In this Turkish YouTube video, hosts Gülen Gündüz Yılmaz and Ayşe Yazgan continue their series on giving feedback. The focus is on how to report the impact of a behavior, distinguishing between its effect on the work situation and its effect on the giver. They illustrate the difference with a lateness example, showing how to shift from blaming language to "I‑statement" expressions that own the speaker’s feelings. The conversation explains why words like “korkuttun” (you scared me) or “aşağılandım” (I felt belittled) are actually judgments or thoughts rather than pure emotions, and how mislabeling can trigger defensive reactions. They discuss body‑language cues that reveal whether the speaker is truly owning their feeling or subtly accusing, and they provide practical phrasing tips (e.g., “Ben çok kaygılandım” vs. “Sen beni çok kaygılandırdın”). The video also references the four‑point feedback framework introduced earlier, emphasizing intent and the need to separate feelings from interpretations. The overall message is a step‑by‑step guide to delivering constructive feedback that conveys impact without blame.
Chapters
Hayatı koçvari yaşamaya dair paylaşımlarda bulunduğunuz lider sensin farkındalık videolarıyla karşınızdayız.
Merhaba ben Ayşe Yazgan.
Ben Gülen Gündüz Yılmaz.
Bu haftaki video konumuz geri bildirim nasıl verilir'in ikinci bölümü.
Bu videoda ise etkiyi nasıl bildiririz? Ondan bahsedeceğiz. Etkiyi iki şekilde bildirebiliriz. Birincisi duruma, işe etkisini söyleyebiliriz. Ya da Kendimize olan etkisinden bahsedebiliriz.
Geç kalma örneğinden devam edelim istersen geçen verdiğimiz. Tamam.
Geçen toplantıya 20 dakika geç kaldım. Bu bütün aslında ekibin gün içindeki toplantılarının o kadar süre sarkmasına neden oldu. Bana olan etkisini de Ayşe'den dinleyelim.
Sen işe geç kaldığında çok kaygılandın. Burada ben diliyle kendi duygumu dile getirdim. Kaygımı dile getirdim. Bu ne zaman o gözlemin arkasında bana etkisini bildirmemek de suçlamak olurdu? Geri bildirimden çıkardı. Gülen sen beni çok korkuttun.
Şu an böyle iliklenme kadar hissettim sayın izleyiciler.
suçlanmış hissettin değil mi? Çünkü sen beni korkuttun. Ben kaygılandım ya da beni çok kaygılandırdın, birebir aynısını bulayım. Beni çok kaygılandırdın ile ben çok kaygılandım arasındaki farkı çok net anlayabiliyoruz.
Zaten Ayşe'yi izlediyseniz yani ister istemez beden dili sen beni kaygılandırdın, ben çok kaygılandım diye el içeri doğru aslında gidiyor. Gerçekten kendi duygumuzu sahiplenip o duygudan bahsettiğimizde.
Bu da yine nereye gidiyor? İlk geri bildirimin esaslarını verdiğimiz videoda dört maddeden bahsetmiştik ve demiştik ki birinci madde her şeyin başı niyet. Yani niyetiniz karşılığındakinizi suçlamakla yoksa duygunuzu ifade etmek mi? Ona dikkat etmeyi unutmayın.
Ve son olarak da duygu zannettiğimiz düşüncelerimizden ve yorumlarımızdan bahsedelim.
En sevdiğim.
Evet. Ben kendimi aşağılanmış hissettim dediğimizde aslında karşımızdakinin bizi aşağıladığıyla ilgili kendi düşüncemizi söylüyoruz. Aşağılanmış, haksızlığa uğramış gibi Kelimeler duygu değil. Bizim bayağı karşıdakiyle ilgili aslında düşüncelerimiz, yorumlarımız.
Bu şekilde anlattığımızda şey itirazları geliyor ya.
Eğitimler değil.
Ya aşağılanmış hissettim. Ben hissettim kardeşim. Benim duygum. Nesiyorum bunun? diye bir çaya geliyor.
Haksızlığa uğramış hissettim.
Onu nasıl ayırt edebileceğimize dair de bir tüyoyla videoyu bitirebiliriz bence.
Evet. Şimdi duygumu sahiplendiğimde ister istemez Vücut dilimde bile, enerjimde bile bir suçlama ifadesinden ziyade bende bu oluyor şeklinde bir vücut dilim ona dönüyor. Oradan anlayabilirsiniz. Yani esasında niyetten çok daha kolayca anlayabilirsiniz. İnternette bu arada duygu listesi falan diye listeler de var. Ona da bakabilirsiniz ama bana şey çok daha kolay geliyor. Suçlama enerjisiyle mi söylüyorsun yoksa içindekini ifade etmek için mi söylüyorsun?
Daha kolay. Evet ve onu şuradan da anlayabilirler. Öyle bir tüyo verebilirim. Senin tarafından aşağılanmış hissettim var onun arka planında aslında ve yine şöyle bir parmak var suçlama. Bizim hep altını çizmek istediğimizde benim tarafımda ne oluyor onu söyleyin diyoruz.