
Gülen Gündüz Yılmaz, "Bir Başka Lider Sensin" serisinin bir bölümü olan bu videoda duyguların dilini keşfetmeye davet ediyor. Uzun yıllar kurumsal hayatta duygularını kontrol altında tutma ve dışa vurma konusundaki tutumunu anlatıyor; bir koçluk deneyimi sırasında duygularını dışarıda ağlayarak serbest bırakmanın dönüm noktası olduğunu paylaşıyor. Bu kişisel dönüşümün ardından duyguları bastırmanın beyin üzerindeki etkilerini, duyguyu adlandırmanın ön beyin (prefrontal korteks) aktivasyonunu ve duyguyu bastırmanın ilkel beyin bölgelerini harekete geçirdiğini, bilimsel görüntüleme verileriyle açıklıyor. Duyguların bize ne söylediğini fark etmenin önemi vurgulanıyor ve izleyiciyi, konforlu olmayan bir duyguyu seçerek bedeninde hissettiği yerde ona "konuşma" fırsatı veren kısa bir rehber meditasyonla yönlendiriyor. Meditasyon sırasında beden farkındalığı, duygu tanımlama ve duygunun bir varlık gibi mesaj iletmesi üzerine odaklanılıyor. Son olarak, duygunun mesajını net duyanların bu mesajı nasıl eyleme dökebileceği, duygusunu net duymayanların ise sonraki bölümlerde duygular ve ihtiyaçlar hakkında daha fazla keşif yapacakları belirtiliyor.
Chapters
Merhaba ben Gülen Gündüz Yılmaz. Bir Başka Lider Sensin farkındalık videolarıyla karşınızdayım. Bu serimizin konusu duyguların dili. Duygular benim için neden önemli? Ondan bahsederek başlamak istiyorum bu videoya. Uzunca süren bir kurumsal hayatım oldu ve kurumsal hayatta beni duygularını süper kontrol eden durum ne olursa olsun, krizler de olsa zor durumlarda olsa o duygularını böyle dışarıda yaşamayan birisi olarak ünsaldım. Bu ünümle de bayağı övünürdüm. Hatta çevremdeki insanlara da bayağı telkinlerde bulunurdum. Çingene mi olmak istiyorsun böyle çatır çatır eli belinde kavga eden yoksa bir lady, bir lord mu olmak istiyorsun diye hani bu iki uçtan birini seçmek durumundaymışız gibi telkinlerde bulunurdum. Bu durum aldığım ilk koşuluk eğitiminde tanıklık ettiğim bir koçluk ile değişti. Koçluk alan kişi grubun önünde kendisi için gayet derin bir konuyu cesurca paylaştı ve biz de bu duruma tanıklık ettik. İnsanın bu kadar cesurca kendi durumunu yaşamaya, kendisine izin vermesi beni çok çok derinden etkiledi. Ve ben orada ağlamaya başladım. En son ne zaman bir grubun önünde ağlıyordum onu açıkçası anımsamıyorum. Orada ağlamaya başladım ve birkaç saat zannediyorum aralıklarla ağladım. Kendimle ve duygularımla tekrar bağlantıya geçtiğim o dönüm noktası oldu benim için. Ve sonrasında da bayağı bir durum oluştuğunda ağlamalarım devam etti. Hatta bayağı böyle uzun süre ve bayağı sesli, hönkürerek falan ağlıyordum o dönemde. Sonra duyguları yaşamaya kendime izin verdikçe duygular daha sakin, daha yavaş gelmeye başladılar bana. Peki duygularımızı neden kontrol etmeyeceğiz? duyguları neden yaşamayacağız diyenler için de ben bir ikna yapmak istiyorum. Bu iknada da neuroscience'dan, sinir bilimden faydalanmak istiyorum. Belki biliyorsunuzdur artık beyine MR probları bağlayarak beyinde neyin olup bittiğine dair bayağı bir bilgi elde ediyor bilim adamları, bilim kadınları. Ve bu bilgiler bize şunu gösteriyor. Biz aslında duygularımızı yaşadığımızda ya da onları bastırmaya çalıştığımızda beynin duygularla ilgili kısımları ve aynı zamanda ilkel beyin kısımları aktive oluyor. Biz duygumuzu adlandırdığımızda orada ne oluyor diye baktığımızda ise beynin ön tarafındaki daha sonra gelişen bilgisayar beynimiz aktive oluyor. Bilgisayar beyin aktive olduğunda artık biz konuyla ilgili ya da bir sorun varsa sorunla ilgili neler yapabiliriz, nasıl yaratıcı çözümler bulabiliriz konusunda çok daha sakin oluyoruz ve durumumuzla ilgili gerçekten yaratıcı çözümleri oluşturabiliyoruz. Dolayısıyla duygular bizim içinizde varlar, var olmaya da devam edecekler. Önemli olan duyguların bize ne söylediğini fark etmek. Onun için de duyguyu yaşamaya ve duygunun bize olan mesajını anlamaya izin vermek. Bu videoda ben size küçük bir meditasyon yaptıracağım ve o meditasyonla yaşadığınız bir duruma dair oradaki duygunuza bakacaksınız ve oradaki duygunuz size ne söylüyor onu beraberce keşfediyor olacağız. Bu meditasyona geçmeden önce de biz peki neden duyguları yaşamaya müsaade etmiyoruz? Ve oradaki mesaja neden direniyoruz? Ondan bahsetmek istiyorum. Video serisinin zaten geri kalan bölümünde daha detaylı olarak da anlatacağım ben bunları. Biz genelde duyguyu yaşamaktan yani kendi içimize dönmektense durumla ilgili hikayemizi durumla ilgili kendi yorumlarımızı anlatmayı tercih ediyoruz. Çünkü toplumdan onu öğrendik, aileden onu öğrendik ve okul sisteminden onu öğrendik. Biz ne yapıyoruz? Diyoruz ki, bu durumda aslında şöyle oldu, böyle oldu. O insan bana bunu yaptı. O insan bana bunu hissettirdi. Ya da ben bunu yaptım, öyle yapmamalıydım diye melilerimiz, mallarımız var. Ve biz genelde o hikayeye konsantre oluyoruz. O hikayeye konsantre olduğumuzda, kendi içimize dönmediğimizde duygularımızın sorumluluğunu almıyoruz. Duygularımızın sorumluluğunu almayınca da gücümüzü karşımızdaki insana ya da içimizde bizi yargılayan sese devretmiş oluyoruz. Bir meditasyonla şu anda duygumuza bakalım. Meditasyonda ne yapacağız? Size aslında kendinizi çok iyi hissettirmeyen, olumsuz duygu diyebileceğiniz, ki biz buna konforlu olmayan duygular adını vermeyi daha çok seviyoruz. Çünkü olumlu ya da olumsuz duygu yok. Hepsinin bizim için anlamlı mesajları var. Konforsuz bir duyguya sizi götürüyor olacağından.
Şimdi,
çok travmatik bir olay o yüzden seçmeyin. Hani bu videoyla böyle bir travmanıza gitmeyin. Daha kendiniz için küçük, daha böyle mesajı kolayca duyabileceğiniz bir an düşüneceksiniz. Şu an düşünmeyin, meditasyonda gideceksiniz. Ben şimdiden söylüyorum size. Meditasyon öncesinde kendinizi böyle rahat hissedeceğiniz ve rahatsız edilmeyeceğiniz bir yer bulun. O yerde böyle sırtınızı arkanızda dayayın. Gayet böyle rahat bir pozisyona geçin. Cep telefonunuzu sessize almayı unutmayın. Ve küçük bir deneyim için kendinize izin verin.
Evet meditasyonumuza başlıyoruz. Şimdi gözlerinizi kapamadan önce derin bir nefes alın. Ve nefesinizi verirken rahatlamanıza izin verin. Tekrar derin bir nefes daha. Tekrar derin bir nefes. Ve nefesinizi verirken rahatlamanıza tamamen izin veriyorsunuz. Şimdi yavaş yavaş gözlerinizi kapatın.
Önce
ayak bileklerinizi hissedin.
Şimdi
bacaklarınızın alt kısmını hissedin. Dizlerinizi... Bacaklarınızın üst kısmını hissedin.
Kalçalarınızı
hissedin. Karnınızı hissedin ve izleyin nefesiniz acaba karnınıza kadar geliyor mu? Nefesinizi değiştirmeye çalışmadan sadece fark edin. Şimdi göğsünüzü hissedin.
Ellerinizi... Kollarınızı...
İster kızarsan...
Boynunuzu... Çiğninizi...
ve alnınızda hissedin.
Şimdi
size çok daha iyi hissettirmeyen bir alnınıza gitmenizi istiyorum. İlk aklınıza gelen anın doğrudur. O ana gidin ve o anın sanki canlıymış gibi gözünüzün önünde gerçekleşmesine izin verin. Şu an oradasın. O andasın. Ve o anın içindeyken sende neler oluyor ona bakıyorsun. Bedeninde ne olup gittiğini fark et. Nasıl nefes alıyorsun?
Midende
neler oluyor? Göğsünde bir ağırlık var mı? Ya da boğazında? sırtında ya da boynunda. O andayken ve duygunu yaşarken bedeninde neyin olup bittiğini fark et.
Ve şimdi
Bedenine konsantre olurken yaşadığın hangi duyguysa onu yaşamak için müsaade et kendine.
Kaygılanıyor musun?
Üzülüyor musun? Kızgın mısın? Utanıyor musun?
Suçluluk
mu hissediyorsun? Yaşadığın hangi duyguysa, onu adlandır.
Ve
şimdi, o duygu bedeninde nerede kendini hissettiriyorsa, o duygu sanki bir canlı varlıkmış gibi, Seninle konuşacak. Ve sana mesajımı söyleyecek.
Duyguna
sor.
Bana mesajın nedir? Mesajı aldıysan derin bir nefes al. Ve hazır hissettiğinde gözlerini aç. Meditasyonumuz bitti.
Belki duygunuzun size verdiği mesajı net duydunuz. Belki duyamadınız. Belki meditasyona giremediniz.
Bilin ki bunların hepsi son derece normal.
Eğer gelen mesaj son derece netse o zaman bu videoyu kapattıktan sonra bu mesaj üzerine ben ne yapayım diye kısaca düşünebilirsiniz. Eğer mesaj o kadar da net değilse, bu video serisinin sonraki bölümlerinde bize duygular, ihtiyaçlarımıza dair neler söylerler ve bu ihtiyaçları
biz nasıl karşılayabiliriz, onları hep beraber keşfedeceğiz.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









