In this Turkish leadership video from the "Lider Sensin" series, Ayşe Yazgan and Gülen Gündüz Yılmaz discuss the fundamentals of constructive feedback. They begin by expanding the concept of feedback beyond the professional sphere, describing it as a tool for healthy communication in any relationship. The speakers stress that the core of effective feedback is the intention to improve and bring the relationship closer, not to criticize or dominate. Before giving feedback, one must calm oneself and bring the heart to a state of peace. Feedback should be delivered one‑on‑one, after asking the other person’s permission, and it should focus on a single, specific issue without generalizations or multiple complaints. They differentiate constructive feedback from "haddini bildirme" (harsh criticism) and advise against the classic "sandwich" method of separating negative feedback with praise. Throughout, the dialogue emphasizes empathy, self‑reflection, and clear, respectful communication as the pillars of healthy, developmental feedback.
Chapters
Hayatı Koçvari Yaşamaya Dair paylaşımlarda bulunacağımız Lider Sensin farkındalık videolarıyla karşınızdayız.
Ben Gülen Gündüz Yılmaz.
Ben Ayşe Yazgan.
Bu hafta geri bildirimin esaslarını konuşacağımız videonuzla karşınızda olacağız.
İstersen geri bildirimle ne kastediyoruz, onunla başlayalım. Çünkü geri bildirim denince genelde sadece iş hayatında verilen, profesyonel, daha uzak bir şeymiş gibi geliyor. Günlük hayatımıza uzak bir şeymiş gibi geliyor.
Geri bildirim, bizim hayatımızda zorlandığımız durumlarda karşımızdakiyle sağlıklı iletişim kurma biçimimiz.
Evet, kim demiş olumsuzluk konuşmak kötüdür diye. İstersen geri bildirim ne işe yarar ve bu olumsuzluğu konuşmak ne işe yarar, onu da bir bahsedelim.
Evet. Hoşunuza gitmeyen bir durum oldu. Üzüldünüz, kızdınız, belki içiniz darlandı. Ve bunu karşınızdakini aslında konuşmak yerine içinize atıyorsunuz.
Evet, hem içimize attıklarımız zamanla içimiz yeteri kadar doluyor, hem de düdüklü tencere misali içimize ata ata biz onun hafif gazını almazsak sonra daha büyük patlamalar yaşıyor ya da beden dilimize yansıyor. Bu bir şekilde ilişkiye yansıyor.
Evet. O yüzden bizim hep söylediğiniz aslında şey, Biz ilişkide yeni başlasak bile yani bir saattir, iki saattir tanıştığımız birisine bile geri bildirim verebiliriz. Geri bildirimin öyle kocaman bir şey olmasına gerek yok. Yani sana bir geri bildirim vereceğim falan edasında aslında bunu yapmaya hiç gerek yok.
Geri bildirim ne değildir? çok fazla karıştırılan had bildirim olduğu zaman nasıl oluyor?
İşte haddini bildireyim olunca zaten karşımızdaki de onu almıyor. İlişkiyi de geliştirmek bir yana dursun çok daha kötüleştiren bir iletişim şekli oluyor.
Her şeyde olduğu gibi her işin başı niyet. Geri bildirimin esaslarında da ilk başta niyetimiz çok önemli. Yani dedik ya bu ilişkiyi geliştirici, yakınlaştırıcı bir şey. Dolayısıyla amacımız üzüm yemek mi, bağcı dövmek mi? O niyetimize bakmamız gerekiyor. Biz ona ne diyoruz?
Kalbimizi barışa getirmek.
Çok seviyoruz kalbimi barıştırmak.
Bu çok basit bir aslında kavram. Kalbinin barışta olup olmadığını çok kolayca bilebilirsin. Eğer kalbin barışta değilse bir insanla, o zaman önce kalbini barışa getireceksin ki o geri bildirimini gerçekten verebilirsin ve karşındaki de o geri bildirimi duyabilsin.
Peki kalbimizi nasıl barışa getireceğiz? O da çok bize gelen bir soru ya. Onu da burada açalım mı?
O insana sevdiğin özelliklerini düşünürsen, mesela benim için çok daha kolaylaştırıyor. Kalbini barışa getiriyor. Ama sonra ben geri bildirimi veriyorum tabii ki çünkü o kişiyi sevmeye devam etmek istiyorum. Yani özetle bir kalbini barışa getir, sakinleş. Şimdi bir sürü zaman diyoruz ki karşımızdaki beni duymuyor. Ben kaç defa geri bildirim verdim, beni anlamıyor.
Hocam söylüyoruz da bir şey değişmiyor.
Değişmiyor diyoruz. Bu sağlıklı geri bildirim verebilmek için, karşımızdakinin bizi duyması için, peki nedir bu sağlıklı geri bildirimin esasları?
Geri bildirimin 4 tane esası var. Her şeyin başı niyet diyoruz. Yani kısaca bacı dövmek mi istiyorsunuz, üzüm yemek mi istiyorsunuz?
Evet, ikinci esasımız da karşımızdakine teke tekte geri bildirim vermek. Kendinizden düşünebilirsiniz aslında. Herkesin ortasında verilen geri bildirimler genelde hoşumuza gitmiyor ya, o yüzden aynısını karşı tarafa da yapmayalım diyoruz. Ve mutlaka izin isteyelim. Belki o an bizi duymaya müsait değil o kişi. İzin isteyelim, ondan sonra geri bildirim verelim.
Evet, geri bildirim esaslarının üçüncüsü, genelleme yapmamak ve tek konu, geri bildirimimiz neyse tek konu konuşmak. Bununla neyi kastediyoruz? Geçmişe dönmeyin, 10 tane geri bildirimi aynı anda vermeyin, karşıdaki insanı o yükle boğmayın. Yani ben şundan da rahatsız oluyordum, şimdi bundan da rahatsız oluyorum. Hani öğrendim geri bildirimin esaslarını, hepsini birbirimden vereyim ben diye. Böyle bir şeyde duyulma ihtimaliniz karşınızdaki tarafından oldukça düşük.
Evet. Bir de eskiden verilen bir geri bildirim formülü vardı. Önce iyi bir şey söyle, sonra olumsuz geri bildirimi söyle, sonra onun üzerine tekrar olumluyu söyle. Bunu da yapmayın. Çünkü o zaman karışık mesajlar veriyoruz karşımızdakine ve bir sürü aslında insanda da şey beklentisi oluyor. Olumlu bir şey söylüyor, ondan sonra olumsuz bir şey söylüyor. Biz diyoruz ki olumsuz geri bildirimin zamanı ayrı, olumlu geri bildirimin yani takdirin zamanı ayrı.