
In this Turkish self‑help video, Gülen Gündüz Yılmaz opens with a candid dialogue about her chronic relationship problems, the many therapies she has tried (family constellations, coaching, overseas retreats) and the lingering frustration of not finding a lasting solution. She then shifts to a broader monologue about the modern obsession with instant enlightenment – the desire to quickly fix relationships, finances, career, and spiritual wellbeing. Gülen critiques the “quick‑fix” mindset, pointing out that constantly chasing a final state creates more anxiety. She offers three concrete ways to break out of this pattern: (1) view life as an ongoing journey rather than a destination; (2) shift focus from searching for the root cause (the “why”) to observing how the problem unfolds in the present moment; and (3) abandon the binary of “solved vs. unsolved” and instead notice the degree of awareness you have about a problem. Throughout, she emphasizes personal responsibility, warning against over‑reliance on coaches or mentors while still acknowledging the value of supportive guides. The video concludes with a typical YouTube call‑to‑action, urging viewers to like, subscribe, and continue the search for genuine, gradual enlightenment.
Chapters
Ya Muhammed ya ben bu ilişki probleminden çok sıkıldım ya. Böyle hayatıma istediğim gibi bir erkeği çekmek istiyorum. Yani onun için de neler neler yaptım sen biliyorsun yani. Koşlukta bir sürü seans bu hani ilişki konusuyla geçiyor. Aile dizimine gittim biliyorsun hani iki sene falan oldu ama yani ona da gittim falan. Bir türlü tam olarak çözülmüyor yani bu problem.
Türkiye'de ben de birkaç yere gittim bu ilişki konusunda. Onlar da hiçbir şeye yardımcı olmadılar. Şu anda ben de aynı durumdayım. Yurt dışından gitsem diye düşünüyorum. Orada da birkaç tane varmış eğitim. Çok yararlı bir var.
Ben yurt dışında da gittim. Faydası da tabii oluyor. Olmaz diyemem. Birtakım farkındalıklar falan. Ama tam olarak çözmedi benim problemi. Ve çok istiyorum. Çözmek istiyorum artık.
Başka yurt dışında şehirler mi gitsek ya? Yani gittiğimiz yer belki şeydi. Yapamıyor Arda.
Acaba Tibet'e falan mı gitsek?
Aa bak Tibet çok iyi olur.
Böyle bir Tibet falan. Duydum ben de. Yani bir hafta, gerekiyorsa bir ay falan. Hani gideceğim, böyle tık diye çözüp beni bitirip geleceksin yani.
Bak çok mutlu, oraya gidebiliriz bak.
Evet, evet. Gidelim ya.
Hem sorunlar çözülür hem kafa rahatlatırız oradan.
Evet, evet.
Bence güzel olur.
Ama düzgününe gidelim yine. Hani şey olmasın da. Böyle bizi tıp gibi çözebilecek olana gidelim. Değil mi?
İnternete araştırırız onu. Güzelleri vardır orada.
Evet, vardır vardır. Evet ya. Ay çok iyi oldu. Bak şimdi bir heyecanlandım. Süper. Tamam, tamam. Merhaba ben Gülen. Bu hafta Aydınlanmak İstiyorum, Hemen Olsun İstiyorum videosuyla karşınızdayım. Şimdi aydınlanmak deyince aklınıza böyle aydınlanmak gelmesin. Bazılarımız bir an önce aydınlanmak istiyor, ayrı da. Biz ilişkimiz iyi olsun istiyoruz. Parayla ilgili problemlerimiz hiç olmasın istiyoruz. İşte kimseyle hiç problem yaşamayalım istiyoruz. Ve bunları çözmek için de baya bir acele ediyoruz. Yok mu? Bunun kısa yolu mesela bana çok söylenen şeylerden bir tanesidir. O kadar ben çalışma yaptım, o kadar aile dizimlerine gittim, o kadar koştuk aldım, eğitim aldım, şu problemi çözemedim. Benim çokça duyduğum bir şey, kendim hiç mi yaşamıyorum? Kendim de yaşıyorum. Bazı problemlerimi mesela tekrar karşıma gelince bazen gerçekten içim sıkılıyor. Ama sakin olabildiğimde Ve ne oluyora bakabildiğimde, nasıl oluyora bakabildiğimde bu kafadan çıkıyorum. Çünkü bu kafa gerçekten bana hiç hizmet etmeyen bir kafa. Şimdi bir de şöyle bir durum var. Çağımızda her yerden yani bir takım yeni dünyanın spirtüel öğretileri de onu söylüyor. Mutlu olmalısın, anda olmalısın, akışta olmalısın. Yani öyle iyi bir durum var. Ve senin iyi durumunda değilsen kötüsün yani. Şimdi biz iyi olmaya çabaladıkça kendi olduğumuz durumu iyi mi kötü mü diye değerlendiriyoruz. O bizi de daha çok kaygı yaratıyor. Ve böyle kaygıların içerisinde devrilerek hayatımıza devam ediyoruz. Peki ne olacak da ben bu her şeyi bir an önce çözme kafasından çıkacağım diyorsanız size bu çözüm kafasından çıkmak için üç tane çözüm vereceğim arkadaşlar. Evet, formüllerin birincisini açıklıyorum. Hayatın anlamı. Bir. Hayat dediğimiz şey... ...bir yoldur arkadaşlar. Ya bu ne demek? Yolda yürüyorsun demek. Yani bir zirve yok. Bir yere varınca bir şey olmuyor. Yani evleneceğim, hayatın mutluluğu benimle olacak diyorsun. Evleniyorsun, öyle olmadığını... Hayattaki kaygılarının, korkularının devam ettiğini görüyorsun. Üniversiteden mezun olacağım diyorsun. Yine o düşündüğün zirve diye bir şey yok. Çocukların olunca o zaman çok mutlu olacağım diyorsun. Ve görüyorsun yine olayın öyle olmadığını. O yüzden bence ilk şey bunu bir idrak etmek. Yani hayat bir yol. Ben orada problemlerle karşılaşacağım. Ve o problemleri çözmeye değil, onları anlamaya çalışacağım. İkinci söyleyeceğim şey işte bununla ilgili. Neden değil, nasıl? Şimdi diyeceksiniz ki, bu ne demek? Gördüğüm şöyle bir şey var, birçoğumuz problemlerimizin kökeniyle ilgili bir takım tahminlerimiz var. Diyoruz ki, işte ben çocuklukta bunu yaşadım. Benim annem böyleydi, babam da böyleydi, ondan ben böyle oldum. hep böyle bir kökene yönelik bir odamız var. O kökeni keşfettiğimizde sanki böyle problemlerimiz çözülecek. Ama çözülmüyor değil mi? Yani o kökeni buluyoruz ve o problemi yaşamaya devam ediyoruz. Çünkü neden? Bizi geçmişe götürüyor ve şu an yaşadığımız bir problemi de geçmişe giderek çözmemiz mümkün değil. Biz ancak nasıl gittiğimizde problemi çözebiliriz? Yani nasıl oluyor da ben hiç istemeden gidiyorum, sevgilimi suçluyorum? Nasıl oluyor da, hani içimde ne oluyor da ben hiç istemeden çocuğuma bağırabiliyorum? O nasıl sorusunun cevabı da baya bizim o problemi yaşadığımız anda saklı. O ana farkındalık getirmek. Ya bu da yani tamamen getireceğiz ve tamamen getiremeyeceğiz tabii ki. Arada getireceğiz. Ama arada getirmeler bile bizim hayatımızı değiştirecek. Minik minik değiştirecek. Bir problemi hani sıfır noktasından bire götüremeyeceğiz. Ama oraya farkındalık getirdikçe kendini anlayan, hayatı anlayan, daha mutlu belki olan değil ama yaşantının içine, hayatın içine dağılmaktan korkmayan bireylere dönüşeceğiz. O yüzden üçüncü anlatacağım şey de bununla ilgili. Çözdüm. Çözemedim. Bu kapıdan da çıkalım diyorum yani. Şimdi bu da hayatın içine aslında baktığımızda görüyoruz. Bu doğru değil. Bazen hani deriz ki ben bu konuyu çok çözdüm. Artık bu konuda çok iyiyim. Sonra hayat öyle bir sınav getiriyor ki önümüze. O aslında geçtiğimizi sandığımız yerden geçemediğimizi. Ya da geçmişizdir. Artık daha büyük bir sınav getirmiştir hayat. Onu görürüz. O yüzden bu kafadan da ben diyorum ki çıkalım. Onun yerine çözdüm, çözemedim değil. Ben hayatım içerisinde ne kadar fark ediyorum, ne kadar fark etmiyorum. Ona bakalım. Şimdi bütün bunlara baktığınızda, aslında ben ne söylemeye çalışıyorum özellikle? Bir eğitime gittim. O eğitimde bilmem neyi çözdüm. Ondan sonra ailemize gittim iki sene önce ama işte bilmem ne problemim hala duruyor falan hep buralarda gezinmekten kaynaklanıyor. Ve biz oralarda gezinildikçe aslında belki de hayatı yaşamak yerine bir kaçınma mekanizması olarak bu eğitimleri, bu çalışmaları falan kullanıyoruz. O yüzden gelin hayatımızın sorumluluğunu biraz bir tık daha alalım. Hani aydınlanmamış varlıklarız. Bu tuzaklara düşeceğiz. Hepimiz düşüyoruz. Ama bir tık daha buralara farkındalık getirelim. X problemimizi bir eğitmenin, bir koçun çözmesini beklemeyelim. Kendimizden de mi
beklemeyelim? Demek diyorsun ki yaşam koçluğu gereksiz bir
şey. Çok güzel bir soru söylüyorsun. Çok güzel. Ben buna ne cevap vereceğim şimdi? Bu da son videomuzdu. Bir daha da video çekmiyorum. Daha topraksız tanıma
geçtik.
Ya şöyle, bütün bunları yaparken bizim yanımızda destek güçlere ihtiyacımız var. Böyle filmlere falan bak, filmlerde kahramanın hep yanında bir tane şeyi vardır değil mi? Bir mentoru vardır, yanında bir destekçisi vardır, Obi-Wan Kenobi vardır, Morpheus vardır. Yaşam koçu ya da X eğitmen ya da gittiğiniz X çalışmadaki hoca aslında sana o desteği sağlıyor. Tek başına bunları yapman çok
zor. O zaman doğru yaşam koçu ile yanlış yaşam koçu arasak fark da bu. Birisi şey diyor, işte bak bunun çözümü direkt bu olacak diyor. Diğeri diyor ki, çözüm tek bir yoldan değil. Senin kendi içerisinde bir şeyler yapman
lazım. Evet. Sen çözeceksin. O koç, o eğitmen senin için çözmeyecek. Öte yandan şey de var. Yani, kahraman hani filmlerinde böyle devamları çekilir ya, Her zaman bir sınavlardan geçer. Sonra başka sınavlar gelir, başka sınavlar gelir. Orada mentorlar değişebilir. O bir mankenin ötü der, onun yerine başkası gelir falan. O yüzden destek al. Çünkü tek başına bunu yapman çok zor. Bir de kendini kandırma eğilimini de istediniz. Kendimizi kandırdığımız için de o nedenlerle, nasıllarla falan baya böyle bir boğuşabiliriz. Eğer yanımızda öyle bir destek güç
yoksa. Sizin bildiğiniz
olsun. Bu videoyu beğendiyseniz videomu beğenmeyi ve kanalıma abone olmayı
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









