Gülen Gündüz Yılmaz, bireylere ve kurumlara potansiyellerini gerçekleştirmeleri için koçluk ve eğitim hizmeti sunduğunu anlatıyor. Çalışmalarını iki temel değişken – üretim (üretkenlik, çıktıyı en verimli şekilde ortaya koyma) ve iletişim (gerçeklerin şiddetsiz, açık ve sağlıklı bir şekilde paylaşıldığı ortam) – üzerinden değerlendiriyor. Bu iki eksenin pozitif ya da negatif konumlarına göre dört farklı durum (yüksek üretim‑negatif iletişim = tükenme sendromu, pozitif iletişim‑düşük üretim = eğlence ama az iş, her iki eksen negatif = çöküş, her iki eksen pozitif = sürdürülebilir yüksek performans) tanımlanıyor. Negatif bir eksenin diğerini de olumsuz etkilediği ve zamanla her iki eksenin de düşük olduğu bir çöküş bölgesine kayma riski vurgulanıyor. Yılmaz, bireylerin ve şirketlerin bu çöküş bölgesinden çıkıp, hem üretim hem iletişim ekseninde pozitif bir konuma ulaşmaları için koçluk temelli eğitim ve müdahaleler sunduğunu, bu sayede sürdürülebilir performans ve daha iyi bir yaşam kalitesi elde edilebileceğini açıklıyor.
Chapters
Merhaba ben Gülen Gündüz Yılmaz. Bireylere ve kurumlara kendi potansiyellerini gerçekleştirmeleri için koçluk çalışmaları ve eğitimlerle yardımcı oluyorum. Bireylerin ve kurumların kendi potansiyellerini gerçekleştirmelerini iki değişken üzerinden değerlendirmek istiyorum. Buradaki bir değişkenimiz üretim. Diğer bir değişkenimiz ise iletişim. Üretimle yaratıcılığı oluşturmak istediğiniz ne ise, üretmek istediğiniz ne ise onu en güzel, en verimli şekilde ortaya koymamızı kastediyorum. İletişim bacağında ise sağlıklı iletişimi kastediyorum. Sağlıklı iletişim sadece her şeyin düzgün, çok kibar, çok nazik bir şekilde söylendiği ortamlar değil. Gerçeklerin konuşulabildiği, bunun da şiddetsiz bir şekilde yapılabildiği ortamları kastediyorum. Olumsuzlukların, çatışmaların halının altına süpürülmediği ortamları kastediyorum. Şimdi, üretim ve iletişim eksenlerinin negatif ya da pozitif olması durumuna göre şirketlerin ve bireylerin nasıl etkilendiğine bakalım. Üretimin pozitif, iletişimin ise negatif olduğu alan bizim aslında tükenmeşlik sendromu diyebildiğimiz alan. Burada üretim gördüğünüz gibi gayet pozitif, iyi. Ama bu durum çok sürdürülebilir mi? Değil. İletişim negatif olduğu sürece bu performansı bu şirket ne kadar sürdürebilecek? Soru işareti. Şimdi de iletişimin gayet pozitif, üretimin negatif olduğu alana bakalım. Bu alanda iletişim iyi. Ekip birbiriyle gayet güzel anlaşıyor. Ama üretemez. Yani çok eğlence, az iş. Peki bu durum ne kadar sürdürülebilir? Hem insanlar hem takımlar aslında üretmek isterler, yaratmak isterler. Dolayısıyla burada üretimin az olması bir süre sonra hem bireyin kendisini hem de takımı rahatsız eder. İki eksende de takımlar ve şirketler buraya, yani üretimin de iletişimin de negatif olduğu alana düşme riskini taşımlar. İletişimin negatif olması üretimi, üretimin negatif olması da iletişimi etkiler. İki durumda da bir negatiflik söz konusu olduğunda tamamen üretimin de az olduğu, iletişimin de az olduğu alana takımların, bireylerin düşmesi kaçınılmazdır. Peki ben ne yapıyorum? Hem bireylerin hem de şirketlerin iletişimin ve üretimin pozitif olduğu alana gitmeleri için yardımcı oluyorum. Bu arada bizim çalıştığımız şirketler çoğu da burada olabiliyor. Buradan daha yukarıya gitmeleri için yardımcı olduğumuz da çok şirket var. Sizin şirketiniz bu alana düşüyor olabilir. Biz böyle de çok takımla çalışıyoruz. Bu takımın bu performansını sürdürebilmesi için yardımcı oluyoruz. Aynı zamanda hem iletişimde hem de üretim eksenlerinde daha yukarıya gitmeleri için de faydalı oluyoruz. Yaşayabileceğiniz hayatın en iyisini yaşamanız mümkün. Ben koçluk temelli eğitimlerle ve çalışmalarla size bunu yapmanızda destek oluyorum.