
Gülen explores how relationship conflicts often stem from projection, where you blame your partner for traits you actually possess. She suggests writing down accusations and asking whether they describe you instead, then reframing blame into self-inquiry to break the pattern.
Chapters
Hoşgeldiniz. Nasılsınız? Hoşbulduk.
Nasıl oldum yani bundan?
Çok merak ediyorum aslında o verdiğin takdir ödevini. Nasıl oldu? Ne yaptınız?
Yapamadım ki. Ben yapamadım şahsen. Çünkü bir şey bulamadım.
Hiç mi bulamadın yoksa hani yerde falan mı kaldın?
Hiçbir şey yok.
Hiçbir şey. Sıfır. Sıfır.
Hiç takdir edilecek hiçbir şey bulamadım.
Ondan sonra ben neyi takdir edeyim? Bunca yıl. Bunca emek, bir sürü şey yapmışım. Ortada herkes görüyor, herkes biliyor. Herkes takdir ediyor. Bir tek Canberk var. Sen de mi hiç yazamadın? Ben yazdım. Yazdım yazdım da hepsini yırttım. Niye beni yırttın biliyor musunuz? Arkadaşlar diye böyle bir gülme oldu. Kusura bakmayın. Şimdi tekrar sizdeyim ben. Dinliyorum sizi.
Bizde olacak bir şey yok. Artık avukat çözecek bu arkadaşla sorunumuzu.
Bu. Bana hiçbir çevremde hiçbir insan bunu hitap etmiyor. Ofisteki arkadaşım. İsmim ne? Tuğçe. Tuğçeciğim. Canım arkadaşım. Ofisteki insanlar bana ödül verdiler. En sevilen çalışan seçildim. Hayvanları çok severim. Hayvanlar da beni çok sever.
Hayvanların sevdiğini nereden çıkartıyorsun? Mama veriyor, ergeği veriyor. Bu kadar.
Sana da veriyorum günde 3 öğün mama. Sabah, öğle, akşam. Ama sen mutfağımda değilsin.
Bir de evde her yerde ot var. Soğan biç, bitki biç, domates dik. Yok.
Ot değil onlar. İki bana. İki bana.
Ne işimiz var? Hiçbir işimiz yok. Bir tane ortada böyle çubukla dolaşıyor evin ortasında. Yok işte evi tütsülüyormuş, bir şey mi yapıyormuş, ne yapıyormuş.
Evet. Mümkünse elinize huzur getirmek istiyorum. Madem bir takım şeyler var, ben de bir takım ritüellerle evimize huzur çağırıp, o huzuru daha sonra eşime ve kendime yansıtmak istiyorum. Meditasyon yapıyorum, veganım.
Ben arkadaşlarımla çok huzurluyum ya. Gidiyorum arkadaşımla futbol maçı izlerek, mangal yapıyoruz. Oh ne güzel. Yatmışım halleri.
Şimdi sesim sürükleşecek biraz. Kendime hakim olmaya çalışıyorum. Vegan bir insanın önünde mangal diye konuşmak, et yemekten bahsetmek gerçekten hiç hoş bir şey değil. Kendi içindeki huzurunu kaybetmek üzereyim ama Biz
arkadaşımızız, bak eve geliyorum bununla karşılaşıyorum. Sen eve gelsen bununla karşılaşırsın, sen böyle olursun.
Ben de kendi içimde çok ağlıyorum. Nefes al. Nefes ver paça. Gidip aslarım bir şeyler. Merhaba, ben Gülen. Bir başka ilişki videosuyla karşınızdayım. Bu videoda ben aslında çok mutluyum. Hayatımın her alanında mikimmil bir insanım. Sadece karşımdaki adam, karşımdaki kadın beni anlamıyor. Sorun ondan. Yapacağız. Şimdi ben huyum. Şöyle bakayım. Daha böyle kadınsı görünsün. Şu da karşımdaki adam. İnsan olarak kendimi görmemin ve anlamamın yolu aslında başkaları ile olan ilişkilerden geçiyor. Bizim bazılarımız bu dersi iş ortamlarında yaşıyorlar ya da anne babalarıyla yaşıyorlar. Bu ilişkide sıkıntı oluyor. Bazılarımız ise karşı cinsle olan ilişkilerimizde bu tarz sıkıntıları yaşıyoruz. Bize esas aynalık görevini yani bizde neyin olup neyin olmadığını söyleme görevini karşımızdaki sevgilimiz söylüyor. Biz tabii ki bütün ilişkilerimizi öğreniyoruz ve bütün ilişkilerimizi kendimizle ilgili beğenmediğimiz yanları başkalarına projekte ediyoruz, başkalarına suçluyoruz. Ya da bizde hiç olmayan ve olmadığı için de mutlu olduğumuz yanlarımızı başkalarında görünce oralardan tetikleniyoruz. Bütün bunlarla beraber gerçekten o karşı cinste olan ilişki bizim kendi içimizi, kendimizi tanımımıza yönelik inanılmaz bir bize ortam, inanılmaz bir dünya suyu. Ve bu dersler o kadar çok çeşitli oluyor ki. Örneğin ben karşımdakiyle olan ilişkide neden beni anlamıyor da beni istemeden yapmıyor diye de atarlanabiliyorum. Ben söyleyeceksem ne anlamı var? O düşünecek de çiçek alacak bana. O düşünecek tabi yine seyahati çıkaracak mesela. Bizim adama hatarlanıyoruz biz ama aslında bizim kendimizi ifade etme ile ilgili orada büyük bir dersimiz var. O dersi görüp ona çalışmak yerine karşımızdaki adam hakkında şikayetleniyoruz. Kız kankalarımızdan değil mi? Mesela diyoruz ki artık İşte ilişkimizin hiç heyecanı kalmadı, tutkusu kalmadı. Benim daha önceki videolarımda işlediğim, sevdiğim konulardan. Benim adamla olan ilişkimde mi sadece heyecan, tutku kalmadı yoksa benim aslında hayatımın her adımında mı heyecan ve tutkuyla ilgili bir sıkıntım var? Ona bakmıyoruz. Sorumluluğu karşı tarafa yüklüyoruz. Sorumluluğu verince gücü de karşı tarafa vermiş oluyoruz. O çiçek getirirse getirecek, heyecan tutkuyu o yaratırsa yaratacak. Benim bunları hayatımda yaratmayla ilgili herhangi bir şansım olmuyor bu yaptığımda. Sevgilimle olan, ilişkimle yaşadığım sıkıntılar, benim birçok aslında hayatımın alanında belki daha küçük versiyonlarından, daha böyle küçük miktarda sıkıntıları yaşadığım olaylar. O nedenle burada ben konuya eğilip o konu üzerinde çalışırsam hayatımın başka alanlarında da başka şeylerin dönüşmesi, değişmesi son derece mümkün. Peki ne yapacağız Gülen diyorsanız, size birkaç tane tüyo vereceğim. Birincisi, projeksiyon. Namlı bir yer, yansıtma. Bununla ilgili yani projeksiyondan bahsettiğin çok sayıda video yaptım ben. Karşınızdakini suçladığınız cümlelere üşenmeyin, bence oturun, yazın. Şöyle bir tane 10 tane, 20 tane yazın sevgiliniz suçladığınız şeylere. Ondan sonra da bu özellikler bende ne kadar var? Ya da bende hiç yok da o nedenle mi adam da gözüme batıyor? Kadın da gözüme batıyor? Ona bakın. Yani işte klasik örneğimden gideyim. Cimri diyorsanız adam, siz ne kadar cimrisiniz? Ya da siz acaba müslipliğin ta öbür taraflarındasınız da o nedenle mi gözünüze batıyor? Oturup bunlara bakın. Gerçekten o projeksiyonu çalışmak hayatınızı böyle büyüten bir şey. Eğer siz buralarda geziniyorsaydınız, adama cimri diye etki ediliyor pek olma ihtimaliniz düşüyor. Yani adamın cimriliğini de takmak yerine benim cimrilik, müsriflik ekseninde, o kutuptaki acaba hayattaki ilişkim ne? Buradaki dinamikte ben neredeyim? Şuralarda mıyım, buralarda mıyım? Dengede gezinebiliyor muyum? Buna bakmak için o adama ya da kadına yapıştırdığınız cimri, müsrif etiketi aslında çok güzel bir çalışma noktası. İkinci tüyom da suçlama kafasından çıkıp farkındalık kafasına gelmek. Ya biliyorum da böyle her zaman olacak, her zaman yapabileceksiniz diye bir şey yok. Ama en azından odamı oraya çevirmenin doğru olduğunu bilmek. Suçlama kafasında ben ya kendimi suçluyorum ya da karşımdakini suçluyorum. Bu kafadan tamamen çıkıp Burada ne oluyor? Yani kim haklı, kim suçlu? Kafasından çıkıp burada ne oluyor'a bakmak. Ne oluyor da ben kadının müsrif olmasına takıyorum? Ne oluyor da ben adamın çalışkan hiç bulmuyorum, daha aslında işte şuralara gelebilir, buralara gelebilir kafasındayım? Burada ne oluyor'a baktığımda ve kendi içime döndüğümde buradan da bir sürü kendimle ilgili çalışma konusunu çıkartabilirim. Yani sevgili erkekler, sevgili kadınlar, bu sevgilimizle olan ilişkimizi böyle bir problem, sorun yuvası görme kafasında aslında çıkıp bizim hayatımızı nasıl böyle büyütürüz, nasıl zenginleştiririz, beraber tekrar yolunda nasıl ilerleriz şeklinde baktığımız bir kafa diliyorum hepimize. An! Bu videoyu beğendiyseniz kanalıma abone olmayı, bol bol yorum yapmayı, Beğen butonlarına basmayı unutmayın.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









