survivalpath - Fatih Mustafa Çelebi (Meditopia)

Turkish interview with Fatih Mustafa Çelebi (co‑founder of Meditopia) covering the company’s origin and pivot, product lessons, global growth strategy, and COVID-19 responses. Key points: the team first built a mobile product for older adults called Longi in 2016 but pivoted to a Turkish meditation app (Meditopia) launched in early 2017 after noticing high usage of meditation features; growth attributed to deep localization, product quality, a "mental coach" approach, and strong growth/marketing capabilities; cited metrics around 10 million users across ~9 languages and 60+ countries (with expectations to grow further); during COVID‑19 Meditopia produced localized series addressing stress, anxiety and quarantine, accelerated planned feature development, and offered corporate and free 1‑month packages for teams up to ~30 people.
Chapters
Herkese merhabalar. Survival Pet'in yeni bölümüne hoş geldiniz. Bugün haftanın son yayın günü. Şimdi birazdan Meditopia'nın kurucu ortağı Fatih Mustafa Çelebi'yi konuk edeceğiz. Akşam da Levent Erden'le saat 5'te kapanışı yapacağız. Ama bu haftanın bitmiş olması Survival Pet'in biteceği anlamına gelmiyor. Önümüzdeki hafta birbirinden değerli konuklarla sohbet etmeye devam edeceğiz. Onun programını da en geç yarın zaten duymuş olursunuz. Ben çok fazla vakit kaybetmeden bugünün konuğu Fatih'i sahneye alıyorum. Abi hoş geldin.
Enes, hoş bulduk. Merhaba.
Nasılsın?
Gayet iyiyim. Teşekkür ederim. Sen nasılsın?
Ben de iyiyim. Çok sağ ol. Meditopia'nın ismini çok fazla duyuyorduk. Hani sosyal medyadan da görüyorduk. Hani korucusunu olarak seni de burada konuk etmek çok güzel oldu. Hem benim için hem Survival Pet için. Teşekkür ederim öncelikle. Kabul ettiğin için. Sağ ol.
Çok merak ettim, bayağı teşekkür ederim.
Estağfurullah. Bizim Survival Pet'in dördüncü haftasına girdik abi. Bayağı bir değerli konukları ağırlıyoruz her gün. Gelişimcilik odağında, iç dünyası odağında birçok farklı konu konuşuluyor. Bugün de biraz Meditopia'nın ilk 6-7 dakika hikayesini konuşacağız. Sonrasında koronavirüsten sonra neler yaptınız? Nasıl gelişmeler var? Birçok sektör düşüşe geçti. Sizin tarafta nasıl bir şey? konusu onları konuşacağız. Ama öncesinde ııı çok kısa kendini tanıtabilirsen ııı sohbetimize başlayalım.
Tabii seve seve Müsaadenle ben ilk önce dün ile başlayayım. 23 Nisan'da dün hepimiz için çok önemli bir gündü. Hem senin hem bizi izleyen diğer arkadaşlarımızın 23 Nisan'ını kutluyorum. Çok önemli bir gün çünkü meclisin 100. kırılış yıl dönemi. Ve de gelişimcilikten bahsedince bence çok da büyük bağlantılar var arada. Çünkü meclis dünya tarihinde bizim meclisimiz önemli ilklerden birini yapıyor ve devlet kuruyor aslında. Genelde devletler ülkeler kurulduktan sonra kendileri meclis kuruyorlar. Ama bizde tam tersi. Bizim meclisimiz hem savaşı yönetiyor sonra da cumhuriyeti kuruyor. Çok özel. Biz böyle bir gelenekten gelen insanlarız. Dolayısıyla da aslında ülke olarak da yeniliğe, farklılığa ve girişimciliğe ne kadar yatkın olduğumuzu bence gösteren önemli de bir unsur diye düşünüyorum. Ve dolayısıyla Sağ ol, sağ ol. Atatürk'ü ve bütün kurucularımızı da buradan saygıyla anmak istiyorum müsaadenle öncelikle. Tabii ki.
Çok çok mutlu oldum.
Teşekkür ederim. Enes şöyle, Meditopya'nın hikayesi aslında 2015-2016 yıllarına gidiyor. Biz, ortaklarım Berk ve Ali Murat'la beraber yola ileri yaş insanlarımızın hayatlarını daha iyi hale getirmek için çıkmıştık aslında. Ben babaannemi pankreas kanserinden kaybetmiştim. Başüstüne. Üniversitenin son sınıfında. Sağ ol, teşekkür ederim. Akabinde de ortaklarıma bu kayıptan bahsedip beraberce ileri yaş insanlığın hayat kalitelerini nasıl arttırabiliriz diye düşünmeye başladık. Yani babaannem evet hayatta değil. Onun hayatı için şu anda bir şey yapamıyoruz. Fakat onun jenerasyonu için neler yapabiliriz? Ve de onların sağlıkları için. bir ürün üretmeye karar verip 2016 yılında Longi isminde bir mobil ürün ürettik. Bu ürün tamamen ileri yaş insanlar içinde. İçerisinde ileri yaş insanlarımızın mental sağlıklarına destek olabilmek adına Mindfulness meditasyonları vardı, Mindfulness egzersizleri. Ve de fiziksel sağlıklarını destekleyebilmek adına da sağlıklı beslenme programları ve de fiziksel egzersiz programları bulunuyordu. Biz tabi çok heyecanlıydık çünkü hem insani değeri yüksek hem de onunla hizalı uluslararası yaşayabilecek dolayısıyla finansal değer de ciddi anlamda üretebilecek bir iş kurduğumuzu düşünerek heyecanla, hevesle işe başladık ama inanılmaz derecede başarısız olduk. Duvara tosladık. Çünkü trafik sağlayamadık, para kazanamadık, insanlar ürünü sevmedi, zayıf bir ürün yaratmıştık. Pazarlama stratejilerimiz doğru değildi. Yani ne ararsan var. Dolayısıyla da başarısız olduk. Fakat şöyle, bu başarısızlık bize şunları getirdi. Aslında Melitopya'yı getirdi. Çünkü birincisi, bu başarısızlık esnasında tabii çok stresli bir dönemden geçtik. Hakikaten panik dolu. Çünkü bir de kendimizi arkadaşlarımızla kıyaslıyoruz. Sen istemez kıyaslıyorsun. Ne kadar doğru olduğu ayrıca tartışılır bu arada. Kendi hayatlarında dostlarım, arkadaşlarım ilerliyorlar ve ben ilerleyemiyorum mesela. Böyle bir durum vardı. Çok stresliydik. Ve meditasyonla da öyle tanıştık bu arada. Ve kendi ürünümüz ileri yaş insanlar için ürünü geliştirmişken biz o ürünü kullanarak kendimiz mesela meditasyon yapmaya başladık. Ama iyi ki de yapmaya başlamışız. Evet, çok güzeldi. İyi ki de yapmaya başlamışız. Hayatlarımızda olumlu bir etki yarattığını, ciddi etki yarattığını gördük. Akabinde biz tam şeyi bırakırken, bu longi yolculuğumuzu, ileri yaş insanlarımız için yarattığımız proje yolculuğunu bırakırken, son bir kez daha öğrendiklerimize baktığımızda, ürünümüz başarısız olsa da, iyi metriklere ulaşamamış olsa da, meditasyonların çok fazla kullanıldığını gördük diğer özelliklerine nazaran. Bu da enteresandı. Hemen gerçek kullanıcılarımızla, üyelerimizle bir sürü görüşme yaptık. Geri bildirim seansları yaptık. Neden ürün iyi olmasa da neden içindeki o spesifik bir özelliği kullanıyorsunuz diye sorduk ve anlamak istedik. Orada şunu gördük. Biz nasıl başarısız olmuş girişimciler olarak büyük bir stres yaşıyorduk, ansiyete, panik, kaygılar. Zor zamanlardan geçiyorduk. Bizim üyelerimiz de zor zamanlardan geçtikleri için mental olarak meditasyonları kullanıyorlardı. Büyük bir aslında benzerlik gördük. Yaşlar farklı, jenerasyonlar farklı ama hayatlarda büyük bir benzerlik var. Böyle olunca 2017'nin başında biz mental sağlık alanını biraz daha araştırmaya karar verdik. Yani dedik ki çünkü demek ki insanlığın ortak bir meselesi var burada. Velhasıl mental sağlığa, psikolojiye biraz daha derinlemesine girdiğimizde şunu gördük. Dünyada büyük bir psikoloji kriz var. Bugün milyarlarca insanın buğuştuğu, muzdarip olduğu birçok meydan okuma var. Uykusuzluktan strese, upuzun bir liste. Ama bunlar aşılabilir konular. Gerçekten çok daha iyi ve mutlu bir hayat yaşayabiliriz. Ve sorun çözmek bir yana daha da mutlu birer insan olabiliriz. Daha farkında, daha mutlu, kendini daha iyi tanıyan. Nasıl spor yapıyoruz fiziksel olarak? Aynı şekilde bunun zindelik anlamında da sporunu yapabiliriz. Mental anlamda daha güçlü ve çevik olabiliriz. Yani sadece bir sorunu engellemek gibi değil, tam tersine kendimizi geliştirmek anlamında da spor yapmak gibi daha çevik ve zinde direğler olabiliriz diye gördük.
Şimdi abi ben biraz bölmek istiyorum burada.
Beni bırakırsan Delik deşik ederiz zaman taktik.
Biraz daha ilerlersek bu başlık hikayeyi kaçıracağım çünkü o yüzden bölmeye ihtiyacı hissettim. Yani çok güzel bir hikaye. Bu tarz bir hikaye duymadım ben hiç. Kendi ürünü çok başarılı olamamış ama ekip o ürünü kullanarak başka bir şey keşfetmiş. Orada kendi kullanıcı olmuş aslında. Çok ilginç bir hikaye. Ben burada ilk şeyi sormak istiyorum. Üst yaş grubuyla başladık dedin ya mesela onlar normalde mobil şey miydi Longi'de yoksa web miydi? Mobildi değil mi o? Acaba şey yani, mobil kullanıma mı alışamadı onlar? Oradaki şey neydi?
Olabilir.
Ya da yılının ilerisinde bir ürün müydü? Oraları biraz detaylandıralım istersen.
Şöyle, bir kere... ürünü insanlara götürürken potansiyel üyelerimize istediğimiz gibi pazarlama yapamadık. Yani biz beklediğimiz oranlara sosyal medya üzerinden ulaşamadık. Yani sosyal medyadan ileri yaş popülasyona ciddi şekilde ulaşabileceğimizi düşündük ki varlar yani görüyoruz bugün mesela Facebook'ta eminim. Senin de akrabaların mesela bir şekilde oradalardır. Sana yorum yapıyorlardır muhtemelen. Hepimizin gördüğü şeyler, güzel şeyler bunlar. Ama ona rağmen biz birincisi ürünü ulaştıramadık insanlara istediğimiz şekilde. İkincisi ürün bize göre daha güçlü olabilirdi ve de daha net olabilirdi. Ürün çok genişti. Yani ürünün ne değer verdiğini de iyi anlatamadık çok geniş olduğu için. Bu da ayrı bir faktördü. Yani bunlar bizim için evet birer başarısızlık unsuruydu, meydan okumaydı ama bugüne geldiğimizde de önümüzü açan unsurlar oldu aynı zamanda.
Burada çok büyük bir girişimcilik dersi var. Bir tanesi persona kısmı var. Personayı doğru tanımla ve ona yönelik çalışmalar yapma kısmı var. İkincisi de MVP ve ürün geliştirme kısmı. Siz ilk baştan neredeyse bütün özellikleri açmışsınız. Birçok farklı özelliği. Arasında belki bir tek meditasyon daha çok kullanılacaktı. Ama onu kaybetmişsiniz. İnsanları yine kullanıyor ama diğer özellikler yüzünden kullanıcı deneyimi azalıyor. İki tane çok büyük ders var. Sizin için de bayağı faydalı olmuş anım kadarıyla. Oradan sonra meditasyon tarafına biraz da ağırlık vermeye karar verdiniz. Oradan devam edebiliriz hikayeye. Meditopya'nın resmi kuruluşu kaçtı sene olarak?
2017. Oradaki mesele de şu. Biz evet meditasyonların çok kullanıldığını gördük. Yani pratik hayatta hayata daha çok dokunduğumuzu keşfettik ama bir de orada çok global ve bize göre insanlığın temel bir meselesini gördük yani ve bizim de kendi hayatımızda yaşadığımız ve hissettiğimiz bir dava edinmek önemli bence ve bunu bir dava edin yani biz çıkacağız dünyada hem Türkiye'de hem dünyada milyarlarca insanın hayatlarına mental açıdan katkı vereceğiz. Davasını kendimize edindik. Öncesinde bu dava yoktu. Buna ulaşmak aslında birçok şeyi dönüştürdü. Çünkü iş modeli, ne yaptığın vs. onlar hep arkadan gelen unsurlar bana göre. Mesele senin varlık amacın, o şemsiye amaç var ya seni aşan. Onu biz bulduk. Dolayısıyla o önemliydi ve 2017 yılının başında da bu şemsiye amaca hizmet eder şekilde Meditopya'yı başlattık. Bir Türkçe meditasyon uygulaması olarak başladı ve sonra hayatına devam etti.
Abi şimdi ben bu Start With Fire kitabını yaklaşık 3 ay önce okudum. Hani onu okuduktan sonra aslında baya bir kafamda bir değişiklik oldu.
Askerdeyken okumuştum. Birkaç sene önce. Evet.
Cidden şey böyle, kafa açan bir kitap ve senin bu anlattığın üst şemsiye koymanın nedenini belirleme ve o misyonun doğrusu da çalışma konusunda acayip bir farkındalık yaratıyor. Ben şeyi merak ettim. Siz bu misyonu belirledikten sonra mı ürünü çıkardınız yoksa ürünü birazcık böyle düşünüp sonrasında bunun misyonu bu olmalı diye mi tercih ettiniz?
Misyondan sonra ürünü çıkardık. Çünkü açıkçası biz o sırada evet bir önceki longi işimizi kapatıyorduk. Paralelinde meditasyonların çok kullanıldığını gördük ve Türkçe bir meditasyon uygulamasının gerçekten insanlara katkı sağlayacağı noktasına ulaşmadan önce dünyadaki bu büyük psikolojik krizin farkına vardık ve de dünyada hepimizin daha mutlu olmasının aslında bir gereklilik olduğunu ve böyle bir mutluluğun aslında mümkün olabileceğini gördüm. Neden? Çünkü birkaç tane unsur var şu anda karşılaştığımız. Örnek veriyorum. Artan şehirleşme, büyüyen şehirler, şu andaki değişen çalışma ortamı ve çalışma ortamının artan beklentileri, teknolojiyle beraber bu artan bilgi bombardımanı her an dehşet derecede bilgiye ekspoze oluyoruz, maruz kalıyoruz. Dikkat dağınıklığı, sosyal medya, bu gibi unsurlar insan hayatında belli meydan okumalar getiriyor. Dolayısıyla biz bunları gördükten sonra buna bir çözüm veren ve daha iyi bir yarın oluşturabileceğimize inandığımız bir ürün nasıl yaratırız dedik ve iş modelimizi sonra kurguladık.
Şimdi abi bu ürünü yarattınız ve bu koronadan öncesine geldiğimizde, 3 ay öncesine kadar neredeyse dünyanın birçok yerinden 8 milyon kullanıcı araştırdığımıza göre bir rakam söz konusu. Buradaki büyümeyi sen neye bağlıyorsun? Neyi doğru yaptınız bu süreçte?
Yaklaşık 2,5 yıllık bir süreç var. Birkaç şey Enes. Birincisi biz yerelleşmeye çok inanıyoruz. Mesela bir insanın stresle baş etmesine yardımcı olan bir program oluşturuyorsak, Türkiye'de yaşayan bir insanla Japonya'da yaşayan bir insanın veya Rusya'da yaşayan bir insanla Brezilya'da yaşayan bir insanın yaşadığı stresin çok nedenleri farklı olabiliyor. Çünkü yaşadığı şehirler değil mi? Yani yaşadığı şehirler, gerçekleri farklı o insanların. Biz bunun yansıtmanın çok önemli olduğunu düşünüyoruz verdiğimiz değere. Birincisi yerelleşme dolayısıyla. Biz dünyada kendi alanımızda yerelleşmeyi en iyi ve de en içten uygulayan platformuz. İkincisi ürünün kalitesi. Yani bizim ürünümüz pazarda global ve de yerel rakiplerle karşılaştırdığımızda açık ara en iyi ve en güçlü ürün. En sade deneyime sahip olan ürün. Dolayısıyla da ürünümüz bize göre önemli bir fark yaratıyor. Bu geldiğimiz noktada. Bir antiparantez, bir başarı var ama biz kendi ekip içimizde buna bir başarı demiyoruz. Bunu da söyleyeyim. Bizim kafamızda çünkü başka bir hedef var. Dolayısıyla biz kendimizi şu an açıkçası başarılı görmüyoruz. Yapacağımız çok ev ödevi var açıkçası. Bunu da bir antiparantez olarak söylemek istiyorum. Velhasıl üründen sonra yaklaşım geliyor. Biz mental koçluk yaklaşımına inanıyoruz. Mental koçluk demek dediğim gibi bir, az önce söylemeye gayret ettiğim gibi bir spor yaparken bir antrenörle nasıl çalışıyorsan aynı mantıkla bir antrenörle bu zindeliği sağlamaya çalışmak, mental olarak güçlenmeyi gerçekleştirmek felsefesi aslında. Bizim ürünümüz bir mental koç. İçerisinde sadece meditasyonlar yok, birçok farklı çözüm var. Alete, davat çantana ekleyebileceğin birçok unsur var. Dolayısıyla ve senin zihninin kısa, orta ve uzun vadeli bütün ihtiyaçlarına yönelik uçtan uca unsurlar var. Yaklaşımımız dolayısıyla bu geldiğimiz noktayı etki ediyor. Ve de son olarak tabii ki büyüme kasımız. Yani Mükemmel bir yaklaşım, müthiş bir ürün ve harika yerelleşmiş içerikler üretebilirsin. Ancak bunu dünyaya böyle arkandan taşıyıp götürmediğinde pek bir anlam ifade etmiyor. Büyüme ve pazarlama önemli. Gerçekten bizim ekibin pazarlama ve büyüme takımı alanında en iyi takım. Bunu açıklıkla söyleyebilirim. Ve yani uluslararası birçok yerden rekabet içerisindeyiz. Hepsinden iyi bizim takımımız. İstanbul'daki takım. Bütün bunların birleşimiyle beraber kısa zamanda bu noktaya geldik. 10 milyon iyi oldu şu anda bu arada.
Oldu mu o kadar? 910 milyon oldu.
Evet 10 oldu, 12 bekliyoruz yakında 12 milyona çıkmak. 10 milyon üyemiz var, 9 dildeyiz. 60'dan fazla ülkedeyiz şu anda. Süper.
Özetlemek gerekirse sen yerelleşmeden bahsettin. Ürün kalitesinden, mental coachluk yaklaşımından, farklı farklı ürünlerin olmasından, büyüme kasının ve pazarlama gücünün iyi olmasından. Yani 6 tane kritere bağlıyorsun bu büyümeyi. Şimdi ben yavaştan bugünün gündemine de gelmek istiyorum. Çünkü şu an koronavirüsten sonra insanların yaşadığı olumsuz durumlara çok çare olabilecek bir uygulama aslında Meditopia. Burada ben genel bir soruyla başlamak istiyorum. Şu an ruh sağlığı konusunda çok ciddi problemler yaşayan insanlar var. Özellikle startuplar tarafında da bu söz konusu. Sen bu konudaki değişimleri nasıl yorumluyorsun Meditopia'nın kurucusu olarak?
Tabii şimdi bir kere hepimiz zor zamanlardan geçiyoruz ve zor duygular yaşamak çok normal. Çok çok normal. Ve biz de Melitopya olarak zor duygular yaşayan herkesin her an yanında olmak için elimizden gelen en iyi eforu gösteriyoruz onu söyleyeyim. Biz ne yapıyoruz? Bir kere ürünün içerisinde içerik tarafında çok şey yapıyoruz. Bizim içerik ekibimiz bu korona salgınıyla beraber aynı anda 8-9 dilde ve ülkelerin kendi gereksinimlerine göre birçok içeriği böyle makine gibi üretiyorlar. Ve de o ülkeleri dinleyerek, Türkiye'yi dinleyerek, Brezilya'yı, Japonya'yı dinleyerek özel seriler geliştirdik. Özellikle şu anda büyük belirsizliklerle karşı karşıya olduğumuz için. Mesela bu karantina ne zaman bitecek, evden ne zaman çıkacağız vs. Dolayısıyla da belirsizliği yönetmek, kaygı gibi konularda ciddi şekilde içerikler üretiyoruz. Mesela ben evdeyim, evli değilim veya çocuklarım yok. Fakat kendimi yönetmek bile bir iş. Anlatabiliyor muyum? Şimdi ben böyleyken kendimi evden çalışıp bir de anne baba olan insanlarla kıyaslıyorum. Gerçekten inanılmaz. Yani büyük saygı duyuyor. Burada bizi izleyen anne babalar varsa evden çalışan aynı zamanda hakikaten yani inanılmaz saygı duyuyorum onlara. İletmek isterim kendilerine. Müthiş bir iş yapıyorlar. Dolayısıyla mesela onlara yönelik özel olarak Evden çalışırken bu dönemde anne babalık özelinde. Biraz da onlara destek olmak için özel seriler yapıyoruz. Bunun gibi bir de çok özel ve bu durumla empati yapan seriler üzerinde çalışıyoruz. Her hafta devamlı serilerimizi yayına alıyoruz. Meditopya'yı takip ettiği sürece üyelerimiz, buradan da bizi izleyen arkadaşlarımız yenilikleri daima görebilirler. Her zaman da onların yanında olacağız.
Bu aile şey demişken, iki hafta önce konuk olan şey vardı, Aslı Kurul Türkmen vardı Endeavor'dan. O mesela şey demişti, çocuklarla bir arada bir oyun saati koymak zorundayız, yoksa rahat durmayalar gibi şey söylemişti. Normalde onun da işi başından aşkın ama çocuklarla oyun saatini koyacak mecbur, evde olunca.
Çok zor iş yapıyor, valla koyması lazım. Geçen biz de bir toplantı yapıyorduk. Bir İskandinav ülkesinden bir tanıdığımızla bağlandı. 10.-15. dakikada çocuklar bastı odayı. Çok komikti. Olabiliyor, çok normal. O da yani tadı tuzu biberi hayatım. Benim açımdan tabii ama onlar açısından çok zor. Gerçekten kolay gelsin. Biz de onların yanındayız. Elimizden gelen her şeyi onlar için de yapacağız.
Abi şey, süper şeyler bu arada. Özel seriler vs. çok dikkat çekici. Ama sen bu yerelleşme vurgusunu sürekli her cümlende yapıyorsun ve çok değerli. Ama bir yandan çok da zor bir şey. Normalde daha genel bir içerik üretip aynı anda bütün ülkelere şey yapabilirsin. Ama orada çok ciddi bir efor gerektiriyor. Bayağı bir sağlam içerik ekibi olması lazım.
Evet, evet. Bir de zaten yerelleşme içerikle başlıyor. Çok önemli. Ama işin farklı unsurlarının da yerelleşmesi gerekiyor. Yani ne demek istiyorum? İçeriklerin yerelleşmesinden önce içerikleri üretecek yerel takım arkadaşlarının seçimi. komünite yöneticilerinin seçimi ve yerel destek liderlerinin. Şimdi bize bir de bir sürü e-mail geliyor günde. Yüzlerce e-mail alıyoruz. Mesela Meksika'dan aldığımız e-mailleri Paola, bizim Meksika'daki arkadaşımız yanıtlıyor. Paola'nın mesela bulunması çok önemli. Yani yerel işe alımları yapmak, yerel ağların kurulması, daha sonra bu arkadaşlarımızla yerel içeriklerin üretilmesi ve de eforların sağlanması, ürünün yerelleşmesi, ürünün kendi içeriklerinin yani sağlanan içeriklerin değil de ürünü ürün yapan içeriklerin, ürün sayfalarının, ürün özelliklerinin aynı şekilde yerleşmesi çok önemli ve de büyüme çalışmalarının. Yani sonuçta hepimiz hayatımızda görüyoruzdur televizyonu açtığımızda X markasının reklamının Türkiye için üretilmesiyle Y markasının reklamının global bir reklam olup Türkiye'ye mümkün mertebe adapte edilmesinin farklarını hemen tak diye görüyoruz. Çok önemli. Dolayısıyla bir de biz sonuçta çok insani değeri yüksek bir iş yapıyoruz. Dolayısıyla da o büyüme çalışmalarında da bunu anlatmak yerel unsurlarla çok kilit. O yüzden yerelleşmeyi hakikaten özellikle mümkün mertebe bazen bazı arkadaşlarımız sıkar unsur ölçekte tekrarlıyorum. Çünkü çok şeyi fark ettiriyor açıkçası. Süper.
Abi ben biraz genel pazar değerlendirmesi yapmanı rica edeceğim. Mesela bizim son araştırmamızda 8 milyon rakamı vardı. Sene 10'a çıktı dedin ve 12 bekliyoruz dedin. Hani sizde belli ki çok yirmeli bir artış söz konusu. Bu wellness ve meditasyon pazarında bu koronadan sonra hani genel bir değerlendirme yapacak olsan nasıl bir değişim oldu?
Koronadan önce ve sonra diye müsaadenle hızlıca iki değerlendirme yapayım. Öncesinde de çok hızlı büyüyen bir pazardı. Biz buna mental sağlık pazarı diyoruz. İçerisinde meditasyon uygulamaları var. Başka uygulamalar var. Uygulama dışında ürünler var. Dijital anlamda mental sağlığımıza dokunan her şeyin bulunduğu pazar. Hem son tüketiciye dokunan hem kurumlara dokunan. Böyle bir toplam bir pazar bu. Çok büyüyor. Yani yıldan yıla hem İngilizce konuşulan pazarlarda hem İngilizce konuşulmayan pazarlarda global anlamda ciddi bir artış söz konusu. Korona sonrasında bu artış hızı yükseldi tabii ki. Çünkü insanlar daha fazla evde oldukları için veya evin dışında olmak zorunda olan sağlık emekçileri veya başka kamu kurumlarında çalışan insanlar, hepimizin evde olabilmesine aslında imkan tanıyan dışarıda olan insanlar birçok sahada aslında cephede tabiri caizse görev alan çok zor işler yapan insanlar var. Evde olsun olmasın dolayısıyla hepimizin ne kadar fazla mental olarak da güçlü kuvvetli olmamız gerektiğini gösteren bizi sınayan bir sınavın içinde bulduk kendimizi. Dolayısıyla da artış hızı koronayla beraber çok yükseldi. Yani aslında pazar örnek veriyorum iki sene sonra varacağı ölçeğe muhtemelen şimdi varıyor.
Çok iyi. Şimdi böyle bir durum söz konusuyken, startup olarak da farklı iş ve gelir modelleri geliştirmek de doğru bir yöntem olabilir. Mesela benim MoveBody diye bir tanıdığım var. Belki tanıyor olabilirsin. Onlar mesela korona özelinde hızlıca yeni bir modül geliştirmişlerdi. Ve sağlık gelişimleri de bu noktada yeni ürünler geliştiriyorlar. Siz burada neler yaptınız bu artış hızına verimliği yönetebilmek için?
Şimdi bir kere ürünün yeni gelir modelleri yaratmasından önce ürünün hali hazırdaki durumunun bu konjüktürde komünitemize, üyelerimize maksimum şekilde destek olmasıydı bizim ilk ev ödevimiz. Yani Meritopya'nın bugünü bugünkü korona durumunda bugünkü üyelerimize en iyi şekilde destek olabilsin. Biz ilk önce ona odaklandık açıkçası. Çünkü Fırsat pencerelerinden önce sorumluluk penceresi bize göre bakılması gereken ilk pencereydi. Şimdi bizim böyle bir sorumluluğumuz var. Şu anda buna odaklıyız açıkçası henüz. Yapmamız gereken çok şey var. Üyelerimize çok destek olmamız lazım. Dediğim gibi bak az önce çok önemli bir alandan bahsettim, bir segmentten. Aile yani evden çalışmak zorunda olup anne babalık yapmak isteyen bireyler var, üyeler var. bizim komünitemizde. Dolayısıyla şu anki meselemiz onlara odaklanmak. Bizim üründe yepyeni geliştireceğimiz ve mevcut abonelik iş modelimizi ek de satın alınabilecek özelliklerimiz geliyor yolda. Bunlar korona öncesinden planlanan özelliklerdi. Bunların açıkçası geliştirmesini biz tam tersi biraz da ileri attık ki şu anda koronanın getirdiği sorumlulukları hızlıca yerine getirebilelim. Muhtemelen üçüncü veya dördüncü çeyrekte yeni özellikleri tanıtacağız. Bunlar bizim çok daha fazla sayıda platformda var olduğumuz ve çok daha kişisel bir Meritopya deneyimini bütün üyelerimize sunan özellikler olacak.
Aslında burada şey var, 10 milyon kullanıcı var ama mesela 10 milyon kullanıcının da aktiflik oranı artmıştır muhtemelen. Normalde aktif customer diye bir kavram var sonuçta. Belki o arttıysa siz ister istemez onlara memnun etmek için uğraşmanız gerekecek zaten ekstradan.
Doğru, doğru. Evet, mevcut üyelerimiz arasında da normalde kullanım sıklığı artan, normal kullanım sıklığına göre bu oranda artış olan çok çok fazla bir kitle var, haklısın.
Abi şimdi ben uygulamayı incelediğimde şeyi fark etmiştim. İlk başta amacını soruyor, stresi azaltmak mı istiyorsun, uykunu düzene mi sokmak istiyorsun. Ben senden bir şey kıyaslaması isteyeceğim veri olarak. Öncesinde daha çok, belki ne kadar vermek istersin bilmiyorum da, hangileri daha çok tercih ediliyordu amaç olarak? Koronadan sonra oradaki bir değişim var mı? İnsanların Meditopi'yi kullanma amacı olarak.
Ya şöyle, şimdi bizde genel olarak aslında benzer bir trend söz konusu, benzer bir eğilim söz konusu. Stres ve kaygı genelde en çok tercih edilen serilerimizden. Bu da şu anda aynı şekilde devam ediyor. Çünkü mesela uykusuzluk diyelim, çok önemli bir mesele. Ben diyelim uyuyamıyorum. Gayet normal, hepimizin hayatında zaman zaman olabiliyor. Ama neden uyuyamıyorum? Yani onun kök nedeni ne? Ben stresli olduğum için mi uyuyamıyorum? Yani uyuyamama sonucuna ulaşıyorum. Veya efendime söyleyeyim başka bir meselem var. Dolayısıyla da stres ve kaygı çok temel kök sorunlar olduğu için dün de bugün de aynı şekilde daha çok stres ve kaygı konusunda öbekleşiyor kullanımlar. Öyle bir resim sana çizebilirim. Süper.
B2B tarafta nasıl çalışmalarınız var? Özellikle bu tarz dönemlerde büyük kurumsal şirketler çalışan memniyetini artırmak için bu tarz anlaşmalar yapıyorlar. Biz de ING'de benzer anlaşmalar yapıyoruz. Startup tarafında da çalışanların yine aynı şekilde mutluluğunu sağlamak için yapılıyor. Mesela geçen salı günkü söyleşide Onur şu abi söyledi. Biz Meditopia Fullpayer olarak Meditopia anlaşması yaptık diye. Bu noktada hem büyük kurum hem de start-up tarafında nasıl gelişmeler var?
Evet, biz şimdi Enis çok son tüketiciye odaklı bir, son kullanıcıya odaklı bir firmayız. Ama özellikle bu dönemle beraber firmalardan tabi ciddi bir talep geldi bize. Gelmeye de devam ediyor. Çok haklı olarak onlar da elbette ekiplerine, takımlarına yardımcı olmak istiyorlar. Biz de onlar için hemen tabi hamlelerimizi yaptık. Türkiye'de, Almanya'da başta olmak üzere birçok firmayla anlaşmalar yaptık. Onların takımlarına çok avantajlı formatta Meditopia'nın üyeliklerini veriyoruz. Takımları kullanabiliyorlar ve takımlar karşılamıyor. Bütün bu premium özellikleri, fiyatları, şirketleri onlar için karşılıyor. Şu anda aynı zamanda da startuplara da ve daha küçük ölçekli firmalara da destek olmak için ayrı bir çalışmamız var. O da 30 kişilik takımlara ücretsiz belli bir süreli bir ay genelde süreli ücretsiz paketler de veriyoruz. Bizi dinleyen ve 30 kişiye kadar ekibi olan arkadaşlarımız da bu arada bize ulaşabilirler. Onlara 1 aylık paketlerimizi hızlıca ücretsiz verebiliriz. Çünkü önümüzde en azından 1 ay daha evlerdeyiz gibi gözüküyor.
Abi bizim ekip 10 kişi. 10 kişiyiz biz.
Tamam hemen verelim. Hemen verelim. Teşekkürler.
İhtiyacımız vardı böyle bir şeye.
Ticaret, ticaret. Yani özetle kurumsal işbirlikleri tarafında, takımlarla işbirlikleri tarafında önemli bizim için onları da desteklemek. Hem orta ve büyük ölçekli firmalarla işbirliklerine gidiyoruz hem de küçük ölçekli firmalara da biz elimizden geldiğince destek olabilmek adına onlara belli periyodlarda ücretsiz üyelikleri veriyoruz. Süper.
Abi istersen biraz da finansal planlama tarafını konuşalım. Hani senin uzmanlık alanlarından biri zaten. Bu tarz durumlarda kriz ortamlarında özellikle runway dediğimiz hani startupların maddi konusunda ne kadar süre daha dayanabileceğine planlaması ona göre işte maaşları ve diğer harcama düzenlemesi çok önemli. Siz burada Melitopia olarak finansal tarafta nasıl önlemler aldınız? Nasıl bir planlamaya gittiniz?
Evet ya bir kere ben şeyi söyleyeyim çok naziksin. Finans tabi benim uzman Finansta uzman olmam için daha 40 fırın ekmek yemem lazım sanırım. Finans uzmanlarını görüyorum. Hiç onlara saygısızlık etmeyeyim. Ekipte sorumluluk alanlarımdan biri finans. İş geliştirme, takım ve finans ve yatırımlardan sorumluyum. Dolayısıyla da evet, sorumluluk alanlarımdan biri orası. Şöyle söyleyeyim en iyisi, önemli bir soru bence, çok hayati bir soru. Teşekkür ederim sorduğun için. Biz neler yapıyoruz ve genel anlamda neler belki tavsiye edilebilir? Hani bazı arkadaşlarımıza zaman kazandırmak adına bizi dinleyen. Biz gün be gün nakit takışını takip ediyoruz. O çok önemli. Giriş ve çıkışları her gün muhakkak takip ediyoruz. Birinci aldığımız hamle, aksiyon buydu. İkincisi de etrafımızda deneyimli bize destek olan büyüklerimiz var. Mentorlarımız var bu alanda. Bu yüzden ikincisi de eğer böyle etrafında finans konusunda, nakit yönetimi konusunda deneyimli insanlar varsa bizi dinleyen arkadaşlarımızın da onlarla fikir alışverişinde bulunmalarını ve çok sıkça, sıklıkla günlük olursa müthiş tavsiye ederim. Çünkü bir kelime öğrensek kar onlardan. Biz bunu yapıyoruz şu anda. Bizden deneyimli insanları güvendiğimiz ve de bizden deneyimi fazla olan insanları yakınımızda tutuyoruz. eee karar alırken eee aslında bizim hiçbir şey bilmediğimizi farz edip onları eee görüşlerini çok önemseyerek karar almaya gayret ediyoruz. Eee birincisi bu. Öteki taraftan nasıl görüyorum? Yani tabii firmaların iş modellerine göre değişiyor. Vakit akış yönetimleri. Eee mümkün olduğunca ben eee gider tarafında eee uzun vadeli bakmayı ve de eee Aslında çok gerçekçi planlar yapmayı önemsiyorum. Yani gerçekten bir liranın bile tabiri caizse hesabını yapmak gerekiyor bu dönemlerde. Ki takımlarımıza destek olabilelim. Yani işten çıkarmaların minimumda olmasını temenni ediyorum. En son başvurulacak yöntem olması gerektiğini tahmin ediyorum. Takımlarımıza sıkı sıkıya tutunmamız lazım. Dolayısıyla da diğer bütün kaynakları oraya yönlendirebilmek için kendi takımlarımıza. Oranın dışında kalan diğer kaynakları bir şekilde konsolide etmek gerektiği kanısındayım. Biraz farkındayım, çok yukarıdan konuşuyorum ama her işin dinamiği farklı olduğu için açıkçası. Bunları şu anda söyleyebilirim. Ama bizim yaptıklarımız da açıkçası bunlar şu anda.
Finans demişken, bu finansın bir parçası da aslında alınan yatırımlar. Şu an birçok yatırımcı yeni yatırım kovalamaktan ziyade kendi portföyündeki startupların ayakta kalması için çalışmalar yapıyor. Duygu Öktem Clark mesela şey demişti, normalde fonların %20'si mevcut fonu devam ettim follow-up için, geri kalan %80'i yeni yatırımlar için ama şu anda %50-50 gibi oldu demişti. Yani mevcuta daha fazla bakıyor. Sizin yatırımcılarınız bu noktada neler yapıyor? Nasıl çalışmalar var bu süreçte?
Mevcut yatırımcılarımızdan baktığımızda hep gerçekten o açıdan şanslıyız. Hep bize çok destek olan, multidisipliner bir yatırım grubumuz var. O anlamda onların bize çok destek olduğunu söylemem lazım. Dışarıda gözlemlediğimiz, hem Türkiye'de hem yurt dışında Duygu Hanım'ın söylediğine benzer bir gözlemim var. Yani firmalar şu anda çok ciddi, yatırım fonları çok ciddi şekilde mevcut. Portföy firmalarına odaklanmış durumdalar. Onların dertlerine derman olmaya çalışıyorlar. Ama elbette sonuçlar hayatta devam ediyor. Yatırımlar bir şekilde devam ediyor. Böyle krizlerin büyük böyle fırtınalar yarattığı doğru. Ama biraz da mesele bu fırtınalarda nasıl surf yapabileceğimizi görebilmek aslında. Dolayısıyla da bir daralma var. Yani sonuçta bir yerde finans piyasaları daraldı. Ama sonuçta yeni yatırımlar da bence iyi takımlara bir şekilde gidecektir diye düşünüyorum. Biraz daha sebatkar olmak lazım. Süreçler uzuyor. Süreçlerin uzadığını kabul edip, moral bozmadan devam etmek gerekiyor bence. Süper.
Abi şimdi sorular gelmeye başladı. Ben bir yandan sana son sorumu soracağım. Bunu bütün startupları sorduk aslında. Normalde hani uzaktan çalışıyor muydunuz? Ofisi çok tercih ediyor muydunuz? Çok bilmiyorum. Ama mesela bu koronadan sonra hani çalışma ritüeli olarak böyle bir neler yapıyorsunuz? Hani bazı firmalar mesela her gün saat sekizde buluşuyor gibi ritüeller var. Siz neyi tercih ediyorsunuz?
Şöyle bir kere Biz pazartesi sabahları ofisteyken de 9.30'da toplantı yapıyorduk. Onu yapmaya devam ediyoruz. İletişim araçlarını çok etkin kullanıyoruz. Cuma akşamüstleri daha rahat bir şekilde sohbet amaçlı buluşmaya gayret ediyoruz ekipçe. Ve bununla beraber de tabii ki toplantıları mümkün mertebe aksatmadan yani hafta içerisindeki toplantıları mümkün mertebe aksatmadan yapmaya gayret ediyoruz. her güne belirli bir ritüel koymak yerine herkesin kendi çalışma alanına da imkan verip aralıklarla birbirimizi gördüğümüz ama gördüğümüz bir şekilde bir sistem oturtmaya gayret ediyoruz. Çünkü zaten bizim genel olarak aslında felsefemiz Enis, biz 22. yüzyılın şirket yapısını araştırıyoruz. Yani acaba biz Meditopia olarak bugünün değil de 22. yüzyılın şirketini nasıl oluşturabiliriz? Yani organizasyonel çalışma yönteminin ne olacağına dair hep beraber insanlık bir cevap arıyor.
Kesinlikle.
Yarının şirketleri nasıl olacak değil mi? Neler, iş modelleri ne olacak? Nasıl çalışacak? Uzaktan mı, ofisten mi, daha hibrit mi? Yoksa nasıl yöntem, kar, mesela kara bakış açısı ne olacak kar etmeye? Vesaire vesaire bir yığın soru var. Şimdi dolayısıyla bizim asıl heyecanlandığımız konu da bu sorulara cevap vermek. Biz bütün kararlarımızı bu sorulara cevap vermek üzerinden almaya gayret ediyoruz. O yüzden zaten bugüne kadar uzaktan çalışmak, izin gibi konular bizde tabu değildi, rahat. Bizim için mesele bunlara sınır koymak değil, bunlar sınırsız olsun. Mühim olan doğru ve iyi insanlarla planlanan işlerin planlandığı zaman bittiği şekilde çalışalım. Onun dışındakiler herkesin zaten Herkes yetişkin. Oy kullanıyor insanlar yani oy kullanıyor. Memlekette kimi yönetecek onu seçiyorlar. O yüzden hayatlarına da kendi kararlarını versinler istiyoruz.
Ben bu hani 22. yüzyılın şirket yapısı diye bir kullanım ilk defa senden duyuyorum. Hani bu da hani vizyonu gösteriyor aslında.
Seni bölüyorum. Evet, bu bizim için önemli. Bu da bir nevi açık çağrı da olabilir. Bize bu konudaki fikirlerini ulaştırmak isteyen arkadaşlarımız varsa ulaştırmalarını çok isterim. Mail'im sende var. Bizi dinleyen arkadaşlar arzu ederlerse sana ulaşabilirler. Sana ulaştıktan sonra bana akabinde mail atabilirler. Bizim çok düşündüğümüz bir konu. 22. yüzyılın firması nasıl olacak? Fikirlere ihtiyacımız var. Bizden daha iyi... ...beyinlerin daha iyi fikirleri gelirse çok seviniriz.
Biz de ekip olarak araştırmaya destek olmak isteriz.
Teşekkür ederiz. Sağ olun.
Şimdi soruları alalım. Bir tane soru var. Ben onu yönelteyim sana. Cem Uster sormuş. Yerel içerik yani kültür ve standart deneyim kavramlarını bağdaştırmanın zorlukları neler oldu sizin için?
Çok güzel bir soru. Cem'e de çok sevgiler. Cem çok sevdiğim... müthiş bir insandır. Sorusu için teşekkür ediyorum. Şöyle birincisi önemli bir soru bu. Yerel içerik kavramını bizim hala hazırdaki içeriklerimizi eklemenin ve de bizim bütün içerik ve ürünümüzü örnek veriyorum yine Japonya'ya göre yeniden tasarlamanın şu zorluğu oldu, insan zorluğu oldu. Yani günün sonunda mesele insan. Doğru insanlarla çalışmak lazım. Japonya'da doğru yerel insanı bulmak gerekiyor. Güvenilir, beraber bir harmoni içinde çalışabileceğimiz, yani merkezi takımla o arkadaşımızın bir harmoniyle çalışabileceği, hakeza efendime söyleyeyim Fransa'daki yerel partnerimizin aynı şekilde olması. Bizim için temel zorluk doğru insanı bulma zamanı oluyor. O insan doğru mu değil mi vs. Hatalarla yaptık bu yolda. Doğru insanları da bulamadığımız oldu. Sonra geri dönüp değiştirmek durumunda kaldık vs. Yani doğru insanı bulmak aslında.
Onu yaptıktan sonra zaten gerisi daha kolay. Ekip olduktan sonra her türlü sorun çözülebiliyor. Bir soru daha var. Bu sefer de benim çok sevdiğim birinden geldi. Seda'dan. Ekip arkadaşım. Bu dönemde kullanıcılarınıza zihinsel dayanıklılık geliştirmelerine nasıl yardımcı oldunuz?
Yani bizim kullanım oranlarımız gitgide artıyor. Süreklilikler artıyor. Dolayısıyla da özellikle az önce saydığım kaygı, belirsizliği yönetme gibi konularda, stresi yönetme gibi konularda ve sadece yönetmek de değil, daha mutlu bir birey olmak için üzerine inşa etmek. Spor yapar gibi yani. Bu konularda çok ciddi şekilde destek olduğumuzu düşünüyoruz üyelerimize, komünitemize. Çünkü her geçen gün daha fazla kullanılıyor Meditopia. Ve zaten şu anda endüstride de en yüksek uygulama mağazalarında görebileceğiniz puanlamalara sahibiz. 300 bin civarında üyeden çok ciddi 4.9 puanı var Meditopia'nın, 5 üzerinden. Bu da yükselerek devam ettiği için bize göre fena yardımcı olmadığımızı düşünüyorum. Ama daha başındayız, daha çok şeyler yapacağız.
Abi valla o kadar çok soru sormak istiyorum ki süreye de bir içerik geçe dedik. Çok uzatmak da istemiyorum. Ona artık sonra müsait olduğunuz zaman soralım. Çok şey hani kapanış yapalım istersen. 45 dakika oldu sorularımız da bitti. Dinlediğiniz için çok teşekkür ederiz. Çok değerli bilgiler verdi Fatih. Özellikle o kültür konusu, yerelleşme konusu, komünite yapısı birçok farklı deneyim aktardı. Öncelikle kendi adıma çok teşekkür ederim. Biz kapanışta her zaman konuğa tekrardan söz veriyoruz. O kapanışta işte startuplara nasıl bir tavsiyen olur bu süreçte onu rica edeceğiz. Bir de ekstradan sosyal olarak bir günün nasıl geçiyor? Neler yapıyorsun? Sen bir otuz saniye düşünürken ben hani programı yine hatırlatmış olayım. Bu akşam saat beşte Levent Erden olacak Orhan'ın moderatörlüğünde. Ama bugüne kadar ki yapılan bütün yayınlar Mentör Efekt'in YouTube kanalında var. Geçmişe dönük de izleyebilirsiniz. Sadece canlı izlemek zorunda değilsiniz. Şu an 22'ye yakın yayın olması lazım. Ve her birinde birçok farklı alanındaki uzman kişiden çok değerli deneyimler dinledik. O yüzden öneriyorum dinlemenizi deyip kapanışı sana tekrardan veriyorum. Startuplara ne tavsiye edersin ve sosyal olarak bir günün nasıl geçiyor şu an?
Enes öncelikle çok teşekkür ederim davet için. Çok keyifliydi gerçekten. ve elinize sağlık. Böyle bir girişimde bulunduğunuz için çok faydalı. Girişimlere tavsiyem ne olur? Mümkün olduğunca yere indirmeye çalışacağım. Tavsiyemi somutlaştırmaya çalışacağım. Nakit akışını çok sıkı kontrol etmek ve de muhtemel gözden kaçan giderleri kısıp mümkün olduğunca takımlara sahip çıkmak. Çalışma arkadaşlarına sahip çıkmak. Çalışma arkadaşlarımızı tabiri caizse konuşuyorum gözden çıkarmayı en en en son seçenek olarak bırakıp oraya gelmeden önce yapılabilecek ve gözden kaçırılan çünkü birçok iş oluyor. Oraya konsantre olmak ve bunu yaparken de işin uzmanları varsa etrafta veya daha da neyimli insanlar muhakkak onlara gidip yardım rica etmek. Çünkü gerçekten insanlar yardım ediyorlar yardım isteyince. Tavsiyem bu olurdu birincisi. Sosyal olarak günüm nasıl geçiyor? Valla benzer geçiyor aslında. Sabah erken kalkmayı seviyorum. Sabah uyanıyorum Duş alıyorum. Ondan sonra. Daha fazla detaya girmeyeceğim merak etme. Daha sonra işe başlıyorum. Ufak bir kahveyle. Sonra işte yemek. Akşama kadar, bu arada daha çok çalışıyorum şu an. Çünkü o seyahat yani o okse gidip gelme şey olmadığı için. Ondan sonra akşamüstü bir spor yapıyorum. Yurt dışıyla işlerimiz çok oluyor. O yüzden biraz daha akşam devam ediyor benim işlerim. Sonra da Kız arkadaşımla beraber bir şeyler izliyoruz, kitap okuyoruz, sohbet ediyoruz. Yemek yapmayı bu aralar kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Mümkün olduğunca. Yeteneğe çok sınırlı bu konu ama. Yemek yapıyoruz. Hayat bu şekilde devam ediyor. Mümkün olduğunca kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Bir de biraz da yazmak bana çok iyi geliyor. Yazmayı çok seviyorum. Çünkü ne düşündüğümü biraz anlıyorum yazınca. Biraz da yazmaya vakit ayırıyorum açıkçası. Özellikle hafta sonları.
Böyle güzel içerik ekibine motivasyon vermek, ilham almak için senin de kararaman lazım bir şeyler.
Valla öyle yani içerik ekibi inşallah bir gün beni de alır ama çok zor. Onların seviyesine çıkmam çok zor. Süper.
Abi valla çok teşekkür ederim. Çok ilham verici ve çok keyifliydi benim için de. Baya güzel notlar da aldım. Tekrardan da bir tur izlerim muhtemelen. Size de başarılar diliyorum. Bu artış, çok yüksek bir artış inmesinde umarım bu şekilde devam eder. Ve Türk startup olarak da gururla takip ediyoruz sizi. İzlediğiniz için çok teşekkür ederiz. Bir sonraki bölümlerde Survival Pad'de yeni konuklarla devam edeceğiz. Hoşça kalın.
Sağ ol Erdem. Teşekkürler. Hoşça kalın. Herkese sevgiler.
More from Fatih

Fatih Mustafa Çelebi ile Meditopia'nın 2026 planlarını konuştuk | New HR Summit 2025

Çalışanların Sağlık İhtiyaçlarına Yapay Zekanın Katkısı Ne? | Fatih Mustafa Çelebi | CNBC-e

Mobil Uygulama Girişimi Pazarlama ve Finans Sorumlusu Ne İş Yapar? -Fatih Mustafa Çelebi


