In this Turkish instructional video, Gülengün Düz Yılmaz and Ayşe Yazgan explain how to give constructive feedback by focusing on observable behavior (gözlem) rather than personal judgments or interpretations. They outline a two‑step feedback process: first, state the factual situation clearly; second, describe the impact of that situation on the other person. Through role‑play examples—throwing a pen, furrowed eyebrows, and chronic lateness—they demonstrate how comments that add interpretation (e.g., “you’re angry”) turn into arguments, while pure observations keep the dialogue objective and productive. The presenters also provide practical questions to help the feedback giver pinpoint the exact behavior that led to their inference, emphasizing that asking “how did you notice this?” prevents conflict and makes the feedback more valuable. The overall message is that effective, developer‑oriented feedback should be factual, specific, and free of evaluative language.
Chapters
Hayatı koçvari yaşamaya dair paylaşımlarda bulunacağımız Lider Sensin farkındalık videolarıyla karşınızdayız.
Bu videodaki konumuz geri bildirim nasıl verilir? Ben Ayşe Yazgan.
Ben Gülengin Düz Yılmaz. Geri bildirim vermenin iki adımı var. İlk adımda olayın durumun ne olduğunu açık bir şekilde ifade ediyoruz. İkinci adımda ise bu olayın durumun etkisinden bahsediyoruz karşımızdakine. Bu videoda biz olayın durumun ne olduğunu sağlıklı bir şekilde ve objektif bir şekilde karşı tarafa nasıl aktarırız? Bundan bahsedeceğiz.
Buna gözlem diyoruz. Yani duruma, olaya, ilişkiye dair ne oldu da bizi rahatsız etti? Buna geri bildirimin yorum yapmadan gözlem bildirmek kısmı diyorum.
Bir örnekle hemen açıklayalım. Ben bir davranışta bulunayım. Ayşe de bana yorumla, yani gözlem bildirmesin de yorum bildirsin. Onun nasıl olduğunu bir görelim.
Bence sen bana bir şeye bozulmuşsun. Kalemi böyle atarak sinirini ondan çıkarıyorsun.
Sinirlisin sen. Sinirli değilim ki. Ne alakası var? Nereden çıkardın sinirli olduğunu?
Kalemi attın diyecektim.
Şimdi demin ben kalemi attım. Burada gözlem dediğimiz kısım benim sadece kalemi atmış oldu. Onun dışında işte, vay efendim sen bana atarlandın, vay efendim sen bana kızdın. Başka bir şeye kızmışsın da. Evet, sen kızmışsın da ondan bana yapmışsın gibi bütün söylediğimiz aslında laflar yoruma giriyor. Yorum olunca da karşımızdakiyle polemiğe giriyoruz. Karşımızdaki benim yapmış olduğum gibi demin. Ne alakası var, nereden çıkardın, kızgın değilim. Bu arada tabii küçük ipuçları da var. Mesela sinirli olduğunu sen düşünüyorsun, o senin yorumun. Ama onu yapmakla ilgili ne oluyor da onu düşünüyorsun? Çünkü orada aslında sen bir davranış görüyorsun.
Evet, şimdi buradaki davranışı çok abartarak yaptık, somut bir şekilde. Kalemi fırlattın, sinirlendin dediğimiz şey yorum oluyor. Biz onu anlamak için hemen şöyle bir koştuk sorusu soruyoruz. Sinirlendiğini nereden anladın? Hangi davranışından anladın? Bu sizi tekrar o bir sanki kamerayla çekilmiş bir fotoğraf anı gibi o kareye getiriyor. Yani şöyle ki, kaşlarını çattı. Bu senaryoda kalemi fırlattı. Davranışın gözlemine yönlendiriyor hemen. Kendinize hemen yani şu soruyu sorabilirsiniz. Nereden anladın?
Ben şeyi de söylemek istiyorum. Mesela kaşlarının çattığında dediğimde bazen insan gerçekten o kaşlarının çattığının farkında değil. O geri bildirim gerçekten çok değerli karşımıza verdiğimiz.
Bir tane örnek verelim mi çok kısa? Aynı şekilde mesela sen hep geç kalıyorsun. Bu da geri bildirim ya da gözlem değil. Ama hep geç kalıyor, onu söyledim. Hani gözlemi bildirdim. Yine bir bilim adamı objektifliğinde son iki toplantıya beş dakika geciktiğinde netliğinde olursa hiç bu çatışmaları yaşamazsınız ve geri bildiriminiz duyulur.