ERKEKLER SORUYOR: KADINLARA NASIL YAKLAŞILIR?

Bu video, Gülen Gündüz Yılmaz'ın sunumuyla, Levent adlı bir konukla birlikte, Türkiye'deki erkeklerin kadınlara yaklaşma konusundaki temel sorunlarını ve bu sorunların kültürel, psikolojik ve sosyal kökenlerini tartışıyor. Konuşma, erkeklerin "kral/prens" metaforu üzerinden özgüven, sorumluluk ve enerji kazanma ihtiyacını vurgularken, kadınların güvenlik kaygıları, korku deneyimleri ve toplumsal beklentileri üzerine de derinlemesine bir bakış sunuyor. İçerik, asansör, kafe gibi günlük ortamlar için pratik yaklaşım taktikleri, kadınların duygusal sinyallerini okuma, aşırı agresif davranmaktan kaçınma, samimiyet ve doğru enerjiyle iletişim kurma gibi öneriler içeriyor. Ayrıca, erkeklerin kendi içsel korkularını tanıması, rakip erkek algısı, modern erkeğin kimlik krizi ve "kral enerjisi"ne ulaşmanın ilişki dinamiklerini nasıl değiştirebileceği üzerine metaforik bir çerçeve sunuluyor. Video, izleyicileri bu kavramları deneyimleyerek uygulamaya davet ediyor ve gelecekteki videolarda daha fazla konuya değinileceğini belirtiyor.
Chapters
Büyük sorunlarımız var çünkü. Ve bunları izliyoruz. Söylemiyoruz. Çünkü söylersek erkek olamayacakmışız gibi hissediyoruz. Erkek sorunsuzdur.
Ve erkeklerin alabileceği sorumluluklar ne? Biraz bunlardan bahsedelim istersen.
Başka bir baskı daha var. Kaderimiz var. Diğer erkekler. En büyük problemimiz bir erkeğin...
Türk kadınlarına yaklaşmak zor. Yabancı kadınlara yaklaşmak daha kolay gibi bir...
Bir sürü deneme sonucunda birçok erkeğin ortak kanıya vardığı bir mevzu.
Erkeklerin de sorumluluğu kalması gerekiyor. Kadınların da sorumluluğu kalması gerekiyor. Yani gidiyor, kadının üzerine geliyor ve özdeşleşmemek için çekiliyor modern erkek. Ve o da eril bir davranış değil, dişil bir davranış aslında.
Ne yapalım yani?
Hepinize merhaba. Yeni bir formatla karşınızdayız. Formatımızın adı Erkekler Soruyor. Burada Levant bayağı bir çalışma yapmış. Bayağı bir erkek arkadaşlarıyla konuşmuş. Şimdi o soruları... Cevaplayacağım bu yeni formatımızdan.
Çok teşekkür ederim ilk önce. Büyük sorunlarımız var çünkü. Ve bunları gizliyoruz. Söylemiyoruz. Çünkü söylersek erkek olamayacakmışız gibi hissediyoruz. Erkek sorunsuzdur. Öyle kral gibi hissede ya kendini. O yüzden gizli. Söylemez. Erkekler arasında bile sorunuymuş gibi düşünmeye başladım. İş hayatında veyahut da bir akademisyen bir şey oluştururken belki bir sanatçının bile en büyük sorunu ilişkisi. Sorunları nasıl çözeriz diye birine geldiğimde ise o herhalde bir yıllık muhteşem bir eğitimi süreciyle beni Bunu sadece benimle kalmasını istemedim. Tüm her cinslerinde bu işin çözülmesi için bir şeyler yapılması gerektiğini düşündüm. O yüzden bu videonun çekimine herhalde beraber karar verdik.
Şimdi biz Levant'le dün konuştuğumuzda bana böyle bir sorulardan hafif böyle ipuçları verdi. Ben de dedim ki onları böyle bir gruplayalım. Erkeklerin kadınlara yaklaşamaması, kadınların kendine o kadar da yaklaştırmaması birçok sorunun ortak temasını oluşturuyordu. O yüzden o sorulardan başlayalım Levent'cim.
Evet, en büyük problemimiz erkeğin bir kadına yaklaşamaması. Yaklaşmayı bilmemesi farklı bir şey. Bir de yaklaşamaması diye başka bir mevzumuz daha var. Yani bu kadar büyük bir duvarla niye mücadele etmek zorunda Türk erkeği bilmiyorum. Gerçekten de böyle.
Şimdi şöyle bir varsayım var benim anladığım. Türkiye'de yaşayan çoğu erkeğin şöyle bir varsayımı var. Türk kadınlarına yaklaşmak zor. Yabancı kadınlara yaklaşmak daha kolay gibi bir aslında varsayımımız var. Önce bu varsayımı mı biraz incelesek?
İnceleyelim. Varsayım değil.
Varsayım değil.
Bir sürü deneme sonucunda birçok erkeğin ortak kanıya vardığı bir mevzu. Yani asansöre girdiğinizde bile günaydın dediğinizde böyle kırıyor. Bu bile kadınlara yanaşmak kolay değildir, gün içerisinde size yavaş yavaş yedirmeye başlıyor. Bu bir yerden sonra artık kadınların da problemi olmaya başlıyor. Hayatınızın erkeği size gelemiyorsa siz onu nasıl bulacaksınız?
Burada kadınlara laf sokmaya başladılar. Burada onu durdurup erkekler bu konuda ne yapmalı diye önce oradan başlayalım mı? Çünkü burada tabii ki Erkeklerin de sorumluluk alması gerekiyor. Kadınların da sorumluluk alması gerekiyor. Ve erkeklerin alabileceği sorumluluklar ne? Biraz bunlardan bahsedelim istersen.
Okey.
İstemedin. Sorumluluk almak istemedin.
Yok hayır. Sorumluluk almak istemiyorum. Zaten bu mevzuları bir kadından öğrenebileceğimizi biliyoruz. Zaten ilk öğretmenim annemdi. Hatta bir erkekten öğrenmeyi de hiç istemem. Yani bir erkek bana kadını nasıl anlatabilir ki? Ama bir kadın bana kadını anlatır. ve alışkanız. Problem yok.
Harika. O zaman şimdi bu varsayımlara bir girelim. İki tane söylemek istediğim bir şey var aslında. Bizim ilişkide çektiğimiz insanı bizim frekansımız belirliyor. Yani bu şu demek. Ben daha yabancı erkekler ya da yabancı kadınlarla daha rahat bir ilişki yaşayacağıma inanıyorsam bunu Türkiye'de Türk bir insanla yaşama ihtimalim otomatik olarak düşünüyor. Şimdi diyeceksiniz ki bu böyle çok mistik bir şey mi? Hayır, mistik bir şeyden bahsetmiyorum. Yabancı erkekle ya da kadınla daha güzel bir ilişki yaşayabilirim varsayımımız. Kadınlarda da var bu arada. Erkeklerde de var. Ve o varsayımı bizim aslında daha önce Türk erkeğiyle ya da Türk kadınıyla yaşadığımız deneyimler belirliyor. Ve bu deneyimler de özellikle biz işte daha çocukluk, daha blue çağındayken Onun tarafından reddedildiysen ki o kız çocuğu da aslında baya bir anne tarafından, baba tarafından ve toplum tarafından kendine sakınması erkeklerden gerektiğiyle ilgili bir sürü inanışla büyütülüyor. Sen de o yaşlarda kızlarla, kadınlarla deneyim yaşamaya başladığında sürekli böyle kendine sakınan, koruyan birisini görüyorsun. Şimdi bu deneyimini doğrulayan deneyimlerde yaşıyorsun. Bu deneyimini doğrulamayan deneyimlerde belki yaşayacaksın ama yaşamaya çok da bünye izin vermiyor. Peki ne yapmak lazım? Burada farklı deneyim yaratacak eylemler içine aslında girmen lazım.
Farklı deneyim?
Evet.
Onu yaratmak o kadar kolay değil. Nasıl yaratabiliriz onu?
Şimdi farklı deneyimler nasıl yaratabiliriz? İlle de bir kadının yanına gidip, senin daha ulaşılabilir gördüğün bir kadınla bir deneyim yaşaman aslında gerekmiyor. Daha ulaşılabilir gördüğün kadınları gözlemleyerek bile bu inançlarını değiştirmeye başlayabilirsin. Yani kadınların hep ulaşılmaz olduğuyla ilgili ve topluyorsun ya, ulaşılabilir Türk kadınlarının olduğuyla ilgili de. Nasıl geliyor kulağa?
Anlamadım. Anlamlandıramadım da. Ben daha basitten gidelim istiyorum. Aslında biz erkeklerin problemi çok primitif. Basit yani. O soruların cevabını istiyorum ben. Ne yapalım yani? Asansöre girdim. Güzel bir yüz ifadesiyle günaydın dedim. Ve karşı taraftan bir cevap yok. Yani daha ne yapabilirim ki ben? Karşı tarafın hiçbir sorunu yok.
Şimdi erkeklerin anlaması gereken en önemli nokta bizim korkuyor, sizden çok daha fazla hissediyor olmamız. Sen en son ne zaman korku hissettin mesela, hatırlıyor musun? En son ne zaman korktun?
Hatırlamıyorum.
Hatırlamıyorsun değil mi? Şimdi bir kadına Sorarsan, en son ne zaman korku hissettin diye, özellikle de duygularını bastırmayan bir kadınsa, sana böyle çok yakından bir örnek verecektir. Ben mesela söyleyeyim sana, böyle çok da değil, birkaç gün önce böyle yolda yürürken sanki arkamdan böyle bir şey geliyormuş gibi. hissettim ve arkama doğru şöyle bir döndüm. Bu arada korkuyu çok büyük yaşaman da gerekmiyor. Böyle küçük küçük anlarla biz kadınlar korku yaşıyoruz. Ya da sevgilimiz araba kullanırken öne birisi böyle atladığında biz yani erkek orada farklı bir duyguya girebiliyor. Biz bayağı korku hissediyoruz. Yani biyolojik yapımız da öyle. Özellikle Türkiye gibi bir ülkede yaşıyorsan bu deneyimin yani korkmanı sağlayacak da Çok da verimiz var üstelik elimizde. Bu bilgisayar nasıl geldi? Çok da aslında bilmediğiniz bir şey de değil, değil mi?
Bilgi, yani şaşırttı. Hiç bu kadar da hani kadının korktuğunu düşünmüyordum. Korkusuz gibi duruyorlar yalnız bugünümüz kadınları yani.
Evet, öyle gibi duruyorlar.
Yani hiç böyle korkuyor, böyle bir muhtaçmış gibi görünmüyorlar.
Görünmüyoruz.
Biz de düşünmüyoruz yani.
Valla ben de korktuğumu şu anda böyle YouTube'da falan Çok rahatça söylüyorum gibi görünüyor ama çok değil yani. Bundan 5-6 sene önce ben korku duygumun bile o kadar farkında değildim. Ne oluyordu korkunca? Onu daha böyle kızgınlık ya da kontrol etme çabalarıyla dışa vuruyordum. Modern kadın evet korkusunu dışa vurmuyor, duygularını da o kadar dışa vurmuyor. Çünkü modern kadın ancak daha duygusuz, daha eril bir yerden dünyada var olabiliyor. Ama bu korkmadığımız anlamına gelmiyor. Peki biz neden korkuyoruz biyolojik olarak? Çünkü korku aslında çok evrime hizmet eden bir duygu. Korktuğunda hemen çocuklarını koruma altına alabiliyorsun. Şimdi biyolojik olarak öyle bir korku bize hizmet ediyor. O yüzden daha çok korku hissediyoruz. Bir yandan da kadınlar tüm dünyada hala tacize uğruyorlar, tecavüze uğruyorlar. Baya bir şiddete de maruz kalıyorlar. O yüzden bizim o korku duygusu da sürekli orada okuduğumuz belliyle, burada yaşadığımız deneyimlerle giderek pekişiyor. O yüzden onu anlarsak yani kadının aslında güven ihtiyacını karşılayamadığı için öyle davrandığını anlarsak zannediyorum bu ilk aşamayı yani erkeklerin kadınları anlamasındaki o ilk aşamayı tamamlayabiliriz. Ne dersin?
Anladım. Yani ortamda zaten tanışabileceğim bir kadın benim hızlı bir şekilde reaksiyon almayla ilgili hızlı davranmalarım onu ürkütebilir. Hatta bir keresinde bir kadın bana demişti ki o kadar girişken davranıyorsun ki bu beni ürküttü. Yani herhalde sadece bana değil belki başkalarına da bu kadar girişken, bu kadar iyi olmamalı diye de düşünülüyor olabilir. Fakat çok hoşlandığın bir kadına kaçırmak istemezsin.
Evet şimdi oradaki ince denge ne? Çünkü hem girişken olman gerekiyor Aynı zamanda da öyle hızlı bir şekilde geldiğinde, o güven duygusu kadında oluşmadan geldiğinde de otomatik olarak zaten o duvarları örüyor kadın şiddete uğramamak için. Bir de şunun altını tekrar vurgulamak istiyorum. Belli bir yaşa gelmiş yani böyle 30-35-40 yaşlarındaki kadınların hepsi, çok iddialı konuşuyorum ama cinsel olarak bir tacizle karşılaşmışlardır Türkiye'de.
Evet, ben de biliyorum.
Yani bu da başka bir gerçek. İster tanımadığınız bir kadına yaklaşırken, ister hayatınızda uzun süredir beraber olduğunuz bir sevginiz, bir eşiniz olsun. Bu gerçeği de aklından çıkarmaması gerekiyor erkeklerin.
Başka bir baskı daha var bizde. Rakiplerimiz var. Diğer erkekler. Bu da bizi birazcık hızlı olmaya, elimizi çabuk tutmaya itiyor. Birçok erkeğin elini çabuk tutmadığı için. kaçırdığı bir sürü kadın vardır.
Evet.
Veyahut da büyük bir platonik aşk oluşmuş olabilir.
Evet. Şimdi orada erkeğin yapması gereken aslında kendine güvenmek. Kendine güvenmek şimdi çok büyük bir laf. Bu videoyu seyreden bir sürü insan da ben kendime güveniyorum ki diyebilir. Ama orada seni acele ettirten şey yani o kadının duygularını okumadığın acele ettirten şey aslında kaçırır mıyım şeklindeki düşüncem. Oradaki güvenme
Kadın okuyor.
Ve o telaşlı kadın okuyor. Ve o telaşlılık durumu kadın içinde büyük bir şey aslında. Yani çekimi şöyle bir yere aşağı böyle indiren bir şey.
Yani bu işi bilmiyoryu anlıyor kadın.
Sarnof evet. Bu değil diyor yani bunda güven yok ki diyor. Bana kendimi güvende hissettirecek diyor.
Kadın kralını arıyor.
Kadın kralını arıyor evet.
O zaman bir erkek nasıl kral olur?
Bir erkek nasıl kral olur? Bu seni güldürdü değil mi? Çünkü gücünü eline aldın. Ben kral olursam olay çözülecek. Levat gülmeye devam ediyordu. Çünkü gücü eline almıştı. Kral olursan kraliçelerin geleceğini anlamıştı.
Evet. Çünkü kralın böyle problemleri olmaz.
Değil mi? Evet. Plans mı olmak istiyorsun? Kral mı olmak istiyorsun? Ve seninle de konuştuğumuz aslında modern erkeğin çok büyük bir problemi bu. O plastikten Krallığa geçiş ritüelleri yok modern toplumda. Belki ondan da biraz bahsederiz başka bir videoda. O kral olma gücüne eriştiğin zaman ki kral olmanın yaşı yok sevgili izleyicilerimiz. 20 yaşında da 25 yaşında da o kral enerjisine girebilirsin. O kral enerjisine girdiğinde zaten o böyle bir magnet gibi kendine kadınları çekecektir.
Evet senin de yaptığımız çalışmalı. daha çekici geliyordu ama uzun yıllar prensipte durmanın kötü bir şey olduğunu çalışma sonrasında anlamıştım. Kral olamayan bir prens olmaz. Olmamalı.
Prensliğin avantajları var. Prenses olmanın avantajları olduğu gibi hayatındaki bir sürü konuyla ilgili başkalarından mesela beklemek, tam olarak gücünü böyle eline alamamak, Bu arada tam olarak gücünü eline alamamak falan diyorum ama sanmayın ki Levent böyle ipsiz sapsız bir insan. Gayet senelerdir kendi işini yapan bir yazılım şirketi sahibi Levent. Yani burada bahsettiğimiz şey kendi potansiyeline kadar gerçekleştiriyorsun. Ondan bahsediyoruz. Yani sen hangi seviyede olursan ol şirket sahibi ya da başarılı bir kariyerin olsa da gerçekten o kral enerjisine girdiğinde hayatını Harcamayalım. Yoksa kendisi kariyerinde başarılı, yakışıklı bir insan gördüğünüz gibi.
Tamam, krallığı anladım. Ama her şeyi çözmüyor bence. Şöyle bir örnek vereceğim sana. Aynı stede asansöre biniyorum. Bir kızla karşılaşıyorum. Bir, iki, üç. Günaydın diyorum, alıyor. Çok hoşlanıyorum yani. Bir şekilde benim onunla muhakkak kahve içmem veya tanışmam lazım. Dördüncü kez asansörde karşılaştık. Günaydın dedim, günaydın dedi. Devam.
Devamını nasıl yapacağız? Şimdi bak orada ilk başta şeyden alacağım. Benim onunla tanışmam lazım var ya. O lazım kafasında bir sorun var. İlk onu bir konuşalım. Erkeğin ben bu kızı elde etmeliyim kafasıyla yaklaştığında neydi? Biz korkuyorduk ya. Oradaki o korkuyu tetikleyebilirsin. Ve güven duygusunu yaratamadığın için kız yine hop sana böyle bir duvar çekebilir.
Peki. Kadının hiçbir suçu yok. Bir örnek daha vereceğim.
Yok yok burada bitmedi. Burada bitmedi. Yapabileceklerin var. Yani bir lazım şeyinden çıkacaksın ama tanışmak istiyorsun. Oradaki o isteğine de sahip çıkacaksın. Yani geri çekilmeyeceksin. Çünkü geri çekildiğinde orada da aslında modern erkeğin öyle bir problemi de var. Böyle o agresif erkeklikle özdeşleşmemek için, yani gidiyor kadının üzerine geliyorla özdeşleşmemek için çekiliyor modern erkek. Ve o da eril bir davranış değil, dişil bir davranış aslında çekilmek. O yüzden çekilmeyeceksin. Ama lazım kafasıyla düşünmeden ben burada kendimce doğru bir şekilde davranayım. Oradan bu kadın bana cevap verirse ne kadar harika. Cevap vermezse de o da onun seçimidir gibi bir yerden geldiğinde o mentalite ile girdiğinde işe rengi işte çok değişiyor.
Bu dizisinde David'in tanışma şekli.
Bizim yaşımız belli olacak tabi.
David o konuda çok çok iyiydi. Çok rahattı, cooldu. Her şeyi handle edebilecek kapasite göre. Aynen öyle.
Her şey yani kadından gelen bir kendini kapamayla böyle küstürlüyorsan ya da aman be ben de sana şey yaptım diye. Dışından söylemen şart değil. O enerjiye büründüğünde işte orada küçük pranstik başlıyor. Yani kadından gelen her türlü davranışa onu kaldırabilecek olgunluk aslında. Seksiyle çekici olan.
Kral bu.
Kral bu. Peki şimdi mentalityyi oturttun. Gayet coolsun. Kadına yaklaşacaksın sonuçta. Orada telaşlı bir şekilde değil de cool bir şekilde konuşman lazım. Hep kadınlara söylediği bir şey var ya erkeklere. Ne söylediğin değil nasıl söylediğin önemli. O yüzden Burada şu kelimeyi söyledim, şu cümleyi söyledim, o cümle oldu olmadı gibi şeylere gidiyor aslında sol beynimiz. Bu cümle çalışmadı, bu cümle çalıştı diye. O cümleler değil. Önemli olan senin o cümleyi nasıl söylediğin.
Mühendislenişi baya zor.
Zor, evet. Ama şeyi bilebiliriz, ben bunu prans gibi mi söyledim yoksa ben bunu kral gibi mi konuştum şu anda bu kadınla diye. Yani bir pransın böyle zıpçıktığıyla, havardalığıyla mı? Yoksa böyle bir kralın o kendine güveni olduğunluğuyla mı konuşuyorsun? Oradan zannediyorum mühendisler de bir çıkartma yapabilir.
Mühendisler yanlış çıkartma yapabilir burada.
Yapabilir mi?
Çünkü kral dediğin zaman sakalları gür, elinde bir asa, oturan ve bekleyen ve hiçbir şey yapmayan birisiymiş gibi algılayabiliyoruz.
Evet.
Prens sanki bize ama siz diyorsunuz ki prensil kral olmanız gerekiyor. Bizim kafamızdaki kral yanlış.
Yani ben şöyle söyleyeyim şimdi mesela evli bir kadın olarak ve kocasını da seven bir kadın olarak birisi benim evli olduğumu anlamasa ve bir kral enerjisinde bana şöyle bir şey söylese kaç sabahtır size rastlıyorum çok güzelsiniz ve sizinle bir gün bir kahve içmeyi çok arzu ederim dese Yani orada o erkeğe böyle duvar örmek mesela içimden gelmez. Ha onunla kahve mi içeceğim? Yok içmem kahve muhtemelen. Çünkü orada başka bir kadın erkek ilişkisine dair bir onun ihtiyacı, bir özlemi var. Onu anladığım için kahve içmem. Ama derim ki ispatınız için çok teşekkür ederim. Belki başka bir zaman diyebilirim. Yani kabaca bir şekilde terslemem onu. Ama ne olsa kabaca terslerim. Off ya. falan gibi bir yerden geliyorsa iyice abartıyorum. Muhtemelen bu videoyu seyredenler bunu yapmıyorlardır. Ama bakın o da bir enerji şekli. Yani onu biz kadınlar okuyoruz, erkekler de okuyor bu arada. Yani herkes karşısındaki ne hissettiğiyle ilgili hepimizin radarları çok açık.
Açık, bayağı açık.
Yani o yüzden orada hangi enerjiyle neyi nasıl söylediğiniz önemli. Bir tüyo daha vereceğim. Hazır mısın?
Çok hazırım.
Şimdi kadını güvende hissettirmek önemli. Kadına iyi hissettirmek de çok önemli. Ve o güven ve bağlantının da bir parçası.
Bir de derseniz ki kadın olmak zor. Erkek olmak da kolay değil yalnız.
Erkek olmak da kolay değil. Ama şimdi bir de dersiniz ki kadın olmakta zor cümlesi mesela kral cümlesine prens cümlesine. Hemen buradan mesela minik test yapalım farkındalık.
Ya senin cevabın büyük ihtimalle prens cümlesidir.
Senin cevabın ne?
İkisi de söyleyebilir.
Şimdi bir kral enerjisine gir oradan bir söylesene.
Siz kadınlarda hep öyle söylersiniz.
Ne bu kral mı?
Kral mı?
Bu kralın şeyi olduğu öyle. Evet.
Teatralı oldu.
Teatralı değil mi? Daha karikatürize bir versiyonu gibi.
Yani kralın hiç sorunu yok mu? Kralın da sorunları olacak herhalde değil mi?
Bu arada erkeklerin sorunları olduğu bir gerçek ama şey cümlesi yani esas bizim sorunlarımız var tarzı bir cümle daha böyle işte ya ben atıma atlayıp çayırlarda koşmak istiyorum tarzı bir prans çok istiyorum.
Sizin sorunlarınızla mı uğraşacağım?
Evet. Bu vesileyle onu da altına çizmiş olalım. Bu arada yani bunları genelde daha böyle sıfır ya da bir gibi algılamak istiyoruz ya. Prens'tim, kral oldum falan. Öyle bir şey tabii ki yok. Hayatında zorlandığın zamanlarda yine prens'e bağlayabilirsin. Önemli olan prens'e düştüğünü fark edip oradan tekrar krala yükselmek.
Evet, güzel durum. Doğru.
Çok güzel bir şey oldu bu. Değil mi? Yani hayatının kadını sıfır sorunlu. O problem kadınlarda da var. Sıfır problemli erkek gelecek diye. Halbuki biz ilişkilerin içinde büyüyoruz ve gelişiyoruz. Yani bir ilişkinin içinde derinleşmeye kendine izin verirsen o zaman aslında bir erkek olarak büyüyorsun ya da bir kadın olarak büyüyorsun. Peki, bayağı da videoyu uzattık. Ne diyorsun? Kadınlara yaklaşma konusunda bayağı bir tüyolar verdik mi?
Verdin ama halen kafede... Yetmedi. Halen kafede tek başına oturup kitap okuyan bir kıza nasıl yaklaşacağım bilmiyorum.
Nasıl yaklaşacaksın kafede kitap okuyan bir kıza? Onun bir kere tamamen kitabına gömüldüğü bir anı değil. Çünkü korkabilir. Hani böyle ben dalmış kitap okuyorsam. Oradan bir erkek geldi, benim içimdeki korku duygusu canlandı. Öyle bir şey yapmayacağız. Etrafına baktığı ana yakalamaya çalışacaksın. Onu yapman gerekiyor.
Gözlerimle taciz eden pozisyonda olmamam da gerekiyor.
Evet, olmaman gerekiyor. O anı yakalamak için evrene güveneceksin. Ve o an yakaladın onu, ona iyi hissettirecek ve güvende hissettirecek bir cümle söyleyeceksin. İçinden geliyorsa, samimiyse evet söyleyebilirsin. Samimi değilsen, bu yine plastik bir hareket oldu. Samimi olman gerekiyor söylediğin şeyde. Ve amacının ne olduğuna dikkat et. Eğer amacın o kızı tavlamaksa, amacın ille de ondan telefon numarası almaksa, yani öyle bir amaç belirlediysen kendine, kadınlar tabii ki o amacı hissediyorlar ve yine kendilerini kapatıyorlar. Amacının o anda iki taraf içinde kendini iyi hissettirecek bir deneyim yaratmak olmalı. Ya çok basit. Ben bir süredir sizi seyrediyorum ve sakinliğinize hayran kaldım. Gözleriyle ilgili de bir şey söyleyebilirsin tabii ki. Ama böyle sakinliğinize baktım, okuduğunuz kitap dikkatimi çekti. Ya da ne okuduğunuzu merak ettim gibi. İçten gerçek, onunla diyalog kurmak amaçlı. bir cümle söylersen ve onu da kral enerjisinden söylersen ve orada dediğim gibi sadece o anki deneyime odaklanırsan işte telefon peşinde koşmadan bir sonraki adım peşinde koşmadan o zaman bakalım oradan o an nelere gibi olacak. Ne oldu bunu anlattığımda sende? Daha netleşti mi verdiğim örnek yoksa iyicene mi pulu oldu?
Yani hiç böyle uygulanabilirmişiz gibi gelmedi bana baya zor.
Onu uygulamana neden engel? Belki bir sonraki videoda da ondan bahsederiz. Çünkü bu videoda baya çok şeyden bahsettik. Başka konulardan da, başka videolardan bahsedelim diyorum.
Olur, bana uyar. Erkeklerin çok sorunu var.
Bu videoda biz baya çok konuya değindik. Bu videoların devamı gelecek. O devamında Biraz daha ayrıntılı bahsedeceğiz. Çünkü konuşulacak, gerçekten işlenecek konu zannediyorum. Bayağı derin. Bu video size hangi soruları ya da hangi itirazları tetiklediyse onu yorumlara yazmayı unutmayın. Aynı zamanda bu videodaki minik tiyoları denediyseniz yorumlara yine oradaki deneyimlerinizi yazabilirsiniz. Başka sorularınız varsa onları da lütfen Yorumlara yazın. Ki böylece daha çok kadın, daha çok erkeğe anlasın. Daha çok erkek de daha çok kadını anlasın. Bu videoyu beğendiyseniz lütfen beğen butonuna basın. Ve daha çok video çekelim istiyorsanız abone ola ve oradaki çana da basmayı sakın unutmayın.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









