ERKEKLERİN KADINLARDAN BEKLEDİĞİ EN ÖNEMLİ ŞEY / TAKDİR

In this conversational video, Gülen Gündüz Yılmaz and guest Levent discuss the central role of appreciation (takdir) in romantic, familial, and professional relationships. They argue that appreciation is a fundamental human need that builds trust and strengthens bonds. The host proposes practical exercises, most notably writing 100 personal appreciation statements, and encourages viewers to start giving appreciation to others—partners, family members, friends, and colleagues—without expecting immediate reciprocity. They explore how self‑appreciation enhances the ability to appreciate others, describe how a culture of appreciation can spread within teams and companies, and share anecdotal experiments with parents and children that illustrate the emotional impact of such practices. The dialogue emphasizes authenticity, gradual implementation, and the transformative potential of consistent appreciation in everyday life.
Chapters
Takdir edilmediğin bir eve kaç gün girebilirsin ya? Yani ve bir de takdir ihtiyacı biraz da şöyle oluşabilir. Ekstradan oluşabilir.
Bir de benim çok insana verdiğim bir ödev vardır. Onu da söyleyeyim mi?
Bizimki bir ödev değil değil mi?
Çok küçük bir ödev. Bu konuda gelişmek isteyen kişilere ben şöyle bir ödev veriyorum. Diyorum ki oturuyorsun ve 100 tane kendine takdir cümlesi yazıyorsun. O zaman ne yapacaksın? Babana takdir yapacak mısın?
Yapacağım tabii ki. Hatta arkadaşlarıma, sevgilime, herkese yapacağım yani.
100 tane takdir mi yazacaksın? Tam olarak ne yapacaksın?
Bir tane defter alırım diye düşünüyorum. O deftere yavaş yavaş yazarım. Ne olacak ki? İlla ki ben bunların hepsini ne bileyim 2 günde bitirmek zorunda değilim ki.
Merhaba ben Gülen.
Ben Levent.
Bugün erkeklerin kadınlardan beklediği en önemli şeyi açıklıyoruz. Erkeğinizi ve kadınınızı nasıl takdir edersiniz? Bu videoda bunlardan bahsederim. Ne oldu gülüyorsun? Kadını takdir etmek istemiyorum. O beni takdir edecek mi?
Hayır, ben şunu söylemek isteyecektim de takdir edilmediğin bir eve kaç gün girebilirsin ya? Yani ve bir de takdir ihtiyacı biraz da şöyle oluşabilir, ekstradan oluşabilir. Yerildiğin bir eve girebilirsin. Aman senin yaptığın da iş mi? Onu herkes yapıyor. Veya işte bilmem neleri duydun mu? Onlar Almanya'ya bilmem ne firmasına gitmiş. Bana ne ya? Onun da üstüne giden var. Onun da daha iyisini yapan. Bunun sonu yok. Ve ben evime geliyorum. Ev birazcık benim için ki bence herkes için biraz kale gibi bir yer. Yani dışarıda savaşmışsın. Dışarıda kılıç kalkanla dolaşmışsın. Artık evine giriyorsun. O evin içerisine yani şu kapıda bırakmak istiyorsun o kalkanını, kılıcını. Üstünü çıkartıp, şövalye elbisesini çıkartıp rahat etmek, güçlenmek, dinlenmek ve tekrar ertesi gün dışarıya çıkıp İşte savaşmakla ilgili güçlenmek istiyorsun.
Şimdi burada kadınların biliyorum aklına şu soru gelecek. Yani sen beni yeterince takdir ediyor musun ki ben seni takdir edeyim gibi bir soru. Bu videoyu seyreden kadınların aklına kesin gelecek Levent. Bununla ilgili ne söylemek istersin?
Birisinin bir yerde başlaması gerekiyor. Ben eşin şu tarafındayım. Ben başlayayım. Peki. Ben takdir etmeye başlayayım.
Evet, burada kim başlayacak? Bu videoyu seyreden kimse başlasa bence güzel olur. Çünkü o takdir ihtiyacı ilişkide karşılanmadığında o ilişkide zaten güven üzerine ilişkimizi inşa edemiyoruz. O yüzden bu videoyu seyrediyorsan takdire sen başla, o takdiri ilişkine sen getir diyeceğim. Bu arada bu ilişki iddia romantik ilişkimiz olmak zorunda değil. Her türlü ilişkiye takdiri sen getirmeyi seçebilirsin.
Bir yerde takdiri kesmek isteyebilirler. Eee yeter artık takdir ediyorum ediyorum ama karşılığını alamıyorum. Bana mesela hiç güçlü gelmiyor bu.
Bir de bu gerçek değil. Şimdi gerçekte olanı söyleyeyim. Gerçekte aslında bir insan, bir insanı takdir ettikçe insanlarda karşılıklılık diye çok önemli bir ihtiyaç vardır. Yani bu şöyledir. Sana birisi sürekli yemek getiriyorsa sen de ona mesela bir şeyler vermek istersin ya. Yani normal insan davranışı içerisinde bu arada bunu söylüyorum. Tıpkı bunun gibi ben seni takdir ediyorsam senin de beni o an olmasa bile ilişkinin içerisinde zamanla takdir edesin gelir. Bu arada dediğim gibi sırf romantik ilişkide de değil biz mesela takımlarda da eğer takdir kültürü yaygın değilse ne kadar iyi performans gösterirse göstersin o takım onu sürdürülebilir, kılamaz. O yüzden takdir kültürünü yaratmak aynı zamanda şirketler için de çok önemli. Ve ne oluyor? Birisi orada takdire başlayınca, şirketlerde de, o takdir kültürü inanılmaz bir şekilde yayılıyor. Sen aslında benim eğitimlerimden de biliyorsun. Orada misalen minik bir takdir çalışmasıyla başlatıyoruz günü. Sonra herkes birbirini bir takdir edesi geliyor. Değil mi? Gün içerisinde. Yani bu çok doğalında gelişen bir şey. O yüzden bu videoyu seyrederken ben takdir etsem de bizimki öküz hayatta da takdir etmez gibi varsayımlar canlanıyorsa evet bu da bir olasılık. Ama bu olasılığı yani kesin doğruymuş gibi kabul etmeyin. Bu olasılık genelde doğru aslında çıkmıyor. Şöyle örnekler de vereyim. Mesela hayatta takdir etmez denen insanlar mesela beni takdir ediyorlar. Neden? Çünkü ben de onları takdir ediyorum. Bunu da böyle düşünerek yapmıyoruz bu arada. Haa o beni takdir ediyor, ben de onu takdir edeyim falan gibi değil. Çok doğalında yapıyoruz aslında bunu.
Peki bu başkalarını takdir etmenin yolu ilk önce kendilerini takdir etmekten geçer deyip böyle ayna karşısında kendi kendilerine takdir pratikleri yaparak başkalarını takdir etme ile ilgili yeteneğini geliştirsinler mi? Öyle bir şey olabilir mi?
Kendini takdir etmekle, evet el ele gidiyor başkalarını takdir edebilme becerimiz. Mesela şey vardır ya, ''Ay ne güzel yemek yapmışsın ya, bu pilav harika olmuş.'' falan derim ben mesela birisine. O da der ki, ''Ay yok ya, iki dakikada şöyle bir kavuru verdim. Çok da güzel olmamış, bilmem nesi de eksik.'' falan. Yani orada mesela takdiri de alamıyor yani başkasının yaptığı takdiri. O nedenle kendini takdir etmek, başkasından takdiri alabilmek ve başkasına takdir verebilmek bunların hepsi çok el ele gidiyor. O yüzden kendini takdir etme pratiklere... Bilmiyorum ayna karşısında söylemek biraz zorlayıcı olabilir. Hani aynanın karşısına geçiyorum ve söylüyorum. Eğer yapabiliyorsun ama onu da yapabilirsin. O da bir stratejidir. Her gün üç tane kendini takdir yazabilirsin. Öyle bir 21 gün boyunca ya da 40 gün boyunca kendini takdir edebilirsin. Bir de benim çok insana verdiğim bir ödev vardır. Onu da söyleyeyim mi?
Gıcık bir ödev değil, değil mi?
Çok gıcık bir ödev. Bu konuda gelişmek isteyen kişilere ben şöyle bir ödev veriyorum. Diyorum ki oturuyorsun ve 100 tane kendine takdir cümlesi yazıyorsun.
Ben bunu hatırladım bir yerden.
Hatırladın ama yapmadın sen bunu değil mi? Yaptım.
Bana değil başkasına söylemiştim.
Ha başkasına mı söyledin?
Yüz tane mi bir tane?
Yüzünü ama nasıl öyle vuruşturdun? Evet. Neden yüz tane? Çünkü yüz tane cümle oturup yazdığında normalde aman o da bir şey mi ya? İki dakikada kavurup yaptım dediğin şeylerin bile takdir edilebilecek özellikler olduğunu anlıyorsun.
Evet.
Yani o 100 tane takdir cümlesi bulmak, ya evet ya bu da çok takdir edilesi bir şey aslında demeyi bize öğretiyor. Oradaki bakış açınızı değiştiriyor. O yüzden takdir konusunda şöyle bir önemli bir eşiği aşmak istiyorsanız ne olur bu 100 tane takdir cümlesini kendinize oturun yazın minik minik kağıtlara.
Tamam.
Karşındakine. Bu sevgilin olabilir, bu annen olabilir. Senin için önemli ve ilişkini gerçekten yeşertmek istediğin, büyütmek istediğin bir insan olsun. Sonra da o yüz takdir cümlesini ben Aykut'a mesela bir kavanoza koyup bunu vermiştim. Öyle paşa bahçeden can bir kavanoz almıştım. Onun üzerine böyle kırmızı kurdeleri vs. Ve yani benim kocam o kadar da böyle kolay ağlayan, duygularını o kadar da kolay gösteren bir insan değildir. Bayağı onu Okurken duygulanmıştı. Harika bir ilişkim olsa ben de yaparım ama öyle değil ki falan. Ben bunu ilişkimizin o kadar da iyi olmadığı bir dönemde yapmıştım. Bilişli bir seçimle. Ne oldu?
Babama yapsam acaba kaç tane çıkar diye düşündüm şu anda.
Evet, yapacak mısın babana?
Yapacağım. Yapmalıyım yani.
Vallahi?
Evet.
Gerçekten ilişki inanılmaz dönüşüyor. Bunu yapabiliriz.
Babam da bana yapsın.
Çok güzel. Hemen bu geliyor. Aykut bu arada bana yapmadı öyle bir şey. Otur 100 tane taktır yazmadı yani. O beklentiyle bu arada yapacaksanız gerçekten yapmayın. Ama ilişki dönüşüyor ve ilişki dönüştüğünde farklı şekillerde o takdiri karşıdan görüyorsun. Ama bu beklentiyle yapma. O zaman o çok gönülden yaptığın bir şey olmuyor aslında.
Şöyle sorayım, kendimle ilgili sorayım. Yapacağım bir de babama verecek miyim bunu? Vereyim mi?
Cidden mi sordun? Cidden sordum. Vermeyince içinde kalmıyor mu o takdirler?
Şimdi babam 1942 doğumlu olduğu için onları okurken, ya oğlum manyak mısın falan demesin bana.
Ya birincisi dese ne olur? Önemli olan senin orada kendini, babana olan verdiğin değeri nasıl ifade ettiğin değil mi? İkincisi de yine bu bir varsayım ya. Genelde öyle olmuyor. Genelde işte o kadar duygularını böyle dışarıda yaşamayan insanlar bile genelde bunu yaptığınızda Burada şu örnekten de bahsetmek istiyorum. Ben bu çalışmayı ebeveynlere yaptırdım birkaç defa. Çocuklar başka bir aktivite içerisindeyken biz ebeveynlerle takdir hazırladık. 10 tane falan da yanlış hatırlamıyorsam. Cam kavanoz değil, orada çeşitli kağıtlar vardı. Orada paketlemeler yaptılar böyle renkli renkli. Ebeveynlerden bayağı itiraz geldi bunu yaparken. İşte şöyle mi olur, böyle mi olur, bunun ne anlamı var gibi bir sürü itiraz geldi. Ben dedim ki hadi bir deneyelim ve bunu yapalım. Ve sonuç şöyle oldu. Çocuklar bayağı da uygulandı. İçlerinde o takdirle ve o paketle yastığının altına koyup aylarca o paketle uyuyan çocuklar bile oldu.
Çocuklar da böyle yaptıysa bizde de mutlaka bir şeyler yapacaktır.
Yapıyor. Bunu kendinize yapabilirsiniz, babanıza yapabilirsiniz, romantik ilişki içerisinde olduğunuz insana yapabilirsiniz. Bunu yaptığınızda ilişkiler yaşardığı için sen de bambaşka hissediyorsun. Yani o ebeveynlere yaptırdığım olayda bile biz hepimiz duygulandık. Oradaki çocuğu tanımıyorum ben, ebeveyni tanımıyorum. O an tanışmışım. Ama o kadar duygulu, o kadar hakiki bir ortam oluşuyor ki o duygu hepimizle bulaşıyor. O yüzden hani o aslında takdir verdiğinde karşı tarafa bir iyilik yapıyorsun da ben orada eksik kalıyorum gibi bir durum olmuyor. O ortamda bulunan herkes o güzel duygudan nasibini alıyor.
Bir de takdir edebilmek çok üst seviyede birinin yapabileceği bir şey. Yani veren el, alan elden üstündür diye bir laf vardır ya, takdirde bir ciddi bir veriş, hele bir de herkesin ortasında takdir edebilmek, hem iyi bir tespit yapabilmeyi, hem de herkesin ortasında bunu söyleyebilmeyi ve bir de herkesin ortasında takdir edilen Normalde mesela yalnızken takdir ettiğinde 2 hedone alıyorsa 10 hedone alacak. Yani daha da bir gururlandıracaksın onu. Belki de unutulmaz olacak.
Ben vermenin almadan daha üstün olduğuna inanmıyorum. Hatta hesap ödeme videosu çektim onunla ilgili Levent. O videoyu lütfen seyredin. Çünkü bu verme ve alma konusuyla ilgili gerçekten perspektifimizi başka bir taraftan alan baya güzel bir video. Çok da izlenen bir video oldu. Şuna katılıyorum öte yandan. Bizim bu becerileri geliştirmemiz bizi ruh olarak, insan olarak geliştirir. Bu da başka bir gerçeklik. Yani bunu vermek daha üstün diye yapmayalım. Bu becerimizi geliştirdiğimizde ben kendimi büyütebiliyorum, ilişkimi büyütebiliyorum. Ve bu çok güzel bir şey perspektifinden. Evet, dediğin gibi yapalım. Nasıl geldi sana bu?
Evet, iyi geldi.
O zaman ne yapacaksın? Babana takdir yapacak mısın?
Yapacağım tabii ki. Hatta arkadaşlarıma, size ilgili herkese yapacağım yani.
100 tane takdim yazacağım. Tam olarak ne yapacaksın?
Bir tane defter alırım diye düşünüyorum. O deftere yavaş yavaş yazarım. Ne olacak ki? İlla ki ben bunların hepsini iki günde bitirmek zorunda değilim ki. Birer sayfa açayım, yazmaya başlayayım. Aklıma geldikçe yazarım.
Evet. Mesela bu da çok güzel bir strateji. Ya sınırsız aslında strateji geliştirebiliyoruz sevgili canlar. Ve ne olur bu videonun başlığı erkeklerin istediği şeydi. Buradan sizi yakaladık. Sonra konuyu babaya takdire bağladık. Ama biz bunu planlamamıştık. Önemli olan takdir etmek, takdir etmek. Eğer bu videoyla ilgili ya da genel olarak bizim çektiğimiz videolarla ilgili takdirleriniz varsa onları da yorumlara alırız diyoruz. Hepinizi sevgiyle öpüyoruz.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









