
Gülen Gündüz Yılmaz ve Levent, ilişkilerde sık görülen ergen davranışlarını (trip atmak, küsmek) inceliyor. Yetişkinler özür yerine ihtiyaçlarını ifade etmeli, sorumluluk almalı ve duygusal konuları yüz yüze ele almalıdır. İçsel ebeveyn rolü ergeni sakinleştirip strateji belirlemede kritik.
Chapters
Trip atmak ve küsmek ergen davranış.
Çok güzel bir soru. Trip atmak ve küsmek. Evet, ergen davranışıdır.
Evet, bundan nasıl kurtuluruz?
Canım istiyorsan gelirsin, istiyorsan gelmezsin. Haydi, haydi.
Peki, yetişkin de o zaman şöyle konuşur. Aynı konuda. Canım ben bu konuda... Canım ne ya? Gülüm gibi konuşuyor.
Canım olabilir. Niye olmasın? Yetişkin. Canım diyemez. Bak şu ergen canımı. Canım. Çocuk canımı yapalım. Canım ya. Yetişkinler özür dilemezler. Çünkü özür dilemek suç, suçsuz, haklı, haksız gibi kavramları dünyada barındırıyor. Merhaba ben Gülen.
Ben Levent.
Bugün neler konuşacağız Levent?
Bugünkü konumuz ilişkide ergenden davranmak. Nerede işimize yarıyor, nerede hiç kullanmamamız gerekir. Bu ergenden davranışı özellikle yetişkinken yapınca nasıl sırıtıyor, nasıl kötü duruyor bize bunları anlatmanı istiyorum.
Çok güzel bir konu. Bayağı bir içimdeki çocukla ilgili aslında videolar çektik. Öncelikle şunu söyleyerek herhalde başlamak uygun olur. İçimdeki ergen, aslında içimdeki çocuğun daha büyük yaştaki hali. Yani ben çoğunlukla şunu söylüyorum, işte içimdeki çocuk diyorum hani 3 yaşında, 2 yaşında da tezahür edebilir. Ama aynı zamanda 15-16 yaşındaki haliyle de tezahür edebilir. İlişkilerde özellikle içimdeki çocuğun bu daha büyük halleri de çok çıkabildiği için içimdeki ergeni konuşmak o yüzden daha güzel olacak bence de. Yani spesifik o çocuğun büyümüş hallerini konuşalım.
Okey. İki tane soru soracağım. Aslında tek soru. Trip atmak ve küsmek ergen davranış.
Çok güzel bir soru. Trip atmak ve küsmek, evet ergen davranışıdır.
Evet bundan nasıl kurtuluruz? Lütfen bir soru anlat. Ben hatta çıkayım videoda. Anlat ya çünkü başka sorum yok.
Başka sorun yok diyorsun. Ya şimdi şeyden bakalım mesela trip atmak, küsmek bunlar yetişkin davranışları mı? Yani yetişkin davranışları olması için bunların çözüme yönelik olması lazım. Bir, ihtiyaçlarımızı karşılamaya yönelik olması lazım. Ben ihtiyacımı karşılıyor olmalıyım ve ilişkideki diğer insan da ihtiyacını karşılıyor olmalı. Ama küsmekle, trip atmakla, hatta şey işte atarlar, giderler. Laf sokmalar. Bunların hiçbirisi bir yetişkin olarak bizim hayatımızı büyütmeye, ilişkilerimizi büyütmeye yönelik davranışlar maalesef değil. Bir de şundan bahsetmek istiyorum. Şimdi Türk pop müziğine mesela bakalım. Şarkıların %80'i %90'a baktığımızda o ergenin atarlı tarafından geliyor. Hatta giderli şarkılar diye bir albüm zannediyorum yapılmış. Şimdi biz buradan ilişkileri yaşadığımızda... Şimdi gel de gör beni, ben başka biri falan. yaptığınızda o zaman o ilişkide nasıl tatmin dolu bir yetişkin ilişkisi yaşayacağız? Ben bilemiyorum.
O zaman bu konu daha da önemli. Çünkü yetişkinden yapılan şarkılar da var. Onlar çok satmıyor ki ergenden yapılan şarkılar çok fazla sattığı için çok fazla ön planda ve hatta sözleri daha fazla atarlı yazmaya çalışıyorlar ki daha fazla satsın. Bu durumda o zaman bu konu çok önemli.
Ya o da olabilir ama şu da olabilir. Yani biz toplum olarak genelde ilişkilerde ergeni ekspoze ettiğimiz, yani ben ergenimden sana davranıyorum, sen de ergeninden bana davranıyorsun. Hani toplum olarak da bunun eğilimimiz olduğu için doğal olarak o şarkılar da toplumun yansıması. Yani hani toplumun yansıması mı o şarkı, o şarkı toplumun yansıması olarak mı geliyor? Bence her ikisi de.
Yetişkinden davranan birisi, bu böyle istiyorsan diye bir cümle kurar mı?
Kurabilir ama oradaki, yani şuradan kurmazsın. Bir tane şey yapalım, ergen davranışı yapalım, bir tane de yetişkinden. Canım istiyorsan gelirsin, istiyorsan gelmezsin. Haydi, haydi.
Peki yetişkinde o zaman şöyle konuşur, aynı konuda. Canım ben bu konuda... Canım ne ya? Gülüm gibi.
Canım olabilir. Niye olmasın? Yetişkin. Canım diyemez. Bak şu ergen canımı. Canım. Çocuk canımı yapalım. Canım ya.
Sen canımla başlamıştın değil mi?
Evet.
Yetişkin canımı da o zaman şöyle... Şimdi canım, ben bu konuda kendimi geliştireceğim ama benim yapabildiklerim bu kadar. Ben kendimi bu konuda geliştirene kadar beni biraz mazur görsen sevinirim ve neler yapabiliriz arada konuşuruz. Bu mesela yetişkin davranışı.
Bu bayağı yetişkin davranışı. Ne yapabileceğini, ne yapamayacağını söylüyorsun. Orada bir tık daha yetişkin nasıl olabilirdi? Orada diyorsun ya beni biraz mazur gör diye. Onun yerine yetişkin şöyle diyebilirdi. Yani şu anda benim bu yapabildiklerimi kabul etmek senin için okey mi, değil mi? Çünkü mazur gör dediğimde orada da böyle bir özür dileyen ses tonu var ya. Yetişkinler özür dilemezler. Bunu baya bir ben çeşitli eğitimlerde falan çok altını çiziyorum. Çünkü özür dilemek suç, suçsuz, haklı, haksız gibi kavramları bünyede barındırıyor. Onun yerine ihtiyaçlarımızı karşılamaya odaklanıyoruz. Suçlular perspektifinden çıkmaya yönelik hareket etsek süper olur.
Şimdi izleyen herkesin kafasında bir soru oldu. Ben bunu sormak zorundayım burada. Özür dileme konusuna girmek istedim.
Bir küçük parantez mi açalım?
Evet parantez açıp. Hata yaptığımızda özür dilememiz gerekmiyor mu? Bu yetişkin davranışı veyahut da bilmiyorum doğru bir davranış değil mi?
Ben hata yaptım dediğimde içimdeki eleştireleme beni zaten dövüyor oluyor genelde. O eleştirel ebeveyn sesi diyor ki, bak gördün mü? Sen hata yaptın. Böyle yapmamalıydın. Bu bizim içimizdeki o yetişkin parçayı aslında zayıflatan bir dinamik biz işletiyoruz. Hata yaptım gördün mü? Özür dilemeliyim diye düşündüğünde.
Bunun yerine başka bir şey koymamız gerekmiyor mu? Çünkü hata yaptım. Karşı tarafa bu konuyla ilgili bir şeyler söylemem gerekiyor.
Şunu söyleyebilirim. Yani bu davranışımın sende üzüntüyü tetiklediğini görebiliyorum. Ya da bu davranışımın etkilerini gördüğümde gerçekten üzüldüm. Gerçekten hayal kırıklığına uğradım. Ve şu şu ihtiyaçlarımı ben de karşılayamadım. Bundan sonra ne oldu?
Şimdi ben kasiyerim. Hata yaptım diyelim ki. Bunun gibi. Şu anda sizin bu duruma düşmenizi şey ettim diye uzunca bir açıklama yapamam ama aklıma geldi.
Evet yani kasiyersin ve hata yaptın. Onun yerine şu an ne yapabileceğini söyleyebilirsin. Yani yetişkinin derdi geçmişte ne yaptım, aman efendim onu da yaptım değil. Şu anda sorumluluk alıp şu anda ne yaptığındadır.
Ben onu şöyle düzelteyim diye cümleye başladım.
Evet, ne yapacağını söyle. Sorumluluk al. Yani özür dilemenin içinde bir sorumluluk almaktan kaçış da var aslında.
Yani özür dilemenin ne olduğu? Ortada bir şey yok aslında değil mi? Özür dilerim. Özür dilemenin bir üst leveli ne yapacağını söylemek. O zaman ben onu şöyle yapayım, bu işi düzeltmiş oluruz diye bir cümle kurmak.
Evet, bundan sonra böyle davranmaya niyet ediyorum. Ya da şimdi böyle böyle yapacağım.
Bu daha çok hoşuma gitti, mantıklı.
Evet zaten şey, içimdeki çocuk eğitiminde içimizdeki çocuktan da mesela özür dileme eğilimi oluyor içerideki ebeveynlerin. Çünkü çocuğu işte hiç sarmamışız, sarmalamamışız. O çocuğu bayağı bir bastırmışız, o ergeni bayağı bastırmışız. Ben orada söylediğimde hani özür dileme, sorumluluk al. Çocukla şu ana kadar temas kurmadın, onu yalnız bıraktın, o ergeni yalnız bıraktın. Peki şimdi ne yapacaksın? Onu söyle. Düzenli temas kurmaya bir taahhüdün var mı içinde? Ve gerek diğer insanlar olsun, gerekse içimizdeki o çocuk, içimizdeki ebeveyn olsun, baktığında özür dilemekten değil, sen o taahhütleri verebiliyor musun, sen sorumluluk alabiliyor musun, onunla ilgileniyorlar.
Anladım. Çok teşekkür ediyorum bu konuya daldığın için. Çok sevindim.
Evet, daldık kapattık. Ergenden devam.
Ergenden devam edelim. Peki karşı taraf ergenden davranıyor. Tripler atıyor, laflar sokuyor. Aslında yanlış yerde yapıyor. Yani eğleneceğimiz bir yerde yapmıyor da. Ben iş yerindeyim. X bir konu konuşuyoruz. Mesela o yazışmak da zaten ayrı bir uyuz olduğum şey. Çok mühim bir mevzu. Niye yazışarak konuşuluyor bilmiyorum. Orada çözüm odaklı değil, laf sokma odaklı bir şey yazıyor. Şimdi ben nasıl çözüm bulacağım? İlişki mi bitireyim yani? Nasıl yapacağım?
Bir kere yetişkinler duygusal iletişimi herhangi bir yazılı iletişimle yapmazlar. Yani sağlıklı iletişime uygun değil yazılı iletişim kanalları. Bu arada bunu ben söylüyorum. Bunu aslında siz de biliyorsunuz sevgili bu videoyu seyreden dostlarım. Biz yazılı iletiştiğimizde orada sağlıklı iletişiyor muyuz? Yoksa ben geriliyorum karşı taraf geriliyor mu? Bunu aslında hepimiz biliyoruz. Bir kere oradan iletişim sağlıklı değil.
Şunu diyorsun sen aslında, bir yetişkin konuyu konuşacağı sağlıklı ortamı da oluşturur.
Kesinlikle.
Yani iş yerinde olan birine Whatsapp'tan önemli bir mevzuyu konu başlığı olarak şak diye göndermez.
Sadece iş yerinde olan değil, herhangi önemli bir konum varsa benim ve bu konunun bir duygusal elektriği varsa özellikle biz insanların biyolojisi o yazılı iletişimi yaparak sağlıklı iletişim kurmaya göre programlanmamış. Zaten yazılı iletişim yani bir 10 senenin falan olayı herhalde. Senin biyolojin orada değil ki. Sen ses tonundan bir takım şeyler geçiyor. Yüzden bir takım şeyler geçiyor. O yüzden yetişkin olarak düşünmelisin. Ben nasıl sağlıklı iletişirim? Belki telefonla konuşmaya da uygun değil o konu. Belki yüz yüze bir araya gelmelisin. Belki yüz yüze gelmelisin ve sakin sakin yani böyle bir 5 dakika 10 dakika arada da olmamalı. Akşam rahatladığında, rahat böyle bir bitki çayı içtiğinde belki o duygusal konuyu konuşmalısın. Bütün bunların sorumluluğunu alman içimizdeki yetişkinin görevi. İçimizdeki ergen tetiklenir.
O zaman şunu diyorsun, konuyu hemen konuşmaya çalışmak ve erteleyememek, doğru bir zamana ve doğru ortama erteleyememek de ergen davranışı. Bizim fark etmediğimiz ufak ufak, atarlı ve tripli davranmanın dışında biraz da sorumsuzluk ihtiva eden bir davranış biçimi ergen davranışı.
Evet ve oradaki sorumsuz davranışı içimdeki ergen yapmıyor. İçimdeki ergen tetiklenir, içimdeki çocuk gibi. O tetiklenir, o hemen konuşmak isteyebilir. Burada bir sıkıntı yok. Yani içimizdeki çocuğu da, içimizdeki ergeni de olgunlaştırıp büyütemeyeceğimizi videolarda çeşitli defalar söyledim biliyorsun. Sıkıntı İçimdeki annenin, içimdeki babanın o içimdeki ergini sakinleştirememesinde, onun ihtiyaçlarını karşılayamamasında. Sorumluluk alması gereken taraf içimdeki anne ve içimdeki baba.
Yani ortamda ergen tek başına duruyorsa sıkıntı var ama ortama içimdeki yetişkin anneyi babayı da dahil ettiğin zaman daha sağlıklı bir iletişim kurulacak orada onu diyorsun.
Evet yani içimdeki baba önce bir içimdeki ergeni sakinleştirecek. Sonra strateji belirleyecek. Diyecek ki ben bu konuyu konuşmalıyım sevgilimle ama şu ortamda şu vakit konuşmalıyım. Ve onu da karşımdakinden rica etmeliyim. Yani sen bu konuyu bu akşam konuşacağız da değil.
Tabii, böyle değil herhalde.
Şu zaman konuşmak senin için uygun mu? Ama bunu yapabilmesi için içimdeki anne babanın önce içimdeki ergeni sakinleştirmesi gerekiyor. İçimdeki ergenin sorumluluğunu ben karşıdaki sevgilime, karşıdaki müdürüme, kendi biyolojik anneme yansıttığımda, onlardan beklediğimde gariban çocuk, gariban ergen ihtiyaçları karşılanmamış şekilde kalıyorlar sadece.
Şimdi sana bir ergen davranışı sergiliyor mu?
Sergile.
Bu konuyu anlayanlar, anlamayanlar anlatsın.
Ama daha şeyli söylesene onu. Daha değil. Daha bir ergen enerji. Şu an yetişkinin mi devrede?
Evet.
Ben yapayım mı ama?
Yap.
Evet canlar artık konuyu anlayanlar, anlamayanlara anlatacaklar. Daha da anlamadıysanız o zaman da... Utandınız mı benden? Kamera arkası. Utandı bana. Ergenlik de yani bizden sorulur. Evet.
Eşek değilsiniz herhalde anladığınız gibi oldu.
Ya şimdi sağlıklı...
Ben senin kadar ergen olamam herhalde ya.
Ergenin ne kadar çıktığını zaten oraya farkındalık getirdiğini de bayağı görüyorsun. Yani mesela arkadaşlar arasındaki atışmalar, sen onu bayağı yapıyorsun. Onlar da ergen davranışı. Orada eğer pozitif temas amaçlı yapıyorsak bunları ve bizim ilişkimizi derinleştiriyorsa, birbirimize sarılalım sıkı sıkı yapıyorsak orada bir sıkıntı yok. Ama böyle ben laf sokayım ve canını acıtayımlar varsa alay kinaye mesela bayağı ergen davranışı.
Barıştayken yaptığında iyi de savaştayken yaptığında hiç iyi olmaz onlar.
Olmuyor. Bir de orada sadece karşı tarafın ergenini tetiklemiyorum. Benim ergenim tetikte ya, onu da sakinleştiremiyorum. Yani ben bir saldırı yapıyorum, o bir saldırı yapıyor. Yazık ergenlerimiz içeride baya acı çekiyorlar. Buradaki ana konu o. Yani ne ergenlerimiz acı çeksin ne de ilişkilerimiz bu şekilde tatmin olmayan ilişkiler haline dönülsün diyorum ben.
Bence şöyle yapalım, bu kadın erkek ilişkileri arasındaki ergen muhabbetini yorumlarda biraz konuşalım. Herkes fark ettiği kadın erkek ilişkisi arasındaki bir ergen muhabbetine örnek versin ve bunun ergenden değil de yetişkinden nasıl davranılabileceği ile ilgili orada bir yorumlarda biz bu konuyu tartışalım.
Tartışalım. Hatta şey de yaparsanız harika olur. Hem ergenden bir örnek hem de bunun yetişkinden örneğini olurdu. Bulamıyorsanız da bu arada yazın. Orada hep beraber konuşalım. Ergen davranışları ve yetişkinden davranışları.
Bana da iyi gelir bu pandemi döneminde sosyalleşme ile ilgili eksikliğimi yorumlarla tartışarak giderebilirim.
Levent yorumlarda sizinle buluşacak.
Bu videoyu beğendiyseniz beğen tuşuna ve hatta...
Oradan girme ya. Daha böyle bir ergenden istesene. Sağlıklı ergenden ama.
Ya ben yetişkinden söylemekle ilgili çalışmıştım.
Ne anlayacak?
Ergenden nasıl istenir ya? Ben anlıyorum artık.
Evet, bu videoyu beğendiysek o zaman haydi beğen tuşuna basıyoruz. Ve aynı zamanda yorumları yazmaya devam ediyor muyuz kankalar?
Allah'ım, nereye düştün?
İşte ergenden istedim. Sen de kendi ergenden iste.
Kendi ergenim ben.
Çok da eğlendim. Yaşasın ergenim.
Benimki daha atarlı. Böyle beğeniyorsanız beğenin, beğenmiyorsanız beğenmeyin kardeşim. Allah Allah falan gibi mesela benimki.
İyi, güzel.
Şive mi?
Antakya şivesiyle yaptım.
Yok, bende Antakya şivesi yok.
Nasıl yok ya?
Yok bildiğin yok yani. Beğeniyorsan beğen. Beğenmiyorsan beğenme. Allah Allah ya. Şu adalalayım ben biliyorsun.
Istıfiloğlu diyeceğim.
Yok o kadar giremezsin. Istıfiloğlu olmaz ki buraya.
Beğeneceğiniz... Yok ki ama burada söyleyemezsin.
Çok zor burada. Beğeniyorsan beğen.
Beğenin keneğe. Beğenin keneğe.
Yok.
Niye almadın?
Rica ederim. Yapmayalım bunu.
Ama çok güzel yapmadın bunu.
İğrenç. Hayır.
Beğenin Kenan'ı. Beğenmeyenleri de asla yoksa.
Vereceğim. Beğenin beğenin. Niye böyle zıplama bas yani. Allah Allah. Niye elini oradan... Çok mu yorulun yani? Allah Allah. Çok mu zor kene basmak?
Allah Allah.
Şöyle bir fışçıttırıcın kendini. Böyle bir bas kene yani. Noluyor yani? Noluyor? Abone yani. Ben kimseye beğenmem, bilmem ne falan. Beğen yani. Nolur. Çok mu zor? Abone de ol. Yorum yazın. Yorum. Yorum yazın. Eliniz kırılmaz. Yorum yazın bir parçaya. Allah Allah. Bimbele vermeye yorum yazın kalan.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









