
Bu video, Gülen Gündüz Yılmaz ve konuşmacı B arasında, ilk cinsel deneyim, evlilik öncesi cinsellik ve ilişkilerdeki duygusal riskler üzerine uzun bir sohbeti içeriyor. Konuşmacılar, ilişkilerin bir "risk alma" süreci olduğunu, kalbin açılmadan sevgi, cinsellik ve bağlanma ihtiyaçlarının karşılanamayacağını vurguluyor. Modern (bireysel özgürlük, cinsel deneyim peşinde koşma) ve geleneksel (bekaret, evlilik öncesi cinselliğe karşı olumsuz bakış) değer yargılarının içsel çatışması ele alınıyor; bu iki içsel "parça" arasında nasıl bir savaş verildiği, hangi sesin dinleneceği ve bireyin gerçek arzularının nasıl keşfedileceği tartışılıyor. Sohbet, duygusal güvenlik, kalpten‑kalbe bağ kurma, kırılganlığı paylaşma ve psikolojik güven duygusunun cinsel tatmin üzerindeki etkileri üzerine pratik sorular ve öneriler sunuyor. Ayrıca, "ilk cinsel deneyim" sorusuna doğrudan yanıt verilmemiş olsa da, izleyicilere bu deneyimin teknik yönünden ziyade duygusal ve psikolojik hazırlık açısından ele alınması gerektiği mesajı veriliyor. Video boyunca, Mevlana alıntısı, baharat ve mevsim metaforları gibi yan sohbetler de yer alıyor; bunlar, konuşmanın samimi, sohbetvari ve bazen mizahi tonunu yansıtıyor. İçerik sonunda izleyicilere kanal aboneliği, yorum ve DM üzerinden gelen sorulara yanıt verme çağrısı yapılıyor.
Chapters
Peki bir soru daha geliyor. İlk cinsel deneyiminiz nasıldı?
Hayat
bir risk alma meselesi. İlişkiler bir risk alma meselesi. Kalbini açmazsan o boşluktan içeri kimse giremez. Ve o sevgi ihtiyacın, o cinsellik ihtiyacın, o bağlantı ihtiyacın karşılanamaz. Ve evet canın acıyacak. Çünkü ilişkiler bizim canımızı acıtır. İlişkilerin içerisinde öyle bir risk vardır. Ama o canımızın acıdığı yerden sevgi de girer, ışık da girer. Mevlana'nın söylediği gibi. Yani skor peşinde koşmalısın. Çok cinsel deneyim yaşamalısın. Bakış açısı da sana empoze edilen bir bakış açısı. Aynı zamanda evlenmeden önce seks kötü bir şeydir. Evleneceğin insanla seks yap. Hatta evlendikten sonra seks yap. O da empoze edilen bir bakış açısı. Evet gençler sizlere sorularım var. Hazır mısınız? İlk sorum şu. Hayatın boyunca tek bir baharat kullanıyor olacak olsan o baharat ne olurdu? Başka baharatlar olmasaydı?
Kimi?
Çok şaşırtıcı bir cevap oldu. Sen? Sumak. Aaa. Çok severim. Aaa gerçekten?
İkisinden birisi. Adam elitist.
Kekik yedi nane.
Bizimkisi kimyon.
Ben hangisiz... Hangisiz yalnız heyecanla... Hangisiz yaşayabilirim? Kimyon ya. Evet. Özümü... Özümü şey yapamadım. Düşündüm karabiber mi? Yo, karabibersiz olur falan.
Evet.
Ama kimyon... Kimyonun antakyacası ne? Kimyon falan gibi bir şey. Yapamayı... Gülme o geldiği için şey yapamadım. Haa, değil mi? Kendin gibi bir şey ama.
Yok ya, öyle söylemiyor. Kendin ya.
Peki, hayatın boyunca tek mevsimde geçireceğin deseler hangi mevsim?
Yaz, bahar, nemli geçer. Soğuk olacak mı olmayacak mı belirsiz. Ama yaz cayır cayır yanar.
Ben de yaz çocuğum. Yaz. 35-40 derece sıcaklarda rahatsız etmiyor mu? Hiç etmiyor. Kıymayı açıyoruz. Mis gibi.
Suyu dökersin, soğuk suyun kıymeti olur.
Ben sonbaharcıyım ya. Ben de sonbaharcıyım.
Ben evli çocuğum yani.
Yaz, sıcak olacak. Bu arada kimse ilkbahar falan demedi ha. Yaz. Sonbahar. Hatta sonbaharın sonları yani. Yazla birleştiği dönemler de değil bende.
benim birazcık ortaları böyle hafif mesela bugünkü gibi böyle yağmur yağacak gibi yağmayacak gibi havalar beni böyle aşırı şey yapıyor rahatlatıyor
beni de siz yazdan kaçıyorsunuz ya nasıl
yani yaz ya oğlum yazda soğuyorsan soğuyamıyorsun
katılıyorum suluk hep çok sıcak yazın ya
biz 7-8 kere duş alırız ya havuza
gir su, duş al ama dışarıda dolaşıyorsun nasıl duş alacaksın? havuza girmek aklına gelmesin Klimayı açıyoruz. Peki bir soru daha geliyor. İlk cinsel deneyiminiz nasıldı?
Oldu.
Yok mu? Soruya cevap yok mu? Üzdünüz beni. Baya gittiler ha yalnız. Merhaba ben Gülen. Gördüğünüz gibi ilk cinsel deneyim falan deyince bizim ekip kaçtı. Şimdi ben size anlatacağım. Bakalım nelerden bahsedeceğim. Bizden içerik almak ilginizi çekiyorsa o zaman lütfen kanalımıza abone olmayı ve oradaki zile basmayı da unutmayın ki içeriklerimiz size ulaşsın. Aynı zamanda bu video size neler hissettirdi, neleri düşündürdü? Bunu da yorumlarda yazarsanız harika olur. Ben mütemadiyen özellikle de Instagram DM'den mesajlar alıyorum. Sevgilisi ile cinsel ilişki yaşasın mı, yaşamasın mı bu konuda. Bayağı da böyle uzun anlatan ve ondan sonra da benim görüşümü soran sevgili kadınlar bana aslında bu videoyu çekmem için ilham verdi. Şimdi ben burada o ilk cinsel ilişki deneyiminde neleri yapmanız lazım diye size teknik bir bilgi vermeyeceğim. Eğer öyle bir bilgi bekliyorsanız bu video size göre olmayabilir. O konuyla ilgili çok sayıda içerik var. Hem Türkçe hem de İngilizce. Onlara bakabilirsiniz. Ben daha önemli olan bu İlk cinsel deneyimlerimizde biz ne kadar hazırız ruhen ve içimizde o bölünmüş parçalar bize ne diyorlar, o konulardan bahsedeceğim. Ve bence de işin teknik kısmını çözmek, anlamak çok daha kolay işin bu psikolojik kısmını anladıktan sonra. Şimdi benim gördüğüm ilk cinsel deneyimi, yaşayayım mı, yaşamayayım mı şeklindeki sorular bizim içinizde acaba evlilikten önce cinsel ilişki doğru mudur? Ya da hangi erkekle sevişmeliyim, hangi erkekle sevişmemeliyim? Bu doğru insan mı, doğru insan değil mi diye çeşitli değer yargılarından kaynaklanıyor. Bu değer yargılarını taşıyan da içimizde birbiriyle aslında çatışan farklı parçalardan kaynaklanıyor. Yani bir parça daha ben ona modern diyeceğim, daha ilerici tarafların değer yargılarını benimserken yani evlilikten önce de cinsel ilişki normaldir. eğer sevgilimi seviyorsam tabii ki sevişebilirim derken öbür taraf bizim aileden ya da toplumdan aldığımız değer yargılarını taşır. Yani acaba doğru mu? Acaba bu erkekle ben seviştiğimde beni terk edecek mi? Acaba hemen sevişirsem yeterince bana değer vermez mi gibi daha geleneksel değer yargılarını taşıyan da başka bir parçamız daha var.
Evet bir unsur daha var. Bu ilişki eğer iyi gitmezse bir sonraki ilişki İlişkideki kişiye ne diyeceğim? Veyahut da o ne der? Onu daha çok önemsiyor gibi geliyor kadın.
Evet, o da geleneksel aslında parçamıza ait yargı.
Babamlarının haberi olmuyor belki ama... Evet, bir
sonraki ilişkide ki erkek benim hakkımda ne düşünecek? O da daha geleneksel bir yine yargıya ait. parçaya ait. Şimdi orada biz neler yapıyoruz aslında? O parçalar arasında böyle savaş verirken bir parçayı dinliyor ve diğer parçayı yok sayıyoruz. Yani o geleneksel mesela parçamızı dinleyip aslında sevdiğimiz erkekle cinsellik yaşamamayı tercih ediyoruz. Ama bunu bir süre yapıyoruz, mesela 30 yaşına geliyoruz, 35 yaşına geliyoruz, o zaman anlıyoruz ki hayat böyle o cinselliğin ifadesi çok önemli bir ihtiyaç ve o ihtiyaç karşılanamayarak bu hayat böyle geçmez diyoruz. Ve 30-35 yaşlarında artık o an ilişkide beraber olduğumuz erkek o yaşlarda cinsellik yaşamayı tercih edebiliyoruz. Ya da ne yapıyoruz? O geleneksel parçayı tamamen yok sayıp yani ben son derece modern bir kadınım diye düşünerek bir an önce bu cinselliği yaşayayım ve bir an önce o toplumun bana dayattığı bekaretlik kavramını ben bekaretimi bir an önce yok ederek kurtulayım şeklinde bir kafaya da girebiliyoruz. Yani ya o parçayı dinliyoruz ya da öbür parçayı dinliyoruz. O zaman ne oluyor? Ben gerçekte ne istiyorum diye o soruyu kendimize sormuyoruz. Ya bu tarafı ya da öbür tarafı dinlediğinizde. Şimdi daha somut örnekler Mesela var. siz daha böyle genç bir kadınsınız ve kendinize bu geleneksel toplumdan baya uzaklaştırmayla ilgili bir şeyiniz var, bir bakış açınız var ve diyorsunuz ki ateerkli toplum böyle yapıyor. Kadınlar üzerinde şöyle ayrımcılık var. Kendinizi muhtemelen feminist olarak tanımlıyorsunuz. O anda bir ilişki yaşadığınız bir erkeğe belki kalbinizi bile daha açmadan bedeninizi açarak cinsellik yaşamaya karar veriyorsunuz. Yani o erkekle daha kırılganlığınızı paylaşmadan, daha duygularınızı paylaşmadan, ne zaman onun söylediği bir söz ya da seyrettiğiniz bir film içinizi acıttığında, benim içim acıdı, benim kalbim kırıldı demiyorsunuz, ama o erkekle bir an önce bir cinsel deneyim yaşamaya karar verebiliyorsunuz. Bunlar hem bana hem de benim çevremdeki işte 20-30 yıl öncelerden bahsediyoruz birçok kadına çok çok tanıdık durumlar. Biz böyle yaptığımızda orada yaşanılan aslında cinsellikte derin bir cinsellik deneyimi olmuyor. Tabi ki cinsellik her türlü güzel bir şey. Yani bu arada cinsellikle sadece cinsel birleşmeyi kastetmiyorum. Öpüşmek, koklaşmak, birbirine dokunmak, sarılmak bütün bunlar bu genel cinsellik deneyimin içindeki yelpazedeki çeşitli davranışlar. Bütün bunları yaşamanın kendisi tabii ki güzel ama daha kalbini açma konusunda sen çok gerideyken bedenini açtığında bir erkeğe ve aynı şey erkekler için de geçerli aslında bir erkek olarak hiç kendini aslında duygularını ne hissettiğini kalbinde paylaşmadan sen de bir kadına bedenini açtığında orada farklı şeyler oluyor. Bir kere o cinsel deneyimle tatmin olmuyorsun. Neden? Çünkü aslında aç olduğun başka şeyler var. Çünkü daha sen kendi kalbini tam açmadan, bedenini açmaya çalıştığında orada gerçek bir beden açılması da olmuyor. O yüzden oradaki cinsel deneyim tam olarak seni tatmin eden bir cinsel deneyim olmuyor. Daha fazlasına ihtiyaç duyuyorsun. Daha fazla cinsel birleşmeye ihtiyaç duyuyorsun. Daha fazla belki porno izlemeye ihtiyaç duyuyorsun. Ama işte o içindeki boşluk daha fazla cinsel deneyimle ya da daha böyle halk diliyle söyleyeyim daha fazla kuvara koşmakla tamamlanmıyor. Sen de biliyorsun. Ben sadece burada bir hatırlatma yapıyorum. Kadın sakta, erkek sekte o içimizdeki boşluk kalbimizi daha çok açmak, kalbini açtıkça da oraya giren sevginin o boşluğu doldurmasıyla mümkün olacak.
Çok iyi.
Şimdi o zaman şeyden de bahsedeyim ben. Şimdi kalbini açmak falan diyorum da bu kalbini açma kavramı hani söylenmesi kolay, yapması aslında kolay değil. Çünkü kalbini açmak demek yani açıyorum ben kalbimi sana demek ve orada Kalbinin daha da fazla kırılmasını göze almak demek. Bunu da hepimiz biliyoruz aslında. O yüzden güçlü görünmeye çalışıyoruz. O yüzden aldırmaz görünmeye çalışıyoruz. O yüzden alay kinayeyle karşımızdakine mesela laflarımızı sokuyoruz. Direkt benim kalbimde şunlar oluyor. Benim şu anda canım acıyor demek yerine. Böyle etrafımıza ördüğümüz bir zırh var ve o zırhın arkasında yaşamaya çalışıyoruz. Bunları biliyorum ve bunları kendim de yani inanın kalbimi bir sürü zaman böyle kapandığını ve tekrar onu çaba harcayarak açmam gerektiğini falan da bayağı farkında olduğum deneyimlerde çok yaşadım. Şu anda da hala yaşıyorum. Ama hayat bir risk alma meselesi. İlişkiler bir risk alma meselesi. Kalbini açmazsan o boşluktan içeri kimse giremez. Ve o sevgi ihtiyacın, o cinsellik ihtiyacın, o bağlantı ihtiyacın karşılanamaz. Çünkü ilişkiler bizim canımızı acıtır. İlişkilerin içerisinde öyle bir risk vardır. Ama o canımızın acıdığı yerden sevgi de girer, ışık da girer. Mevlana'nın söylediği gibi. O yüzden gerçekten yaşamak istiyorsanız ve gerçekten ilişkilerde de canlılık olsun istiyorsanız bu riskleri göze almak lazım. Kalbinizi açmak lazım. O kırılgan taraflarınızı kadınsanız da erkekseniz de göstermeyi göze almak lazım. İşte o zaman ilişkilerde özlemini çektiğiniz cinsellik de, bağlantı da, sevgi de, ilgi de, özen de size gelecek. Ve bunu yaratan da aslında siz olacaksınız. Şimdi kalbi açmak falan dedik, derin konulara girdik. İlk cinsel deneyiminizi yaşayıp yaşamamayı, bu adamla ya da bu kadınla yaşayıp yaşamamayı düşünüyorsanız, özetle size vermek istediğim aslında öneriler şunlar. Bu insanla yaşamalı mıyım diye bir soru soruyorsanız, o insanla aslında demin bahsettiğim o derin bağlantı hissini şu an henüz o kadar da yakalayamamış olabilirsiniz. O yüzden kendinize bu soruyu sorun. Bu insanla ben kalpten kalbe bir bağlantı kuruyor muyum? Bu insanın yanında kendimi güvende hissediyor muyum? Güven ne kastım? Fiziksel güvenlik değil. Fiziksel olarak güvende hissedebilirsiniz. Psikolojik olarak güvende hissetmiyor olabilirsiniz. O insanın yanında her türlü kırılganlığımı acaba açabilir miyim? Zaaflarımı o insanla paylaştığımda dalga geçirmekten korkuyor muyum? Yoksa zaaflarımı da paylaşsam beraber onun üzerine gayet keyifli bir şekilde konuşabilir miyim? Bu soruları sorarsanız orada o kalpten kalbe bağlantı konusunda nerede olduğunuzu ilişkide yakalayabilirsiniz. Ve o zaman o bağlantıyı inşa ettiğinizde zaten cinsellik sorusunu yaşayayım mı yaşamayayım mı sorusu da otomatik olarak ortadan kalkacak. Zamanı geldiğinde, o an geldiğinde kalbiniz huzurda zevkle, keyifle ve hüşü içinde zaten bu deneyimi yaşayacaksınız.
Ben de çok çok iyi anlattım. Bu konu aslında böyle kibarlaşılıp Hassas davranarak aman bu kesime şimdi, aman bu düşünceye, aman bu tarza uymaz diye konuşulmuyor. Kibar konuşulduğu zaman anlaşılmayacak bir mevzu. Senin gümbür gümbür anlatman güzel oldu bize.
Teşekkürler. Ama soru geldi. Amacımız netleştirmekti.
Ya erkekler... peşinde koşuyorlar. Ne kadar çok deneyim olursa hatta biz de kadınların gözünde öyle daha böyle bir kral olduk. Daha böyle bir kendimize güvenimiz olduğu gibi geliyor. Her durumu bilmek, her durumda erkek kalmayı ve işte durumu kurutup kurtarmayı başarabilmekle ilgili maksimum deneyimi elde etmeye çalışmak var. Yani erkek 20 yaşlarda gelene hayır demez. Şimdi ama yanlış ve kalitesiz. Gidecek yani orada her şey. Erkeğe de iş düşüyor. Kadında da gördüğüm şey senin anlattığında aslında kadının yine Ben de seçici olmayayım.
Şimdi o benim videonun başında aslında anlattığım daha işte modern ve geleneksel parça olarak ben özetledim. Buna farklı, bu arada isim de verebilirsiniz. Ama daha fazla modern hayatla, modern toplumla kendini özdeşleştirdiysen kadınsan da erkeksen de yani cinsellik yaşanır, kolay bir şekilde yaşanır, herkesle yaşanır vesaire gibi bir bakış açın oluyor. Ve orada işte benim demin bahsettiğim sevgidir, bağlantıdır konularını sen düşünmeden sadece orada cinsel birleşme aslında peşinde koşabiliyorsun. Bir yandan da diğer taraf var. Diğer taraf da daha geleneksel bakış açısıyla kendini özdeşleştiriyor. O da diyor ki işte evlilikten önce doğru mudur? Bu insan doğru mu? Acaba ben bu insanla evlenir miyim? Evlenirsem seks yapayım falan gibi düşünceler geliyor. Bu arada birçok insanda hem bu ses var, modern ses, hem geleneksel ses var. O ikisinin arasında ne yapacağını bilmiyor. Bana zaten DM'den yazanlar da genelde o iki sesle savaşı olanlar. Ben diyorum ki ne modern sesi dinle, ne geleneksel sesi dinle. Çünkü ikisi de senin içindeki ses değil, sana aslında toplumun farklı segmentlerinin empoze ettiği bakış açıları. Yani skor peşinde koşmalısın, çok cinsel deneyim yaşamalısın. Bakış açısı da sana empoze edilen bir bakış açısı. Aynı zamanda evlenmeden önce seks kötü bir şeydir. Evleneceğin insanla seks yap, hatta evlendikten sonra seks yap. O da empoze edilen bir bakış açısı. Sana empozerilen bakış açılarını bir terk et diyorum. Kendi içine bak. O insanla ben psikolojik olarak ne kadar güvenliği hissediyorum, ne kadar kendi zaaflarımı, kırılganlıklarımı, acımı o insana açabiliyorum, o insan ne kadar bunlara alan açıyor. Onlara bak. Zaten orada öyle güçlü bir bağlantı varsa zaten bu insanla seks yapayım mı, yapmayayım mı diye bir soru da olmayacaktır zaten diyorum.
Sorun var. O zaman şu da olmuyor mu? Ya kızım işte saçmalama. Yık artık şu tabularını. Bir an evvel kurtul şundan. Kurtul şu becayetinden. Geri kafalı mısın diye bir cümle de o zaman empoze edilen bir bakış açısı.
Evet. Modern toplumun bize empoze ettiği bir bakış açısı.
Hızlı tüketim, kendini hızlı tüket gibi.
Hızlı tüketim. Ya zaten şimdi insanların böyle doymak bilmeyen bir açlığı var ya, ben bunu şeye de benzetiyorum biliyor musunuz? Mesela fast food yiyerek doyamıyorsun ya, çünkü orada vücudunun ihtiyaç duyduğu aslında besinleri alamıyorsun. Hücrelerini doyuramıyorsun. O yüzden daha çok, daha çok yemen gerekiyor. E şimdi de işte Tinder'dan tanıştım, seks yaptım. Bir barda tanıştım, seks yaptım. Ama orada da hücrelerini doyuramıyorsun. O yüzden daha çok, daha çok yapmak. Ve sürekli aklın orada. Daha çok nasıl yapabilirim? Ben diyorum ki gel sen ruhunu doyuracağın deneyimlere odaklan.
Vallahi keşke ben 20 yaşındayken sen bu videoları çekiyor olsaydın ya.
Ben de keşke 20 yaşındayken birisi bana bunları söyleseydi. Sevgili arkadaşlar, biliyorsunuz bayağı uzunca bir süredir düzenli olarak içerik üretiyoruz sizler için. Ve sizden tek ama tek isteğimiz de sizin çok ama çok kolaylıkla yapacağınız şeyler. O da bize abone olmanız, o zile basmanız, yorumlarınızı ve beğenilerinizi şu tıklarla ve yazarak bize iletmeniz. Lütfen siz de bizim için bunu yapın ki size içerik üretmeye şöyle bir motivasyonla devam edelim.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









