
Gülen Gündüz Yılmaz and Levent discuss how to recognize when a relationship isn't working and end it with respect. They cover spotting warning signs, breaking repeating patterns, and why men often struggle to express feelings and close relationships compassionately. A respectful ending, they argue, prevents lingering pain and opens the door to healthier connections.
Chapters
Arkadaşlar, selamlar. Gülen'in kanalını ele geçirdim.
Ekledim.
Artık benimle birliktesiniz. Size nasıl iyi ilişki kurulur, ben öğreteceğim. Bu işi en iyi ben bilirim, ben öğreteceğim. O çayı şekersiz içiyor, siz çayı şekerli içiyorsunuz. Ayrılın. Belki artık sizinle daha fazla ilgilenmemeye başladı değil mi? Ayrılın. Sabahtan akşama kadar maç mı izliyor? Ayrılın. Ayrılın ya. Ayrılın gitsin. Ayrılın. Ekmeği ikide bir kalın mı kesiyor? Ayrılın.
Ne yapıyorsun Hades'im?
Hiç.
Canım.
Şey yapıyordum.
Sen ilişki tavsiyesi mi veriyorsun benim kanalımda? Ya bir geçer misin lütfen? Hemen yerine geç. Öyle bir şey yok. Tuzdan muzdan ayrılmıyoruz tamam mı? Evet, kanalım hacklendi gördüğünüz gibi. Hem de en yakın bildiklerim tarafından. Güvenmeyeceksiniz herkese. Ama şimdi programdan hormatı gereği ben çağırmak zorundayım kendisini istemeyi istemeyi. Hadi gel.
Geliyor mu?
Gel bakalım, hadi gel.
Gel.
İşimize olan profesyonelliğimiz gereği.
Merhaba.
Merhaba. Başlayalım mı o zaman programımıza?
Başlayalım. İsteyerek yapmadım.
İsteyerek yapmadım. Yoksa seni Muhammed mi teşvik etti?
Gibi. Erkek dayanışması mı diyebiliriz?
Erkek dayanışması. Ebru engel olacaktı ama anlamıştı. Peki o zaman programımıza başlıyoruz sevgili arkadaşlar. Bugün yine bayağı böyle enteresan bir konuyla karşınızdayız. Zaten Levent biraz buna rizgah yaptı. Ama konuya geçmeden önce sizden bir ricamız var. Kanalımızın abone sayısının daha da hızlı artmasını istiyoruz. O yüzden biz bu videoları çekmek için baya bir çaba, emek harcıyoruz. Sizden de tek bileceğimiz var. Kanalımıza abone olun, beğen butonuna basın ve o zile de basın ki yeni videolarımızın duyurusu size ulaşsın. Evet Levent'cim konumuz nedir?
Ya bu işler çok uzadı diye düşünüyorum. Mesela kötü giden bir ilişki var.
Kötü giden ilişkiler uzadı.
Açılıyor. Ben diyorum ki bu işi hızla hallederim. Yani baktım ki yani kafana uymuyor. İkinci hafta, üçüncü hafta, iki ay ne kadar erken biterse zararın neresinden dönersen kardır gibi düşünün. Ayrılın gitsin yani. Diyorum.
Diyorsun.
Evet.
Benim ilişkilere bakış açım bir parça farklı. Evet, sürüncemede giden ilişkileri devam ettirmek iki kişinin de hayaline değil. Öte yandan O ilişkideki derslerini öğrenmediysen, aa bu ilişki olmadı deyip o ilişkiyi bitiriyorsun ama sonra bir sonraki ilişkide aynı problemleri yaşamaya devam ediyorsun.
Aklıma bir Hint felsefesi geldi. Herhalde sen onu kastediyorsun. Hayatına giren her kişi doğru kişidir.
Evet.
tekrar aynı tarz ilişki yaşayacaksın.
Evet. Şimdi ilişkideki dersleri alıp almadığımı nasıl anlayabilirim? Eğer hala kendini ya da karşındakini suçluyorsan, onda şu yok, bu yok, şunu şöyle yapıyor, bunu böyle yapıyor diyorsan ya da işte ben de hep böyle insanları çekiyorum kendime falan diye kendini suçluyorsan orada daha derse geçemedin demektir. Çünkü öğrenimin içerisinde, aa ben buradan bunu öğreniyorum Bunun içinde ne kendini suçlaman var ne de karşıdakini suçlaman var.
O zaman ne zaman ayrılacağız? Yani bunun yönetimini nasıl yapacağız? Dersimizi aldık ama mesela başka bir konu daha var. Karşı taraf dersini almadı. Ben aldım. Veyahut da ben artık bitirmek istiyorum. Boğuluyorum yani.
Bak karşı taraf dersini almadı deme mesela cümlesi karşı tarafı suçlama içeriyor. Fark ediyor musun?
Başka bir şey söylemek istedim aslında. Ben ilişkiye eğer bu şekilde bakıyorsam... Yok
ben oradan hemen örnekleme aldım ama. Yani mesela ben aldım derslerimi ama karşı tarafı almadı gibi bir şeyler geliyorsa düşünceler orada hala ders de bitmedi demektir.
Şöyle demek istedim aslında. Ben ilişkinin bitirimiyle ilgili bir yönetim yapıyorum kendimde. Derslerimi çıkartıyorum ama karşı taraf böyle bir şeyi hiç yapmıyor.
Ya konu ilişkinin bitip bitmemesi meselesi değilse?
Ne?
Ya kaşık yoksa? Kaşığı eğmeyi boşuna deneme. Bu imkansızdır. Bunun yerine sadece gerçeği anlamaya çalış.
Hangi gerçeği?
Bir kaşık yok.
Bir kaşık yok mu?
Bu yüzden eğdiğin şey kaşık değil, sadece kendinsin.
Nereye geldik yine?
Ciddi söylüyorum bu arada. Konu hiçbir zaman ilişkinin bitmesi ya da bitmemesi değil. Somut örneklerden gidelim. Benim duygularımı hayatta anlamıyor, öküzlü diye düşündüğüm bir adamla beraberim diyelim ki. Daha öncekinde de ben bunları yaşadım. Erkekler tam bir öküzler bunlar. Kadın ruhundan hiç anlamıyorlar. Zaten erkek falan da kalmadı.
Dünyada en çok kurulan cümle budur ya.
Şimdi buradaki dersler, yani bunu söyleyen kadın için dersler ne olabilir? Bu arada birçok ders olabilir ve bunlar böyle soğan kabuğu gibi. Birini soyarsın, öbürüne rastlarsın. Onunla çalışırsın, öbürüne rastlarsın. Buradaki derslerden ben örneklemeler yapacağım. Sen acaba duygularını ne kadar yaşayabiliyorsun? Bir önceki videoda duyguları yaşamak nedir? Ondan bahsettik. Şuralara bir yerlere koyarız. Duygularını yaşamayı kadın olarak biliyor musun? O duyguları bedeninde yaşadın, sonra onu karşındaki insana, duygularını sahiplenerek ifade ediyor musun? Yani sen öküzsün suçlamasını geçtim. Ben sana kızgınım, senin yüzünden kızgınım. Ya da sen beni kızdırıyorsun. Aşamasını da geçip, ben kızıyorum, şu an içimde kızgınlık var. O kızgınlık bana şu şu şu ihtiyaçlarımı söylüyor. aşamasına geçmek. Ve oradan da hayatının sorumluluğunu eline alıp o ihtiyaçlarını karşılamak için de sevgilini mecbur tutmamak. Atıyorum mesela, benim şefkate ihtiyacım var, yakınlığa ihtiyacım var. İlle sen bana onu vereceksin, başka kimse de vermeyecek kafasından da çıkmak. Evet, sevgilimden ricada bulunabilirim. Şefkat ihtiyacım için bana sarılabilir misin diyebilirim. Ama hayır cevabı almaya da okey olarak çeşitli ihtiyaçlarım için o ihtiyaçların karşılama sorumluluğu almaktan bahsediyorum. Şimdi mesela bu ne kadar katmanlı katmanlı derslerden bahsettim değil mi burada? Bitti mi? Bitmedi. Başka örneklerde de gelebilirim karşına. Şimdi öküz duygularımı anlamaya vesaire diyorsun. Sen acaba kendini ne kadar açıyorsun karşındaki erkeğe? Ne kadar kapatıyorsun? İçindeki çocuk o kadar güvensizlik yaşarken karşımdaki erkeğe kendini açmayacağın için o erkek de o duyguları zaten taşıyamayacak. O duyguları duymak istemeyen bir erkek olacak. O yüzden o içindeki çocuğun ne hissettiğini, o güven ihtiyacını vesaireyi vermek de başka bir ders. Şimdi ben bu dersleri öğrenmek yerine işte erkekler öküz, kadınlar bilmem ne falan dediğimde Ya da bu damladan iş yok abi. Ben bu damladan ayrılacağım, başka sulara yerken açacağım falan gibi. Olayı damladan ibaret zannettiğimde, olayı Mehmet'ten ibaret zannettiğimde de kendime dönüp o ilişkide ben acaba hangi parçalarımı geliştireceğim diye bakmadığımda onun sonu yok yani. Bugün damlayla aynı problemleri yaşarsın. Üç ay sonra Yasemin'le, bir yıl sonra da Merve'yle aynı problemleri yaşarsın. Gidersin.
Kadının duygularını açmak dediğin şey kadının duygularını ve ihtiyaçlarını erkeğe tam olarak ifade etmesi mi?
Evet ifade etmesi çok önemli ama ifade edebilmesi için de önce kendisinin duygularına duvar örmeyip onları fark etmesi gerekiyor.
Yani şahsen bana erken erken benim şöyle şöyle şöyle ihtiyaçlarım var diyen birini tercih ederim. Yani erkeğiz ve sonuç odaklıyız ya bana bunu sen keşfetme Biz erkekler karşı taraf söylemeden çok bunları anlayabilen varlıklar değiliz. Yani benim her gün sarılmaya ihtiyacım var. Her gün başımın okşanmasına ihtiyacım var denildiğinde ben de şu muhakemeyi yaparım. Ben bunları yapacak birisi miyim? Belki de iki sene boyunca değerlendiririm kendimi ve derim ki ya ben öyle biri değilim, yapamam ki ben bunları. Yani bende bu kadar duygusallık yok. Böylece olurum da karşı tarafta bana devamlı öküzlemez. Çünkü ben erkenden değilim ki bana.
Evet ben öküzüm.
Ben de bu kadar yok derim. Aynı şekilde benim de ihtiyaçlarım var. Ve bu zaman zaman da değişiyor. Mesela 20'li yaşlardaki sevgi ihtiyacım ile 40'li yaşlardaki bir kadının bana şefkat ve sevgi ihtiyacı çok farklı.
Şimdi burada bence hem kadınlara hem de erkeklere iş düşüyor aslında. Yani kadın olarak evet, duygularımızın, ihtiyaçlarımızın sorumluluğunu alalım. Ama erkekler de, yani orada kadının duygu değişikliklerinde bir şeyler olduğunda, onu aslında hissettiğinde, şu anda senle neler oluyor diye sormak, kadının duygusunu ifadesine yardımcı olmak da erkeğin alması gereken bir sorumluluk. Burada tavuk-yumurta, yumurta-tavuk hikayesi olmasın. Yani bunu seyreden bir kadınsanız o zaman kendi duygularınızın, kendi ihtiyaçlarınızın sorumluluğunu alın. Aynı şekilde erkekseniz de ilişkide acaba sizin neleri geliştirmeniz gerekiyor? Onlara bakın. Zaten sen erkek olarak onları geliştirdiğinde ilişkideki kadın da onları geliştiriyor. Ve aynısı öbür taraf için de geçerli. Afrit, sana şöyle bir örnek vermek istiyorum. Afrit eğitimlerinin üçüncü seviyesinde biz karşımızdaki erkekle hangi rollerden ilişki kurduğumuzun bayağı derinliğine iniyoruz. Ve birçok kadın diyor ki, ''Aaa ben bayağı afrotrolünden ilişki kurmuyormuşum, ben anne rolünden, ben eril rolünden ya da çocuk rolünden ilişki kuruyormuşum ilişkiden.'' Şimdi orada kadınlar şunu görüyorlar, tabii ki suçluyoruz biz de ilişkide karşı tarafı, o karşı tarafı suçlamadaki olayın boşluğunu görüyorlar. Yani ''Ben de O da yaratıyor. Yani bunu tam yumurtaya döndürmeyelim. Gerçekten ilişkide benim neleri geliştirmem, değiştirmem lazım ona bakalım diyorum.
Peki bir şey sorayım. İlişkiyi hiç mi bitirmeyeceğiz?
Hep o ilişkilerin içinde kalacaksınız ve acı çekeceksiniz mi? Diyorum. Hayır öyle demiyorum. Şimdi şunu hissedersin. Yani burada artık bu döngü kapanıyor. Burada bizim artık birbirimize vereceğimiz, birbirimizden öğreneceğimiz pek de bir şey kalmadı. Bunu kalbinde bir barış hissederek yapabiliyorsan, acı hissedebilirsin. Çünkü her kapanış iyi bir şeyle kapatıyorsan, kötü bir şeyle kapatıyorsan acı verir. Bu gerçek. Ama kalbinde acı da hissetsen, içinde böyle bir huzurla evet ya burası bitti artık duygusuyla kapatabiliyorsan ilişkiyi o en güzeli. Çünkü o zaman bir sonraki ilişkine o önceki ilişkinin yükünü sırtlayıp getirmeyeceksin.
Kadından çok iyi ve net bir şekilde söyleyebiliyorlar ama erkekler söyleyemiyor bunu. Belki bir şefkat var veyahut da kadını kırmak istemiyor. Kadına bunu yapmak istemiyor ama ilişkide de olmak istemiyor. Benim şahsi kanaatim erkekle ilişki bitirmede amatör çok kötü, kadından da çok iyi olduğunu düşünüyorum.
Şimdi orada birkaç gerçekler var. Eğer bir kadın ağlıyorsa erkekteki testosteron sıfıra iniyormuş. Kadınlarda öyle bir şey olmuyor. Kadınlar daha şefkat duygusu geliştirebiliyorlar ağlayan erkeğe ama erkek orada böyle bütün hani gücünü falan da teslim ediyor.
Erkeklikten gidiyor yani.
Erkeklikten gidiyor. İşte bunu da, bu da geliştirmesi gereken bir konu. Hani şefkatle ilişkiyi bitirmek de aslında erkeklerin öğrenmesi gereken bir konu. Zor mu? Evet zor. Ve kendi kendinize yapabilir misiniz? Sanmıyorum. Yani burada destek almak gerekiyor bence. Bu tarz böyle öğrenmen gereken davranış değişiklikleri için eğitimlere gideceksin, kitaplar okuyacaksın, koştuk alacaksın vesaire. Ama bunları öğrenmen gerekiyor çünkü hayat her zaman böyle devam edecek değil. Hani ilişkiyi bitirmezsin, iş ilişkisinde birileriyle ayrılmak zorunda kalırsın. Ya da arkadaşın vardır, o arkadaşlık ilişkisine kalbini barıştırttırman gerekir. Bu öğrenilmesi gereken bir şey yani hayatta.
Peki son sorumu soruyorum bu konuyla ilgili. Kaliteli bir ilişkiye başlamak istiyoruz. Eğer ilişki kaliteli değilse yani her zaman hedefimizde kalite olduğu için o zaman kaliteli bir şekilde devam ettiremediğimiz ilişkiyi de kaliteli bir şekilde bitirmemiz gerekir. Çünkü kaliteli bir insan bunu yapar. Peki bir erkek veya bir kadın bir ilişkiyi kaliteli bir şekilde nasıl bitirir? Yani o uçağa, düşmek üzere olan uçağa güzel bir şekilde nasıl happy landing yaptırır?
Şöyle yaptırır, bir kere ilişkiye nasıl, hangi güzel duygularla başladığını hatırlayabilirsin. O senin kalbine bir şefkat, bir huzur getirecektir. O insanı, karşındaki insanı takdir edebilirsin. Hatta bunları yazabilirsin. Bunların hepsini neden öneriyorum? Senin kalbini böyle bir sakinliğe getirmek için, bir huzura getirmek için. Açık açık ama şefkatli bir yerden. Ya biz iyisiyle kötüsüyle bir sürü şey yaşadık. Seninle 3 senedir beraberiz. 3 senedir ben de senin bir sürü iyi anında ya da kötü anında sana destek oldum. Sen de öyle. Yani önce bir ilişkiyi onurlandırmak lazım. Ama ben şöyle hissediyorum, artık bu ilişki sanki döngüsünü tamamladı. İkimiz de birbirimize ilgi alıyoruz. Ve ben artık bu ilişkiyi sonlandırmak istiyorum. İçinde hala acı olsa da, içinde hala seni seven bir parça olsa da bunu bitirmenin ikimizin hayatına da daha ilgileyeceğini düşünüyorum. Ne oldu?
Artık bu ayrılık konuşması kopyalanacak.
O derece değil mi?
Kopyalanır yani böyle eline yazıp okuyanlar falan olur yani böyle. Hayatım takdir ediyoruz.
Ya şöyle, bunlardan tabii kopya çekilmesi beni çok memnun eder. Öte yandan şeyi söylemek istiyorum, olay baya neyi söylediğiniz, hangi kelimelerle söylediğiniz değil, enerjinizle ilgili. O yüzden içinizde şefkat değil de hala o suçlama enerjisi varsa zaten hani ilişkiyi bitirseniz de o ders tekrarlanacak birincisi. İkincisi o senin bahsettiğin o kaliteli bir şekilde. sağlıklı bir şekilde ilişkiyi bitirmek de söz konusu olmayacak. O yüzden içinde bir bak o suçlama enerjisi yoğunsa önce bir onunla çalış ondan sonra bu konuşmayı yap diyeceğim.
Teşekkür ederiz.
Erkekler adına bir teşekkür oldu sanki.
Erkekler adına bir teşekkür ederiz.
Hizmetlerimiz devam edecek. Bu hizmetler devam etsin istiyorsanız ve hala kanalımıza abone olmadıysanız, hadi şimdi hem abone ola, hem de şu zile basın ki yeni videolarımız size ulaşsın.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









