
Gülén Gunduz Yılmaz talks about the tension between her and her mother-in-law, who constantly seeks advice and reports back to family about household decisions like house-hunting and how often they visit. At 45, she struggles to set boundaries and say no, even when it costs her peace.
Gülen yaptığın mücver ne kadar güzel olmuş ya.
Beğendin mi?
O kadar çok beğendim ki. Dedim ki bu mücver senin diğerlerine.
Çok teşekkür ederim.
Ellerine sağlık gerçekten mükemmel yapmışsın tek kere böyle. Hatta onu böyle bir paylaşmalısın bir yerlerde.
Benim işte şeyin cesaretimi turgut kırıyor. Aslında Turgut'a söylemen lazım bu şeyleri.
Niye ya? Yemedin mi Turgut'un onu?
Valla onun için annemin mücveri, annemin barbunyası, annemin pilavı yani. Öyle bir adam. İnanılır gibi değil yani. Nasıl ya? Evet, evet. Hiç takdiri yok yani. Ciddi misin o konuda? Evet, evet. Ya tabi bunlar annesiyle böyle mıçı mıçı bir ilişkileri var ya. Böyle her gün konuşmalar, her gün böyle bir akıl soruyor, her gün böyle bir rapor veriyor kayınvalideye. İnanılır gibi değil. Sonra da evde sürekli o konuda kavga işte. Ben diyorum annene niye söyledin? O almayı düşündüğünüz evleri neden gösterdin? O da diyor ki işte senin annenler geliyorlar böyle. 2 ayda bir 3 hafta kalıyorlar. Ben bir şey diyemiyorum diyor.
Ona mı bağlı ya?
Evet ya.
E kalacak zaten. Şehir dışında yaşıyor senin ailen.
Ondan sonra ben diyorum ki yani ben annemlere nasıl hayır diyebilirim? Yani onların bir hani şeyi olarak yani bir kız çocuğu olarak değil mi? O da diyor ki 45 yaşında kadınsın diyor ya.
Olunca 45 yaşında 30 yaşında şey yani.
Halbuki yani olmaz değil mi?
Olmaz değil mi? Sen onların çocuğusun hala.
Evet. Senin ailen diyor, o mu diyor, ben miyim diyor. Benim de yani bilmiyorum ki. Değil mi? Yani hani Turgut mu? Annem mi? Merhaba ben Gülen. Yine bir ilişki videosuyla karşınızdayım. Şimdi bizim toplumumuzda baya bir konuşulan gelin kaynama problemi vardır. Bu video aslında direkt böyle gelin kaynama problemini adreslemek için yapmadım. Ama birçok ilişkide de şunun olduğu bir gerçek işte adam annesine çok düşkün ya da kadın işte ailesine öyle düşkün ki beni aslında yana almıyor. Varsa yoksa kendi ailesi. Şimdi ben yine aynı şeyi söyleyeceğim tabii. Ben karşı tarafta eğer diyorsam bu annesine düşkün çok ya da ailesine çok düşkün. Acaba benim kendi ailenle bağlarım nasıl? Şimdi bazılarınız diyor ki ya bir kere hiç alakası yok. Adam her gün annesini arıyor, her gün annesini arıyor. Ben ne annemi ne babamı öyle her gün aramıyorum gayet benim sağlıklı ilişkilerim bir kere. Şimdi ailenize o düşkün taraftaysan siz de belki ailenizle soğuk ve mesafeli taraftasınız. Bu da sizin ailenizle sağlıklı ilişkileriniz olduğu anlamına aslında pek gelmiyor. Yani her gün konuşmuyorsunuz, o her gün konuşmamanız son derece sağlıklı. Böyle yetişkinlerin olması gerektiği gibi bir ilişki olduğundan mı? Yoksa ailenize biraz küskün, biraz atarlı, biraz soğuk musunuz? Ondan mı bu ilişki bu şekilde oluyor? Sizin ailenizle ilişkiniz, eleştirdiğiniz eşinizinki gibi gözle görünür düzeyde böyle vıcık vıcık çok yakın bir ilişki olmayabilir. Ama gidip de her önemli kararınızda, hayatınızdaki aşamalarda, ya acaba babam ne diyecek diye düşünüyorsanız, Ya da içinizdeki asi çocuk, ya babam ne derse desin ya ne alakası var ben yapacağım onu diye babanızın söylediğine, istediğine tam zıt tarafa gitmek istiyorsanız yine orada aile ilişkilerinizle ilgili bakmanız gereken taraflar var demek. Yani özetle benim her zaman söylediğim şey burada başkasına yönelttiğin suçlamayı bir projeksiyon, bir yansıtma olarak kabul edip Kendinle çalışma, kendini geliştirmek için bir fırsat olarak kullan. Eğer şu konuda yeni fikirsek, yani ben kocamın ailesiyle ilişkisinde bir sıkıntı olduğunu düşünüyorsam, bu benim ailemle ilişkideki sıkıntılara dair bir delalet ise, o zaman aile konumu çalışacağım. Peki diyeceksiniz ki ben aile konumu niye çalışacağım? Ayet dizimi terapistlerinden sıkça duyduğum bir cümle var. Hayat ileri akar diye. Hayatın ileri akması için bizim Geçmişten gelen ve bizi engelleyen aslında travmalardan kopmamız lazım. O yüzden aile çalışmaları yapmak lazım. Aile çalışmaları gidin annenizle bunu konuşun, babanızla bunu konuşun demek değil. Bizim zaten içimizde bir baba imgesi oluyor. Etrafımızdaki baba imgelerinden topladığımız ve tabii ki biyolojik babamızdan aldığımız. Aynı şekilde içsel anne imgemiz de oluyor. Bizim esas bunlarla çalışmamız gerekiyor. Bunun çalışmanın yöntemleri ne? Koçluk bir yöntem, aile dizimi, terapisti bir yöntem, çok eskiden gelen psikanalist gibi başka yöntemler de var. Sizi hangisi çekiyorsa tabii ki onunla çalışacaksınız. Peki kendi kendime nasıl çalışabilirim diye sorabilirsiniz. Ben size öyle derin çalışmalar değil, çünkü bunlar kendi başınıza yapmanızın biraz zor olduğu çalışmalar. Çok daha basit, çok daha kolay bir çalışma önermek istiyorum. Bunun için de transaksiyonel analizdeki ego durumlarından yararlanmak istiyorum. Transaksiyonel analizde 3 tane ana ego durumdan bahseder. Ebeveyn, yetişkin ve çocuk. Bu ego durumunu hani egoist insan, egoist insan olarak düşünmeyin. Bunlar bizim haleti ruhiyelerimiz. Bazen daha bir ebeveyn gibi davranırız, bazen daha bir çocuk gibi, bazen de geçen videoda bahsettiğim Mr. Spock yani. Tamamen böyle veri, rasyonel, mantık, yetişkin modundan insanlarla iletişimde bulunuruz. Ego durumlarının hiçbiri aslında iyi ya da kötü değildir. Önemli olan bu ego durumlarını bilinçli olarak seçmektir. Ama biz ne yaparız biliyor musunuz? Bazen tamamen yetişkin olmamız gereken yerde bildiğin çocuğa bağlarız. Bazen ebeveyn olup böyle bir sınır çizmemiz gereken yerde gideriz uluslu çocuktan hiç sınır falan çizemeyiz. Şimdi bunlar hayatta neden önemlidir? Çünkü karşımızdaki insan da bu üç ego durumundan birinden bize gelir. Ego durumları ebeveyn olduğumuzda ikiye ayrılır. Destekleyen ve Kontrol eden olmak üzere. Kontrol edeni bazen eleştiren eleştiren falan da deniyor ve Türkçe'ye genelde öyle çevriliyor. Çocuk ise uslu, doğal ve yaramaz, asi çocuk. Şimdi karşımızdaki insan diyelim ki kontrol eden ego durumunda ve bize diyor ki şunu öyle yapamazsın, bunu öyle yapamazsın. Bizim otomatik tepkimiz eğer kontrol eden birisi, eleştiren birisini gördüğümüzde uslu çocuğa düşmek ise o zaman biz onunla sadece bir çocuk ilişkisi kurabiliriz. Zaman zaman hırslanırız ona, kızarız için için. Ama böyle uslu çocuktan istediğiniz gibi bir ilişkiyi oluşturamayız bu karşımızdaki insanla. Ya da karşınızda böyle onu yapamazsın, bunu yapamazsın diye gördüğünüzde direkt belki de yaramaz, asi çocuğa düşüyorsunuz. O aslında uslu çocuktan daha iyi bir durum değil. Orada da yine ben ne istiyorum, ben ne yapacağım diye kendinize yetişkin egosundan sormak yerine karşımdaki ne istiyorsa onun tam tersini yapayım diye yine aslında istemeden de olsa baya onun kontrol ettiği bir şekilde hayat tarzınızı sürdürüyorsunuz demek ki. Şimdi belki şu an düşünüyorsunuz, şimdi bu kadın aile konusunda çalışın dedi, aile dizimi falan filan dedi, nereden buraya bağlandık diye olabilirsiniz. Eğer bu sadece yani kendi kendinize yapacağınız bir çalışma olarak ben acaba hangi ego durumlarındayım daha fazla diye bakarsanız orada da hem ailenizle hem de diğer ilişkilerinizle olan tarafta baya bir yol alabilirsiniz. Ben sizin kendi başınıza yapacağınız bir çalışma olarak bundan bahsetmek istedim. Yoksa ailenizden aldığınız çeşitli bizi engelleyen travmalar ya da durumlar çok ve onlarla çalışabilmek için biraz profesyonel desteğe ihtiyaç duyuyoruz. Şimdi karşımda kontrol eden birisini gördüm. Otomatik olarak böyle bir uslu çocuk oldum. Ya da sen ne diyorsun öyle değil de böyle falan diye asi çocuktan oldum. Ya da belki onun kontrol eden evreniyle benimki gitti savaşa girdi. Bunların hepsi otomatik davranışlar ve bizim ailemizde görüp öğrendiğimiz refleks davranışlar. Bu refleks davranışlar bizim hayatımızı istediğimiz gibi yaşamamıza Yani ben ne yapıyorum, ben gerçekten ne hissediyorum, ben gerçekten ne istiyorum diye kendimizi sormayıp karşımızdakinin davranışına göre bir reaksiyon olarak hayatı yaşıyoruz. O bana bunu yaptı, ben de bunu hop onu yaptım. O yüzden size önereceğim egzersiz de bununla ilgili çatışma yaşadığınız, sıkıntı yaşadığınız durumları bir gözünüzün önüne getirin. O durumlarda karşımızdaki acaba hangi ego durumundayız? Uslu çocukta mı? Yaramaz çocukta mı? Kontrol eden evebeyinde mi? Despekleyen evebeyinde mi? Eğer karşınızdakinin ego durumunu bulduysanız bu biraz daha kolay çünkü hep karşı tarafa bakıyoruz ya biz. Şimdi de şunu düşünün. Onun o ego durumu acaba benim hangi ego durumumu refleks olarak tetikliyor. Eğer bunu da tespit ettiyseniz şu çatışmaları görebilirsiniz. Kontrol eden evebeyin ile kontrol eden evebeyin. Uslu çocukla kontrol eden evebeyin gibi. o ilişkileri görebilirsiniz. Peki, biz ne yapacağız? Otomatik olarak bu reflekslere düşmeyeceğiz. Kendimizi öncelikle bir yetişkin egosuna getireceğiz. Yetişkin egosu Mr. Spock. Elilerle karar veriyor. Gayet sakin, duygusuz bir şekilde karar veriyor. Ben acaba hangi eli duyuyorum? Ego durumumuza karar verdikten sonra belki siz destekleyene bebeğin ego durumunda olmalısınız. Karşımızdakinin ego durumu ne olursa olsun ona destekleyeceksiniz. Belki şefkat göstereceksiniz, yol yordam göstereceksiniz ona. Belki kontrol eden bebeğinde olmanız gerekiyor. Sınır çizeceksiniz kendi sınırlarınıza. Belki yetişkin hukukunda olmaya devam edeceksiniz. Belki o an kurallara uyacaksınız ama bunu yetişkin egosundan karar verdiğiniz için yapacaksınız. O kurallara uymaya mecburum kafasından değil. Belki asi çocuktan diyeceksiniz ki hayır ben bunu yapmayacağım. Ve gayet asi çocuktan da yapıyor olabilirsiniz eğer size hizmet ediyorsa. Ama bu biraz tabii düşük olasılık yetişkin olarak. Belki doğal çocuktan benim duygum bu, ben şu an bunu hissediyorum diye duygularınızı paylaşacaksınız. Ama bütün bunlara bilinçli olarak karar vereceksiniz. Ego durumlarını ben biraz daha böyle anlamak istiyorum, çalışmak istiyorum derseniz dizi analizleri videosu yapmıştım ben, birkaç tane. Orada dizi karakterleri üzerinden hangi ego durumunda, hangi dizi karakteri, birbirlerini nasıl tetikliyorlar, onları gayet canlı olarak görebilirsiniz. Ve sonra da kendi hayatınıza, ben hangi ilişkimde, hangi ego durumundayım, onları çalışmak için de gayet güzel bir araç bu. Sizin o annesine çok düşkün benim kocam, o ne derse onu yapıyor dediğiniz eşiniz belki uslu çocuktan kendi annesiyle ilişki kuruyor. Uslu çocuğa siz acaba hangi durumlarda düşünüyorsunuz? Siz kendi babanızla, kendi annenizle ilişkinizde acaba hangi ego durumundasınız? Onlara bakmak için Güzel bir araç bu, ego durumları. Ve bana soruyorsanız, idealde ne olmalı, hangi ego durumunda olmalı peki anne-babamızla ilişkiniz diye? Ebeveyn de çok olmamalı. Çünkü hayatın doğal akışı içerisinde ebeveynler bize verirler, biz çocuklar olarak alırız. Bu denge bir sürü zaman böyle bozuluyor. Çocuklar anne-babanın ihtiyacını karşılamaya odaklanabiliyor. Bizim olmamız gereken yer, yetişkin ve çocuk anne-babamızla olan ilişkide aslında. Bu anne babamıza destek olmayacağız. Anlamında kesinlikle değil. Orada haddinizi bilerek, onlara sadece destek olduğumuzu bilerek, onların hayatının sorumluluğunu alma gibi bir böyle ultra büyük sorumluluk kafalarına girmeden bunları yapmak önemli. Bu videoyu böyle bir daha da uzatasım, daha da anlatasım var ama Muhammed'ten acaba uzatıyor olabilir misin diye çok böyle kibar bir uyarı geldi. O yüzden burada kesiyorum. Size Ailenizle ve eşinizin ailesiyle çok güzel bir hayat diliyorum efendim. Bu videoyu beğendiyseniz ve her hafta yayınlanan videolarımı kaçırmak istemiyorsanız kanalıma abone olunuz.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









