
In this introductory video, Gülen Gündüz Yılmaz presents her book Eril Beril'den Afrodit, explaining how the project originated, the challenges of its creation, and what readers can expect inside. She recounts receiving a request from publisher Tuğba after a workshop in late 2018, which sparked a vision to write a book that addresses feminine empowerment—a topic she felt was under‑represented in Turkey. Yılmaz describes the writing process as a tension between masculine discipline (tight deadlines, contractual pressure) and feminine flow (using aromatherapy, tea, music, and even occasional alcohol, likening herself to Hemingway). She outlines the book’s dual structure: a left‑brain, analytical section that explores internal blocks to accessing one’s “Afrodit,” and a right‑brain, embodied section offering practical tools such as plant‑based teas, aromatherapy, Spotify playlists, QR‑linked videos, and exercises to nurture the feminine self. The video highlights community responses—women reading the book together, gifting it to friends, and forming supportive sisterhoods. Yılmaz advises varied reading strategies: quick initial reads, deeper engagement with exercises, seasonal timing (autumn/winter for inward reflection), and using QR codes to access supplemental media. She demonstrates how to scan QR codes on smartphones, noting that they lead to videos and curated playlists for calm or energetic moments, designed to help readers manage difficult emotions. Finally, she shares suggestions for continuing the journey beyond the book, including further trainings and resources, and ends with a call to like, subscribe, and stay tuned for more content.
Chapters
Merhaba, kitap videolarımın ilk bölümüyle karşınızdayım ve ilk kitap tabii ki neyi seçtim? Dünyanın en güzel kitabı olan Eril Beril'den Afrodite'yi seçtim. Şaka bir yana artık kitap videoları da çekmeyi istedim. Ve ilk video konumuz da Eril Beril'den Afrodite. Bu kanalda birçok video var Eril Beril'den Afrodite'nin içinde olan. Ama ben biraz bu kitabı yazma sürecimden, kitabın içinde neler bulabileceğinizden de bahsetmek istedim. Çünkü diğer videolar biraz aslında kitabı hali hazırda almış olanlar için. Ama yine de kitabı almış olsan da belki burada anlatacaklarım yine de ilgini çekiyor olabilir belki de. Şimdi önce kitabı yazmak nereden başladı? Ben yazarlarla ve yazarlık süreciyle ilgili kitap okumayı seviyorum. Yıllardır bu arada hani okuyorum. Ve orada benim dikkatimi çeken şöyle bir nokta var. Bir sürü yazar böyle bir kontratı olduğu için yayın eviyle orada bir termin, bir söz verdiği zaman tarih olduğu için oturup kendini kasarak yazıyor. Ve ben de bunları böyle okudukça 2018'in sonlarına doğru ben de şöyle bir hayal, şöyle bir vizyon gelişmeye başladı. Ya birisi de beni böyle sıkıştırsa, benim de böyle bir kontratım olsa, o zaman ben de oturup kendimi kasarak böyle bir şey yazsam. Bir şeyi böyle çok gönülden isteyince hani olur ya, öyle bir olay oldu. 2018'in Aralık ayında ben Arya Alıştırış Festivali'nde böyle minik bir atölye çalışması, konuşma yaptım. Ve oraya Cere Seynev'in sahibi Tuğba geldi ve Tuğba bana o atölye sonrasındaki gülasetle bir konuşalım dedi. Dedi ki bana, bu Eril Beril'in, bu Afrodit'in bir kitabını yazsan. Dişilik, evet biz konuşuyoruz bir yandan ama Türkiye'de de çok bu dişiliğe yönelik, nasıl içimizdeki dişiyi çıkaracağımıza yönelik çok bir yayın da yok. Bunu gerçekten sen şöyle bir yazsan. Videolar da çekiyorsun, o videoların QR kodlarını da koyarız falan diye. Biz heyecanla heyecanla bu kitabı konuşmaya başladık. Tuğba bana bunu bir ay, bir buçuk ayda yazabilir misin dediği için ben oturdum, kastım ve bu kitabı ortaya çıkardım. Şimdi bu kasma süreci çok eğlenceli oldu diyemeyeceğim. Orada bayağı içimde eril ile dişil bir savaş vardı. Çok böyle bilinçli bir çabayla kitabı yazarken aynı zamanda zevk almaya, keyfini çıkarmaya kendimi verebildim. Çünkü yani bir yandan öyle bir vizyon yapmışım ve o tarihte kitabı çıkarmak üzere. Kendimi sıkıştırıyorum. Ama bir yandan da sonuçta bu bir dişil enerji kitabı. Öyle kasarak ve eril enerji aktif edilerek de yazılmaz. Onun da Allah'tan bilincindeyim. O yüzden ben ne yaptım? Kimi zaman böyle bitki çayları, işte odanın içerisinde türlü türlü böyle ray yağlı kokular falan Kimi zaman öyle yazdım, kimi zaman hepimizin böyle bilinç dışında bir alkolik yazar tipleresi vardır ya, o tipleme çıktı içimden ve kimi zaman cin, soda ve mandalina suyu eşliğinde de kitabı yazdığımı şu an sizlerin huzurunda itiraf ediyorum efendim. ve Ernst Hemingway vardır ya, adam böyle direkt alkol almadan yazılmıyor. Daha doğrusu alkol olmadan yaşayamadığı için haliyle sürekli yazdığında da sarmış ve gayet güzel eserleri var. Benim içimden de öyle bir nereden çıktığını bilmediğim bir Ernst Hemingway çıktı ve işte zaman zaman da alkol benim kitabı yazma sürecime eşlik etti. Sonra kitabı yazdım, teslim ettim. Meğerse kitabı aslında yazmak, tamamlamak sürecin %20'si falanmış. Sonra %80'lik bir başka proje adımları seni bekliyormuş. Ama bu başka bir videonun konusu. Belki onun için ayrı bir video çekelim. Şimdi ben kitabın içinde neler var, biraz ondan bahsedeyim. Bu kitabın içinde öncelikle benim kendi hikayem var. Nasıl baya böyle bir eril kadın olduğumun hatta hani eril verilliği bırak baya böyle bir kendimi Kadir İnanır zannetmem, Kadir İnanır'la özdeşleşmemin hikayesini anlattım kitaptan. Hikayeyle ilgili de bayağı güzel geri bildirimler aldım. Çünkü hikayeler bizi birbirimize bağlıyor ve o hikayenin içinde de çok kadının kendi hikayesiyle benzeştiği noktalar olduğunu söyleyip bana söylemesi gerçekten böyle benim yüreğimi ısıtan bir şey oldu. Kadir inanır değil ama belki bir kendini Erol Taş'la özdeşleştiren ya da böyle daha kibar bir erkekle özdeşleştiren kadınlık hallerini yaşıyoruz. O yüzden İyi ki koymuşum kitabın başına kendi hikayemi gidiyorum. Şimdi bu kitabın içinde iki tane farklı dünya var. Dünyalardan bir tanesi daha sol beyin, daha eril, daha entelektüel dünya. Ben burada içimizdeki hangi parçanın afroditimizi çıkarmamıza engel olduğundan bahsediyorum. İçimizdeki gölgeden, içimizdeki anneden, İçimizdeki farklı elil parçalardan ve tabii ki içimizdeki çocuktan bayağı bir bahsediyorum. Bu kavramları hem anlatıyorum hem de bu kavramları sadece anlatmanın da çok bir esprisi yok. Onları sen kendin keşfetmen için yapabileceğin alıştırmalara da yer veriyorum kitaptan. Bu kitabın biraz daha bizim eril tarafımıza yönelik yazılmış tarafı. Ama dişiliğin %80'i kitapta da yazdığım gibi kafada değil, kalpte gerçekleşiyor, bedende gerçekleşiyor. O yüzden kitabın içerisinde seni dişil özünle buluşturacak uygulamalara da yer verdim. Ne gibi? Bitki çayları gibi. Seni gevşetecek, rahatlatacak bitki çayları, aromaterapiler, kendini böyle çok da iyi hissetmediğinde yapabileceğin, dinleyebileceğin Spotify'dan şarkı listeleri ya da kendini böyle daha iyi hissetmek, kendine değer vermek, ve kendini takdir etmek ya da şükran duymak dünyaya ve kendine ve etrafına ve hayatındaki sevgiliye için takdir ve şükran uygulamalarında yer verdim. Siz de benim gibi eril tarafı da gelişmiş bir kadınsanız sadece dişilik uygulamalarıyla dişi gözünüzü geliştiremiyorsunuz. Ben bunu anlıyorum. Aynı zamanda anlamak istiyorsunuz. Yani ne oldu da ben eril oldum? içinde neler oluyor? Daha böyle bir anlamlandırma, kategorize etme, entelektüelize etme eğilimimiz oluyor. O yüzden kitap hem bu tarafa yönelik hem de diğer gerçekten o dişli tarafımızı aktive edip harekete, eyleme geçmeye yönelik uygulamalar içeriyor. Peki kadınlar bu kitabı nasıl okuyorlar? Şimdi benim en çok hoşuma giden şeylerden bir tanesi bu kitap kadınların baya yakın kadın arkadaşlarıyla okuduğu bir kitap oldu. Çok sayıda kadın bu kitabı kendine alırken kadın arkadaşlarına da aldı. Ya da kendi aldı okudu sonra başka kadın arkadaşlarına da kitabı hediye etti. Ya bu benim için gerçekten çok çok çok güzel bir şey çünkü benim hep söylediğim bir şey var. Dişiliğin özünde iş birliği ve dayanışma var. Her ne kadar eril özümüzün o kendi ayakları üzerinde durma, bağımsızlık, bireyselleşme özellikleri çok kıymetliyse Ama iş birliği ve dayanışma, o birbirimize kalbimizi açabilmek kadınlar olarak onlar da çok kıymetli. Ve bu kitaptan ve başka videolarda ve İnstagram'da çok bahsettiğim o kız kardeşlik hikayesi bu kitabın çerçevesinde de gerçekleşmiş oldu. Kadınlar bayağı bir bunu arkadaşlarına al bunu okumalısın diye hediye ediyorlar. Gerçekten çok ama çok beni mutlu eden bir olay. Peki nasıl okuyorlar? Çoğu kadın benim anladığım kadarıyla bu kitabı önce hızlı bir şekilde okuyor. Alıştırmaları yapmadan hatta kitabın içinde şöyle göstereyim size QR kodlarıyla gidebileceğin videoları da seyretmeden böyle hızlı bir okudum diyor. Sonra başlıyor kitabı çalışmaya. Bazı kadınlar bunu yapmıyor. Sen de eğer yapmıyorsan hiç kendini suçlama. Her kitabın alıştırmaları çünkü kendi başına yani yapmak içinden gelmeyebilir. Zaten bazı kadınlar şey yapıyorlar yani kitabı okuyorlar Sonra Afrodit eğitimlerinde alıştırmaları yapmak için eğitimlere geliyorlar. Sen de hangisini tercih edersen, yani ister bu alıştırmaları kendi başına yap, ister eğitime gel, eğitimde yap. Bu okey, yani senin yolculuğun sonuçta sana özgü, sana biricik. O yüzden orada hiç böyle, hani yetersizlik, ay ben de bu alıştırmaları yapamadım ama okudum falan filan gibi duygulara girmeye inan güzel kız kardeşim, gerek yok. Şimdi çoğu kadının ilk okuması böyle hızlı hızlı okuyup bir günde, iki günde, bilemedin üç günde falan bitiriyorlar kitabı. Bazıları ise kitabın belli bir bölümünde kalıyor. Sonra devamını okuyor. Bu da okey çünkü bu şunu aslında bize gösteriyor. Bazı kitapların belli bölümlerini o an okumaya hazırsındır. Sonraki bölümlerini sonra okumaya hazırsındır. Bu da gayet yine senin yolculuğunun bir parçası. Şimdi gelelim benim kitapla ilgili yaptığımı düşündüğüm bir hataya. Bu kitap bir içe dönme kitabı. Kitabı ben yaz başında çıkarmıştım ve aldığım geri bildirimler bazı kadınların yazın içe dönmelerini o kadar da kolay yaşayamadıkları, o yüzden kitabı daha böyle bir sonbahar döneminde okumaya başladıklarına yönelik oldu. Bu da yine dediğim gibi farklı yolculuklar, farklı hikayeler. Çoğumuzun tahmin ettiğinin aksine kış mevsimi dişil bir mevsim, yaz ise eril bir mevsim. Çünkü kış içe dönmeyi içi çekilmeyi içerir. O yüzden de dişil bir mevsimdir. Zannediyorum birçok kadının hayalinde hatta bana şöyle yazanlar da var. Ben yazın okudum ama kışın böyle battaniyenin altında bu kitabı tekrar okumayı hayal ediyorum diyen. Hatta ikinci okumamı şu an battaniyenin altında yapıyorum diyenler. Çünkü bu kendi özüne yolculuk biraz daha böyle içe çekilmeli. Ve kış mevsimi bunu kolaylaştırıyor. Yani bu şu demek değil, yazın bunu yapamazsın değil. Yok, yazın da bir sürü kadın bunu yapabiliyor. Ama özellikle eğer yolculuğun başındaysan içine dönmek o dış dünyada yaşamaktan senin için biraz daha zorlayıcıysa o zaman sadece bu kitap için değil aslında, başka seni içe döndüren kitapları da bu sonbahar-kış resiminde okumak sana daha iyi gelebilir. Şimdi bu kitabın içerisinde 10 tane video var QR kodlarla gidebildiğin. Ve bana QR kodu nasıl okuturuz sorusu çok geldiği için bu videoda ondan da bahsetmek istiyorum. Bakınız, şurada minik, tatlış bir QR kodumuz var. Şimdi, iPhone'lardan ve Android telefonların da çoğundan bu QR kodu okumak için bakın sadece kamera uygulamasını aslında açmam yetti. Onu gördü ve ne yaptı? Bunu YouTube'da açayım mı diye sordu. Ben buna tıkladım ve videoyu açtı. Bu arada bu QR kodlar sadece videolara gitmiyor. Aynı zamanda iki tane de güzel şarkı listesine gidiyor. Bir tanesi acil durumlarda çal, sakin. Bir tanesi de acil durumlarda çal, sakin. Enerjik. Şimdi bu şarkı listeleri neden var? Çünkü hepimizin kendimize o kadar da iyi hissetmediğimiz anlar var ve kitapta o iyi hissetmediğimiz anlara yönelik olarak baştan nasıl önleminizi alabiliriz, öyle durumlarda kendimize nasıl hem acil durumlarda çalınacak şarkı listesi hem de acil durumda aranacak arkadaş listesi yapabiliriz gibi böyle tiyoları içeren de bir bölümümüz olduğu için. Ve son olarak da şunu söylemek istiyorum. Kitapta benim en sevdiğim bölümlerden bir tanesi de yola nasıl devam edebileceğimle ilgili önerilerimin olduğu kısım. Bu kısmı neden koydum? Çünkü dişi gözümüzle yolculuk bir yolculuk. Yani bugünden yarına Afrodit oldum diye bir şey yok. Çünkü hayatın içinde farklı rollerimiz var. Aynı zamanda hem eril, hem anne, hem de Afrodit olmamız gerekiyor bir gün içinde. Sizi yolda tutmak için, dişil özümüze yolculuğu böyle keyifli, neşeli, farkındalıklı yapabilmemizi sağlamak için benim başka önerilerim de var. Başka kitaplar, eğitimler... Yani yola nasıl devam edebilirsin? Kitabı okudun da sonrası ne olacak diyorsan onun cevabını da bu bölümde anlat. Bu videoyu beğendiysen beğen butonuna basmayı ve kanala abone olmadıysan da hem abone ola hem de o çana basmayı unutma ki yeni videolarımız seninle dolusun.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









