08 - DEPREM TRAVMASI ILE NASIL BASEDEBILIRSINIZ - DOGAL AFETLERDEN SONRA NELER YASAYABILIRSINIZ

A short guidance video by Dr. Karol (Karol/Carol) Darsa, a psychologist and trauma expert, addressing earthquake-related trauma in Turkey. She explains what trauma is, common post-earthquake symptoms (disconnection across five domains: mind, body, emotions, relationships, faith/nature), and gives two practical self-help techniques—mindfulness and EFT (Emotional Freedom Technique)—for reducing stress and trauma reactions. The tone is compassionate and clinical, aimed at the general public.
Chapters
Merhaba, ben Dr. Carol Darsa. Psikolog ve travma uzmanıyım. 30 senede Los Angeles'ta yaşıyorum. Bu yüzden arada sırada Türkçe kelimeleri unutursam ve takılırsam umarım beni affedersiniz. Bu videoyu özellikle Türkiye'de deprem sonrası yaşanan travma ve travma etkilerinden dolayı hazırlamak istedim. Bu sene Maltepe Üniversitesi'nde bir işbirliği yapıp zaten bir eğitim verdim terapistleri eğitmek için ama benim buradaki amacım asıl size bu konuda bir yardım etmek. 28 senedir travma üzerine çalıştığım için bu konuda öğretebileceğim bir takım yöntemler, teknikler var. Fakat önce şuradan başlayalım. Travma nedir ve neden özellikle bu deprem sonrası buna travma diyoruz? Travma ne demek? Travma insanın emniyetini altüst eden ve bir şekilde çok korkutan bir olayın sonucunda yaşanılan hislerdir. Her yaşanan şey travma değildir ama deprem gibi doğal afetler olsun ya da taciz olsun bunlar kesinlikle travma. maalesef semptomları yaratan olaylardı. 1999 yılında olan depremde aslında ben de Türkiye'deydim. O yüzden kalbim sizinle ve şu anda yaşadıklarınızı da anlayabiliyorum. Deprem sonrası Her an da tabii tekrar deprem beklenildiği için de maalesef bu travma böyle bitmek bilmeyen, streslerin çok yükseldiği bir ortam ve tepki yaratabiliyor insanlarda. Ayrıyeten bazı insanların bilmediği farklı bir olay da var, travma deprem olmasına rağmen ve bugüne kadar hiç bir deprem tanmanız yoksa bile eski küçüklükte yaşadığınız travmaları tetikleyebiliyor. Yani yer sarsıldığı için insanın dünyası sarsılıyor. Eğer evinizde huzurlu bir çocukluğunuz olmadıysa her ne kadar deprem yaşamamış bile olsanız deprem onları tetikleyebiliyor aslında ve yani gece kendinizi böyle karabasanlarla bulabiliyorsunuz ya da bir Depresyon yaşayabiliyorsunuz ya da ansiyeti yaşabiliyorsunuz. Bütün bunlar olursa şaşırmayın. Kendinizi suçlamayın. Deprem sonrası olan olaylar için bu normal bir süreçtir. Tabi bu normal demek bir şey yapmamak anlamına da gelmiyor. Bir şekilde kendinizi Bu konuda geliştirmeniz ve bunu aşabilmeniz için de yapmanız gereken bir takım teknikler var. Bunların ikisinden size bahsedeceğim. Bunu bahsetmeden önce şöyle anlatmak istiyorum yalnız. Trauma yaşandıktan sonra içeride bir kopukluk yaratabiliyor. Bu yaratılan kopukluk uzun sürede kronik bir şekilde de insanda kalabiliyor. Zihin zorlukları, mesela konsantrasyon zorluğu ya da işte bir şey istememe, hayata olan zevkin gitmesi olabiliyor. Ya da bedenden bir kopukluk olabiliyor. İnsan öyle nerede olduğunun farkına varmıyor. Ya da bir şekilde yataklık oluyor, depresyona giriyor, modu tamamen bozuluyor. Bütün bunlar travmanın yarattığı kopukluk üzerine olan reaksiyonlar, tepkiler. Dediğim gibi her şeyden önce kendinizi suçlamayın. Bunun sebebini anlayın. Travmanın sonucu 5 alanda kopukluk hissedebilirsiniz. Birincisi zihinden. Biraz önce de bahsettiğim gibi düşünce tamamen zorluluğu, konsantrasyon zorluluğu. İkincisi bedenden kopukluk. Nerede olduğunu bilmemek, bedeni belki hissedememek ya da beden ağrıları somatik denilen hastalık. Mesela karın ağrısı olabilir, baş ağrısı olabilir. Bunlar tamamen bedenden kopukluk üzerine olan semptomlar. Duygulardan kopukluk. Duygulardan kopukluk da iki şekilde ortaya çıkabiliyor. Ya böyle çok yoğun duygular hissediyorsunuz. Böyle her an ağlamalar, kızgınlıklar falan şeklinde. Ya da tamamen hiçbir şey hissetmiyor da olabilirsiniz. Yani böyle sanki ben artık hislerim yok gibi bir uyuşma gibi bir his de olabiliyor. Kapukluğun öteki alanları da dışarıdaki insanlardan, ailenizden, sevdiklerinizden de bir kapukluk hissedebilirsiniz. Mesela tamamen kendini yalnız kalma hissi, odaya kapanma, yataktan çıkamama gibi. Beşinci kapuklukta da Allah'tan, inançtan ya da doğadan bir kopukluk olabiliyor. Özellikle doğal afetlerde bu çok olan bir şey çünkü nasıl böyle bir şey olabilir diye insanın o kızgınlığından kime kızacağını bilmediği için doğaya ya da Allah'a bir kızgınlık hissedebiliyor. Dediğim gibi amaç Bu kapıklığın anlamak, nereden geldiğini anlamak hem depremden hem çocukluktan gelen travmadan olabiliyor. Hem de bunun üzerine kapıklığı nasıl gidermek, nasıl insanın kendine tekrar bağlanmasıyla ilgili, o zaman gerçekten travmayı aşabiliyorsunuz. tabi bu yapılan söylediklerim gibi kolay değil biliyorum farkındayım ama her şeyden önce lütfen kendinizi yargılamayın kendinizi yalnız bırakmayın insanlarla beraber olmaya bunu konuşmaya çalışın illa çok güçlüyüm bana bir şey olmaz işte atlatırım önemli değil falan şeklinde görmektense duygularınızı İfade etmeye çalışın ve onu onaylayın. Kendinizi yargılamayın hiçbir şekilde. Birbirinizi de tabii ki yargılamayın. Her yaş değişik bir reaksiyon tepki de verebilir. Küçük çocuklar bazen oyun oynadıkları için daha çabuk atlatabilirler. Büyük yaşlarda özellikle de bir hastalık yaşıyorsanız bu korku çoğalabilir. Bu COVID dönemi mesela maalesef. Tahmin ediyorum ki bu deprem Covid travmasının üstüne gelince bir sürü insana daha da korkunç bir tepki vermiş olabilir. Çünkü Covid döneminden beri, geçen Mart'tan beri herkeste bir ölme korkusu, bir hastalanma korkusu var. Bunun üzerine bir de dünya sallanıyor düşünün. Tabii o korkuları da çoğaltıyor maalesef. İki tane teknikten bahsetmek istiyorum size. Bunlar aslında kolay her gün uygulanabileceğiniz teknikler. Bu sizin stres derecenizi azaltır, travmaya olan tepkinizi azaltır. İlki, İngilizce'de mindfulness dediğimiz, yani farkındalık. Şu anda çok hakikaten bütün stres ve travma için kullanılan bir teknik. Farkındalıkta amaç tamamen bilincinizi, dikkatinizi şu ana getirmek veya bedene getirmek şeklinde. Yani travma öyle bir şey ki sizi geçmişte olduğu için ya sizi böyle geçmişte takılı tutar ya da ilerideki endişelerinizden bir türlü çıkarmaz. Travma böyle bir kapasitesi var. Yani sanki şu anda olamıyormuşsunuz gibi hissediyor olabilirsiniz. Sürekli deprem anında neredeydiniz, kim oldu, kime ne oldu, ne hissettiniz falan gibi düşüncelerle kendinizi... Yani o şekilde bir obses halinde de bulabilirsiniz maalesef. Ya da dediğim gibi ilerisinin endişesi de olabilir. Bazı insanlar her an ne zaman tekrar deprem olacak endişesiyle yaşadıkları için travmanın etkisinden kurtulamıyorlar. Okey o zaman farkındalıkla nasıl tekrar dikkatimizi bugüne getiriyoruz diye konuşalım. Şu anda size bir örnek olarak mesela beni Dinlerken, izlerken aklınız nerede? Aklınız tamamen bende olsun. Aklınız tamamen bedeninizde olsun. Oturuyor musunuz? Uzanıyor musunuz? Yemek mi yiyorsunuz? Eliniz ne hareket yapıyor? Şu anda etrafınızda olan ne? Ne gibi sesler var? Sıcak mı? Soğuk mu? Yanınızda kim var? Bütün bunları farkına varın ve bütün bunlara odaklanın. Yani öyle bir şey ki düşünce sizi böyle geriye almak isteyecek ya da ileriye çekmek isteyecek. Onun için şu anda bile beni izlerken deprem düşünüyorsanız hemen şu ana odaklanın. Aslında tavsiyem mümkün olunca dik oturmak. Çünkü dik oturduğunuz zaman kendinizi daha emin hissediyorsunuz. Ayaklarınızı yerde hissedin. Yerin sallanmadığını hissedin. İyice bir yavaşlatın düşüncelerinizi. Eğer koltukta oturuyorsanız, arkanızda benim gibi bir yastık varsa yastığı hissedin. Ellerinizi dizlerinizin üzerine koyun. Ve şu anda burada olmaya dikkat edin. Bu aslında her gün stresli olaylarla ilgili ne olursa olsun hayatımızda uygulayabileceğiniz bir metoddur. Yani her böyle bir şey olduğunda dikkatim nerede? Nereye gitti düşüncem? Ha tamam şimdi bu ana geleyim tekrar bedenime geleyim diyebilirseniz ve yapabilirseniz göreceksiniz ki genel anlamda hem travma etkileri azalır hem stres. tepkileriniz azalır. Ama bu her gün yapılması, pratik edilmesi gereken bir tekniktir. İkincisinden bahsedelim. İkincisi, yine İngilizce adını söylüyorum, EFT denilen Türkiye'de Emotional Freedom Teknik. Bu aslında çok basit bir şey ve bunu da göstereceğim ve size de tavsiye edeceğim. Ben yaparken siz de benimle beraber yapın diye. EFT tekniğinde amaç akupunktür noktaları vardır. Yüzün belli, vücudun belli kısımlarında ve onlar enerjileri bloke eder. Yani daha doğrusu bazı duyguları orada toplandığı zaman takılı bir şekilde orada kalır. Akupunktürde de zaten yapılan odur aslında. İğnelerle o özel noktalara dokundukları zaman o noktaları açarlar ve duygularında daha böyle bir rahatlanmasına sebep olur. Bütün o bloke olan duyguları açar. Size göstereceğim mesela diyelim ki şu anda deprem üzerine bir endişe duyuyorsunuz tabii ondan ondan bahsediyorsunuz. Şimdi bir düşünün deprem dediğim zaman 0'dan 10'a 10 en kötü hissettiğim his 0 hiçbir sorunun yok depremle ilgili diye düşündüğünüzde kaç numara hissediyorsunuz? Diyelim ki 5, yani çok kötü değilim ama tabii ki de çok da iyi değilim depremi düşündü diyorsunuz. Onun farkına varın, tekrar odaklanın şu ana, düşüncenizi tamamen bu ana alın, bedeninize alın, ayaklarınızı yerde hissedin, sırtınızı dik tutun, gözünüzü açık tutun lütfen. Bunu anlatırken o da çok önemli oluyor. Ve iki parmağınızla önce şu kaşın bittiği yerde bu şekilde buraya vuruyorsunuz. İstediğiniz hızla tabii onu yapabilirsiniz. Bazı insanlar daha böyle hızlı yapmayı seviyorlar ya da daha derin bir şekilde vurmayı seviyorlar. O size ait bir şey. Bunu vururken hissettiğiniz kötü his neyse diyelim ki endişe, genelde bu bir endişe yaratıyor çünkü. Bu endişe diye böyle bu şekilde vuruyoruz. Hepsini tekrar sonradan göstereceğim. Sonra gözün tam yanındaki bu noktada iki elle beraber bu endişe. 8-10 kere vuruluyor. Tam gözün altında bu endişe. Burnun altı bu endişe. Çenenin üstü bu endişe. Umurga kemiğinin tam altı bu endişe. Kolun altı bu endişe. Tekrar vuruyorum. Ve saç kökünün olduğu kafanın üstü bu endişe. Bir kere daha yapıyoruz. Bu endişe kaş. Göz yanı bu endişe. Göz altı bu endişe. Bunu yaparken bu arada gerçekten iyice yüzünüzü de hissedin ve ayaklarınızı da hissetmeyi unutmayın. Burnun altı bu endişe. Çene bu endişe. Omurga altı bu endişe. Kol altı bu endişe. Ve kafa üstü bu endişe. Çok derin bir nefes alın burundan. Tekrar burundan veriyorsunuz. Tekrar şu anda durun. Bu arada açıklamak istiyorum tekrar. Her bir noktaya vurduğunuzda ben endişe dedim fakat sizin hisleriniz, duygularınız başka bir hisse tabii siz o duyguyu söylüyorsunuz. Yani üzüntü olabilir, kızgınlık olabilir, his neyse onu önceden biliyorsunuz ne his olduğunu ve o hissi düşünerek vuruyorsunuz tabii ki vurduğunuzda. Bu arada onu açıklamak istiyorum çünkü asıl amaç oradaki negatif hissi, duyguyu hissetmek ve vurulduğu zaman o hissi açmak için negatif tekrar duygu söyleniyor yani endişe, kızgınlık fakat bir duygu yapın her seferinde yani bir duyguyu bütün Bitirin. Size yazacağız zaten altta da bütün o seriyi tekrar unutmayasınız diye. Eğer bittikten sonra nefes alıyorsunuz, nefesi veriyorsunuz, tekrar şöyle bir sorun. Şu anda ne alemdeyim? Beşle başladık ya diyelim ki. Şu anda düşündüğümde endişe dörde indi. Ama biraz da hüzün geldi. Bazen bir duygu gider, başka bir duygu gelir. O da öyle de olabilir size. Duygu değiştiyse tekrar o duyguyla bu sefer başlıyorsunuz. Diyelim ki hüzün. Tekrar başlıyorum. Bu hüzün. Sadece hissi düşünün. Olayın ne olduğunu düşünmenize gerek yok. Ve bir de vururken muhakkak yüzdeki böyle bir şey yapıyor. Yani böyle bir his veriyor. Bir vibration, bir titreşme gibi bir şey veriyor. Onu hissedin. Çünkü onda da rahatlatan bir şey var gerçekten onu yaptığınız zaman. Tekrar böyle en az 3, 5, belki 10 kere seri halinde vurduktan sonra her birinden sonra tekrar derin nefes alın ve şimdi kendinize sorun. Şimdi deprem düşündüğünde ne hisler, ne duygular geliyor? Umarım size de bugüne kadar yardım ettiğim gibi insanlara da yardım eder ve genelde o numaranın bir şekilde düşmesini bekliyorum. Tavsiyem bu EFT'yi her gün boyunca da yapabilirsiniz. Stres derecenizi azaltmak için. Bu arada biraz önce travmanın ne olduğunu anlattım ama önemli bir noktaya değinmek istiyorum burada. Bu bir kolektif travma denilen bir şey. Yani doğal afet olduğu zaman hatta Covid olduğu zaman da aslında öyle. Kolektif travma demek ki sadece siz ya da sizin ailede olan bir şey değil. Genelde bütün bir şehir, bütün bir ülke bazen bütün dünyada da yaşanan bir travma. Bunun bir avantajı ve dezavantajı var aslında. Avantajı şu, bunu yaşayan yalnız siz değilsiniz. Kime şu anda gitseniz, komşunuza, ailenize, onlar da aynı sesi yaşadığı için hiç olmazsa bir toplumun verdiği bir birliktelik hissi yaşayabilirsiniz. O yüzden lütfen kendinizi yalnız bırakmayın. Herkese bunu konuşmaya devam edin ki içinizi gerçekten dökebilirsiniz. Çünkü ilişkinin verdiği bir gerçekten bir şey olayı vardır. Kendini iyi hissetme olayı vardır. Yalnız kalmak aslında daha zordur. Fakat dezavantajı maalesef herkes bu stresin altında olduğu için bütün ülke şu anda belki de Türkiye'de onun da tabii yarattığı bir ekstra stres var. O yüzden her gün Kendinize muhakkak dikkat edin. Bu anlattığım, verdiğim örneklerin dışında ya da anlattığım tekniklerin dışında aslında günlük spor yapmak, iyi uyumak, iyi beslenmek de stres derecenizi ve travma derecenizi muhakkak azaltacaktır. O yüzden kendinize lütfen çok iyi bakın, dikkat edin ve ailenizle de ilişkinize çok dikkat etmeye de devam edin. Teşekkür ediyorum bu videoyu izlediğiniz için. Bir daha sefere görüşmek üzere.
More from Dr.

58 - HOW DOES TRAUMA AFFECT CHILDREN - IT MIGHT BE MORE THAN YOU THINK - HOW TO SEE SIGNS

57 - GAMING ADDICTION AMONG ADOLESCENTS - WHAT ARE THE SIGNS AND HOW TO DEAL WITH IT AS A PARENT?

55 - OCD - WHAT IS OBSESSIVE COMPULSIVE DISORDER? WHAT ARE THE SYMPTOMS? HOW TO DEAL WITH IT?

54 - ARE YOU NERVOUS ABOUT YOUR FAMILY GATHERING FOR THE HOLIDAYS? I HAVE SOME TIPS FOR SURVIVAL :)

53 - DO YOU HAVE A HARD TIME KEEPING YOUR NEW YEAR RESOLUTIONS? THIS EPISODE CAN HELP





