle görüştük. İleri yaş komünitemizle görüştük. Onlarla şu anki gibi video görüşmeler yaptık. Birebir görüşmeler yaptık. O zaman bir ortak çalışma ofisindeydik. Bir masamız vardı. Oradan rica ettik. Üyelerimizi bir konferans salonunda toplayabilir miyiz diye kabul ettiler. Üyelerimizi ağırladık, onları dinledik. Birçok geri bildirim aldık. Bunların neticesinde şunu gördük. Bizim başarısız girişimciler olarak fırnak içinde, zor zamanlar yaşayan girişimciler olarak mücadele ettiğimiz stres, kaygı gibi, panik gibi duygularla bizim ileri yaş üyelerimizle mücadele ediyorlar. Sebepler farklı ama sonuçlar benzer. yaşanılan zorluklar, mental zorluklar benzer. Burada jenerasyon farkı olsa da çok büyük benzerlikler olduğunu gördük ve bu anlamda da 2017 yılında biz mental sağlık alanına odaklanma noktasında çok heyecanlandık. Kendimizi sorumlu hissettik. Bunu yakaladığımız için, bu büyük benzerliği yakaladığımız için. Ve mental sağlık alanına daha da odaklanınca, ev ödevlerimizi yapınca, psikoloji alanında daha da derinleşince şunu gördük. Dünyada inanılmaz büyük bir mental sağlık krizi var. Bugün milyarlarca insan stres gibi, uykusuzluk gibi, kaygı gibi, anksiyete gibi konulardan muzdaripler ve bu liste uzadıkça uzuyor. Ama bunlar aşılabilir konular. İnsan olmanın getirdiği sorunlar bunların bir kısmı. Yaşanmasında farklı faktörler var. Büyük, şu anda ekspoze olduğumuz, maruz kaldığımız çok fazla bilgi var. şehirleşme, şehirler büyüyor, birbirimizden uzaklaşıyoruz, sosyal medyanın bu kadar yükselmesi var gibi gibi birçok faktör var. Velhasıl sonucunda da şu an yaşadığımız mental sağlık meydan okumaları var. Ama dediğim gibi bunların aşılabileceğini de gördük ve buna inandık ve insanlığın bu sorunun çözümüne olan mücadelesine biz de bir katkı sunmak isteyerek girişimcilik dilindeki pivot etme yani iş modelini dönüştürmeyi gerçekleşerek 2017 yılında bütün varlık amacımızı şemsiye amacımızı mental sağlık krizine müdahale etmek olarak belirledik. Tabii bunu yaptıktan sonra bir iş modeli, samimi şekilde bu hedefe hizmet eden bir iş modeli bulmamız lazımdı. Ve de ölçeklenebilir. Gün birden dünyanın farklı ülkelerine gidebileceğimiz bir iş modeli bulmamız gerekiyordu. Bir önceki başarısız olmuş girişimimizde zaten meditasyonların kullanıldığını görmüştük, insan hayatında etkili olduğunu görmüştük. Üyelerimiz vardı, gerçek insanlar kullanıyordu. Bu dolayısıyla bize bir şey söylüyordu. Oradan ilerlemeye karar verdik ve bir yerleşme tezi ürettik. Yani lokalizasyon tezi ürettik. Dedik ki duygular, psikoloji, bunlar o kadar kişisel ve mahrem alanlar ki, bireysel alanlar ki, kültürel alanlar ki bu konuda bir şey yapacaksak yaptığımız, oluşturduğumuz çözümü ciddi şekilde yerleştirmemiz lazım. Yani mesela Türkiye'de yaşayan bir insana bir çözüm götürüyorsak, Türkiye'de yaşayan bir terapistle, bir eğitmenle bu içerikleri üretip bunu Türkçe dilinde götürmemiz gerekiyor. Ve bununla beraber Meditopia'yı bir Türkçe meditasyon uygulaması olarak 2017 yılının başında piyasaya sürdük. Ürünümüz çok hızlı büyüdü. Birçok insana hızlı şekilde ulaştı. Daha da önemlisi birçok insanın sürekli kullandığı bir uygulama oldu. Biz hemen üyelerimizle tekrar gittik konuştuk ki hep yaptığımız, çok sevdiğimiz bir şeydir bu. Neden kullanıyorsunuz Meditopia'yı? Neden süreklilik arz ediyor kullanmanız diye? Ve bu geri bildirimler neticesinde bizim lokalizasyon, yerelleşme hipotezimizin çok açık şekilde tuttuğunu gördük. İnsanlar ürünle kendilerine daha büyük bağı oluşturuyorlardı ve ürünün kendi günlük yaşamlarına, önemli hayat konularıyla ilgili, stresleriyle ilgili, kaygılarıyla ilgili konulara çok daha hızlı dokunduğunu, bunun da yerelleşme sebebiyle olduğunu, söylüyorlardı. Çok açık bir eee validasyondu bu. Dolayısıyla da bunu görünce hemen bir tohum yatırım aldık, çekirdek yatırım aldık ve de İngilizce konuşulmayan pazarlara ölçeklendik. Eee oralar boş pazarlardı. Çok açıklıkla bir milyarlarca insan aslında bizi bekliyor diye düşündük. Eee çünkü ciddi ve iyi ürünler yoktu bizim alanımızda. Ve de 2008 yılında yurt dışına açıldık. İngilizce konuşulmayan pazarlara ölçeklendik ve bugün itibariyle 60'tan fazla ülkede 9 dilde 10 milyon insana hizmet veriyoruz. Ve İngilizce konuşulmayan pazarların en çok kullanılan ve de en popüler mental koçu halini aldı Meditopia. Heyecanlıyız çünkü yeni başladık. Aklımızda çok çok yapmak istediğimiz planlar ve heyecanlar var.
Ama aslında senin geçirdiğin yerden şeyi sormak istiyorum. Biz böyle senden bu... Seni buraya davet ederken hep şeyden bahsederiz diye düşünüyorduk. Sen meditasyon, mindfulness, bu konular. Sen bizi mental coach konusuna yönlendirdin. Bu da benim ilgimi çekti. Ben EPİ kullanıyorum ama o iki mental coach diye bakmamıştım konuya. Birazcık da oraya anlatayım mı? Mental coach ne demek? Aslında neden mental coach'a ihtiyaç duyuyoruz? zaman zaman özellikle mesela şu zamanlar. Biraz ondan bahseder misin?
Tabii tabii. Yani bazılarımız belki spor yaparken, spor da iyi, sporun nasıl yapıldığında bedenimize nasıl daha etkili olabileceğini daha iyi bilen arkadaşlarıyla veya belki de antrenörlerle bir deneyim yaşamışlardır. Sporu profesyonelliğe yapmışlardır. Ben bu deneyimi yaşadım daha önce ve etkili oldu. Ben bu sayede çok az mesela koşabilen biriyken İstanbul Maratonu'nu koştum, 42 kilometreyi antrenörüm sayesinde. Bana farklı ufuklar açtı. Fiziksel sağlık böyleyken, bedensel sağlık böyleyken, mental dünyamıza, duygulara ve psikolojiye geldiğimizde buranın daha kompleks olduğunu görüyoruz. Çünkü duygular, psikoloji, Bunlar çok daha farklı ve kişisel konular. Çünkü hepimizin hikayesi farklı. Mesela ben bir konuda stres yaşıyorsam, hepimizin hayatında bunlar var. Mehru senin hayatında, benim hayatımda, buradaki diğer arkadaşlarımızın hayatında ki çok gayet normal. Veya uykusuzluk mesela. Uykusuzluk yaşıyorum ama neden? Hepimizin farklı hikayeleri dolayısıyla farklı sebepleri var. Mesela neden ben şefkat üzerine çalışmalıyım? Veya neden şükran duygusu önemli, şükretmek önemli? Dolayısıyla Bu mental sağlık, fiziksel sağlık örneğinden başladım, spor örneğinden. Biraz daha hepimiz kolay anlayabilelim diye. Konu mental sağlık olunca fiziksel sağlığa göre çok daha kompleks ve kişisel bir alanla karşı karşıyayız. Hepimizin ihtiyaçları farklı olabiliyor. Dolayısıyla da biz geleceğin, geleceğin sağlıklı, zinde ve mutlu bireyinin mental koçlukla bir arada olduğunu düşünüyoruz. Yani yarın, bugün ve yarın mutlu olabilmek noktasında bir mental koçluk bizim yanımızda olursa, bir mental koçumuz olursa açıkçası daha zaman kazanabileceğimiz ve daha mutlu olabileceğimize inanıyoruz. Bu ne demek? Soruna cevap olarak. Bu bize göre şu demek, zihnin kısa, orta ve uzun vadeli ihtiyaçları var bize göre. Mesela kısa vadeli ihtiyaç. Az önce bahsettiğim gibi yatağımdayım ve uyuyamıyorum. Uykuya gitmem lazım bir şekilde. Ve o anda kısa vadeli bir ihtiyaç. Bir şekilde bir şeyin beni rahatlatıp uykuya götürmesi gerekiyor. Orta ve uzun vadeli ihtiyaçlar. Mesela şu anda hepimiz evlerimizdeyiz. Birçoğumuz veya belki ofisinde olan da olabilir ama karantina altındayız ve yarın da resmi olarak karantinaya giriyoruz. Bu bazı belirsizlikler getiriyor. Bu ne zaman bitecek normal hayatımıza ne zaman döneceğiz vesaire. Belirsizlikle mücadele etmek, belirsizliği yönetebilmek, kaygıyı yönetebilmek bu zihnin daha orta ve uzun vadeli bir ihtiyacı. O anda çözebileceğimiz bir şey değil. Alet çantamızda daha fazla bir alet edebalatının olması gerekiyor. Dolayısıyla da burada anlık bir ihtiyaçtan değil, daha uzun vadeli ve sürdürülebilir bir çözümden ya da ihtiyaçtan söz ediyoruz. Bize göre mental koçluk, Meditopya'nın yaklaşımına göre zihnin az önce uzatmaya gayret ettiğim kısa, orta ve uzun vadeli ihtiyaçlarının hepsine cevap verebilecek bir platform sunmak ve bunu da günbegün kişisel verebilmek. Çünkü dediğim gibi herkesin hikayesi farklı ve herkesin ihtiyaçları farklı. kişisellik içinde hem teknolojiyi hem de insan unsurunu beraber üyelerimizin önüne götürmek. Biz böyle yaklaşıyoruz konuya. Dolayısıyla da hem senin uygulamada deneyim ettiğin gibi mindfulness meditasyonlarımız var. Hem uyku bazlı içeriklerimiz var. hem Talks başlığı altında uygulamanın içinde Blog başlığı altında yer alan daha ilham bazlı içeriklerimiz var ve de yarın daha da farklılaşacak olan hem içerik bazında hem de daha teknoloji üzerinden sunulacak hizmetlerimiz var. Yani özetlemek gerekirse biz Mental sağlığın geleceğinin, mutluluğun geleceğinin mental koçlukla çok bağdaşlığına inanıyoruz. Herkese ulaşılabilir, çoğu insanın finansal anlamda karşılayabileceği, altından kalkabileceği mental koçluğu vermeyi açıkçası bir sorumluluk addediyoruz ve gelecekte de bu konunun daha da önem kazanacağını düşünüyoruz.
Pardon, harika. Ben şimdi hemen sorular, arada soru da alacağım. Bu süreçte mental sağlığınızı korumak için ne önerirsiniz? Mental koşuluk için bir nevi motive eder, bizi ne motive eder? Sizce nefesini, vücudunu, hislerini yöneten hayatını da yönetebilir mi?
Güzel bir soru. Şimdi bir kere Umut veya Mevru herhalde duyurursunuz diye düşünüyorum bugün. Buradaki arkadaşlarımıza Meditopia'yı hediye ediyoruz. 6 aylık bir premium hediyemiz var. Ondan sonra... Süresini hiç konuşmamıştık. Ben 6 aylık organize ettim. Umarım uygundur arkadaşlar bu arada.
Harika. Çok teşekkür ediyoruz tekrar.
Süper. Rica ederiz. Güzel kullanımlar. Bir kere biz size Meditopia'yı verelim. Bu süreçte mental sağlığımızı korumak için öneriler açısından. Elimizden gelenler noktasında Meditopia'yı verelim. Bununla beraber ben kendimize... Allah bayağı teşekkür geldi. Rica ederim arkadaşlar, hiç yazmanıza bile gerek yok. Soruyu kaçırdım çünkü teşekkürle aşağı inince şey. Şimdi... Ben şuna çok inanıyorum birey olarak. Hayatta çalışkan olmanın ve de umutlu olmanın birçok sorunu çözeceğine inanıyorum. Bence Meditopia'yı size verdikten sonra bütün ekibimiz adına önerebileceğim şeyler umudu kaybetmemek, yani optimist olmak ve de önümüzde ne görevler varsa öğrenciysek onlar, eğer iş hayatındaysak onlar, bunlara sarılmak, elbette ki kendi sağlığımıza da dikkat ederek elimizden gelenin en iyisini ortaya koymak. Çünkü elimizde olan şeyler bunlar. Elimizde olmayan şeyler de bir şekilde çözülecektir. Yarın veya öteki gün. Dolayısıyla da naçizane önerim bu olur açıkçası. Mental koçluk elbette ki yani motivasyon bireyin çok önemli bir ihtiyacı. Yani mesela biz Tolks bölümümüzü uygulamanın içinde blog olarak göreceksiniz uygulamanın içinde. Blog bölümümüzü aslında motivasyon ve ilham bazlı bir bölüm olarak kurguladık. Çünkü bazen mesela sabah kalkıyorum ben de, hepimiz oluyordur. Ama çalışmak istemiyorum. Yani işimi çok seviyorum ama bazen çalışmak istemeyebiliyorum. Çünkü belki bir önceki gün çok yorulmuşumdur veya aklıma bir şey toplamıştır veya hava çok kötüdür, olabiliyor. ve çalışmak istemiyorum ama çalışmam lazım. Bir belki ev ödülüm var bitirmem gereken. Dolayısıyla da bir şeyin beni arkadan ittirmesi gerekiyor. Orada motivasyon devreye giriyor. Evet yani bize göre mental koçluk bir nevi motive de eder. Motivasyon mental koçluğun bir önemli bir bölümüdür diye düşünüyoruz. Nefes konusunda ise tabii nefes konusunda çok önemli insanlar var. Çok mühim bir konu. Sonuçta birey Susuz belli bir süre kalabilir. Yemeksiz bir süre kalabilir ama nefessiz çok az yaşayabilir. Dolayısıyla da çok mühim bir konu. Yüzyıllardır üzerinde düşünülen, hatta insanın varoluşundan beri üzerine düşünülen bir konu. Dolayısıyla da bu konuda bir yargıya varmak benim haddim olmayacaktır. Ama sadece benim için de ilginç bir alan diyebilirim nefes. Yüzerken özellikle bir ara yüzmek benim için hayatımda çok ger kaplayan bir spordu. daha da etkisini fark ediyordum. Yani dolayısıyla da Gözde soruna tam iyi bir yanıt veremiyorum galiba ama hani samimiyetle Nefes'in çok çok önemli olduğunu ve benim de hayatımda önemli bir yer olduğunu söyleyebilirim.
Diğer sorular gelirken ben bir soru sormak istiyorum. İçerikleri nasıl karar veriyorsunuz? Yani şimdi bir uyku tarafı epey bir büyüdü. Nefesle ilgili bir şey var, şimdilik huzurla ilgili bir şey var. Hem o içerikleri nasıl karar veriyorsunuz? Bir de ben iki tane merakım. Deniz'le yolunuz nasıl yetişti? Yani o harika sesi nasıl da hallettiğiniz sürece onu merak ediyorum. Yani bu kadar bence daha iyi bir etkileşime olan bir ses olamazdı diye düşünüyorum.
Evet, Deniz çok önemli bir şans. İkinci kısımdan başlayayım Mehru. Biz Deniz'i tanıdığımız için gerçekten kendimizi şanslı hissediyoruz. Bir kere çok özel bir insan. Bir arada olmaktan, beraber kafa yormaktan, beyin fırtınası yapmaktan... Böyle bir beyaz tahta önünde fikir üretmekten çok mutlu olduğumuz bir insan. Çok güvendiğimiz bir ekip arkadaşımız. Gerçekten biz de kendimizi şanslı hissediyoruz. Yolumuz şans eseri kesişti aslında. Ben... Kulakları çınlasın. Bugün ikinci defa anıyoruz. İstanbul Maratonu'na hazırlanırken ki antrenörümle sabah altıda, altı buçukta antrenman yapıyorduk. Tabii sabah çok erken bir saat olduğu için ne yapacaksınız antrenman yaparken? Sohbet ediyorsunuz. Yani her şeyi konuşuyoruz. Her şeyi anlatıyorum. O da her şeyi anlatıyor. Biz de Meditopia'yı piyasaya sürmeyi düşünürken Deniz gibi birini arıyorduk tabii ki. Ben de onu anlattım hocama. İşte böyle biri lazım, şöyle biri olmalı, keşke olsa, keşke böyle biri olsa vesaire. Deniz'i Şansa tanıyormuş ve Deniz'in dantönörüymüş kendisi. Biz o şekilde tanıştık ve de sonra olaylar gelişti. Yani tamamen tesadüf Şans açıkçası. İlginç oldu bizim için. İlk kısımda da mevru, yani şöyle, içerik çok önemli tabii. Bizim bir merkezi içerik ekibimiz var. İki ofisimiz var, İstanbul ve Berlin. Ve İstanbul ofisimiz, teknoloji geliştirme ve içerik üretme ofisimiz. İstanbul'daki merkezi ekip, ilgili coğrafyalarda yerel terapist partnerlerle çalışıyor. Mesela Brezilya'da, Asya ülkelerinde, Avrupa ülkelerinde bizim yerel partnerlerimiz var. Onlarla beraber stratejiye karar veriliyor. Çünkü bizim içeriklerimiz ülkeden ülkeye değişiyor. Çünkü her ülkenin ihtiyacı farklı. Mesela Brezilya'daki bir insanın günlük hayatında yaşayabileceği konularla Japonya'daki bir insanın farklı oluyor. Dolayısıyla içerikler farklılaşıyor. Biz yerel partnerlerimizle beraber İstanbul'da stratejilere karar veriyoruz. Daha sonra içerikleri üretiyoruz. Yerel partnerler seslendiriyor. O bizim için çok önemli. Ve de devamlı üyelerimizi dinliyoruz. Üye geri bildirimleri alıyoruz ve onları içeriklere yansıtıyoruz. Ve içeriklerin güncel olmasına çok dikkat ediyoruz. Yine Brezilya'dan bir örnek vereyim. Brezilya'da Rio Karnavalı'nı duymuş olabilirsiniz. Rio Karnavalı'ndan önce ve de sonra içerikler yayınladık. Karnavalı hazırlık ve Karnavalı'dan sonra detoks içerikleri yayınladık mesela. Çok kullanıldı. Yine Brezilya'da mesela büyük bir sel felaketi yaşandı bu senenin başında. Çok uzun yıllardır yaşanmayan, onunla ilgili ayrı içerikler yayınladık. Dolayısıyla da biz ...Meditopya'yı bireyin hayatına tam anlamıyla dokunması için... ...en güncel halde ve en yerel halde tutmaya hep gayret ediyoruz. Dolayısıyla içerik ekibimiz, stratejiye hep dinamik şekilde karar veriyor. Hep yeni stratejiler geliştirip, yeni içerikleri günlük hayata göre üretiyor.
Sorulardan devam edelim. Dilan çözmüş. Meditasyonda kişiselleşmek mümkün mü? Mesela ansiyetik yaskınlığı olan bir insana daha farklı bir meditasyon önerebilir mi?
Biz verdiğimiz hizmeti daha kişisel verebileceğimize inanıyoruz. Meditopya olarak sunduğumuz içerikleri daha kişisel şekilde üyelerimize ulaştırabileceğimize inanıyoruz. Dolayısıyla da çok yakında, yani şu an yeni bir anasayfa tasarımıyla, yeni güncellemelerle çok ciddi yatırım yapıyoruz kişiselleşmeye. Dolayısıyla şimdiki anasayfada bile göreceksinizdir, kendi duygu durumlarınıza göre, o anda hissettiklerinize göre bütün anasayfanın değiştiğini ve de içerik önermelerinin değiştiğini. Ama bize göre kişiselleşmenin bu noktada ucu bucağı yok. Zamanla da Meditopya'yı düzenli kullanırsanız bunu farkına varacağınızı düşünüyorum.
Diğer soruya geçiyorum. Eylül soruyor. Uğdamalı kullanıcılar en çok neleri kullanıyor? Mental açıdan neye ihtiyaç duyuyorlar? Türkiye ve diğer ülkeler arasında bu yönden nasıl farklar var? Halkların mental sağlıkları nasıl değişiklik gösteriyor?
Hem değişiklikler, hem farklılıklar var, hem de büyük ortaklıklar var. Yani insanlar her yer, hepimiz insanız. Farklı ülkelerde yaşasak da bazı konularda gerçekten çok benziyoruz birbirimize. Çok güzel bir şey bu. Aynı zamanda bazı farklılıklarımız da var. Bu da çok güzel bir şey. Bu da büyük bir zenginlik. Dolayısıyla da hem bütün coğrafyalarda çok kullanılan içeriklerimiz var. Mesela uyku gibi. Ondan sonra ama aynı zamanda bazı ülkelerde... bu içeriklerin daha da çok kullanıldığını görüyoruz. Mesela Japonya'da. O yüzden böyle gerçekten bizim için de ilginç... trendleri izlemek açısından ilginç bir süreç.
Bir diğer soru... Şuradan. Deepak Chopra yakın zamanda AI destekli dijital meditasyon projesini duyurdu. Sizin de digital human konseptli bir kişiselleşme çalışmanız var mıdır?
Bizim kişiselleşme çalışmamız var. Ve artarak da devam ettireceğiz. Ve Meditopia içerisinde çok farklı denemeler yapacağız bu konuda. Hedef şu, onu da büyük bir İç ferahlığıyla söyleyebilirim. Dünyada, alanımızdaki en kişisel deneyimi verebilmek. Ve bunu da vereceğiz. Muhakkak ki vereceğiz.
Bu Veliha'nın sorusuydu. Ben unutmuşum söylemeyi. Şimdi Gamze'nin sorusuna geçiyorum. Kendi app'inizi kullanırken kurucu orta aktimliğini bırakıp bir kullanıcı gözünden bu app'te şu da olsaydı dediğiniz oldu mu? Olduysa bunu app'e yansıttınız mı?
Her gün oluyor. Her gün oluyor Gamze. Çünkü bazen tamamen kendimi bırakıp Meditopya'ya bırakmak istiyorum. Ama tabii takdir edersiniz ki hep zihnim bir şeyler arıyor. Nasıl daha iyi olabilir? Nasıl işte ne daha iyi olabilir? Ne şöyle olabilir? Ne böyle olabilir? Böyle ilginç acı ve mutluluk çıngırakları aynı anda çalıyor. Öyle bir lafı vardı galiba. Hem bana iyi geliyor Melitopia, hem de böyle devamlı zihnimi meşgul etmek istiyorum onu deneyim ederken. Oluyor. Efe de... Tabii şimdi her ekip bir... Her ekip bir koalisyon. Yani ekip çok önemli. Takım her şey, kanaatimce. Başarılı bir yolculuk istiyorsak muazzam bir takım yaratmak lazım. Her takım da bir koalisyondur. Dolayısıyla da sadece kendiniz bir karar alıp uygulayamazsınız. Belki akıl akıldan üstündür çünkü daha iyi bir fikir olabilir. Dolayısıyla da benim keşke uygulamada şurada olsaydı deyip ürüne yansıttığımız bazı özellikler elbette oldu. EZA ortaklarımın da öyle. Ama bazen de benim düşündüğümün doğru olmadığı hatta çoğu zaman belki benim düşündüğümün de en doğru olan olmadığı ve daha iyi bir durumunda olduğu zamanlar oluyor. Ki benim bir üye olarak, kullanıcı olarak deneyimimle bambaşka insanların deneyimleri çok değişebiliyor. O yüzden aslında her zaman şunu görüyoruz. Üyelerle yaşamak, üyelerle nefes almak çok önemli. Biz organizasyonumuzun DNA'sını hep üyeler üzerinden oluşturmaya gayret ediyoruz. Gün birden böyle yapmaya gayret ettik. Ve bu gayret katlanarak devam ediyor. Kastım şu, ...organizasyonumuzun her bir yeri. Hem üye destek tarafımız... Biz üye desteğe, üye mutluluk diyoruz. Üye mutluluk tarafımız... ...hem kurucu ortaklar, hem içerik ekibi, hem teknik taraf, herkes... ...bir şekilde üyelerle iç içe, bir şekilde üyelerle konuşuyoruz. Bu çok önemli. Ben mesela her hafta... ...en azından dünyanın bir ülkesinden bir üyemizle... ...bir video konferans yapıyorum. Yarım saat. Bu bizim için çok mühim. Dolayısıyla da... Asıl mesele onları uygulamaya yansıtmak oluyor. Bütün eforu buna sergiliyoruz. Bu kadar büyük de heyecan duymamızın temel sebeplerinden bu açıkçası.
Harika. Elif, seni sonra bir bekletiyorum. Bir tane sorunu sordum diye. Barış'ın sorusunu iletiyorum. Mental sağlık ve mental fitness... önümüzdeki beş senede kat kat büyüyeceğine inanıyorum. Benim sorum bu yolda nutropik mental mental sağlık, gelişim sağlık, gelişme etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çalıştığım bir alan değil. Iıı çok vakit ayırdığım bir alan değil şu anda ama bütün pazar dediğin gibi çok büyüyecek. Iıı Barış ııı yani çok çok büyüyecek. Iıı dolayısıyla da bütün pazar çok büyüdüğü için Pazarın farklı komponentlere de tabii ki yarın çok daha büyük bir kitleye hitap edecek. Bunu söyleyebilirim.
YouTube'dan bir şey var.
Pardon Mehru yani çok güzel sorular geliyor açıkçası. Çok hoşuma gitti. Ben de not alıyorum şimdi. Hem Deep Black Chopra'yı aldım hem New Tropics'i aldım, New Tropics'i aldım. Çok hoşuma gitti. Teşekkürler arkadaşlar.
Harika. YouTube'dan Uğurcan sormuş, Meditopia'yı üç kelimeyle anlatsın, umursamadığınız için.
Değerler, uluslararasılaşma ve de insan. Ve de bu arada, onu da söyleyeyim bilmiyorum Mehri uygun olur mu, biz genç arkadaşlarımızla bir arada olmayı çok önemsiyoruz. ...ve işe alım konusu hep bizim için çok ön planda İstanbul ofisimizde. İlgilenen arkadaşlar bana ulaşabilirler. Ben mail'imi de verebilirim. Aklınızda olsun. Çok memnun oluruz.
Harika. Eminim ilgilenenler vardır ve yazacaklardır. Biz paylaşırız e-mail adresini Fatih'in. Ozan'ın sorusuna geçiyorum. İnsanlarda farkındalık yaratıp tekami yolculuklarına destek olurken, kendi ekibinize insan kaçarken nelere dikkat ediyorsunuz? Tam üstüne geldi soru. En çok aradığınız üç özellik nedir?
Güzel bir soru Ozan. Bu aralarda çok düşündüğüm bir konu bu arada. Çünkü biz Meditopya'da aslında 21. yüzyılın değil, 22. yüzyılın organizasyonunu yaratmak istiyoruz. Yani bugün doğan bir bebeğin, yarın... Benim iki buçuk yaşında bir yeğenim var. Eminim ki şu an var olan birçok şirkette ve organizasyonda çalışmak istemeyecek yaz, ismi yaz. Bunu görüyorum yani bambaşka bir dünyası var, bambaşka bir şekilde gelişiyor. Biz Meditopya'nın yarın yazın da çalışmak isteyebileceği bir organizasyon olmasını istiyoruz açıkçası. 22. yüzyılın ihtiyaçlarına cevap veren bir organizasyon olmasını istiyoruz. Dolayısıyla şu anda korona nedeniyle evlerde çalışmamız da enteresan bir laboratuvar ortamı sağlıyor hepimize. Bu arada umuyorum ki herkesin, şu an yayında olan ve bizi izleyen, kendilerinin ve sevdiklerinin sağlığı yerindedir, sıhhatı yerindedir. Ve bu sürecin en kısa zamanda bitmesini diliyorum. Bu garip sürecin de getirdiği bir laboratuvar ortamı var aslında. Biz de gözlemlemeye çalışıyoruz dünyanın gidişatını ve kendimize bu neticede bir şekil vermeye gayret ediyoruz. Çünkü tabii böyle bir organizasyon yaratma hedefindeyken aslında mesele insan. Ozan'ın sorusuna bağlayacağım. Bu organizasyonu ancak insanla yaratırız. Çünkü ekibimizin kültürüne, organizasyonun kültürüne şekil veren bir noktadan sonra kurucu ortaklar olmuyor. Çalışma arkadaşlarınız oluyor. Sizin işe aldığınız arkadaşlarınız oluyor. Birkaç temel özellik var çalışma arkadaşlarımızı seçerken. Birincisi etik ve ahlaki değerler. En önemlisi o bize göre. Yani Vazgeçilmez bir alan. İkincisi çalışkan olmak. Çünkü o çalışkan olmak azim demektir ve biz öyle bir azim ve çalışkanlık neticesinde burada ülkemizden de çıkan birçok yeteneğin dünya ölçeğinde noktalara ulaşabileceğini düşünüyoruz. Yani dünyadaki liderlerden olabilir bizim çıkardığımız arkadaşlarımız, bizden çıkan genç, bizim topraklarımızdan çıkan genç arkadaşlarımız. Dolayısıyla da ikinci temel mesele çalışkanlık ve azim. Üçüncüsü de elbette endüstriye, yani faaliyet gösterdiğimiz alana olan farkındalık ve inanç. Yani yaptığımız işin mental sağlık konusunun, psikoloji konusunun, mental koşuluktan bahsettik bugün defaatle. Bunun önemine ve bu alanın nereye gidebileceğini kavramaya biz çok önem veriyoruz. Muhakkak ki bütün arkadaşlarımızla bunu arıyoruz. Bu arada Ozan'ın özeti çok hoşuma gitti. İnsanlarda farkındalık yaratıp tekamül yolculuklarına destek olurken. Ne kadar güzel özetlemiş. Çok teşekkür ediyorum.
Zehra Hanım'ın sorusuna geliyorum tekrar. Bir de Elif'in sorusu var, onu da soracağım. Sonra da son bir soru daha alacağım. Sonra yavaş yavaş bu G-Talks'ın sonuna geleceğim. Teknasyon ile Meditopia arasında nasıl bir işbirliği var? İşin yazılım tarafında bütün yönlük yüklenince teknasyon mudur? Yeni bir teknik soru sorarız Zeliha'nın.
Teknasyon yatırımcımız Zeliha, 2018 yılında yatırım yaptılar Meditopia'ya. 2019 yılında aldığımız diğer yatırımda da aynı zamanda yatırımlarını devam ettirdiler. Biz yazılım tarafını tamamen kendimiz gerçekleştiriyoruz, İstanbul ofisimizde. Önemli bir farkımız da o, dışarıdan değil, tamamen içeriden yaptığımız bir faaliyet. Çünkü işin omurgalarından bir tanesi, içerik ve yazılım. Dolayısıyla da işin kalbinde, ekibin kalbinde tutuyoruz.
Elif'in sorusuna geri dönüyorum. Meditasyonuz yalnızca zinhe değil, bedene de oldukça faydalı olduğu söyleniyor. Bu anlamda duruş bozukluğuna nasıl ve ne kadar etkisi var?
Yani şöyle, ben kendi hayatımdan örnek vereyim bu konuya. Daha da fazla benim basit ve sade hayatımdan anlattığım örneğin üzerinde işin eksperlerinden, uzmanlarından eğer fikir alınmak isterse Elif, muhakkak ki bizim uygulamanın farklı içeriklerini deneyim etmeye ona ya da Deniz'e, Deniz'in, Deniz Boğan'ın Instagram hesabına da bakmasını tavsiye ederim. Bir anekdot olarak, bir not olarak onu ekleyeyim. Şöyle, ben kendi hayatımda açıkçası düzenli meditasyon yaptığımda zihnen, bedenen ve her açıdan etki görüyorum hayatımda. Çünkü bir kere şöyle ilginç bir etkisi oluyor, düzenli meditasyon yaptığımda... çok daha berrak baktığım için dünyaya... fiziksel egzersizime de daha iyi vakit ayırıyorum. Yani sporuma da daha iyi vakit ayırıyorum. Bu da dolayısıyla da bahsettiğim duruş bozukluğu, şimdi bu aralar... bir de tabii hep evden çalıştığımız için, mesela ben de belki... dikkat etmişsinizdir, devamlı duruşumu değiştirmeye çalışıyorum vesaire... duruşumun bozuk olduğunu fark ediyorum. Çünkü hayatımı daha farkında bir şekilde yaşıyorum... ...düzenli meditasyon yaptığımda. Ama farkındalık azaldığında hayatımın en basit yerlerinde bile... ...belirli, küçük alabileceğim aksiyonları almıyorum. Benim hasbelkader mütevazi hayatımdan Elif söyleyebileceğim... ...düzenli meditasyon yaptığımda ben hem günlük hayatımda daha farkında bir insan olduğum için... ...düzeltebiliyorum. Daha iyi yapabileceğim şeyleri daha iyi yapıyorum. Hem de daha düzenli spor yapıyorum. O yüzden görece... ...senin soruna cevap olarak... ...bende pozitif bir etkisi oluyor. Ama... ...dediğim gibi işin uzmanlarına muhakkak ki... ...danışmanı tavsiye ederim. Bizim uygulamaya da bakabilirsin. Teşekkür ederim soruları.
Son soru olarak Ozan'ın bir sorusu var. Topik olarak bir hedefleri var mı?
Olmaz mı? Meditopya'nın isminde bile Ütopya var. Meditopya, meditasyon ve Ütopya'nın birleşiminden geliyor. Bizim bir Ütopya'mız var. Evet, bir gelecek hayalimiz var. Bence insanın bir yarın Ütopya'sı olması çok önemli. Önemli bir itici güç sağlıyor. Dolayısıyla organizasyonların da bir yarın hayali, tahayyül ettiği, hayal ettiği bir yarın Ütopyası olması çok önemli. Bizim Ütopyamızda dünyadaki her insanın çok daha mutlu olduğu ve farkında olduğu ve de birbirine çok daha şefkatli davrandığı bir dünya var. Ve bu dünyaya giderken Meditopya olarak her bir insanın hayatına bir şekilde bir ürünümüzle dokunmak var. Telefonlarındaki bir uygulama olabilir. Arabalarındaki bir uygulama olabilir. Uçtukları uçağın içerisinden onlara seslenmek olabilir. Televizyonlarından oraya gelmek olabilir. Veya bambaşka bir şekilde olabilir. Ama bir yerden onlara dokunan ve de çok daha mutlu bir insan olmalarına yardımcı olan global bir marka olmak var. Ve de işin neticesinde de dünyadaki her bir insanın daha şefkatli, mutlu ve de güzel bir yaşam sürmesi var.
Başka soru yok diye görüyorum. Çok teşekkür ediyoruz Fatih. Belki sen, bu kadar genci bir arada görmüşken sen bir soru sormak istersin onlara diye bir toplama atayım önce.
Olur, olur. Çok sevinirim Nehru. Ben şeyi merak ediyorum. Arkadaşlarımız yarın neler yapmak istiyorlar? Nelerle uğraşmak istiyorlar? Hangi alanlara ilgi duyuyorlar? Bir de şu andaki ekibimizin yaş ortalaması ne? Onu merak ediyorum.
Hemen toplu soruların bazılarına ben cevap veriyorum. Yaş ortalaması şu anda 21'le... Şimdi bakıyorum kimler var diye. Yani 22-23 arası falan yaş ortalaması aşağı yukarı. Bir iki tane 19-20'lik var. Onlar biraz düşürüyor olabilir.
19-20'Lik. Çok iyi.
Üniversite öğrencisi. Bir kısım mezun. Kendi girişime olanlar var aralarında. Şu anda... Geçimcilik Vakti'nin toplamda elli sekiz girişimi var. Kendi eee arasında. Eee ama programın amacı zaten start-up kurmaları değil. Kültürü yaygınlaştırmaları. Eee onlardan bazı şu an bizimle bu gençlerden. Eee özel sektörde çalışanlar var. Start-up'ta olanlar var. Okuyanlar var. Hala hayatta eee soracak soruları çok olan gençler bunlar. Eee hepsi bize de her gün o yüzden umut vermeye devam ediyorlar. Eee belki bir iki tane mava gelecek hayalleriyle ilgili cevap vermek isteyen varsa hemen onları şefe alabiliriz.
Bir de tavsiye ettikleri kitap varsa kitap varsa eee malumunuz kitap okumaya vakit oluyor. Eee çok memnun olurum.
Eee Kemal Tarım Yapıp Doğayla İçişe Yaşamak İstiyorum. Makine maaşıyla okuyorum diyor.
Eee ne güzelmiş. Kemal beni de davet et. Öyle bir şey olursa.
Eee Doğan Sinasiz bir dünya hayal ediyormuş.
Doğan'la çok sevgiler. Doğan'la tanışıyoruz. Öykü'yle de tanışıyoruz. Öykü, selam. Kendimi radyo programına gibi hissettim.
Şema Terapi'nin bilimsel temelleri için hayatı yeniden keşfediği kitabını öneriyor Işın.
Enteresanmış. Teşekkür ederim.
Biz sosyal medya hesabımızdan da paylaşıyoruz. Kitap, film önerilerimizle. Hem TVLS'imiz, MHLO'larımızın. Oradan da paylaşabilirsin.
Çok iyi. Tamam, süpermiş. Yazılım alanında iz bırakacaksın Melike, harika. Ozan. Ozan'ın hedefi de çok iyi. Gekta.
Çok iyiymiş.
Vallahi çok iyi, şimdinin gücü. Onu okudum, evet. Şeyi okumadım, Ozan, milattan sonra 2150'yi okumadım. Çok iyi öneriler geldi ya, bunu her hafta yapsak mı? Mevru, ne yaptın? Ne yapalım?
Olur tabii ki. Biz her zaman buradayız, bekleriz. Çok teşekkür ediyoruz Fatih, bize zaman ayırdığın için. Hem meditasyonun hikayesini paylaştın hem de meditasyonun ve mental koçluğun gücünü bize paylaştın ve de güzel hediyeniz için çok teşekkür ederiz. Biz senin e-mail adresini paylaşacağız hem meditasyonda çalışmak isteyenler için hem de seninle konuşmaya devam etmek isteyenler için. Youtube kanalımızdan bizi dinleyenler için de çok teşekkür ediyoruz. Sonra sosyal medyamızdan da yaygınlaştıracağız bu videoyu. Tekrar çok teşekkür ediyoruz. Umarım tekrar bir araya geliriz.
Ben çok teşekkür ederim. İnşallah, evet. Ben çok teşekkür ederim. Herkesi burada görmek, enerjik yüzleri görmek çok güzeldi. Bana ulaştığınız için de, söz verdiğiniz için de ayrıca vakfa, Mehru sana, Umut sana, herkese çok teşekkür ederim.
Biz teşekkür ederiz. Görüşmek üzere.
Görüşürüz arkadaşlar. Şimdiden iyi hafta sonları. Görüşürüz.
More from Fatih

Fatih Mustafa Çelebi ile Meditopia'nın 2026 planlarını konuştuk | New HR Summit 2025

Çalışanların Sağlık İhtiyaçlarına Yapay Zekanın Katkısı Ne? | Fatih Mustafa Çelebi | CNBC-e

Mobil Uygulama Girişimi Pazarlama ve Finans Sorumlusu Ne İş Yapar? -Fatih Mustafa Çelebi


