
In this Turkish self‑help video, Gülen Gündüz Yılmaz shares a personal story about a past dating experience that left her feeling hurt and explains why she no longer wants to enter relationships without certainty. She frames the reluctance to be hurt as a universal inner‑child desire to avoid pain, and introduces the concept of a "saboteur" inner voice she names Mukayet, which pushes her to stay in a comfort zone and avoid disappointment. Gülen differentiates this sabotaging voice from genuine intuition, offering practical exercises: identifying and separating the saboteur, listening to bodily cues, and communicating openly in relationships. Throughout the monologue she uses a conversational tone with occasional humor, encourages viewers to apply the exercises, and ends with a typical YouTube call‑to‑action (like, comment, subscribe).
Chapters
Muhammet ya, geçen şık halde tanıştığım Berkecan var ya, biz onunla bir yemek yedik.
Hadi be.
Evet. Ve şeyde yani, ne bileyim bir enerjimiz falan da tuttu aslında ama ondan sonra şey yapmadım ben, yani çocuk tekrar buluşmak istedi. Ben çok meşgulüm falan yaptım ya. Üzülmek istemiyorum çünkü artık daha.
Ya önceki yaşımda çok kötü olmuştu. Bir aydan evden çıkamamıştım. Bence emin olmadan hareket etme.
Değil mi? Evet. Artık yani emin olmadan hiçbir ilişkiye başlamak istemedim yani.
Ya bir çocuğu düşün bakalım. İş senin şeyini düşünceye, senin gelinine, işte istediğin kriterlerine özel bir şey yapıyor. Yoksa boşu boşuna niye uğraşasın ki artık?
Değil mi?
Resmen öleceksin.
Evet. Sonrasında ben üzülüyorum. Öyle depresyona falan filan geliyorum. yani şey yapmak istemiyorum böyle çok iyicene hani böyle bir emin olup evet ya işte bu adam bana göre doğru kişi hani deyip öyle şey yapmak istiyorum yani
çok mantıklı direkt o şekilde yap yoksa ne olacak böyle ilk 2-3 harfde kalacaksan ondan sonra aa bu doğru kişi değilmiş ama değil mi? ondan sonra sen de üzülürsün ondan sonra
hayatını sen kapatıyorsun kendi kendine geçen yalnız Nalan ne dedi biliyor musun?
Hangisi yaşlı, seni kıskanan adam mı?
Evet. Bak yine sinirimi bozdu. Dedi ki, kızın dedi iki senedir dedi bir ilişki yok hayatında dedi. Adamlar da işte şey yapıyorsun ondan sonra. Yok üzülmek istemiyorum. Daha mı iyi oluyor?
Allah Allah.
Evet.
Düşünüyor musunuz daha mı iyi oluyor, o da daha mı iyi yapıyor diye? Yani bir ay içerisinde dört tane sevgilini değiştirmek var. Bir de bir ayda bir tane adam akıllı sevgilini bulmak var.
Ama Nalan'ın öyle değil ki. İşte son adamla baya böyle.
Yani her şey alttan alıyor. O yüzden.
Ondandır değil mi?
Ondan ya.
Evet.
Yani onun şeyi yok bence. Ben çok görmüyorum onlarla gelecek açıkçası. Tahmin olarak bir 5-6 ay sonra ayrılır aralar. Ama sen böyle adam akıllı olduğundaysan bir tane, diyeceksin ki bu doğru işte bak. Müncereye yüksek dokudun, sonuç bu. Şeyi alırken bile, iş başvurusu alırken bile kaç kişiyi güver? Her ömrüne gideni almıyor.
Bir de erkek soruları falan mı yapayım acaba?
Nedir?
Üç tane, üç soruları tanısam.
Aa çok iyi bak.
Olsaydı. Tabii canım. Emin olsam.
İşte bu, işte bu. Hatta depozita yaparsın.
Yeri vermeyeyim ya. Merhaba, ben Gülen. Kalbi Kırık Aşıkları dev hizmetinde karşınızdayım. Artık Bir Daha Üzülmek İstemiyorum videosunu bugün sizlere sunuyorum. Şimdi sevgili izleyicilerim, böyle komik bir başlangıç yaptım. Muhammed de oradan bir yandan gülerken, bir yandan gıcık oldu bana. Ama emin olun ki, bu artık üzülmek istemiyorum, artık emin olmak istiyorum diyen tarafınız bende de var. Ziyadesi bir de var. Bu bazen ilişkilerinizde kendini gösteriyor, bazen başka taraflarda gösteriyor. Ama şey tarafımız var yani, acı çekmek istemeyen veya acıdan kaçınmak isteyen bir tarafımız hepimizin var. Artık bir daha böyle acı çekmek istemiyorum. Artık bir daha karşıma böyle bir kadın çıksın istemiyorum. Artık böyle erkeklerle benim işim olamaz. Artık iyice emin olmalıyım ki o emin olduktan sonra ilişkiye gireyim. Gibi laflar size de tanık olabilir. Yani bunu böyle konuşan tarafımız bir yandan içimizdeki çocuktur. Yani içimizdeki çocuk der ki ben üzülmek istemiyorum. Canım yansın istemiyorum der. O yüzden buralara bakmak için içteki çocukla ilgili çalışmalar yapabilirsiniz. Önceki videolara bakabilirsiniz. Bir de bizim Beklentileri yüksek olup o beklentilere göre hayatı şekillendirmek isteyen, içinizde bizi böyle bıdı bıdı yiyen sesler de sizin o ilişkilere girmenize ya da hayatınızda başka riskler almanıza engel oluyor olabilir. Şimdi bu ses tabii bizim hayattaki o diğer tecrübelerimizi, diğer hayal kırıklıklarımızı da bayağı biliyor. İstiyor ki biz bir daha hayal kırıklığına aslında uğramayalım. Hayat kontrol edilecek bir şey değil. Hayat bayağı yaşanması gereken bir şey. Ve kafada kurup kurup da o hayatı yaşayamayınca ona da üzülüyoruz. Ben diyorum ki en azından hayatı yaşayalım, yaşadıklarımıza üzülelim. Yaşamadıklarımıza üzülmek çünkü çok daha acıklı bir durum bana kalırsa. Şimdi peki bu ses var ya hani, ya bak ona girme, olmaz. İşte ona girersen şöyle olur, böyle olur diye bize hayatta bir takım yapacağımız şeyleri yaşamaktan alıkoyan o sabote eden ses, sabotajcı, saboteur dediğimiz ses olabilir. Ben o yüzden buraya şey yazacağım. İsterseniz saboteur çalışması yapın. Benim sabote eden seslerimden, saboteur dediğimden bir tanesinin adı Mukallet. Mukayyet bana mukayyet olmaya çalışıyor her alanda. İşte ona kalsa ben hayatta hep böyle konfor alanında yaşayayım ki, ona da hayal kırıklıkları olmasından üzülmeyeyim falan istiyor. Ben ne zaman mukayyeti kendimden ayrıştırdım, hayatta bir sürü şey yapmaya başladım. İşte bu çektiğim aslında videolarda bundan, bunlardan biri. İşte mükemmel olsun, herkesler işte beğensin. beğenmezse, işte üzülürüm falan filan desem, bu kayyeti dinlesem ben o hayatı yaşayamazdım. Sizin de o ilişkiye girmekten sizi alıkoyan sesi ayrıştırdığınız bir çalışma yapabilirsiniz. Videonun açıklamasına ben saboteur çalışmasının bir linkini koydum. Oradan bu ilişkisel saboteurunuzu bir gözüntülebilirsiniz. Şimdi ikinci olarak neyi önereceğim? Ya ilişkilerde sezgiler çok önemli. Ve biz aslında bunu bayağı biliyoruz. Biz sezgisel olarak biliyoruz bir insanla ne yaşayacağımızla ilgili bir takım şeyler. Eğer sezgilerinize kulak verirseniz onları bastırmak yerine daha az üzülme demeyeceğim. Çünkü acı ve üzülmek hayatın bir parçası. Ama bile bile yani başta ben biliyordum bu insanın bana uygun olmadığını demezsiniz. Gerçekten sizi büyütecek ilişkiler yaşamaya doğru götürebilir sezgiler. Sezgilerinizi farklı şekillerde hissediyor olabilirsiniz. Mesela bedeninizde hissediyor olabilirsiniz. Bedeniniz, size gelen sesler, kokular, renkler bunların hepsi size bir şeyler söylemek için varlar. O yüzden ne olur özellik değişikliği konusunda sezgilerinize kulak verin. Peki ne zaman sezgim konuşuyor? Ne zaman benim içimdeki sabotör konuşuyor, onu nereden bileceğim? Sabotörünüzü eğer kendinizden ayrıştırdıysanız, net olarak biliyorsanız, benim Mukayyet Hanım mesela, Bayan Mütemmayi vardı ya Haydi'de, odun gibi bir karakter, topuzlu, siyah, büyümcül bir konu, aştan bir tane tayyarı var dizi altında. Kasan bir ses tonu var, benimle öyle konuşuyor, ay bunu öyle yapma, ay şunu şöyle yapma diye. Ben o kadar onun enerjisini biliyorum ki. Mukayyet ne zaman konuşuyor? Ne zaman içinde sezgisel olarak bir şeyler oluşuyor? O benim için çok net. O yüzden o sabotör ayrıştırmasını yapmanız lazım. O çalışmayı oturup yapın. Birden fazla da sabotörünüz olabilir. Onların enerjisi de farklıdır. Onları eğer çalışırsanız, ne zaman sezgisel bir şeyler var, yani burada senin için sağlıklı olmayan bir durum varı, Sezgin sana söyler, bazen de saboteörün konuşur. Ay onu öyle yapma da böyle yapma diye. O zaman bilirsin hangisi konuşuyor, hangisi sana ne söylemek istiyor. Şimdi ben ilişki konusunda işte bana o kötü deneyimlerimi, hayal kırıklıklarımı hatırlatan ve hep komfor alanında kalmayı isteyen saboteörümü kendimden ayrıştırdığımda o zaman ilişkide öğrenilmiş kılıplar, böyleymiş kendini koruma davranışları. Yerine yaratıcı davranışlarda bulunabilirim. Yani böyle tepkisel davranmak değil de ''Aa bu adam bunu söyledi.'' ''Hımm bununla üzülürsün.'' falan filan deyip kendimi, kalbimi kapamak yerine orada yaratıcı davranışlarda bulunuyorum. Otantik davranışlarda bulunuyorum. Bir erkeksiniz. Karşınızdaki kadından bir etkilendiniz. Ama bildiğiniz de şuralarda bir yerde Bir ses uzak dur diyor sizden. O zaman uzak durmayı tercih edebilirsiniz. Ya da kadının davranışı çok da hoşunuza gitmedi. Orada uzaklaşmak ve mesafe koymak yerine o davranışın size ne hissettirdiğini söyleyebilirsiniz. Ve ondan nasıl davranmasını istediğinizle ilgili bir ricada bulunabilirsiniz. Sabotörünüzü dinlemediğiniz Sezgilerinizle, duygularınızla o ilişkide olduğunuz zaman aslında sınırsız olasılık var. Sınırsız seçim var. Ve gerçekten o zaman yaşanması gereken hayatı yaşayabiliyorsunuz. Bu yolda ilerleyip ilerlemediğinizi şuradan anlayabiliyorsunuz. Kalbinizi açmak konusunda ilerliyor musunuz? Hayal kırıklığı içerisindeyken de karşımızdakiyle, tüm açıklığıyla bunu paylaşabiliyor musunuz? Yoksa sen onu yaptın, sen bunu yaptın, bana falan mı diyorsunuz? Kalbinizi açmak yolunda ilerledikçe, ki ben bir sürü videomda bundan bahsediyorum çok. O yolda ilerledikçe, emin olun, saboteurünüzün sesini de artık daha az duyacaksınız. Sezgilerinize daha çok dinleneceksiniz. ve mükemmelmiş ki olmasa da mükemmelmiş yok. Siz istediğiniz hayatı aslında keşkesiz bir hayatı yaşayabileceksiniz. Bu videoyu beğendiyseniz beğen butonuna basmayı, bu videonun size hissettirdikleriyle ilgili yorum yapmayı ve kanalıma abone olmayı unutmayın.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









