The video opens with a brief, informal exchange between two speakers that segues into the host, Gülen, introducing the central question: "Does Afroditlik (the feminine, Aphrodite energy) exist within me?" She explains that the question originated from an Instagram Q&A. Gülen references David Deida’s framework, which claims that roughly 80% of women possess a feminine essence, 10% a neutral essence, and 10% a masculine essence, noting that this is based on his observations rather than scientific research. She then shares personal childhood memories—wearing a red, frilly skirt at her aunt’s wedding and enjoying oriental dance—that illustrate an innate feminine joy that was later suppressed. Gülen analyzes how patriarchal societal structures, such as school discipline and the emphasis on goal‑oriented, masculine traits, teach women to protect themselves and consequently mute their inner Afroditlik. To revive this suppressed feminine energy, she proposes several practical methods: engaging in personal rituals, identifying which internal roles or habits are stifling the feminine self, writing down childhood moments to reconnect with the early feminine self, and dancing alone at home. The video concludes with a call to action, encouraging viewers to try these exercises, share their experiences, like the video, and spread it to others, wishing everyone a good week.
Chapters
Naber canım? İyi misin?
Abla iyiyim ya. Daha dün Faruk abiyi gördüm dükkanın önünden. Hiç selam vermeden geçti.
Onu mu gördün? Evet.
Abi dedim gel gel çay içelim. Yok geldi ben gidiyorum dedi.
Ben bu geri zekalıya bir iki hafta önce falan bak iki haftadır falan konuşmuyoruz. Bir paraladım. Abla ne yaptın? Yani adam büyük olmasa ben direkt belki de döverim ya. Belki de bu adamın istediği dayak. Anlıyor musun? Abla Faruk abi... Ne diyor bana biliyor musun? Bak ne diyor?
Karışmak gibi olmasın ama ne diyor ablana?
Daha diyor kadın gibi kadın ol diyor. Ben de dedim pardon ya dedim. Ben dedim seninle evlenirken dedim böyle değil miydim dedim. Sen dedim kiminle evlendin dedim. Sen dedim böyle kadın kadın böyle kırıtan birisiyle mi evlendin dedim.
E senin seçtiğinde o.
Evet. Şimdi seçtiğini beğenmiyor. Merhaba ben Gülen. Afroditlik kesin bende var mıdır videosu ile karşınızdayım. Cevap veriyorum, eğer kendine böyle bir soru soruyorsan, demek senin Afroditlikle ilgili bir mevzun var. O zaman bu şu demek, kesin senin içinde uyandırılmayı bekleyen bir işi tanrı çağır. Şimdi biraz teorik bilgi de vermek istiyorum. David Deida'dan bahsetmek istiyorum. Biliyorsunuz onun kitaplarını daha önceki videolarda da bahsettim size. O diyor ki, kadınların %80'inde dişil öz var. Tamamen kendi gözlemlerine dayanarak, böyle bilimsel araştırmaya dayandırarak söylemiyor bunu. %10'unda nötür öz ve %10'unda da eril bir öz vardır diyor. Şimdi bu soruyu sorduğunuza göre ki bu benim Instagram'daki soru cevaplarda gelen bir soruydu. O yüzden bu videoyu yapmak istedim. Bu soruyu sorduğunuza göre siz muhtemelen o yüzde seksenlik dişi göze sahip kadınlardansınız. Ama bunu bir şekilde bastırmayı öğrendiniz. Şimdi çocukkenki bir hallerinizi düşünmekle başlayabilirsiniz. Ben çok net hatırlıyorum. Baya böyle kırmızılar giymek istiyordum. Şu an üzerimde olmasa, bir tesadüf olmasa gerek. Kırmızı böyle pırpırlı bir eteğim vardı. Onu teyzemin nikahına giymiştim. O etekle kendimi o kadar güzel, o kadar mutlu hissediyordum ki. Ve küçükken ben dans etmeyi, bildiğiniz oryantal, böyle göbek atmayı da çok severdim. Ve onunla da ilgili şöyle bir anım var. Teyzem muhtemelen çok daha böyle iyi niyetli bir yerden gelerek beni bir gün böyle sahnede kendimden geçmiş oryantal yaparken sahneden almıştı. Başka erkek çocukların bana baktığını düşündüğünden ve muhtemelen de beni korumak istediğimden. İşte böyle küçük anlarla ve biz kendimizi korumak istedikçe ki ataerkili toplumda yaşıyoruz. O yüzden kendimizi korumak öğretiliyor bize. Ondan sonra okul hayatına gidiyoruz. Okul hayatında o disiplin, düzen, hedefe odaklılık derken dişil değil, eril taraflarımızı bayağı bir geliştiriyoruz. Böyle böyle biz dişil özümüzden, o dişli tanrıçamızdan uzaklaşıyoruz. Ve başka parçalarımız, zaman içerisinde geliştirdiğimiz, mesela o eril parçamız, mesela içimizdeki daha bizi toplumdan korumak isteyen teyze parçamız, bizim içimizdeki Afrodit'i bastırıyor. Peki ne yapacağız? Hani içimizde uyandırılmayı bekleyen bu Afrodit'i nasıl canlandıracağız? Yöntemlerden bir tanesi ritüeller. Daha önceki ben videolarımda bahsettim. Onlara bakın lütfen. İkincisi bu hangi parçalarımız bastırıyor Afrodit'i? Hangi rollerimiz bastırıyor? Ki onu da başka videolarımda bahsettim. Bir de üçüncüsü var ki bu videoda size minik bir hediye olarak vermek istiyorum. O da bir çocukluğunuzu hatırlamanız ve çocukluğunuzdaki o dişi özünüzü hatırlayarak onunla bağlantıya geçmeniz. Benim önerim o çocukluğunuzdaki o anları oturup yazmanız, düşünmek yerine. Çünkü yazdıkça o ana başka şeyleri tetikleyecek. Belki biraz daha bilinç dışınızın o altlarına doğru ineceksiniz. O yüzden yazmamızı öneriyorum. Bakalım o çocukluğunuzla ilgili kendinizi dışı hissettiğiniz o anlar size neler söyleyecek. Belki de o çocukluk anları tıpkı benim oryantelden kendimden geçmek gibi size ilham da verebilir. Sizi evde tek başınıza dans etmeye, göbek atmaya yönlendirebilir mesela o çocukluk anılarına gitmeniz. Bu yüzden oturun yazın ve onun sonucunda neler çıktı lütfen bizimle de paylaşmayı unutmayın. Bu videoyu beğendiyseniz beğen butonuna basmayı ve yakın çevrenizde paylaşmayı lütfen unutmayın. Hepinize iyi haftalar diliyorum.