KISKANÇLIK HAKKINDA TÜM BİLDİKLERİNİZİ UNUTUN!

Bu YouTube videosunda Gülen Gündüz Yılmaz ve iş ortağı Levent, kıskançlık konusunu kapsamlı bir şekilde inceliyor. İlk olarak kıskançlığın bir hastalık mı yoksa doğal bir duygu mu olduğu tartışılıyor ve duygunun davranıştan ayrılması gerektiği vurgulanıyor. Kıskançlığın temel kaynakları – güvensizlik, özsaygı eksikliği, başkalarının başarılarıyla kıyaslama ve yaratıcı/mesleki rekabet – örneklerle açıklanıyor. İlişkilerde kıskançlığın erkek‑kadın dinamikleri, dış görünüş, sosyal etkinliklerde (dans, kıyafet) ortaya çıkan tetikleyiciler ve bunun güven sorunlarına dönüşmesi ele alınıyor. Profesyonel alanda, yazarların, youtuberların ve diğer yaratıcıların başarısına duyulan kıskançlık, motivasyon kaynağına dönüştürülmesi gerektiği öneriliyor. Çözüm önerileri arasında duygunun mesajını fark etmek, iletişimle ihtiyaçları dile getirmek, kıskançlığı yıkıcı tepkiler yerine yapıcı eylemlere kanalize etmek, özsaygıyı güçlendirmek ve sosyal medyada nefret yorumlarının kıskançlıktan kaynaklandığını fark etmek yer alıyor. Ayrıca Başak'ın "Ruhunu Giydir" adlı kitabı öneriliyor ve izleyicilere kanal aboneliği, bildirim ve beğeni çağrısı yapılıyor.
Chapters
Merhaba ben Gülen.
Ben Levent.
Bugünkü konumuz kıskançlık. Kıskançlık neden var? Kıskanmayanlar sevmiyor mu?
Aşırı kıskançlık sendromu.
Kıskançlık bir hastalık mıydı?
Ya hep böyle mi devam edeceğiz?
Evet. Aşırı kıskançlık problemi ilişkiyi dağıtır mıydı? Seven erkek kıskanır mı?
O zaman bu durumda erkek kıskanmıyorsa sevmiyor olur mu?
Kıskanmayan erkek sevmiyor muydu?
Şimdi erkek seviyor ama kıskanmıyor. O zaman bu durumda erkek erkek mi olmuyor? Belki de adam erkek bile değil.
Şimdi Levent burada bizim kanalımızın artık ayrılmaz bir parçası oldu kendisi. Gündüzleri ve hatta geceleri mi demeliyiz? Geceleri. Kendisi kod yazıyor, bir yazılım şirketi sahibi ve gelip bizimle bu videoları çekiyor. Ben de kendisine mini minnacık bir hediye vermek istedim.
Teşekkür ederim.
Bakalım sevecek misin? Benim çok sevgili dostum Başak'ın yeni kitabı Ruhunu Giydir. Nasıl dış dünyamızı güzelleştirirsek, iç dünyamızda da onun etkileri olur. Ve iç dünyamızı nasıl değiştirirsek, dış dünyada da daha ışıltılı, daha parıldayan bir form kazanırız. Onlardan bahsediyor.
Bazen dışı değiştirmenin yolu içten, içi değiştirmenin yolu da dıştan geliyor.
Geçiyor.
Bakalım herhalde yarlı bir kitap gibi görünüyor bakacağız.
Evet.
Teşekkür ediyorum. Zaten okuyacak kitap arıyordum. Okurum. Okuyacağımdır. Kendisini de tanıyorum. Seviyoruz kendisini. Teşekkür ediyoruz.
Süper ipini.
O güzel parmak uçlarınızla bizlere destek vermek isterseniz lütfen bu kanala abone olun. Ve aynı zamanda bizim sizler için hazırladığımız içeriklerden haberdar olabilmek için Lütfen zil düğmesine basınız. Yoksa inşallah aşırı kıskanç ve sizi hayatı dar eden bir sevgiliniz olur. Lütfen beğenin. Rica ederiz.
Devan sen kıskanç mısın?
Değilim.
Değilsin. Peki kıskanç sevgilinin oldu mu?
Oldu.
Nasıl oldu onlarla?
Kısa sürdü. Çünkü ben çabuk boğuluyorum.
Çok devam etmedin yani.
Devam etmedim. Benim için önemli bir kıstastı. Kısanç olmaması. Çünkü bunu biraz ilkellik olarak görüyorum ben.
Peki ilişkilerde kıskançlık duygusunu çok yaşamıyor olabilirsin. Başka zamanlarda o kıskançlık duygusunu yaşıyor musun? O kıskançlık duygusunu hissetmeye kendine izin veriyor musun?
Aslında kıskançlık duygum yok diyemem. Kıskançlık duygusunun aslında iki tarafı tarafından da kontrol edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani şimdi ben sevgilimin önünde başka bir kızla beraber çok el şakası yaparsam ve o benim yanımdayken ve o benim yanımdayken ona resmen flört edersen bir zahmet kıskanır. Şimdi ben gereksiz kıskançlık istemiyorum tarafındayım. Yani birazcık artık o kendi sorunu yani bu kadar da kıskanması kendi sorunu tarafında biraz sıkıntı var diye düşünüyorum. Onun o tarafı konuşalım isterim ben konuşacaksak. Yoksa tabii ki diğer tarafta bir duygusal etkileşim olacak. O sana bir şey söyleyecek bu konuyla ilgili yani o yaptığını kıskanacak.
O zaman biraz şuraları açalım. Bir duygu olarak kıskançlık, bir de bizim kıskançlık davranışı olarak etiketlediğimiz davranışları konuşalım. Yani ben orada bir ayrıma gitmek istiyorum aslında. Duygu olarak kıskançlık, bir de bizim kıskançlık dediğimiz davranışları. O ikisini açalım bence. Oradan başlayalım. Kıskançlık duygusuyla kıskançlık aslında davranışı baya iki karıştırılan birbirine şey. Ben önce bu ikisini baya bir ayırmak istiyorum. Çünkü kıskançlık bir duygu olarak Tüm diğer duygular gibi, öfke gibi, hüzün gibi, keder gibi aslında bize karşılanmayan ihtiyaçlarımızı işaret eden çok çok kıymetli bir elçi. Nasıl geldi sana bu?
Daha evvelden böyle tanımlanmadı ya, güzel geldi. Daha basitleşti iş aslında.
Evet, böylelikle çok daha kolay anlayabiliyorum. Ve kıskançlıkla ilgili şunu söylemek isterim ben. Mesela çok güzel yazılmış romanı ve romancıyı kıskanıyorum ben. En son Middle Sex diye bir roman okudum. Ya roman o kadar güzeldi ki. Bir yandan böyle hızlı okumak istiyorum, bir yandan bitmesin diye yavaş okumak istiyorum. Yani o romanı, o romanı yazan adamı falan inanılmaz kıskandım. Ve orada kendi roman yazma, kurgu eser yazma ihtiyacımla, o yaratıcılık, o üretme ihtiyaçlarımla falan bir hemhal oldum.
Şimdi sen böyle konuşunca kıskançlığı kadın ile erkek arasında değil de, önce farklı konuşalım, ondan sonra kadın ile erkeğe dönelim diye düşündüm.
Önce bir kıskançlık duygusu aslında bir onu oturtmak gerekiyor ki o duyguyla bir barışalım. Çünkü o duyguyla barışmazsak zaten yine reaksiyon olarak, kıskançlık davranışı olarak etiketlerini, onu davranışları sergileme ihtimaliniz zaten çok yüksek olacak. O yüzden o duygu nedir, neye işe yarar, nerede, bedeninin neresindeyse dersin ve onlardan bahsedelim mi?
Ben neyi kıskanabilirim? Kendi mesleğimde. Genelde mesela benden aynı yaşta olması gerekir. Benden mesela çok daha büyükse ve benimle aynı tarzda bir işi yapıp daha başarılı olduysa onu çok kıskanmam. Bir, tecrübesine saygı duyarım. İki, zaten aramızda 10 yaş var. E tabii ki yaparsın böyle bu şekilde falan dedim. Ama benimle aynı yaştaysa ve hatta benden küçükse bir kıskançlık oluşur. Şimdi bu niye oluşur? İlk defa bunu düşüneceğim açıkçası. Çünkü kıskançlığı genelde hepimiz Sadece kadın ile erkek arasındaki bir ilişkide var gibi görüyoruz. Aslında hep oraya bakarsak biz bu işi hep yanlış konuşacağız gibi geldi. İlk önce asıl o duyguya gidersek biraz daha düzgün hallederiz gibi geldi bana da şimdi. Düşüneyim bir ben kıskanç değilim diyorum ama kıskanır mıyım? Şu da bir kıskançlık mı mesela? Senden daha küçük ve senin de sektörde senin yaptığın işi daha iyi yapıyor ve daha çok başarılı olmuş. Mesela ben onun haberini okumam. Geçerim yani eğer falan der geçerim.
Çok güzel bir örnek oldu. Mesela orada da aslında yine o duyguya temas etmemek için hop başka bir reaktif davranış mesela.
Evet kaçıyorum yani bu durumda benim onu okuyup ya bu da zaten Bunu es geçmekle kıskançlık.
Evet aynen öyle. Ya da mesela insanlar işte youtuberlara falan da baya böyle kötü yorumlar vesaireler yazıyorlar ya. Onun arkasında acaba hangi duygu var? Mesela ona da baksalar oradan neler çıkacak? Çünkü orada da seni bir reaksiyon olarak oraya mesela kötü, sen de hiçbir şey yapmıyorsun şöyle böyle falan diye yazıyorlar ya. gayet böyle genç yani 18-20 yaşındaki ya da işte 25 yaşındaki youtuberlara onun arkasındaki aslında o yorumları insanlara yazdıran şey de kıskançlık duygusu olabilir mi acaba?
Yani haterslar değil kıskananlar grubu.
Evet.
Hiç bu açıdan düşünmemiştim.
Ya işte kıskançlık duygusu aslında çok güzel bir duygu. Eğer doğru mesajı duyabilirsen, yani doğru mesajı duymayıp, ihtiyaçlarını sana hatırlatan mesajı duymayıp orada aman bu da öyle değil geri atıyorsan ya da işte Youtube'da gidip de o yorumları yazıyorsan o mesaja doğru tepkiyi vermiyorsun. Doğru tepki nasıl olabilir? Hemen örnek verelim. Mesela...
Şöyle düşündüm. Mesela başıma gelen örnekten düşüneyim. Okudum bunu, fark ettim ki kıskanmak üzereyim yani. Tam benim keyzim, olayım. Bunu böyle deyip sayfayı çevirmek var. Buna küfür etmek var.
Hatta işi abartıp o insana mesela bir nefret maili ya da işte Instagram'da pis bir yorum yazmak da var.
Tabii tabii. Veya daha akılcı nasıl davranabiliriz biz bu konuda diye düşünürsem. Mesela bunu şöyle kullanabilirim. Kendimi kendi işimde güdülemek için aslında kullanabilirim. okurum ve sonra akıllı bir insan ne yapar diye düşünüyorum. Bunu durdurur. Belki de imanat körlüğüne girmiştir kendi eşinde. Oturur yazar yani bir kenara. Ya ben ne yapmalıyım? Hatta belki de doğrusu bunu kesip çalışma alanında karşı duvardan açtırmak.
Karşına koymak evet. O tetiklendiğin, kıskandığın insanı ya da durum olayı karşına koymak. Bu arada enteresan bir şey var. Şimdi kitap üzerinden anlatıyoruz ya aynı zamanda bu kitap olayı da şeydir. Yani mesela işte yok efendim bilmem kimin kitabı çok boş yazıyor. Şöyle yazıyor falan filan diye de insanlar konuşuyorlar ya. Şimdi sen bir kitabı sevmiyor olabilirsin. O yazarın dilini sevmiyor olabilirsin. Ya da o kişi sana senin zaten bildiğin konuları anlatan bir kitap da yazmış olabilir. Ama onunla ilgili ya da genel işte kişisel gelişim kitap yazarlarına falan da böyle kötü konuşanlar var ya orada da aslında acaba senin içinde yaratıcılığı tıkanmış bir ruh mu yatıyor ve oradaki o kıskançlık duygusu mesela işte Başak'ın kitabını çevirirken öf ya hani kitap yazmış bak gibi bir yere mi götürüyor seni?
Ya da konuyu aşağılamak. Bu mu yani abi konu yani?
Evet.
Yani bu kadar abartmayın ya giyin falan deyip küçümsemek aslında bu.
Onların arkasında baya böyle duygular yatıyor ve kıskançlık duygusu burada gerçekten hakim duygulardan bir tanesi. Peki nasıl olabilirdi? Benim middle sex romanını okuduğumda gaza geldiğim gibi mesela ben tekrar kendi romanıma geri döndüm. Kendi romanıma geri dönmekle kalmadım. Bir senaryo eğitimine de kayıt oldum. Şu anda çok böyle beni de heyecanlandıran bir şekilde tekrar romanı yazmaya başlamadım. Ama direkt o romanı tekrar beni döndüren eyleme geçtim. Ben ne yapabilirdim onun yerine? İşte demin konuştuğumuz olayları yazabilirdim. Öf ya böyle de roman yazılır mı? Saçma sapan bir roman yazmış falan. Mesela romanda şey var. İki kardeş evleniyor. İki kardeş evlenir mi falan diye. Oraya ahlakçı yargılarda bulunabilirdim. Halbuki hissettiğim duygu, kıskançlık ve bana kendi yaratıcılığını, kendi üreticiliğini falan harekete geçir diye mesajlar veriyor. İşte bu mesajları duymak gerçekten çok önemli.
Şimdi bunu ilişkiye dökelim.
Dökelim evet.
Yani kadın ile erkek arasında kik kıskançlıkta bunu nasıl yönetmeliler, insanlar bunları nasıl yönetmeli diye düşünelim. Mesela bir senaryo uydurayım kafamdan. Diyelim ki sevdiğin kız arkadaşın bir parti ortamında güzel bir dans müziği çaldığında sana dedi ki dans edelim mi? Sen dans etmeyi sevmeyen ve istemeyen bir insan olduğun için.
Güzel bir örnek oldu aslında bu baya.
Yani dans etmeyelim aman öf falan filan dedin. Fakat içi kıpır kıpır ve o da kankesiyle dans etti. Yani lise arkadaşı hatta 10-15 senelik arkadaşı. Aralarında bir şey olma ihtimali sıfır. Onunla dans etti. Şimdi onu kıskandın diyelim ki. Şimdi bu kıskançtı. Bu kıskan içinde oluşan o duyguyu nasıl yönetmelisin? Bir, bugüne kadar hiç dans kurusuna gidip ilgi duymamışımdır ama kıskandıysan bir zahmet artık dans kurusuna gitmelisindir. Sana orada bir mesaj veriyor. Dans etmeyi, bedarcı seninle dış dünyada fiziksel bir sanatsal etkinlik artık ne diyeyim. Seninle raks etmeyi seviyor. Aslında orada da bir cinsellik var. Bu konuda kendini eğitebilirsin. Oradaki manzarayı iyice videosunu beynine kaydedip seni güdülemesi için kullanabilirsin. Veyahut da artık suratını asarsın ve çıkışta da bunu bir iki gün devam ettirirsin. Belki de işte bunu şiddete kadar götürenler var. Hangisi daha akılcı, daha mantıklı ve daha böyle üstün insanın yapacağı tarz bir harekete benziyor? Bence kendini bu konuda eğitmek ve güdülemek için kullanan doğruymuş gibi geliyor bana.
Şimdi orada yine başka bir ayrımda bulunacağım ben. Şimdi senin verdiğin örnek çok güzel bir örnek oldu. Çünkü o örnekte Gerçekten bir kıskançlık var. Yani benim aslında bir ihtiyaçlarımı bana söylüyor o örnek. Ama diyelim ki şöyle bir örnek var. İşte çok klasik bir kondurya bu. Dekolte giydi kadın. Ya da kadın o gün o kadar dekolte de giymedi ama kadın o gün bir ışıltılı. Ve erkeğin suratı düşer. Bu da bayağı olan aslında bir hikaye.
O biraz şundan geliyor mu? Işıltılı olan kadın etrafa ben sağlıklı ve cinselliğe çiftleşmeye hazırım diye mesaj veriyor. Diyor ki ben varken niye böyle bir mesaj veriyorsun bütün insanlığa? Bunu sadece ben bileyim.
Ama orada da şöyle bir çelişki var. Bir kadın ya ışıldıyordur ya ışıldamıyordur. Genel olarak söylüyorum. Tabii ki hepimizin içimize döndüğü, o kadar da ışıldamak falan umurumuzda olmadığı vakitler oluyor. Ama yani bir kadın evde bana ışıldasın, sonra arkadaşlarla kahvaltıya gittiğimizde ışıldamasın zaten gerçekçi olmayan bir beklenti. Hemfikir miyiz? Yani bir kadın hem bakımlı ve güzel olsun ama onu evde olsun işte şey bilmem nereye gittiğinizde öyle olmasın demek de gerçekçi değil.
Şimdi kadın bu sefer ışıltısını göstermemeye alıştırılıyor.
Yani tam olarak bahsettiğim şey evet neyini anlatmaya çalıştığım bu.
Işıltısını göstermeyle ilgili alışkanlıklarını yok ettiğin zaman
bu sefer kadını beğenmeyeceksin.
Dışarıda değil, evinin içinde de ışıltısını gösteremeyen bir duruma geliyor. Çünkü baskılanıyor. Sonra da erkek diyor ki yani aramızdaki çiriciliği kaybettik. Acaba niye?
tutkuyu kaybettik. Sonra kadınla erkek ayrılıyorlar ve bir iki ay sonra kadını bir başka ortamda erkek görüyor böyle bütün ihtişam ve ışıltısıyla ve ondan sonra tekrar böyle işte hani şeylerde mesajlaşmalar falan başlıyor.
Ve genelde diyor ki ya işte bizim ilişkimizdeyken niye böyle değildi? Peki sen niye devamlı baskılıyordun? Yani belki de küçücük bir kıskançlık cümlesi kaşını çatarak mesela ya işte biraz daha sanki böyle giyinsen daha iyi olur. Erkekte küçük bir Korkuya neden oluyor olabilir.
Ki oluyor da çünkü biz kadınlar zaten ışıltımızı küçültmemiz gerektiğiyle ilgili mesajlar alarak büyüyoruz. Yani afroit eğitimlerinde bizim baya çalıştığımız ana konu bu. Yani hangi mesajları alıp da nasıl kendini küçültüyorsun o? İçindeki çocuk nasıl kendini güvende hissetmek için o kadar da böyle dışarıda olmamak istiyor? Onları çalışıyoruz. O yüzden senin erkek olarak verdiğin mesajlar, kadının zaten küçük bir çocukken aldığı mesajlarla uyumluysa, kendini kapat diye, o zaman kadının ışıltısını söndürüyorsun ve söndürünce de senin elinde de ışıltısı sönük bir kadın kalıyor.
Şimdi bu probleme nasıl bakıyorsun? Şöyle ilk önce sakinleşip ya bir dakika ben eğer bu kadına bu kadar hızlı tepki verirsem sonrası nasıl olacak bunun diye erkek eğer düşünmeyip hızlıca orada ya işte orada böyle yaptın böyle yaptın derse sonra kadının nelerde nerelerde neleri kapatacağını içine nasıl çekileceğini 2-3 sene sonra belki de 1-2 ay sonra belki de 1-2 hafta sonra nasıl bir insana dönüşeceğini o an şöyle durup hesaplaması gerekiyor. Ve erkeğin buradaki hareketi çok önemli.
Buraya bir alkış efekti alabilir miyim?
Yani belki de bir zahmet tepkisiz kalıp aslında böyle bir oturup düşünürse aslında bu kadar da yoğun duygulara ihtiyacı olmadığını görecek. Kadına tepki vermediğinde balodan çıktıktan sonra veya partiden çıktıktan sonra işte daha demin kankisiyle dans eden kız arkadaşının onun boynuna sarıldığını gördüğünde Aslında sevgiyle ilgili hiçbir probleminin olmadığını anlayacak. Biraz sussa yetecek yani aslında bu iş. Ortada erkeği kıskandırmaya çalışacak özel bir durum yok.
Evet, şimdi orada biraz şuna da girelim. Bizim aslında özellikle ilişkilerin içerisinde kıskançlık olarak adlandırdığımız duygu kıskançlık duygusu değil, güvensiz olma duygusu.
Evet, çok önemli bir konu ve ben bunu yaşadım. Yani ben ilk kıskançlıkla ilgili şöyle bir tanım okuduğumda ilk önce reddettim. 22 yaşlarım başındaydım ve kıskançlıkla ilgili şöyle bir tanım vardı. Sanırım Don Juan öğretileri diye bir kitap vardı orada okumuştum. Kıskançlık erkeğin kendine olan özgüveninin az olmasından kaynaklanır. Ben de ne demek yani ya falan yani ne demek biz erkeğiz yani böyle özgüvenin nasıl eksik falan değil kardeşim benim falan yaptım ama özgüven problemim vardı. Yani bu kadını ben başka erkeğe kaptırır mıyım? Eğer senin özgüvenin ve kendine olan yani kılıcını kalkanını kullanmayı bilmiyorsan özgüvenin az demektir. Özgüvenin az ise ya işte orada birazcık muhabbet ettiler, benim elimden alır mı bu kızı hissiyatıyla yükseliyorsun. Bunu kontrol edemiyorsun, kaybetmeyeceğin kadını kaybediyorsun. Kontrol edemediğin için.
Ya evet bir de orada şöyle bir denklem var. Yani kız karşı dozunu arttırman aslında ilişkiyi daha stabil, daha böyle uzun sürecek bir ilişki haline getirmiyor. Tam tersine ilişkiyi daha kısa sürede bitecek hale getiriyor. Ve ilişkideki problemleri çoğaltıyor. Yani sen bu benimle kalsın, bu benden gider mi diye başlattığın kıskançlık davranışları senin amacının tam tersine yol açıyor. Orada da öyle bir çelişki var.
Birçok birliktelik bitse iyi. Evliler, çocuk var, bitemiyor ama ilişki bitmiş. Yani evlilik var, devam edemiyor. Ne oldu? Levent yine klasik şeye geldi. Ayrıl geç diyecek bak şimdi. Ne müzik? Ne müzik? Değil mi? Demeyecek misin? Demeyecektim. Şunu diyecektim.
Halk senden artık onu bekliyor. Oraya bağlamanı. Demeyeceğim bu sefer diye.
Vallahi demek aklımdan bile geçmedi. Şuydu, hani orada ilişkiyi bitir dediğim bir de bitiremediği durumlar var.
Evet.
Kıskançlıklar orada şiddete dönüyor ya.
Ama onu başka bir videoda istersen. Hatta ilişkinin bitişiyle ilgili bir video çekmeyi de planladık ya. Orada konuşalım istersen bunları da. Özgüven konusu tabii genel bir durumu kapsayan bir durum ya. Ben daha böyle yine duygu diliyle anlatmak istiyorum. Yani senin zaman zaman güvenli hissettiğin durumlar da vardır. Hani işinde kendini iyi hissediyorsundur, bir takım başarılar elde ediyorsundur ve orada güven duygusunu yaşıyorsundur. Ama sosyal ortamlarda olduğun zaman sevgilinle beraber güvensizlik duygusunda yaşıyor olabilirsin. Yani güven duygusunu hissetmek de insana özgü Güvensizlik duygusunu hissetmek de insana özgü. Güvensiz hissettiğinde hangi otomatik tepkileri veriyorsun? Onlara bakacaksın ve kendi üzerinde çalışacaksın. Aslında bunun olayı buradan geçiyor. Yani güvensizlik duygusu senin güven ihtiyacını mı sana söylüyor? Sevgi ihtiyacını mı söylüyor? Belki de bağlantı ihtiyacını söylüyor sana. Yani o an sevgilin orada dans ederken belki ne oldu?
Beynim yandı ya.
Yani oradan sevgilin dans ediyorken güvensizlik duygusu geldiyse içine o duyguyu fark et. Belki sevgilin senden uzaklaşıyormuş gibi düşüncelere gittin. Ve bağlantı ihtiyacın belki orada karşılanması gereken ihtiyacın. Bulmak istersin çünkü.
Halen bende misin?
Ben de misin diye. E o zaman git böyle yanına bir öpücük ver, bir sarıl. O sarılı yani dans ederken atıyorum. Sen de onunla beraber dans et. Bu arada bu söylediklerim hani kıskançlığa karşı bunları yapın şeklinde değil. Şu an aklıma gelen şeyleri uyduruyorum. Yani bağlantı ihtiyacını fark edersen zaten orada en adet şey geliştirirsin. Buna yöntem geliştirirsin. Ama o bağlantıya, senin ihtiyacın, sen ona sahip çık. O zaman karşılarsın zaten. Yani ihtiyacını fark et. Orada duygun ne? Şu an neye ihtiyacın var? Hangi stratejiyle karşılarım? Ama biz ne yapıyoruz geleneksel olarak? Güvensiz hissediyorum. Peki, benim babam anneme ya da atıyorum annem babama ne yapardı? Suratını asardı, küserdi. O zaman ben de onu yapayım. Yani hiç düşünmeden son derece işlevsiz, işine yaramayan, çocuklukta öğrendiğin stratejileri tekrar etme. İşine yarayacak stratejileri geliştir. Onun için de ihtiyacını bulman lazım. Benim o anda, o güvensiz hissederken ya da direk birebir kıskançlık hissederken ihtiyacım ne?
Karşı taraf bize bu ihtiyaçları sağlasın diye düşünmememiz gerekiyor.
O da çok güzel bir nokta. Yani bir işlevsiz dediğim gibi, yani öyle surat astım. O nereden benim anlayacak da ihtiyacımın olduğunu, sarılmak istediğimi vs. falan nasıl anlayacak yani? Daha sen bilmezken ihtiyacını, karşıdaki sevgilin nasıl bilsin, a dostlar? İkincisi de, yani diyelim ki sarılmak istedin. Karşı taraf hayır diyebilir. O da ayrı bir birey. Onun da ayrı ihtiyaçları var. Ona da okey olmak. Hani sarılmak istedin, olmadı. O zaman küserim. Oraya da gitmemek.
Peki sevgili, diğer sevgilinin kıskanma ihtimalini düşünüp, burada göz önünde bulunduğu bazı şeyleri yaparken onu da dahil etmeye çalışmak, belki kıskandığını düşünüp, düşünebilip, o tarafa da bak ben halen seninle birlikteyim, sıkıntı yok deyip rahatlatsa bu da güzel bir yardım olmaz mı ona? Onu tamamen kıskançlık duygusuyla yapayalnız bırakmamak, madem
ortak hayat hedefliyoruz, Ben onu tavsiye etmem. Neden biliyor musun? Çünkü orada diyelim ki senin sevgilin bu tarz davranışlar sergiliyor sana. Senin yapman gereken şey onun ihtiyaçlarını böyle anladığını düşünüp ona göre tepkiler geliştirmek değil. Mesela onun öncesinde şeyi konuşabilir. Yani hep anlaşma yapmayı konuşuyoruz ya mesela. Diyelim ki suratını astı. Gittiğiniz bir yerde dans ediyorsun sen. Gördüğünüz sevgiliniz surat asmış orada köşede oturuyor. Yani o an ya da ertesi sabah oturup konuşabiliriz iki insan. Yani senin orada suratın ısıldı. Sana ne oldu? Neye ihtiyacın vardı? Bağlantıya mı ihtiyacın vardı? Güveneme ihtiyacın vardı? Onunla ilgili benden bir rican var mı? Ben ne yapabilirim? Gibi. oturup bunları sakin sakin, dingin dingin konuşabilirsiniz. Ben orada güvensiz hissediyorum, evet suratım asıldı, benim babam da suratımdan sardı vs. gibi bunları konuşulması gerekiyor bir ilişkide ki oradan ortak ihtiyaçları beraber karşılayın, ortak stratejiler geliştirin vs. Hani konuşmayınca o varsaymak ve varsayımlar üzerinden ilişkiyi yürütmek de çok ama çok yorucu.
Yani benim anladığım burada her iki tarafın birbirine aman işte o kıskanç deyip noktalayıp yargılamaması bu konuyu konuşmaları bu konuyla ilgili ortak bir çözüm bulmaları bu konuyu çözecek gibi geliyor. Benim anladığım o.
Çok güzel. Seviyorsan git konuş bence diyoruz. Ve bu videoyu bitirirken Levent'in sizden yine isteyecekleri mi var acaba? Ne istiyorduk?
Burada ciddi bir kadro bu içerikleri oluşturabilmek için efor sarf ediyor. Ben size ya İBAN vereyim veyahut da arkadaşlar sadece beğen düğmesine basın ve bu videoların başkaları tarafından da görülebilmesi için lütfen yorum yazın ve zil düğmesine basarak sizi haberdar etmemizi sağlayın. Bize vereceğiniz destekler için şimdiden teşekkür ederiz.
More from Gulen

Mine Adıyaman 🖼️. #lifestyle #aesthetichome #artofexistence #regulasyon #icimdekicocuk









