
Gülen Gündüz Yılmaz describes feeling insecure around an attractive man, then explains how childhood wounds make us seek external approval in relationships. She teaches exercises like drawing your inner child and dialoguing with it to build self-authority instead of depending on a partner's validation.
Chapters
Ya Mehmet, geçen bir şeyle çocukla tanıştım. Ondan sonra. Benim Deniz Bey'in arkadaşım var ya. O da demişti, düzenledik doğum günü partisini falan. Yani çocuk böyle çok tatlı. Telefonumu falan da aldı ama... Ciddi misin? Evet. Yani bir yandan tabii uzun zamandır ilk defa böyle bir kalbim kıpır kıpır ama bir yandan da hani acaba arayacak mı? Hani falan. Böyle bir gitgeler yaşıyorum.
Tavrı nasıldı ki?
Yani ilgiliydi aslında baya bir muhabbet falan da ettik ama yani çocuk çok yakışıklı, çok iyi eğitimli falan. Yani beni beğenir mi ki?
Sen onu telefonla aldın mı?
Ben de aldım evet.
Sen aradın mı peki?
Yani beni aramadı mı? Şimdi bilmiyorum ki beni beğendi mi beğenmedi mi? Yani şimdi çocuğun da arkasından koşmak gibi olsun da istemiyorum yani.
Yakışıklı mıydı çocuk ya?
Ya vallahi çocuk çok yakışıklı. Hani böyle iyi eğitimli, çok düzgün böyle konuşması, etmesi falan filan. Hani kapıcı da aslında çok anlaştık ama... Ya bilmiyorum ki ya. Ben o kadar hani çocuğun yanında duracak kadar güzel miyim? O kadar iyi eğitimli miyim?
Sen hangi üniversiteden mezun olmuştun?
Ya ben işte öyle normal bir üniversiteden mezun oldum. Adam gitmiş yani yurt dışında Amerika'da okumuş yani. Haa. Ya bir de sen, yani üniversiteye borç var hani onun.
Tamam.
Yani adamın işte yani bir boyu, postolu biliyorsun. Erkekte yok ki böyle doğru düzgün piyasada, erkekte yok. Hani ama kadın çok var, o yüzden hani... Ay bilemiyorum ya, beni değinir mi ki ya? Ama ben kesinlikle arayamam ya. Ne diyeceğim adama? Ya o beni beğenmezse?
Gülen, yeni sevgilin nasıl ya?
Yani işte... Ay bilmiyorum Muhammet ya.
Niye ya? Çok yakışıyorsunuz.
Ya bir arıyor, bir aramıyor. Bir ilgileniyor, bir ilgilenmiyor. Hani... Beni galiba yeterince şey yapmıyor ya. Yani öyle yeterince sevmiyor. Bir düşkünlüğü yok yani.
Sen bir şey mi yaptın? O yüzden mi aramıyor?
Yok yani ben öyle bir şey yapmıyorum zaten. Hani ne derse ben okeyim. Yani çok... Yani öyle bir problem de olduğundan değil yani. Bir problem de yaşamıyoruz da... Ya bilmiyorum son zamanlarda biraz kilo da aldım. Belki o kilonun tesiriyle beni çekicimi bulmuyor.
Sen onunla buluşurken makyaj yapmıyor musun yoksa?
Yani genelde makyajımla gidiyorum ama tabii... arada, sabah kalkınca falan beni aynı makyajlıkta görüyorum. Ondan mı diyorsun? Makyajınız çirkinin değil mi?
Ya çirkin demeyeyim mi?
Bir de bu gözünün altında da şeyler değdiğine şey oldu değil mi?
Çok azıcık yapsam belki böyle.
Evet, evet. Adam beğenmiyor tabii.
Tabii bir giyinme kuşuna da dikkat edeceksin.
Dikkat edeceğim, evet. Doğru. O zaman sevecek beni değil mi? Yani, yani... Bak o zaman da sevmezse yalnız Muhammed. O zaman işte onun... Merhaba ben Gülen. Bu hafta bir ilişki videosuyla karşınızdayım. Bu videonun konusu beni beğenmezken. Şimdi ilişkilerde çeşitli çeşitli sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Bunlardan bir tanesi kendinin yeterince iyi olmadığını düşünmek. İşte ben yeterince güzel değilim. Yeterince fit değilim. Yeterince eğitimli değilim. İngilizce bilmiyorum. Vesaire vesaire. Sevgililik ilişkisinde şöyle bir durum var. Bizim belki de bir sürü ilişkide yaşadığımız şeyleri böyle hani karesini alıyorsun. çarpıyorsun, büyütüyorsun ve o yakın ilişkide yaşadığın problemler olabiliyor. O yüzden sevgilinizle yaşadığınız ilişkide bir problem varsa, ben diyorum ki önce diğer insanlarla yaşadığınız bir ilişkiliğe göz atın. Andy Gageton'un benim çok sevdiğim bir kitabı var, İnsanı Anlamak diye. Orada diyor ki, bir ilişkide usta, diğer ilişkide çırak olamazsın. Şimdi diyebilirsiniz ki, yok ya benim hiç alakası yok, benim annem babamla ilişkim olsun çok iyi, çok geniş bir arkadaş çevrem var, onlarla çok iyi ilişkilerim var falan. Ya onlarla sorun yaşamıyor olabilirsiniz ama onlarla olan ilişkide de onların istediği gibi davranayım, onları mutlu edeyim, onların onayını alayım falan gibi sizin aslında sevgiliyle yaşadığınızda problem olan örüntüler o ilişkilerde de mutlaka tesirini gösteriyordur. Ve onların aslında temininde şöyle bir şey var, karşımdaki insana İnsan mı? Nesne mi? olarak görüyorum. Ben nesne olarak gördüğümde, karşımdakini, o zaman o bana sevgi verecek bir nesne oluyor. Onunla ilişki yaşamak yerine, o insan bana sevgiyi verecek mi? O insan beni beğenecek mi? diye nesneneştirmiş oluyorum. Sevgidir. O zaman şeyini yazalım. Diğer ilişkiler. Ve o diğer ilişkilerde de Sürekli farkında olmak aslında. Ben insan olarak mı bakıyorum karşımdakine yoksa nesli olarak mı bakıyorum? Ben orada geçen videoda söylediğim gibi yine farkındalık diyeceğim. Yani siz evet ben onay aramak için yapıyorum, benim onay bağımlılığı problemim var. O da annemle küçükken yaşadığım bundan şundan dediğinizde olayın nedenlerine gidiyorsunuz. Geçen videoda söylediğim oydu. Nedenlerine gitmeyin. Nasıllarına gidin. Nasıl oluyor da ben o telefon gelmediğinde bir çocuk moduna gidiyorum? Nasıl oluyor da o beni aramadığında öfkeleniyorum ve o öfkemi bastırıyorum? Gibi sürekli nasıllığına bakmak. Şimdi bizim içinizde bir sürü parçalar. O parçalardan bir tanesi de içinizdeki çocuk. O çocuk aslında, o onayı almadığında mutsuz olan, o sevgiyi görmediğinde mutsuz olan, bazen içine küsen, bazen suçlamalara giren... Bizim içimizdeki çocukla çalışmamız lazım. Ben onu yazacağım. Bu içimdeki çocuk hani çok böyle de bir... Kilişe milişe falan filan ama... Çok az insan... buralara girme cesareti gösteriyor. Ben onu da gözlemliyorum. Çünkü içindeki çocukla buluşmak çok da böyle güzel bir deneyim olmayabiliyor. O çocuk küskün olabiliyor, yaslı olabiliyor. Ama ben o çocukla çalışmadığımda ne oluyor biliyor musunuz? Sevgiliden o istediğim her şeyi alamadığım durumlarda içimdeki çocuk şovu eline alıyor Ve aslında ben yetişkin olarak o ilişkiyi yaşamak yerine içimdeki çocukla, burada karşımdakinin de muhtemelen içimdeki çocuğu devreye giriyor problem anlarında, iki çocuk kavga ediyorlar, küslüyorlar falan. Şimdi bu çocukla çalışmak için çok çeşitli yöntemler var. Bilmiyorum tek başınıza yapabilir misiniz açıkçası. Ben genelde bunu çalışma şekillerinde yaptım. Hani koşluk alarak. eğitimlerde vesaire falan. Eğer kendin ben buna bir bakmak istiyorum, azıcık temas edip çıkmak istiyorum derseniz şöyle bir yöntemi önerebilirim size. O yöntem içinizdeki çocuğu oturup boya kalemleriyle çizmek. Neden boya kalemleri? Çünkü sizi biraz sol beyinden sağ beyne götürecek o çalışma. Sessiz, kimse tarafından rahatsız edilmeyeceğiniz bir ortamda belki kendinize rahatlatıcı bir müzik açarak o çocuğu çizdikten sonra da oturup çocukla karşılıklı konuşma şeklinde bir çalışma. Bu çalışmanın çeşitli versiyonları var. Ben şu versiyonu da faydalı buluyorum. O konuşmayı sözlü olarak yapmak da olabilir. Aynı zamanda Siz yetişkin olarak kullandığınız elinizle soru sormak, ondan sonra da kullanmadığınız elinizle çocuğun cevaplarını vermek. O da bayağı böyle bir sizi sağ beyne sokacak bir çalışmadır. Eğer sorularınız varsa bana özelden yazabilirsiniz içindeki çocuk çalışmasıyla ilgili.
Güzel bir çalışma ama bence tek yapıldığı zaman riskli bir şey ya. Ya daha fazla küstürürsek o çocuğu. Yani çocukla konuşuyoruz derken başka bir şeyden bahsederdi yani. Konudan çok ayrılırsak.
Ya risk neye göre kime göre? Hani normal hayatta sevgilimle olan çatışmalarda içindeki çocuk ortaya çıkıyor habire. O daha az risksiz bir durum mu? Daha az tehlikeli bir durum mu? Değil. Ama öte yandan hani söylediğin içinde şöyle bir gerçeklik payı var Muhammed. Bazen biz kendimizi zorluyoruz böyle. Hani içimdeki çocuğu çözeyim falan filan diye kasıp, gidip öyle bir çalışma yapıyoruz ki kendimizi daha çok travmatize ediyoruz. Onu da yapmayalım. Kendimize böyle sürekli bir bakarak ne kadar zorluyorum, ne kadar temas edeyim, ne kadar içimdeki çocuğu bir gözlemleyim, gözlemleyim. Belki sadece bir resmini çizeceğim ve bakacağım ona. O da yeterli olabilir. Yani söylediğin içinde de öyle bir kesinlikle çok doğru bir şey var. Kendimizi traumatize etmeyelim yani bu çalışmaları yaparken.
O yüzden bilen bir insandan yardım almak en güzeli diye düşünüyorum.
Yani bilen bir insan özellikle de sizi böyle sana ben zorluyum, seni içinde bir çocukla uğraştıracağım falan kafasında hırslı değilse, sana şefkatle yaklaşabiliyorsa, yanında durabiliyorsa evet daha kolaylaştırır o süreci kesinlikle. Şimdi biz bu içimizdeki çocukla neden çalışıyoruz? O içimizdeki çocuğun baya bir şefkate, anlayışa ihtiyacı var. Onu da Biz sevgililik bize yapacak adamdan ya da kadından değil de kendimizin varması lazım. O yüzden bu çalışmayla aslında baya paralel giden başka bir çalışma içimizdeki anneyle ya da içimizdeki babayla çalışmak. Şimdi Bu ne demek biliyor musunuz? Aynı zamanda ben kendi hayatımın sorumluluğunu alıyorum. Kendi hayatımın otoritesini başka dış figürlerde aramıyorum demek. Bu belki ömür boyu yapılacak bir çalışma. İçimizdeki babayı ve anneyi ne kadar büyütürsek, o içimizdeki çocuğa o kadar annelik babalık yapacak. Ve o zaman dış dünyadan aramayacağız bunu. Bu yine böyle bir ya da sıfır değil. Ay bunu büyüttüm, bunu da anladım, pamuklara sardım. Olmuyor. Yani bu bir yine yol. Ama biz ne kadar bunu başarabilirsek o kadar gerçekten az tetikleniyoruz hayatta. Sevgilinizle olan ilişkinizle. müdürümüzde olan işimizde. Biz bir sürü zaman bu otorite figürünü de kendi içimizdeki anne baba yeterince güçlü olmadığında müdürümüzden bekliyoruz. Başka bir arkadaşımızdan bekliyoruz. Şimdi biz bekledikçe de istediklerimiz gelmiyor. Çünkü o insanların da ayrı ayrı travmaları var. Onların içindeki anne baba acaba ne kadar gelişkin? Yani biz onları nesli olarak gördükçe onlar da bizi nesli olarak görüyorlar. ne bizim beklediğimiz onlardan geliyor ne de onların beklediği bizden geliyor. O yüzden ben diyorum ki ilişki konusunda da eğer istediğimiz ilişkileri yaratmak istiyorsak bu mesela minik bir yol haritası olabilir. Orada çeşitli çeşitli yöntemler var. Ben bugün içimden gelen olarak bunu önerdim. Yoksa farklı farklı bir sürü yöntem olabilir ilişkide kendimizi geliştirmek istediğimiz ilişkiyi yaratmak için. Ve biz bunları yaptıkça, bunları yarattıkçada aslında otantik ilişki, canlı ilişki denen şeyi yaratabiliyoruz. O ne demek? Yani beraber hayat yolunda yürümek, beraber tekrarlı yolunda yürümeyi başarabiliyoruz. Öbür türlü aslında cansız bir ilişki oluyor. Ay bunu dersem o bana bunu yapar mı? Ay aramadı, bundan mı aradı? diye sürekli böyle o çocukluğumuzda alamadığımız sevgiyi, çocukluğumuzda alamadığımız onayı tekrarlayan ilişki örüntüleri yaşıyoruz. Halbuki canlı bir ilişki tamamen olmasa da tamamen yani sıfır birine olmasa da o canlı ilişkinin anlarını yaratmak ve onları büyütmek gayet mümkün. Bu videoyu beğendiyseniz beğen butonuna basmayı ve kanalıma abone olmayı unutmayın.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









