ERKEKLER SORUYOR: ERKEK GİBİ HİSSETMEK İSTİYORUM

Bu video, Gülen Gündüz Yılmaz ile Levent arasında gerçekleşen bir diyalog üzerinden, modern ilişkilerde erkeklerin "erkek gibi hissetmemesi" sorunu üzerine derin bir analiz sunar. Konuşma, Jung'un anima/animus kavramlarını referans alarak, tarihsel olarak kadınların erileşmesi ve erkeklerin dişileşmesiyle ortaya çıkan rol değişimlerini inceler. Kadınların giderek erileştiği, erkeklerin ise duygusal alanda dişileştiği bir dinamiğin, çiftlerin karşılıklı sorumluluk ve tutku algılarını nasıl etkilediği tartışılır. İçerik, erkeklerin partnerlerinin sorunlarını çözmeye çalışmak yerine, öncelikle dinlemeyi, duygusal içeriği kabul etmeyi ve "üçüncü seviye ilişki" olarak adlandırılan, erileşmiş ve dişileşmiş rollerin dengelendiği bir ilişki modeline geçişi önerir. Pratik örnekler (futbol metaforu, günlük iletişim taktikleri) ve David Deida’nın %50‑%50 ilişki modeli referanslarıyla, erkeklerin kendilerini yeniden erileştirmeleri ve kadınların da dişileşmeleri için somut adımlar sunulur. Video, dinleyicilere hem teorik bir çerçeve hem de uygulanabilir ilişki stratejileri sağlayarak, "erkek gibi hissetmek" arzusunu karşılıklı farkındalık ve duygusal denge üzerinden çözmeyi amaçlar.
Chapters
erkek olduğumuzu hissettirmiyorlar.
Şundan emin olabilirsin, ilişkideki karşı tarafa sorumluluğu aslında vermene gerek yok.
Ben bu sırada başka şeyler düşünüyordum.
Esas onlar bize kadın gibi hissettirmiyor.
Şaşırıyor yani erkek ne yapacağını şaşırıyor ve bu dengeyi oturtturması Seneler sürüyor.
Yani bir kadın sana bir sorunuyla geldiğinde sen ona çözüm söylüyorsun muhtemelen. Ve o çözümleri çoğunlukla kadının aslında gıcık olduğunu da görerek erkekler yapmaya devam ediyor.
Ben bunu bir erkeğe çok daha kısa anlatabilirim.
O zaman anlat. Erkeklerin dilinden şimdi anlatacak. Şu an Levent'in düştüğü tuzağa mesela düşmeyin. Bir sonra söylemek istediğiniz şeyi söylemek için dinlemeyin kadınları. Nereden başlayacağız? Hangi soruyla başlayacağız acaba?
Bir sürü soru topladım. 25 yaşından 55 yaşına kadar bir sürü erkek tanıdığım etrafımda olan arkadaşım. Kaç tane soru var? kronik sorunlar, çözemediği sorunlar, şikayetleri falan filan her neyse. Bunlardan ben bir tanesini seçtim sana bugün. Erkekler diyor ki kadınlar bize erkekmişiz gibi davranmıyorlar ve hatta erkek olduğumuzu hissettirmiyorlar. Bu 25 yaşından 55 yaşına kadar. İşin garibi özellikle 25-35 arasının çektiği bir problem.
Evet. Nasıl oluyor da oluyor. Bu videoyu seyreden bir kadınsanız esas onlar bize kadın gibi hissettirmiyor itirazı içinizden yükseliyordur diye tahmin ediyorum. Çünkü bu bana kadınların bayağı bir Instagram'da, DM'den ya da bazen yorum olarak da yazılan bir konu. Erkekler erkek gibi hissettirmiyorsunuz diyor, kadınlar da kadın gibi hissettirmiyorsunuz diyor. Peki biz ne yapacağız? Şimdi bu soruna aslında yaklaşmak için ben biraz eril ve dişil kavramlarından bahsetmek istiyorum. Sen bu kavramları gayet böyle içseltleştirdin, yalayıp yuttun. Ama izleyicilerimize biraz bahsedelim. Şimdi eril ve dişil kavramları kadının içinde de, erkeğin içinde de eril parça var, dişil parça var. Şimdi bu eril ve dişil kavramlarını ilk kullanan kim? Carl Gustav Jung kullanıyor. Ve bundan işte 100 sene önce kullanıyor bu kavramları. O zamanlar, yani Jung'un yaşadığı senelerde kadınlar sadece geleneksel kadın gibi. İşte çocuk doğuruyorlar, okul okuyorlar, okumuyorlar. İş hayatında kadınlar yoklar. Ve diyor ki Jung, aslında erkeğin içinde de böyle bir dişi bir parça var. Kadının içinde de aslında eri bir parça var. Ve geliştirirsen bu parçaların da gelişir. Şimdi Jung'un bu kavramları ortaya attığı zamanlar aynı zamanda kadın haklarının feminizminde bayağı bir serpildiği yıllar. Buna paralel gelişiyor yani bu kavramların ortaya atılması. Ve feminizmle beraber, kadın haklarıyla beraber kadınlar eril güçlerini geliştirmeye, orada potansiyel olarak aslında yatan eril güçlerine sahip çıkıp onları yaşamaya başlıyorlar. Şimdi kadınların eril güçlerine aslında sahip olması da çok kıymetli. Bu sayede kadın kendi ayaklarının üzerinde durabiliyor. Kendi ideallerini, kendi hayallerini gerçekleştirebiliyor. Ama modern hayatta bu ibre nerelere doğru kaydı? Kadının bayağı dişil tarafını bıraktı. Biz bir yere geldik. Şimdi eril ve dişili biraz daha açacağım. Eril tarafımızda mesela ne var? Bağımsızlık eril tarafımızda. Dişil tarafımızda ne var? Dayanışma ve işbirliği. Mantık, rasyonel düşünme erir taraftan. Dişil tarafta ise duygular var. Sezgileri dinlemek var. Erir tarafa başka bir örnek sonuç odaklılık. Çok kıymetli sonuç odaklılık. Ama dişil tarafın içerisinde de süreç odaklılık var. Anda kalmak var. Dişil anda kalır. O anın hazdı, keyfi ya da acısı içinde kalabilir. Erir taraf ise ne yapar? geleceğe yönelik, hedefe yönelik planlar yapar. Şimdi biz dişi tarafımızı unutup erir tarafımızı pekiştirdikçe iş hayatında başarılı olmak için onun öncesinde de okul hayatında başarılı olmak için biz giderek erirleşiyoruz ve ilişkiler içerisinde de bir erkekmişçisine var olabiliyoruz. O okul hayatında ve iş hayatında geliştirdiğimiz parçalarla ilişkin içinde de var oluyoruz maalesef.
Evet.
Peki ne yapacağız diyorsun?
Ne yapacaksınız?
Ne yapacaksınız? Sorumluluk. O zaman sizde dede. Şimdi kadınlar erilleşirken erkeklerde ne oldu? Şimdi biraz da bundan bahsedelim.
Edelim.
Kadınlar erilleşince erkeğe aslında iki tane rol kalıyor. Erkek de ya eril bir şekilde gelecek ve orada baya bir çalışma yaşanacak ki belli bir seviyede modernleşmiş, yani iyi okuduysa, daha böyle kalburüstü bir kariyeri varsa erkeğin, bu yöntemi çok da tercih etmiyor. Onun yerine dişilleşiyor erkek. Dişilleşmek ne demek? Yani kendi o eril gücünden vazgeçiyor ilişkin içinde. Ki benim iş hayatımda gayet eril, işte senin gibi kendi şirketini kurmuş ya da bir şirkette CEO olarak çalışıyor ama evin içerisinde Ben bilmem, karım bilir diyor erkek. Durumu tanıdık mı?
Çok.
Çok değil mi? Yani bizim çevremizdeki aslında birçok kadın eriğin, birçok erkek de ışığı.
Evet. Bu bahsettiğim evliliklerin veya birlikteliklerin çok çok büyük bir kısmında var.
Evet. Çoğu evlilik öyle. Benim evliliğim de öyleydi. Hani kitapta da bunu yazdım. David Deida, bu kanalda da çok bahsettim David Deida kitaplarından. David Deida buna ikinci seviye ilişkiliyor. 50'ye 50 ilişkiliyor. 50'ye 50 ilişkide kadının da erkeğin de kariyeri var ve evin içerisinde 50'ye 50 yani sorumlulukların bayağı paylaşıldığı bir iş ortaklığının olduğu ama tutkunun haliyle olmadığı 50'ye 50 ilişkileri yaşıyoruz modern toplumda çoğunlukla.
Erkekler bu daha çok erilleşmeyi nasıl yapacaklarını bilmiyor olabilirler ve şaşırıyor olabilirler. Mesela daha maskülen mi olacak? Daha sözlü söz bir insan mı olacak? Daha çok masaya vuran bir insan mı olacak? Daha gür sesli mi olacak? Daha ben böyle istiyorum deyip maço mu olacak?
Kadın pilavımı getir mi diyecek.
Kadın pilavımı getir deyip bir yol mu izleyecek? Haddini bildiren bir pozisyon oturup durması seneler sürüyor.
Seneler sürüyor evet. Şimdi bizim aslında ilişkinin içerisindeki kadın ve erkek olarak üçüncü seviye ilişkiye geçmeniz gerekiyor. Üçüncü seviye ilişki, ilişkinin içerisinde kadının dişi bir role geçtiği, erkeğin de eri bir role geçtiği ilişki. Şimdi burada kadına da görev düşüyor, erkeğe de görev düşüyor. Bu arada ben şuna inanan bir insanım ve bayağı onu deneyimliyorum da Hem eğitim katılımcılarımda hem de danışanlarımda. Karşınızdakinin çalışmasına bile gerek yok. Sen zaten eril bir yere geldiğinde karşındaki kadın dişilleşiyor. Eğer bir kadın olarak bu videoyu seyrediyorsan sen dişilleştiğinde erkek erilleşiyor. Bu videoyu seyrediyorsan şundan emin olabilirsin. İlişkideki karşı tarafa sorumluluğu aslında vermene gerek yok. Sen kendi üzerinde çalıştığında, kendi dişiliğine ya da evliliğine sahip çıktığında ilişki zaten dönüşecek.
Burada erkeği bocalattıran bir durum var. Kadın eğer eve erkek olarak girerse, ama bir hafta evvel dişil olarak girmiş bir kadın var. Erkek o gün o anda ne yapacağını şaşırıyor ve belki de erkekliğine
Şimdi kadın o tarz duygularla içeriye girdiği zaman senin öncelikle bir kendini sakinleştirmen, sakin olman gerekiyor. Yani erkek aslında kadının duygularını taşıdıkça o ilişki büyür, gelişir ve ancak o şekilde o ilişkideki tutku ve cinsellik devam edebilir. Bir kadın duygularını taşıyabilen bir erkek gördüğü zaman kendini güvende hissedeceği için Güvende hissetmek zaten bir tutkunun ve cinselliğin baş şartı kadında. Ancak oradan sen tutkulu bir ilişkiye devam edebiliyorsun. O yüzden içinizden gelen o çemkirme isteği olabilir. Kadınla böyle bir erkek arkadaşınla olduğu gibi kavga etme dürtüsü olabilir. Ya da kadınla dalga geçme, onun canını yakma gibi dürtüler olabilir. Bunu yapmıyoruz. Onun yerine Önce bir kendimizi sakinleştirip bir kral enerjisine getiriyoruz. Ve sonra o kadının duygularına alan açtığınız bir yere gelmeniz gerekiyor. Ama oraya geçmeden önce bu söylediklerim sana nasıl geldi diye bir sormak istiyorum. Hem sana hem de bayağı bir soru topladın ya. O farklı erkeklerin de bakış açısını düşündüğünde bu söylediklerim nasıl geliyor erkeklere?
Ben bunu bir erkeğe çok daha kısa anlatabilirim.
O zaman anlat. Erkeklerin dilinden şimdi anlatacak.
Çok uzun zamandır futbol izlemiyorum ama iyi futbolcuların yapabildiği bir şey vardır. Eğer takım arkadaşı çok hızlı bir şekilde eğer ona topu atarsa çok şiddetli atarsa iyi futbolcular zıplar topu göğsüne basar böyle devam eder. Senin söylediğin eğer bir kadın yani partneri çok hızlı bir top attıysa yani eve eril bir şekilde girdiyse bir kralın bu eril enerjiyi havaya zıplayıp böyle bir göğsüne alıp yeri indirip o eril enerjiyi o kral ayaklarının altında böyle bir tutup onu tekrar kadından yükseltmesi gerekiyor.
Evet. Bu arada benim anlattığım bu kadının duygularını aslında bir erkek karşılamalı ona alan açmalıyla Kastettiğim de bu. Şimdi daha somut örneklerle gidelim. Ben eskiden duygularımı bastıran eril bir kadın olduğum için eve geldiğimde mesela öfkeli ya da kaygılı olduğumu bile fark edemiyordum. Ve bunu fark etmediğim için de en ufak bir konu mevzusu basit olduğunda biz çok kavga eden bir çift değildik. Daha böyle birbirimizi duvar ören bir çifttik. Mesela bir şey oluyor, ben bir laf ediyorum, eşimin canı sıkılıyor ve biz orada böyle birbirimizden bir kopuş yaşardık. Şimdi ben artık tabii duygularının farkında olan bir kadınım ve sevgili eşime ondan ne beklediğimi çok daha açık söylüyorum. kendi içindeki Afrodit'e sahip çıkan bir kadının da geldiği nokta bu oluyor. Şimdi siz şu anda Afrodit'ini yaşamayan, Afrodit'ten yayın yapmayan bir kadınla beraber olabilirsiniz. Ve o kadın, ben şu anda öfkeliyim, eve bir öfkeyle geldim, o yüzden arıza çıkarmaya ne ilim var demeyebilir size. Öfkeliyim, şu an bana sarıl. demeyebilir. Öfkeliyim, yalnız kalmaya ihtiyacım var. Bana çok da dokunmazsan daha iyi demeyebilir. Sen anlayacaksın. Yani sen kadın içeri girdiğinde zaten o enerjiden onu hissettin sen orada bir konu olduğunu. Diyeceksin ki neyin var? Oturup konuşmak ister misin? Ve kadın anlattığında da esas önemli bir noktaya geliyoruz. Kadın anlattığında oradaki sorunu neyse, duyguları neyse onu Kadının istediği şekilde dinleyeceksin. Ne demek kadının istediği şekilde dinlemek sence? Senin bu kadında aslında baya bir şeyin var. Deneyimin var. Baya konuştuğumuz konulardan Levent'le.
Evet.
Kadını dinleme konusu sende nasıl oldu, nasıl gelişti diye sen aslında devam etsen belki çok daha güzel olacak izleyicilerimiz için. Bak beni dinlememiş. Burada dinleme konusunda şey diye çıkarıyoruz.
Aklıma güzel bir şey geldi.
Bunları yayınlayacağız yalnız. Bunları yayınlayalım.
Onu söyleyeceğimi nasıl söyleyeceğimi hazırlarken falan.
Bak bu çok güzel bir örnek oldu. Çünkü tam dinlemeden bahsediyorduk ya. İşte şu an Levent'in düştüğü tuzağa mesela düşmeyin. Bir sonra söylemek istediğiniz şeyi söylemek için dinlemeyin kadınları. Tabii ki her zaman %100 birbirimizi dinlemek gibi bir durumda değiliz yani. Başka şeyler işte düşündüğümüz anlar da oluyor. Orada şunu yapmaya aslında gerek yok. Yani kadın sinirlenebilir mesela sana öyle dinlemediğinde. Orada Ben aslında dinliyordum falan mesela. Yapmayın. Onun yerine, ya üzgünüm ama seni demin dinleyemedim. Tekrar anlatır mısın diyebilirsiniz mesela. Bunu dediğinizde zaten yerkenleri suya inecektir.
Veya şartelleri atacaktır.
Eğer çok yapıyorsanız onu şarteller atabilir. Şimdi mesela neler yapmıyoruz? Bu örnekte olduğu gibi. Ben ne söylemeliyim? Yapmak değil. Baya bağlantıda olup onun söylediklerine Dinlemek ve bunu kafada bir çözüm oluşturmadan dinlemek. Şimdi bizim evli tarafımız her zaman sonuç odaklı dedik ya çözüm üretmeye yönelik çalışıyor. Yani bir kadın sana bir sorunuyla geldiğinde sen ona çözüm söylüyorsun muhtemelen ve o çözümleri çoğunlukla kadının aslında gıcık olduğunu da görerek erkekler yapmaya devam ediyor. Doğru muyum?
Doğru. Ben şimdi cevabımı vereyim. Bir defa kadını bir dinlerim. Tamamen bir dinlemesini bitirtirim. Ondan sonra ya onu yemeğe çıkartırım. Veyahut da o noktada onu uzaklaştıracak başka bir eğilime girişirim. Gel derim gel seninle güzel bir film izleyelim. Veyahut da sana çay yaptım. Senle gel beraber güzel bir kahve içelim, çay içelim veya pasta yiyelim.
Burada çözüme yine gidiyor da gördüğünüz gibi.
Ama dolaylı.
Ama dolaylı ve önce bir dinlemenin akabinde gidiyor. Ve kadına soruyor hani böyle mi yapalım şöyle mi yapalım diye. iş hayatındaki problemleri o anda çözmeye yönelik bir davranışın yok. İşte olması gereken de bu. Sen orada kadının duygularını bu şekilde karşılayabildiğin sürece kadın sana daha kalbini aslında açabiliyor. Yani diyor ki ben duygularımı anlatıyorum, dinliyorum ve beni rahat hissettirecek, iyi hissettirecek eylemlerle geliyor bana. O zaman giderek kadın böyle yavaş yavaş kalbini açmaya başlıyor sana. Kalbini açmak demek aynı zamanda işte ilişkideki tutkunun temelinde de duygular var. O duygularını yaşayan kadın da ilişkideki tutkunun ve güzel bir cinselliğin aslında temeli. Şimdi burada biz yine erkek sorduğu için ben erkeklerin yapması gerekeni anlatıyorum. Genelde kadınların ne yapması gerektiğini de bir kadın sararsa anlatıyorum çünkü ben de Kim soruyorsa sen kendini değiştirip dönüştüreceksin esas. O yüzden evet her konu sizin içinizde. Şimdi bu videoyu şöyle bağlayacağım. Erkek gibi hissettirmiyor kadınlar bizi idi konumuz.
Evet.
Erkek gibi hissettirmiyorsan sen önce eril taraftan kadına davranacaksın. Kadın eril taraftan sen davrandıkça demin anlattığım o kalbini açacak. Duygulara girecek. Daha senin yanında erilden dişile geçebilecek. Ve dişile geçen kadın da haliyle sana erkek gibi hissettirecek.
Evet. Acı ama gerçek. Gülen indirdikleri her şeyi onaylıyorum.
Şimdi bu video kadın sende, erkek sende, sende bir sürü itiraz tetiklemiş olabilir. Ya da sorular tetiklemiş olabilir. Ya da, evet ya, bak bunu yaptım, böyle oldu. Demek ki burada Gülen'in ve Levant'ın anlattığı şeyleri daha böyle bilinçli bir şekilde uygulamaya ihtiyacın var gibi bir yere de gitmiş olabilirsin. Sen de her ne uyandıysa bunu yorumlara yazıp bizimle paylaş lütfen. Ve bu videoyu beğendiysen lütfen beğen butonuna bas. Kanalımıza da abone ol ki bu videoları şevkle çekmeye devam edelim.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









